- 10 saat önce
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
06:14Mektubat kitabında yetmiş gibi bidat fırkası ehl-i kıble olduğu için bunlara kafir denmez.
06:18Fakat bunların dinde inanması zararlı olan şeylere inanmayanları kafir olarak buyuruyor.
06:23Yani ayetlerime de açıklık bildirilmiş, hadislerime de açıklık bildirilmiş.
06:27Artık teybiri olmaz onun.
06:28Yani o zararlı olarak bildirilen bir şeye.
06:31İtiraz edersen iman dairesinin dışına çıkıyor.
06:34Açık bir bilinleyenleri teybir etmiş.
06:36Bir de mesela tüm fırkalardan bazıları ehl-i sünnete karşı düşmanlık avırlar takımlığında şahit olabiliyoruz.
06:44Ve ehl-i sünnete işte bazı konularda dinden çıkmıştır gibi ya da kafirdir gibi yaktılar da yapıştırıyorlar.
06:50Böyle durumlarda da demek ki onların iman terlikleri gibi.
06:54Şimdi o konuda mesela ölçü var.
06:56O konuda bir ölçü var.
06:58Peygamber Efendimiz'in aleyhissiyatı yaslına müslümana kafir diyelim kendisi kafir olur.
07:01Bir müslümana kafir diyelim kendisi kafir olur.
07:03Bu haride var bu adış şeye.
07:05Bir müslümana kafir diyelim kendisi kafir olur.
07:08Onun için mesela ehl-i sünnet alimleri kitaplarında, ehl-i sünnet alimleri kitaplarında
07:12herhangi bir şahsı, herhangi bir grubu, herhangi bir fırkayı hedef alacak
07:16veyahut da şunlar böyle olmuştur ifadesine rastlanırsınız.
07:19Ya?
07:20Şunlar böcüktür, bu yanlıştır.
07:22Böyle yapan kafirdir.
07:23Böyle olan mülteklidir, böyle olan münafıktır.
07:25O makineleri yapar.
07:27Yani herhangi bir kimse kalkıp da sen bana göre gidin diyemez.
07:30Zaten bu demih hakkına kimse sahip değildir çünkü iman kalpla alakalı bir hadisidir.
07:36Mesela İran Rabbani Hazretleri biraz önce naklediğimiz,
07:39yetmişkin bidat fırkası ehli kıbri olduğu için bunlara kafir denmez.
07:43Neden derim?
07:44Diyemez.
07:45Kimseye verir miyim?
07:46Bu yetki denmez.
07:47Fakat bunların cümle inanması zararlı olan şeylere inanmayanlara kafir olur.
07:51Ya namazla mı inişti adam?
07:53Allah'a tolaya inanıyor, peygamberle inanıyor, beleklere inanıyor.
07:56İnanması lazım olan şeylere inanıyor ama namaz,
07:59bu namazın emir olduğuna inanmıyor.
08:03Sonra ne oldu?
08:04Şimdi iman sanki iman altı şartı değil.
08:06Mesela ibadetlerinle emir olduğuna inanmak imandandır.
08:09Namazın arz olduğuna inanmak imandandır.
08:12İçkinin haram olduğuna inanmak imandandır.
08:14Mesela ehl-i sünnet etikadında ya içki de haram mı olurmuş desin?
08:18İçmese bile haram mı olurmuş desin?
08:21Yani içkinin haram olduğuna inanmıyor.
08:23Orada, o da imanın şubesiydi.
08:25Yani onun haram olduğuna inanması lazımdı.
08:28İnanmadığı için imandan dışarı mı çıktık, seher çıktı?
08:31Emri inkar etmiş, evet inkar etmiş oldu.
08:34Dolayısıyla o halden tövbe etmedikçe iman geri dönmez buyruluyor.
08:37Bu sadece yetmiş gibi fırka için geçerli değil.
08:40Yetmiş üçüncü fırka olan el-i sünnet ve cemaat için de geçerlidir.
08:43Yani bir müslüman için bunlar geçerlidir, geçerlidir.
08:46Mesela kitaplarda anlatılken demiyor ki,
08:48her namaz kılanı ehli kıble denmez.
08:50Her namaz kılanı ehli kıble denmez.
08:52Mesela adamın iktikadı tohum bidat fırkasıydı.
08:55Manazında kılıyordu.
08:57Buna özellikle ne diyorsun?
08:58Ama adam bidat fırkası olmaktan da çıkmış artık.
09:01Yani imanını kaybetmiş.
09:03İmanını kaybetmiş namaz kılıyor.
09:05Bu ister ehlişim et istikadında olsun,
09:07ister kaloriye fırkasında olsun,
09:09ister mülteziyle fırkasında olsun,
09:11ister übriye fırkasında olsun,
09:13hangisinin de olursa olsun,
09:14imanı gitmiş bu kimsenin.
09:16Namaz kılması artık onu kurtarmaz.
09:18Niye?
09:18Bu çünkü mülteci olmuş, kafir olmuş.
09:20Önce bu halinden tövbe etmesi lazım.
09:22Çünkü imana geri dönecek ki,
09:25mutlu olan anamaz farzdır.
09:27İman edeme içki yasaktır.
09:28İman etmeden önce ne emrediliyor ona?
09:31Doğru bir iman emrediliyor.
09:33Mesela bir kafir,
09:36ben de oruç tutsam desin,
09:38ona faydası olmaz oruç.
09:39Oruç tutmakla muhatap değil de o.
09:42Ya önce ona iman etmek farz.
09:44İman edecek,
09:46yani İslam sarayının kapısından içeri dönecek,
09:48ondan sonra bu emirler ve yasaklar karşısına çıkacak.
09:51Yani bu emirleri yapmak ve yasaklardan sakınmak şerefine,
09:54önce iman etmek kapısından girmesi lazım.
09:57Ondan sonra kavuşun bu emirlerin yapma şerefine.
10:00Yoksa iman etmeden önce bunları yapmasının herhangi bir kıymeti olmaz.
10:04Çünkü Kur'an-ı Kerim'de de zikrediliyor.
10:05Mesela katıbların cami yaptırması,
10:08idabet yapması onlara ahiretli bir fayda vermez.
10:10Hadi ne kadar Allah sana kullarına
10:14ibadethane yaptılar,
10:15bir yardımları oldu.
