Skip to playerSkip to main content
  • 2 days ago
Bakara 8 ve devamındaki ayetler; kalbin mühürlenmesi, nifak ve kalp hastalığını anlatır. Günah kalbi paslandırır, kişi hakikate karşı duyarsızlaşır. İman sadece söz değil; kalp ve amelle tasdiktir. Kur’an’dan uzak kalp hastalanır, şüphe artar, insan kendini aldatır. Münafıklık; imanla küfür arasında bocalamak ve gerçeği bildiği halde gereğini yapmamaktır. Kurtuluş, Kur’an’la ve Allah’ın ayetleriyle kalbi beslemektir.

Bakara 8 11 tefsir, kalbin mühürlenmesi, nifak nedir, münafık kimdir, kalp hastalığı İslam, iman amel ilişkisi, Kur’an tefsiri ders, kalp paslanması hadis, Bakara suresi açıklama

Category

📚
Learning
Transcript
00:02Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.
00:08Elhamdülillahi Rabbil alemin.
00:10Vassalatu vatammu teslimu ala seyyidina muhammadin ilmab'ooth rahmeten lilalamin.
00:18Allahumma la sehla illa ma jajaltahu sehla.
00:22وأnta tejalul hazna iza şikte sehla.
00:26اللهم علmna ma yenfawna وanfawna bima علmtana.
00:33وزetna علman birahmetke ya arhaman rahmin.
00:37أما baut bismillahirrahmanirrahim.
00:41ختم الله على قلوبهم وعلى سمعهم وعلى أبصارهم غشاوة.
00:49ولهم عذاب عظيم.
00:51وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالْيَوْمِ الْآخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنِينَ.
01:01يُخَادِعُونَ اللَّهَ وَالَّذِينَ آمَنُوا.
01:04وَمَا يَخْدَعُونَ إِلَّا أَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ.
01:08فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ فَزَادَهُمُ اللَّهُ مَرَضًا.
01:15وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ.
01:20وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ.
01:23قَالُوا إِنَّمَا نَحْنُ مُسْلِحُونَ.
01:27أَلَا إِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلَكِنْ لَا يَشْعُرُونَ.
01:32اِلَىٰ اَخِرِهِ سَدَكَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ
01:36Geçenki dersimizde Bakara suresinin yedinci ayetine gelmiş.
01:45خَتَمَ اللّٰهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ
01:48Allah onların kalplerine mührünü basmıştır demiş.
01:52Ve kalbin mühürlenmesini tanımaya çalışıyorduk.
01:57İnşallah bu dersimizde de bu ayeti kerimeden itibaren kaldığımız yerden Bakara suresinin ayetlerini tanımaya devam edeceğiz.
02:10Rabbimiz buyuruyor ki
02:13خَتَمَ اللّٰهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ
02:16Allah onların kalplerine mührünü basmıştır, basıvermiştir.
02:21Demiştik ki acaba kalbin mühürlenmesini nasıl anlayacağız?
02:27Bakın bu konuda Allah'ın Resulü bir hadislerinde şöyle buyuruyor.
02:34Günahlar insan kalbini bir kılıf gibi öyle bir sarar ki sonunda o kişi artık bir şey duymaz, duygulanmaz oluverir.
02:45İşte kalbin mühürlenmesinin manası budur.
02:49Yine bakın Rabbimiz Mutaffifîn suresinde bu hususu şöyle anlatır.
02:57كَلَّا بَلْرَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
03:01Hayır hayır, doğrusu onların kazandıkları günahlar kalplerinin üzerine pas bağlamıştır.
03:10İşte böyle kalp günahlarla işledikleri nanelerle örtülünce Allah da onun üzerine mührünü basıverir.
03:21Bir kabın üzerine mühür vurulmuşsa artık o kabın içine ulaşmak ancak o mührü o damgayı çıkarmaya kırmaya bağlıdır.
03:31İşte böyle bir kalbe iman ancak o zaman girebilir.
03:37Peki acaba bu işin Allah'a izafesini nasıl anlayacağız?
03:42Yani eğer bu kafirlerin kalplerini Allah mühürlediği için bunlar kafir olmuşlarsa o zaman suçu ne bunların?
03:51Yani bir cebür söz konusu değil midir burada gibi bir soru hatırımıza gelmişse
03:57Bakın Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de bir ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor
04:03وَمَا أَنَا بِظَلَّامٍ لِلْعَابِد۪ينَ
04:07Ben kullarıma zulmedici değilim buyurur Rabbimiz.
04:11Bir başka ayeti kerimesinde yine Rabbimiz şöyle buyurur
04:14قُلْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَأْمُرُ بِالْفَحْشَةِ
04:18De ki Allah asla kötülükleri emretmez.
04:22Şimdi bütün bu ayetlerle bunu nasıl telif edeceğiz?
04:27Ayetlerden ve hadislerden anladığıma göre Allah herkese bir kalp vermiş
04:32ve bir de her insan kalbi için bir kilit yaratmış, bir kilit vermiştir.
04:38Bu kalbin kilitleyici, mühürleyici veya açıcı anahtarı Allah'tandır.
04:45Ama bu kilidin, bu mühürün Allah'tan oluşu bir cebir anlamına gelmemektedir.
04:51İnsanlar kendi öz iradeleri, hür iradeleriyle
04:56ya bu kilidin kapatılmasını Allah'a arz ederler, Allah da kapatıverir onu
05:01ya da açılmasını isterler Allah'tan, Allah da onu açıverir.
05:07O halde isteyen kuldur ama açan ve kapatan da din sahibi olan Allah'tır her zaman.
05:15Demek ki bu açma ve kapatma işinde yine de insana irade vermiştir Allah.
05:22Yani tekrar muracat hakkınız vardır demiştir Rabbimiz.
05:27İnsan kafirken, kalbi mühürlüyken, kapalıyken yani
05:31Allah'a tekrar muracat edip açtırabilir kalbini ve Müslüman olabilir.
05:36Yani bir adam düşünün ki 50 sene 60 sene kafir yaşamış ama sonradan pişman olmuş dönmüş
05:44ben ettim sen etme Rabbim, benim kalbimin kilidini açıver ben Müslüman olmak istiyorum demiş.
05:51Mesela Hazreti Ömer gibi Allah da onun kalbini açıvermiştir.
05:56Müslümanken de muracat edip kapattırabilir kişi, mürted olabilir.
06:01Bu durumda kalbini açıken kapattıran ve mürted olan bu adama ne yapılır?
06:09Eğer bu adam yakalanmışsa öldürülür zaten.
06:13Ama yakalanmamışsa kaçıp kurtulmuş veya insanlardan gizlenmişse
06:18o zaman oyuncak oynar gibi aç kapat aç kapat olmaz yani.
06:23Yani kafir oldu Müslüman oldu.
06:26Kafir oldu Müslüman olunca artık bir daha kafir olursa
06:31o zaman da Rabbimizin şu ayeti kerimesi gündeme gelecektir.
06:36Bakın Nisa suresinde Rabbimiz bu hususu şöyle anlatıyor.
06:40اِنَّ الَّذ۪ينَ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا
06:45ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ
06:51وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَب۪يلًا
06:53Onlar ki iman ettiler, sonra küfrettiler, sonra iman ettiler, sonra küfrettiler.
07:01Artık Allah onları mağfiret edecek değildir buyurur Rabbimiz.
07:05Yani adam önce inandı, sonra inkar etti.
07:09Sonra tekrar inandı, tekrar inkar etti.
07:12Kalbini açtırdı, sonra kapattırdı.
07:16Sonra tekrar bir daha açtırdı, sonra tekrar kapattırdı.
07:19Artık bu dinle alay, Allah'la alay anlamına geliyor ki,
07:24Allah sonunda onun tövbesini kabul etmiyor.
07:29Buna göre bu özeti sunulan küfrün temel felsefesi neymiş?
07:35Vahye karşı ilgisiz kalmak.
07:38Kitaba karşı kayıtsız kalmakmış.
07:40Yani Allah'ın insan hayatına, karışmasına nötr davranmak.
07:46Kitapla ilgi kurmadan yaşamak.
07:49Çünkü kitap neydi?
07:52Kitap, kitabe yazgı demekti.
07:55Yani insan yazgısının habercisi demekti.
07:58Allah'ın insan hayatına karışmasının habercisi.
08:01Yani insanın hayat programıydı değil mi kitap?
08:05İnsanın alın yazısının değişmez kitabesiydi değil mi kitap?
08:10İşte bu kitap karşısında, bu kitabın uyarısı karşısında anlıyoruz ki, insanlar ikiye ayrılıyorlar.
