Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 16 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Endülüs’te Ramazan” programı ile izleyicilerini İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden Endülüs’e taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Endülüs’te Ramazan” programı ile izleyicilerini İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden Endülüs’e taşıyor. Program, Ramazan ayı boyunca otuz gün süresince Endülüs’ten canlı yayınla ekranlara gelecek.

Granada, Kurtuba ve Medînetü’z-Zehrâ gibi İslam tarihinin simge şehirlerinden gerçekleştirilecek yayınlarda, Ramazan’ın manevi atmosferi tarihi mekânların eşliğinde ele alınacak. Elhamra Sarayı başta olmak üzere Endülüs medeniyetinin izlerini taşıyan önemli noktalarda yapılacak programda, iftar buluşmaları, kültürel değerlendirmeler ve medeniyet perspektifi üzerine sohbetler yer alacak.

Erkan Aydın’ın sunumuyla ekrana gelecek olan “Endülüs’te Ramazan”, yalnızca bir iftar programı olmanın ötesinde; İslam medeniyetinin ilim, ahlak ve adalet eksenindeki birikimini gündeme taşıyacak. Programda, geçmişten günümüze medeniyet tasavvuru, toplumsal değerler ve kültürel miras konuları da ele alınacak.

Ramazan ayı boyunca her gün canlı yayınlanacak olan “Endülüs’te Ramazan”, Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Döküm
00:05:16M.K.
00:05:46M.K.
00:06:27M.K.
00:06:30M.K.
00:06:32M.K.
00:06:34M.K.
00:06:35M.K.
00:06:58M.K.
00:07:01M.K.
00:07:31M.K.
00:08:12M.K.
00:08:36M.K.
00:08:39M.K.
00:08:44M.K.
00:09:11M.K.
00:09:12M.K.
00:09:20M.K.
00:09:22M.K.
00:09:23M.K.
00:09:26M.K.
00:09:31M.K.
00:09:35M.K.
00:09:36M.K.
00:09:38M.K.
00:09:47M.K.
00:09:52M.K.
00:09:55Tabii ki her Müslüman gibi ben de İslam medeniyetinin köklerini, gelişim sürecini ve bugüne aktarılmasını merak eden bir süreç yaşadım.
00:10:05Öğrenciliğimden akademik hayatıma kadar sans yıllarım tamamen Türkçe literatürde Endülüs ile ilgili okumalar yapmakla geçti.
00:10:13Keza Yüksek Sans'da bir arada yaşama kültürü olarak tanımladığımız konvivensiya kültürünü çalışmıştım.
00:10:19Doktor tezi olarak da Endülüs medeniyetinin bilim ve kültür alanında Avrupa'ya etkilerine çalışmak nasip oldu.
00:10:25Tabii böyle bir alana yönelmemin birçok etkisi vardı.
00:10:29Bunlardan bir tanesi Türkçe literatürümüzde henüz batılı kaynaklara dayalı olarak yani orta çağın Hristiyan ve Yahudi kaynaklarına dayalı olarak herhangi
00:10:37bir çalışma yapılmamış olması etkili oldu.
00:10:39Dolayısıyla üç dinini farklı kültürel öğeleri barındıran, farklı medeniyet havzalarından beslenen bir coğrafyayı sadece İslami kaynaklara dayalı olarak değerlendirmenin yanlış
00:10:50ve eksik olacağını düşündüğüm için
00:10:52yüksek sansen itibaren bu tarz konulara yöneldim.
00:10:55Tabii ki Türkiye'de rahmetli Fuat Sezgin hocamız bu alanda çığır açtı, çok önemli çalışmalar yaptı.
00:11:01Ama hala çok büyük bir eksiklik olduğunu söyleyebiliriz.
00:11:04Şu an İspanya'dayız, Sierra Nevada dağlarının eteklerindeyiz, arkamızda Elhamra Sarayı var.
00:11:10Ve bugün İspanya'da İslam medeniyetinin bir havzası olan Endürüs'le ilgili yapılan çalışmalar Türkiye ile ya da bir başka Müslüman
00:11:17ülkesiyle kıyaslanmayacak seviyede daha ileride.
00:11:19Dolayısıyla Müslümanların kendi medeni birikimini tanımlaması, kendi kavramlarıyla bunu bir zemine oturtmasının ne kadar elzem olduğunu gördüm.
00:11:27Böyle bir konuya yöneldim.
00:11:292023 yılında tamamlamış olduğum doktora tezimde iki yıllık bir araştırma sonucunda yaklaşık üç ay kadar önce kronik kitap yayınlarından çıktı.
00:11:38Bu kitabın oluşturulmasındaki ana sahik aslında Müslümanların Avrupa'daki etkilerini bir Müslüman kimliğiyle tabii ki de yazıyoruz ama
00:11:48doğrudan kaynaklara dayalı olarak karşılaştırmalı bir şekilde ele alma gayretiydi.
00:11:55Çok uzun ve yorucu bir süreçti benim için ama dilerim bu alanda, Türkçe literatürümüzün çok zayıf olduğu bu alanda literatüre
00:12:03bir nebze olsun katkı sağlayabilirim.
00:12:05Yine dilerim şu an yüksek sans doktor aşamasında Endürüs medeneti üzerine çalışacak olan arkadaşlarımızın bu alanlardaki çalışmalarında yeni bir kapı
00:12:12aralayabilirim.
00:12:13Bu noktada ben bir nebze de olsun katkı sağlayabilirsem kendimi bahtiyar addedeceğim.
00:12:18Hocam kitabı okudum ben. İzleyicilerimize de tavsiye ediyorum.
00:12:24Endürüs üzerine çalışma yapan çok önemli ilim adamlarımız da var. Burada da ağırladık kendilerini. Programımızı izlediniz mi bilmiyorum.
00:12:33Prof. Dr. Nizamettin Parlak hocam.
00:12:35Selam olsun buradan kendisine saygılarımızı da iletelim.
00:12:38Lütfen şeyban hocam. Onlarla da konuştuk.
00:12:41Ön sözde gördüğüm kadarıyla bir süre Barcelona'da bulunmuştunuz.
00:12:47Evet. Barcelona Otonom Üniversitesi'nde.
00:12:47Ve TÜBİTA'nın katkıları ile değil mi?
00:12:49Doğrudur.
00:12:49Oradan da biraz bahsedebilir miyiz?
00:12:51Tabii ki. Doktor sürecimde bir yıllık bir araştırma sürecim oldu.
00:12:56Bu süreçte Barcelona Otonom Üniversitesi'nde misafir araştırmacı statüsünde çalıştım.
00:13:01Tabii ki de Barcelona Otonom Üniversitesi, İslam bilimlerinin batıya etkileri noktasında çok önemli çalışmalar yapan bir kurum.
00:13:06Yaklaşık 100 yıllık bir gelenek var orada. Julio Samso gibi, Juan Vernet gibi isimler.
00:13:11Genellikle Barcelona'da yetişmiş bilim tarihçiler.
00:13:13Ve o ekolün devamında benim oradaki danışman hocam Alexander Fidora, profesör doktor.
00:13:19Onunla bir yıllık çalışmam oldu.
00:13:20Tabii ki o süreçte diğer İspanyol hocalarımızla da sürece dair, çalışmalarıma dair fikir tatisinde bulunabildik.
00:13:27Bu hocalarımızın her biri 40 yıl, 50 yıl akademik hayatlarını doğrudan bu alana vakfetmiş olan isimler.
00:13:33Dolayısıyla benim oradaki bir yıllık serüvenim de akademik hayatına çok önemli bir kilometre taşı olarak kaldı.
00:13:39Ve hala buradaki bilimsel etkinlikler, sempozyumlar, çalıştaylar vesilesiyle geliyoruz.
00:13:45En son 2024 yılında Barcelona Üniversitesi'nin el sahipliği yaptığı bir sempozyuma gelmiştik.
00:13:50Dolayısıyla benim bu yolda gelişmemde çok büyük bir katkısı vardır Barcelona Üniversitesi'nin ve tabii ki de danışmanım Profesör Alexander
00:14:00Fidora'nın.
00:14:01Onlara da bu kanal üzerinden selamlarımızı iletmiş olalım.
00:14:05Enes Hocam, güzel bir pazar günü.
00:14:08İnceden hafif Granada'da yağmur var.
00:14:12Huzurlu ve sakin bir şehir.
00:14:15Söylediğin gibi arkamızda Elhamra Sarayı, biz de Granada Ulu Cami'nin avlusundayız.
00:14:22İnşallah çok önemli bir konu Avrupa'da Endülüs bilim mirası ve batıya etkileri.
00:14:27Kısa bir ara vereceğiz.
00:14:29Ali Kiyilir ve ekibinden El Firdevs Endülüs topluluğundan bir ilahi dinleyeceğiz.
00:14:35Ondan sonra inşallah detaylı olarak buradaki bilim mirasının batıya etkisini etraflıca konuşacağız.
00:14:42Kıymetli izleyicilerimiz birazdan yeniden birlikteyiz.
00:14:46Bir reklam ve sonra Ali Kiyilir ve ekibine kulak verelim.
00:14:50Enes Şenal Hocam'la Endülüs'teki bilim mirası batıya nasıl etki etti?
00:14:56Detaylarıyla, bütün yönleriyle konuşalım inşallah.
00:15:27İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:15:43İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:18:52M.K.
00:19:05M.K.
00:19:12M.K.
00:19:35M.K.
00:19:40M.K.
00:20:05M.K.
00:20:30M.K.
00:20:54M.K.
00:21:08M.K.
00:21:08M.K.
00:21:08M.K.
00:21:11M.K.
00:21:13M.K.
00:21:20M.K.
00:21:23M.K.
00:21:33M.K.
00:21:34M.K.
00:21:35M.K.
00:21:36M.K.
00:21:38M.K.
00:21:39M.K.
00:21:46M.K.
00:21:50M.K.
00:21:52M.K.
00:21:59M.K.
00:22:02M.K.
00:22:03M.K.
00:22:05M.K.
00:22:06M.K.
00:22:20M.K.
00:22:22Medine'deki kurmuş olduğu devlet yetiştirdiği insanlar ve
00:22:27medeniyete bağladık. Çünkü bir yaprak ne kadar uzağa
00:22:33savrulursa savrulsun ağaç tabağını koparmaz. Evet. Bütün
00:22:38şehirler, Endülüs, İstanbul, Buhara, Kudüs hepsi Medine'deki
00:22:44Çınar'ın savrulmuş birer yaprakları. Eee en sonda profesör
00:22:50doktor İsmail Çalışkan hocamız buradaydı. İslami ilimlerde
00:22:54Endülüs'te neler yaşandı? İslami ilimler buraya nasıl geldi?
00:22:59Onları konuştuk. Bugün de biraz bilim ve kültür alanında neler
00:23:03yaşandı? Bunları konuşalım istiyoruz. Enes hocam ana
00:23:07hatlarıyla bu coğrafyada bu hafızada bilim ve kültür nasıl
00:23:12eee olgunlaştı? Nereden buraya geldi? Neler vardı burada? Biraz
00:23:17bunlardan bahsedebilir miyiz? E tabii ki yani Endülüs'ün
00:23:20fethedildiği döneme gittiğimizde ilk İslam fethilerinin son halkası
00:23:24olduğunu görüyoruz. Eee 711 yılında Tarık bin Ziyad'ın ordusu
00:23:28ardından Musa bin Musayir'in ordusunun buraya geçmesiyle 711
00:23:33yılından 1492 yılındaki İslam hakimiyetinin sona erişine
00:23:36kadar yaklaşık 781 yıllık bir eee siyasi hakimiyet söz konusu.
00:23:41Tabii ki Müslümanların buraya geldiği dönemde İber Yarımadası'nın
00:23:44siyasi, sosyal, dini ve kültürel durumunun ne olduğunu anlamak
00:23:48Endülüs'ün hangi ortamda ortaya çıktığını, geliştiğini ve günümüze
00:23:53miras olarak kaldığını anlamamıza yardımcı olacaktır. Bilindiği üzere
00:23:57Müslümanlar bölgeye geldiğinde Hristiyan vizigotlar burada hüküm
00:24:01sürmekteydi ve toplum Hristiyanlar ve Yahudilerden oluşmaktaydı.
00:24:05Eee 1. Rehkared'in eee 7. yüzyılın eee başlarında eee 6. yüzyılın sonlarında
00:24:12586 yılı tarihi verilir eee arius inancını terk edip katolik inancını
00:24:17benimsemesiyle vizigot devletinin eee katolikleşme sürecini görüyoruz.