10:16Bu yardımın lütfesinde Cenab-ı Hak onların duymadaki işleri vazgeçilir.
10:20Ama ahirette onlar menne herhangi bir şekilde bir sahilde temin edelim,
10:26hayır etmez.
10:27Ondan da bir şey geçmez yani.
10:28Ondan da bir şey geçmez.
10:30Mesela bakınız,
10:32ahir bananda menaskın bu halde kafir adamlar olacaktır.
10:35O işler,
10:36iman cihazını örtetmiş,
10:38ahir bananda bir canide bilinen kavga çilemez.
10:40Sonrası fakat işlerinde bir tanemini görülmeyecektir.
10:43Söyledi.
10:44İsa Beşe'nin konuşuluklar olsun,
10:45evinde olsun,
10:46ne dedim,
10:46sadece dinleyenken televizyon izlerken,
10:48gazete okurken,
10:49orada imanı cihazını öneren,
10:50İslamiyet'in en özelinde,
10:52ara öden bir program izlemiştir.
10:53Veyahat görmüştü,
10:54görmüştü,
10:54kaçırmıştü,
10:55farkında değildir.
10:56Ama imanı gitti.
10:58Bahşedan araç kınağa devam ediyor.
10:59Onun için hadis söylese,
11:01biliyor ki cani içerisinde bir kişi olacak,
11:02yani oradaki islamalimleri bunları açıklarken,
11:06biliyorlar ki buradan maksat,
11:07yani çok kimse,
11:09ama adam mesela imanını kaybetmiş,
11:11ama yine hala mümkün zannediyor.
11:13Peki,
11:15bu kimse infat sahibi ise,
11:17gayretli ise,
11:18gerçekten Allah'ın dilini yerine getirmek gayreti içerisinde ise,
11:21Cenab-ı Hak yine önüne kurtar çıkartır onun.
11:23Çünkü Cenab-ı Hak kullarla çok ahametlidir.
11:26İmanını tehlikeye satmıştır,
11:27ama sen olarak önüne çıkartır,
11:29bak bu hal imanı direk bir bakar,
11:30böyle bir şey oldu.
11:32Söylesine araç yok,
11:33o halden de tekken imanını kurtarabilir mi?
11:35Kurtarabilir.
11:35Onun için islamalimleri buyurlar ki,
11:39önce doğru bir imanı öğrenmeli,
11:41önce bu imanı gidenen halleri de öğrenmeli.
11:43Çünkü,
11:44imanın elden giden,
11:45bir kürme söylüyorsun,
11:46cümle söylüyorsun,
11:47inanıyorsun.
11:48Araç bir kürme söylüyorsun,
11:49bir iş yapıyorsun,
11:50bir iman gidiyor.
11:51Mesela Muhammed'in kutluluşunu'yu cikaz ediyoruz,
11:54Mistahul Cennet,
11:54Muzrahti İmah'ın isimli kitabında,
11:56en fazla tüzü duyurum bahisler o kitapta.
11:58Yani tüzü söylüyor,
11:59imanı gidenen söyler.
12:01Onları da bilmemiz lazım,
12:02ne olsun?
12:03Fakat ki,
12:03ne sözü olarak efendim,
12:05bu kimse,
12:06Seyfam Efendimiz'in bildirdiği gibi değil,
12:07ama Kur'an-ı Kerim Ali Şehir'den ilmi sebebiyle,
12:09yanlış anladı,
12:11yanlış inandı,
12:12buna,
12:12gıdat ehli denir,
12:13yetmişki,
12:14gıdat fırtası denir,
12:15ve bunlar kısa düşmediği,
12:16imanını kaybetmediğiniz keçer,
12:17bunlara ehli kıvde denir,
12:19ve bu şekilde imanını korur ve ölürse,
12:21iltikadı yanlış olduğu için,
12:23bozuk olduğu için,
12:24cezasını görecek,
12:25ama son sözü yönelinde kalmayacak bu ileri.
12:32Ağlayı ağlayı bu deli gönlüm,
12:40bu gönlüm gönlüm,
12:44bu gönlüm gönlüm,
13:18gönlüm gönlüm,
13:20bu gönlüm gönlüm,
13:32Allah'ım gezer Allah'ım gezer Allah'ım
13:43İsmin iade eder gezer Allah'ım gezer Allah'ım gezer Allah'ım
14:01Bu dünyaya gönül vermek ebadır
14:20Aşıklarız amacımız Mevla'dır Mevla
14:28Mevla'dır Mevla Mevla'dır Mevla
14:36Allah Allah demek Ruh'a gıdadır
14:45Ruh'a gıdadır Ruh'a gıdadır
14:54İsmin için bizleri Affet Allah'ım
15:02Affet Allah'ım Affet Allah'ım
15:12İsmin için bizleri Affet Allah'ım
15:20Affet Allah'ım Affet Allah'ım
15:29İsteyen bulur elbet Cananı
15:36Cananı Cananı Cananı Cananı
15:44Aşıkların arşa çıkar Figanı
15:50Figanı Figanı Figanı
15:58Yoldaş eyle Ya Rab Bize imanı
16:06Bize imanı Bize imanı
16:17İstediğim budur senden Allah'ım
16:25Senden Allah'ım
16:34İstediğim budur senden Allah'ım
16:43Senden Allah'ım
16:47Senden Allah'ım
16:53Senden Allah'ım
16:58Senden Allah'ım
17:01Kırk üç
17:02İkinci cilt
17:03Altmış altıncı mektup
17:05Bu mektub Arabî olarak Hindistan Valilerinden
17:09Han'ı Hanana rahmetullâhi teâlî aleyh yazılmış olup tevbe
17:15inabet vera ve takvâyı anlatmaktadır.
17:19Mektubuma besmele ile başlıyorum. Yani bu mektubu yazabilmek için rahmeti, ihsanı bol olan Allah-u Teâlâ'ya sığınıyor, ona güveniyorum.
17:31Her hamd, şükr, onun hakkıdır. Onun seçtiği, sevdiği iyi insanlara selâm ederim.
17:39Kıymetli ömrümüz, günah işlemekle, kusur kabahat yapmakla, yanılmakla, fâidesiz, lüzumsuz konuşmakla geçip gidiyor. Bunun için, tövbeden, Allah-u Teâlâ'ya
17:54boyun bükmekten söyleşmemiz, verâ ve takvâdan konuşmamız hoş olur.
