Skip to playerSkip to main content
  • 2 days ago
Bu derste Ali Küçük Hoca, Bakara Suresi’nin 5–8. ayetleri çerçevesinde “gayba iman”, “namazın ikamesi” ve “infak” kavramlarını derinlemesine ele alır. Gaybın yalnızca Allah’ın bildiği alan ile vahiy yoluyla peygamberlere bildirilen alan olarak ikiye ayrıldığını açıklar; Peygamber Efendimiz’in ﷺ gaybı kendiliğinden bilmediğini Kur’an ve siyer örnekleriyle temellendirir. Gayba imanın, insanın hayat programını kökten belirleyen bir esas olduğunu vurgular. Namazın sadece bireysel bir ibadet değil, hayatı ve toplumu ayağa kaldıran bir “ikame” olduğunu ifade eder. İnfakın ise maldan ibaret olmayıp ilim, zaman, akıl ve imkânların Allah yolunda paylaşılması anlamına geldiğini ortaya koyar. Ders, Kur’an’ın tarif ettiği müttaki şahsiyetin iman–amel–hayat bütünlüğüyle inşa edildiğini güçlü bir şekilde hatırlatır.

Category

📚
Learning
Transcript
00:13İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:39İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:11İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:22İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:24İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:38İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:59İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:59Geçen iki dersimizde kulluk kitabımız Kur'an-ı Kerim'in ikinci sırasında yer almış Bakara suresinin genel bir tanıtımını yaptıktan
02:13sonra baştan üçüncü ayeti kerimeye kadar tanımaya çalışmıştık.
02:21Bu dersimizde de inşallah buradan başlamak kaydı şartıyla Bakara suresinin geriye kalan ayetlerini tanıyabildiğimiz kadarıyla inşallah tanımaya çalışacağız.
02:35Rabbimiz müttakileri anlatmaya başlamıştı.
02:40Kitapla yol bulan, yollarını kitaba sorarak bulan müttakileri tanıtmaya başlamıştı Rabbimiz.
02:48O müttakilerin birinci özelliği olarak da onların gayba inandıklarını söylemiştik.
02:56Ve böylece biz gaybı ikiye ayırmıştık.
03:00Kur'an-ı Kerim'de Rabbimizin bize anlattığı birinci gayb birimi ki,
03:05bunu sadece Allah'ın bilebileceğini allamul huyub olan, şehadetin de gaybın da mutlak bilgisine sahip olan,
03:16Allah'ın dışında ne insanın, ne cinnin, ne meleğin, ne de peygamberin bu tür gaybi bilgilere kesinlikle muttali olamayacağını demeye
03:28çalışmıştık.
03:29Bakın, Kur'an-ı Kerim'de Lokman suresinde bir ayeti kerimesinde Rabbimiz bu tür gayb birimlerini bize şöyle anlatır.
04:01Rabbimiz buyuruyor ki,
04:03Kıyametin saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur.
04:08Ve yunezzilul gayfe, yağmuru o indirir.
04:13Ve ya'lemu ma fil erham, rahimlerde olanı da Allah bilir.
04:19Ve ma tedri nefsün ma za teksibu gaden,
04:23hiç kimse yarın ne kazanacağını kesinlikle bilemez.
04:27Ve ma tedri nefsün bi'eyi ardın temud,
04:31ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez.
04:36İnnallâhe alîmun habîr,
04:39Şüphesiz ki bütün bunları bilen Allah'tır.
04:42Allah her şeyden haberdardır.
04:46Bu ayeti kerimede,
04:49Mugayyebat-ı Hamse anlatılır.
04:52Rabbimizin bu ayeti kerimesinde,
04:54anlattığı konuları sadece allâmul güyub olan Allah bilir,
05:00Allah dışında başka hiç kimsenin bilmesi mümkün değildir.
05:05Ancak ayeti kerimede,
05:08وَيَعْلَمُ مَا فِي الْارْحَامِ
05:10Bölümüyle alakalı,
05:13İslam'ı bilmeyen,
05:14Kur'an'ın ruhuna inme imkanı olmayan
05:17kimi cahillerin,
05:18şöyle bir itirazlarına şahit oluyoruz.
05:22Allah diyor ki,
05:23rahimlerde olanı Allah bilir diyor.
05:27Diyorlar ki bugün ilim öyle gelişti ki,
05:30tıp öyle gelişti ki,
05:32rahimlerdeki çocuğun erkek mi dişi mi olduğunu
05:35tespit edebiliyor.
05:37Yani erkeklik ve dişilik organını tespit imkanı var
05:41bugünkü ilmin diyorlar.
05:42Öyleyse bununla bu ayeti
05:44nasıl telif edeceğiz diyorlar.
05:47İnsan deyince,
05:49sadece erkeklik ve dişilik organı anlaşılmamalı.
05:53Bu materyalizme göre böyledir.
05:55Yani materyalizme göre insan sadece organizmadan ibarettir.
06:00Halbuki,
06:01İslam'a göre insan deyince,
06:03o sadece maddeden ibaret bir varlık değildir.
06:07İnsan deyince onun rızkı,
06:10onun eceli,
06:11onun sahit mi,
06:14şakî mi olacağı,
06:15nerede ne zaman öleceği,
06:17ne kazanacağı,
06:18ne elde edeceği,
06:20mümin mi olacağı,
06:21kafir mi olacağı,
06:22bütün bu konular gündeme gelir.
06:24Yani İslam insan deyince,
06:27onu maddesiyle birlikte,
06:29bütün bu bilgilerle birlikte mütalaa eder.
06:32Hadi tıp bilsin bakalım,
06:34insanın sahit mi olacağını,
06:37şakî mi olacağını,
06:38hadi ana karnındaki çocuğun,
06:40mümin mi olacağını,
06:42kafir mi olacağını,
06:44rızkını, ecelini bilsin bakalım tıp,
06:47ya da bilsin bakalım ilim.
06:48İşte rahimlerde olanı Allah bilir derken,
06:54bunları anlayacağız,
06:56bunları düşüneceğiz.
06:58Demek ki bunlar,
07:00hiç kimsenin bilmediği gaybi konulardır.
07:03Hatta bakın,
07:04Allah'ın Resulü,
07:05Kur'an'ın diliyle buyurur ki,
07:08Araf suresinde,
07:10قُلْ لَا أَمْلِكُ لِنَفْسِي ذَرًّا وَلَا نَفْعًا
07:15اِلَّا مَا شَاءَ اللّهُ
07:16وَلَوْ كُنْتُ أَعْلَمُ الْغَيْبَ لَا اَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِيَ السُّقُ
07:23De ki, peygamberim,
07:26ben kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda,
07:30ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim.
07:33وَلَوْ كُنْتُ أَعْلَمُ الْغَيْبَ
07:36Eğer ben gayb'ı bilseydim,
07:38لَا اَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِيَ السُّقُ
07:43Kendim için hayri çoğaltır ve bana hiçbir kötülük dokunamazdı.
07:49Eğer ben gayb'ı bilseydim, gayba muhtali olsaydım,
07:53bütün iyilikleri nefsimde toplardım ve bana hiçbir kötülük dokunamazdı de.
08:00Öyle değil mi?
08:01Allah'ın Resulü başına gelecekleri bir saat öncesinden bilseydi tedbir almaz mıydı?
08:07Mesela bakın, Allah'ın Resulünü bir ara akrep sokmuştu.
08:12Birkaç dakika önceden bunun başına geleceğini bilseydi Allah'ın Resulü,
08:18tedbir almaz mıydı?
08:20Elbette tedbir alırdı.
08:21Tedbir almaması caiz olmazdı.
08:23Ama gayb'ı bilmediği için Allah'ın Resulü bu konuda mazurdur, tedbir alamamıştı.
08:30Savaşta Allah'ın Resulü bir kılıç darbesi almış ve mübarek yanakları yaralanmıştı.
08:38Peki Allah'ın Resulü birkaç dakika önce o kılıç darbesinin oradan suratına ineceğini bilseydi,
08:45yani gayb'ı bilseydi Allah'ın Resulü tedbir almaz mıydı?
08:49Yine Allah'ın Resulü attan düşmüş ve kendisine sihir yapılmıştır.
08:55Eğer Allah'ın Resulü gayb'ı bilseydi bunlara tedbir almaz mıydı Allah'ın Resulü?
09:01Yine bakın, Resul-i Ekrem'in hanımının gerdanlığı kaybolmuş çölde saatlerce aramıştır Allah'ın Resulü ve sahabe-i kiram.