08:19Kitap karşısında ama.
08:21Değilse, yanlış anlamayın, benim o kitaptan anlayışım karşısında değil tabii.
08:26Bunu biraz daha düzgün bir daha söyleyelim inşallah.
08:29Benim bu kitaptan anlayışımı birisi reddetti mi, beni reddetmiş olur.
08:35Bu kitabı değil.
08:37Peki, delilimiz ne bu konuda?
08:40Bakın, Resulullah Efendimiz ile Hazreti Ali Efendimiz giderlerken bir adam uykudadır.
08:48Onun uyandırılmasını emreder Allah'ın Resulü.
08:51Buyurur ki, kaldırın bu kardeşinizi de namazını kılsın buyurur.
08:57Hazreti Ali Efendimiz onu uyandırdıktan sonra der ki, ey Allah'ın Resulü, siz uyandırsaydınız olmaz mıydı?
09:04Çünkü o arkadaşımız size daha yakındı.
09:08Resulullah buyurur ki, o adam eğer uyku sersemliğiyle bana kafa tutsaydı dinden çıkardı.
09:14Ama sana kafa tutunca, sen sensin dinden çıkmaz diyor.
09:19Yani senin uyarına kafa tutuyor demektir, buyuruyor.
09:23Böyle olunca, biz birilerine din anlattıktan sonra, onlar bunu reddettiler mi, hemen onlara kafir damgasını vurmamalıyız.
09:33Bizim anlayışımızı reddediyorlar demeliyiz.
09:36Ama o kişi, ben dinimi Kur'an'a indirmem, ben peygamberi örnek almam şeklinde bir reddin içine giriyorsa,
09:45yani dinin aslını, dinin sistematiğini reddediyorsa, e o zaman o kesin kafirdir diyeceğiz.
09:53Ama benim bu ayetten anladığım budur diyorsam, ve adam da bunu reddediyorsa,
09:58ona da hemen kafir damgasını vurmamalıyız.
10:02Demek ki, Kur'an karşısında insanları ikiye ayırdık.
10:08Bir, Hudenlilmuttakîn olanlar, yani kitapla yol bulanlar,
10:14kitabın yol gösterisine tabi olan müminler,
10:18iki, Seva'un aleyhim e'enzertehum emlem tundirhum la yü'minun olanlar,
10:25yani Kur'an diye bir kitap var mı, yok mu, bundan habersiz yaşayanlar.
10:32Yani, yeryüzüne böyle bir kitap ha gelmiş, ha gelmemiş, fark etmez yaşayanlar,
10:37Kur'an-ı Kerim'e karşı nötr davrananlar.
10:41Bundan sonra bakın Rabbimiz,
10:43ve minennâsb, insanlardan kimileri de vardır ki,
10:50ama insanlar, ama kullarım, ama muhataplarım,
10:55beni dinleyenler diyor Rabbimiz sanki,
10:58şunu da iyice bilin ki, şunu da asla unutmayın ki,
11:02böyle kesin çizgilerle insanların ayrıldığını her zaman göremezsiniz.
11:07Her zaman böyle baktığınız birine takvalı damgası vuracaksınız,
11:12veya baktığınız bir başkasına kafir damgasını vuracaksınız,
11:16e pek öyle her zaman kesin çizgilerle bunları ayırt edemezsiniz.
11:20Veya,
11:22وَمَا يَعْلَمُ تَعْوِيلَهُ اِلَّ اللّٰهِ
11:24Bunlar kitabın temelidir ama,
11:27bir de müteşabihler de vardır.
11:29Onun tevilini Allah'tan başkaları bilemez.
11:33Yani, Kur'an'ın topluma indirgenmesini,
11:37gerçek olarak herkes bilemez.
11:40Ama Allah kesin bilir.
11:42وَالْرَاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِهِ
11:46Rasihun da der ki, biz buna inandık.
11:50Yani,
11:51ayetlerin anlatmak istediğini anlayabiliriz belki ama,
11:56o ayetlerin anlattığı ile toplumsal problemin çözümünü birleştirmek,
12:01herkes için mümkün olmayabilir.
12:03Ayetin anlattıklarını toplumsal problemlerin çözümüne indirgeyip,
12:08uyarlamak herkesin işi değildir.
12:11İşte bunun adına fıkıh diyoruz.
12:13Yani mesela,
12:14bu ayet şu problemi böyle çözer.
12:17Ama şu ayet de vardır denilince,
12:20hayır, o ayet şunu anlatır da,
12:22bunu şu ayet çözer gibi,
12:24ayetleri topluma yansıtma işinde,
12:26kesinlikle herkes bilgi sahibi olmayabilir.
12:30Hepimiz onu beceremeyebiliriz.
12:32Herkes kapasitesi kadar becerir bunu.
12:35İşte bakın,
12:36nitekim,
12:38Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer efendilerimiz,
12:42bazen yanılıyorlardı değil mi?
12:44Mesela,
12:45Resulullah Efendimizin vefat haberi,
12:47Hz. Ömer Efendimiz'e ulaşınca,
12:50kim Resulullah'ın vefat ettiğini söylerse,
12:53ona şöyle şöyle yapacağım diyen,
12:55Hz. Ömer'e karşı,
12:56Hz. Ebu Bekir Efendimiz,
12:58ona Ali İmran Suresindeki,
13:00şu ayeti hatırlatır.
13:02وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولُ
13:04قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُولُ
13:06اَفَئِمْ مَا تَا اَوْ قُتِلًا قَلَبْتُمْ
13:10عَلَىٰ اَعْقَابِكُمْ
13:12وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولُ
13:14Muhammed,
13:15peygamberden başka bir şey değildir.
13:17Ondan önce de,
13:18pek çok peygamberler gelip geçmiştir.
13:20Şimdi,
13:21o ölür veya öldürülürse,
13:23siz ökçelerinizin üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz?
13:28Yani tekrar küfre mi döneceksiniz?
13:31Ama,
13:32her kim gerisin geriye dönerse,
13:34bilsin ki Allah'a hiçbir zarar verecek değildir.
13:37İşte bu ayeti kerimeyi,
13:39Hazreti Ebu Bekir Efendimiz,
13:41Hazreti Ömer Efendimiz'e hatırlatır.
13:44Ayetin,
13:45olayla bağlantısını,
13:47veya ayetin o hadiseye intibakını öğrenen
13:50Hazreti Ömer Efendimiz der ki,
13:51hayret,
13:53sanki bu ayeti yeni duymuş gibiyim diyordu.
13:56Halbuki de,
13:57bu ayeti sürekli namazlarında da okuyordu Hazreti Ömer Efendimiz.
14:01Ama ayetin bu olayla irtibatını,
14:04bir anda kuramamıştı.
14:06Aslında,
14:07Hazreti Ebu Bekir Efendimiz de,
14:09Hazreti Ömer Efendimiz de,
14:11bildiği vahiyle hareket ediyorlardı.
14:13Bakın,
14:14ayet diyor ki,
14:16وَمِنَ النَّاسِ
14:17İnsanlardan kimileri de vardır ki,
14:21kim bunlar,
14:23münafıklar mı?
14:24Allah öyle dememiş.
14:25Ya ne,
14:26kimileri de vardır ki?
14:28Demek ki,
14:29Kur'an karşısında net iki tavır var.
14:32İki uç tavır var.
14:34Birisi,
14:34Kur'an'la yol bulanlar,
14:36onu Rabbimiz,
14:37Bakara Suresinin başında beş ayetiyle anlattı.
14:40Kur'an'la yol bulanların tavrı,
14:43ikincisi de,
14:44Kur'an'a karşı ilgisiz kalanların tavrı.
14:46Bunlar,
14:48Kur'an karşısında net ve belli iki tavırdır.
14:51Ama,
14:52işte bu ayetin anlattığına göre,
14:55demek ki,
14:56bir üçüncü grup,
14:57bir üçüncü tavır daha varmış.
15:00Bunlar da,
15:01bu iki grup arasında,
15:03bu iki tavır arasında,
15:05gider gelirlermiş.
15:07Hani,
15:08Nisa Suresinde Rabbimiz,
15:10öyle diyordu,
15:12Müzebzebine beyne zelik,
15:14La ilahe ula'i ve la ilahe ula.
15:18Onlar,
15:19imanla küfür arasında,
15:20bocalayan tabansızlardır.
15:23La ilahe ula'i ve la ilahe ula.
15:26Ne onlardandır,
15:28ne de bunlardandır.
