- 15 dakika önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Endülüs’te Ramazan” programı ile izleyicilerini İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden Endülüs’e taşıyor.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Endülüs’te Ramazan” programı ile izleyicilerini İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden Endülüs’e taşıyor. Program, Ramazan ayı boyunca otuz gün süresince Endülüs’ten canlı yayınla ekranlara gelecek.
Granada, Kurtuba ve Medînetü’z-Zehrâ gibi İslam tarihinin simge şehirlerinden gerçekleştirilecek yayınlarda, Ramazan’ın manevi atmosferi tarihi mekânların eşliğinde ele alınacak. Elhamra Sarayı başta olmak üzere Endülüs medeniyetinin izlerini taşıyan önemli noktalarda yapılacak programda, iftar buluşmaları, kültürel değerlendirmeler ve medeniyet perspektifi üzerine sohbetler yer alacak.
Erkan Aydın’ın sunumuyla ekrana gelecek olan “Endülüs’te Ramazan”, yalnızca bir iftar programı olmanın ötesinde; İslam medeniyetinin ilim, ahlak ve adalet eksenindeki birikimini gündeme taşıyacak. Programda, geçmişten günümüze medeniyet tasavvuru, toplumsal değerler ve kültürel miras konuları da ele alınacak.
Ramazan ayı boyunca her gün canlı yayınlanacak olan “Endülüs’te Ramazan”, Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Endülüs’te Ramazan” programı ile izleyicilerini İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden Endülüs’e taşıyor. Program, Ramazan ayı boyunca otuz gün süresince Endülüs’ten canlı yayınla ekranlara gelecek.
Granada, Kurtuba ve Medînetü’z-Zehrâ gibi İslam tarihinin simge şehirlerinden gerçekleştirilecek yayınlarda, Ramazan’ın manevi atmosferi tarihi mekânların eşliğinde ele alınacak. Elhamra Sarayı başta olmak üzere Endülüs medeniyetinin izlerini taşıyan önemli noktalarda yapılacak programda, iftar buluşmaları, kültürel değerlendirmeler ve medeniyet perspektifi üzerine sohbetler yer alacak.
Erkan Aydın’ın sunumuyla ekrana gelecek olan “Endülüs’te Ramazan”, yalnızca bir iftar programı olmanın ötesinde; İslam medeniyetinin ilim, ahlak ve adalet eksenindeki birikimini gündeme taşıyacak. Programda, geçmişten günümüze medeniyet tasavvuru, toplumsal değerler ve kültürel miras konuları da ele alınacak.
Ramazan ayı boyunca her gün canlı yayınlanacak olan “Endülüs’te Ramazan”, Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:05:13M.K.
00:05:13M.K.
00:05:46M.K.
00:06:16M.K.
00:06:28M.K.
00:06:31M.K.
00:06:33M.K.
00:06:35M.K.
00:06:37M.K.
00:07:07M.K.
00:07:14M.K.
00:07:19M.K.
00:07:23M.K.
00:07:33M.K.
00:07:36M.K.
00:07:39M.K.
00:07:43M.K.
00:07:48M.K.
00:07:57M.K.
00:08:00M.K.
00:08:01M.K.
00:08:03M.K.
00:08:11M.K.
00:08:17M.K.
00:08:19M.K.
00:08:22M.K.
00:08:22M.K.
00:08:28M.K.
00:08:31M.K.
00:08:37M.K.
00:08:38M.K.
00:08:38M.K.
00:08:38M.K.
00:08:39M.K.
00:08:40M.K.
00:08:40M.K.
00:08:41M.K.
00:08:41M.K.
00:08:42M.K.
00:08:42M.K.
00:08:48M.K.
00:08:58M.K.
00:09:05Yani aslında hislerin dile gelmesi çok zor. O hüzün ve gurur ikisini bir arada yoğun bir şekilde yaşadığımız, hissettiğimiz mekanlardı.
00:09:17Elhamra sanatın, estetiğin zirve yaptığı, hayatın her alanına dair söz söyleyen bir medeniyetin birikiminin tecessüm ettiği, dile geldiği, göze geldiği
00:09:36harika bir mekan.
00:09:37Ben, Kurtuba Devlet İdaresi'nin merkezi, devletin yönetildiği yer ve orada medeniyetin, İslam'ın her türlü kurumlarıyla, müesseseleriyle hayatın içerisinde
00:09:55yer aldığı, insanların içerisinde bütün unsurlarıyla mesajlarını verdiği önemli bir mekan.
00:10:03Mevcut hali tabii bize çok şeyler söylüyor, her iki mekan itibariyle.
00:10:09Oraları tabii bilen insanlarla gezmenin farkı da çok bilinmesi gereken bir şey.
00:10:18Kendi başınıza gezdiğinizde size çok şey söylüyor, çok şey anlatıyor.
00:10:22Ama bilenlerle birlikte gezdiğinizde her bir noktası, bastığınız her nokta, gördüğünüz her detay size ayrı şeyler anlatıyor.
00:10:33Ve bütün kardeşlerimizi ben, nasıl ki Kudüs'ü yalnız bırakmamak gerekiyor, oralara gitmek gerekiyor, oradaki kardeşlerimize yanınızdayız mesajını vermek gerekiyorsa,
00:10:45buralarda da kardeşlerimizin gelip bulunması, ibret nazarıyla, ders çıkarmak nazarı da olsa, buralara mutlaka gelip gezmesi gerektiğini düşünüyorum.
00:10:57Peygamber Efendimizin bir hadisi şerifi var malumunuz.
00:11:02Müslüman, Müslümanın kardeşidir.
00:11:09İki farklı rivayeti var biliyorsunuz.
00:11:13Mümin, Müslüman birbirinin kardeşidir.
00:11:16Müslüman, kardeşine yanlış yapmaz veya yüzüstü bırakmaz.
00:11:23Bize düşen, günümüze yaşayan Müslümanlar olarak hem birlikte yaşadığımız, sıkıntı çeken Filistin'deki, Gazze'deki kardeşlerimizi yalnız bırakmamak
00:11:36ve geçmişten bize kalan bakiyeleri, Müslüman bakiyeleri de gezerek, onları bir şekilde görerek, içselleştirerek, özümseyerek,
00:11:46onlardan kendimize, günümüze mutlaka çıkaracağımız dersler olduğunu bilerek, buralara da gelmek gerekiyor, buralara gezmek gerekiyor.
00:11:53Çok teşekkür ediyorum. Bu hatırlatma çok önemliydi.
00:11:57Hadis-i şerifi okuyunca aklıma Kudüs'te dinlediğim bir hutbe geldi Fatih Hocam.
00:12:02Dünyada bazı Müslümanlar Kudüs'ü ziyaret edince, orada İsrail yönetimini meşru görüp onayladığını düşünerek,
00:12:11işte orayı ziyaretten kaçınırlardı böyle.
00:12:16Bu pandemi öncesinde 10 milyon bir yılda Yahudi ve Hristiyan Kudüs'ü ziyaret ederken,
00:12:22sadece 50 bin Müslüman ziyaret ederdi.
00:12:25Türkiye'den de 25 bin kişi giderdi.
00:12:27Hatta bir defasında Cumhurbaşkanımız da bunu bir toplantı vesilesiyle kendisi de rakamları vererek teyit etmiş ve teşvik etmişti insanları.
00:12:39İşte 25 bin kişi sadece giderdi.
00:12:42Bir gün Cuma hutbesinde Mescid-i Aksa'da Hoca Efendi dedi ki,
00:12:47evet dedi bazı insanlar buraya gelince, işte İsrail'in yönetimini onaylayacağını düşünüyor, bizi ziyaret etmiyor, bizi yalnız bırakıyor burada.
00:12:58Size sormak istiyorum dedi.
00:13:00Sizin bir kardeşiniz, bir yakınınız, akrabanız hapse düşse, onu orada ziyaret etmez misiniz?
00:13:06Onu yüzüstü mü bırakırsınız?
00:13:08Veya hapishanede onu ziyaret etmiş olmanız, hapishane yönetimini onayladığınız anlamına mı gelir?
00:13:14Ne olur kardeşlerinizi yüzüstü bırakmayın demişti.
00:13:18Dolayısıyla bu hadisi okuyup böyle de bir çağrı yapmanız çok anlamlı geldi.
00:13:22Çok özellikle teşekkür ediyorum.
00:13:24Estağfurullah.
00:13:24Özellikle gençlerin, tabii herkesin gelmesi daha iyi ama özellikle gençlerin mutlaka gelip buradaki 780 yıllık medeniyetin köklerini, neler yaşandığını, çöküş
00:13:43sebeplerini irdeleyip,
00:13:45malumunuz tarih geleceği inşa etmenin aracıdır, ders alması yolu.
00:13:51Biz de bu sebeple buradayız inşallah.
00:13:52Tarihte ilk defa bir canlı yayın yapıyoruz buradan.
00:13:56Sizin gibi kıymetli misafirlerimiz de her gün Türkiye'den geliyor ve analiz ediyoruz.
00:14:02Hocam, sizinle biz bugün biraz Avrupa ülkelerindeki kardeşlerimizi, soydaşlarımızı konuşacağız.
00:14:13Onlar üzerinden biraz en dürüst medeniyetini merkeze alarak, çünkü burası da sadece bir milletin oluşturduğu bir medeniyet değil.