09:11Bulamamışlardır.
09:13Eğer Allah'ın Resulü gayb'ı bilseydi, eliyle koymuş gibi hanımının gerdanlığını çölde bulamaz mıydı?
09:21Hatta hanımı Hazreti Ayşe hakkında dedikodu çıkarılmış, işte ifk hadisesi diyoruz buna, zina iftirasında bulunmuşlardı.
09:32Allah'ın Resulü bu konuda çok rahatsız olmuştu.
09:37Bu durumu bilmeyen, yani gayb'ı bilmeyen, Ayşe annemizin gerçekten böyle bir şey yapıp yapmadığını bilemeyen Allah'ın Resulü,
09:46çok huzursuz olmuş, hatta bir defasında Ayşe annemiz anlatıyor, Resul-i Ekrem beni huzuruna çağırdı,
09:54dedi ki ya Ayşe, doğru söyle Allah aşkına, böyle bir şey oldu mu demişti.
10:00Ayşe annemiz diyor ki, Allah'ın Resulü de baktım ki bu işe inanmıştı, sanki gök kubbe başıma yıkıldı zannettim,
10:08doldum, boşaldım, sonra müsaade aldım, babamın evine gittim.
10:13Şimdi, burada sormak lazım, gerçekten Allah'ın Resulü gaybı bilseydi, Ayşe annemiz konusunda bu kadar daralır mıydı?
10:23Allah'ın Resulü gaybı bilemediği için, bilmediği için, çevresindekilerle istişare ediyor, ne yapacağını kestiremiyordu.
10:31Ve nihayet, bir süre sonra Ayşe annemizin temiz olduğuna dair, birilerinin ona iftira ettiğine dair,
10:39Kur'an'da ayetler gelinceye kadar, yani Allah bu gaybı bilgiye kendisini muttali kılıncaya kadar,
10:47Allah'ın Resulü uzun süre bir sıkıntı çekmiştir.
10:50Yine bir defasında Allah'ın Resulü Cebrail'le randevulaşmış,
10:56Cebrail gelmiş, dışarıda bekliyor, Allah'ın Resulü içeride, Cebrail gecikti diye telaşlanmış,
11:02acaba ne oldu diye dışarı çıkmış, bakmış ki Cebrail dışarıda bekliyor.
11:06Niye gelmedin ya Cebrail, niye geciktin deyince,
11:10Ya Muhammed, biz melekler, köpeklerin, köpek eniklerinin affedersiniz, bulunduğu bir eve girmeyiz,
11:17evde sedirin altında iki tane köpek eniği var.
11:21Ayşe annemiz, iki tane köpek eniğini getirmiş, evde sedirin altına koymuş,
11:28Allah'ın Resulü bu işin farkında değil.
11:30Bilseydi Allah'ın Resulü gaybı, o köpek eniklerini dışarıya çıkarmaz mıydı?
11:36Bilseydi Allah'ın Resulü gaybı, Cebrail'i dışarıda bekletir miydi?
11:41Demek ki, kimi gaybi konular vardır ki, kimi gaybi birimler vardır ki,
11:49bunu Peygamber dahi bilmez.
11:51Onu sadece Allah'a mulguyub olan, şehadetin de gaybın da bilgisine sahip olan,
11:58Allah bilir, onun dışında hiç kimse onu bilemez.
12:04Yine bakın, Bakara suresinde, Rabbımız ileride gelecek bir ayeti kerimesinde şöyle buyurur.
12:12وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ
12:17Sizin gizlediklerinizi de, açığa çıkardıklarınızı da ben bilirim.
12:24Sizin gizlediklerinizi de, açığa çıkardıklarınızı da Allah bilir.
12:29Buna göre, insanların kalplerinden geçirdikleri düşünce ve niyetleri de, ancak Allah bilir.
12:38Bunlar da, sadece Allah'ın bilebildiği gaybi bilgilerdir.
12:43Hiçbir kimsenin bu gibi şeyleri bilmeye veya bu konularda fikir beyan etmeye, hakkı ve selahiyeti yoktur.
12:50Yani, filan zat kalpten geçeni bilir.
12:56Ya da ben kalpten geçenleri bilirim diyen bir kişi, Allah korusun, bu gaybi konuları bildiğini iddia eden kişi, küfre düşer
13:08demiş ulema.
13:08Bu kişinin küfre düşmesinin sebeplerini de, bakın alimlerimiz şöyle açıklamış.
13:14Birincisi, yalnız Allah'a ait olan bu gaybi bilme sıfatını kendisinde gördüğünden dolayı bu adam küfre düşer.
13:24İkincisi, kendisine vahiy geldiğini iddia ederek, Allah'ın vahyin kesildiğine dair verdiği haberini yalanladığı için, bu adam küfre düşer denmiş.
13:37Halbuki, biz biliyoruz ki, kalpten geçenler gayiptir, gaybi bilgilerdir.
13:44Allah, kimseyi ona muttali kılmamıştır.
13:48Gaybi bilgiler de ancak vahiy ile bilinir.
13:51Artık bir daha yeryüzüne Cebrail de vahiy getirmeyeceğine göre, bu adam kalpten geçeni bildiğini iddia edince,
13:59sanki yeniden kendisine vahiy geliyor iddiasında olduğu için, bu adam küfre düşer denmiş.
14:07Yani, kimileri işte, bu kalpten geçenleri bilmektedir diye, övünmeye çalışıyorlar.
14:14Halbuki, kalpten geçenleri bilmek bir üstünlük sebebi değil ki,
14:19yani, birisi benim kalbimden geçenleri bildiği için üstünse,
14:24ben onları ondan önce bildiğim için, ben ondan her zaman üstünüm demektir.
14:29Kalpten geçenleri sadece Allah bilir.
14:34Elhamdülillah ki, Rabbımıza sonsuz şükürler olsun ki,
14:39bunu gizlemiş Rabbımız.
14:40Yani, kalpten geçenleri gizleyivermiş.
14:43Hiç kimseyi buna muttali kılmamış.
14:45Çok şükür.
14:46Eğer öyle olmasaydı,
14:49biz birbirimizin yüzüne bakamazdık.
14:51Mesela şu anda benim kalbimden geçenleri siz biliverseydiniz,
14:56ya da sizlerin kalbinden geçirdiklerinizi şu anda ben biliverseydim,
15:00Allah korusun, çoğumuz, çoğu zaman birbirimizin yüzüne bakamazdık.
15:05Karı koca bile eğer birbirlerinin kalplerinden o anda geçenleri biliverseydi,
15:10birbirlerinin yüzüne bakamazlardı.
15:12Çünkü insanların kalbinden çok çeşitli şeyler geçer.
15:17İkincisi,
15:19demek ki bu birinci gayb birimi,
15:23Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın anlattığı gayb birimleri,
15:27sadece Allah'ın bilebileceği,
15:30Allah'tan başka hiçbir varlığın muttali olamayacağı,
15:33bilemeyeceği gayb birimleridir.
15:36İkincisi de,
15:37delili olan ve Allah'ın vahiy yoluyla sadece razı olduğu Resullerine bildirdiği gayblardır ki,
15:45işte yukarıdaki ayet bunu anlatır.
15:48O müttaki müminler,
15:50Allah'ın vahiy yoluyla peygamberine bildirdiği gayba inanırlar,
15:56gaybi bilgilere inanırlar.
15:59اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَا دِلْغَيْبِ
16:01İşte müminlerin inandığı,
16:04peygamberimizin de inandığı,
16:05gayb birimleri bunlardır.
16:07Bil-غَيْبِ
16:09Ayetindeki lam,
16:11ahd içindir.
16:13Yani müttakilerin inandıkları,
16:15gayb,
16:16delili bulunan bu gayblardır.
16:18Allah,
16:19peygamber,
16:20ahiret ve ahvali,
16:22melekler,
16:24nübüvvet,
16:24peygamberler,
16:25kitaplar,
16:26işte bunlar,
16:27delili olan gayblardır.
16:29Yani Allah'ın peygamberine,
16:31vahiy yoluyla bildirdiği,
16:33gaybi bilgilerdir.
