- 2 days ago
Bakara 11–18’de münafıkların temel karakteri anlatılır: Kendilerini “ıslah edici” görürken aslında bozguncudurlar. İmanı dille söyler, amelle terk ederler. Müminlerle birlikteyken inanmış görünür, kendi çevrelerinde ise hakikatle alay ederler. Kur’an onları, ışık yakıp kendisi karanlıkta kalan ve şimşek çakınca yürüyüp karanlıkta donup kalan kimselere benzetir. Hakikati anlık görürler ama ona teslim olmazlar; bu yüzden hidayeti kaybedip şaşkınlık içinde kalırlar.
Bakara 11-18 tefsir, münafıkların özellikleri, nifak nedir, Kur’an’da münafıklar, iman amel ilişkisi, Bakara suresi açıklama
Bakara 11-18 tefsir, münafıkların özellikleri, nifak nedir, Kur’an’da münafıklar, iman amel ilişkisi, Bakara suresi açıklama
Category
📚
LearningTranscript
00:00A'udhu billahi minashşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.
00:07Elhamdülillahi Rabbil Alameen.
00:10Vassalatu ve etemmü teslimu ala seyyidina Muhammedin ilmab'ooth rahmetenlilalameen.
00:17Allahumma la sehla illa ma jajaltahu sehla.
00:21وأنت tejعلulhazna iza şıkta sehla.
00:25Allahumma علmna ma yenfعna وanfعna bima علmtana.
00:31Wazitna علma bir rahmetke ya arhaman rahmin.
00:35A'ma bata.
00:37W'eza qiyel lahaum la tufsidu fil arz.
00:40Qaloo innama nahnu musliqoon.
00:44A'la innahum humu almufsiduun.
00:47W'leakin la yashurun.
00:49W'eza qiyel lahaum aminu kama aminu kama aminan nasu qaloo anu'minu kama aminu sufahaa.
00:58A'la innahum humu sufahaao walaakin la yalamanun.
01:03W'eza lakul lathina aminu qaloo amanna.
01:07W'eza khalaw ila şeyatinihim qaloo inna ma'akum.
01:12İnnama nahnu mustehzi'un.
01:16Allahu yestehzi'u bihim ve yemudduhum fî tuğyanihim ya'mahun.
01:22Ula'ikellezîneşteravuz zalalete bilhude.
01:26Fema rabihat ticâratuhum ve ma kânû muhtedîn.
01:31İlâ âhirihi sadakallâhul azîm.
01:33Geçen dersimizde münafıkların karakterlerini tanımaya çalışırken onlarla alakalı düzen bozma konusuna kadar gelmiştik.
01:49Düzen nedir, düzen bozmak nedir onu tanımaya çalışıyorduk.
01:55Şöyle bir örneğe gelmiştik.
01:57Hani eve yeni gelen geline evin sahibi ya da kocası o evde bir düzenden söz eder.
02:07İşte minder burada olmamalı,
02:11Buraya sofra serilmemeli,
02:15Pencere açık olmamalı,
02:16Sürekli perde örtük tutulmalı,
02:19İşte şu şurada olmamalı,
02:21Bu burada olmalı gibi
02:23O eve yeni gelen geline evin sahibi tarafından bir düzen anlatılır.
02:30İşte gelin bu denenler konusunda aynen öyle yapmalı ve düzeni bozmamalıdır.
02:37Ama bu gelin denmeyenler konusunda da serbesttir.
02:42İşte Cenab-ı Hak da Hazret-i Adem aleyhisselama yeni getirdiği bu evde,
02:47Yeni getirdiği bu dünyada bir düzenden söz etti.
02:53Dedi ki Rabbimiz kan dökmeyin,
02:55Adam öldürmeyin,
02:57Zina etmeyin,
02:58Küfretmeyin,
02:59Münafıklık etmeyin,
03:01Ya da işte namaz kılın,
03:03Oruç tutun buyurmuş,
03:05Ve böylece yeni geldikleri bu evin düzenini bildirmişti.
03:10Bir süre yeryüzünde Allah'ın koyduğu bu düzene riayet edildi.
03:14Ama Hazret-i Adem'in oğlu Kabil,
03:18Bu düzeni bozuverdi.
03:20Adam öldürdü.
03:20Biliyorsunuz Kabil,
03:23Kardeşi Habil'i öldürdü,
03:25Yeryüzünde bu düzen bozuldu.
03:28Sonra her düzen bozulduğu dönem Allah peygamber gönderdi,
03:32Bu bozulanlara çeki düzen vermek için.
03:36Mesela bir Nuh gönderdi,
03:38Düzeldi,
03:39Ama arkasından yine bozuldu.
03:41Sonra bir peygamber daha gönderdi,
03:44Düzeldi,
03:45Arkasından yine bozuldu,
03:47Yine peygamber gönderdi.
03:48Sonra işte en son Hazret-i Musa'yı,
03:52Hazret-i İsa'yı ve en sonra da Hazret-i Muhammed Aleyhisselam'ı gönderdi Rabbimiz.