00:24:21Tabii ki bu süreçte.
00:24:22Arius inancı dediğimiz tek Hristiyanlıktaki tek tane inancı da yakın bir arius'un
00:24:27öğretisini kabul eden inanç eee rekhared'in katolikliği kabul etmesinden sonra devlet
00:24:33ricali de aşamalı olarak Hristiyan katolik inancını benimsemiş ve bu tarihten
00:24:39itibaren de eee vizigot topraklarında yaşayan arius inancına mensup olan Hristiyanlar ve
00:24:44Yahudiler zorla katolikleştirme politikasına maruz kalmıştır.
00:24:48Tam böyle bir dönemde Müslümanların İber Yermanısına geçtiğini görüyoruz ve eee rivayetler
00:24:53odur ki özellikle Yahudilerin çok büyük zulümlere maruz kaldığını görüyoruz biz.
00:24:57Yahudilerin Endülüsü Müslümanlar tarafından fethedilmesini büyük bir memnuniyetle
00:25:02karşıladıkları şeklinde birtakım iddialar söz konusu eee medeni anlamda bakarsak.
00:25:07Bu iddiaya batılılar ne diyor Ares Hoca? Eee batılıların bu noktadaki görüşleri daha
00:25:12ziyade eee bunun doğru olabileceği yönlü çünkü bugün İspanya'da Avrupa'da birçok
00:25:17batılı araştırmacı Hristiyan ve İslam kaynaklarını karşılaştırmalı olarak
00:25:21incelediklerinde İslam idaresi altındaki Yahudilerin Hristiyan idaresi altındaki eee Yahudi
00:25:27toplumuna göre daha eee özgür ve müreffeh bir yaşam sürdüklerini tasdik ediyor.
00:25:34Bunu hem ortaçağ kaynakları dile getiriyor hem de bugün Endülüs medeniyeti üzerine çalışan
00:25:39modern batılı araştırmacılar da pek çok yönden bunu vurguluyorlar. Eee Müslümanların
00:25:43bölgeyi feth ettikleri dönemde ilmi ve kültürel durum neydi?
00:25:46Eee onu irdelersek de Vizigod devletinin son dönemi eee taht kavgaları dini hoşgörüsüzlük
00:25:53ve iktisadi bozulmayla birlikte büyük bir kaos dönemi olarak karşımıza çıkıyor.
00:25:58Tabii ki de böyle bir ortamda bilim ve kültür hayatında canlı bir ortamın olmasından
00:26:01bahsetmek mümkün değil. Eee 11. yüzyıl Endülüs'ü tabakat yazarlarından Said Elendülüs'i eee Endülüs
00:26:08feth edildiğinde burada herhangi bir alim ve kaleme alınmış eser yoktur. Şeklinde bir ifadeye yer vermektedir.
00:26:17Benzer ifadeler yine diğer İslam kare seviyalı İzidor gibi, Lukan gibi, Martiyel gibi
00:26:21önemli filozofların, şairlerin ve ediflerin bu bölgede yaşadığını biliyoruz.
00:26:25Ancak son dönemi göz önünde bulundurursak da ilmi hayatın neredeyse durma noktasına geldiği
00:26:31bir durum söz konusu. Müslümanlar buraya geldiğinde tabii ki de çok küçük bir nüfustu.
00:26:36Daha sonra bölgedeki gayrimüslim kadınlarla Müslüman erkeklerin evlenmesi sonucunda
00:26:42müvellet adını verdiğimiz bir topluluk ortaya çıkacak ve bölgede çok hızlı bir
00:26:46İslamlaşma da görülecekti. Bunun dışında doğudan gelen Müslümanlar vardı.
00:26:50Bunların içerisinde farklı bilim dallarında kendisine yetiştirilmiş alimler de mevcuttu.
00:26:54Ha keza 8. asırdan itibaren Endülüs'ten Doğu İslam topraklarına ilmi amaçlı seyahatler
00:26:59yapılmaya da başlandı. Lihli adını verdiğimiz bu seyahatler de ilk dönemlerde
00:27:04özellikle İslami ilimlerde, fıkıh, kelam, hadis gibi alanlarda bugün Kuzey Afrika üzerinden
00:27:11Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Arap Yarımadası, İran ve Suriye gibi bölgelere odaklanmaktaydı.
00:27:17Takip eden bu süreçte astronomi gibi, tıp gibi, felsefe gibi alanlarda da Endülüs'lü alimlerin
00:27:24Doğu'ya yapmış oldukları seyahatlerden haberdarsın. Tabii ki bu seyahatler sadece
00:27:28ilmi çalışmalar yürütmek, oradaki seçkin hocalardan dersler almak şeklinde ilerlemiyordu.
00:27:34Buraya giden öğrenciler ve alimler Endülüs'e geri döndüklerinde beraberlerinde birçok
00:27:39alandan önemli eseri de vatanlarına geri getiriyorlar. Dolayısıyla zaman içerisinde
00:27:44Doğu İslam dünyasıyla yani bugün maçlık olarak tanımladığımız Doğu İslam dünyasıyla
00:27:48Endülüs arasında çok ciddi bir bilgi akışının olduğundan söz edebiliriz.
00:27:52Söz gelimi Bağdat'ta kaleme alınan bir eserin birkaç ay içerisinde
00:27:56kopyasının Endülüs'e ulaştığını biliyoruz. Dolayısıyla bölgeler arası bilgi alışverişi
00:28:01çok hızlıydı. Bilgi akışı çok hızlı ilerliyordu. Böyle bir ortamda Endülüs'te
00:28:06ilmi birikimi daha yoğunlaşması sağlandı. İkinci bir etken Endülüs'teki Müslüman
00:28:13hükümdarlar İslam'ın emir ve yasakları doğrultusunda ilme ve ilimle uğraşan
00:28:18alimlere büyük değer veriyorlardı. Tabii ki onlar saraylarında alimleri
00:28:22himaye ediyorlardı. Himaye ettikleri tek alimler Müslümanlar değildi. Özellikle Endülüs
00:28:27Emevi Devleti'nin gönenç çağı olarak ifade edebileceğimiz 10. asırda birçok
00:28:31Hristiyan ve Yahudi alemin de Endülüs Emevi Sarayı'nda himaye edildiğini görüyoruz.
00:28:36Keza aynı şekilde 11. yüzyılda Mülükü Tavaif döneminde hükümdarlar saraylarında
00:28:41alimleri himaye ediyorlardı. Onları yüksek maaşlar bağlayarak büyük ihsanlarda
00:28:45bulunarak bilimsel çalışmalarını teşvik ediyorlardı. Ve bunun dışında Endülüs
00:28:49sahiline baktığımızda doğrudan ilimlerle uğraşan bir takım Müslüman
00:28:54hükümdarların olduğunu görüyoruz. Endülüs Emevi Devleti'nin kuruluşundan
00:28:58itibaren pek çok hükümdarın özellikle edebiyat ve şiirle yakından
00:29:02ilgili olduğunu görüyoruz. 11. asra geldiğimizde Mülükü Tavaif
00:29:06döneminde alim yönüyle özellikle akli ilimlerde ön plana çıkmış
00:29:10hükümdarların olduğunu görüyoruz ki bunlar arasında en meşru
00:29:13Sarakusta merkezli Hudi Devleti'nin emiri olan Yusuf El-Mutemen'dir.
00:29:18Onun Kitab-ül İstihmal adlı matematik ve astronomi alanının konularını
00:29:22ihtiva eden bir eser yazdığını görüyoruz ki bu eser günümüze ulaşmış ve
00:29:27Hollandalı bilim tarihsisi Hohan Dijk Muhtemen İbni Hud'u sadece orta
00:29:33çağın değil bütün İslam dünyasının en büyük matematisi olarak
00:29:37tanımlamıştır. Benzer örnekler Eftasi Emiri El-Muzaffer'in de hayatında
00:29:43ve çalışmalarında görülmektedir. Doğrudan eser telif eden pek çok
00:29:48Endülüs'lü hükümdar vardır. Bunlardan bir diğeri şu an bulunduğumuz
00:29:52Granada şehrine hüküm süren Ziriler Devleti'nin son emirlerinden
00:29:55Abdullah Bin Buluk'un tarafından yazılmıştır ki Ebtibyan adlı eseri
00:30:00emirin doğrudan hatıralarını ele alan bir eserdir. Dolayısıyla birinci
00:30:05olarak Rihlev faaliyetlerinin, ikinci olarak da Endülüs'lü hükümdarların
00:30:09alimleri himaye etmeleri ve ülkelerinde ilimlerin gelişmesini
00:30:13teşvik etmelerinin Endülüs'ün ilmi ve kültürel yönden
00:30:16kalkınmasına çok büyük katkı sağladığını söyleyebiliriz.
00:30:19Özellikle. Hocam bu toplumda sıklıkla dile getirilen bir kavram var.
00:30:25Konvensiye. Evet. Yani Müslümanların hakim oldukları bu coğrafyada
00:30:30onların kurdukları Lütfi Şeyban hocamıza bir atıf yapalım.
00:30:34Evet. Tevhid temelli bir adalet düzeninin himayesinde Yahudiler
00:30:39ve Hristiyanlarla beraber yaşayan bir topluluk. Bu birlikte yaşama
00:30:45kültürünün bu coğrafyadaki bilim ve kültürün gelişmesine
00:30:49katkısı nasıl oldu? Bunu nasıl yorumlarız?
00:30:53Öncelikle bir arada yaşama kültürünün temelleri aslında
00:30:55Müslümanların bölgeye gelişi kadar eskiye dayanmaktadır.
00:30:59Çünkü Müslümanlar burayı fethettiklerinde
00:31:02bölgenin yerel hakimlerine bir takım anlaşmalar imzaladılar.
00:31:05713 tarihli bir anlaşma var.
00:31:08Tudumir Anlaşması olarak bildiğimiz Endülüs'ün Şam'a bağlı
00:31:12ilk valisi olan Abdülaziz bin Musa ile
00:31:15Levante emiri, Levante şehrinin idarecisi olan
00:31:18Teodomira arasında yapılan bir anlaşma bu.
00:31:20Ve o anlaşma metnine biz sahibiz.
00:31:22Orada Müslümanların, gayrimüslimlerin temel hak ve
00:31:25hürriyetlerini koruyacağına dair bir takım taahhütler var.
00:31:28Ve Müslümanlar bölgeyi ele geçirdikten sonra da bu
00:31:31vaatlerini yerine getirerek onların siyasetten,
00:31:35sosyal hayata, dini hayatlarından, kültürel hayatlarına kadar
00:31:37özgür bir şekilde İslam idaresi altında yaşamalarını
00:31:40mümkün kıldıklarını biliyoruz.
00:31:42Tabii ki de bir arada yaşama kültürünün en önemli taşıyıcısı
00:31:47İslam hukukunun, İslam hukukuna yer alan zımmi hukuku.
00:31:52Endülüs'te yaşayan Hristiyanlar ve Yahudiler
00:31:54zımmi statüsünde burada yaşıyorlar.
00:31:57Devlete vergi vermek, siyasi otoriteyi tanımak karşılığında
00:32:01can ve mal güvenliğini sağlıyorlardı.
00:32:03Bu da onlara her alanda olduğu gibi ticarette, sosyal hayatta
00:32:06ve kültürel hayatta olduğu gibi bir bilim hayatında da
00:32:09çok ciddi avantajlar sağlamaktaydı.
00:32:11Örneğin Yahudiler üzerinden bu olayı değerlendirecek olursak
00:32:16onların Avrupa'nın farklı bölgelerinde temel haklarının
00:32:19birçoğundan mahrum, neredeyse köle statüsünde yaşadığı
00:32:22bir süreç varken Endülüs'te onlar gündelik hayatta
00:32:27katılmakla kalmıyorlar, dini hayatta, siyasi hayatta
00:32:30kendilerine yer bulup özgürce faaliyetlerini sürdürüyorlardı.
00:32:34Dolayısıyla Endülüs'te Müslümanlar zaten
00:32:36huzur ve barış içerisinde yaşıyorlardı ama
00:32:38Hristiyan ve Yahudi unsurlarda Müslüman hükümdarların
00:32:42kendilerine sağlamış oldukları hoşgörü politikası sayesinde
00:32:46sağladıkları güven ve emniyet ortamı sürecinde
00:32:50bilim hayatında eserler terif ettiler, tercüme faaliyetlerine katıldılar
00:32:54ve 12. asırdan itibaren özellikle Endülüs bilim mirasının
00:32:57batıya aktarılmasında da çok ciddi rol oynadılar.