15:29Diyordu ya,
15:30Nisa Suresinde Allah,
15:32demek ki,
15:33bunlar böyle,
15:34tıpkı bir sarkaş gibi,
15:36imanla küfür arasında,
15:38gidip gelenlermiş.
15:39E, onlar münafıklar olunca,
15:42ve ayetlerin sonunda da,
15:44Allah-u Teala,
15:45şöyle buyurunca,
15:46İnnel münafıkîne fidderkil esveli minen nâr,
15:50Şüphesiz ki,
15:51münafıklar cehennemin,
15:52en aşağı tabakasında olacaklardır.
15:54Buyurunca,
15:56ulema demişler ki,
15:57bunlar münafıklardır.
15:59Aslında,
16:01münafık demeye de,
16:03biraz cesaret ister yani.
16:05Çünkü,
16:06bazen kafirdir bunlar,
16:07bakıyoruz,
16:09مثeluhum kemethelillezî diye,
16:11örneklenerek anlatılan,
16:13bu insanlar için,
16:14ayetin devamında,
16:15Rabbımız buyurur ki,
16:17wallahu muhidun bil kafiriyyin,
16:19denivermiş.
16:20Yani,
16:21bu insanların,
16:21kafirlikleri,
16:22beyan edilivermiş.
16:24Ama,
16:25nedense,
16:25ecdad bu bölümü,
16:26görmemişler mi,
16:28yoksa,
16:28okumuşlar da,
16:29demeye dilleri mi varmamış,
16:31bilmem.
16:32Çünkü,
16:33bu sayılacak işleri yapan,
16:34bu sıfatları,
16:36üzerlerinde taşıyan insanlara,
16:38kafir demeye,
16:39ecdadın,
16:40selef ulemanın,
16:41pek cesareti olmamış.
16:43E,
16:43ukalalığın gereği yoktur.
16:45Öyleyse,
16:45biz de edepli davranalım,
16:47bu konuda,
16:47ve onların kafir demediğine,
16:50biz de kafir demeyelim,
16:51inşallah.
16:52Yani,
16:54bu aşağıda sayılacak,
16:55özellikleri,
16:56üzerinde taşıyan insanlara,
16:58kafir demeyelim,
16:59ama,
17:00bu özelliklerin,
17:01küfür özellikleri olduğunu da,
17:03bilelim yani.
17:04Bu ikisi ayrı ayrı şeylerdir.
17:07Bakın,
17:08nifat nedir biliriz,
17:10ama,
17:10bu adam münafıktır,
17:12demeye dilimiz varmaz.
17:13Cesaretimiz olmaz.
17:15Yani,
17:15şirki biliriz,
17:17şirki tanırız.
17:18Adamda şirk özelliği görürüz,
17:20ama,
17:21bu adam müşriktir,
17:22demeye cesaretimiz olmaz.
17:24Neden?
17:25Çünkü,
17:26Peygamberimiz Efendimiz,
17:28kendisinde,
17:28cahiliye alameti gördüğü,
17:30Ebu Zer Hazretlerine,
17:32Ey Ebu Zer,
17:34sende cahiliye özelliği görüyorum,
17:36sende şirk özelliği görüyorum,
17:38onu temizle demişti,
17:39ama,
17:40sen kafirsin,
17:41sen müşriksin,
17:43dememişti Allah'ın Resulü.
17:44Demek ki,
17:46bir adama,
17:47sen müşriksin,
17:48sen kafirsin demek,
17:49ayrı,
17:50sende şirk alametleri görüyorum,
17:53onu temizle demek,
17:54ayrı ayrı şeylerdir.
17:56Demek ki,
17:58bir kişide bir an,
17:59bir özelliğin var olu vermesi,
18:02şirk özelliği veya,
18:03nifat özelliğinin var olu vermesi,
18:06onun müşrik veya,
18:08münafık olmasını gerektirmeyecektir.
18:10Ama adam,
18:12onun şirk olduğunu,
18:13münafıklık olduğunu anlamış,
18:15kavramış,
18:16kabullemiş ve,
18:17kabullenmiş ve,
18:18benimsemişse,
18:19varlığından razı olacak noktaya gelmişse,
18:22e o zaman o kişi,
18:23müşrik veya kafir olacaktır elbette.
18:26bu özellikler,
18:29özellikler,
18:29demek ki,
18:30şu aşağıda sayılacak özellikler,
18:32bizim çok titiz ve dikkatli davranacağımız,
18:36böyle kılı kırk yararcasına,
18:38üzerimizde bulundurmamaya çalışacağımız,
18:41gayret edeceğimiz,
18:43karşımızdakinde varlığını sezince de,
18:45kulak kabartıp,
18:46aman ha,
18:47ne olur ne olmaz,
18:48bu adam yolunu kitaba sorarak bulmuyormuş,
18:51bu adam hayatını kitaba danışarak yaşamıyormuş,
18:54öyleyse ben de bu adama danışmamalıyım,
18:57evimi,
18:58mutfağımı,
18:59ticaret hayatımı,
19:01okumamı,
19:01yazmamı bu adama sormamalıyım,
19:03bununla bu konuları istişare etmemeliyim diye,
19:07böyle bir teyakkuz halinde,
19:09böyle bir hassasiyet içinde olalım,
19:11inşallah diyoruz.
19:13Peki,
19:13neymiş bunlar,
19:15neymiş bu özellikler?
19:17Bakın,
19:18Allah üç ayetiyle kafirleri anlattı,
19:22önce beş ayetiyle Allah,
19:24müminleri anlattı,
19:26sonra da üç ayetiyle kafirleri anlattı,
19:29şimdi de on üç kadar ayetiyle,
19:32bu münafıkların durumunu,
19:34bu insanların karakterlerini anlatacak.
19:37Münafıkların sıfatlarını anlatan ayetler,
19:40kafirlerden söz eden ayetlerden,
19:43daha çok ve daha kapsamlı olduğunu görüyoruz.
19:46Herhalde,
19:48anlayabildiğimiz kadarıyla,
19:50bunun sebebi şudur,
19:52küfür meselesi de,
19:53iman meselesi gibidir.
19:55Bunların her ikisi de,
19:57kesin ve net bir çizgi ifade ederler.
19:59Yani,
20:00bu iki kesim de,
20:02mümin de,
20:03kafir de,
20:04akide ve hayat konusunda,
20:06tavrını,
20:07net ve açık ortaya koymaktadırlar.
20:10İnançları konusunda,
20:11her iki taraf da,
20:12bir koplenks,
20:14bir aşağılık duygusu,
20:15söz konusu değildir.
20:17Açık ve netdirler.
20:18Hareketlerinde,
20:19tavırlarında,
20:20amellerinde ve düşüncelerinde,
20:23onları tanımak kolaydır.
20:24Yani şöyle dışarıdan baktığınız zaman,
20:27mümini de,
20:27kafiri de,
20:28tanımanız kolaydır.
20:30Ama,
20:31bu şimdi anlatılacak olan münafıklar,
20:35çifte standart uyguladıklarından,
20:37onları tanımak ve ortaya çıkarmak kolay değildir.
20:41Onun içindir ki,
20:42Allah-u Alem Rabbimiz,
20:44bu bölümde uzun uzun,
20:46bu insanların özelliklerinden söz edecek.
20:50Bir de,
20:51münafıklar,
20:52İslam ve Müslümanlar için,
20:54kafirden çok daha fazla tehlikeli olduğu için,
20:57uzunla anlatılmıştır,
20:59uzunca anlatılmıştır diyoruz.
21:01Bir Ebu Cehil'in kafir olarak,
21:03İslam'a ve Müslümanlara verdiği zararın yanında,
21:06bir münafık olarak,
21:08Abdullah İbni Übey'in,
21:10verdiği zararın büyüklüğünü,
21:12ve tehlikesinin boyutunu biliyoruz.
21:14İşte belki bu sebeplerden dolayı,
21:17birkaç ayetle bize kafiri anlatan Rabbimiz,
21:20bu bölümde uzun uzun,
21:22münafığı anlatmaya başlayacak.
21:25Derler ki bunlar,
21:34Derler ki inandık Allah'a,
21:36derler ki inandık ahiret gününe,
21:38ama,
21:41inanmamışlardır.
21:43E bunu diyen Allah'tır.
21:44Değilse ben,
21:45bilemem ki inanıp inanmadığını,
21:48nitekim,
21:49Allah'ın Resulü de öyle diyordu bir sahabiye,
21:52hel şakakte kalbehu,
21:54kalbini yardın da,
21:55baktın mı diyordu ya Allah'ın Resulü,
21:57öyleyse,
21:58inandım dediği halde,
22:00şu aşağıda sayılacak işleri yapan insana,
22:03veya inandım dediği halde,
22:05şu özellikleri üzerinde taşıyan kişiye,
22:07inanmayacağız.
