00:01Sevgili seyircilerimiz, Kur'an-ı Kerim'in tefsirine geçmeden önce değerli hocamız Prof. Dr. Orhan Karmış'ı sizlere tanıtmak istiyoruz.
00:10Efendim hoş geldiniz.
00:11Hoş bulduk efendim.
00:12Sayın Karmış, sizi sizden dinleyelim dedik. Bize biraz kendinizi anlatır mısınız?
00:17Ben kısaca bahsedeyim kendimden. Kendimden bahsetmeyi pek sevmem ama bir zaruret oldu.
00:23Ben 1937 yılının Aralık ayında Bursa'da doğdum. İlk tahsilimi orada tamamladım.
00:331949 yılında ortaokula girerek orayı da bitirdikten sonra Kur'an-ı Kerim hıfzıyla meşgul olmak mukadder oldu, nasip oldu.
00:44Bir süre Kur'an-ı Kerim hıfzıyla meşgul olduktan sonra İstanbul'da, İstanbul'un tanınmış kurra hafızlarından
00:51kıraat ve tahsil huruf dersleri gördüm.
00:55Daha sonra tahsilime resmi olarak İmam Hatip Okulu'nda devam ettim.
01:00Konya İmam Hatip Okulu'ndan 1959 yılında mezun oldum.
01:041959 yılında mezuniyetim müteakip, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda İmam Hatiplik görevi deruhteyi ettim Bursa'da.
01:12Bu vazifem esnasında Bursa Erkek Lisesi'ni bitirerek üniversiteye gitme hakkı o zaman İmam Hatip Okulu'nda tanınmıyordu.
01:21O hakkı elde ettim.
01:231962 yılında üniversite imtihanlarına girerek Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandım.
01:30Bir taraftan Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevim devam ederken, diğer taraftan da İlahiyat Fakültesini öğrenci olarak devam ettim.
01:41İlahiyat Fakültesini 1966 yılında pek iyi dereceyle bitirdikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Din İşleri Yüksek Kurulu raporteri olarak çalıştım.
01:51Bu görevim esnasında çok sayıda dini neşriyatı okuma ve o neşriyat hakkında rapor verme, değerlendirme raporları verme imkanı hasıl oldu.
02:021967 yılında kültür anlaşmalarının tanıdığı halktan istifade ederek Irak'a iki yıllığına gittim bilgi ve gölge artırma kaydından.
02:13Bu münasebetle Irak'ta Bağdat Üniversitesi'nde iki yıl süreyle itisas yapma imkanı hasıl oldu.
02:21Birinci yıl Külliyet-ül Lugat isimli bir fakülteyi bitirdikten sonra ikinci yılda Mastır seviyesinde öğrenim gördüm.
02:30Buradaki öğrenim esnasında daha ziyade Kur'an ilimleri ve tefsir usulü üzerinde ağırlıklı olarak durma imkanı hasıl oldu.
02:391969 yılında Irak dönüşü tekrar Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevime başladım.
02:461971 yılında eskiden beri benim için ideal olan akademik hayata atılma Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne asistan olarak intisap etme
02:58imkanı ortaya çıktı.
03:001971 yılından itibaren benim için akademik kariyerde ilerleme imkanı doğmuş oldu.
03:081975 yılına kadar devam eden lisan çalışmaları ve ilmi çalışmalar neticesinde tefsir ilminde tevhidin yeri ve önemi konulu doktora teslimle
03:20ilahiyat doktoru oldu.
03:21Daha sonra 1979 yılında Fransa'da bazı incelemeler yapmak üzere üniversitenin tanıdığı imkanlarla yurt dışına gittim.
03:32Bibliotek nasyonelde ve çeşitli ilmi müesseselerde bir takım ilmi araştırmalar yapma imkanı hasıl oldu benim için.
03:401980 yılında doçentlik çalışmalarını iyice yoğunlaştırarak 1981 yılında Maverdi ve Tefsirdeki Metodu Hayatı ve Tefsirdeki Metodu isimli tesimle üniversite doçentliği
03:54ünvanını kazandım.
03:56Bu arada Kur'an-ı Kerim meali ve tefsiriyle ilgili olarak yoğun çalışmalarım olmuştur.
04:02Tefsir tarihiyle ilgili olarak da sürekli kaynak araştırmaları yapmış bulunuyorum.