00:33:01Hocam hiç böyle Granada'da, Elbeyz'in tepesinde
00:33:06Endülüs'ten kalma bir mahallenin içerisinde
00:33:09yağmur altında hiç Endülüs'ü konuştun mu daha önce bir yerde?
00:33:13Konuşmadım. Buraya ilk geldiğimde doktor öğrencisiydim
00:33:16ve bu tepeden Elhamra'ya baktığımda çok yoğun duygular yaşamıştım.
00:33:19Ama aradan geçen yıllar sonrasında
00:33:22burada aynı tepede bir cami yapabileceğimizi
00:33:25herhalde kimse söylese inanmazdım.
00:33:27Böyle tatlı tatlı yağmur yağıyor.
00:33:28Hatta izleyicilerimiz yağmurun sesini bile buradan duyabiliyorlardır.
00:33:33Arka planda da görüyoruz.
00:33:34Biz de ses enerjidir derler.
00:33:37Dolayısıyla sesimizi bırakıyoruz.
00:33:39Evet.
00:33:39Hocam Profesör Doktor Lütfü Şeyban
00:33:42çok atıf yapıyorum ona.
00:33:44Çünkü bazı sizin katılacağınız programa dair selamları var.
00:33:48Aleyküm selam.
00:33:49Demişti ki,
00:33:50ya ben kendi konuşmamda söylemeyi unuttum.
00:33:55Yahudilerin
00:33:57buradaki bilim ve kültür hayatına etkileri
00:34:02kendisi öyle demişti ki,
00:34:03bana göre sınırlı demişti.
00:34:06Batılılar buna nasıl bakıyor?
00:34:09Ya buradaki payı çok önemsiyorlar mı?
00:34:12Çünkü yine onun söylemi,
00:34:15ya Batılılar buradaki bilim, sanat, kültüründeki gelişmede
00:34:18Yahudilerin rolünü çok öne çıkarıyorlar diyordu.
00:34:21Evet.
00:34:22Sizin bu konuda izleminiz, bakış açınızın mı?
00:34:25Aslında Endülüs bilim literatürüne doğrudan katkıları
00:34:28belki Hristiyanlar kadar yoktur.
00:34:30Ama şunu ifade etmemiz gerekir ki,
00:34:32Yahudiler erken orta çağdan itibaren,
00:34:34özellikle 10. asırdan itibaren,
00:34:36Endülüs bilim hayatını canlandıran bir grup.
00:34:39Yani bizde daha çok Endülüs bilim hayatının,
00:34:42Endülüs bilim mirasının Avrupa etkileri konuşulur ama,
00:34:44Endülüs'te Müslümanlar buraya geldiğinde
00:34:46sıfırdan bir medeniyet inşa etmediler.
00:34:48Farklı medeniyetlerle,
00:34:49farklı topluluklarla karşılaştılar
00:34:51ve onların medeni birikiminden de istifade ettiler.
00:34:54Tabii ki ilk asırlarda Endülüs bölgesi daha çok bilgiyi alan,
00:34:58özümseyen ve ondan yeni eserler üreten bir coğrafyaydı
00:35:01alimleri sayesinde.
00:35:03Ancak 10. asırda mesela benim aklıma gelen bir olay,
00:35:07İstanbul'dan, o zamanki adıyla Konstantinople'dan,
00:35:107. Konstantin'in, Bizans İmparatorluğu 7. Konstantin'in
00:35:133. Abdurrahman'a göndermiş olduğu bir eser var.
00:35:16İki eser var.
00:35:17Birisi Dioscorides Pedianus adlı tıp aliminin yazmış olduğu bir eser.
00:35:23Dimateria Medica adıyla bilinen.
00:35:24İkincisi de Orosius adlı tarihçinin,
00:35:27Dünya tarihi adıyla tanımladığımız
00:35:29Historiarum Adversus Paganos adlı eseri.
00:35:32Bu iki eserin Arapça'ya tercüme edilmesi Endülüs'teki
00:35:35Yahudi ve Hristiyanların katkısıyla oluyor ki,
00:35:37özellikle Dioscorides'in eserinin tercümesinde
00:35:40Hastay Bin Şabrut adlı Yahudi alem çok önemli hizmet ediyor.
00:35:44Hastay Bin Şabrut 3. Abdurrahman'ın en yakın adamlarından bir tanesi.
00:35:48Çok dilli olması, diplomasiyi iyi bilmesi,
00:35:50sebebiyle hükümdarın gözdeyesi oluyor ve onun özel hekimi olarak çalışmalarını sürdürüyor.
00:35:56ve birçok Hristiyan devlete karşı onun elçi olarak gittiğini görüyoruz ki,
00:36:00buradan da şunu aslında anlayabiliriz.
00:36:02Endülüs'teki hükümdarlar, din farkı gözetmeksizin
00:36:05hakkaniyet anlayışıyla, liyakatı göz önünde bulundurarak
00:36:08bir yönetim benimsediler.
00:36:09Bunun sonucunda Yahudiler de tüm tarihleri göz önünde bulundurulduğunda,
00:36:14onlar da, Batılılar da ve Müslümanlar olarak bizler de
00:36:16onların altın çağını Endülüs'te yaşadığını vurguluyoruz.
00:36:20Bunda en büyük etken, hiç şüphesiz
00:36:22Müslümanların onlara karşı göstermiş oldukları hoşgörü politikası.
00:36:26İkinci husus, Lütfi Şeyban Hoca'mızın da vurguladığı,
00:36:29katkıları belki sınırlı ama özellikle 11 ve 12. asırlarda
00:36:34önümüzdeki iki dakikalarda daha ayrıntılı üzerine konuşacağımız
00:36:38tercüme süreçlerinde Yahudiler hem Arapça hem Latince bildikleri için
00:36:42Avrupa'nın farklı bölgelerinden buraya gelen tercümanlarla,
00:36:47alimlerle iş birliği içinde çalıştılar
00:36:49ve dolayısıyla Endülüs bilim mirasının Batı'ya aktarılmasında da
00:36:52doğrudan büyük bir pay sahibi olduklarını dile getirebiliriz Yahudilerim.
00:36:57Enes Hocam, Ortaçağ'da Batı İslamiyet'le Endülüs'te tanıştı.
00:37:04Evet.
00:37:05Resulullah Aleyhisselam ve hem de İslamiyet'le ilgili Batı'nın Ortaçağ'daki yaklaşımı nasıldı?
00:37:12İlk olarak Müslümanlar 711 yılında bölgeye geçtiklerinde iki önemli sonuçla karşılaşıyoruz.
00:37:21Birincisi Müslümanların kıta Avrupa'sında ilk kez bir toprak parçasında ülkeyi fethetmeleri.
00:37:26İkincisi Avrupa'da Müslüman Hristiyan ilişkilerinin başlaması.
00:37:29Tabii ki Müslümanların bölgeyi fethetmesini takip eden süreçte çok yoğun bir İslamlaşmadan söz ettik az önce.
00:37:35Bu İslamlaşma bir takım Hristiyan cenahı da rahatsız etmişti.
00:37:42Endülüs'teki din değiştirme olayları üzerine çalışan Richard Bulliet gibi birçok araştırmacı,
00:37:48Müslümanların bölgeye geldiği dönemde nüfusun çok küçük bir kısmından Müslüman olduğunu ancak 9. 10. asırlara geldiğimizde
00:37:55nüfusun yaklaşık %90'ın, %95'inin Müslümanlığı benimsediğini ve bunların içerisinde doğrudan İspanyol kökenli olan Hristiyanların olduğunu,
00:38:05Nueva Christianos olarak tanımladıkları müvellepler olduğunu ifade etmektedir.
00:38:09Dolayısıyla bu yoğun İslamlaşma Endülüs'te yaşayan Hristiyan cemaati içerisindeki bazı din adamlarının da rahatsızlığına sebep oldu.
00:38:17Bunlardan bir tanesi Kurtuvalı Alvarus, 9. asır gibi çok erken bir dönemde yaşamış bir din adamı ve Endülüs Luminosus adlı
00:38:25bir eser tehlif etmiş.
00:38:26Bu eserinde henüz 9. asırda Kurtuba şehrinde yaşayan Hristiyanların Arapçadan ve İslam kültüründen ne kadar derinden etkilendiklerinden yakınıyor.
00:38:36Araplar gibi şiir yazmak, Araplar gibi edebi eserler tehlif etmek konusunda Hristiyan gençlerinin çok iyi seviyede olduklarını ancak
00:38:44Latince temel metinleri okumak konusunda bile Hristiyan gençlerinin zorlandığını dolayısıyla İslam medeni birikiminin burada gelişmesinden rahatsız olduğunu çok erken bir
00:38:56devirde dile getirdiğini görüyoruz.
00:38:57Bu 9. yüzyılda bir kayıt çok erken bir dönemde Endülüs bilim mirasının, kültürel mirasının Hristiyanlar ve Yahudiler üzerindeki etkisinin ne
00:39:06kadar erken başladığını bizlere gösteriyor.
00:39:08Benzer şikayetlerin biz Yahudi tarafında da Yahudi topluluğu tarafında da olduğunu görüyoruz.
00:39:13Abraham bin Ezra gibi, Moses bin Ezra gibi Yahudi entelektüeller eserlerinde kendilerinin farklı milletlerle kaynaştıklarını ve Arapçayı, onların kültürlerini yakından
00:39:24tanıdıklarını dile getiriyorlar.
00:39:26Tabi ki Hz. Muhammed hakkında, İslam bini hakkında, Kur'an-ı Kerim hakkındaki görüşlerin ortaya çıktığı coğrafya olmasına sebeple Endülüs
00:39:33çok önemli.
00:39:34Biz Kurtubalı Eulogius ve Kurtubalı Alvarus ile bu süreci başlatabiliriz.
00:39:39Onların İslam karşıtı pejoratif söylemlerinin olduğunu görüyoruz.
00:39:44İslam'ın Hristiyanlığın içerisinden çıkan sapkın bir mezhep olduğunu,
00:39:48Efendimiz Peygamber Efendimiz'in de bir aldatıcı olduğu yönünde onların görüşlerinin olduğunu görebiliyoruz.
00:39:54Bu takip eden süreçte daha çok İslami kaynaklara dayalı bilgilerin üretildiği bir dönem yaşanacak Endülüs'te, İber Yarımadası'nda.
00:40:03Petrus Alfonzi bu süreçte çok önemli bir Hristiyan.
00:40:07O Müslümanların ibadetlerini, inanç esaslarını irdeleyen ve onunla ilgili kapsamlı bilgiler veren bir din adamı.
00:40:1412. asra geldiğimizde ise çok önemli bir sürecin yaşandığını görüyoruz İspanya'da.
00:40:19Kuloni tarikatının başkeşişi Muhterem Peter ya da Latince adıyla Petrus Venerabilis adıyla bildiğimiz din adamı,
00:40:26Fransa'dan İspanya'ya gelerek burada Kur'an-ı Kerim'i ilk kez 1143 yılında Latince'ye tercüme ettiriyor.
00:40:33Bu tercüme eden ekibin içerisinde Muhammed adında bir Müslüman alemin de olduğunu biz doğrudan Muhterem Peter'in mektuplarından yazmış olduğu
00:40:41Risalelerden öğreniyoruz.
00:40:44Neden yapıyor bunu?
00:40:45Tabii ki bundaki ana motivasyon şu, Müslümanlar Avrupa'da, Avrupa'nın batı kısmında daha da güçlendiler ve misyonerlik faaliyetlerde Hristiyanlar başarılı
00:40:55olamadıkları için
00:40:56Muhterem Peter kendi dindaşlarını Müslümanları Hristiyanlara çeviremedikleri için cahil ve yetersiz görüyor.
00:41:05Dolayısıyla Kur'an'ı anlamak, onların Müslümanlarla olan tartışmalarında ciddi argümanlar ortaya koymalarını sağlayabilmek adına doğrudan bu kitabı anlamak gerektiğini
00:41:15de getiriyorlar.
00:41:15Enes Hocam bu ilk müsteşrik faaliyetlerinin temelini oluşturuyor diyebilir miyiz?
00:41:20Kesinlikle diyebiliriz.
00:41:21Batı üniversitelerde İslamiyet bölümleri var, şarkı açılar.
00:41:24Evet, çok daha geç dönemle tarihlendiriyorlar ama aslında bunun Endürüs'te başladığını, özellikle 11, 12, 13. asırlarda çok yoğunlaştığını dile getirebiliriz.
00:41:34Muhterem Peter'in sadece Kur'an-ı Kerim'i değil bir dizi İslami eseri de Arapçaların Latince'ye tercüme ettiğini
00:41:42görüyoruz.