17:59Nur Sûresi 31. âyet-i kerîmesinde mealen, Ey mü'minler! Hepiniz Allah-u Teâlâ'ya tövbe ediniz. Tövbe etmekle kurtulabilirsiniz. Buyurmuştur.
18:1128. cüz sonundaki Tahrîm Sûresi 8. âyet-i kerîmesinde mealen, Ey imân eden seçilmişler! Allah-u Teâlâ'ya dönünüz. Hâlis
18:24tövbe edin. Yani tövbenizi bozmayın.
18:26Böyle tövbe edince, Rabbiniz sizi belki affeder ve ağaçlarının, köşklerinin altından, önünden sular akan, cennetlere sokar. Buyurmuştur.
18:40En'âm Sûresi 120. âyet-i kerîmesinde mealen, Açık olsun, gizli olsun, günahlardan sakınınız. Buyurmuştur.
18:50Günahlarına tövbe etmek, herkese farz-ı âyındır. Hiç kimse tövbeden kurtulamaz.
18:56Nasıl kurtulur ki, Peygamberlerin, aleyhimüs salavatü ve teslimat, hepsi tövbe ederdi.
19:03Peygamberlerin sonuncusu ve en yükseği olan Muhammed, aleyhi ve aleyhimüs salavat, buyuruyor ki,
19:12Kalbimde, envâr-ı ilâhiyyenin gelmesine engel olan perde hâsıl oluyor. Bunun için her gün, yetmiş kere istiğfar ediyorum.
19:22Yapılan günahta, kul hakkı bulunmayıp, zina yapmak, alkollü içki içmek, çalgı dinlemek, yabancı kadınlara bakmak,
19:32Kur'ân-ı Kerîm'i abdestsiz tutmak ve Şîî, Nusayrî, Vehhâbî ve başka yanlış inanışlara saplanmak gibi,
19:42Yalnız Allah-u Teâlâ ile kendi arasında olursa, böyle günahlara tövbe etmek, pişman olmakla, istiğfar okumakla,
19:52Allah-u Teâlâ'dan utanıp, sıkılıp, ondan af dilemekle olur.
19:56Farzlardan birini, özürsüz terk ettiyse, tövbe için, bunlarla birlikte, o farzı da yapmak lazımdır.
20:05Tergîb-ü Salâd da diyor ki, hadîs-i şerifte buyuruldu ki,
20:10Bir namazı, özürsüz vaktinden sonra kılan, seksen hukbe, cehennemde yanacaktır.
20:17Bir hukbe, seksen senedir. Her senesi, üç yüz altmış gündür. Her günü, seksen dünya senesidir.
20:26Kazaya kalan namazı kılacak kadar vaktlerin her biri geçtikçe, bu bir namazın günahı kat kat artar.
20:34Ya birkaç namaz olursa, çok çetin olur. Her ne bahasına olursa olsun, bir an önce kaza etmek,
20:41Ve affı için tövbe etmek, çok yalvarmak lazımdır. Namaz kılmayanın, Allah-u Teâlâ'nın büyüklüğü karşısında,
20:50Titremesi, erimesi lazımdır. Allah-u Teâlâ'nın emirlerine farz,
20:55Yasak ettiği şeylere haram denir. Farzları yapmaya, haramdan sakınmaya, ibadet etmek denir.
21:03Allah-u Teâlâ, ibadet yapanları sever. Bunları ahirette cennete sokacağını, sonsuz nimetler vereceğini, Kur'ân-ı Kerim'de bildiriyor.
21:14Kur'ân-ı Kerim, Allah kelamıdır. İnsan sözü değildir. Haram işleyen, cehennemde yanacaktır. Haramlar, derece derecedir.
21:24Büyük haramın cezâsı çok olacaktır. Büyük haramlardan biri, beş namazdan birini vaktinde kılmamaktır.
21:32Namazın farz olduğuna inanmayan, kâfir olur. Kâfir, müslüman değildir. Cehennemde sonsuz yanacaktır.
21:40İnanıp da tembellikle kılmayan, kâfir olmaz. Buna fâsık denir. Fâsık, yine müslümandır. Haram işlediği için, bir müddet cehennemde yanacaktır.
21:52Bir namazı vaktinde kılmayanın, bunu kaza etmesi farzdır. Kaza etmezse, bir namaz için, seksen hukbe yanacaktır.
22:01Hiçbir ibadeti, hiçbir iyiliği, onu cehennemden kurtarmaz. Yalnız, bir müslümana, bir farzı öğretirse, bu azaptan kurtulur.
22:12Fakat, bunun hem kaza kılması, hem de haram işlemekle meşhur olmaması lâzımdır. Meselâ, kadınların başı, saçı, kolu, bacağı açık sokağa
22:24çıkması, haramdır.
22:26Buna nasihat vererek veya ehl-i sünnet âliminin yazmış olduğu, doğru bir din kitabı vererek, haram işlemesine mâni olanın, bütün
22:35günahları affolur.
22:37Fakat, kendisinin bir haram işlememesi lâzımdır. Ancak, bunun kaza borçları affolur. Cehennemde yanmaktan kurtulur.
22:45Hakîkat kitabevinin bütün kitapları doğrudur. Günahta, kul hakkı da varsa, buna tövbe için, kul hakkını hemen ödemek, onunla helalleşmek, ona
22:56iyilik ve dua etmek de lâzımdır.
22:59Mal sahibi, hakkı olan ölmüş ise, ona dua, istiğfar edip, çocuklarına, varislerine verip ödemeli, bunlara iyilik yapmalıdır.
23:11Çocukları, varisleri bilinmiyorsa, mal ve cinayet miktarı parayı, fakirlere, miskinlere sadaka verip, sevâbını hak sahibine ve eziyet yapılana niyet etmelidir.
23:23Ali radıyallahu anh buyuruyor ki, Ebu Bekr radıyallahu anh, doğru sözlüdür. Ondan işittim ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, günah
23:35işleyen biri pişman olur, abdest alıp, namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse, Allah-u Teâlâ, o günahı elbette affeder.
23:47Çünkü Allah-u Teâlâ, Nisa Sûresi 109. âyetinde, biri günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup, Allah-u Teâlâ
23:59'ya istiğfar ederse, Allah-u Teâlâ'yı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur, buyurmaktadır, dedi.