00:14:23Çok farklı yerlerden buraya gelen ve burada yaşayanların oluşturduğu bir medeniyet.
00:14:27Dolayısıyla biraz hem gözlemlerinizi hem analizlerinizi hem de Avrupa'da yaşayanlara, Gençli Başkanlığımızın hizmetleri, bakış açıları,
00:14:38buradaki genç neslin hem kendi kültür ve kodları hem de Avrupa'nın bugünkü durumu arasındaki yaklaşımlarını, çelişkilerini, challenge'ları,
00:14:51bütün bunları sizinle konuşacağız ama kısa bir ara vereceğiz. Daha sonra bölmemek üzere sonra da konuşacağız.
00:14:59Hem de bugün 28 Şubat ilginç. Mekan önemli ama zaman anlamını yitirdi burada program yaparken.
00:15:07Programdan önce bir bakayım dedim hangi güne gelmişiz. 28 Şubat deyince biraz ondan da bahsetmeden olmayacak.
00:15:15Kısa bir ara verelim kıymetli izleyicilerimiz. Sonra yeniden buradayız.
00:15:1928 Şubat'ın bize hatırlattıklarından başlayarak Fatih Hocamla sohbet edeceğiz inşallah.
00:15:29Allah'u ekber, Allah'u ekber, Allah'u ekber, Allah'u ekber.
00:15:55Allah'u ekber, Allah'u ekber.
00:16:00Allah'u ekber, Allah'u ekber.
00:16:24La ilahe illa Allah, Allah'u akbar, Allah'u akbar, wa lillahi'lhamd.
00:16:44Sallallahu alaikum warahmatullahi wabarakatuh.
00:17:10Sallallahu alayhi wa sallam.
00:18:01Sallallahu alayhi wa sallam.
00:18:10Sallallahu alayhi wa sallam.
00:18:37Sallallahu alayhi wa sallam.
00:18:41Sallallahu alayhi wa sallam.
00:18:54Sallallahu alayhi wa sallam.
00:19:13Sallallahu alayhi wa sallam.
00:19:17Sallallahu alayhi wa sallam.
00:19:20Sallallahu alayhi wa sallam.
00:19:50Sallallahu alayhi wa sallam.
00:20:14Sallallahu alayhi wa sallam.
00:20:28Sallallahu alayhi wa sallallahu alayhi wa sallam.
00:20:57Alayhi wa sallam.
00:21:06alayhi wa sallam.
00:21:10Sallallahu alayhi wa sallam.
00:21:24Sallallahu alayhi wa sallam.
00:21:27Sallallahu alayhi wa sallam.
00:21:30Sallallahu alayhi wa sallam.
00:21:33Sallallahu alayhi wa sallam.
00:21:34Sallallahu alayhi wa sallam.
00:21:35Mehmet Fatih Karaca Hocam.
00:21:36Diyenişleri Başkan Yardımcımız.
00:21:38Bizimle beraber.
00:21:39Fatih Hocam.
00:21:41Şimdi araya gitmeden önce de söylediğim gibi.
00:21:45Takvime bakınca 28 Şubat.
00:21:48Tabi Endülüs'te medeniyeti yükselik, çöküş,
00:21:51Engizli sonlar bunları konuşurken.
00:21:5428 Şubat'ın da yani bizde oluşturduğu travmalar var maalesef.
00:22:00Sadece takvimde bir yazı diye görüp geçmek mümkün olmuyor.
00:22:05Ben İstanbul İlahiyat'ta İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciydim.
00:22:10Hazırlığı bitirmiş birinci sınıftaydık.
00:22:13Tefsir dersinde geliyorlardı içeriye.
00:22:18Eğer o günkü sınıf arkadaşlarımızdan bizi izleyenler varsa onlara da selam göndermiş olayım.
00:22:25Tefsir dersinde diyorlardı ki ya kız öğrenciler sınıftan çıksın ya da başlarını açsın tefsir dersinde.
00:22:34Bugün geriye doğru bakınca hiçbir anlam veremiyoruz.
00:22:37Bunun kime ne faydası olabilir?
00:22:40Bizi yerinde sabit kılıp geri götürmekten başka.
00:22:44Sizin de o yıllara dair hatıralarınız var mı?
00:22:48Evet hem de çok acı hatıralarımız var.
00:22:51Bütün Müslümanlar o dönemden etkilendi malumunuz.
00:22:56Hem genel olarak hem de özel olarak yaşadığımız izleri bizde de mevcut.
00:23:01Benim eşim o zaman İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci ve 28 Şubat'ın bayraktarlığını malumunuz.
00:23:07Üniversite öğrencileri üzerinde İstanbul Üniversitesi üstlenmiş ve yürütüyordu.
00:23:13Ve o dönemde biz ailecek eşim ve ben ailelerimiz gerçekten çok ciddi şekilde etkilendik.
00:23:22O kayıt döneminde kampüsün içerisinde Beyazıt'taki merkez kampüsün içerisinde eşimle birlikte gittiğimde gördüklerim, yaşadıklarım gerçekten benim zihin dünyamı allak bullak
00:23:37eden,
00:23:37bunun ötesinde sağlığımı dahi bozan sonuçları da beraberinde getiren bir süreç.
00:23:45O Beyazıt'ta kampüsün içerisinde her bir ağacın dibinde oturan, ağlayan kızlarımız vardı.
00:24:04Tek suçları Allah'a inanmak ve Allah'ın emirlerini yerine getirmekten başka bir şey olmayan bu kızlarımızın o halleri benim
00:24:13gözümün önünden gitmiyor.
00:24:15Aynı şekilde eşim o ikna odalarında yaşadığı psikolojik baskı hala izleri vardır.
00:24:25O ikna odasından ayrılırken tabii iyi niyetle hukuk devletinde yaşadığımız düşüncesiyle onların baş açma tekliflerini geri çevirdikten sonra bir dahaki
00:24:39gelişimde avukatım ve noterle birlikte geleceğim dediğinde
00:24:42o ikna odasındaki kişilerin İslam'ın en büyük değerlerinden Efendimiz'le alakalı yanında gelirken peygamberini de getirmeyi unutma diyerek
00:24:57alaycı bir ifadeyle oradan çıktığını anlattığında gerçekten bizim açımızdan artık son darbeydi.
00:25:05Evet o dönem maalesef yaşandı ve hamdolsun milletimizin büyük özverisi desteğiyle milletimizin ferasetiyle o dönem ve etkileri hamdolsun geride kaldı.
00:25:23Ama biz o günleri unutmayacağız. O günlerin neleri getirdiğini, neleri alıp götürdüğünü ve insanlarda nasıl bir iz bıraktığını, hasar bıraktığını
00:25:34çok iyi biliyoruz.
00:25:35Ve bunu biz yaşadık. Bizden sonraki insanlar da bunu bir şekilde bilmeli ve oraya dair okumalar yapmalı diye düşünüyorum.
00:25:44Evet teşekkür ediyorum hocam. Şimdi biz Endülüs'teyiz. Medeniyetlerin oluşmasında hicretlerin, düzenli göçlerin elbette katkısı var.
00:25:57Derler ya bütün hikayeler şehre bir yabancının gelmesiyle ya da birinin bir yolculuğa çıkmasıyla başlar.
00:26:04Şimdi bütün medeniyetlerin köklerinde, gelişiminde bu düzenli hicret ve göçlerin mutlaka etkisi.
00:26:15Kavimler göçünde olduğu gibi yakın büküyor ortalığı.
00:26:18Müslümanlar buraya geldiğinde vizgotlar var burada.
00:26:22Kavimler göçüyle başlayan kavimlerin birbirini itmesi sonucu buraya gelen, artık buradan gidecek bir yer olmayınca burada kalanlar.
00:26:30Biraz bu gerçek üzerinden konuşmak istiyorum.
00:26:35Eskiden Avrupa'ya giden ilk kuşaklar bizim Türkiye'den geçici gördü bu gidişleri.
00:26:43Biraz barınma, ihtiyacını giderme, dünyevi kaygılarla.
00:26:49Ama bugün üçüncü, dördüncü kuşaktan söz ediyoruz Avrupa'da.
00:26:53Bu sosyolojik dönüşümü siz görev yaptığınız yerlerde ve gittiğiniz ülkelerde nasıl gözlemlediniz?
00:27:01Teşekkür ediyorum Erkan Hocam.
00:27:04Tabii sorunuzun cevabına geçmeden önce Ülke TV'ye de özel bir teşekkür etmem lazım.
00:27:09Şu an çok iddialı ve çok özgün bir iftar programını yapıyor Ülke TV.
00:27:18Yurt dışında, Endülüs'te ve bu programın inşallah hayırlara vesile olmasını ben Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum.
00:27:24Amin. Allah razı olsun.
00:27:29Milletimiz tarihin çeşitli zamanlarında farklı gerekçelerle nüfus hareketliliği ve insanlarla birlikte bir yer değişikliği yaşamış.
00:27:40Ve bunların arkasında önemli oranda kızıl elma idali ve i'lâ-i kelimetullah var.
00:27:46Ve bunlar yaparken tabii devlet bir bütün olarak bu işin peşinde, bu hedefin peşinde ve devlet ordusuyla ve bütün unsurlarıyla
00:27:58birlikte bu yer değişikliğini ve nüfus hareketlerini gerçekleştiriyor.