16:35Mesela,
16:37Resul-ü Ekrem,
16:38Efendimiz,
16:39önceden,
16:40Yakup oğullarının,
16:41Mısır'a,
16:42gidiş hadisesini,
16:44Hz. Yusuf'un,
16:45işte,
16:46kardeşleri tarafından,
16:47kuyuya atılışını,
16:49Yusuf'un Mısır'da satılışını,
16:52sonra zindana atılışını,
16:54sonra Allah'ın izniyle,
16:55devletin başına geçip,
16:57babası ve kardeşlerinin,
16:59yani İsrail oğullarının,
17:00Mısır'a yerleşmesini bilmiyordu da,
17:03Allah kitabında,
17:05uzunca bunu anlattı,
17:07anlattı,
17:08sonra buyurdu ki,
17:10وَتِلْكَ مِنْ أَنْبَاءِ الْغَيْبِ
17:12نُوْحِيهَا اِلَيْكِ
17:14Ey peygamberim,
17:16işte bunlar,
17:17sana vahyettiğimiz,
17:19gayb haberlerindendir,
17:21ne sen,
17:22ne de kavmin,
17:23bunları daha önce bilmiyordunuz.
17:26Demek ki,
17:28gaybın ikinci türü vardır,
17:31ikinci bölümü vardır,
17:32o da Allah'ın,
17:34vahiy ile peygamberimize bildirdiği,
17:36gayb birimleridir ki,
17:38işte peygamberimizin bildiği,
17:41ve peygamberimizin inandığı,
17:43bizim de,
17:44Allah'ın bildirmesiyle bildiğimiz,
17:46ve inandığımız,
17:47gayb birimleri,
17:49işte bunlardır.
17:50İşte peygamberimizin bildiği,
17:53gaybi haberler de,
17:54bu vahy edilen haberlerdir.
17:57Yani,
17:58Allah'ın,
17:59şu kitabında haber verdiği,
18:02gaybi bilgilerdir.
18:03Çünkü,
18:04Allah'ın Resulü,
18:06kendisine bu kitap gelmeden önce,
18:08bunların hiçbirisini bilmiyordu da,
18:11Allah bu kitabı sayesinde,
18:13ona bildiri verdi.
18:16Evet,
18:17Allah'ın Resulü,
18:19daha önce,
18:20namaz nedir,
18:21bilmiyordu,
18:22abdest nedir,
18:23bilmiyordu,
18:24cennet nedir,
18:25cehennem nedir,
18:27kıyamet nedir,
18:28hesap kitap nedir,
18:30haşır,
18:30neşir nedir,
18:31tüm bunları bilmiyordu da,
18:34Allah tüm bunları,
18:35kitabında,
18:36bildiriverdi de,
18:37Resul-ü Ekrem,
18:38daha önce,
18:39kendisi için,
18:40gayb olan,
18:41bu bilgileri,
18:42biliverdi.
18:42İşte,
18:44Allah'ın Resulüne bildirdiği,
18:46ve Resulullah'ın da,
18:48bildiği,
18:49gayb bilimleri bunlardır.
18:51Nitekim,
18:53Cin suresinde,
18:55daha önce o sureyi,
18:56tanımaya çalışmıştık.
18:58Rabbimiz,
18:59bu hususu anlatırken,
19:00bakın,
19:00ayeti kerimesinde,
19:01şöyle buyurur.
19:04Alimul gaybi,
19:05fela yuzhiru,
19:07ala gaybihi ahada,
19:09illa,
19:09men irteza,
19:11min rasulin,
19:12fe innehu,
19:13yasluku,
19:14min beyni yedeyhi,
19:15ve min khalfihi rasada,
19:17liya'leme,
19:18en kad eblegu,
19:19risalatı rabbihim,
19:21ve ahata bima ladeyhim,
19:23ve ahsa kulle şeyin adada.
19:27De ki,
19:28Rabbinizin,
19:29sizi tehdit ettiği,
19:31azab yakın mı?
19:33Yoksa Rabbim,
19:34ona uzak bir zaman mı tayin etti?
19:36Onu ben bilmiyorum.
19:38Çünkü,
19:40gaybı bilen,
19:41ancak odur.
19:43Alimul gaybi,
19:44gaybı bilen,
19:45ancak odur.
19:47Fela yuzhiru,
19:48ala gaybihi ahada,
19:51illa,
19:52men irteza,
19:52min rasulin,
19:54fakat o Rabbim,
19:55hiç kimseyi,
19:56gaybına muzahir kılmaz.
19:58Yani,
19:59hiç kimseye,
20:00onu ezdirip,
20:01bozdurmaz.
20:02ancak,
20:03seçtiği peygamberler,
20:04müstesnadır.
20:07Fe innehu,
20:08yesluku,
20:08min beyni yedeyhi,
20:10ve min halfihi,
20:11rasada,
20:12çünkü,
20:13onun önünden,
20:14ve arkasından,
20:15gözcüler koyar.
20:16bakın,
20:18bu ayeti kerimede,
20:20son derece,
20:21açık bir şekilde,
20:21Rabbimiz,
20:22gaybını,
20:23ancak,
20:23seçtiği peygamberlerine,
20:25ulaştırdığını anlatıyor.
20:27Yani,
20:28peygamberlerini,
20:29gaybına,
20:30muttale kıldığını,
20:31haber veriyor.
20:32Ama,
20:32dikkat ederseniz,
20:34peygamberlerine,
20:35bildirdiği,
20:36bu,
20:36gaybi,
20:37bilgilerin de,
20:38melek,
20:38vasıtasıyla,
20:39kendilerine,
20:40ulaştırılan,
20:41vahiy olduğunu,
20:42haber veriyor.
20:43Bakın,
20:44diyor ki,
20:44ayeti kerime,
20:45unutmayın ki,
20:47bu,
20:47gaybını,
20:48peygamberlerine,
20:49gönderirken,
20:50yani,
20:51bu,
20:51gaybi bilgileri,
20:53melek,
20:53vasıtasıyla,
20:54Rabbimiz,
20:54peygamberlerine,
20:55gönderirken,
20:56o meleğin,
20:57etrafını da,
20:58böyle,
20:59çepe çevre,
21:01gözetleyicilerle,
21:01kuşatır,
21:02buyuruyor.
21:03Yani,
21:03mümkün değil,
21:04haşa,
21:05işte,
21:06yolda,
21:06cinler,
21:06şeytanlar,
21:07hainler,
21:08zalimler,
21:08o meleğin,
21:09önünü,
21:10kessinler de,
21:12Rabbiniz'ın gönderdiği,
21:13vahiy alsınlar,
21:15kafasından,
21:16hafızasından,
21:16onu,
21:17söküp çıkarsınlar da,
21:19başka bir bilgiyi,
21:20başka bir,
21:21vahiy,
21:22ona tutuşturup,
21:23desinler ki,
21:24zorla,
21:24al şunu götür,
21:25peygambere,
21:26vahiy diye.
21:27Bu,
21:27mümkün değildir.
21:28Bunu asla,
21:29hiç kimse yapamaz.
21:32Bakın,
21:33Allah diyor ki,
21:35biz,
21:35peygamberlere,
21:36vahiy ile gönderdiğimiz,
21:38meleğin,
21:39önünü ve arkasını,
21:40böyle,
21:41gözetleyicilerle,
21:42kuşatırız diyor.
21:43Peki,
21:44bunu niye anlatıyor Rabbimiz?
21:46Yani,
21:47niye bunu bize kitabında,
21:48haber verme gereği duymuş Rabbimiz?
21:51Bakın,
21:52bundan sonraki ayetinde de,
21:54onu şöyle açıklıyor.
21:56peygamberlerin,
22:07peygamberlerin,
22:07Rablerinden aldıkları risaletleri,
22:10tamamıyla tebliğ ettikleri bilinsin diye,
22:13ve peygamberlerin,
22:15yanlarındaki bilginin,
22:16Allah tarafından kuşatıldığı,
22:19ve Allah'ın her şeyi,
22:20sayısıyla,
22:22bildiği,
22:22sıraladığı bilinsin diye.
22:25yani,
22:26peygamberlerin,
22:27Rablerinden aldıkları risaletleri,
22:30tamamıyla tebliğ ettikleri bilinsin diye,
22:33bunu anlatıyoruz diyor Rabbimiz.
22:35Yani,
22:36ne anladık bundan?
22:37Bundan şunu anladık.
22:38Bakın,
22:39birincisi,
22:40peygamber bu konuda,
22:42herhangi bir şüpheye düşmesin diye.
22:44Yani,
22:45acaba bu ayetler,
22:47gerçekten Allah'tan mı geliyor,
22:49yoksa başkalarından mı geliyor?
22:50Bu konuda en ufak bir şüpheleri,
22:53bir tereddütleri kalmasın,
22:55ve insanlara duyurduklarının,
22:58kesinlikle Allah'tan geldiğini bilsinler diye,
23:01bunu böyle yaptık diyor.