22:08İnandım dese de,
22:10ben de Müslümanım dese de,
22:12onun bu sözüne inanmayacağız.
22:13çünkü,
22:15yuhadi'ûnallâhe vellezîne âmenû.
22:18Bunlar Allah'ı ve müminleri,
22:20aldatmaya çalışırlar.
22:23İnandım sözlerinin altında,
22:25bu aldatmaca yatmaktadır.
22:28Demek ki,
22:29o inandım diyen adamın,
22:30hayatına bir bakacağız.
22:32Ya da,
22:33inandım diyen benim hayatıma,
22:35bir bakacağım ben önce.
22:37Çünkü,
22:38arkadaşlar,
22:39Kur'an herkesten önce beni anlatır.
22:41Herkesten önce,
22:43bana seslenir Kur'an.
22:45Hafazan Allah,
22:46eğer ben,
22:47benden önce,
22:48karşımdakini anlamaya çalışır,
22:50benden önce,
22:52karşımdakini anlatmaya çalışırsam,
22:54Allah korusun,
22:55o zaman,
22:56ben,
22:57bir sonraki sayfada anlatıldığı gibi,
22:59ateş yakıp,
23:01yaktığı bu ateşle çevresini aydınlatan,
23:03ama sonra kendisi,
23:05karanlıklar içinde kalan,
23:07insan gibi olurum.
23:08Allah korusun.
23:09İşte,
23:10eğer,
23:11eğer öyle olmak istemiyorsam,
23:13yani,
23:13bu karşı sayfada anlatılan,
23:15münafıkların durumuna düşmek istemiyorsam,
23:18o duruma düşmek istemiyorsam,
23:20önce,
23:21ben kendime bakmalıyım.
23:22Kendime bir bakıyorum.
23:24E,
23:24Allah'a inanıyorum diyorum.
23:26Ahirete inanıyorum diyorum.
23:29Söz olarak öyle diyorum.
23:31Ama,
23:31ya inanmayanlardansam,
23:33ya kendi kendimi aldatıyorsam,
23:35ya inanmadığım halde iman iddiasında bulunuyorsam,
23:39peki,
23:40neymiş bunun ölçüsü,
23:42nasıl anlayacakmışız bunun aslını?
23:44Bakın Allah diyor ki,
23:46yuhadi'ûnallâhe,
23:47vellezîne âmenû.
23:49Bunlar,
23:50Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar.
23:55Allah'ı ve müminleri aldatırlarmış onlar.
23:59Allah'la ve müminlerle dalga geçerlermiş bunlar.
24:03E,
24:03biraz serinledik değil mi öyle olunca?
24:05Çünkü elhamdülillah ki,
24:07böyle bir derdimiz yoktur Allah'a şükür.
24:10Ama,
24:10Allah korusun da,
24:12ya bizim durumumuz şöyleyse,
24:14Allah şöyle şöyle yapın dedikçe,
24:17Allah böyle böyle yapmayın diye emrettikçe,
24:20şöyle diyerek Allah'la dalga geçenlerdensek,
24:24ya tamam ya Rabbi,
24:26anladım ya Rabbi,
24:28dediğin gibi ya Rabbi,
24:29doğru ya Rabbi,
24:30ama anam ne yapayım,
24:32ne yapayım babam ya Rabbi,
24:34ne yapayım toplum ya Rabbi,
24:36tamam anladım da ya Rabbi,
24:38şu anda ortam müsait değil,
24:40tamam namaz,
24:41iyi kılacağım da,
24:43ama şu anda vaktim yok ya Rabbi,
24:45tamam anladım örtüneceğim de,
24:47henüz okul bitmedi ya Rabbi,
24:49tamam kitabınla ilgi kurmam gerektiğini anladım da,
24:53kitabını tanımadan,
24:54senin istediğin Müslümanlığı yaşayamayacağımı anladım da ya Rabbi,
24:59ama ne yapayım,
25:00işim aşım el vermiyor,
25:02amirim izin vermiyor,
25:03adetler ağır basıyor,
25:05modaya karşı gelemiyorum,
25:06toplum yadırgıyor,
25:08çevrem müsaade etmiyor diyerek,
25:11Allah korusun da,
25:12Allah'la dalga geçenlerdensek,
25:15ya da Allah kerim be,
25:17Allah bekler be,
25:19Allah kusura makbaz diyerek,
25:21Allah'la alay edenlerdensek,
25:23o zaman Allah korusun,
25:25bu ayetlerde anlatılacak insan,
25:28biziz demektir.
25:29Bakın Rabbimiz,
25:31çok açık ifade ediyor,
25:33Yuhadi'ûnallâhe vellezîne âmânû,
25:36Onlar Allah'ı ve müminleri aldatmak isterler,
25:40Allah'la ve müminlerle dalga geçmek isterler,
25:44inanmadıkları halde iman gösterisinde bulunarak,
25:47kullandıkları sloganlarla,
25:49Allah'ı ve insanları aldatmak isterler,
25:52zira,
25:53iman sadece,
25:54dille ben inandım demekten ibaret değildir,
25:57iman dilin tasdiki,
26:00kalbin tasdiki,
26:02ve fiilin tasdikidir,
26:04yani inandım dediği konunun fiille,
26:06amelle görüntülenmesidir iman,
26:09eğer sadece ben,
26:11dille ben inandım demek yeterli olsaydı,
26:15o zaman tüm münafıkların da,
26:17Müslüman sayılmaları gerekecekti,
26:19zira onlar da diyorlar,
26:20biz Müslümanız,
26:22halbuki,
26:23Rabbimiz ayeti kerimesinde buyurur ki,
26:25yekulûne bi'efvâhihim,
26:28ma'leyse fî gulûbihim,
26:29onlar kalplerinde olmayan şeyi,
26:32dilleriyle söyleyip duruyorlar,
26:35bakın,
26:37bu tip insanlara diyor ki,
26:40Allah,
26:45oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar da,
26:48farkında değillerdir,
26:50Allah buyurur ki,
26:52sizler ey inanmadıkları halde,
26:54iman iddiasında bulunan münafıklar,
26:57bu tür iddialarınızla siz,
26:59ancak kendinizi kandırabilirsiniz,
27:01ne Allah'ı,
27:02ne de Müslümanları kandıramazsınız,
27:04çünkü,
27:05bu yutturmacalarla,
27:07müminin ancak malını alabilirsiniz,
27:10bu yalanlarla müminin en fazla canını alabilirsiniz,
27:14en fazla öldürürsünüz onu,
27:16ama ne fark eder,
27:17gerekirse ben bir daha veririm ona,
27:20ama,
27:21ona can,
27:22zaten cennette lazım,
27:24ben ona öbür tarafta cennette bir daha veririm,
27:27evet bunlar inanmadıkları halde,
27:29iman gösterisinde bulunarak,
27:31Allah'ı ve müminleri,
27:32kandırdıklarını zannederler,
27:34ve ma yehtaûne illâ enfusehum,
27:37ve ma yeş'urun,
27:39oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar,
27:41sadece kendilerini kandırırlar,
27:43ama farkında değiller,
27:46bakın,
27:47Allah kendini bu ayeti kerimede,
27:49müminlerin safında kılıyor,
27:52müminlere karşı tertiplenen komployu,
27:54kendisine yapılmış kabul ediyor,
27:57bu müminler için hem en büyük bir şeref,
28:00hem de onlardan korkmamaları konusunda,
28:02en büyük bir destektir,
28:04aynı zamanda münafıklar için de,
28:06en büyük bir tehdiktir bu,
28:08yani onlar bu tür davranışlarıyla,
28:10başka değil,
28:11kendi kendilerini aldatıyorlar,
28:12bunu şöyle anlamaya çalışıyoruz,
28:16bunlar bu tavırlarıyla,
28:18gelecekleri konusunda,
28:19ahiretleri konusunda,
28:21kendi kendilerini aldatmaktadırlar,
28:23yani dünyada zahiren inanmış göründüklerinden dolayı,
28:27kendilerine İslam'ın hükümleri uygulanır,
28:29ama ahirette,
28:35cehennemin en aşağısına gideceklerdir onlar,
28:39bunlar,
28:40niyetlerini gizlemeye çalışırken,
28:42Allah'ın kalplerden geçen,
28:44niyetleri bildiğini hesaba katmamakla,
28:47kendi kendilerini aldatmaktadırlar,
28:48bir de Allah'ın onlarla ilgili ayetler göndererek,