00:28:05Gittiği her yere tabiri caizse damgasını vuruyor, dönüştürüyor, değiştiriyor, günlük hayat değişiyor, ziraat değişiyor, mimari değişiyor, eğitim hayatı değişiyor, hayat
00:28:18algısı değişiyor, sosyoloji değişiyor, kültür değişiyor, değerler değişiyor, estetik değişiyor, her şey değişiyor.
00:28:26Bununla birlikte yine insan hareketliliklerinin gerekçeleri arasında ticari hareketlilikler var.
00:28:32Ticaretin de beraberinde getirdiği değişimlerin güzel örnekleri de var tarihte biliyorsunuz.
00:28:41Bizim birinci yer değişikliğimizin en güzel örneği fetihler.
00:28:47Ticari anlamda yer değişikliklerinin en güzel örneği veya dönüşümlerin değişikliklerin en güzel örneği de Arap tacirlerin Endonezya'da yaptığı güzel değişim
00:28:59ve dönüşüm.
00:29:00Ve sonrası da yine bizim milletimizin Balkanlar'da özellikle oraların fethinden önce erenlerle, erenler yoluyla, sarı saltuklarla başlattığı bir zemin hazırlama,
00:29:15bir değişim dönüşümü için altlık hazırlama hareketi.
00:29:18Ve bütün bunların hepsi bizim gittiğimiz coğrafyalarda, bulunduğumuz coğrafyalarda millet olarak orada bulunmakla birlikte beraberinde getirilen ciddi bir dönüşümü de
00:29:31ortaya çıkarıyor.
00:29:33Bütün müesseseleriyle birlikte.
00:29:34Ama son zamanlarda yani uzun zaman sonra, yüzyıllar sonra bizim millet olarak Avrupa'ya doğru yapmış olduğumuz nüfus hareketliliği İkinci
00:29:48Dünya Savaşı'ndan sonra gerçekleşiyor.
00:29:50Ve bu İkinci Dünya Savaşı sonrasında yapılan bu hareketlilik, işçi hareketi hepimizin bildiği üzere ve merkezi Almanya olmak üzere İkinci
00:30:00Dünya Savaşı'ndan sonra harabeye dönüşen Avrupa'nın imarı konusunda
00:30:06o zamanki büyüklerimiz Avrupa'nın ihtiyaçlarının karşılanması, onların yeniden imarında onlara destek olmak üzere yola çıkmışlar.
00:30:16Dediğiniz gibi bu yola çıkış muvakkat bir yola çıkış.
00:30:21Belli bir süre, kalıcılık gibi bir duygu, düşünce kesinlikle akıllarda yok.
00:30:27Belli bir süre gidilecek, çalışılacak, ondan sonra ülkeye geri dönülecek.
00:30:33O sürede nedir? İşte belki bir traktör, belki birkaç hayvan, belki bir başlık parası, belki birkaç tarla parası veya borçların
00:30:42ödenmesini sağlayacak kadar para kazanmak, ondan sonra geri dönmek.
00:30:47Yeşilçam filmlerinde de bu zaten işleniyor sıkça.
00:30:50Tabii.
00:30:51Gidip dönenler.
00:30:52Bu amaçla yola çıkılıyor Avrupa'ya. Yani hiçbirinin zihni dünyasında Avrupa'da kalıcı olmak gibi bir duygu, düşünce kesinlikle yok.
00:31:00Ve yapılan planlamalar bir yıl, iki yıllık, üç yıllık, belki de en fazlası beş yıllık planlamalar.
00:31:07Ama tabiri caizse evdeki hesap çarşıya uymuyor.
00:31:11Neden? Çünkü oraya gidince orada farklı bir dünya, farklı imkanlar, farklı bir hayat.
00:31:19İnsanlarımız orada kurdukları düzeni belli bir süre daha devam ettirme ve orada elde ettikleri imkanları yine vatana ulaştırma, vatanda bir
00:31:30katma değer oluşturma amacıyla biraz daha kalmaya çalışıyorlar.
00:31:33Ve bu süreçte yavaş yavaş düzenler kuruluyor.
00:31:36Aile birleşimleri gerçekleşiyor.
00:31:38Tek başına gitmiş işçiler kısa sürede eşlerini getiriyorlar, çocuklarını getiriyorlar.
00:31:44Ve orada artık yavaş yavaş ailelerle birlikte başlayan bir hayat var.
00:31:50Ve bu hayatın da beraberinde getirdiği yine yenilikler var, yeni imkanlar var.
00:31:54Çocuklar yavaş yavaş okumaya başlıyor, büyüyorlar, oranın dilini öğrenmeye başlıyorlar.
00:32:01O başlangıçtaki bireysel yetersizlikler yavaş yavaş yerini çocuklarla birlikte ortaya çıkan yeterliliklerle bambaşka bir şeye evriliyor.
00:32:11Başka bambaşka bir hayata evriliyor.
00:32:13İnsanlar orada artık hem sistemin bir parçası olmaya başlıyorlar, sistemi öğreniyorlar.
00:32:20Sistemin kendilerine sağlayacakları getirileri görüyorlar, ondan faydalanmaya başlıyorlar.
00:32:26Çocuklar dediğim gibi okumaya başlıyor, dil öğreniyor.
00:32:29Ve bir sermaye birikimi de başlıyor.
00:32:32Ve hem çocukların ve kendilerinin orayı öğrenmeleri, alışmaları, elde edilen sermayenin de bir şekilde yatırıma dönüşmesi ve benzeri gerekçelerle
00:32:41bizim oraya giden neslimiz ikinci, üçüncü nesil hayata gelmeye başladıktan sonra yavaş yavaş zihin dünyalarını değiştirerek
00:32:50Türkiye'ye dönüş fikrini ertelemeye hatta bir kısmı da artık biz burada kalıcıyız demeye başlıyor.
00:32:56Orada kalıcı olduktan sonra insanın malumunuz hem maddi ihtiyaçları var hem de manevi ihtiyaçları var.
00:33:03Ve bizi biz yapan değerlerin hiçbiri vazgeçilmez değerler değil.
00:33:07Biz o değerleri gittiğimiz her yere gidiş amacımız farklı olsa da taşıyoruz.
00:33:14Ve bizi biz yapan en önemli değerlerimizin başında da dinimiz ve dinimizin bize getirdiği yükümlülüklerle ortaya çıkan
00:33:21davranış birliği, hareket birliği, bulunduğumuz yere katma değer üretmemizi sağlayan iyilikler, güzellikler.
00:33:30Ve bunlara da biz Türkiye'deki halini o an itibariyle belki gerçekleştirmemiz mümkün değil ama yavaş yavaş onları da getirmeye başlıyoruz.
00:33:41Ne olarak? İlk önce diyoruz ki, oradaki kardeşlerimiz diyorlar ki, biz burada cuma namazlarımızı en azından kılmamız gerekir.
00:33:49Bayram namazlarını kılmamız gerekir.
00:33:51Çocuklarımız dünyaya geliyor, bu çocuklarımıza bizim dinimizi, kitabımızı öğretmemiz gerekir.
00:33:57Ve bunun için de bize hoca lazım.
00:34:00Hocalarımız geliyor.
00:34:01Hocalarımızla birlikte orada yavaş yavaş yeni yerler alınıyor.
00:34:08Eski mekanlar farklı amaçlarla inşa edilmiş, terk edilmiş, kullanılmayan mekanlar
00:34:14kardeşlerimizin büyük gayretleriyle satın alınarak camiye dönüştürülüyor.
00:34:20Ve oralarda ilk giden hocalarımız, evvelun dediğimiz hocalarımız orada büyük bir özveriyle, büyük bir gayretle çok güzel hizmetler etmeye başlıyorlar.
00:34:34Hocam, buyurun.
00:34:35Şimdi bu noktada şunu sormak istiyorum.
00:34:38Dün Profesör Doktor Ruhi Ersoy Hocam'la beraberdik.
00:34:42Evet.
00:34:43Endürüs medeniyeti yaşanırken eş zamanlı olarak Türkistan coğrafyasını da konuştuk.
00:34:48Orada çok güzel bir cümle sarf etti kendileri.
00:34:52Dedi ki, Türkler gittikleri her yerde kurucu unsur olmuşlardır.
00:34:57Evet.
00:34:57Siz de az önce dediniz ki, eskiden hep böyleydi.
00:35:01Ya fetihlerdi, ya ticari seferlerdi.
00:35:03Ama İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bu biraz daha değişti.
00:35:07Farklı zorunluluklar ortaya çıktı.
00:35:10Şimdi tarihte Türkler gittikleri yere devlet kurarak gittiler.
00:35:15Ama İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra farklı sebeplerle gittiler.
00:35:19Ama yine de vakıflar, dernekler kurmaya başladılar.
00:35:24Onların etrafında örgütlenmeye başladılar.
00:35:27Acaba asli dünyevi ihtiyaçlarını, giderme kaygısını karşıladıktan sonra kurucuk kodlarına mı dönüyorlar?
00:35:40Kesinlikle öyle.
00:35:41Sosyolojik olarak bunu öğrenmek istiyorum.
00:35:44Kaşgarlı Mahmud'un Kutatku birlikte yaklaşık 260 kadar değime yer verdiğini görüyoruz.
00:35:50O deyimlerden bir tanesi de, il gitse de töre kalır.
00:35:56Bu anlayıştan hareketle Türk gittiği yerde kurumsallığı da beraberinde götürür.