23:03İkincisi,
23:04bir de,
23:05peygambere ve onun kendilerine duyurduğu ayetlere,
23:09iman eden müminler,
23:11acaba bunlar gerçekten Allah'tan mı,
23:13yoksa başkalarından mı?
23:15Bu konuda,
23:16o müminlerin de en küçük bir şüpheleri kalmasın diye,
23:20biz bunu böyle yaptık diyor Rabbimiz.
23:23Ayetin son kısmı,
23:25bunu daha net anlatıyor bakın.
23:26Ve ahata bima ledeyhim,
23:29ve ahsa kulle şeyin adeda.
23:33Gerek peygambere gelenleri,
23:35ve gerekse,
23:36ona vahiy getiren meleğin,
23:38yanındaki bilgilerin tümünü,
23:41biz ihata etmişiz.
23:43Yani,
23:43tamamını saymışız diyor Rabbimiz.
23:46Yani,
23:46mümkün değil ki,
23:47peygamber,
23:48ya da ona vahiy getiren melek,
23:50onların bir kısmını gizlesin.
23:52Mümkün değil ki,
23:54o vahyin bir bölümünü,
23:55size haber versin de,
23:58işine gelmeyenleri sizden saklasın.
24:00Biz onun tamamını,
24:02ayet ayet,
24:03kelime kelime,
24:05harp harp,
24:06saymışız,
24:07bilmişiz diyor Allah.
24:08Öyleyse,
24:09bu ayetten anlıyoruz ki,
24:12peygamberlere bildirilen gayb,
24:14Cebrail vasıtasıyla bildirilen gaybi bilgilerdir.
24:18Demek ki,
24:19peygamberimize bildirilen gaybi bilgiler,
24:22Kur'an'da Rabbimiz'in ona bildirdiği bilgilerdir.
24:25Peki,
24:26o zaman peygamber efendimiz gaybı bilir mi?
24:30Hayır.
24:30Peygamber de gaybı bilemez.
24:32Peki,
24:33Allah bildirmiş ama,
24:34bak burada bildirdik diyor,
24:36bildiririz diyor.
24:38Evet,
24:38peygamberler,
24:39Allah'ın kendilerine,
24:41bu kitapta bildirdiklerini bilir diyeceğiz.
24:44Yani,
24:45bir kısım gaybi bilgilerini,
24:48melek vasıtasıyla,
24:49hem de o meleğin sağına soluna,
24:52bekçiler koymak,
24:53gözetleyiciler koymak suretiyle,
24:55bir kısım gaybi bilgilerini,
24:57Allah peygamberine,
24:59bu kitabı vasıtasıyla ulaştırmıştır.
25:02İşte,
25:02peygamberimizin bildiği,
25:03gaybi bilgiler bunlardır.
25:05اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ
25:10Onlar,
25:11o müttaki mü'minler,
25:13gaybe inanırlar.
25:15Arkadaşlar,
25:16bilmekle iman,
25:18ayrı ayrı şeylerdir.
25:19Ve gayb,
25:21geçen haftaki dersimizde de ifade ettiğim gibi,
25:24bilginin değil,
25:25imanın konusudur.
25:26İman,
25:28kalbin,
25:29lisanın ve fiilin tasdikidir.
25:31Yani,
25:32bir hükmün icabını,
25:34fiilen icra etmekle olur bu tasdik.
25:36Eğer bilmekle iman,
25:38aynı şey olsaydı,
25:39o zaman,
25:40tüm ehli kitap,
25:41mü'min olurdu.
25:42Bakın,
25:43Bakara suresinde,
25:45ileride gelecek bir ayeti kerimesinde,
25:46Rabbımız,
25:47bu hususu şöyle anlatır.
25:49اَلَّذ۪ينَ اَتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ
25:52كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَاهُمْ
25:55Kendilerine kitap verilenler,
25:57bu Yahudi ve Hristiyanlar,
25:58hakkı avuçlarının içini bildikleri gibi bilirler.
26:02Hakkı oğulları gibi bilirler.
26:05Ama iman etmezler.
26:06Demek ki bilmekle inanmak ayrı ayrı şeydir.
26:09Eğer bilmekle iman etmek aynı şey olsaydı,
26:12bütün ehli kitabın mü'min sayılması icap edecekti.
26:16Eğer sadece dil ile ikrar iman olsaydı,
26:20o zaman tüm münafıklar da mü'min sayılırdı.
26:23Bakın,
26:23Rabbımız bir ayeti kerimesinde bunu şöyle anlatır.
26:30Onlar da kalplerinde olmayan şeyi söylerler.
26:34Münafıklar kalplerinde olmayan şeyi söylerler.
26:37Demek ki,
26:38eğer sadece dil ile ikrar iman olsaydı,
26:42o zaman tüm münafıkların Müslüman olması icap edecekti.
26:46Evet.
26:54Buradaki iman icmali bir imandır.
26:58Daha sonra gelecek ayette bir daha imandan söz edilecek.
27:02Bu da tafsili imandır.
27:04Yani Rabbımız burada,
27:07mü'minler,
27:08kitapta kendilerine bildirilen tüm gaybi bilgilere toptan inanırlar diyor.
27:13Daha sonra gelecek ve tekrar mü'minlerin,
27:17kitaba imanlarından söz eden ayeti kerimede de,
27:21toptan inandıkları bu kitabın ayetlerini birim birim,
27:26tek tek tanıyarak,
27:27tafsilen iman ederler buyurulacaktır.
27:31Evet, mü'min,
27:32gayba inanan kişidir.
27:34Allah'a, meleklerine, kitaplarına, vahye,
27:38rasullerine, ölüm ötesine, ölüm öncesine,
27:42arşa, kürsiye ve Allah'tan vahiy ile gelen tüm haberlere,
27:47iman, gayba iman demektir.
27:50Bu iman,
27:51mü'minin kalbine hem büyük bir sükunet ve huzur verirken,
27:55hem de sorumluluk şuuru yerleştirmektedir.
27:59Mü'min,
28:00öleceğine,
28:01sonra tekrar dirileceğine,
28:03hesaba çekileceğine inanan kişidir.
28:06Bu hesabın sonunda ya cennet ya da cehennemle karşı karşıya geleceğine inanan ve bu dünyadaki hayat programını bu imana bina
28:16eden kişidir mü'min.
28:18Yani gaybe imanın ya da inanmamanın neticesi kişinin hayat programına etkili olacaktır.
28:26Gayba inanan kişinin hayat programı farklı, inanmayan kişinin hayat programı farklı olacaktır.
28:33İşte gaybe imanın manası burada ortaya çıkacaktır.
28:38Aslında bu imanı bütün dünyaya uyarlamak mümkündür.
28:41Yani bütün dünya problemlerine, bütün dünya programlarına bu imanı uyarlamak mümkündür.
28:49Bu iman tüm dünya problemlerini değiştirecektir.
28:53Hangi tür problem olursa olsun,
28:55ekonomik, siyasal, ahlaki, hukuki tüm problemleri,
29:00savaşlar, barışlar, işte erkek hakları, kadın hakları,
29:04kazanma, harcama anlayışları,
29:06alma, verme, yeme, içme, giyim, kuşam gibi
29:09tüm dünya programlarını bu iman değiştirecektir.
29:14Bütün bu konularda gayba inanan kişinin durumuyla
29:17gayba inanmayan ve bilgilenmesini Allah'ın kitabına dayandırmayan
29:22sadece duyularına ve aklına güvenerek
29:26bu bana yeter, ötesine benim ihtiyacım yoktur diyen insanın durumu çok farklı olacaktır.
29:31Birbirine taban tabana çelişen iki hayat tarzı,
29:36iki yaşam biçimi çıkacaktır karşımıza.
29:39Hayat programıyla gayba inanmayan kişinin hayat programı farklı olacaktır.
29:45Yani birbirine taban tabana çelişen, birbirine taban tabana zıt,
29:50iki hayat programı, iki hayat tarzı, iki yaşam biçimi çıkacaktır karşımıza.
29:57Evet, o müminler gaybe inanırlar.
30:01Yani hayat programlarını bu imana bina ederler bir,
30:06bir de onlar, o müttakiler,
30:09ve yuqimûna s-salâh, namazı da ikame ederler.
30:13Bakın burada Rabbimiz Bakara suresinin bu bölümünde,
30:18müttakilerin bir başka özelliğini bize şöyle anlatıyor,
30:23ve yuqimûna s-salâh, onlar namazı ikame ederler.