00:41:42Bu çok önemli bir süreç çünkü Toledo koleksiyonu olarak bildiğimiz bu külliyat, Corpus Toletanum olarak bilmiyor Latince'de, Hristiyan dünyaya ilk
00:41:51kez İslam dinini kaynağından okuma fırsatı sundu.
00:41:54Dolayısıyla bundan sonra gelen Hristiyanlar daha ziyade Kur'an üzerinden bir takım argümanlar üreterek Müslümanlara karşı dinli mücadelelerini sürdürdüler.
00:42:0212 ve 13. asır yine İspanya tarihi açısından, Müslüman-Hristiyan ilişkileri açısından çok önemli bir süreç.
00:42:08Çünkü 13. asırın ilk yarısında iki önemli tarikatın biz kurulduğunu göreceğiz.
00:42:13Bunlardan ilki Dominik Kent tarikatı, Aziz Dominik tarafından kurulan ve faaliyet alanını zamanla İspanya'ya kadar geliştiren bir tarikat.
00:42:23Diğeri de Fransızkent tarikatı.
00:42:25Bu tarikatların Müslümanlarla ilgili olan önemli özelliği şudur, Müslümanlara karşı misyonerlik faaliyetlerinde yeni bir takım öneriler ortaya koydular.
00:42:35Bugün İspanya'da Müslüman hakimeti altında olan bazı şehirlerde ki bunların içerisinde Mürsü'ye başta gelmektedir.
00:42:44Misyonerlerin Arapça öğrenebileceği ve Müslümanlara karşı farklı argümanlar geliştirebileceği bir takım okullar açtılar.
00:42:51Studium adıyla bilinen okullardan ilki ve en önemlisi Mürsü'ye şehrinde kurulan Studium Arabicum et Hebraicum.
00:42:58Yahudi ve Hristiyanlar, Arapça'yı öğrenmeleri buradaki bilim hayatına nasıl bir etkisi oldu?
00:43:09Bu iki yönlü bir süreç. Bunlardan ilki dini motivasyon.
00:43:14Onda da tabi ki de İslam'ı doğru tanıyıp onun kendilerine göre eksiklerini tespit ederek Müslümanlara karşı misyonerlik faaliyetlerinde başarılı
00:43:21olmak.
00:43:21İkinci yönü ilmi ve kültürel birikiminden istifade etmek ki özellikle 12 ve 13. asırlarda yoğunlaşan tercüme faaliyetlerinde bunun daha etkili
00:43:30olduğunu görebiliyoruz.
00:43:32Bir şey soracağım hocam.
00:43:34Şimdi 781 yıl yaklaşık olarak burada parça parça devam eden bir Müslümanların hakim oldukları bir dönem, bir süreç var.
00:43:45Sanki bu sadece siyasi ve askeri bir güçle elde edilmiş bir şey gibi algılanıyor.
00:43:51Böyle değil.
00:43:53Bunun bir bilim, kültür zemini var.
00:43:57İşte hoşgörü, İslam hukukunun onlara güvence veren bir sağlam zemini.
00:44:04Aynı şekilde rekonkiste diye ifade edilen sonraki dönemde yaklaşık süreci de birdenbire olan bir şey değil mi?
00:44:12Mesela çok önemli bir şey anlatıyorsunuz.
00:44:14Bugün Avrupa'da bizim müsteşrikler diye nitelendirdiğimiz İslamiyeti kaynaklarından okuyarak anlayıp ona karşı bir argüman geliştirme.
00:44:25Tabiri caizse o meydan okumaya bir cevap vermeye yönelik bir faaliyetin de yine en dürüst merkezi olduğunu söylüyorsunuz.
00:44:32Bu çok önemli.
00:44:33Evet, yani bu süreçler, misyonerlik faaliyetler tabii 13. asıra gelindiğinde daha yoğun bir şekilde devam ettirilecek ve Ramon Lül adını
00:44:42burada özellikle uygulamak lazım.
00:44:43Katalonya bölgesinde, Mallorca adasında doğmuş, Katalonya bölgesinde faaliyetlerini sürdürmüş ve merkezi Avrupa'da da çok önemli dini faaliyetleriyle öne çıkan bir
00:44:51Katalan filozof Ramon Lül.
00:44:53Onun da Arapça'nın misyonerlik faaliyetlerinde kullanılması yönünde çok ciddi adımları var.
00:44:591311 yılına gelindiğinde Vienne konsilinde, bugünkü Fransa topraklarında konuşulan konulardan bir tanesi de Müslümanlara karşı misyonerlik faaliyetleri oldu.
00:45:09Ramon Lül'ün bu konsilde Avrupa'nın önünde gelen üniversitelerinde Arapça öğretilecek kürsüler kurulması yönünde bir teklifi var.
00:45:17Ve bu teklif konsil kararlarında yer alıyor. Biz bugün bu konsilin kararlarına sahibiz ve oradan gördüğümüz kadarıyla o dönemde üniversitelerin
00:45:27ilk ortaya çıktığı 12-13. asırlarda Oxford Üniversitesi gibi, Paris Üniversitesi gibi üniversitelerde Arapça öğretilecek kürsülerin kurulması yönünde bir takım
00:45:36adımlar atılıyor.
00:45:37Dolayısıyla Hristiyan Batı'nın İslam'ı tanıması yönündeki en önemli adım özellikle 13. asırda Dominiken ve Fransiken tarikatlarının Müslümanlara yönelik
00:45:47misyonerlik faaliyetleri olmuştur diyebiliriz.
00:45:51Endülüs'te bütün bunlar yaşanırken Batı'nın bir fotoğrafını çekecek olursak bilim ve kültürde aynı çağda oradaki durum ne genel olarak?
00:46:01Erken orta çağdan başlayarak ifade edersek Avrupa kendi tarihçilerinde ifadesiyle karanlık çağı yaşadıkları bir dönemdeler.
00:46:11Söz gelimi 10. yüzyılı baz alırsak Kurtuba'nın yaklaşık 400 bin ciltlik kütüphanesiyle, 2. hakem El-Mustansir'in kurmuş olduğu
00:46:23saray kütüphanesiyle,
00:46:25aydınlık sokaklarıyla, seçkin alimleri, çok dinli, çok kültürlü yapısıyla Avrupa'nın en gözde bilim ve kültür merkezi olduğunu söyleyebiliriz.
00:46:33Aynı dönemde Orta Avrupa'da bir şehre gittiğinizde, söz gelimi bir manastırın kütüphanesine gittiğinizde oradaki eser sayısının 50, 100, en fazla
00:46:42500 olduğunu göreceksiniz.
00:46:44Bunu Batılı araştırmacılar karşılaştırmalı yaptığı çalışmalarda dile getirmektedir.
00:46:49Dolayısıyla ilmi ve kültürel manada Endülüs'ün çok daha erken bir dönemde geliştiğini,
00:46:54sonradan 12, 13 ve 14. yüzyıllarda özellikle Arapçadan Batı dillerine yapılan tercüme hareketleriyle Batı'nın bilim literatürünün daha da geliştiğini
00:47:04söyleyebiliriz.
00:47:05Dolayısıyla Endülüs bu noktada Batı düşünce sisteminin gelişmesine kaynaklık etti.
00:47:09Çünkü iki noktada kaynaklık etti.
00:47:12Birincisi Endülüs'te ve İslam dünyasının diğer bölgelerinde yaşayan alimler vardı ve bunların farklı bilim dallarında kaleme aldıkları eserler vardı.
00:47:19Bu eserler kabaca 12-13. yüzyıllarda Arapçadan Latince'ye, Kastilya'caya, Katalanca'ya ve İbranice'ye tercüme edildi.
00:47:27Bu yönde İslam bilim mirası Batılılar nazarında tanınmış oldu.
00:47:31İkincisi de o dönem Avrupa'sında Yunanca bilen çok kısıtlı sayıda Hristiyan olduğu için
00:47:36Endülüs'teki Müslümanlar, Doğu İslam dünyasında tabi ki de Abbasi başkenti Bağdat'ı uygulamak gerekiyor.
00:47:42Aristo gibi, Batlamyus gibi, Dioskoreides gibi birçok antik dönem alimlerinin eserlerine hakimlerdi.
00:47:48Dolayısıyla bu eserlerin Arapça versiyonları Endülüs kütüphanelerinde mevcuttu.
00:47:52Dolayısıyla Toledo ve Endülüs'ün diğer şehirlerine tercüme için gelen Hristiyanların
00:47:58bu vesileyle antik dönemin filozofların eserlerini de tanıdıklarını görebiliyoruz.
00:48:04Yani iki yönlü.
00:48:05Hem antik bilim mirasını tanınlar hem de Müslümanların bu medeniyete kattıklarını
00:48:09astronomi, tıp, felsefe gibi alanlarda yazılan eserler üzerinden tetkik etme fırsatı buldular.
00:48:14Tercüme demişken, tabi Endülüs'ün ilim merkezleri var.
00:48:19Kurtuba başka bir merkez ama bugünkü Toledo, o zamanki adıyla Tuleytula bir tercüme merkezi değil mi?
00:48:27Orada bir meşhur tercüme okulu da var.
00:48:30Biraz hangi şehirlerde, hangi alanda Endülüs medeniyetinde yoğunlaşma var biraz onlardan da bahsedebilir miyiz?
00:48:38Tabi ki dilerseniz kronolojik gitmek adına erken dönemde Avrupa'da İslam bilimlerine yönelik ilgi nasıl başladı?
00:48:45Onunla başlayabiliriz.
00:48:46Devamlı da Toledo tercümanları konuluna yönelebiliriz.
00:48:49Bilim tarihçileri arasında en yoğun tartışılan konulardan birisi,
00:48:53Endülüs'ten tevarüs eden bilgi verikiminin Avrupa'ya ne zaman aktarılmaya başlandığı
00:48:57ve Batı bilim çevrelerinde ne zaman etkili olduğudur.
00:49:01Bununla ilgili çok ciddi araştırmalar yapıldı.
00:49:03Özellikle benim de çalışmalarım sürdürdüğüm Barcelona Otonom Üniversitesi
00:49:07ve Barcelona Üniversitesi'ndeki pek çok seçkin akademisyen
00:49:10yaklaşık 100 yıldır bu konular üzerine çalışmalarını sürdürmekte.
00:49:15Benim şu ana kadar akademik hayatım boyunca ilgi duyduğum bir konu olması hasebiyle
00:49:20yaptığım araştırmalar, sonucunu elde ettiğim bulgular
00:49:23bu sürecin 10. asır gibi çok erken bir dönemde
00:49:26bugünkü Katalonya topraklarında gerçekleştiğini
00:49:29ve Avrupalıların, İber Yarımadası'nın da ötesinde bulunan Avrupalıların
00:49:33çünkü Endülüs'te yaşayan Hristiyanlar ve Yahudiler
00:49:36bu medeni mirastan 9. ve 10. yüzyıldan itibaren haberdarlardı.
00:49:40Avrupalı Hristiyanların İslam bilim mirasını,
00:49:44Arapça bilimsel eserleri tanıdıkları dönem 10. asır.
00:49:47Bu süreçte de çok önemli bir alim var, Hristiyan din adamı.
00:49:50Onu vurgulamamız gerekiyor ki,
00:49:52Aureliyaklı Gerbert, bugünkü Fransa topraklarında doğmuş bir isim bu,
00:49:5710. asrın ortalarında ve Fransa'dan,
00:50:01bugünkü Katalonya bölgesindeki Ripoll ve Vick şehirlerine gelerek
00:50:04burada bilimsel çalışmalarını sürdürüyor.
00:50:07Tabi İslam kaynaklarında Aureliyaklı Gerbert hakkında hiçbir bilgimiz yok
00:50:11ama dönemin Fransızca kaynaklarında, Latince kaynaklarında
00:50:14hakkında bir takım bilgilerle karşılaşıyoruz.
00:50:17Ademar de Chabannes adlı bir Fransız tarihçi,
00:50:19onunla çağdaş, 10. asırda yaşamış kronik yazarı,
00:50:23Aureliyaklı Gerbert'in Kurtuba'yı ziyaret ettiğini ifade ediyor ki,
00:50:27bu yıllarda Kurtuba'nın Endülüs Emevi Devleti'nin başkenti olduğunu
00:50:30ve altın çağını yaşadığını söylemek gerekir.
00:50:34Onun dışında İngiliz tarihçi, 12. yüzyılda yaşamış,
00:50:38nispeten daha geç bir dönemde yaşamış,
00:50:40Malmes Mörle William'ın,
00:50:42Aureliyaklı Gerbert'in İspanya seyahati sırasında
00:50:45bir Müslümanın evinde misafir kaldığını
00:50:47ve onun kitaplarından istifade ettiğini, vurguladığını görüyoruz.