00:36:05Kendisini yani Müslüman Türk olarak yaşamayı sağlayacak her ne varsa onu bütün kurumlarıyla birlikte oraya taşır.
00:36:15O kodlar dediğiniz gibi ilk etapta belki gündemde olmasa da sonrasında yavaş yavaş zihin dünyası orada kalıcılığa doğru dönünce
00:36:26o zamanki büyüklerimiz, abilerimiz Türkiye'deki müesseseleri yavaş yavaş oraya taşımaya başlıyorlar.
00:36:34Dernekleşerek, vakıflar kurarak ve bu dernek ve vakıfların bünyesinde yürüttükleri sosyal ve kültürel hizmetlerle
00:36:44bizi biz yapan değerleri kurumsallaşarak o kurdukları çatılar altında insanlarımıza vermeye başlıyorlar.
00:36:53Ve bunun başında da bu kurumsallaşmanın başında hamdolsun cami dernekleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın öncülük ettiği vakıflar.
00:37:04Bu vakıfların ilki 1982 yılında Belçika'da kuruluyor.
00:37:08Belçika Diyanet Vakfı.
00:37:09Öyle mi? İlko mudur?
00:37:11Tabii. Sonrasında Hollanda, Almanya ve diğer ülkelerde oradaki çatı kuruluşlar kuruluyor.
00:37:19Ve derneklerin kendi başlarına hareket etmemeleri, o birlikten doğacak gücü elde etmek amacıyla
00:37:30o çatı kuruluşunun altında onların bir ele gelmesi sağlanıyor.
00:37:33Ve o çatı kuruluşların kontrolünde, rehberliğinde oradaki dini, sosyal, kültürel, milli hizmetlerin tamamı icra edilmeye başlıyor.
00:37:46Malumunuz olduğu üzere camiler Avrupa'da bizim camilerimiz özellikle hayatın merkezi.
00:37:55Bunu geçmeden önce şu detayı da paylaşmak istiyorum.
00:37:57Avrupa'da yaşayan Müslümanlar sadece Türklerden ibaret değil biliyorsunuz.
00:38:01Orada başka milletlerden gelen, özellikle Kuzey Afrika'dan gelen kardeşlerimiz de var.
00:38:06Ama onların kurumsallaşmasıyla, Türklerin kurumsallaşmasına baktığımız zaman arada çok ciddi fark var.
00:38:13Nasıl fark var?
00:38:14Yani Türkiye'den gelen millet varlığımızın oluşturduğu kurumsal yapılar çok güçlü, çok bilinçli, hedefleri olan bir yapı iken
00:38:25oradan gelen kardeşlerimizin maalesef, diğer yerlerden gelen kardeşlerimizin maalesef bu güçlü çatı kuruluşları kuramadıklarını,
00:38:34birlik beraberlik içerisinde hareket edemediklerini görüyoruz.
00:38:36Ve onların da bizim çatımız altında toplanıp, bizim sunduğumuz hizmetlerden faydalandıklarını,
00:38:45hatta çoğu hizmetleri bizden almak istediklerini de çok rahatlıkla söyleyebiliriz.
00:38:51Bizim camilerimiz şu an aslında Peygamber Efendimiz zamanında,
00:38:57Mescid-i Nebi'nin yürütmüş olduğu fonksiyonlarının neredeyse tamamını yürütmektedir Avrupa'da.
00:39:02Sadece yani ibadetlerin yerine getirildiği değil, insanların toplandığı, belki çocukların eğitim gördüğü.
00:39:10Evet.
00:39:11Orada hem din hizmetleri veriliyor, hem din eğitimi veriliyor, hem sosyal kültürel faaliyetler yapılıyor,
00:39:20hem milli günler, hem dini günlerle ilgili kutlamalar yapılıyor.
00:39:25Vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin hüzünlü ve sevinçli günlerinin her haliyle yaşandığı yerler ve onların merkezi olarak oralar kullanılıyor.
00:39:33Tabii bu bizim kardeşlerimizin oradaki varlığı, başlangıçta da ifade ettik,
00:39:40varlık amaçları farklı iken, sonrasında yavaş yavaş kurumsallaşmaya başlayınca,
00:39:46o kurumsallaşmayla birlikte Türkler orada hem görünür hale geliyor,
00:39:53hem de toplumun nesnesi değil, öznesi haline dönüşüyor.
00:40:01Siz özne haline dönüştüğünüzde artık oradaki toplumun bir parçası oluyorsunuz
00:40:11ve oradaki topluma, diğer unsurlara sağlanan haktan, haklardan, özgürlükler alanında sağlanan imkanlardan
00:40:23siz de hakkınızı almak için gayret göstermeye başlıyorsunuz.
00:40:28Ve bu sizin nesne olmaktan özne olmaya geçişinizle birlikte bulunduğunuz toplumda artık varlık sebebiniz de değişmeye başlıyor.
00:40:41Ve yavaş yavaş dönüştürücü unsur haline de geçmeye başlıyorsunuz.
00:40:46Ve hamdolsun bu kurumsallaşmayla birlikte orada bizim millet varlığımız bir hem Müslümanlar hem de Türkler adına bir rol model olarak
00:41:00toplum içerisinde yaşamaya başlıyorlar.
00:41:04Tabi bir toplumun, bir topluluğun dönüştürücü olabilmesi için ne lazım?
00:41:12Bu da tabi kendilerinden olmuyor.
00:41:15Yani toplumun da dönüştürücü olabilmesi için bazı hususiyetleri de taşıması lazım.
00:41:21Buna tarihten bir örnek vermek gerekirse,
00:41:23Sultan Fatih malumunuz İstanbul'u fethettikten sonra ki orası Doğu Roma'nın merkezi ve Roma Bizans medeniyetinin de bütün unsurlarıyla
00:41:36birlikte en güçlü haliyle her ne kadar zayıflasa da yaşandığı bir yer.
00:41:40Ve bizim de Türk İslam medeniyetinin Sultan Fatih orayı fethettikten sonra orayı değiştirmesi ve dönüştürmesi gerekiyor.
00:41:52Burayı iki türlü değiştirmek mümkün, dönüştürmek mümkün.
00:41:56Bir zorla ya da kolay diğer yöntemde güzel bir örneklikle.
00:42:04Hangisi zor? Zorla yapılan dönüşüm kolay.
00:42:08Yani zor kullanarak yapılan dönüşüm kolay.
00:42:11Ama zorla yapılan değişimler de hiçbir zaman kalıcı olmuyor.
00:42:14Tabi.
00:42:15Yani 28 Şubat'ı konuştuk.
00:42:17İşte İspanya'yı konuştuk.
00:42:18Bugün Avrupa'da en çok yerli Müslümanın yaşadığı şehrin Granada olduğu söylenir.
00:42:2420 bin civarında Müslüman var.
00:42:27Yani zorla dönüştürmeye çalıştığınız yerde mutlaka daha sonra birkaç nesilse orasında mutlaka ters tepiyor.
00:42:34Yani ya sürgüne gönderecekti mevcut İstanbul halkını ya da bir şekilde cezalandıracak başka türlü onları oradan çıkaracaktı Sultan Fatih.
00:42:46Ama Sultan Fatih zor olanı tercih ediyor.
00:42:48Yani onları örnek insanlar, rol modeller eliyle dönüştürmeyi tercih ediyor.
00:42:54Ve bunun için de sancaklara ferman gönderiyor.
00:42:58Ve gönderdiği fermanda oraya insanların gönderilmesini ama önüne gelen herkesi değil belli şartları taşıyan insanları göndermelerini söylüyor.
00:43:10Nedir o şartlar?
00:43:12Bir, bir kere gelecek olan insanlar en az 3 nesildir yerleşik hayatta olacak.
00:43:21Yerleşik hayatta olmanın anlamı ne?
00:43:25Başkasıyla birlikte, ötekiyle birlikte yaşama kültürüne sahip birisi olacaksınız.
00:43:29Evet, çok ilginç.
00:43:30Yani ötekinin varlığını kabul edeceksiniz.
00:43:35Ötekiyle birlikte yaşayacaksınız.
00:43:38Ötekini kendi içinizde bir şekilde hayranlıkla değil, kendi değerlerinizle birlikte yaşayacağınız, onlarla birlikte yaşama tecrübesine sahip bir durumda olacaksınız.
00:43:55Bir diğer özellik meslek sahibi olacak.
00:44:00Yani hayatta kalma konusunda başkasına muhtaç olmayacak.
00:44:06Bir diğer özellik de yanlış hatırlamıyorsam okuma yazma bilme diye hatırlıyorum.
00:44:11Eğer burada yanılıyor olabilirim.
00:44:12Ama bütün bu 3 özellik de gelecek olan insanın bulunduğu toplumda herhangi bir şekilde ezilmeden,
00:44:22Temsil kabiliyeti yüksek, temsil kabiliyeti yüksek, özgüveni olan ve kendi inandığı değerleri herhangi bir tehdit veya baskı altında kalmadan veya
00:44:34bir özgüven problemi yaşamadan,
00:44:36bulunduğu neredeyse olursa olsun orada yaşayabilecek duygu ve düşünce de olacak.
00:44:43Bunu istiyor Sultan Fatih.
00:44:45Ve Konstantinopolis bu şartları taşıyan insanlar eliyle İstanbul ve İstanbul'a dönüşüyor.