24:07Bir hadîs-i şerifte, Bir kimse, bir günah işler, sonra pişman olursa, bu pişmanlığı, günahına keffâret olur, yani affına sebep
24:19olur, buyurdu.
24:20Bir hadîs-i şerifte, Günahı olan kimse, istiğfar eder ve tövbe eder, sonra bu günahı tekrar yapar, sonra yine istiğfar
24:29söyler, tövbe eder, üçüncüye yine yapar ve yine tövbe ederse, dördüncü olarak yapınca, büyük günah yazılır, buyurdu.
24:39Bir hadîs-i şerifte, Müsevvifler helâk oldu, buyurdu. Yani, ileride tövbe ederim, diyenler, tövbeyi geciktirenler, ziyan etti. Lokman-ı Hakîm,
24:52velî veya peygamber idi, radıyallâhu teâlâ anıh.
24:57Oğluna nasihat ederek, Oğlum, tövbeyi yarına bırakma, çünkü ölüm, ansızın gelip yakalar, dedi.
25:05İmam-ı Mücahid buyuruyor ki, Her sabah ve akşam, tövbe etmeyen kimse, kendine zulm eder.
25:13Abdullah İbni Mübarek buyurdu ki, Haram olarak ele geçen bir kuruşu, sahibine geri vermek, yüz kuruş sadaka vermekten daha sevaptır.
25:24Âlimlerimiz buyuruyor ki, Haksız alınan bir kuruşu, sahibine geri vermek, kabul olan altı yüz haçtan daha sevaptır.
25:33Ya Rabbi, kendimize zulmettik. Bize acımaz, affetmezsen, hâlimiz pek fena olur.
25:42Peygamberimiz, sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki, Allah-u Teâlâ buyuruyor ki,
25:48Ey kulum, emrettiğim farzları yap. İnsanların en âbidi olursun.
25:54Yasak ettiğim haramlardan sakın, verâ sahibi olursun.
25:58Verdiğim rızka kanaat eyle. İnsanların en ganîsi olursun.
26:03Kimseye muhtaç kalmazsın.
26:06Peygamberimiz, sallallâhu aleyhi ve sellem, Ebu Hureyre'ye radıyallâhu anh buyurdu ki,
26:13Verâ sahibi ol ki, insanların en âbidi olursun.
26:18Hasen-i Basrî rahmetullâhi aleyh buyurur ki, zerre kadar verâ sahibi olmak, bin nafile oruç ve namazdan daha hayırlıdır.
26:28Ebu Hureyre radıyallâhu anh buyurdu ki, kıyamet günü, Allah-u Teâlâ'nın huzurunda kıymetli olanlar, verâ ve zühd sahipleridir.
26:39Musa aleyhisselâm'a vahyedilmiştir ki, bana yaklaşanlar, sevgime kavuşanlar için de verâ sahipleri gibi yaklaşan olmaz.
26:50Büyük âlimlerden bazısı buyurdu ki, bir kimse, şu on şeyi kendine farz bilmedikçe, tam verâ sahibi olmaz.
26:59Gıybet etmemeli, mü'minlere suizan etmemeli, kötü bilmemeli, kimseyle alay etmemeli, yabancı kadınlara, kızlara bakmamalı, doğru söylemeli.
27:11Kendini beğenmemek için, Allah-u Teâlâ'nın kendisine yaptığı ihsanları, nimetleri düşünmeli.
27:18Malını helâl yere harc edip, haramlara vermemeli.
27:22Nefsi, keyfi için, mevki-i makam istemeyip, buraları insanlara hizmet yeri bilmeli.
27:28Beş vakt namazı, vaktinde kılmayı, birinci vazife bilmeli.
27:33Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği iman ve işleri iyi öğrenip, kendini bunlara uydurmalı.
27:40Ya Rabbi, bizlere ihsan ettiğin nuru, hidayeti arttır.
27:46Bizi affet, sen her şeyi yapabilirsin.
27:50Kerem, şefkat ve ihsan sahibi, kıymetli efendim.
27:55Bütün günahlara tövbe etmek nasîb olur.
27:58Ve verâ ile, takvâ, yani haramların ve şüpheli olanların hepsinden sakınmak, müesser olursa, büyük nimet, yüksek devlet ele geçmiş olur.
28:11Bu ele geçmezse, bazı günahlara tövbe etmek ve bazı haramlara verâ eylemek de nimettir.
28:18Bu bazıların, bereket ve nurları, belki hepsine sirâyet eder de, bütün günahlara tövbe etmeye ve tam verâ sahibi olmaya yol
28:29açar.
28:29Bir şeyin bütünü ele geçmezse, hepsini elden kaçırmamalıdır, buyuruldu.
28:35Ya Rabbi, bize beğendiğin şeyleri yapmak nasîb eyle.
28:39Peygamberlerin en yükseği, efendisi, izzet-şeref yolcularının reisi olan Muhammed Mustafa'nın,
28:48aleyhi ve aleyhim ve alâ âli küllin mine salavat-ı efdaluhâ ve mine teslimât-ı ekmeluhâ.
28:57Sadakası olarak, bizleri senin dininde bulunmaktan ve sana itaat etmekten ayırma.
29:04Dünyaya milyarlarca insan gelmiş.
29:07Bir müddet yaşamışlar.
29:09Sonra ölüp gitmişler.
29:11Bunların bazıları zengin imiş, bazıları fakir.
29:14Kimi güzel imiş, kimi çirkin, kimi zâlim imiş, kimi mazlum.
29:19O hâllerinin de hepsi geçti, unutuldu.
29:23Onların bir kısmı inanmış, müslüman idi.
29:26Geri kalanları, inanmamış kâfirlerdi.
29:29Hepsi, ya sonsuz yok olacak, yahut kıyamet kopup, tekrar dirilip, inanmayanlar sonsuz azap çekecek.
29:39Her iki hâlde de, inanmış olanlara hiç azap, hiç sıkıntı yok.
29:44Amma, ikinci hâlde inanmayanlar, sonsuz ve pek acı azap çekecekler.
29:51İnanmış olarak ölmüş olanlar, şimdi tam rahat ve huzur içindeler.
29:57İmansız olanlar ise, sonsuz olarak ateşte yanmak ihtimali, korkusu içindeler.
30:03Ey insan, iyi düşün, birkaç sene sonra, sen de bunlardan biri olacaksın.