04:08Fakültede asistanlığından itibaren uzun seneler devam eden bir öğretim ve tedris hayatım olmuştur.
04:17Arapça ve tefsir derslerine sürekli olarak girme imkanını buldum.
04:21Bir taraftan öğrencilere faydalı olmayı gayret ederken diğer taraftan da kendi ilmi müktesebatımı da artırma imkanını bulmuş oldum böylelikle.
04:32Bunun yanı sıra zannediyorum bir de Almanya'da çalışmanız vardı hocam.
04:37Evet efendim, 1987 yılında Konya Üniversitesi, Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde
04:44Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü ve Dekan Yardımcısı iken
04:51Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gelen bir teklif üzerine Almanya'daki Türk çocukların eğitimiyle ilgili olarak yürütülen bir çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı
05:01'nı temsil eden danışman sıfatıyla bulunma imkanı hasıl oldu.
05:05Ve bu münasebetle Almanya'da 16 ay kadar kaldım.
05:10Almanya'da Sos şehrinde Landes Institute isimli bir ciddi kuruluşta ilmi manada İslami konularda danışmanlık ve uzmanlık yapmak üzere vazifede ruhde
05:24ettim.
05:24Bu vazifemin de çocuklarımızın, oradaki çocuklarımızın özellikle bilimsel metotlarla ve İslami esaslara göre yetiştirilmesi konusunda bir takım esasların tespiti bakımından
05:37son derece faydalı geçtiğini inanıyorum.
05:40Sayın Hocam, seyircilerimizi aydınlatmak adına bir şey söylemek istiyorum.
05:46Sizin gittiğiniz ülkelerde hiçbir zaman bir dil sorununuz olmadı.
05:51Epeyce dil biliyorsunuz. Bildiğim kadarıyla beş tane, öyle değil mi?
05:55Efendim işte, gayret ediyorum. Anlaşmaya, okumaya, istifade etmeye çalışıyorum.
06:03İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça ve Farsça.
06:06Evet.
06:06Bunun yanı sıra Osmanlıca üzerine çalışmalarınız var.
06:10Ben aslında tabiatıyla Arapça ve Farsça'yı bir meslek dili olarak öğrenmek zorundaydım.
06:17Özellikle Arapça ile çok meşgul oldum.
06:19Arapça ile meşgul oldum.
06:21Arap memleketlerinde de bulunarak pratik yapma imkanım da asıl oldu.
06:26Arapçanın grameriyle uzun seneler çocukluğumdan bir aşağı yukarı meşgul olmuşumdur.
06:31Özellikle iki senelik Bağdat hayatımda hem akademik manada Arapçamı geliştirme,
06:38hem de günlük pratiğimi geliştirme, tekamül ettirme, tekemül ettirme bakımından çok istifadeli günler geçirdim.
06:46Bunun dışında tabiatıyla Fransızca ile kendim özel merakım dolayısıyla çok meşgul oldum.
06:54Fransız Kültür Merkezi'ne devam ettim.
06:57Oranın preparasyonu ve Sorbon kurlarına kadar geldim.
06:59Onları dahi bitirdim.
07:01Fransa'da bulunma ve bu suretle pratiğimi orada da geliştirme imkanını buldum.
07:06Bu arada Almanca ile meşguliyetim bir mecburiyet neticesi oldu.
07:13Almanca'yı Almanlarla komünikasyon sağlayabilmek maksadıyla Almanların başka dil konuşmamasından doğan bir zaruret neticesini öğrenmek zorunda kaldım.
07:26Belli bir ölçüde tabiatıyla Almanca oldukça ciddi ve zor bir dil tabii.
07:30Yani iyi bildiğini iddia etmek büyük bir iddia olur.
07:33Ama günlük konuşmaları idare edecek, yapılan konuşmaları anlayabilecek kadar belli bir seviyede olsun.
07:41Aşağı yukarı 50 yaşını geçtiğim sıralarda Almancayı öğrendim.
07:45Bundan dolayı da Cenab-ı Hakk'a şükür hissiyle doluyum.
07:51Hocam bir de idarecilik yönünüz var.
07:55Onu biraz açar mısınız, bahseder misiniz?