00:44:54Malumunuz bir toplumun veya bir devletin ortaya bir medeniyet koyabilmesi için hayatın her alanına dair kendine özgü bir söylemin olması
00:45:05gerekiyor.
00:45:05Yani hayatın her alanı yemesinden içmesine, kültürden sanata, mimariye.
00:45:11Tabii her anlamda kendine özgü bir şey söylemiş olması gerekiyor.
00:45:15Ve Türk İslam medeniyeti de İstanbul'da bu insanlar eliyle artık zirveye doğru yürüyor.
00:45:22Ve bizim Avrupa'da yaşayan kardeşlerimiz de orada yerleşik hayata geçtikten sonra artık toplumun bir parçası ve hatta yaşadıkları örneklikle birlikte
00:45:38dönüştürücü ve değiştirici bir topluma evriliyor.
00:45:43Bizim Avrupa'da yaşayan kardeşlerimizin ortaya koyduğu katma değer ilk dönem itibariyle dediğimiz gibi başka amaçlarla yapılan yerleri camiye dönüştürmek iken
00:46:03şimdi artık geldiğimiz noktada kendimize özgü mimarisi olan, minareleri, kubbeleri olan içinde tezinatı, hat sanatları ile bezenmiş, süslenmiş,
00:46:16sosyal ve kültürel müştemilatı olan, sınıfları, sosyal etkinliklerin yapılabileceği eklentileri olan mekanlar olarak sıfırdan inşa ediliyor.
00:46:28Türk Millet yani Avrupa'daki Türkler kardeşlerimiz kurucu kodlarına dönüyor.
00:46:35Hocam Diyanet İşleri Başkanlığımız ne zamandan beri Avrupa'da böyle hizmetler veriyor?
00:46:41Bu sürece dair bir şeyler söyleyebilir miyiz?
00:46:43Tabii ki.
00:46:44Bunun belli zorlukları da var muhtemelen.
00:46:46Mutlaka.
00:46:47İşte her ülkede var mıyız? İspanya'yı en sona bırakıyorum.
00:46:51Hemen hemen her ülkede hamdolsun hizmetlerimiz devam ediyor.
00:46:55Kimin de resmi olarak, kimisinde de sivil olarak.
00:47:00Yani bizim yurt dışındaki aslında hizmetlerimizin en önemli ayağı soft power dediğimiz sivil ayağımız.
00:47:09Ve bu hizmetler her ne kadar 1970'li yıllarda Avrupa'da resmi olarak başlasa da,
00:47:15bu yumuşak güç kapsamında oralarda oluşturulan dernekler, vakıflar bizim yumuşak güç olarak ürettiğimiz en önemli kazanımlarımız.
00:47:2970'li yıllardan itibaren işte Belçika'dan örnek verelim.
00:47:35İmam olarak geliyor hocalarımız, büyüklerimiz.
00:47:38Ve aynı zamanda din dersi öğretmenliği de yapıyorlar.
00:47:41Belçika'nın devlet yapısından kaynaklı olarak ortaya çıkan bu imkanı,
00:47:47oradan o zaman gelen hocalarımız, büyüklerimiz değerlendiriyorlar.
00:47:50Okullarda din dersleri de veriyorlar.
00:47:53O şekilde Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Avusturya,
00:47:58buralarda 70'li yıllardan itibaren başlayan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hizmeti
00:48:04artık günümüzde kocaman bir orduyla devam ediyor.
00:48:08Hem resmi hem de sivil ayağıyla.
00:48:11Ve bizim Avrupa'da ürettiğimiz katma değer, özellikle vakıflarımız eliyle üretilen katma değer,
00:48:21dünyanın dört bir yanına Türkiye Diyanet Vakfı eliyle yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar
00:48:28mottosunun gerçekleşmesi için yayılıyor.
00:48:30Hem bireysel anlamda hem kurumsal anlamda.
00:48:34Hem maddi hem manevi anlamda.
00:48:37Hem aktif olarak hem dolaylı olarak bizim oradaki üretmiş olduğumuz katma değer
00:48:46dünyanın dört bir yanına yayılıyor.
00:48:48Bu hizmetlerin aksadığı dönemler oldu mu?
00:48:52Yani yurt dışına görevli gönderemediğimiz?
00:48:55Şimdi tabii yurt dışına din görevlisi gönderemediğimiz zamanlardan ziyade yerler,
00:49:01coğrafyalardan bahsetmek mümkün.
00:49:03Malumunuz bizim yaklaşık altmış yıldır Avrupa'da yaşayan bir millet varlığımız var.
00:49:13Ve Avrupa'nın da kendi içerisinde bu millet varlığımızla alakalı kendi düşünceleri, planları var.
00:49:21Dışarıdan gelen ve bir takım imkanlar verdiği, haklar verdiği insanların kendi istediği şekilde
00:49:28bulunduğu ülkede yaşamasını sağlayacak tedbirler alıyor.
00:49:33Ve bu tedbirler kapsamında alınan, yapılan işler kendi istedikleri sonucu maalesef vermiyor.
00:49:43Biz ona o tedbirlerin sonucu asimilasyon diyoruz ama bizim amacımız entegrasyon.
00:49:49Bu asimilasyon gerçekleşmeyince bunun sebeplerini araştırdıklarında bunun en büyük nedeninin
00:49:59Türkiye'den gelen din görevleri oldu.
00:50:02Ve bu din görevlerinin bir şekilde artık gelmemesini sağlayacak tedbirler alınıyor.
00:50:08Ve bunun içinde çeşitli gerekçeler var.
00:50:10Nedir?
00:50:10İşte maaşı yurt dışından ödenen herhangi birisinin bu ülkede görev yapması bizim yasalarımıza uygun değil.
00:50:20Ve benzeri gerekçelerle, anayasalarda, yasalarda yer alan bir takım düzenlemelerle
00:50:26Türkiye'den din görevlisinin getirilmesinin önü kesilmek için uzun zamandır devam eden çalışmalar vardı.
00:50:34Ve bunun ilk sonucu maalesef Avusturya'da gerçekleşti.
00:50:38Avusturya'da 2010'lu yılların ortalarındaki yürürlüğe giren düzenlemelerle
00:50:45Türkiye'den din görevlisinin getirilmesi engellendi.
00:50:48Sonrasında geçtiğimiz yıl itibariyle uzun zamandır devam eden bir sürecin sonucu olarak
00:50:54Fransa'da da artık Türkiye'den din görevlisi maalesef getirilemiyor.
00:50:59Belçika'nın 3 bölgesi var.
00:51:02Belçika, Brüksel, Filaman ve Valonya bölgesi.
00:51:08Burada da aşırı sağın oldukça güçlü olduğu Filaman bölgesinde maalesef
00:51:13Türkiye'den din görevlisinin getirilmesi, yasaklanması için epey yasal tedbirler alındı.
00:51:19Ama Belçika Diyanet Vakfı'nın öncülüğünde, orada yürütülen hukuk süreçleri sonucunda
00:51:25iki defa Anayasa Mahkemesi oradaki yasal düzenlemeleri iptal etti.
00:51:30Ve bu da tabii ki Avrupa'da bizim kurumlarımızın sistemin içerisine ne kadar entegre olduğunu,
00:51:37sistemin içerisindeki haklarını koruma, oyunu Kur'an'ına göre oynama konusunda
00:51:45ne denli yeterlilik elde ettiğinin en güzel göstergelerinden bir tanesidir.
00:51:51Burada da bütünüyle Batı'nın kötülenemeyeceğini, belli özgürlüklerin teminat altına alındığını,
00:52:02bunu da Ali İzzet Begoviç'in söylediği gibi bunu da belki tespit etmek lazım değil mi?
00:52:08Mutlaka da. Tabii oyunu Kur'an'ına göre oynamak gerekiyor.
00:52:10Şu anda bile mesela biz burada İspanya'da, Endürs bölgesinde, Elhamra Sarayı arkamızda ve bir yayın yapıyoruz.
00:52:18Evet.
00:52:19Yani aslında bu bir yerde Ayasofya'nın önünde gelip, Yunanistan'dan bir televizyonun eskiye dair bir program yapması gibi.
00:52:28Evet.
00:52:28Biz burada özgürce bütün bunları konuşuyoruz.
00:52:32Tabii.
00:52:32Bu da saygı duyulması, takdir edilmesi gereken bir yön değil mi?
00:52:37Tabii ki. Yani Avrupa'nın özgürlükler kapsamında gerçekten iyi, önemli kazanımlar sağladığını hepimiz biliyoruz.
00:52:47Ama bir takım ideolojik gerekçelerle bu özgürlüklerin kısıtlandığını da biliyoruz.
00:52:53İşte bu özgürlüklerin kısıtlanmasını sağlayan ki bunlardan bir tanesi Türkiye'den vatandaşlarımızın gerçekten talepleri doğrultusunda gelmesi gereken getirilen din görevlerinin engellenmesi
00:53:09de bu özgürlüklerin kısıtlanması arasında yer alıyor.
00:53:12Hocam bu yabancı öğrencilerin, Diyanşehir Başkanlığı'nın uluslararası ilahiyat projesi var.
00:53:18Kısa bir ara verdikten sonra onu soracağım.
00:53:21Siz Avrupa'da yaşayan Türklerin çocuklarını getirip Türkiye'de isteyenleri ilahiyat fakültelerinde eğitiyorsunuz.
00:53:29Acaba bunun için bir tedbir miydi?