00:50:51Dolayısıyla bu kayıtlar bizler için çok önemli.
00:50:53Yine bu Gerbert'in şahsi mektupları,
00:50:57bize İslam bilimlerinin batıya aktarılma sürecinin
00:51:00ne kadar erken başladığını göstermesi açısından
00:51:02çok önemli veriler sunuyor.
00:51:04Onun İspanya'dan, Katalonya bölgesinden,
00:51:07Fransa'ya geri döndükten sonra,
00:51:09burada yaşayan bir takım alimlerle irtibatını sürdürdüğü
00:51:12ve mektuplarında onlardan eserler talep ettiğini görüyoruz ki,
00:51:16Barcelona'da Luputus adlı bir Hristiyan din adamından
00:51:20tercüme edilmiş bir eser talep ettiği görülmektedir Gerbert'in.
00:51:25O dönemde tabii ki batıda lingua franca,
00:51:28bilim dili olarak latince kullanılıyordu.
00:51:29Dolayısıyla tercüme edilmişten kast edildiğinin
00:51:32çok büyük bir ihtimalle,
00:51:34Arapça'dan latinceye tercüme edilmiş bir eser olduğu
00:51:38çıkarımını yapabiliriz biz.
00:51:40Nihai olarak bunu söylemek mümkün değil ama
00:51:42büyük ölçüde Gerbert'in hem mektupları hem astronomi alanında
00:51:45telif ettiği eserler,
00:51:46onun İslam astronomi ve matematik geleneğinden beslendiğini gösteriyor.
00:51:51Özellikle Fransa'ya geri döndükten sonra
00:51:54Avrupa'nın birçok katedral okulunda kendisi dersler verecek,
00:51:58öğrenciler yetiştirecek ve
00:51:59İslam matematik ve astronomi birikimini
00:52:03Orta Avrupa'ya 10. asır gibi erken bir dönemde taşıyan
00:52:06ilk taşıyıcı Gerbert'tir diyebiliriz.
00:52:08Yine onun öğrencilerinden Fulbert'li, çarslı Fulbert ve daha sonra gelen
00:52:14Richnavlı Herman gibi önemli figürlerin 10. 11. asırlarda
00:52:18İslam bilimlerini Avrupa'ya tanıtan ilk öncüler olduğunu dile getirebiliriz.
00:52:23Evet, Arapça'dan latinceye tercümeler nerede yapılıyor hocam?
00:52:27Bu ilk süreç çok kısıtlı bilgi sahibiyiz bu dönemler hakkında.
00:52:31Daha yoğun olarak Arapça'dan latinceye tercümelerin yapılığı dönem,
00:52:34Toledo'nun 1085 yılında Kastilya Krallığı'nın eline geçmesini takip eden yıllara
00:52:39tekadüm etmektedir. O da bilim tarihçileri tarafından kabaca 1125 yılları olarak
00:52:46tarihlendirilir.
00:52:48Toledo şehrinin başbiskoposu Raymond de Savetat, çok önemli bir figür,
00:52:52şehir Hristiyanların eline geçtikten sonra buradaki kütüphanelerde
00:52:55farklı bilim dallarında yazılmış Arapça eserlerin var olduğunu görür.
00:52:59Başbiskopos ve Avrupa'nın farklı bölgelerinde yaşayan din adamlarına
00:53:03Toledo'da bulunan bu kültürel mirastan istifade etmek, bu eserleri latinceye
00:53:08tercüme etmek amacıyla onları şehre davet eder.
00:53:12Tabii ki bu davet çok ciddi bir karşılık bulur Avrupa'nın farklı bölgelerinde yaşayan,
00:53:17İtalya'da, İngiltere'de, Fransa'da yaşayan alimler arasında.
00:53:20Ve bu süreç yoğun bir şekilde 12. asrın ilk yarısında başlar ve 13. yüzyılın
00:53:26sonlarına doğru da yoğunlaşarak devam eder.
00:53:28Burada ana merkez Toledo, batı dillerine yapılan tercümelerinin ana merkezi Toledo
00:53:34ama farklı şehirlerde de Katalonya'da, Ebuo Vadisi olarak tanımladığımız daha güney bölgelerde de
00:53:39Sarakusta şehrinin yakınlarında da bir takım Arapçadan Latince'ye ya da İspanyolca'ya
00:53:43bugünkü anlamda İspanyolca o zaman Kastilyacı olarak tanımladığımız dillere
00:53:47bilimsel tercümeler yapıldı.
00:53:49Bu tercümelerin mahiyetine dair ayrı bir soru ama ona da ilerleyen dakikalarda cevap verebiliriz.
00:53:55Enes Hocam çok güzel bilgiler veriyorsun, soluksuz olarak izliyoruz biz de.
00:53:59Kısa bir ara vereceğiz, bir reklam arası.
00:54:02Ondan sonra konuşacağız inşallah.
00:54:05Batı aydınlanmanın tarihini genel olarak, rönesans olarak gösteriyor.
00:54:09Şimdi bu konuşmalar çok erken vakitte Endülüs'ün batıdaki aydınlanmaya bir zemin teşkil ettiğini,
00:54:16çok erken çağlarda bilgi aktarımının, kültürün, medeniyetin batıya etkisini görüyoruz.
00:54:24Bunları detaylandırarak konuşacağız.
00:54:26Kısa bir ara sonra yeniden buradayız inşallah.
00:54:29Endülüs'ten, Granada'dan selamlar, hürmetler yeniden.
00:54:33Ülke TV'de canlı olarak sizlerle beraberiz.
00:54:36Evet, hava birdenbire soğudu.
00:54:38Bir hafta on gün önce arkadaşlar burada güneş kremi kullanıyorlardı.
00:54:43Ben yine bu güneşi bir yerde bulamayız diyordum.
00:54:46İnsan nimete şükretmeli.
00:54:48Şükretmeyince gidiyor böyle.
00:54:49Bir haftadır hava soğudu.
00:54:51Enes hocam senin de şanssızlığına.
00:54:53Ama Enes hocamın anlattıkları içimizi ısıtıyor.
00:54:57Hakikaten bilimsel zemini olan güzel şeyler.
00:55:01Kıymetli hocam, Endülüs'te, bilimde, sanatta, tıpta, matematikte,
00:55:08geometride, felsefede, hukukta, batıda olmayan neler vardı?
00:55:13Hep böyle Endülüs'te bilimsel gelişmeler diyoruz ya.
00:55:17Biraz somutlaştırabilir miyiz?
00:55:18Tabii ki.
00:55:19Endülüs'te ne vardı sorusundan önce Doğu İslam dünyasında ne var diye konuşmamız lazım ki.
00:55:25Doğudan Endülüs'e taşınan bilgi burayı medeni anlamda beslediyse.
00:55:29Biz ilk dönem, Basiler döneminde özellikle Bağdat'ta, Beytülikme'de gerçekleştirilen
00:55:33telif ve tercüme faaliyetlerine odaklanmak zorundayız.
00:55:36Burada farklı medeniyetlerden eserler, bilgiler alındı.
00:55:41Sanskritçeden, Pehlevice'den, Grekçeden eserler, felsefe alanında, tıp alanında,
00:55:48kimya alanında Arapça'ya tercüme edildi.
00:55:50Ve Abbasilerin ilk dönemi, özellikle 9. asrın ilk yarısı,
00:55:54İslam bilim literatürünün diğer bilim geleneklerinden beslendiği ve zenginleştiği bir dönem olarak dikkat çekiyor.
00:56:01Takip eden asırlarda da özellikle Abbasi topraklarında gelişen bu bilgi birikimi Endülüs'ü aşamalı olarak taşındı.
00:56:09Tabii ki Endülüs'teki Müslüman alimler sadece oradaki eserleri almakla kalmadılar.
00:56:14Antik dönemde kaleme alınmış eserleri de bölgeye taşıdılar ve tanıdılar.
00:56:18Ve bu bilgi avuzunu iyi bir şekilde değerlendirerek, bu bilgiyi özümseyerek yeni bilgiler ürettiler.
00:56:24Tıp, felsefe, astronomi, coğrafya, teoloji hemen her alanda Endülüs'te alimlerin çok ciddi eserler kaleme aldığını görüyoruz ki
00:56:338 asırlık bir süreci gözlerinde bulundurulduğumuzda çok yoğun bir tehlif ve tercüme faaliyeti Endülüs'te dikkat çekmektedir.
00:56:42Batıda olmayan Endülüs'te olan ne vardı dediniz?
00:56:45İlk olarak tabii ki de antik dönemin bilim mirası Batı'dan önce Endülüs'te tanıtıldı.
00:56:51Bahsi geçen tehlif ve tercüme faaliyetleri sırasında.
00:56:54Endülüs'te alimler de bu eserlerde özellikle Ariston'un, Patlamyus'un ya da Platon'un eserlerinde var olan bilgileri
00:57:02en iyi şekilde anlayarak, ilgili alanlarda yeni eserler yazarak bu alanlara özgün bir katkı sağladılar.
00:57:09Biz erken dönemlerde örneğin tıp alanında Endülüs'te İbni Cülcül gibi, Zehravi gibi, İbni Baytar gibi
00:57:16hem botanik hem tıp alanında yetişen alimlerin var olduğunu görüyoruz.
00:57:19Astronomi alanında da Mesleme El Mecriti gibi, İbni Zerkali gibi Endülüs'te yetişmiş ve özellikle daha sonraki süreçte
00:57:26Batı'yı astronomi geleneği olarak beslemiş isimler burada yetişti.
00:57:31Hakeza daha uzak bir alan gibi görünse de, sanki Endülüs'ün etkisi tamamen akli bilimler alanında görülmüş gibi anlaşılsa da
00:57:39biz teoloji alanında da çok önemli eserlerin Endülüs'te ve İslam dünyasının diğer bölgelerinde üretildiğini ve sonradan Endülüs'te taşındığını,
00:57:47buradan da Hristiyan ve Yahudi entelektüeller vasıtasıyla Avrupa'ya önemli kültür merkezlerine tanıtıldığını görüyoruz.
00:57:54Burada özellikle vurgulamamız gereken birkaç isim var.
00:57:57İbni Sina bunların başında gelmektedir.
00:57:59Sadece İslam tarihinin değil, tüm tıp tarihinin en büyük hekimlerinden birisi olarak kendisi takdim ediliyor bilim tarihçileri tarafından.
00:58:0716. yüzyılda yaşamış bir Alman tarihçi, Nuremberg kroniğini yazan Hartman Scheder, İbni Sina'yı sadece Müslümanların değil,
00:58:18tüm zamanların en büyük hekimi olarak tasvir etmesi aslında İbni Sina'nın büyüklüğünü göstermek açısından çok önemli.
00:58:24İbni Sina'nın eserleri özellikle 12. yüzyılda Toledo merkezli olmak üzere Latince'ye tercüme ediliyor.
00:58:30El Kanun'u Fittip'tan tutun da El Edviatül Kalbiye gibi daha böyle teknik ve spesifik konulara odaklanan çalışmalarıyla
00:58:37Latince, İbranice, Kasliyece gibi dillere tercüme ediliyor.
00:58:41Bu tercümeleri takip eden süreçte biz batıdaki kurulan ilk üniversitelerde İbni Sina'nın özellikle El Kanun adlı eserinin müfredatlarında yer
00:58:49aldığını görüyoruz.
00:58:50Hangi isimler hocam?
00:58:51El Kanun yine aynı şeklinde El Kanun şeklinde.
00:58:55Yok İbni Sina'nın kendi...
00:58:56Alerois adıyla İbni Rüştü biliyoruz biz, Avicenna adıyla İbni Sina'yı biliyoruz.
00:59:01Biz bilim tarihinde onları kendi isimleriyle telaffuz ediyoruz ama onlar kendi isimleriyle değil başka isimlerle telaffuz ediyoruz.
00:59:10Öyle olunca da bizim gençlerimiz de diyor ki dünyanın bilim tarihine bizim katkımız yok.
00:59:15Aslında bildikleri ismin İbni Sina olduğunu bilmiyoruz.
00:59:19Evet buradan da Avicenna'nın İbni Sina, Averrois'in İbni Rüşt, Al-Farabius'un Farabiye olduğunu, Azarkoel'in Zerkaliye olduğunu
00:59:28hatırlatmış olalım ve batı bilim çevrelerinde de çok yakından tanınan isimler bunlar.