07:57Efendim ben yaratılış itibariyle yumuşak karakterli bir insanım aslında.
08:01Yumuşak yaratılışlı bir insanım.
08:05Birçoklarına bir intiba vardır.
08:07Yumuşak karakterli, yumuşak huylu insanlar kolay kolay idarecilik yapamazlar diye.
08:11Ama insanlara sevgiyle yaklaşıldığı zaman,
08:15hilim ile ve yumuşaklıkla da çok şeylerin yaptırabildiğini ben yöneticilik hayatımda bizzat müşahede ettim.
08:21İlahiyat Fakültesi'ne Ankara'dan intikal ettikten 1982 yılından itibaren evvela bölüm başkanlığı, daha sonra de dekan yardımcılığı görevlerini deruhte ettim.
08:341986 yılında da üniversite rektörü tarafından bana Sosyal Bilimler Enstitü Müdürlüğü tebcih edildi.
08:42Bu vazifeyi memnuniyetle kabul ettim ve büyük hizmetler yapma imkanı asıl oldu.
08:48Yüksek okullardan üniversiteye dönüşen ve üniversiteye bağlanan fakülte haline gelen ilmi müesseselerdeki arkadaşlarımızın,
08:57akademik kariyerdeki gelişmelerine yardımcı olabilmek için fevkalade ciddi düzenlemeler yapma imkanı asıl oldu.
09:04Bu enstitü müdürlüğü esnasında birdenbire derslerin işler hale getirilmesi, programların çalışır vaziyete getirilmesi ve süratle imtihanların yapılması arkadaşlarımızın ilmi kariyerde
09:19imkan ilerlemelerine imkan hazırlayacak bir takım girişimlerde bulunması gibi faaliyetler idi.
09:25Daha sonra 1988 yılında Almanya'da bulunduğum sırada dekanlığa tayinimin çıktığını duydum.
09:36Fakültede 5 yıla yakın ilahiyat fakültesinde, Konya Selçuk Üniversitesi İlahi Fakültesinde 5 yıla yakın dekanlık yaptım.
09:44Ama tevfilen aktif dekanlık görevinden şu anda istifa ederek, emekliğimi isteyerek gelmiş bulunuyorum.
09:51Dekanlık sürem daha devam ediyordu.
09:53Bu bakımdan bu yöneticilik hayatında insanlara faydalı olabilmek, hakkı olanlara hakkını verebilmek, haksızlıklara mani olmak bakımından gücümün yettiği nisbette, elimin
10:09uzandığı ölçüde insanlara yardımcı olmak istedim.
10:13Haksızlıktan son derece nefret eden bir yaratılışım vardır.
10:17Mümkün olduğu kadar hakka hizmet edilirse, eğer idarecilikte de insanlara çok büyük faydalar sağlanabileceğine samimiyette inanıyorum.
10:45Sevgili seyirciler, efendim sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
10:54Maliye memuru Müçteba Bey de Rukiye Hanım'ın dört çocuğundan üçüncüsü olarak 13 Aralık 1937'de Bursa'nın Molla Arap semtinde
11:04dünyaya gelen Orhan Karmış, ilk ve ortaokulu Bursa'da okur.
11:081952 yılında babasını kaybedip, annesi ve üç kız kardeşiyle oldukça zor şartlar altında tahsiline devam ederken, 13 yaşında Kur'an
11:19-ı Kerim'i ezberleyerek hafız olur.
11:22Konya İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde okuyabilmek için Bursa Erkek Lisesi'nden de diploma alır.
11:311966 yılında fakülteden mezun olur ve 1967 ile 1969 yıllar arasında iki yıl süreyle Bağdat Üniversitesi'nde Kur'an-ı
11:42Kerim ilimleri konusunda ihtisasını tamamlar.
11:51Tahsil gördüğü bütün okulları birincilikle bitiren Prof. Dr. Orhan Karmış Hoca'nın, 1960 yılı Ocak ayında Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatı
12:02'nda başladığı memuriyet hayatı, 1971 yılından itibaren üniversite mensubu olarak devam eder.
12:141962 yılında Aynur Hanım'la evlenen Orhan Karmış'ın, 1963 yılında Mücahit, 1965 yılında da Mustafa adlı iki oğlu dünyaya
12:26gelir.