30:27Kur'an'dan istifade edebilmenin üçüncü şartı da,
30:31kişinin ondan öğrendiklerini hemen pratiğe aktarmaya hazır olmasıdır.
30:37Namaz, Kur'an'ın emrettiği ilk ve en önemli görevlerden birisi olduğu için,
30:43imandaki samimiyetin ölçüsü ve pratik bir delilidir namaz.
30:48Bakın, okuyorsanız görmüşsünüzdür,
30:52Kur'an-ı Kerim'de hiçbir yerde yusallûne ifadesi kullanılmamıştır.
30:59Namazla alakalı olarak sürekli ikame kelimesi kullanılmıştır.
31:03İkame, lukatta ayağa kaldırıp dikmek demektir.
31:07Onun içindir ki,
31:09Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde,
31:12as-salâtu imâd-ü din,
31:13namaz dinin direğidir buyurur Allah'ın Resulü.
31:17Öyleyse, namazla dinimizin direğini dikmemiz emrediliyor bu ayeti kerimede.
31:23Yani, öyle bir namaz kılacağız ki,
31:26kıldığımız bu namaz, hayatımıza hakim olan bir namaz olacak.
31:31Tüm hayatımızı düzenleyen bir namaz olacak.
31:34Değilse, işte Kur'an'da başka ayetlerden öğreniyoruz ki,
31:39hayatı etkili olmayan,
31:41hayatı düzenleme konusunda varlığından söz edilemeyen bir namaz,
31:46Allah'ın bizden istediği bir namaz değildir.
31:49Mesela, fakiri doyurmaya teşvik etmediği halde,
31:53yetimi itip, kakıp, azarladığı halde,
31:57randevusuna sadık olup sözünü yerine getirmediği halde,
32:00emanete, hıyanet edip,
32:02namus ve iffetine sahip çıkmadığı halde,
32:05başkalarının namus ve iffetine uzandığı halde,
32:08haram yiyip içtiği halde,
32:10hasılı, hayatını ahiret inancına bina etmediği halde,
32:16sadece din kurtarmak için kılınan bir namaz,
32:19namaz değildir.
32:20Bunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayalım.
32:22Yani namaz, namaz dışındaki tüm hayatımızı kapsayacak bir namaz olmalı.
32:30İşte Allah bizden böyle bir namaz istiyor.
32:34Bir de, namaz ancak cemaatle ayağa kaldırılabilecek büyük bir direğe benzetilmiştir,
32:40ayet-i kerimede.
32:41Yani namazın sosyal hayatı düzenleme fonksiyonu vardır.
32:47Toplumda namaz ayağa kaldırıldığı zaman,
32:50dini hayat ayağa kaldırılmış demektir.
32:54Mesela bir ülkede oturan,
32:56bir şehirde oturan insanların her biri,
32:58tek tek namazlarını kılsalar bile,
33:01namaz ikame edilmiş sayılmaz.
33:03O, toplumda namaz ayağa kaldırılmış sayılmaz.
33:07Namaz, toplum olarak ikame edilmesi gereken bir ibadettir.
33:12Allah diyor ki,
33:14وَيُقِيمُونَ الصَّلَا
33:15Onlar, o müttaki müminler,
33:18o gerçek müminler,
33:20o Kur'an'dan istifade edebilme imkanını elde eden müminler,
33:24namazı ikame ederler,
33:26namazı ayağa kaldırırlar.
33:29Bu ayeti kerimenin birkaç manası var,
33:32inşallah onu şöyle maddeler halinde,
33:34kısaca özetlemeye çalışayım.
33:37Birincisi,
33:38tadili erkanına göre,
33:40huşu ve hudu ile,
33:42doğru dürüst namaz kılarlar demektir,
33:45bunun manası.
33:46İkincisi,
33:47namaz için mesai sarf ederler.
33:50وَيُقِيمُونَ الصَّلَا
33:51Onlar,
33:52namaz için mesai sarf ederler.
33:55Yani,
33:55namaz ortamı hazırlarlar.
33:58Namazın önündeki engelleri kaldırmak,
34:01müminlerle namaz arasına dikilmiş,
34:03tüm barikatları yok etmek için,
34:05ciddi savaş verir o müminler.
34:09Üçüncüsü,
34:10namazla ilgili,
34:12emri bil maruh ve nehy-i anil mülker yaparlar.
34:15Yani,
34:16çevrelerine,
34:17çoluk çocuklarına,
34:18namaz eğitimi verirler.
34:20Namaz kılmayan kimseleri uyarıp,
34:23onları,
34:23namazcı yapmanın mücadelesini,
34:25dert edinir o müminler.
34:28Dördüncüsü,
34:30namazı ayağa kaldırır onlar.
34:32Yani,
34:32namaz ortamı hazırlarlar.
34:35Namazı,
34:35hayat programının odak noktası haline getirirler.
34:39Hayat programının içine sıkıştırılmış bir namaz değil,
34:43ya da,
34:44namaza yer bırakmayacak bir hayat programı değil,
34:47namaza göre ayarlanmış,
34:49namaza göre şekillenmiş,
34:51bir hayat programını gerçekleştirmenin uğraşısı içine girerler o müminler.
34:57Bunu,
34:57daha önceki derslerimizde uzun uzun ifade etmiştim.
35:01Burada,
35:02bu kadarıyla iktifa edeceğim.
35:04Bir beşinci manası,
35:06namazla Allah'tan mesaj alarak,
35:08namaz sonrası hayatı,
35:10bu mesajla düzenlemeye çalışırlar.
35:13Demek ki,
35:14وَيُقِي مُونَ السَّلَهِ
35:16ayetin,
35:17beşinci anlamı,
35:18onlar namazla Allah'tan mesaj alırlar.
35:21ve namazda aldıkları bu mesajla,
35:25hayatı düzenlemeye çalışırlar.
35:28Namazı,
35:29ne dediğini,
35:30ne okuduğunu anlayamayacak biçimde,
35:32kuru bir hareket manzumesi değil,
35:35Allah'tan vahiy alma ameliyesi,
35:37haline getirir o müminler.
35:39Namaz,
35:40bir Allah'a tekmil verme makamı,
35:43yani,
35:43o namazı kılmadan önceki yaptıklarımız,
35:46ettiklerimiz konusunda,
35:48Allah'a tekmil vermek üzere,
35:50namazla Allah'ın huzuruna çıkıyoruz,
35:52bir de,
35:53o kılacağımız namazdan sonraki hayatımızı,
35:56o namazda Allah'tan aldığımız ayetlerle,
35:59Allah'tan aldığımız mesajla,
36:01düzenleme kavgası vermek üzere,
36:03işte,
36:04Allah'tan mesaj almak üzere,
36:06Allah'ın huzuruna çıkıyoruz.
36:08وَيُقِي مُونَ السَّلَهِ
36:10O müttakî müminler,
36:12namazı ikame ederler,
36:14sonra,
36:15وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ
36:16مَا هُمْ يُنْفِقُونَ
36:18Bir de onlar,
36:19kendilerine verdiğimiz rızıktan,
36:22Allah yolunda harcarlar,
36:23Allah yolunda infak ederler.
36:26Kur'an'dan istifade edebilmenin,
36:28dördüncü şartı da,
36:30kişinin,
36:31Kur'an'da Allah'ın istediği biçimde,
36:33malını başkalarıyla paylaşmaya hazır olmasıdır.
36:37Allah'ın kendisine tahsis buyurduğundan,
36:40onlar infak ederler,
36:42harcamada bulunurlar.
36:43Allah onlara ne tahsis buyurmuşsa,
36:46ondan infak ederler.
36:48Ama bakın,
36:49ayet-i kerime çok hoş,
36:51şöyle dememiş Rabbimiz,
36:54وَمِمَّا رِزْقُهُمْ يُنْفِقُونَ
36:57Onlar kendi mallarından,
36:59kendi ceplerinden,
37:00kendi kasalarındaki,
37:01kendi keselerindeki,
37:03kendi kazandıkları,
37:04kendilerine ait olan mallarından,
37:06infak ederler demiyor da,
37:08ne diyor bakın,
37:09وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ
37:10bizim kendilerine verdiklerimizden,
37:13infak ederler diyor.
37:15Yani,
37:16mallarından,
37:17kazandıklarından,
37:18sahip olduklarından,
37:20infak ederler demiyor da Allah,
37:22kendilerine verdiklerimizden diyor.
37:24Demek ki,
37:26bunlar bizim değil.
37:27Biz elde etmedik bunları.