00:59:32Tabii ki bu eserler Endülüs'te yazıldı ya da Doğu İslam dünyasından tercümeler yoluyla Endülüs'e geçti ve Arapçadan batı dilerine
00:59:41yapılan tercümelerle de İbni Sina örneğinde tıp alanındaki etkileri gördük.
00:59:46Gastronomi alanında da, felsefe alanında da çok ciddi etkiler oldu.
00:59:49Felsefe alanındaki etkiler üzerinden İbni Rüşt'e özellikle değinmek gerekir ki 1198 yılında ölen Kurtuba'da ve İşbiliye şehrinde başkadılık yapan
00:59:59bir isim.
00:59:59Bu arada izleyicilerimize İşbiliye'nin bugünkü Seliyye olduğunu da hatırlatmış olalım.
01:00:06Din adamı olmasının yanında felsefe gibi farklı bilim dallarına da ilgi duyan ve bugün modern düşünce tarihini en önemli filozoflardan
01:00:14biri olarak kabul edilen İbni Rüşt,
01:00:171198 yılında ölmesinden kısa bir süre geçtikten sonra eserleri batı dillerine tercüme edilen bir alim olarak dikkat çekmektedir.
01:00:26Biz 1250'li yıllara geldiğimizde İbni Rüşt'ün eserlerinin, Latince'ye tercüme edileni ve çok hızlı bir şekilde Avrupa'nın
01:00:33önde gelen kültür merkezlerinde bir etki yarattığını görüyoruz.
01:00:37Bunu biz Averroizm ya da Türkçe olarak tanımlayacak olursak İbni Rüşt'ülük olarak ifade edebiliriz.
01:00:43Özellikle Paris Üniversitesi Teoloji Fakültesi'nde İbni Rüşt'ün görüşlerini destekleyenler ve karşıtı olanların arasında çok ciddi münazaraların yaşandığını görüyoruz
01:00:52ki biz İbni Rüşt'cü olarak ilk olarak Brabantlı Siger ve Dacialı Boetus adlı filozofların adını söylememiz gerekir.
01:01:01İbni Rüşt karşıtı filozoflar arasında da Paris Üniversitesi Teoloji Fakültesi'nde Albertus Magnus ve Thomas Aquinas ismi ön plana çıkmaktadır.
01:01:10İbni Rüşt'ün etkisi vefatından 100 yıl bile geçmeden Avrupa'nın birçok üniversitesinde yankılandı, kendisine yer buldu ve İbni Rüşt
01:01:18'lüler ve anti İbni Rüşt'lüler olarak tanımlayacağımız iki grubun biz düşünce tarihinde karşı karşıya geldiğini görüyoruz.
01:01:26Ve bugün bir sempoz üniversitesiyle gitmiş olduğum Barcelona Üniversitesi'nin ana avlusunda görmüş olduğum İbni Rüşt heykelinden hareketle onu göz
01:01:35önünde bulundurarak bugün İbni Rüşt mügalip geldi, karşıtıları mügalip geldi bu noktada bize çok canlı fikir veriyor.
01:01:42Yani Batı üniversiteler içerisinde önemli bir kurum Barcelona Üniversitesi ve birçok yerde sadece burada değil Paris'te İngiltere'de birçok yerde İbni
01:01:52Sina gibi İbni Rüşt gibi Müslüman alimlerin medeniyete katkıları doğrudan batılı bilim insanları tarafından takdir ediliyor, kabul ediliyor.
01:02:00Ne yazık ki bizim ülkemizde nispeten yüzeysel ya da hiçbir bilgi sahibi olmadan insanlarımız bizim medeniyetimize uzak kalıyorlar.
01:02:08Umarım bu gibi programlar vesilesiyle biz kendi köklerimize, kendi medeniyet hafızamıza sahip çıkarız, onu anlarız ve yeniden medeni anlamda o
01:02:18günlerdeki debdebeye, şaşaya ve müreffey yaşama kavuşabiliriz diye ümit ediyorum.
01:02:23Yani tarih bize bu noktada endülüsü pusula olarak gösteriyor diyebiliriz.
01:02:28Eyvallah hocam.
01:02:30İki soruyu beraber sormak istiyorum belki beraber cevaplarsınız diye.
01:02:34Birincisi buradaki bu bilimde, tıpta, sanatta, matematikte, felsefede, hukukta ki bu birikim batıya hangi kanallarla intikal etti?
01:02:48İkincisi de Rönesans'ın temellerinin Endülüs'teki bu bilim ve kültür faaliyetinin batıya aktarımında da etkisi olduğu söylenir.
01:03:04Batılılar buna nasıl yaklaşır bu kurama?
01:03:07Yani gerçekten batıdaki aydınlanmaya Endülüs'ün etkisini onlar da kabul eder mi?
01:03:13İkisini beraber sormuş olarak.
01:03:15Bugün izan sahibi bilim tarihi üzerine çalışan, doğu batı ilişkileri üzerine çalışan her bir akademisyen, bu İspanya'da da olabilir, İngiltere'de
01:03:23de olabilir, Amerika'da da olabilir, Türkiye'de de olabilir.
01:03:26Rönesans'ın Avrupa'nın fikri aydınlanmasının önemli bir menbaının Endülüs olduğu, Sicilya olduğunu kabul ederler.
01:03:34Dolayısıyla bugün bir İspanyol üniversitesinde bir İspanyol akademisyen Endülüs bilim mirası Avrupa'yı etkilememiştir derse ilk olarak ona kendi dindaşları
01:03:43karşı çıkarlar.
01:03:44Dolayısıyla özellikle İspanya devletinin milliyetçi akımlarının hakim olduğu dönemlerde belki Endülüs mirası yok sayıldı ama
01:03:522026 yılına baktığımızda birçok bilim çevresinde bu etki kabul ediliyor ve üzülerek ifade etmeliyim ki
01:03:59İslam medeni mirası batı dünyasında bizdekinden çok daha ileri seviyede çalışılıyor.
01:04:05Yani bugün Türkiye'deki Endülüs çalışmalarıyla söz gelimi İspanya'daki Endülüs çalışmalarını kıyasladığımızda bizim çok daha fazla çalışmamız gerektiği gerçeğiyle biz karşı
01:04:13karşıya kalıyoruz.
01:04:15Genel olarak bugün ideolojik yaklaşımda olan muhakkak akademisyenler vardır ama genel batı bilim dünyasını göz önünde bulundurursak
01:04:21Endülüs'ün batı medeniyetinin gelişmesine özellikle rönesans ve aydınlanma sürecine giden yolda
01:04:28Müslüman mirasına borçlu olduğunu doğrudan ifade ediyorlar ve doğrudan eserlerinde bunu başlık olarak kullanan batılı bilim tarihçileri dahi var.
01:04:38Bunların başında Juan Vernet gelmektedir.
01:04:40Avrupa İslam'a ne borçlu adında bir eser yazdı.
01:04:43Kendisi Barcelona Üniversitesi'nde bir akademisendi bir süre önce vefat etti.
01:04:48Dolayısıyla bu mirasın ne kadar önemli olduğu batı için ne kadar hayati bir noktada durduğunu doğrudan batılılar büyük ölçüde kabul
01:04:55ediyor diyebiliriz.
01:04:56Evet buradaki bilim ve kültürün batıya aktarım noktasında neler söyleyebiliriz?
01:05:02Tabii ki Endülüs'te İslami döneme baktığımızda başta Kurtuba Endülüs Emevi Devleti'nin başkenti olan Kurtuba ardından Tuleytula bugünkü adıyla Toledo
01:05:11daha sonra İşbiliye Seviye adıyla bildiğimiz şehirler Endülüs'te İslam bilim ve kültürünün yayıldığı ana merkezler olarak ön plana çıktı.
01:05:201085 yılında Toledo'nun Kastilya Kralı'nın eline geçmesi çok önemli bir dönemeç.
01:05:26Bu İslam bilimlerinin batı dünyasına tanınması sürecinin en önemli kilometre taşı.
01:05:33Çünkü şehir ele geçirildikten sonra şehrin başbiskoposu az önce de adını andığımız Toledo şehrinin başbiskoposu Raymond de Savetat bu şehir
01:05:47kütüphanelerinde bulunan eserlerin değerinin farkına vararak batılı entelektüelleri buraya davet etti.
01:05:52Buraya kimler geldi bu davet sonucunda? İngiltere'den Morleyli Daniel, İspanya'dan burada çalışmalarını sürdüren Dominikus Kundisalinus, İtalya'dan ki çok önemli bir
01:06:03isim bu süreçte en üretken tercüman olarak bilinen Kremonalı Gerard gibi çok sayıda tercüman geldi.
01:06:08Bu tercümanlar ana merkez olarak Toledo'yu tercih ettiler ama yine de farklı bölgelerde de tercüme faaliyetlerinin yürütüldüğünü biliyoruz.
01:06:16Bunlar hangi eserlere ilgi duydular? O zamana kadar Hristiyan batıda tanınmayan Müslümanlar tarafından kaleme alınmış eserlere ilgi duydular.
01:06:24Ve Kremonalı Gerard örneğinde de görebileceğimiz gibi antik dönemde yaşamış bazı filozofların eserlerine yönelik de ilgileri vardı.
01:06:32Ancak Avrupa'nın bu dönem içinde bulunduğu ortama baktığımızda entelektüel yönden çok zayıf olduğunu doğrudan o dönemde yaşamış Hristiyan entelektüeller
01:06:40dile getiriyor.
01:06:41Örneğin İngiltere'de yaşayan Morley'li Daniel adlı filozof ki 12. yüzyılın en önemli filozoflarından bir tanesidir.
01:06:49İlmi çalışmalarını sürdürmek üzere Paris'e gittiğini ancak Paris'te gördüğü manzara karşısında sükutu hayale uğrayarak oradaki hocaların hiçbir bilgi birikimine
01:06:58sahip olmadığını görerek bir duyum üzerine Toledo'ya geldiğini söylüyor.
01:07:03Doğrudan filozofiya adlı bir eser kalemi oluyor ve orada Toledo'da çok büyük alimlerin yaşadığını duyduğunu ve o sebeple Toledo'ya
01:07:10geldiğini zikrediyor.
01:07:12Bu gibi örnekler çok fazla var.
01:07:13Yine Aureliaklı Gerbert 10. yüzyılda erken taşıyıcılardan bir tanesi olarak bahsettiğimiz isim de burada Müslümanlarla diyalog kuran başka alimler arasındaydı.
01:07:23Bu süreçler nasıl ilerledi onu söyleyelim.
01:07:25Tabii ki Endülüs'te İslam hakimiyeti altında yaşayıp Arapça bilen, İslam kültürüne aşina olan mozaraplar, müstaribler olarak tanımladığımız bir topluluk vardı.
01:07:34Diğer taraftan da Yahudiler içerisinde Arapça öğrenen ve İslam bilim literatürüne son derece hakim olan Yahudiler vardı.
01:07:41Merkezi Avrupa'dan, bugünkü İtalya'dan, Fransa'dan ya da İngiltere'den bölgeye gelen Hristiyanların bu tercüme süreçlerinde
01:07:49Araplaşmış Yahudilerle ve üstariplerle yani mozaraplarla işbirliği halinde çalıştığını biz doğrudan o dönemin Latince kaynaklarından öğreniyoruz.
01:07:59Örneğin Kramonalı Gerard'ın ya da diğer alimlerin buraya geldiğinde mozaraplarla iletişime geçtikleri,
01:08:08tercüme faaliyetlerinde onlarla işbirliği yaptıkları doğrudan onların mektuplarında, eserlerinde zikrediliyor.
01:08:13Tabii ki bu konularda dönemin kaynaklarında sunulan bilgiler çok kısıtlı ama yine de bu ince kırıntılar arasında bir genel panorama
01:08:25çizmek mümkün.
01:08:27Avrupa'dan gelen entelektüeller bölgedeki yerel Hristiyanlarla ve Yahudilerle tercüme süreçlerinde işbirliği yaptılar
01:08:34ve bu sayede Arapçadan Latinceye ağırlıklı olmak üzere İspanyolcaya, Katalancaya ve İbraniceye çok önemli eserler tercüme edildi.
01:08:42Bunlar tabii ki Batı bilim geleneğini besledi, İbn-i Sina örneğinde bunu uygulamıştık.
01:08:48Şimdi yine bir diğer önemli filozof Farabi'den bahsetmek gerekir.
01:08:52Doğu İslam dünyasına yetişmiş bir Müslüman alim olmasına rağmen eserleri en ürse ulaşmış bir alim Farabi
01:08:59ve 12. yüzyılda yuhun tercüme hareketleri içerisinde onun İhsaül Ulum adlı eserinin biz Latinceye tercüme edildiğini görüyoruz.