30:10Şimdi, geçmiş senelerin, nasıl bir hayal oldu ise, o zaman, bütün ömrün, bütün hayatın, çalışmaların, didinmelerin, hep hayal, bir rüya
30:24gibi olacak.
30:25O zaman, sen, o iki kısmın hangisinden olmak istersin?
30:30Hiçbirinden olmak istemem diyemezsin.
30:33Buna imkân yok.
30:34Çaresiz, onların arasına gideceksin.
30:37Sonsuz ateşte yanmayı, ihtimal bile olsa, ister misin?
30:42Allah'ın var olduğunu, cennete, cehenneme inanmayı, akıl da, ilim de, fende reddedemiyor.
30:52Böyle şey olamaz, diyemiyorlar.
30:55İnanmayanlar, inkâr etmelerine, akl ile, fen ile bir vesika gösteremiyorlar.
31:02Hâlbuki inanmak lazım olduğunu gösteren vesikalar, sayılamayacak kadar çoktur.
31:07Dünya kütüphaneleri, bu vesikaları bildiren kitaplarla doludur.
31:12Onlar, nefslerine, zevklerine aldanarak inkâr ediyorlar.
31:18Zevklerinden başka bir şey düşünmüyorlar.
31:20Hâlbuki, İslâmiyet, zevki yasak etmemiştir.
31:25Zevklenmenin zararlı olmasını yasaklamıştır.
31:28O hâlde, aklı olan kimse, zevklerini Allah-u Teâlâ'nın gösterdiği yoldan temin eder.
31:35İslâm'ın güzel ahlâkıyla süslenir.
31:38Herkese iyilik eder.
31:40Kendisine kötülük yapanlara, iyilikle karşılık verir.
31:44İyilik yapamazsa, hiç olmazsa, sabreder.
31:48Bölücü olmaz, yapıcı olur.
31:50Böylece, kendisi de, hem zevklerine, hem de rahata, huzûra kavuşur.
31:57Hem de, âhiretin sonsuz azaplarından kurtulur.
32:01Görülüyor ki, bütün rahatlıkların, saadetlerin başı, imân etmekte, müslüman olmaktadır.
32:09Yani, ahkâm-ı İslâmiye'ye uymak lazımdır.
32:13Allah-u Teâlâ, kullarına çok acıdığı için, faydeli şeyleri yapmalarını emretmiştir.
32:19Bu emirlere farz denir.
32:21Zararlı şeyleri yasak etmiştir.
32:23Bunlara haram denir.
32:25Farzların ve haramların hepsine, ahkâm-ı İslâmiye denir.
32:30Dinler, Allah-u Teâlâ'nın kullarına rahmetidir, ihsanıdır.
32:35Ahkâm-ı İslâmiye'ye uyanın, duaları muhakkak kabul olur.
32:40Namaz kılmayanın, açık kadınlara bakanın ve haram yiyenin, içenin, ahkâm-ı İslâmiye'ye uymadığı anlaşılır.
32:49Bunun duaları kabul olmaz.
32:51İslâmiye'ye inanan ve uyan, Allah-u Teâlâ'nın ihsanına kavuşur, mes'ûd olur.
32:58İnanmayan, bu saadetten mahrum kalır.
33:01İman etmek de çok kolaydır.
33:03İman etmek için, bir yere para vermek, mal vermek, zor bir iş yapmak, birisinden izin almak gibi hiçbir şey yapmak
33:12lazım değildir.
33:13Hatta, imanlı olduğunu kimseye bildirmek, belli etmek bile lazım değildir.
33:19İman, altı şeyi öğrenip, bunlara kalbinden gizlice inanmak demektir.
33:25İman eden, Allah-u Teâlâ'nın emirlerine teslim olur.
33:29Yani seve seve yapar.
33:31Böylece Müslüman olur.
33:33Kısacası, her mü'min, Müslümandır.
33:37Her Müslüman, mü'mindir.
33:47Muhammed Masum Farukî
33:50Rahmetullahi Aleyh
33:53Evliyâ-i Kirâm'dan büyük âlim ve vizat
33:58Mektubat kitabında eyledi çok nasihat
34:02Bir yerde buyurdu ki,
34:05İtikad ve ameli, bozuk kimselerle asla görüşmemeli.
34:12Bid'at sahibiyle de olma ki hem arkadaş,
34:16Seni de felakete sürükler yavaş yavaş.
34:19Kendisini şeyh diye tanıtırsa bir kimse,
34:23Lakin hareketleri dine uygun değilse,
34:27Hiç ona yakın olma.
34:29Yakınsan ayrıl hemen.
34:31Hatta kaç o kimsenin bulunduğu beldeden.
34:36Zira o çok sinsi bir hırsızdır.
34:41Ondan çekin.
34:42Dinini, imanını çalar o zira senin.
34:47O kişi gösterse de,
34:49Harika ve keramet,
34:51Şeytanın tuzağına düşürür seni elbet.
34:55Böyle sahtekârlarla,
34:57Olmaz sakın arkadaş.
34:58Arslandan kaçar gibi yanlarından uzaklaş.
35:05Cüneyd-i Bağdadi'de buyurur ki şöylece,
35:10Tasavvufçu geçinen insanlar vardır nice.
35:13Bunlar içerisinde,
35:15Yalnız Resul'e uyan,
35:17Doğru olup,
35:18Gerisi söylerler hile yalan.
35:22Kim ki İslamiyet'e uymuyorsa ihlasla,
35:27Onu Allah adamı zannetmeyin siz asla.
35:31Zahid gibi görünüp,
35:34Âlim de olsa namı,
35:35İslam'a uymadıkça,
35:37Olmaz Allah adamı.
35:41Dine uymayanların her sözleri zehirdir.
35:45Bu gibi kimseleri hemen terk etmelidir.
35:50Tasavvufun yegane maksadı şu ki hatta,
35:53Bir kolaylık duymaktır emirlere uymakta.
35:58Doğruyla yalancıyı ayıran bir fark vardır.
36:01O da Resulullah'a her haliyle uymaktır.
36:06Ona uygun olmayan her bir hareketinde,
36:10Hiçbir değeri yoktur,
36:12Hak Teâlâ indinde.
36:15Abdullah-ı Dehlevi de buyurur ki nihayet,
36:19Çok açlık çekenlerde hasıl olur keramet.