00:53:31Kısa bir ara verelim isterseniz.
00:53:33Ondan sonra da bunun üzerine sohbet edelim.
00:53:36Kıymetli izleyicilerimiz Granada'dan, Nar Ülkesi'nden, Endülüs'ten sohbetimize devam edeceğiz.
00:53:42Kısa bir ara.
00:53:45Kıymetli izleyicilerimiz Endülüs Granada'dan ülke TV ekranlarında canlı olarak Endülüs'te Ramazan programımız devam ediyor.
00:53:53Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Fatih Karaca hocamla beraber sohbet ediyoruz.
00:54:00Hocama Uluslararası İlahiyat Öğrencilerini soracağım.
00:54:04Ama hocam aklıma bir şey geldi.
00:54:06Onu söylemeden geçersem haksızlık etmiş olurum.
00:54:11Tayyar Altıkulaç hocanın ki Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı.
00:54:15Zorluklara Aşarken diye üç ciddik bir kitabı vardır.
00:54:18Şimdi hatırladım.
00:54:20Kitabın bir yerinde bir dönem yurt dışına görevli gönderirken zorlandıkları,
00:54:25bununla ilgili bir bütçe olmadığı.
00:54:30Sonra birisinin onlara Dışişleri Bakanlığı'nın yurt dışı kültür varlıklarını koruma maddesinde
00:54:37E veya F bendine mutlaka gidip bir bakın.
00:54:42Orada mutlaka bir çözüm bulacaksınız diye onlara hatırlattığını böyle anlatır.
00:54:48Birisi bu tabi Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadrolar ihdas edilirken giderler Gazi Mustafa Kemal'le derler ki Atatürk'e
00:55:00Ya böyle böyle kadrolar ihdas ediliyor.
00:55:04Bazı ülkelerimizde papaz kadroları var.
00:55:06Biz ne yapalım?
00:55:07Mütekabiliyet esasına göre yapın bir şeyler.
00:55:11Diyorlar ki efendim diyor bunlar işte biri papaz gönderiyor, biri şöyle yapıyor, böyle yapıyor.
00:55:18Diyor ki kim size bir papaz gönderiyorsa bir papaza karşılık üç tane kadro ihdas edin diyor.
00:55:26Dersiyam gönderin, imam gönderin, vaiz gönderin diyor.
00:55:31Ve dış işlerine de bununla ilgili bir bütçe ve madde koyduruyor.
00:55:37Gerçekten gidiyorlar, gerçekten dış işlerinde böyle bir kadro var ve ondan sonra bu kadroları kullanarak yurt dışına görevli göndermeye devam
00:55:47ediyorlar.
00:55:48Bunun aslı var mı?
00:55:50İşin açıkçası...
00:55:51Dışişleri kadrosundan mı gidiyor yurt dışına giderken?
00:55:54Tabii bizim şu an din görevlerimiz, uzun süreli din görevlerimiz bakanlıklar arası ortak kültür komisyonu kapsamında görevlendiriliyor.
00:56:02Ve hem öğretmenler hem din görevlileri aynı mevzuata tabirler ve devletimiz onlarla ilgili her türlü bütçeyi de o kalemden oradan
00:56:17temin ediyor.
00:56:19Şimdi tabii o dönemdeki zorluklar şu an anlatılırsa o kadar çok ki en basitinden şu an günümüze dair bir şey
00:56:28söyleyeyim.
00:56:29O zaman bırakın bir din görevlisini.
00:56:33Diyanet İşleri Başkanı bile yurt dışına çıkacağı zaman Dışişleri Bakanlığı üzerinden çeşitli yazışmalar, vize süreçleri vs.
00:56:44Tayyar Bey'in zamanı, gerilere falan gitmeye gerek yok.
00:56:48Almanya'dan bir davet mektubu gelecek, o davet mektubu ilgi tutulacak.
00:56:54Onunla vize müracaatı yapılacak, vize çıkacak.
00:56:56Ondan sonra gidilecek vs. Ama şimdi öyle mi?
00:57:00Allah'a şükür ülkemizin geldiği nokta.
00:57:03Elhamdülillah.
00:57:03Takdire şahin ve şükrediyoruz buna.
00:57:05Elhamdülillah.
00:57:05Hocam bu uluslararası öğrenciler var.
00:57:09Bunlar nedir?
00:57:10Diyanet niye böyle bir proje geliştirdi?
00:57:12Biraz önce anlattığınız zorlukları bilgisi var mı?
00:57:15Var, var.
00:57:16Yani o zorlukları 2000'li yılların başında Diyanet İşleri Başkanlığı'nı yöneten hocalarımız, Allah onlardan razı olsun, görmüşler ve gelecek
00:57:27perspektifiyle çok güzel bir proje hazırlamışlar.
00:57:30İlerleyen zamanda Avrupa'ya Türkiye'den din görevlisinin gitmeme ihtimali üzerine Avrupa'da doğmuş, büyümüş gençlerimiz, yavrularımızın Türkiye'de ilahiyat eğitimini sağlamak üzere
00:57:45Türkiye'deki ilgili kurumlarla görüşmüşler.
00:57:47Ve devletimizin kurumları da Türk vatandaşı olan bu kardeşlerimizin bu eğitimlerini sağlamak amacıyla gereken desteği vermişler.
00:58:01Ve 2006 yılından itibaren, bu sene 20. yılını eda ediyoruz, başlayan bir uluslararası ilahiyat programı var.
00:58:11Ve bu uluslararası ilahiyat programı kapsamında mezun olan kız ve erkek yavrularımız şu an Diyanet İşleri Başkanlığımızın bünyesinde yurt dışında
00:58:25sözleşmeli din görevlisi statüsünde istihdam ediliyorlar.
00:58:30Ve camilerimizde, Kur'an kurslarımızda, yine bizim dernek ve vakıflarımızda yürütülen diğer faaliyetler kapsamında insanlarımıza hizmet ediyorlar.
00:58:41Bu kardeşlerimizin Türkiye'de almış oldukları din eğitimi sonrasında eğer arzu ederlerse bir ileri seviye olan bizim akademide, Diyanet Akademisi'nde
00:58:52ihtisas eğitimi görerek eğitimlerini bir üst kademede tamamlayıp tekrar yine Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde sözleşmeye din görevlisi olarak istihdam edilme
00:59:02imkanları var.
00:59:03Yurt dışında?
00:59:04Yurt dışında.
00:59:04Hocam bu arada minarede ezan okunuyor, ezan sesi geliyor dikkat ettiniz mi?
00:59:11Evet, Endülüs'te hem ezan sesi hem müezzin harika.
00:59:15Minareden çıplak sesle de olsa bir ezan sesini duymuş oluyoruz aslında.
00:59:20Allah'a ilahe illallah, Muhammedun Resulullah, Kelime-i Tevhid'i de okuyarak.
00:59:27Yani şöyle çok güzel bir tespit vardı Ankara İlahiyat'tan bir hocamızın, diyordu ki böyle bir yere yemeğe giderken yanında mutlaka
00:59:38bir müezzin götürürmüş.
00:59:40Evet.
00:59:41Ben de sormuştum yani neden böyle bir şey yapıyor diye.
00:59:47Demişti ki müezzin ezan okurken sadece namaz saatini duyurmuyor, namaz vaktinin geldiğini duyurmuyor.
00:59:56Müezzin aynı zamanda bu ezanı duyan herkese zımnen sen Müslümansın diyor ve aynı zamanda da o toprak parçasını da ilan
01:00:07ediyor.
01:00:08Diyor ki burası Müslümanların yaşadığı bir ülke.
01:00:11Aslında müezzin sadece namaz vaktini duyurmuyor, o ezanı duyan herkese sen Müslümansın bunu günde beş defa duyuruyor.
01:00:21Onun için bizim müezzinlere ne kadar teşekkür etsek ve ezan okunduğunda ona ne kadar ihtiram etsek o kadar azdır aslında.
01:00:31Ezanı duyan herkese ya ümmeti davetsin ya ümmeti icap etsin diyor.
01:00:34Yani icabet etsek de etmesek de müezzin o ezan sesiyle bize sen Müslümansın burası da bir İslam coğrafyası diyor.
01:00:45Ne kadar anlamlı bir şey değil mi?
01:00:46Evet elhamdülillah.
01:00:47Yani gerçekten Endülüs'te böyle bir imkanın varlığı ve böyle bir manzarayı görmek bizim için de bir ayrıcalık oldu.
01:00:57Hocam siz Belçika'da ve İsviçre'de değil mi?
01:01:04İsveç ve Belçika'da.
01:01:05İsveç ve Belçika'da müşavir olarak da görev yaptınız.
01:01:09Diğer Avrupa ülkelerinde göreviniz gereği gezdiniz.
01:01:12Evet.
01:01:12Onların da yakından biliyorsunuz faaliyetlerini.
01:01:15Avrupa'da yaşayan Türklerin en kırılgan ve güçlü olan tarafları nedir size göre?
01:01:23Bizi Türkiye'ye kadar yurt dışında da izliyor insanlar.
01:01:28Tabii.
01:01:28Dolayısıyla oradaki kardeşlerimize de mesaj vermiş olalım.
01:01:32Tabii bizim en güçlü yönlerimiz bir kere Müslüman ve Türk olmamız.
01:01:39Ve Müslüman ve Türk olmaktan kaynaklı olarak teşkilatçı yapımız.