37:29Biz kazanmadık,
37:30Allah verdi bunları bize.
37:32Allah'ındır bunlar.
37:33Mal sahibi Allah'tır.
37:35Her şeyin sahibi O'dur.
37:37Malın,
37:38mülkün,
37:38rızkın,
37:39hayatın sahibi O'dur.
37:41Bakın,
37:43Kur'an-ı Kerim'de,
37:44bir başka yerde,
37:45zannediyorum,
37:46Hadid Suresinde,
37:47bir ayeti kerimesinde,
37:49Rabbımız,
37:49bu hususu,
37:50çok hoş anlatır.
37:52وَمَا لَكُمْ
37:53أَلَّا تُنْفِقُوا
37:54فِي سَبِيلِ اللّٰهِ
37:55وَلِلّٰهِ مِيْرَافُ السَّمَاوَاتِ وَالْعَرْضِ
37:58Size ne oluyor ki,
38:00Allah yolunda mallarınızı harcamıyorsunuz?
38:04Göklerin ve yerin mirası zaten Allah'ın değil midir?
38:08Sonunda hepsi Allah'a kalmayacak mıdır?
38:12Yani ne zannediyorsunuz siz?
38:15Sonunda semavat ve arzın mirası Allah'a kalmayacak mı?
38:19Şu cebinizdekiler,
38:21şu kasalarınızdakiler,
38:24şu keselerinizdekiler,
38:25şu koynunuzdakiler,
38:28sonunda hepsi Allah'a kalmayacak mı?
38:30Bilesiniz ki hepiniz gideceksiniz
38:33ve her şeyiniz Allah'a kalacaktır.
38:35Ne kadar akıl erdirici,
38:37ne kadar iş bitirici bir ifade değil mi?
38:40Yani sizler tuttunuz,
38:42öptünüz, sarıldınız, vermediniz,
38:45sonunda kime kalacak da bütün bunlar?
38:48Allah'a kalacaksa sonunda niye vermiyorsunuz?
38:51Niye bunu anlamaya yanaşmıyorsunuz diyor Rabbimiz.
38:55Yine hadis suresinde az ilerideki ayeti kerimede
38:59Rabbimiz yine şöyle buyuracak.
39:02Aminu billahi ve rasulihi ve enfiku mimma cealekum mustaklifine fîh.
39:09Ey müminler!
39:11Allah'a ve peygamberine iman edin
39:13ve sizi halef kıldığı mallardan Allah yolunda harcayın buyurulur.
39:19Allah'ın bizi halef kılması,
39:24birinin arkasından bir başkasının gelip sahip olması demektir.
39:29Bugün senin cebindeki para,
39:31dün bir başkasının cebindeydi.
39:34Bugün senin tohum attığın tarlaya,
39:36dün bir başkası tohum atıyordu.
39:39Bugün bindiğin araba,
39:41dün bir başkasının altındaydı.
39:43Yarın da bir başkasının altında olacaktır.
39:45Veya bir vakitler bu mülk adındı.
39:49Sonra Semud'un oldu.
39:51Sonra Medya'nın, sonra Tübba'nın oldu.
39:54Sonra Emevi'nin, sonra Selçuklu'nun oldu.
39:57Sonra Osmanlı'nın oldu.
39:59Sonra dedeyin babasının,
40:01sonra anayın kocasının oldu.
40:04Sonra da sana intikal etti.
40:06Unutmayasın ki sende de kalmayacak,
40:09yarın bir başkasının mülküne intikal edecek.
40:12Öyleyse infak et.
40:13Çünkü sende de kalmayacak diyor Rabbimiz.
40:17İstesek de, istemesek de,
40:19versek de, vermesek de bilelim ki bir gün,
40:22ya o mallar bizi terk edip gidecek,
40:25ya da biz onları terk etmek zorunda kalacağız.
40:28Bu iki seçenekten başka bir imkanımız da yoktur.
40:31Zaten bu inançta olmayan insanlar,
40:35yani Allah'ı mülkün sahibi bilmeyen,
40:39kendilerini mülke sahip zanneden insanlar,
40:42zırnık bile veremezler.
40:44Güçleri yetmez vermeye.
40:46Yani,
40:47ceplerindekinin,
40:48ellerindekilerinin,
40:50kasalarındakilerin,
40:51keselerindekilerin,
40:52Allah'a ait değil de,
40:54kendilerine ait olduğunu zanneden insanlar,
40:57isteseler de veremezler.
40:59Zırnık bile veremezler.
41:01Ama mülkün sahibi Allah'tır.
41:04Bu elimdekiler,
41:05bu cebimdekiler benim değildir.
41:07Bunlar Allah'ındır.
41:08Ben zaten Allah'ın olanı,
41:10Allah yolunda Allah'ın kullarına veriyorum diyebilen kişi,
41:13işte,
41:14o kişi infak edebilecektir.
41:16Bakın,
41:17Yasin suresinde,
41:20bu mantık şöyle anlatılır.
41:37Onlara,
41:38Allah'ın size verdiği rızıklardan infak edin,
41:41dendiği zaman,
41:42kafirler,
41:43müminlere derler ki,
41:45dilediği zaman,
41:46Allah'ın doyuracağı kimseyi,
41:47biz mi doyuracağız?
41:52Dilediği zaman,
41:53Allah'ın doyurabileceği,
41:55fakir kullarını,
41:56biz mi doyuracağız?
41:59Siz ancak,
42:01açık bir şaşkınlık,
42:02sapıklık içindesiniz,
42:03diyorlar.
42:05Yani,
42:06Allah bizden infak istiyor,
42:08olacak şey midir bu?
42:09Yani,
42:10Allah kullarını doyuramıyor,
42:13kendi kullarını doyurmaya,
42:14gücü yetmeyecek kadar,
42:16güçsüz,
42:16fakir bir Allah,
42:17bizden infak istiyor.
42:19Bu ne biçim iş diyorlardı?
42:21Küfür mantığıdır.
42:23Buna küfür mantığı diyoruz.
42:25Başka bir yerde,
42:26Kur'an'ın başka bir yerinde,
42:28yine bu kafirlerin mantığını,
42:30başka bir ayeti kerimede Rabbimiz,
42:32şöyle anlatıyordu.
42:33Nasıl olur diyorlar,
42:34Allah'ın kestiği yenmiyor,
42:36bizim kestiğimiz yeniyor.
42:37Allah'ın öldürdüğü yenmiyor,
42:39bizim öldürdüğümüz yeniyor.
42:41Hani,
42:41vadesiyle ölen koyun yenmiyor da,
42:43bizim kestiğimiz koyun yeniyor ya,
42:45öyle diyorlardı,
42:46nasıl olur?
42:47Allah'ın öldürdüğü yenmiyor,
42:49bizim öldürdüğümüz yeniyor.
42:50Buna küfür mantığı,
42:52şık mantığı diyoruz.
42:53Sanki,
42:55Allah'ın öldürdüğü ayrı,
42:56bizim öldürdüğümüz ayrı.
42:58Sanki bizim öldürdüğümüzü de,
43:00Allah öldürmüyormuş gibi,
43:02yani bizim kestiğimiz yeniyor,
43:03Allah'ın kestiği yenmiyor.
43:05Olacak şey mi bu diyorlardı.
43:07Burada da aynı mantık var.
43:08Yani Allah kullarını doyuramıyor,
43:11bizden infak istiyor.
43:12Olacak şey mi bu diyorlardı.
43:14Sanki bizim mallarımız bize ait de,
43:16Allah'ın ayrıca kendine ait malı varmış gibi.
43:19Hayır.
43:20Bizim kestiğimiz de Allah'ın kestiği,
43:23bizim öldürdüğümüz de Allah'ın öldürdüğü,
43:25Allah'ın öldürdüğü de Allah'ın öldürdüğü,
43:28bizim cebimizdekiler de Allah'ın malı,
43:30Allah'ın malı da Allah'ın malı,
43:32ama bunu anlayamıyorlar da,
43:34sanki mal kendilerininmiş gibi,
43:37veya sanki Allah'ınkilerle kendilerinin ki farklıymış gibi,
43:41sanki kendi ellerindekiler,
43:44ceplerindekiler Allah'ın değilmiş gibi,
43:46işte öyle düşünüyorlar.
43:48Allah korusun da,
43:50bugün Müslümanlar maalesef,
43:53sanki bu ayetlerden habersiz bir hayat programı yaşamaktadırlar.