36:23Lakin,
36:24İslamiyete uymadıkça tamamen,
36:27Bunlar Allah adamı olamazlar katiyyen.
36:33Abdullah bin Mübarek adlı bir veli zat da,
36:37Şöyle buyurmaktadır birine nasihat da,
36:41Bir kimse uymaz ise dinin edeplerine,
36:46Mahrum kalır uymaktan Resul'ün sünnetine.
36:51Sünnete uymakta da gevşekse bir Müslüman,
36:54Farzlara tam uymaktan mahrum kalır o zaman.
36:59Farz ve haramlarda da gevşeklik olursa az,
37:03Böyle olan bir kimse,
37:05Asla veli olamaz.
37:08Ebu Said Ebu'l Hayr hazretler neyse,
37:12Dediler,
37:13Su üstünde yürüyor falan kimse.
37:16Buyurdu ki,
37:18Bu şeyler,
37:19Hiç kıymetli değildir.
37:21Zira çöp ve saman da sularda yüzebilir.
37:24Dediler ki,
37:27Filan zat uçuyor havalarda.
37:29Buyurdu ki,
37:31Uçuyor sinek ve kargalarda.
37:34Dediler ki,
37:36Efendim bir kimse var ki yine,
37:37Bir anda bir şehirden gidiyor diğerine.
37:42Buyurdu ki,
37:43Şeytan da yapıyor bu işleri.
37:46Bunların hak indinde yoktur bir değerleri.
37:49Mert olan herkes gibi yaşar insanlar ile.
37:55Lakin,
37:56Hak Teala'yı unutmaz bir an bile.
38:03Merhaba kıymetli seyircilerim.
38:06Bugün sizlere yine tokatımızın,
38:09Tokat ilimizin daha doğrusu,
38:11Yoksa el tokatı değil efendim.
38:13O da zaten o manaya değil ama,
38:15Ona da menkabı uydurmuştum.
38:16Öyle bir tokat atma hikayesi uydurmuşlar.
38:19Öyle değil.
38:20Tokatımızın güzel bir köşesinden sesleniyoruz.
38:23Bakınız güller, yeşillikler arasındayız.
38:27Efendim,
38:28Tokat deyince,
38:30Tokat'ın yaşamakta olan el sanatlarını,
38:34Mutfak kültürünü,
38:36Efendim,
38:37Yazmacılığını,
38:39Bakırcılığını,
38:40Sizlere anlatmadan da edemeyeceğiz.
38:43Evet,
38:44Tarih eserleri tanıtıyoruz biz.
38:45Ama bu da tarihten gelen,
38:47Bir alışkanlıktır.
38:49Hele tokat da,
38:50Tokat dediğiniz zaman,
38:51Tokat'taki evlerin,
38:53Bugünkü modern hayatta bile,
38:55Yüzde elliye yakınında,
38:57Tokat kebabının yapılabileceği,
38:59Bir düzenek olduğundan,
39:00Kitaplar bahsediyor.
39:02Ben şimdi oturup da bir anket yapmadım.
39:04Buraya geleni zaten,
39:05Birkaç gün oldu,
39:06Birkaç gündür,
39:07Bu çalışmaları yapıyoruz.
39:08Dolayısıyla,
39:11Çarşıda,
39:11İşyerlerinde,
39:12Baktık ki,
39:14Hayli tokat kebabı,
39:15Tokat kebabı,
39:16Tokat kebabı yazıları gördük.
39:17E bunlardan birisinden,
39:19Size göstermek durumundayız.
39:20Gidip de,
39:21Bir vatandaşın evinden,
39:23Ya şu tokat kebabı,
39:24Fırını bir görelim demek,
39:26Olmazdı.
39:26Ama umuma açık,
39:28İşyerlerinden birisi,
39:29Şöyle biraz da ferah bir yer olsun dedik.
39:32Bir müesseseden rica ettik,
39:34Tokat kebabında hakikaten,
39:35Birçok yerler güzel yapıyor.
39:37Burası da o güzel yapanlar,
39:38Birçok yerlerden birisi.
39:39Yani,
39:40Bir ticari rekabetle doğsun istemiyoruz.
39:42Öyle bir niyetimiz de yok.
39:43O maksatta da gelmedik.
39:45Tokat kebabının yapılışını,
39:47Sizlere göstermek istiyoruz.
39:49Tabi,
39:50Tokat kebabını,
39:52Tokat da yemenin özelliğinden,
39:54Ve güzelliğinden bahsediliyor.
39:55Neden?
39:56Çünkü,
39:57Tokat kebabının,
39:59Güzelliğinin,
40:00Nefasetinin başında,
40:01Tokat sebzesiyle,
40:04Yapılması,
40:05Geldiği,
40:06Kesin bir kere efendim.
40:08Yani tutup da,
40:09Serada yetişmiş olan,
40:11Bir domatesle,
40:11Tokat kebabı,
40:12İnsanın yüzünü ağartmazmış efendim.
40:14Öyle diyorlar.
40:15Usta da biraz sonra,
40:16Sizlere bunu,
40:17Anlatacak.
40:18Ben bu kadar girizgahtan sonra,
40:20Müsaade ederseniz,
40:21Tokat kebabının yapıldığı,
40:23Fırına doğru şöyle bir yöneleyim.
40:25Orada ustalar harılarla yapıyorlar yani.
40:27Böyle bir özel gün için değil.
40:29Her gün burası böyle,
40:30Kum gibi insan kaynıyor.
40:32Biz de bir rica ettik,
40:33İşinizi aksatmadan bunu çekelim mi?
40:35Hay hay dediler.
40:36Bize,
40:37Gerçekten anlayış gösterdiler.
40:39Onlara da,
40:39Müteşekkiriz iş yeri sahiplerine.
40:41Şimdi fırının yanına geçiyoruz efendim.
40:43Efendim,
40:44Şimdi tokat kebabının yapıldığı,
40:46Özel olarak,
40:47Sadece tokat kebabının yapıldığı,
40:50Fırına geldik.
40:51Koca bir salon efendim.
40:53Yani bu İstanbul'da olsa,
40:54Büyük bir restoranın,
40:56Mutfağı olur da,
40:57Yarı yeri de artar,
40:58Çaycı falan kurulur.
40:59Şimdi burada,
41:00Tokat kebabıyla yenecek,
41:02Ekmek hazırlanıyor.