28:53durumlarını açığa çıkaracağını bilmediklerinden,
28:56durumlarının perde arkasında gizli kalacağını zannederek,
28:59kendi kendilerini aldatmaktadırlar,
29:02kendi kendilerini aldatmaktadırlar,
29:05ama,
29:05ve ma yeşhurun,
29:07şuurları da yoktur bu konuda,
29:14kalplerinde hastalık vardır onların,
29:17Allah da Kur'an'ı indirmekle hastalıklarını artırmıştır,
29:22demek ki bunların kalbi hastaymış,
29:25kalplerinde hastalık varmış bunların,
29:28ama bunlar tedaviden yana da olmayınca,
29:31Allah onların hastalıklarını artırıvermiştir,
29:36peki,
29:36acaba kalbin hastalığını nasıl anlayacağız,
29:40yani,
29:40kalbi hasta olmak ne demektir,
29:43insan kalbini öğreniyoruz,
29:45bu sefer de,
29:47üç çeşit kalp sunuyor Allah bize,
29:49birincisi,
29:51kafirin kalbi,
29:53surede,
29:54az ileride gelecek Allah buyuracak ki,
29:56thümme kaset kulubukum min ba'di zâlike,
29:59fehiyye kel hicârati,
30:01ev eşeddu kasve,
30:03Bakara hadisesinden sonra yine de inanmadılar da,
30:07kalpleri kas katı kesiliverdi,
30:10hatta taştan da katı kesildi,
30:13evet,
30:14kafirin kalbi,
30:15taş gibi kas katıdır,
30:17hatta taştan bile katıdır kafirin kalbi,
30:20çünkü,
30:21ayetin devamında Rabbimiz,
30:24taşlarla kafirin kalbi arasında,
30:26bir mukayese yapacak,
30:28ve bakın şöyle buyuracak,
30:30ve inne minhâ lemâ yetefecceru minhul enhâr,
30:35ve inne minhâ lemâ yeşşeqqagu feyehrucu minhul mâ,
30:39ve inne minhâ lemâ yehbitu minhâ şişetillah,
30:44zira öyle taşlar vardır ki,
30:47içinden nehirler fışkırır,
30:49öylesi de vardır ki,
30:51yarılıp içinden sular akar,
30:52ve inne minhâ lemâ yehbitu minhâ şişetillah,
30:57kimi taşlar da Allah korkusundan baş aşağı yuvarlanır,
31:01demek ki,
31:02kafirin kalbi taştan da katıdır,
31:06bakın,
31:07ayeti kelimede anlatıldığına göre,
31:09taşlar,
31:10Allah'ın yağmur,
31:11kar,
31:12güneş,
31:13oksijen,
31:14rüzgar gibi,
31:15meşhut ayetlerinden etkilenerek,
31:17kimileri içinden su fışkırırken,
31:20kimileri yerinden kopup aşağıya doğru yuvarlanmaktadır.
31:24Yani taşlar Allah'ın ayetlerine yol verip,
31:28içinden sular fışkırtmaktadır.
31:30Allah'ın ayetleri taşların içine kadar nüfuz etmektedir.
31:35Taşlar bile Allah'ın ayetlerinden etkilenip,
31:38onlarla türlü türlü şekiller alırken,
31:42kafirin kalbi o kadar katı ki,
31:44ne Allah'ın yağmur, kar, güneş, rüzgar, oksijen gibi,
31:49meşhut ayetlerinden,
31:50ne de metlu ayetler dediğimiz,
31:53şu elimizdeki Kur'an ayetlerinden etkilenmemektedir.
31:58Ayetler bunların kalplerine nüfuz edememektedir.
32:01Ayetler bunların kalplerinde tesir icra edememektedir.
32:05İşte kafirin kalbi böyledir.
32:09Taşlardan bile kas katıdır.
32:11Bir kalp türü daha vardır ki,
32:14o da müminin kalbi.
32:17Allah'ın ayetleriyle itminan bulan,
32:19yatışan kalp.
32:21Daha önceki derslerimizde de ifade etmiştik,
32:24Allah'ın iki tür ayeti vardır.
32:26Birisi metluv ayetler.
32:29Yani kulağa hitap eden,
32:31işitsel dediğimiz,
32:32şu elimizdeki okunan Kur'an ayetleri.
32:36Ötekisi de görsel dediğimiz,
32:38göze hitap eden meşhut ayetler.
32:41Güneş gibi,
32:42ay gibi,
32:43yıldızlar gibi,
32:44bulutlar gibi,
32:45insan,
32:46bitkiler,
32:47hayvanlar gibi,
32:48kainatta Allah'ın yerleştirdiği,
32:50müşahede edilen,
32:52göze yönelik ayetler.
32:54İşte müminin kalbi,
32:56Allah'ın bu iki tür ayetlerinden de etkilenen kalptir.
33:01Hani Ra'd suresinde,
33:03bir ayeti kerimesinde Rabbimiz,
33:05onu şöyle anlatıyordu.
33:10Dikkat edin,
33:11kalpler ancak Allah'ın zikriyle mutmain olur.
33:15Kalpler ancak zikrullah ile doyuma ulaşır,
33:18sükunete erer.
33:20Ayeti kerimede anlatılan zikir,
33:23Kur'andır.
33:24Yani kalpler ancak Kur'an'la mutmain olur.
33:27Ancak Kur'an'la itminan bulur.
33:30Ancak onunla yatışır ve sükunete kavuşur.
33:33Çünkü kalp Allah'ın ayetlerini duydukça,
33:37kalp Allah'ın ayetlerini tanıdıkça,
33:40şüphe ve tereddütlerden kurtulup,
33:43doyuma ve itminana ulaşacaktır.
33:46Yine Enfal suresinde,
33:59Müminler ancak o kimselerdir ki,
34:02Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir.
34:06Karşılarında Allah'ın ayetleri okunduğu zaman da,
34:09imanları artırır ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.
34:13Demek ki, Allah'ın ayetleri okundukça,
34:17ayetlerle karşı karşıya geldikçe,
34:20müminlerin kalpleri coşar, taşar,
34:23sanki kabına sığmaz hale gelir.
34:26İşte bu da müminin kalbidir.
34:29Bu iki ayetin bize anlattığına göre,
34:32kalplerin itminana kavuşmasının birinci yolu,
34:35elimizdeki şu Kur'an ayetleridir.
34:38Kalbin sükunete ve doyuma ulaşmasının ikinci yolu da,
34:44Bakara suresinin 260. ayetinin anlattığına göre,
34:49kalplerin mutmain oluşunun ikinci yolu da,
34:52meşhut ayetlerdir.
34:54Hani İbrahim aleyhisselam,
34:57Ya Rabbi ölüleri ölümünden sonra nasıl dirilttiğini görmek istiyorum demişti de,
35:02Allah buyurmuştu ki,
35:04inanmıyor musun ey İbrahim?
35:05İbrahim aleyhisselam dedi ki,
35:08inanıyorum Ya Rabbi ancak,
35:10li yatme inne kalbi,
35:12kalbim tatmin olsun,
35:14kalbim doyuma ulaşsın diye,
35:16kalbim itminana ulaşsın diye,
35:18bunu istiyorum demişti ya,
35:21işte kalplerin itminana kavuşmasının ikinci yolu da,
35:26yeryüzündeki Allah'ın görülen,
35:28müşahede edilen ayetlerini,
35:30bizzat görmektir,
35:31o ayetleri bizzat okumaktır.
35:34İşte müminin kalbi de böyledir.
35:36Bir de,
35:37bu ikisinin arasındakilerin kalbi var ki,
35:41işte hasta olan kalp bu kalptir.
35:44Peki,
35:45nedir bu kalp hastalığı?
35:46Yani kalbin hastalığını nasıl anlayacağız?
35:50Kalbin hastalığı,
35:51kalbin uyum sağlayamamasıdır.
35:54Biliyoruz ki,
35:55kişinin ruh ve bedendeki uyumunun adına,
35:58sıhhat denir,
35:59denge denir.
36:00Ruh ve bedendeki uyumsuzluğun adı da hastalıktır.
36:06Ruhtaki dengesizlik bedende görülür.
36:09Çünkü,
36:10bugüne kadar,
36:11ruhun morardığını,
36:12hiç kimse görmemiştir,
36:14görememiştir.
36:16Eğer biz,
36:17sebepleri ve tezahürleriyle,
36:19bedenin hastalığını anlayabilirsek,
36:21buna kıyasla,
36:23ruhtaki,
36:23kalpteki hastalığı da,
36:25tanıma imkanımız olacaktır.