01:09:07O eseri tercüme eden iki farklı tercüman var.
01:09:10Birincisi Dominikus Gundisalianus, ikincisi ise Kremonalı Gerard.
01:09:14Burada bu tercümanların sadece tercüman olmadığı bir kısmının doğrudan o alanlarda eserler yazacak isimler olduğunu hatırlamamız gerekir ki.
01:09:22Bu noktada verebileceğim en iyi örnek Dominikus Gundisalianus'tur.
01:09:27Çünkü o İbn-i Farabi'nin İhsaül Ulum yani ilimlerin tasnifi adlı eserini Latinceye tercüme ettikten sonra
01:09:34bu alanda Batı bilim dünyasında ilk olarak tanımlanacak olan
01:09:38De Divisione Philosophiae adlı Latince bir eser kalemi almıştır ki
01:09:43bu eserde de büyük ölçüde Farabi'nin bilimlerin tasnifi yöntemini takip etmiştir.
01:09:49Benim de danışmanlığımı üstlenen Prof. Alexander Fidora iki metin üzerinde yaptığı karşılaştırmalı araştırma sonucunda
01:09:56Dominikus Gundisalianus'un eserinde en az %40 Farabi'den alıntı olduğu görülmektedir.
01:10:02Dolayısıyla bu süreci sadece bilimsel bir aktarım olarak görmemek lazım.
01:10:07Bu sürece katılan Hristiyanların ayrıca eserler telif eden entelektüeller olduğunu
01:10:14ve takip eden süreçte İslam medeni birikiminden, bilim literatüründen yoğun bir şekilde istifade ettiğini söyleyebiliriz.
01:10:22Kıymetli Hocam belki bu noktada Kastilla Leon Kralı X. Alfonso'yu da anmak gerekir.
01:10:29Onun İslam bilim ve kültürüne yaklaşımı nasıldı ve onun himayesinde gerçekleştirilen bilimsel faaliyetlerin
01:10:39İslam bilim mirasının Avrupa'ya ulaşmasında etkisi neydi?
01:10:44Biraz muhtemelen bu noktada konuşmamız gereken bir isim değil mi?
01:10:48Çok önemli bir isim ve hem Türkiye'de hem Dünya Bilim Camiası'nda İslam-Batı ilişkileri söz konusu olduğuna
01:10:55önemi yeterince vurgulanmamış bir figür ve benim de kitabımda bir bölüm ayırdığım çok önemli bir kral.
01:11:02Tabii ki onu İslam-Batı ilişkileri açısından önemli kılan özelliği İslam kültürüne ve bilimlerine yönelik ilgisi.
01:11:09Alfonso'nun babası 3. Fernando, Müslümanların elindeki en önemli şehirlerden Kurtuba, İşbiliye ve Mürsiye şehirlerini
01:11:16ele geçiren, Castile Leon topraklarına katan bir siyasi figür.
01:11:21Tabii ki bu toprakları almak sadece siyasi anlamda topraklarını genişletmek değil,
01:11:25aynı zamanda o şehirlerde var olan medeni mirasın da devralınması anlamına geliyordu.
01:11:30Ancak Fernando'nun bu noktada çok ciddi bir adımının olmadığını görüyoruz.
01:11:341252 yılında vefat ettiğinde, krallık tacını Alfonso giydiğinde farklı dillere, kültürlere olan ilgisiyle
01:11:41onun bir kraldan çok, çok yönlü bir entelektüel olarak tebarüz ettiğini,
01:11:46onun bu yönüyle öne çıktığını söylememiz mümkün.
01:11:49Alfonso çok erken yaşlarından itibaren Müslümanlarla ve İslam kültürüyle iç içe bir ortamda yaşadı.
01:11:55Toledo'da doğdu, İşbiliye şerinde vefat etti.
01:11:58Ve tahta geçtiğinde belli bir Müslüman nüfusu da Castile topraklarında idare ediyordu.
01:12:03Onun İslam bilimi ve kültürüyle tanışıklığını gösteren en önemli olayların başında
01:12:08hiç şüphesiz Müslüman alim Muhammed bin Ahmet Errakuti ile olan tanışıklığı oldu.
01:12:12Onun bu tanışıklığına dair İslam kaynaklarında da bilgiler sunulmaktadır.
01:12:18Beni Ahmer Devleti'nin veziri, aynı zamanda dönemin önemli tarihçisi olan Nisanettin İbnül Hatip,
01:12:24onuncu Alfonso ile...
01:12:26İbnül Hatip deyince...
01:12:28Nizamet'in hocamızı...
01:12:30Nizamet'in hocamızı analım çünkü onun doktora çalışması.
01:12:32Çalışması, Türk tarih kurumundan da yayınlandı.
01:12:35Nisanettin İbnül Hatip, Muhammed bin Ahmet Errakuti'nin tıp, astronomi, matematik, müzik gibi alanlarda yetkin bir alim olduğunu söylüyor.
01:12:45Diğer kaynaklar da aynı şekilde Makkari gibi önemli Müslüman müelliflerin,
01:12:51Rakuti'nin ilmi yönden ne kadar üstün olduğunu vurguladığını görüyoruz.
01:12:55Yine aynı kaynaklar, 1243 yılında Mürsiye şehrinin Kasliye topraklarına katıldığı dönemde,
01:13:01henüz prens olan Alfonso'nun Muhammed bin Ahmet Errakuti ile karşılaştığını ve onun bilgi birikimine büyük bir tazimde bulunduğunu ifade
01:13:13ediyorlar.
01:13:13Doğrudan şu ifade veriliyor, Rum kralı olarak geçiyor o zaman, Kastile Leon kralı 10. Alfonso,
01:13:19Müslüman alim Rakuti ile karşılaştığında ona hürmet etti ve Mürsiye şehrinde onun yürüteceği, müdürlüğünü üstleneceği bir medrese inşa etti diyor.
01:13:30Ve bu medrese de Rakuti'nin Müslüman, Hristiyan ve Yehudi öğrencilere kendi dillerinde dersler verdiğini doğrudan o dönemin İslam kaynakları
01:13:38zikrediyor ki,
01:13:39şu ana kadar benim İslam kaynaklarına benzer anekdotları gördüğüm pek söylenemez.
01:13:44Çok fazla bu tarz Müslüman-Hristiyan ilişkilerinin entelektüel boyutuna dair biz bilgi göremiyoruz.
01:13:50Ama bu örnek çok önemli.
01:13:52Hatta daha da ileri gider bazı bilim tarihçileri.
01:13:56Kral Alfonso'nun Mürsiye şehrinde bulunan Monte Agudo kalesinde,
01:14:00Rakuti'den bizzat dersler aldığı, farklı bilim dallarında kendisini geliştirdiği dahi iddia edilir.
01:14:05Bu siyasi anlamda büyük güç kazanan bir kralın kendi hakimiyeti altında yaşayan Müslümanların medeni mirasına nedenli ilgi gösterdiğini ortaya koyması
01:14:17bakımdan çok önemli bir örnek.
01:14:18Tabii ki tahta geçtikten sonra İslam bilim ve kültürüne yönelik ilgisi onun kültür siyasetini de büyük ölçüde belirledi.
01:14:25Alfonso döneminin İslam bilim tarihi açısından önemi şudur.
01:14:28Bu dönemde gerek Endülüs'te gerek Doğu İslam dünyasında yaşamış Müslüman alimlerin tıp, astronomi, felsefe, matematik, teoloji gibi edebiyat gibi alanlarda
01:14:39tehlif etmiş oldukları eserleri İspanyolcaya tercüme etmesi olmuştur.
01:14:44Yani 12. asırda ağırlıklı olarak biz tercümelerin Arapçadan netinceye yapıldığını görürken 13. yüzyılda özellikle Bilgi Alfonso'nun teşebbüsleriyle bu tercümelerin
01:14:53Arapçadan İspanyolcaya,
01:14:55yani o zamanki Adilya Kasiyece'ye yöneldiğini görüyoruz ki bu eserler içerisinde çok farklı bilim dallarında yazılmış eserler vardı.
01:15:02Hükümların da oradan astronomi alanına çok ciddi bir ilgisi olduğunu biliyoruz ki emriyle hazırladığı eserler arasında Libros del Saber de
01:15:11Astronomiya adlı bir eser var.
01:15:13Astronomi tarihçileri bu eserin doğrudan İslam astronomi geleneğine ait olan bazı eserlerin tercümelerinden faydalanarak hazırlandığını dile getiriyorlar.
01:15:23Keza Alfonso tabloları adıyla bildiğimiz tabloları 13. yüzyıldan bahsediyoruz.
01:15:28Alfonso'nun hakimiyet yılları 1252-1284 yılları arasını kapsar ve İslam bilimlerinin özellikle İber Yarımadası'nda daha yoğun olarak alımlandığı
01:15:37bir süreç olarak dikkat çeker.
01:15:39Bu yüzyılı özellikle sordum Semerkant'ta Uluğ Bey'le mukayese edilebilsin diye.
01:15:46Hocam şimdi yavaş yavaş sona doğru da gidiyoruz.
01:15:50Bugünün İspanyası'nda hem siyasilerin hem de akademisyenlerin bu Endülüs mirasına yaklaşımlarını merak ediyoruz.
01:15:59Siz Barcelona'da üniversitede çalıştınız yakından gözlemlediniz.
01:16:03Buna dair neler söylersiniz?
01:16:05Bu mirasla ilgili yaklaşımlar nasıldır?
01:16:08Tabii ki...
01:16:09Hem akademik hem siyasi.
01:16:10İki yönden ele alırsak İspanya'nın kuruluş yıllarında işte Genel Franco döneminde daha böyle aşırı milliyetçi İspanyol olmayan unsurlara karşı
01:16:19sert politikaların yürütüldüğü dönemlerde tabii ki de Endülüs mirası yok sayıldı.
01:16:23Ancak daha sonraları özellikle konvivencia kavramında adını anmadığımız önemli bir isim Ameriko Castro'nun Espanya Ensu Historia adlı eserinde konvivencia
01:16:32terimli kullanması ve akabinde yaşanan tartışmalarla Endülüs'teki miras, Müslümanların mirası daha geniş çevrelerde tartışılmaya başlandı.
01:16:41Ve bugün günümüz İspanyası'na baktığımızda hemen herkes toplumdaki insanlardan tutun da yönetici sınıfına kadar birçok insan Endülüs İslam mirasını
01:16:53önemli bir değer olarak kabul ediyor.
01:16:55Bugün Filistin meselesinde tabii ki de söylemleriyle dikkat çeken Başbakan Pedro Sanchez İslami...
01:17:02Saygılarımızı sunalım.
01:17:04Gracias Pedro.
01:17:06Evet.
01:17:07Tabii ki de kendisine saygılarımızı iletelim.
01:17:10Sadece Pedro Sanchez değil birçok Endülüs kökenli ya da İspanyol kökenli siyasetçinin de doğrudan Endülüs vurgusu yaptığını görüyoruz.
01:17:22İspanya'da aşırı sağ milliyetçi bir parti olan Vox Partisi'nin İspanyol olmayanların İspanya'dan kovulmasına yönelik söylemlerine karşı Gerardo Pissarello adlı
01:17:32bir İspanyol siyasetçinin doğrudan bir söylemi var.
01:17:36Benim aklıma o geldi siz söylediğinizde size kalsa İbn-i Rüşt Müslüman olduğu için ya da Musa İbni Memun Yahudi
01:17:42olduğu için Endülüs'ten kovulmalıydı.
01:17:44Ya da Endülüs mirasını öven taktiği hisseden İspanyol var.
01:17:48Dolayısıyla bir İspanyolun doğrudan Müslüman mirasını savunması son derece ilginç.
01:17:53Ve akademik camiada zaten önceki dakikalarda ifade ettiğim üzere Endülüs'ün dini anlamda, sosyal anlamda, kültürel anlamda ve tabi ki
01:18:02de bilim mirasını Avrupa'ya aktarılması söz konusu olduğunda
01:18:07Batı'ya, Batı'nın Endülüs'e çok şeyler borçlu olduğunu bilim tarihçileri de farklı anlarda çalışan İspanyollar da Avrupa'daki diğer
01:18:14Hristiyanlar da kabul ediyor diyebiliriz.
01:18:16Evet hocam, iki dakika sonra artık İstanbul iftarına yaklaşıyor, dua edeceğiz.
01:18:23Evet.