41:03Gördüğünüz gibi,
41:04Bir lavaş ekmeği var.
41:06Bir de,
41:07Anadolu'nun,
41:07Küçük somunu.
41:09Küçük somunu var efendim.
41:11Bu ustamız şimdi,
41:12Usta bunların hangisiyle,
41:13Tokat kebabı yeniyor?
41:14Tokat kebabı lavaşla yeniyor hocam.
41:16Nasıl yapılıyor bu lavaşla?
41:17Nasıl yiyorlar?
41:18Dürüm mü yapıyorlar yani?
41:19Hayır hocam bunu.
41:20Nasıl yapıyorsun?
41:20Kesiyoruz hocam.
41:21Kes bakayım.
41:23Heh.
41:23Şu şekil kestiğimiz zaman,
41:25İçerisine koyup koyup mu yeniyor?
41:27Hayır hocam,
41:28Şu şekil koyduğumuz zaman,
41:29Kebapla beraber,
41:30İster,
41:31Parçalay diyebilir,
41:32Yoksa,
41:32Dürüm yaparak yer.
41:33Tamam,
41:34Dürüm yaparak yer.
41:35Peki,
41:35Çatal kullanılır mı?
41:36Çatal kullanılmaz hocam,
41:37Elle yenir.
41:37Aslında tokat kebabı kıymetli seyircilerim,
41:40Elle yenirmiş ama,
41:41İnsanlarımız şimdi aman elime bulaşmasın diye,
41:44Çatal da isteyenlere,
41:46İş yeri sahibi diyor ki,
41:47Ne yapalım efendim?
41:48Diyemiyoruz ki,
41:49Kebap elle yenir,
41:51Balık gibi,
41:52Diyemiyoruz,
41:53Çatallarını da veriyoruz,
41:55Kırmıyoruz diyor.
41:55İşte bu fırın,
41:56Sadece tokat kebabının,
41:58Ekmeğini çıkarıyor efendim.
42:00Şimdi geçelim,
42:02Esas,
42:02Baş köşeye.
42:04Yani,
42:05Tokat kebabının,
42:06Yapıldığı fırına.
42:07Bu özel bir fırınmış efendim.
42:09Şöyle bir içerisine,
42:10Kameramız şöyle bir görsün de,
42:13Ondan sonra anlattıklarımız,
42:14Boşta kalmasın.
42:18Usta ne yapıyorsun sen şimdi bakalım?
42:20Onları atıyorsun ateşin karşısına.
42:22Bu şekilde,
42:22İki taraflı ateşle,
42:24Kızarmak şartıyla,
42:2520 dakikada.
42:2620 dakikada pişer mi bunlar?
42:2820 dakikada,
42:28Dinlene dinlene közle.
42:29Önce bir ateşli şeyle,
42:32Yüzü kızaranı adalet ediyoruz.
42:34Ondan sonra közle devamlı,
42:35Şu közü ileri yiterek,
42:37Devamlı ileride,
42:39Yavaş yavaş pişmek.
42:40Peki bu is falan kokusu olmaz değil mi bunda?
42:42Kesinlikle is kokusu olmuyor çünkü,
42:44Köz arka tarafta mı oluyor daima?
42:46Tabii tabii.
42:47Peki ne takıyorsun oraya sen?
42:49Ben taktıklarını şimdi göremedim tam.
42:50Şu anda hazırda takılıyoruz.
42:52Şey yapalım mı?
42:53Sen o takılanları söyle bakalım usta olarak.
42:55Yanlış takanı herhalde geri çevirirsin.
42:57Şişe önce bir kuyruk yağını,
42:58Batlıcanlı,
42:59Patatesini peşine etini bu şekilde şişlere takıyoruz.
43:04Evet.
43:04Bu şekilde 20 dakikada ocakta pişiyoruz.
43:06Kuzu eti,
43:07Mevsimin kuzu eti,
43:08Süt kuzu eti olacak bu.
43:10Mevsime göre,
43:12Buranın domatesi,
43:13Batlıcanı,
43:13Patatesi,
43:14İlla tokatan olacak yani.
43:15Tokatası olacak.
43:16Fırın,
43:16Fırın,
43:17Fırın,
43:17Fırın,
43:17Aa bu yabancı domatesmiş diye kabul etmem diyor mu?
43:20Şimdi bu,
43:20Eee,
43:21Yer domatesi olursa,
43:22Bu daha lezzetli oluyor.
43:23Batlıcan da,
43:24Batlıcan da sere olduğu zamanlar lezzeti olmuyor.
43:27Doğru doğru yiyoruz.
43:28Tabii,
43:29Tarla domatesi olması gerekiyor bu şekilde.
43:30Peki,
43:32Başka ne katılıyor tokat kebabının yanında?
43:34Biz sarımsak falan da görüyorduk.
43:35Bunlar da var mı?
43:38Onları koymadın.
43:40Bu sarımsaksız.
43:41Aa,
43:41Sarımsağı şişe takmışlar.
43:42Tabii bu şekilde domatesi, biberi,
43:44Aynı şekilde takılır.
43:47Onları da tak bakalım.
43:49Domates vermez.
43:51Peki,
43:51O sarımsak yendiği zaman bildiğimiz sarımsak kokusunu verir mi?
43:55Hayır,
43:55Kesinlikle koku yapmaz.
43:56Hiç koku yapmaz.
43:56Tabii.
43:58Bu şekilde.
43:59Çok iyi.
44:00İşte,
44:01Kıymetli seyircilerim,
44:02Ustalan da bizlere,
44:03Hem bir yandan çalışıp adamcağız,
44:05Ateşin karşısında,
44:05Hem de bir şeyler anlatmaya gayret ediyor.
44:08Anlattıklarına göre,
44:09Tokat kebabı böyle özel bir fırında,
44:12Böyle yanlara hafif kavislendirilmiş bir fırın efendim.
44:15Sırf bu iş için yapılmıştır.
44:16Başka bir iş yapılamıyor bu fırında.
44:32Şimdi efendim,
44:33Çıkmış bir tokat kebabı götüren delikanlıyı,
44:37Hemen yolda yakaladık.
44:39Ispanlama falan değil efendim.
44:40Yani onu getir,
44:41Bunu getir,
44:41Hazırla falan değil.