36:27Bedenin hastalığı,
36:29bedenin sıhhat ve selametinin,
36:31asli fonksiyonunun bozulmasıdır.
36:35Hasta olan bir bedende,
36:37idrak ve hareket bozulur.
36:38Yani,
36:39görme ve işitme duyularının bozulması gibi.
36:43Yahut da,
36:44beden hastalandığı zaman,
36:46eşyayı tamamen farklı olarak,
36:48idrak etmeye başlar.
36:49Mesela,
36:51acıyı tatlı,
36:52tatlıyı acı görmeye başlar.
36:54Ve,
36:55hazın bozukluğu şeklinde,
36:56tezahür edebilir.
36:58Mesela,
36:59beden hastalandığı zaman,
37:00bazı gıdalardan,
37:01hoşlanmaz hale gelebilir.
37:03İşte,
37:04beden hastalıklarının,
37:06tezahürü,
37:06böyledir.
37:08Bir de,
37:09bedendeki bu hastalık,
37:10iki şeyden kaynaklanır.
37:12Bir,
37:13ya madde noksanlığındandır,
37:16yani,
37:16üç gün,
37:17beş gün,
37:17on gün,
37:18hiçbir şey yememişse adam,
37:20işte,
37:20onun vücutu,
37:22o zaman hastadır.
37:23O zaman,
37:24gıda almaya mecburdur.
37:26Ya da,
37:27madde fazlalığındandır.
37:29Yani,
37:30çok fazla bir şeyler yemişse beden,
37:32yine hastadır.
37:33O zaman da,
37:34o fazlalığı,
37:35atmak zorundadır.
37:37İşte,
37:37aynen bunun gibi,
37:38kalp hastalığı da,
37:40irade ve tasavvurun bozulmasına,
37:42sebep olan bir hastalıktır.
37:44Yani,
37:45kalp hastalığının tezahürü de,
37:47kişide irade ve tasavvurun bozulması şeklinde gerçekleşir.
37:51Kalbi hasta olan kişide,
37:54bir,
37:54tasavvur bozulur.
37:56Yani,
37:57hakikati göremeyecek,
37:59yahut da olduğundan farklı görecek şekilde,
38:02bir takım şüphe ve tereddütlere maruz kalır.
38:05İkincisi,
38:06irade bozulur.
38:07Yani,
38:08insan o zaman,
38:09faydalı olandan,
38:10doğru olandan,
38:11hoşlanmayıp,
38:12zararlı olandan,
38:14batıl olandan,
38:15hoşlanır hale gelecektir.
38:17Mesela,
38:18İslam'dan hoşlanmayıp,
38:19küfürden hoşlanır,
38:21tesettürden nefret edip,
38:22çıplaklığı sever,
38:24sudan tiksinip,
38:25içkiden hoşlanır hale gelecektir.
38:27Nasıl ki,
38:29beden hastalığı,
38:30ya gıda eksikliğinden,
38:32ya da gıda fazlalığından,
38:34kaynaklanıyordu ya,
38:36işte,
38:36kalp hastalığının kaynağı da böyledir.
38:39Ya gıda eksikliğindendir,
38:41yani gıda alınmalıdır,
38:43ya da gıda fazlalığındandır,
38:45fazlalık atılmalıdır.
38:47Kalbin gıdası bilgidir.
38:50Bundan dolayıdır ki,
38:51Rabbimiz,
38:52bi kulubihim maradun,
38:54onların kalplerinde maraz vardır.
38:57Onların kalplerinde hastalık vardır.
38:59Ayetindeki maraz kelimesi,
39:01pek çok müfessirlerce,
39:03bilgisizlik,
39:04yani,
39:05şüphe ve tereddüt olarak anlaşılmıştır.
39:08Biliyoruz ki,
39:10bir şey hakkında şüphe,
39:12o konuda bilgi eksikliğinden kaynaklanır.
39:15O konudaki şüphe ve tereddütler,
39:18kalbi istila eder,
39:19ve o konuda tam bilgi gelinceye kadar,
39:22bu durum kalbe elem verir.
39:24O konuda tam bilgi gelince,
39:26kalpteki tüm şüphe bulutları dağılıverir,
39:31tüm şüphe tohumları yok oluverir.
39:35Onun içindir ki,
39:37Allah'ın Resulü,
39:37bir hadislerinde şöyle buyurur,
39:40bilmediklerinden sorsalardı ya,
39:42zira cahilliğin şifası sormaktır buyurur.
39:46Kalbin sahibi ve doktoru olan Allah,
39:51yukarıdaki ayetlerde,
39:52onun doyuma ve sükunete kavuşmasının iki yolundan bahsetmişti.
39:57Bunlardan birisinin metlu ayetler dediğimiz,
40:00şu Kur'an ayetleri,
40:02ikincisinin de meşhut ayetler dediğimiz,
40:05kainatta serpiştirilmiş,
40:07görsel ayetler olduğunu haber vermişti.
40:10İşte bu münafıklar bu ayetlere yönelmediklerinden,
40:14yani Allah'ın ne metlu ayetleriyle,
40:17ne de meşhut ayetleriyle ilgilenmediklerinden,
40:21tedaviden yana olmadıklarından,
40:23reçeteyle ilgilenmediklerinden dolayı,
40:25kalpleri hastadır.
40:27İşte kalbin gıdasını almadıklarından dolayı,
40:31bu adamların kalpleri hastadır.
40:33Bir de beden nasıl ki ondan zararlı şeyleri atıp,
40:38faydalı şeyleri almakla gelişip sıhhatli oluyorsa,
40:42kalpte onun sıhhatini bozacak zararlı şeylerden,
40:46onu koruyup,
40:48bilgisizlik, şüphe ve günahlar gibi,
40:50zararlı şeyleri atıp,
40:53faydalı şeyleri almakla ancak sıhhatine kavuşacaktır.
40:56Yani kalpte atılması gereken,
40:59zararlı gıda fazlalığı vardır.
41:01Mesela adam felsefe okumuştur,
41:04zararlı şeyler okumuştur ki,
41:06bunlar atılmalıdır.
41:08İşte bu insanların kalbi uyumsuzdur.
41:11Ama uyuma gitmediklerinden,
41:14uyumu aramadıklarından,
41:16tedavi istemediklerinden,
41:18kafir oluveremiyorlar ama,
41:20müminde olmuyorlar.
41:22İşte orada, yani bu ikisi arasında kaldıklarından,
41:27Allah hastalıklarını artırdıkça artırıyor.
41:30Burada aslında Cenab-ı Hak,
41:33nifakın sebebini anlatıyor.
41:35Münafıklığın nereden kaynaklandığını anlatıyor.
41:39Nifakın sebepleri tespit ediliyor.
41:42Ayetten anlıyoruz ki nifak,
41:44insanın kalbini,
41:46içini kemiren,
41:47psikolojik bir komplekstir.
41:49Çünkü,
41:50bir insan bir şeye ya inanır ya da inkar eder.
41:54Her iki halde de durum normaldir ve sağlıklıdır.
41:58Kişi, iman ya da küfür tercihinin gereğini yapar ve o zaman rahat eder.
42:03Eğer iman etmişse,
42:05hayatında iman çizgisini sürdürür.
42:08Yok eğer kafirse,
42:10bu sefer küfür onun hayatına bir takım programlar yerleştirir.
42:14Ve adam onu takip eder gider.
42:17Ama bir adam düşünün ki,
42:18ne iman adına,
42:19ne de küfür adına tercihini yapamamışsa,
42:23yani mümin değilken,
42:25mümin gibi ameller işlemeye mecbur kalmışsa,
42:28işte bu normal bir şey değildir.
42:30İşte böyle inanmadığı bir hayatı yaşayan,
42:33ya da hayatı imandan kaynaklanmayan kişi,
42:37kalben hasta demektir.
42:39Maraz,
42:40aslında bir şeyin asliyetini,
42:43asli fonksiyonunu bozan illettir.
42:46Aslında fıtratı asliyesi gereği,
42:48her kalp sıhhatlidir.
42:50Ama bunlar kalplerinin kendisiyle itminan bulacağı,
42:54yatışacağı,
42:55kalbin gıdası olan Kur'an'la ilgi kurmadıklarından,
42:58Kur'an'la ilgilenmediklerinden,
43:01ya da kalbi sükunete ulaştıracak bilgiden mahrum olduklarından,
43:06hep şüphe içindedir bunların kalbi.