01:18:23Genç bir akademisyen olarak Endülüs'ü hem yaşıyorsun, hem gördün, hem Avrupa'ya olan etkilerini çalıştın.
01:18:33Evet.
01:18:34Yeni nesil özellikle Müslümanların bilim tarihine, insanlığın gelişimine katkı sağlamadığını düşünüyor.
01:18:42Bu düşünceyi de sosyal medyada destekleyen paylaşımlar oluyor.
01:18:48Evet.
01:18:48Çok da okumadığı için, yani şu senin kitabını okusa bile aslında böyle olmadığını görür.
01:18:52Evet.
01:18:53Şimdi bu bizi izleyen gençlerimize iki dakika içerisinde Endülüs'ten nasıl bir mesai vermek istersin?
01:18:59Sadece genç arkadaşlarımıza değil, bütün bizi izleyen misafirlerimize seslenmek sanki daha kapsayıcı olacaktır.
01:19:06Endülüs bize ne söyler?
01:19:07Önce ona odaklanmak lazım.
01:19:09Endülüs bugün İslam dünyasının büyük bir kimlik krizi içerisinde olduğu ve batı karşısında geri kalmışlık hissini yaşadığını görüyoruz.
01:19:17Nasıl düzelir, nasıl düzey çıkar?
01:19:19Soruları sorulduğunda aslında geriye bakmak.
01:19:22Tarihte ne zaman, hangi süreçlerde doğru adımlar atılmış onlara odaklanmak lazım.
01:19:28Endülüs de en azından benim nazarımda.
01:19:30Endülüs, İslam tarihi açısından bir ütopya topluluğu gibi.
01:19:34Yani tabii ki de dört dörtlük her şey süt limanı değildi belki ama genel anlamda adaletin hüküm sürdüğü, gayrimüslim unsurların
01:19:41temel hak ve hürriyetlerinin korunduğu, hoşgörünün hakim olduğu ve tabii ki de bilim ve medeniyetle yükselen bir coğrafya.
01:19:48Bize ne söyler Endülüs?
01:19:50Hakkaniyet ve liyakat ön plan alanında yüksek bir medeniyet kurulur.
01:19:54Farklı toplulukların bir arada yaşamasını mümkün kılan hoşgörü ve adalet bizlere gelecek adına rehberlik eder.
01:20:01Ve tabii ki de benim de çalışma alanım olan Endülüs bilim mirasının aktarılması, Avrupa'ya aktarılması konusunda da bizim eksikliklerimizden
01:20:10bahsettiniz.
01:20:11Türk toplumu ya da belki daha geniş çerçevede ifade edersek Müslüman dünyasının bu geri kalmış kişisinden kurtulması için kendi medeniyet
01:20:20kodlarına dönmesi gerektiğini düşünüyorum.
01:20:22Bu noktada da Endülüs bizler için ideal toplum, ideal medeniyet noktasında en iyi örnek diye düşünüyorum.
01:20:30Biz bunu bir kere başardık, bir daha başarabiliriz.
01:20:34Büyük bir insanlık krizi içerisindeki dünyaya Endülüs'ten bir Ramazan ayında ülketi ve aracılığıyla mesaj veriyoruz.
01:20:42Diyoruz ki farklı inanç ve kültürler bir arada barış içerisinde yaşadılar ve bugün Batı'nın bugünkü seviyeye gelmesine de bilimde,
01:20:53sanatta, kültürde katkı sağladılar.
01:20:55Biz bunu bir kere başardık, yine Müslümanlar başarabilir.
01:20:59Enes Hoca'ım çok teşekkür ediyorum.
01:21:01Ben teşekkür ederim davetiniz için.
01:21:02Çok istifade ettik.
01:21:03Eminim izleyicilerimiz de istifade etmiştir ve kitabı da özellikle okumalarını tavsiye ediyoruz.
01:21:08Ağzınıza sağlık.
01:21:09Teşekkür ederim.
01:21:10Kıymetli izleyicilerimiz, mübarek Ramazan ayı, duanın en makbul olduğu zamanlardan biri iftar öncesi.
01:21:18Dua insanın kaderini biçimlendirir.
01:21:21İnsan daraldığında, bunaldığında, sorunları konuştuğunda, çözüm yolu aradığında aslında gidilecek bir tane kapı var.
01:21:29Malikel mülk olan Allah'ın kapısı.
01:21:32Şimdi biz de gönüllerimizi temsil ile ellerimizi açalım, bir dua edelim.
01:21:38Limak Endülüs'e duayı sunar.
01:21:45Amin
01:21:48Euzubillahimineşşeytanirracim
01:21:49Bismillahirrahmanirrahim
01:21:51Elhamdülillahi Rabbil Alemin
01:21:54Vel'akıbetü lilmuttaqin
01:21:56Vel'a udvanı illa ala zalimin
01:21:58Vessalatu vesselamu ala rasulina muhammedin
01:22:02Ve ala alihi ve sahbihi ecma'in
01:22:05Ya Rabbi senin şanının yüceliğini sana hamd ederek zikrederiz
01:22:11Adın kutsaldır Ya Rab
01:22:14Azametin yücedir Ya Rab
01:22:16Senden başka ilah yoktur Ya Rab
01:22:18Hz. Zekeriya Aleyhisselam'ın diliyle yallarıyoruz
01:22:22وَلَمْ اَكُمْ بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيَّ
01:22:26Ya Rabbi
01:22:27Sana yaptığımız hiçbir duada bedbaht olmadık
01:22:30Sen bizi hiç karşılıksız bırakmadın Ya Rabbi
01:22:33Mübarek Ramazan ayında
01:22:35Bize verdiğin nimetleri saymaya kalksak
01:22:38Nefesimiz tükenir yine de sayamayız
01:22:41Hamd olsun verdiğin nimetlere
01:22:43Hamdimizi şükrümüzü daim eyle Ya Rabbi
01:22:46Ya Rabbi sen essametsin
01:22:49Herkes ve her şey sana muhtaç
01:22:52Sen hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değilsin
01:22:55Bizi senden başkasına muhtaç eyleme Ya Rabbi
01:22:58Namertler bir tarafa mertlere bile muhtaç eyleme Ya Rabbi
01:23:03Helal rızık ver Ya Rabbi
01:23:05Harama tenezzül ettirme Ya Rabbi
01:23:07Ummadığımız yerlerden bizi rızıklandır Ya Rabbi
01:23:10Umduğumuz yerlerden de rızkımızı bol ve bereketli kıl Ya Rabbi
01:23:15Allah'ım
01:23:17Rızkımız gökte ise indir Ya Rabbi
01:23:19Yerde ise çıkar Ya Rabbi
01:23:21Uzaksa yakınlaştır
01:23:23Haramsa helal kıl
01:23:24Darsa bollaştır
01:23:26Ve bereketlendir Ya Rabbi
01:23:28Ya Rabbi
01:23:29Sen malikel mülksün
01:23:31Mülkü dilediğine verir
01:23:33Dilediğinden çekip alırsın
01:23:35Dilediğine aziz
01:23:37Dilediğini zelil edersin
01:23:39Bütün hayırlar senin elindedir Ya Rabbi
01:23:41İslam'ı ve Müslümanları aziz eyle
01:23:44Senin dinine yardım edenlere yardım et Ya Rabbi
01:23:47Ümmeti Muhammed'i zalimlerin insafına ve merhametine bırakma Ya Rabbi
01:23:52Allah'ım
01:23:54Allah'ım dünyanın dört bir yanındaki Müslüman kardeşlerimizi
01:23:57İlâ-i kelimetullah uğruna yaşayan ve mücadele edenleri
01:24:01Mansur ve muzaffer eyle Ya Rabbi
01:24:04Vatanımızı milletimizi devletimizi ilelebet payidar eyle Ya Rabbi
01:24:09Üzerimizde dolaşan kara bulutları rahmetinle dağıt Ya Rabbi
01:24:13Dinimizin, devletimizin, vatanımızın ve milletimizin hayrına çalışan kim varsa
01:24:19Hayırlı işlerinde başarıya ulaştır Ya Rabbi
01:24:22Doğru kararlar almalarını nasip eyle
01:24:25Ve hayırlı işlerinde melaki ordunla destekle Ya Rabbi
01:24:29Kahraman ordumuzu, Mehmetçiğimizi, güvenlik kuvvetlerimizi
01:24:33Havada, karada, denizde daima mansur ve muzaffer eyle Ya Rabbi
01:24:38Allah'ım
01:24:39Şu iftar saatinde
01:24:41Ümmeti Muhammed'in
01:24:42İçinde de duamıza amin diyenlerin
01:24:45Ne derdi, sıkıntısı varsa gider Ya Rabbi
01:24:47Kimin bir hassası ve hassalığı varsa
01:24:50Eşşafi ismin hürmetine şifa ver Ya Rabbi
01:24:53Dert verip derman aratma Ya Rabbi
01:24:56Allah'ım
01:24:57Kim bir borç yüküyle bugüne geldiyse
01:25:00Ödeme kolaylığı ver
01:25:01Hazinelerinin kapılarını aç Ya Rabbi
01:25:04Allah'ım
01:25:05Üzüntüden ve sıkıntıdan
01:25:08Acizlikten ve tembellikten
01:25:10Cimrilikten ve korkaklıktan
01:25:13Borçlarımızın belimizi bükmesinden
01:25:15İnsanlar karşısında yenik düşmekten
01:25:18Emin ve muhafaza eyle Ya Rabbi
01:25:20Allah'ım meleke sumtu
01:25:23Ve bike amentu
01:25:24Ve aleyke tevekkeltu
01:25:26Ve ala rizgike eftartu
01:25:28Ya Rabbi
01:25:29Senin rızan için oruç tuttuk
01:25:32Sana inandık
01:25:33Sana güvendik
01:25:34Sana teslim olduk
01:25:35Bütün ibadetlerimizi dergah-ı izzetinde kabul eyle Ya Rabbi
01:25:39Verdiğin nimetlerle orucumuzu açacağız
01:25:43Hamdolsun verdiğin nimetlere
01:25:45Ya Rabbi
01:25:46Gafletimizden ve cehaletimizden
01:25:48Verdiğin nimetlere şükredemezsek
01:25:51Gazap edip elimizden alma Ya Rabbi
01:25:53Bizi gazabınla terbiye etme Ya Rabbi
01:25:56Allah'ım
01:25:57Verdiğin nimetin kaybolup gitmesinden
01:26:00Afiyetin bozulmasından
01:26:02Ansızın gelecek azabından
01:26:05Senin gazabını üzerimize çekecek davranışlardan
01:26:08Emin ve muhafaza eyle
01:26:10Allah'ım
01:26:11Gökten ve yerden gelen
01:26:14Gelecek olan
01:26:15Görünür görünmez
01:26:16Bütün kaza, bela, musibetlerden
01:26:19Depremden, yangından
01:26:21Sel felaketlerinden
01:26:22Trafik kazalarından
01:26:24Salgın hastalıklardan
01:26:26Emin ve muhafaza eyle
01:26:36Allah'ım senin kolay kıldığından
01:26:38Başka kolay yoktur
01:26:39Dilersen bütün zorlukları kolay kılarsın
01:26:42Ümmeti Muhammed'in
01:26:44İçinde de duamıza amin
01:26:45Diyenlerin bütün zorluklarını kolay kıl
01:26:48Hüzünlerimizi, kederlerimizi
01:26:50Sevince dönüştür Ya Rabbi
01:26:51Amin
01:26:52Velhamdülillahi Rabbil Alemin
01:26:57Limak Endülüs'e duayı sundu
01:27:04Allah kabul etsin
01:27:06Kıymetli izleyicilerimiz
01:27:08Bugün Granada'dan son yayınımız
01:27:10Enes Hocam
01:27:11Arkamızda El Hamra Sarayı
01:27:13Ama sizler için El Hamra Sarayı'nı gezdik
01:27:16Bütün detaylarıyla anlattık
01:27:18İnşallah
01:27:19Önümüzdeki günlerde
01:27:21Sizin için yayınlayacağız
01:27:22Yarın
01:27:24Bir diğer ilim merkezi
01:27:25Kültür merkezi
01:27:26Endülüs Emevilerin başkenti
01:27:28Kurtuba'da
01:27:29Kordoba'da olacağız inşallah
01:27:31Yarın yine
01:27:32Ülke TV ekranlarında
01:27:34Kordoba'dan
01:27:34Canlı yayınla
01:27:36İnşallah sizlerle beraberiz
01:27:37Allah'a emanet olun
01:27:38Hayırlı Ramazanlar şimdi
01:27:40Hayırlı iftarlar
Yorumlar

Önerilen