43:58Rabbimiz,
43:59bütün bu ayetleriyle,
44:01bize infak yasasına bağlı,
44:03bir hayat programı tarif ederken,
44:07ekonomik hayatımızı,
44:08infaka dayalı olarak ayarlamamızı,
44:11ısrarla Rabbimiz bu ayetleriyle öğütlerken,
44:14maalesef Müslümanlar,
44:16tüm bu ayetleri diskalifiye edercesine,
44:19kâra dayalı,
44:20kazanma esasına dayalı,
44:22daha fazla büyüme,
44:24daha fazla şişme esasına dayalı,
44:27bir hayat programı gerçekleştirmenin,
44:30hesabı içine düşmektedirler.
44:31Gerçekten hangi vahiy biriminin,
44:35hangi ayet grubunun,
44:36hangi peygamber modelinin,
44:38Müslümanlara,
44:39bu hayat felsefesini empoze ettiğini,
44:41anlamak mümkün değildir.
44:43Bakıyoruz,
44:44bugün hemen hemen Müslümanların hepsi,
44:47hacısı,
44:48hocası da dahil olmak üzere,
44:50geceli gündüzlü,
44:52daha fazla kazanmak,
44:53daha fazla büyümek,
44:55daha büyük ekonomik güce erişmenin,
44:57hesabı içinde çırpınmaktadırlar.
45:00İşin garibi ve anlaşılmaz yönü de,
45:03Müslümanlar bunu,
45:04din adına yaptıklarını söyleyebilmektedirler.
45:07Efendim,
45:08Müslüman zengin olmalıdır.
45:11Bugün bizlerin zengin olma hedefimiz,
45:14büyüme isteğimiz,
45:15daha fazla ekonomik güce ulaşma programımız,
45:19daha iyi,
45:20daha faziletli Müslüman olmamız içindir.
45:23Daha Müslümanca bir hayata ulaşmak içindir.
45:26Eğer zenginleşirsek,
45:28daha iyi Müslüman olacağımıza inancımızdan ötürü,
45:32biz bunu yapıyoruz diyerek,
45:34haşa, Allah'a akıl vermeye,
45:37Allah'a yol göstermeye çalışıyorlar.
45:39Ya Rabbi, biz bunu münasip gördük.
45:42İyi bir Müslümanlık için,
45:44herhalde sen de bundan başka bir şey demezsin,
45:47demeye çalışıyorlar.
45:48Allah korusun,
45:49bugün Müslümanlar bu halleriyle,
45:51Allah'a yol göstermeye,
45:53Allah'a akıl vermeye kalkıyorlar.
45:56Halbuki Allah,
45:57indirdiği ayetlerin hiçbirinde,
46:00kitabının hiçbir yerinde,
46:02ey Müslümanlar,
46:03aman ha,
46:04ne yapın yapın,
46:06daha fazla zengin olmaya çalışın.
46:08Bütün gücünüzü,
46:10bütün kafanızı,
46:11bütün kalbinizi,
46:12bütün imkanlarınızı,
46:14bütün mesainizi,
46:15bütün zamanlarınızı,
46:16mal mülk toplamaya harcayın.
46:18Fark etmez,
46:20ben zaten lüks olsun diye indirdim,
46:22bu kitabı.
46:23Kitabımı tanımasanız da olur.
46:25Laf olsun diye gönderdim peygamberi.
46:27Onunla diyalog kurmasanız da olur.
46:29Siz bırakın bunları da,
46:31aman para kazanmaya bakın.
46:33Zira zenginler benim katımda daha üstündür diye,
46:37ben böyle bir ayet görmedim.
46:40Allah kitabının hiçbir yerinde böyle bir ayet indirmedi.
46:43Ben bugüne kadar Kur'an'ın hiçbir yerinde böyle bir ayet görmedim.
46:47Yok ki böyle bir emir.
46:49Müslümanlar kendilerine böyle bir yol,
46:52böyle bir hayat programı,
46:53böyle bir hedef çizsinler.
46:56İşin bir başka garip yönü de,
46:58bugün Müslümanlar Allah için kazanıyoruz dedikleri halde,
47:02bakıyoruz da kazandıklarını Allah için değil de,
47:06hep kendileri için harcıyorlar.
47:07Atlarını arabalarını daha lüks hale getirmek için,
47:13ev eşyalarını değiştirmek için,
47:15kılık kıyafetlerini değiştirmek için,
47:18yeme içmelerini farklılaştırmak,
47:21sofralarını biraz daha zenginleştirmek için harcıyorlar.
47:24Ey Müslümanlar!
47:27Şunu hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın ki,
47:31Allah'ın kitabını tanımaya,
47:33Allah'ın ayetleriyle bilgilenmeye,
47:36peygamberinizin sünnetiyle diyalog kurmaya,
47:39zamanınız kalmayacak bir biçimde,
47:42güya Allah'ın rızasını kazanmaya matuf olarak kazandığınız mallar,
47:46topladığınız mülkler,
47:48bilelim ki bizi Allah yolundan uzaklaştırmadan,
47:52başka bir işe yaramıyor, yaramayacak da.
47:55O halde, tez elden aklımızı başımıza almak zorundayız.
48:00Kimilerimizin şu ana kadar kazandıkları,
48:04mübala etmiyorum,
48:05çoluk çocuğumuza,
48:06yedi sülalemize yetecek kadar çoktur.
48:09Gelin öyleyse, buna bir sınır getireyim.
48:13Biraz da Allah'ın ayetleri ne diyor?
48:15Bakara neden söz ödüyor?
48:17Allah'ın kitabı bizden nasıl bir hayat istiyor?
48:20Allah'ın kitabı bizden nasıl bir amel istiyor?
48:23Nasıl bir iman istiyor?
48:25Peygamber ne diyor?
48:26Bize nasıl bir hayat programı gösteriyor?
48:29Biraz da bunları öğrenecek zamanımız olsun da,
48:32bu ayetlere de iman imkanımız olsun inşallah.
48:36Allah korusun,
48:37işte görüyoruz günümüzde,
48:40neredeyse ekonomik insan olup çıktık biz.
48:44Allah korusun,
48:45neredeyse bakıyoruz bütün Müslümanlar,
48:47ekonomik insan olup çıktılar.
48:50Evet,
48:52infaka dayalı bir hayat,
48:54müminin hedefi olacak.
48:56Efendim,
48:57ben Kur'an'ı bilmiyorum,
48:59binaenaleyh,
49:00gaybe inanamam.
49:01Ben hoca değilim,
49:04binaenaleyh,
49:04namaz kılamam.
49:06Diyemeyeceğimiz gibi,
49:08benim fazla malım yok.
49:09Ben infak edemem de diyemeyiz,
49:12böyle bir şey diyemeyeceğiz.
49:14Zira,
49:16infakta belli bir ölçü yoktur.
49:19Şu kadar olacaktı,
49:20bu kadar olacaktı diye,
49:21infakta belli bir ölçü yoktur.
49:24Hatta bakın,
49:25Resulullah Efendimizin,
49:26bir hadislerinden öğreniyoruz ki,
49:29bakın,
49:30şöyle buyuruyor,
49:50Diyor ki,
49:51bakın peygamberimiz,
49:53infak edecek hiçbir şey olmayıp da,
49:56malını Allah yolunda infak eden kişiye imrenip,
49:59eğer benim de bu kardeşim gibi malım olsaydı,
50:03ben de onun yaptığını yapardım diyen kişi,
50:06sevapta diğerine müsavidir.
50:08Anladınız değil mi?
50:09Hiç elinde infak edecek malı olmayıp da,
50:13keşke benim de,
50:14filan kardeşim kadar malım olsaydı,
50:17aynen ben de onun gibi Allah yolunda infak ederdim diyen kişi,
50:21o imrendiği,
50:22yani malını Allah yolunda infak eden,
50:25kardeşine sevapta müsavidir,
50:28diyor Allah Resulü.
50:29Öyleyse,
50:31benim azdı,
50:32benim çoktu demeyeceğiz,
50:34biz de Allah yolunda infak etmeye çalışacağız.
50:38وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ
50:41Kimi müfessirler,
50:42ayetin tefsiriyle alakalı olarak diyorlar ki,
50:45وَمِمَّا عَلَّمْنَاهُمْ يُعَلِّمُونَ
50:48وَمِمَّا عَلَّمْ يُنْفِقُونَ
50:51ayetini kimileri böyle anlamışlar.
50:53وَمِمَّا عَلَّمْنَاهُمْ يُعَلِّمُونَ
50:56Yani onlar verdiğimiz ilimden başkalarına öğretirler.