43:09Bunlar,
43:10la raybe fih olan Kur'an'dan şüphe ederler.
43:13Allah'tan şüphe ederler.
43:15Müminlerden şüphe ederler.
43:17Her şeyden şüphe eder bunlar.
43:19Hatta kendilerinden bile şüphe ederler.
43:22Kendilerini merkez kabul ederler bu konuda,
43:26ve kendileri şüphede ise,
43:28herkesi ve her şeyi şüphede görürler.
43:32Yani kıyası nefs ederler.
43:34Allah,
43:35Peygamber,
43:36kitap,
43:37müminler,
43:37dağlar,
43:38taşlar,
43:39denizler,
43:39ağaçlar,
43:40hep kendilerini aldatıyor zannederler.
43:43Ama zevklerine,
43:45keyiflerine o kadar düşkündürler ki bu adamlar,
43:48hiç onlardan şüphe etmezler.
43:49Acaba bunların aslı esası var mıdır?
43:53Acaba bu gidişimin sonu nereye varacaktır?
43:56Bundan hiç mi hiç şüphe etmezler.
43:59Mümin değilken bile,
44:00kendilerini mümin zannederler.
44:03Mümin yanında mümin,
44:05kafir yanında da kendilerini kafir zannederler.
44:08Bütün bunları da ne için yaptıklarını hiç düşünmezler.
44:13Fezâdehumullâhu maradâ.
44:15Allah da onların hastalıklarını artırmaktadır.
44:18Bunun birkaç manası vardır.
44:22Birinci manası şöyle,
44:23iki yüzlülüklerinin bir müddet için başarılı sonuçlar verdiğini görünce,
44:28onun iyi bir yol olduğuna inanırlar,
44:31ve emin bir şekilde yollarına devam ederler.
44:34Böylece,
44:35Allah da onların nifaklarını artırmaktadır.
44:38Ya da onların nefislerine ağır gelecek yeni yeni ayetler göndererek,
44:45onların kalplerinin hastalığını daha da artıracaktır.
44:49Allah demektir bunun manası.
44:51Bir üçüncü manası da,
44:53bir de hastalık hastalığı doğurur.
44:56Yani maraz marazı davet eder demektir.
45:00Öyle bir zulmet ki, zulmet zulmeti doğuracaktır.
45:05Mesela adam bir hata yapacak,
45:08bir hatası başka bir hatayı çağıracaktır.
45:11Mesela bir israf yapacak,
45:13ardından diğer bir israf onu takip edecektir.
45:16Bir yalan söyleyecek,
45:18ikinci, üçüncü bir yalan peşinden gelecektir.
45:21Mesela adam gözle zina edecek,
45:24arkasından bir fırsatını bulacak,
45:26elle zina edecek,
45:27ve daha ileride nihayet bedenle bu işi yapmaya kalkacaktır.
45:32Adam bir kadeh alacak,
45:34sonra arkasından ikinci bir kadeh,
45:36arkasından üçüncü bir kadeh,
45:38ve en sonunda tanımını boşamaya kadar götürecektir işi.
45:43Veya mesela bir video alacaktır evine,
45:45sonra çirkin bantlara uzanacaktır.
45:48Veya sosyalleşme diye başlayacaktır önce işe,
45:52sonra da şeytanın kucağında bulacaktır kendisini.
45:56Önce politik diyecek,
45:58sonra da politize olmak isterken,
46:01dün çok sevdiği adamın yarın karşısına dikilecek,
46:05ve onu yemeye çalışacaktır.
46:07Yani bir hastalık,
46:09bir başka hastalığı doğuracaktır.
46:11İşte aynen bunun gibi,
46:14münafıkların kalpleri hastadır,
46:15ve Allah bunların hastalıklarını artırmaktadır.
46:19Peki,
46:20acaba bu eylemin Allah'a izafesini nasıl anlayacağız?
46:26Yani,
46:26nifakı ve münafıklığı lanetleyen Allah,
46:30acaba niçin onların nifakını artırıyor?
46:34Allah'ın onların nifakını artırması,
46:37aslında Cenab-ı Hakk'ın yeryüzünde,
46:40eşyanın tabiatı olarak belirlediği,
46:42doğal yasalar açısındandır.
46:44Yani,
46:45ister iman olsun,
46:47ister nifak olsun,
46:48tüm fiillerin gerçekleşmesi için,
46:50gereken şartları ve imkanları,
46:52hazırlayan Allah'tır.
46:54Lakin,
46:55bu eylemi,
46:56bizzat kendi pür iradesiyle,
46:58gerçekleştiren insanın kendisidir.
47:01Yani,
47:02onlar iradelerini bu yolda kullanmışlar,
47:05Allah da istedikleri şeyi,
47:06onlar için yaratmıştır diyoruz.
47:09Zira bu adamlar,
47:11böyle bir duruma gelmeyebilirlerdi.
47:13Dahası,
47:14hatta şu anda bile,
47:15bu durumdan kurtulma,
47:17yani nifaktan vazgeçme imkanlarını,
47:20yitirmiş değillerdir.
47:21Her an vazgeçebilirler,
47:23her an dönebilirler,
47:25bu durumdan,
47:26kurtulabilirler.
47:28Bakın,
47:28Rabbimiz buyuruyor,
47:59ve lehum azabun elîmun,
48:00yalan sayıyorlar.
48:01Peki,
48:02ne demekmiş yalan saymak?
48:04Yalan saymak,
48:06inkar etmekten ayrıdır.
48:08Yalan saymanın ne demek olduğunu,
48:11yalan sayma işinin,
48:12toplumda nasıl örneklenmesi gerektiğini,
48:15bugüne kadar ben bilmiyordum.
48:17Bunu örnekleme konusunda,
48:19gerçekten çok zorlanırdım.
48:21Ama,
48:22Bukhari'yi okuyordum,
48:23elhamdülillah,
48:24Allah,
48:25Bukhari'de karşıma çıkarıverdi.
48:27Bakın,
48:28Allah Resulü orada buyurur ki,
48:30çarşı pazarda,
48:32insanlar uğraşırken,
48:34dükkan ve tezgahlarıyla uğraşıp dururken,
48:37bir atlı koşarak gelse,
48:38diyor Peygamberimiz,
48:39ve dese ki,
48:41savulun,
48:41dağılın,
48:42kaçın,
48:43başınızın çaresine bakın,
48:45bir ordu geliyor şuradan,
48:47hepinizi kılıçtan geçirecek,
48:49dese.
48:50İşte,
48:50bu haberi tasdik edenler,
48:53yani saddaka yapanlar,
48:55hemen hazırlanıp kaşarlar,
48:57başlarının çarelerine bakarlar.
48:59Ama,
49:00tekzi bedenlerse,
49:01yani kezzebe yapanlarsa,
49:04diyor Peygamberimiz,
49:05yok ya,
49:06bu adam yalan söylüyor.
49:08Bu adam benim ticaretimi kıskanıyor da ondan.
49:12Bana kini var,
49:13benim kazanmamı istemiyor da ondan.
49:15Bana oyun oynayıp,
49:17pazarıma konmak istiyor da ondan,
49:19diyerek,
49:19işte böyle,
49:20oyalanıp dururken,
49:21başlarına nelerin geleceğini,
49:24bilemezler,
49:25diyor.
49:26Bakın arkadaşlar,
49:28kezzebe,
49:29inkar etmek değildir aslında.
49:31Adam sözü anlıyor,
49:33söz olarak kabulleniyor,
49:35tamam,
49:36atlı gelmek ne,
49:37bunu biliyor.
49:38Kılıçtan geçmek ne,
49:40kılıçtan geçirilmek nedir,
49:41bunu biliyor,
49:42anlıyor,
49:43ama bunu eylem ile göstermiyor.
49:45Yani,
49:46gereğini yapmıyor.
49:47İşte yalan saymak budur.
49:49Mesela diyorsunuz ki adama,
49:51kardeş dışarı mı çıkıyorsun?
49:53Evet.
49:54Aman dikkat et,
49:55dışarıda çok şiddetli soğuk var,
49:57kar yağıyor.
49:58Aman,
49:59pardesini giymeden çıkma diyorsunuz.
50:01Adam kar nedir,
50:03soğuk nedir,
50:04bunu biliyor.
50:05Üşümek nedir,
50:06bunu biliyor.
50:06Pardesini giymesi gerektiğini biliyor,
50:09anlıyor.
50:10Ama,
50:10yine de giymeden çıkmaya kalkışıyorsa,
50:13işte bu yalan saymaktır.
50:15Mesela adam,
50:17namazın farz olduğunu,
50:18kılınması gerektiğini biliyor.