01:01:43Bittiğimiz yerde hemen kendimizi koruyacak ve bizi biz yapan değerleri hem yaşamak hem bizden sonraki nesillere aktaracak kurumsal yapıları oluşturmak
01:02:00üzere yola çıkıyoruz.
01:02:02Hemen çalışmalarımıza başlıyoruz.
01:02:05Ve bizim şu an mevcut durumda en güçlü yönlerimizin başında buralarda oluşturduğumuz kurumsal yapılarımız var.
01:02:13Bu kurumsal yapılarla biz toplumumuzun yurt dışında yaşayan millet varlığımızın her kademedeki ihtiyaçlarının karşılanması için yıllara dayalı tecrübelerle ortaya koyduğumuz
01:02:29hizmetler var.
01:02:30Hem din hizmeti hem eğitim hizmeti hem hac umre hizmeti, cenaze hizmetleri aklınıza ne geliyorsa her anlamda insanlarımızın ihtiyaç duyduğu
01:02:40hizmetleri kurumsal bir çatı altında hamdolsun sunma imkanına sahibiz.
01:02:44Ama bu arada bizim bu kurumsallaşmamızın yanında bir de gençlerimizin ve özellikle eğitimli insanlarımızın ortaya koyduğu hem maddi hem manevi
01:03:03anlamda bir takım yatırımlar var.
01:03:05Yetişmiş insan gücümüzün ortaya koyduğu bir takım artı unsurlar var.
01:03:12İçinde yaşadıkları ülkelerin sisteminin bir parçası olmalarını sağlayacak gayret ve teşebbüsleri var.
01:03:19Hem siyaseten hem ekonomik anlamda hem diğer alanlarda yetişmiş çok ciddi insan gücümüz var hamdolsun.
01:03:30İlk geldiğimizde bırakın bir avukatı, bir siyasetçiyi, bir belediye başkanını, bir ekonomisti, bir yatırımcıyı, bir sanayici, bir iş adamını.
01:03:39İnsanlarımız konuşmayı dahi başaramıyorlardı.
01:03:46Dil dahi bilmiyorlardı.
01:03:47Dil bilmeyen bir durumdan şimdi bu kadar güçlü bir duruma geldik.
01:03:52Ve nesil devam ettikçe güçlü yanlarımızdan bir kısmını da maalesef zayıfladığını da görüyoruz.
01:04:01Bunların başında bizim dil problemimiz geliyor.
01:04:05Yani bizi biz yapan değerlerin nesilden nesile aktarılmasında bizim en önemli avantajlarımızın başında dil geliyor.
01:04:15İki dili de çok iyi bilen bir nesil bizim açımızdan en güçlü yönlerimizi oluşturuyor.
01:04:24Hem ana dilini biliyor hem bulunduğu ülkenin dilini biliyor.
01:04:29Bu iki dili birlikte taşıyan, birlikte hayatının bir parçası halinde devam ettiren insanlar hem kendini asli unsurları, asli değerlerini koruyor.
01:04:45Hem de bulunduğu ülkeye çok ciddi şekilde entegre olup oradaki kamu düzenine bir parçası oluyor.
01:04:55Hem oraya katkı sağlıyor hem de kendi toplumunun orada üreteceği örnekliğe de çok ciddi bir katkı sağlıyor.
01:05:08İlim adamları, avukatlar, öğretmenler, mühendisler, belediye başkanları, siyasetçiler, din adamları vs. bu anlamda bizim en güçlü yönlerimiz.
01:05:19Ama dediğim gibi din artık 4. 5. nesille birlikte yavaş yavaş zayıflamaya başladı.
01:05:26Bizim bu tarafı ihmal etmememiz gerekiyor.
01:05:29Biz değerlerimizi, bizi biz yapan değerleri hangi kapta ürettiysek o kapta ancak insanlara aktardığımızda anlam kazanıyor.
01:05:41Eğer biz kendi ürettiğimiz bir yemeği başkasının kabıyla sunarsak hem lezzet kaybı hem onun tüketilme şekli açısından nasıl bir farklılık
01:05:55ortaya çıkıyorsa,
01:05:56bizi biz yapan değerleri de Türkçe diliyle ürettiğimiz için nesilden nesile aktarırken de aynı dili kullanmak gerekiyor.
01:06:04Yurt dışında Yunus Emre Enstitüsü yabancılara mı sadece Türkçe öğretimi yoksa bu konuda da Diyanet İşleri Başkanlığı ile eş zamanlı
01:06:15çalışmalar yapıyor mu?
01:06:16Tabi Yunus Emre Enstitüsü'nün bu anlamda yaptığı faaliyetler dediğiniz gibi daha çok yabancılara yönelik faaliyetler.
01:06:23Ama sadece Yunus Emre Enstitüsü değil tabi ki Marif Vakfı da Türkçe eğitimi konusunda ciddi inisiyatif almış durumda.
01:06:30Aslında Diyanet İşleri Başkanlığı yurt dışında yürüttüğü din hizmetleri ve din eğitimi vasıtasıyla en büyük dil eğitimi de veriyor.
01:06:39Yani bizim hocalarımız özellikle Türkiye'den gelen hocalarımızın din hizmetinde ve din eğitiminde kullandığı dil Türkçe.
01:06:48Peki hutbeler mesela burada cuma namazını kıldık beraber hem Arapça hem İspanyolca hutbe verildi.
01:06:56Avrupa'da bizim hocalarımız hangi dilde hutbe veriyor? İki dilde veriyor mu yoksa?
01:07:02Artık yavaş yavaş oraya doğru süreç evrime evriliyor.
01:07:08Az önce bahsettiğimiz uluslararası ilahiyat programından mezun olan kardeşlerimiz, personelimiz bulundukları ülkenin dilini ana dilleri gibi konuşuyorlar.
01:07:22Hem Türkçe'yi hem de atıyorum örneğin Almanya'da hizmet ediyorsa Almanca'yı, Belçika'da Fransa'da hizmet ediyorsa Fransızca'yı, Hollanda'da hizmet
01:07:34ediyorsa Flamanca'yı çok rahat bildikleri için hem hutbe dili, hem eğitim dili, hem irşad dili olarak bulunduğu ülkenin dilini
01:07:47rahatlıkla kullanabiliyorlar ve konuşuyorlar.
01:07:50Hocam 5-6 dakika kaldı sohbetimizin sonuna. Şunu da sormak istiyorum. Avrupa'da doğup büyüyen gençler hem Müslüman hem de Avrupalı
01:08:00olmanın gerilimini nasıl yaşıyorlar?
01:08:03Gençleri Başkanlığımız bu süreçte onlara nasıl katkı sağlıyor?
01:08:06Tabii, birinci, ikinci, üçüncü nesil Türkiye'ye sevdalı, Türkiye'ye aşık bir nesil.
01:08:19Neden? Çünkü hem Türkçe'yi çok iyi biliyor, hem Türkiye'nin ürettiği, bizi biz yapan değerleri doğrudan tevarüs etmiş durumda
01:08:33ve bu neslin bu anlamda herhangi bir sorunu yok.
01:08:40Ama dördüncü ve beşinci neslin az önce bahsettiğimiz dil probleminden dolayı Türkiye'ye gittiğinde iletişim kurmakta zorlanması.
01:08:51Sonrasında maalesef ülkemizdeki bir kısım insanların Almancı muamelesi yapıp kardeşlerimizi, gurbetçi kardeşlerimize karşı bir takım rahatsızlık verici davranışlarda bulunması bizim
01:09:11kardeşlerimizin bir sıkıntı, bir ikilem yaşamasına da sebebiyet veriyor.
01:09:19Tabii bizim kardeşlerimiz, özellikle dördüncü, beşinci nesil kendisini ciddi bir aidiyet sorgulaması içerisinde de buluyor.
01:09:30Biz nereye aitiz?
01:09:32Biz burada bulunduğumuz ülkede Türk olarak, Müslüman Türk olarak muamele görüyoruz.
01:09:38Türkiye'ye gittiğimizde de işte gurbetçi vesaire farklı isimlerle muamele görüyoruz.
01:09:45Ve bu anlamda ciddi bir ikilem yaşıyor.
01:09:49Hibrit bir hayat bizim gençlerimiz için maalesef önlerinde duruyor.
01:09:56Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hem Türkiye'deki hizmetlerimizde hem yurt dışındaki hizmetlerimizde kardeşlerimize bu konuda elimizden geldiğince rehberlik yapmaya çalışıyoruz.
01:10:08Ve diyoruz ki kendinizi misafir hissettiğiniz yerde misafir muamelesi görürsünüz.
01:10:16Ev sahibi hissederseniz kendinizi ev sahibi hisseder, ev sahibi muamelesi görürsünüz.
01:10:22Avrupa'da yaşarken, Avrupa'da da artık kendiniz burada ev sahibisiniz.
01:10:27Türkiye'ye gittiğinizde de Türkiye'de ev sahibisiniz.
01:10:30Siz buranın bir unsurusunuz.
01:10:32Siz buraya aitsiniz.
01:10:33Hem Avrupa'da hem Türkiye'de.
01:10:36Dolayısıyla siz kendinize ev sahibi gibi muamele yapılmasını istiyorsanız ev sahibi gibi davranacaksınız.
01:10:44Bulunduğunuz ülkede de Türkiye'de de.
01:10:46Yani bunu rahatlıkla söylüyoruz.