51:00Onlar kendilerine öğrettiğimiz ilimden başkalarına infak ederler şeklinde anlamışlar.
51:06Birine bir ayet anlatmanız infaktır öyleyse.
51:11Yani şu anda bakın ben infak ediyorum demektir.
51:15Birine bir ayet anlatmanız infaktır.
51:18Allah'ın size öğrettiği bir ayeti bir kardeşinize ulaştırmanız infaktır.
51:23Birine peygamberinizin bir hadisini anlatmanız infaktır.
51:27Birinin hayvanına yükünü kaldırmasına yardım etmeniz bu anlamda infaktır.
51:33Hatta hasta ziyaretine gitmeniz infaktır.
51:38وَمِمَّا عَزَقْنَاهُمْ اُنْفِقُونَ
51:40Rızık olarak verdiklerimizden onlar infak ederler.
51:44Öyleyse rızık olarak ne vermişse Allah onu infak edeceğiz.
51:50Ne verdi Allah bize rızık olarak ilim mi verdi Allah?
51:54Onu infak edeceğiz.
51:55Akıl mı verdi? Sıhhat mı verdi?
51:58Basiret mi verdi? Zeka mı verdi?
52:01El mi verdi? Dil mi verdi?
52:03Boş zaman mı verdi?
52:04İşte bunları infak edeceğiz.
52:06Mesela hayat da bir rızıktır.
52:09Hayatı da Allah için yaşayacak, o hayatı infak edeceğiz.
52:13Onu dünyaya verdiğimiz kadar, para kazanmaya verdiğimiz kadar biraz da bakaraya vermek ve infakta bulunmak zorunda değil miyiz?
52:23Akıl da Allah'ın verdiği bir rızıktır.
52:26Aklı da Allah yolunda kullanmak suretiyle o konuda da infakta bulunacağız.
52:32Aklı hep mühendisliğe vereceğimize biraz da Ali İmran'a biraz da bakaraya vermeli değil miyiz?
52:39İnfak budur işte.
52:41Ama genel manasıyla bizzat malın verilmesidir infak.
52:48Biz de inşallah bugünden sonra Allah'ın bize verdiklerinden mutlaka infak edelim.
52:54Güç olarak, ilim olarak infak edelim.
52:57Bugünden önce yapıyor idiyseniz zaten, yaptınız.
53:02Ama bugünden sonra da inşallah o yaptığınızı iki misline, üç misline çıkarmaya çalışın.
53:09Çünkü sahabe namaz kılıyordu da Allah bir daha namaz kılın dedi.
53:14Veya sahabe-i kiram iman ediyorlardı da Allah bir daha iman edin dedi.
53:19Ya eyyühellezine amenu, aminu.
53:21Bir daha iman edin dedi.
53:22E bu emirler karşısında sahabe şöyle demedi bakın.
53:26E kılıyoruz ya Rabbi hayrola.
53:27Biz zaten iman ediyorken bu iman emri de nereden çıktı?
53:31Ya Rabbi filan demediler.
53:34Bugünden öncenizi bilmem.
53:36Bilmem de gerekmez.
53:38Ama bugünden sonra Allah'ın size verdiklerinden mutlaka infak edin.
53:43Allah size ne verdiyse infak edin.
53:46E şu ana kadar zaten infak ediyorduk demenin anlamı da yok.
53:50O infakınızı iki misline, üç misline ve daha fazlasına çıkarma kavgası içine girin.
53:56İnfakta ölçü ileride Bakara suresinin bir başka ayetinde gelecek.
54:03وَيَسْأَلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَ
54:05قُلِ الْعَفْ
54:07Derler ki neyi harcayalım, neyi infak edelim diye sorarlar.
54:13De ki gulil af, ihtiyaçtan fazlasını.
54:18Şunu çok iyi bilmek zorundayız ki,
54:21malı imtihan olarak bize veren Allah,
54:24onun iktisap ve saf yollarını da bize göstermiştir.
54:28Yani, nereden kazanacağız ve nerelerde harcayacağız malı.
54:33Allah bunu da göstermiştir bize.
54:35Bunu bizim keyfimize bırakmamıştır yani.
54:38Öyleyse, kendi kendimize ihtiyaç kapıları açmamalıyız.
54:43İhtiyacın tespitinde Resulullah ve sahabenin yaşantısını dikkate almak zorundayız.
54:49Bakın Allah diyor ki,
54:51derler ki neyi harcayalım, neyi infak edelim?
54:54De ki ihtiyaçtan fazlasını.
54:56Peki ihtiyaç nedir?
54:58Öyleyse, ihtiyaç konusunda kendi kendimize tespitte bulunmayacağız.
55:04İhtiyacın tespitini kendimize bırakmayacağız.
55:08Malı bize veren Allah,
55:11onun iktisap yollarını da, saf yollarını da bize göstermiştir.
55:15Kendi kendimize bir ihtiyaç felsefesi geliştirmeyeceğiz.
55:19Kendi kendimize ihtiyaç kapıları açmayacağız.
55:22İhtiyacın tespitinde Resulullah ve sahabenin yaşantısını dikkate alacağız.
55:26Bakın, bu konuda Resulullah çok hoş bir örnek verir.
55:32İttekun nara ve lev bişikkı temratin.
55:35Hani dedim ki, infakta ölçü yoktur dedim.
55:39Bu konuda Allah'ın Resulü buyurur ki,
55:42İttekun nara ve lev bişikkı temratin.
55:45Yarım hurmayla da olsa, kendini cehennemden korumaya çalış.
55:50Yarım hurma, ne kadar az değil mi?
55:52Ama ne kadar da çok ki, cehennemden kurtarıyor.
55:56Az mı cehennemden kurtulmak?
55:58Ne kadar az ama ne kadar çok.
56:00Mesela bakın, on ton hurması var bir adamın.
56:04Bir tonunu veremiyor.
56:06Ne kadar fukara değil mi?
56:08Ama berikinin bir tek hurması var ve yarısını bölüp bir Müslüman kardeşine verebiliyor.
56:13Ne kadar zengin değil mi?
56:15Yani demek istiyorum ki,
56:17çoğalsın da öyle verelim.
56:19Zenginleşelim de ondan sonra verelim diye beklemeyelim sakın.
56:24Çünkü çoğaldıkça zorlanıyoruz.
56:28On tonda bir tonu vereni pek göremiyorum.
56:30Ama iki tane olup da birini vereni çok görüyoruz yani.
56:35Öyleyse, ey Müslümanlar, şu iki hususa çok dikkat edelim.
56:41Kendi kendimize ihtiyaç belirlemesinde bulunmayalım.
56:46Kendi kendimize bir ihtiyaç felsefesi geliştirmeyelim.
56:50Kendi kendimize ihtiyaç kapıları açmayalım.
56:53İhtiyaçlarımızı kısalım, sınırlandıralım ki,
56:57başkalarına infak edecek malımız çıksın bir.
57:00İkincisi, zenginleşeyim de vereyim,
57:04çoğalsın da vereyim diye beklemeyelim.
57:06Çünkü Allah korusun işte görüyoruz,
57:09çoğaldıkça zorlanıyoruz ve infak edemiyoruz.
57:14Öyleyse gelin ey Müslümanlar,
57:17evinize götürdüklerinizden başkalarının evlerine de gitmesini sağlayın.
57:21Giydiklerinizden başkalarının da giymesini,
57:25yediklerinizden başkalarının da yemesini sağlayın.
57:28Yani sizin kendi yaşam standartınıza birilerinin de çıkmasını sağlayın.
57:35Eğer mutlaki olmak istiyorsanız,
57:37bu son cümleyi bir daha söyleyeyim,
57:40kendi hayat standartınıza birilerinin hayat standartını da çıkarmayı sağlayın.
57:46Yani çevrenizdekileri, dükkanınızdaki çalıştırdıklarınızı,
57:51çevrenizdeki akrabalarınızı, komşularınızı kendi hayat standartınıza çıkarmaya çalışın.
57:58Eğer bunu beceremiyorsanız,
58:00kendi hayat standartlarınızı onların hayat standartına indirmeye çalışın.
58:06Böylece toplumda denge olacaktır,
58:09toplumda Müslümanlık güzel yaşanacaktır.
58:12Vaktimiz yine doldu, inşallah burada kalalım.
58:16Gelecek dersimizde yine bir şeyler söyledikten sonra
58:19Rabbimizin öteki ayetlerini hep birlikte tanımaya geçmek üzere.
58:23Velhamdülillahi Rabbimiz.

Recommended