12:471975 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Kürsüsü'nde,
12:53tefsir ilminde T. Willinger'i ve önemi teziyle İlahiyat Doktoru,
12:581981 yılında İmam-ı Maverdi ve tefsirdeki metodatlı çalışmasıyla doçent unvanını alan Karmış Hoca,
13:071983 yılında Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne intikaliyle uzun süre dekan yardımcılığı ve Tefsir Ana Bilim Dalı Bölüm Başkanlığı ile
13:17birlikte,
13:18Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü görevlerini de deruhte eder.
13:321987 yılı Haziran'ında Almanya'daki Türk çocuklarının eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması gayesiyle yürütülen çalışmalarda,
13:42Milli Eğitim Bakanlığı'nı temsil eden danışman olarak görev alır.
13:46Bu görev, 1988 yılı Ekim ayında önce profesörlüğe terfi ederek,
13:52Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı görevine tayin edilinceye kadar devam eder.
13:575 yıl süren fakültede dekanlık görevi devam ederken,
14:01tam 33 yıl sürdürdüğü memuriyet hayatından,
14:04üniversite öğretim üyesi olarak 1993 yılı Nisan ayında emekli olur.
14:21Ailesi, mesai arkadaşları, talebeleri ve çevresi tarafından ilim irfan sahibi,
14:27nezaket timsali,
14:29kibirsiz tevazuun sınırlarını net ölçülerle çizebilmiş,
14:33hayatını ilme adamış tarifleriyle,
14:36hatıralardan silinmeyen Karmış Hoca,
14:38gençlere,
14:39muhayyilesi zayıf olan insanın muhtevası da boştur,
14:43böyle insanlardan mümkün olduğu kadar uzak durmak gerekir,
14:47sözünü düstur edinmelerini sıkça hatırlatır.
14:51Çocukları çok seven,
14:53beşeri ilişkiler ve eğitim öğretim ustası Karmış Hoca,
14:58doyamadığı torunları,
14:59Beyza ve Yunus Orhan'la adeta arkadaştır,
15:03herkes gibi onların da çok büyük saygı ve sevgisini kazanır.
15:19Prof. Dr. Orhan Karmış,
15:22üniversiteden emekli olduğu 1993 yılından 2001 yılına kadar,
15:278 yıl müddetle TGRT televizyonunda çeşitli programlarda sunuculuk yapar.
15:33Arapça, Fransızca, Farsça, İngilizce ve Almanca ilmi neşriyatı takip edebilecek ölçüde,
15:40yabancı dil bilgisine sahip olan Orhan Karmış Hoca'nın,
15:44dünya televizyonlarında bir ilki gerçekleştirerek sunduğu,
15:48Kur'an-ı Kerim tefsiri tam 1200 bölüm yayınlanır.
15:52Böbrek yetmezliği sebebiyle 5 yıl boyunca haftada 3 gün hemodiyalize girer,
15:58fakat bu zor koşullarda dahi hizmetlerini hiç aksatmaz.
16:16Dünyanın birçok ülkesine ilmi araştırmalar için gider,
16:21konferanslar verir, makaleleri, yazıları yayınlanır.
16:24Türkiye Gazetesi'nde Cuma'dan Cuma'ya adlı köşesindeki ilmi yazılarıyla da uzunca bir müddet okurlarına ulaşma imkanı bulur.
16:4163 yıllık ömrünü ilme adayan ve röportajlarında,
16:46şimdiki aklınız olsa ne yapardınız sorusuna,
16:49dini ilimlerde alabildiğince zengin, bir umman, bir derya olan tefsir konusunda bütün gücümle dalmayı isterdim.
16:59Başka bir meslek seçmeyi hiç düşünmedim ve düşünmezdim de.
17:03Yine aynı mesleğimi ister, daha çok ilim öğrenmeye gayret ederdim.
17:08Cevabını veren Prof. Dr. Orhan Karmış Hoca, 3 Ekim 2001 tarihinde İstanbul'da vefat eder.
17:15Hakkın rahmetine kavuşmasından 3 ay sonra vefat eden eşi Aynur Hanım'la birlikte İstanbul Eyüp Sultan Mezarlığı'nda yatmaktadır.
17:31Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı.
17:36Elinde ise beyazdan gel de sıyır beyazı.
Yorumlar