01:10:48Ve kardeşlerimizin, bütün gurbetçilerin, gençler, yetişkinler vs. olaya bu şekilde bakmalarını istiyoruz.
01:10:55Son olarak İspanya'da Diyanşehir Başkanlığımızın bir hizmeti var mı?
01:11:00Evet.
01:11:00Ateşe Müşavirlik Camii.
01:11:01Bizim burada bir ateşemiz var.
01:11:06İlk defa atandı.
01:11:08Üç yıldır yaklaşık burada bir ateşemiz faaliyetlerine devam ediyor.
01:11:12Ve buradaki dini mirasın, din kardeşlerimizin ve bizim Türkiye'den gelen kardeşlerimizin dini anlamda, din hizmeti anlamındaki ihtiyaçlarına rehberlik yapmaya çalışıyor.
01:11:27Ayrıca bizim Diyanşehir Başkanlığımızın dini yayınlar genel müdürlüğü vasıtasıyla bastığı kitaplar yaklaşık 50 küsur dile tercüme edilmiş vaziyette.
01:11:38Bunlardan bir tanesi de İspanyolca.
01:11:40Ve buradaki ateşemiz vasıtasıyla ihtiyaç duyulan kitaplar İspanyolca'ya da tercüme edilerek buradaki kardeşlerimizin hizmetine sunulmuş vaziyette.
01:11:52Hocam çok teşekkür ediyorum.
01:11:54Allah razı olsun.
01:11:55Bizim de Arz-ı Mukaddes Kudüs kitabımız Diyanşehir Başkanlığımızdan hem Arapça, İngilizce yayınlanmıştı.
01:12:03Şimdi de İspanyolca'ya tercüme ediliyor.
01:12:07İnşallah İspanyolca'ya da tercüme edildikten sonra buraya gelecek.
01:12:11Endülüs'te program yapıyoruz ama kalbimiz Kudüs'te.
01:12:15Hocam Endülüs'te iftar açacağız inşallah.
01:12:188 asır kalınıp da kaybedilen bir medeniyet hafızasındayız.
01:12:22Son olarak hem Avrupa'daki Müslümanlara, soydaşlarımıza, Türk kardeşlerimize ve Türkiye'de bizi izleyenlere son mesajınız ne olur?
01:12:30Evet tabii Endülüs bizim için güzel bir örnek her anlamda.
01:12:35Endülüs'e şöyle bir baktığımızda, Endülüs okuması yaptığımızda, Endülüs'ü Endülüs yapan, Endülüs'teki başarıyı ortaya çıkaran en önemli sebeplerin başında
01:12:43buraya gelen Müslümanların özgüvenli bir şekilde buraya gelmesi ve bir daha geri dönmemek üzere burada yaşamaya başlaması ve burada bütün
01:12:55unsurlarıyla birlikte iyi bir rol modeli olması.
01:12:57Ne gibi? Bir kere ahlaken çok dürüst, yani hem hal ile hem kal ile birbirine uyumlu, hali de kalide birbiriyle
01:13:10aynı olan insanlar burada yaşadılar.
01:13:14Buradaki insanlar birlik, beraberlik içerisinde yaşadıkları dönemde güçlendiler.
01:13:19Ama ne zamanki tefrika girdi aralarına, o zaman bölündüler, zayıfladılar ve sonuç maalesef üzücü oldu.
01:13:28Buradaki Endülüs'teki kardeşlerimizin başarılı olmasının arkasındaki en büyük sebeplerden bir tanesi, ilme verdikleri önem.
01:13:36Burada özgün ilmi çalışmalar yaptılar.
01:13:41Ciddi ve büyük Avrupa tarihine, dünya tarihine yön veren ilim adamları yetiştirdiler.
01:13:49Daha sonra yine kendilerine özgü, buraya özgü, buradaki yerel unsurları da dikkate alarak sanatta ve estetikte çok ciddi özgün eserler
01:14:01ortaya koydular.
01:14:02Ve bunun en güzel örneğini işte karşımızda Elhambra Sarayı.
01:14:06İnsanlar gelsin görsünler inşallah.
01:14:08Gelsinler görsünler.
01:14:09Hocam çok teşekkür ediyoruz.
01:14:11Estağfurullah.
01:14:12İftar vakti yaklaştı.
01:14:13Kısa bir dua edacağız.
01:14:15Tabii ki.
01:14:15Duanın en makbul olduğu an iftar saatidir.
01:14:21Kapadokya'dan, Nevşehir'den, Metehan Ali ve Neslihan dün duamıza amin derken bize görüntü atmışlardı.
01:14:30Yarın sizi özellikle anacağım dedim bu çocuklarımızı.
01:14:34Duamıza amin diyen herkesi, bütün çocuklarımızı, kendi kızlarımı, Ebrar, Ecmel'i, herkesi böyle anıyorum.
01:14:42İnşallah bir hep beraber dua edelim.
01:14:46Limak Endülüs'e duayı sunar.
01:14:53Amin.
01:14:56Euzubillahimineşşeytanirracim.
01:14:58Bismillahirrahmanirrahim.
01:15:00Hamden lillah ve salaten ve selamen ala rasulillah ve bihin esta'in.
01:15:05Ey bizleri yoktan var eden, kendisinden başka kulluk edilecek ilah olmayan, bizleri yaratan, yaşatan, dilediği zaman katına alma kudretine sahip
01:15:17olan şanı yüce Rabbimiz.
01:15:18Sen şahitsin ki bizler seni ve dinini çok seviyoruz ya Rabbi.
01:15:24Nefsimiz ve sana gereği gibi yönelemeyişimizden dolayı senin dinini yeterince yaşayamıyoruz bizi bağışla ya Rabbi.
01:15:32Senin dinini yüceltecek yüreğe, bileğe, amele sahip olmayı nasip eyle ya Rabbi.
01:15:38Allah'ım ne kadar çok isterdik, bizi yarattığın gün ki gibi tertemiz kalabilmeyi ama beceremedik ya Rabbi.
01:15:46Yüzümüze gözümüze bulaştırdık, sana layıkulluk edemedik, verdiğin nimetlere hakkıyla şükredemedik, bizi bağışla ya Rabbi.
01:15:54Allah'ım sen affedicisin, kerimsin, affetmeyi seversin, bizleri de affeyle ya Rabbi.
01:16:05Ya Vehhab, Ya Rabbi sen Vehhab'sın, karşılıksız verensin.
01:16:10Evlatlarımızı hibe eyledin, hayırlı eyle ya Rabbi.
01:16:13Salihinden eyle ya Rabbi.
01:16:16Sana layık kul, Habibine layık ümmet eyle ya Rabbi.
01:16:19Allah'ım bizi ve evlatlarımızı namazlarını dost doğru kılan, zekatlarını veren, istikamet üzere yaşayan, sana gönülden boyun eğenlerden eyle ya
01:16:30Rabbi.
01:16:30Allah'ım bizi ve evlatlarımızı şeytandan, şeytanlaşmış insanların şerrinden emin ve muhafaza eyle ya Rabbi.
01:16:37Allah'ım ümmeti Muhammed'in içinde de duamıza amin diyenlerin ne derdi, sıkıntısı varsa gider ya Rabbi.
01:16:45Kimin bir hassası ve hastalığı varsa eşşafi ismin hürmetine şifa ver ya Rabbi.
01:16:51Allah'ım, Sefa ve Zeynep kardeşlerimizin erken doğan çocuklarına da şifalar ihsan eyle ya Rabbi.
01:16:59Allah'ım, kimin bir hassası ve hastalığı varsa şu iftar saatinde eşşafi ismin hürmetine şifa ver ya Rabbi.
01:17:08Kim bir borç yüküyle bugüne geldiyse ödeme kolaylığı ver ya Rabbi.
01:17:12Hazinelerinin kapılarını aç ya Rabbi.
01:17:14Helal rızık ver, harama tenezzül ettirme ya Rabbi.
01:17:17Allah'ım, seni rızan için oruç tuttuk, sana inandık, sana güvendik ya Rabbi.
01:17:25Senin verdiğin nimetlerle orucumuzu açacağız.
01:17:28Hamdolsun verdiğin nimetlere, hamdimizi, şükrümüzü daim eyle ya Rabbi.
01:17:34Gafletimizden ve cehaletimizden verdiğin nimetlere şükredemezsek gazap edip elimizden alma ya Rabbi.
01:17:41Rızanı, cennetini, cemalini istiyoruz nasip eyle ya Rabbi.
01:17:45Sevgini, himayeni ve muhafazanı üzerimizden esirgeme ya Rabbi.
01:17:51Amin.
01:17:52Elhamdülillahi Rabbil alemin.
01:18:00Allah kabul etsin.
01:18:01Kıymetli izleyicilerimiz, bugün de Endülüs Granada'dan yaptığımız yayından sonuna geldik.
01:18:07Kıymetli Fatih Hocam, çok teşekkür ediyorum.
01:18:09Ben teşekkür ediyorum.
01:18:10Ayağınıza sağlık, hem hizmetlerden hem bugün bizi bilgilendirdiğiniz için.
01:18:15Kıymetli izleyicilerimiz, hepinize hayırlı Ramazanlar, hayırlı iftarlar diliyorum.
01:18:19Allah ne muradınız varsa versin, Rabbim yaşama sevincimizi artırsın.
01:18:24Amin.
01:18:25Hayırlı akşamlar.
Yorumlar