50:20Namazsız din,
50:22olmayacağını,
50:23namazsız dinin,
50:24ayakta duramayacağını anlıyor,
50:26namazsız Müslüman,
50:27olunamayacağını anlıyor,
50:29biliyor,
50:30ama yine de kılmıyor.
50:32İşte,
50:33yalan saymak budur.
50:35Hani,
50:36Müddessir suresinin son bölümünde,
50:38Rabbimiz anlatıyordu,
50:40وَكُنَّا نُكَذِّبُوا بِيَوْمِ الدِّينِ
50:42Bizler,
50:44din gününü,
50:45yalan sayanlardandık,
50:47deniyordu.
50:48Yani,
50:49dünyada mümin görünen,
50:51suçlular anlatılıyordu.
50:53Dünyada mümin zannedilen,
50:55ama,
50:56soluğu cehennemin kapısında alan,
50:58bu insanlara,
50:59Müslümanlar,
51:01cennete girenler,
51:02ya da melekler,
51:03şaşkınlık içinde,
51:04şöyle soruyorlardı.
51:06مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرْ
51:08Hayrola ya,
51:09niye geldiniz buraya?
51:11Bir yanlışlık falan mı oldu?
51:12Sizi,
51:13bir rüzgar mı attı buraya?
51:16Siz Müslüman değil miydiniz?
51:18Ne işiniz var sizin burada?
51:20Yani,
51:20sizin cehennemde ne işiniz var?
51:22Siz dünyada Müslüman değil miydiniz?
51:25Biz sizi dünyada Müslüman ve cennetlik zannediyorduk.
51:28Sizin ne işiniz var burada?
51:30Buyurulunca,
51:31bunlar dört suç sayacaklar.
51:33Bu suçlardan birisi de,
51:35bakın şöyle,
51:36وَكُنَّا نُكَذِّبُوا يَوْمِدِّينَ
51:39Biz din gününü yalan sayanlardandık.
51:43Din gününü yalan sayardık.
51:46Bakın,
51:47din gününü inkar ederdik değil,
51:50yalan sayardık.
51:52Mesela,
51:53adama soruyorsunuz,
51:54kardeş ölecek misin?
51:56Tamam.
51:57Peki,
51:57dirilecek misin?
51:59Tamam,
51:59inanıyor adam.
52:00Hesap kitap var mı?
52:02Tamam,
52:02inanıyor.
52:03Peki,
52:04Allah kadir mi?
52:05Yapar mı bunu?
52:06Tamam,
52:07hepsine inanıyor adam.
52:08Ama bakıyoruz ki,
52:10bu tamam saydığı,
52:11bu inandığı konulara aldırış etmeden yaşıyor.
52:15Yaşadığı hayat da,
52:16bu inandığı şeylerin kokusunu bile görmek mümkün değil.
52:20Öyle bir hayat programı var ki adamın,
52:22bu inancının hiç mi hiç etkisi yok.
52:26Yani,
52:27imanının,
52:28inandım dediği şeyin gereğini yapmıyor.
52:31Veya imanını amele dönüştürmüyor adam.
52:34Çok korkunç bir suç değil mi bu?
52:36namaz kılması gerektiğine inanıyor ama kılmıyor.
52:40Örtünmesi gerektiğine inanıyor ama örtünmüyor.
52:44Kur'an'ın sünneti tanımadan Müslümanlık olmayacağına,
52:48olamayacağına inanıyor ama farklı yaşıyor.
52:51Kur'an ve sünnetten habersiz yaşıyor.
52:54Çoluk çocuğunu eğitmesi gerektiğine inanıyor ama yaklaşmıyor.
52:59İşte yalan saymak budur ve gerçekten çok büyük bir suçtur.
53:03Öyleyse, inandık dediğimiz şeyleri amele dönüştürmeye çalışalım inşallah.
53:09Ve yarın biz de yalancılardan olmayalım,
53:13yalan sayanlardan olmayalım.
53:20Kendilerine yeryüzünde bozgunculuk yapmayın,
53:24yeryüzünde düzen bozmayın denildiği zaman,
53:28işte böyle yaşayanlara, bu tür insanlara denilse ki,
53:32yeryüzünde bozgunculuk yapmayın,
53:35yeryüzünde fesat çıkarmayın.
53:37Yani yaşadığınız bölgede.
53:40Çünkü yeryüzü hem tüm arz anlamına kullanılır,
53:44hem de kişinin yaşadığı bölge demektir.
53:47Çünkü Firavun için öyle demişti Rabbimiz.
53:51İnne Firavune ala fil ardı.
53:53Muhakkak ki Firavun, yeryüzünde bozgunculuk yapıyordu.
53:57Ve yeryüzünün her yeri değil tabii.
53:59Sadece Mısır'da yapıyordu Firavun bunu.
54:02Ama ayeti kerimede, yeryüzünde denmiştir.
54:06Öyleyse, onlara bölgenizde bozgunculuk yapmayın denildiğinde,
54:11artık bölgeniz Meran mıdır, Selçuklu mudur, Karatay mıdır,
54:16Türkiye midir, Afganistan, Pakistan, Mısır mıdır,
54:19işte herkes kendi bölgesinde veya kendi evinde,
54:23kendi dükkanında bozgunculuk yapmasın,
54:26düzeni bozmasın, fesat ya da ifsatta bulunmasın denildiğinde,
54:31derler ki,
54:32قَالُوا اِنَّمَا نَحْنُ مُسْلِحُونَ
54:35Bizler ancak ıslah edicileriz derler.
54:38Hayır, hayır, biz bunları, bu yaptıklarımızı düzen için yapıyoruz.
54:43Düzenlemek için yapıyoruz derler.
54:45Ama Allah diyor ki bakın,
54:47اَلَا, dikkat edin, gözünüzü açın.
54:51Ey müminler, ey Kur'an'ın muhatapları,
54:54ey Kur'an'la çevreyi tanıması gerekenler,
54:57ey hadiselere Kur'an'ın gözlüğüyle bakması gerekenler,
55:01ey Kur'an'la hem kendilerini, hem de çevrelerini tanıması gerekenler,
55:05Kur'an'la hem kendilerini, hem de çevrelerini diriltmesi gerekenler,
55:10açın gözünüzü ve dikkatli olun, dikkatli dinleyin ki,
55:13اِنَّهُمْ هُمُ الْمُحْسِدُونَ وَلَاكِنْ لَا يَشْعُرُونَ
55:18Onlar aslında gerçek bozguncular da farkında değiller.
55:23Onlar gerçekten bozguncular.
55:25Gerçek bozguncular da farkında değiller.
55:29Sakın ha, bu insanların kendi kendilerine, düzenci kesilmelerine inanmayın, aldanmayın.
55:35Onlar aslında düzen bozucudurlar.
55:38Peki, düzen bozmak ne demektir?
55:41Düzen ne demektir?
55:43Bu konuda tek cümleyle özetlersek,
55:45Allah'ın düzen dediği şey düzendir,
55:48düzensizlik dediği de düzensizliktir.
55:51Düzen ya da düzensizlik,
55:54fesat ya da sulh,
55:56ifsat ya da ıslah,
55:58bunlardan biri müminin tavrı,
56:02diğeri de münafıkın tavrıdır.
56:04Veya değişik söyleyelim,
56:06bunlardan biri imanın sonucu,
56:09diğeri de küfrün sonucudur.
56:11İnancın gereği olan amel, ameli salihtir.
56:15İmansızlığın gereği olan amele de ameli gayri salih denir.
56:21Fesat, ıslahdan sonra yapılan şeydir.
56:25Yani fesat bozmadır.
56:26Düzen, bozmak, düzeni bozmak demektir.
56:31Allah, ben arzı ve oradakileri düzenledikten sonra sakın onu bozmayın diyor.
56:38Allah düzenlediği arzda bir vakte kadar bizim oturmamızı istemiş
56:42ve onun ıslahı ve fesadından bizi sorumlu tutmuştur.
56:47Öyleyse işimiz küfür ve şirk değil iman,
56:50işimiz isyan değil itaat,
56:53işimiz bozmak değil yapmak,
56:56iştilal değil intizam,
56:58zulüm değil adalet,
57:00fesat değil ıslahdır.
57:02Vaktimiz yine doldu.
57:04İnşallah burada kalalım.
57:06Gelecek dersimizde yine bir şeyler söyledikten sonra
57:09Rabbimizin öteki ayetlerini hep birlikte tanımaya geçmek üzere.
57:13Velhamdülillahi Rabbil Alemin.

Recommended