44:42Kaçıyordu çocuk,
44:43Müşteri bekliyor.
44:44Bu kebap müşterinin önüne gidecek.
44:45Bu yarım kilo kebapmış.
44:47Herhalde iki kişi rahat rahat doyar.
44:49Yoksa bir kişilik mi bu?
44:50İki kişilik.
44:51Peki bunun yanına başka bir şey verecek misiniz müşteriye?
44:55Bunun yanına cacık veriyoruz efendim.
44:56Yani cacıkla daha güzel oraya kebabı.
44:58Peki,
44:59Peki.
44:59Oldu.
45:00Sen söyle.
45:02Cacık,
45:03Lavaş.
45:04Lavaş veriyorsunuz.
45:06Ekme.
45:06Zaten şu lavaştan fazla da veriyorsunuz tabii isteyenlere değil mi?
45:09Peki oğlum.
45:10Hadi sen de götür bakalım onu.
45:12Efendim şimdi,
45:13Gördüğünüz gibi burada,
45:15Takılacak olan etler,
45:16Parça kuyruklar,
45:18Biberler,
45:19Sarımsaklar zaten daha önceden şişlere,
45:21Servis zamanının çok öncesinde hazırlanmış.
45:23İşte bu da ustamızın tokat kebabını takış şeklini görüyorsunuz burada efendim.
45:29Bu tokat kebabının bolca yapıldığı bir müessese deyiz.
45:34Harıl harılda işler devam ediyor, yapıyorlar.
45:36Buranın işletme müdürü,
45:38Kardeşimize de rica ettik.
45:40Müşterilerle ilgileniyordu kendisi,
45:42Hem mutfakla hem müşterilerle.
45:43Gel dedik birkaç kelimede sen anlat da,
45:45Bu tokat kebabı nedir, ne değildir.
45:47Hazır tokata gelmişken,
45:49Bunu güzel bir şekilde duyuralım dedim.
45:51Mehmet Bey, siz buranın işletme müdürüsünüz herhalde.
45:54Evet, ben de çekme müdürü.
45:55Şimdi bu tokat kebabıyla ilgili biz çok metini duyduk,
45:58Muhtelif ağızlardan.
45:59Biraz da sizden dinleyelim efendim,
46:00Bakalım yapıcısı olarak ne yapıyorsunuz?
46:02Sizin de belirttiğiniz gibi,
46:05Tokat kebabı,
46:06Tokatımıza özgü,
46:07Yüzyıllardan beri gelen bir geleneksel yemeğimizdir.
46:11Bunun özelliği efendim,
46:12Tamamen süt kuzusundan yapılmasıdır.
46:16Ve kendi tarlalarımızda yetiştirdiğimiz,
46:19Köylülerimiz tarafından yetiştirilen,
46:22Yerli sebzelerimizden olması gerekmektedir.
46:25Aksi takdirde,
46:26Bu yemeğin,
46:27Mesafetini,
46:28Kesafetini anlamamız pek mümkün olmuyor.
46:31Bunun pişme süresi,
46:33Biraz önce ustamız da size,
46:34Arz etti.
46:3620 dakikadır.
46:3720 dakikadan önce,
46:38Bu yemeğin çıkarılması,
46:39Servise sunulması,
46:41Pek uygun görülmez.
46:42Hadi çabuk çabuk yolcuyum falan dese de yok mu?
46:45Kaliteyi bozmuyorsunuz.
46:46Kaliteyi kesinlikle bozmuyoruz.
46:48Gelen müşterilerimizi,
46:50Yemeğin usulüne uygun bir şekilde,
46:52Servis edilmesini,
46:54Özenle göstermekteyiz.
46:56Sabredecek yani.
46:57Tokat kebabı yiyecek olan sabredecek.
46:58Evet.
47:01Zaten müşterilerimize de,
47:02Tokat kebabının pişme süresini,
47:06Söylüyoruz.
47:07Onlar da sağ olsunlar,
47:08Sabırla bizi beklemektedirler.
47:11Ve,
47:11Yemiş olduğu yemeğin,
47:13Keyfini çıkardıktan sonra,
47:14Teşekkür ederek.
47:15Çok gelen oluyor mu,
47:16Tokat dışından,
47:17Mesafet Bey?
47:17Kesinlikle çok geliyor.
47:19Çevre illerden,
47:21Yol güzergahından geçen,
47:22İnsanlarımız,
47:23Mutlaka bizim iş yerimize gelirler,
47:25Yemeğimizi tadar ve giderler.
47:27İyi, güzel bir hizmet yapıyorsunuz.
47:29Çok teşekkür ediyoruz.
47:29Sizleri tebrik ediyoruz.
47:30Sağ olun.
47:31Hayırlı olsun.
47:31Cenab-ı Hak hayırlı kazançlar versin kardeşim.
47:34Biz de bunu,
47:34Seyircilerimize inşallah,
47:36Bu programımıza tanıtmış olduk.
47:38Bu da bizim bir kültürümüzdür,
47:39Mutfak kültürümüzdür.
47:40Teşekkür ediyoruz.
47:41Hayırlı işler olsun efendim.
47:44Kıymetli seyircilerim,
47:45Tokat kebabının yapıldığı fırından çıktık.
47:47Biraz daha kalsaydık.
47:48İyi ki,
47:49Çalışanlara Allah yardım etsin.
47:51Onlar iyi dayanabiliyorlar.
47:53Biz de bir tokat kebabı,
47:54Herhalde patlıcansız olarak olacaktık.
47:56Biz aslında burayı size,
47:583-5 dakikalık bir görüntü olarak hazırladık.
48:00Fakat gerçekten detayları var.
48:02Emekleri var.
48:03Üstelik bir de sevgiyle,
48:05Muhabbetle yapanları var.
48:06Çalışanları var.
48:07O yüzden,
48:08Bir programı,
48:09Neredeyse kapattı.
48:11Doldurdu.
48:12İnşallah,
48:13Tokat'ın başka el sanatları da,
48:15Tarihten gelen,
48:17Ve hala yaşamakta olup,
48:19Ev geçindirmede,
48:21Kazanç getirebilen bazı sanatları var.
48:23Yazmacılık dahil.
48:24Onları da ara ara programlarımızda,
48:26Vermek istiyoruz.
48:28Bugünkü programımızın sonuna geldik.
48:30Hoşçakalınız efendim.
Yorumlar