03:58İslam'dan sonra özellikle bu iş geçerlidir.
04:01Çünkü artık başka peygamber gelmeyecektir.
04:05Evet,
04:07Bozmak demek,
04:08Yani yeryüzünde düzeni bozmak demek,
04:12Yeryüzünde Allah'ın koyduğu düzeni bozmak demektir.
04:16Allah'ın isteklerinin dışına çıkmak,
04:19Allah'ın istediklerinden farklı yaşamak demektir.
04:23Ve işte bu münafıkların işidir.
04:25Mesela bir zamanlar Afganistan'a gidenler düzen için gidiyorlardı.
04:32Vietnam'a giderken de alçaklar öyle gitmişlerdi.
04:35Irak'a gelenler de öyle demişlerdi.
04:38Somali'ye giderlerken de orada bir bozukluk gördüklerini,
04:42Ve düzeltmek için gittiklerini söylüyorlardı alçaklar.
04:46İşte ve nihayet tüm dünyaya demokrasi ihraç ederlerken de,
04:51Hep düzen için yapıyorlardı bunları.
04:54Ama bütün bu gidişler İslam'a göre düzen değilse düzensizlik ya da düzen bozma ya da bozgunculuk diyorduk.
05:05Ali Şeriat'ın ifadesine göre Fransız Renault fabrikasının sahibi,
05:10Orta Afrika'da kabile reislerinden birinin altına son model altın kaplamalı bir araba hediye eder.
05:19Reislerinin altında bu arabayı gören kabile mensuplarının her bireri de,
05:24Bu arabalardan birer tane almak zorunda kalırlar.
05:28Böylece tüm kabile attan inip arabaya binmek zorunda kalırlar,
05:33Ve birdenbire hayatları değişiverir.
05:36Fabrikanın müdürü patronuna sorar,
05:39Mösyö söyler misin,
05:42Niye bu adamların düzenlerini bozduk?
05:44Neden bu insanları da kendimiz gibi huzursuz yaptık?
05:48Araba fabrikasının sahibi der ki,
05:51Müdürüm, biz at imal etmiyoruz,
05:54Biz araba imal ediyoruz,
05:56Ve bize de bu iş için para lazım,
05:59Pazar lazım der.
06:00Evet, bütün mesele para ve pazar.
06:04Bunun için de gözlerine kestirdiklerine kalkınma,
06:08İşte ilerleme, modernizm gibi hedefler gösterirler.
06:12Sonra da onları asimilasyona tabi tutarak,
06:15Kendi kültürlerini, kendi dinlerini yerleştiriverirler.
06:20Bu değişim ya da toplumların düzenlerini bozma,
06:25Her zaman böyle kolay kolay kendiliğinden olmayabilir.
06:28Kimileri, bu münafıkların kendilerine empoze etmeye çalıştıkları değişime karşı ayak diretebilirler.
06:37O zaman bu işin imkansız görüldüğü yerlerde de,
06:40Silahlar konuşmaya başlar ve toplu imhalar devreye girer.
06:46Mesela, bu münafıkların değişimini kabule yanaşmayan Brezilya'da,
06:52Virüslenmiş elbiselerle yüz binlerce Brezilyalı yok edilmiştir.
06:56Suçları nedir bunların?
06:59Suçları batılılaşmamak,
07:01Batılı münafıkların kendilerine empoze ettikleri,
07:05Hayat tarzını kabul etmemek,
07:07Ya da kendi düzenlerini değiştirmeye yanaşmamak.
07:11Tüm dünyada düzenleme adına düzensizliği ikameye soyunan bu münafıklar,
07:17sundukları bu düzensizliğe karşı ayak direten Afrika'dan da yüz milyon,
07:24Amerika'nın yerlilerinden ise doksan beş milyon insan katletmişlerdir.
07:30Bu iş için Orta Doğu ve Asya'da öldürdüklerinin adedi belli değildir.
07:36Milyonlarca insanın kanına girerlerken,
07:39bu görevi de bir insanlık borcu olarak yaptıklarını söylüyorlardı.
07:44Zira beyaz Avrupalının dışında herkes düzensiz ve barbardı.
07:50Bakın, 1942 yılında kendini dünyanın en medeni milleti kabul eden İngiltere,
07:57Çin'i top ateşine tuttu.
07:59Sebep neydi dersiniz?
08:01Sebep Çinli'ye afyon içilebilmekti.
08:04İngilizler afyon imal etmişler ve bu afyonu da Japonya'ya sokmak,
08:10Japon insanına içilmek istiyorlardı.
08:13Japon halkı da ayak diremiş, bizim törelerimizde afyon içmek yoktur.
08:18Biz bunu kullanmayacağız diyordu.
08:21İngilizlerin silahlarına hedef olan binlerce Japon,
08:24bu yüzden hayatını kaybetti.
08:26Ama işin acısı, bu defa batılı, afyondan daha zehirleyici,
08:34eroinden daha fazla öldürücü olan demokrasiyi imal ettiler.
08:40Güzel güzel ambalajlar içinde tüm dünya insanlığına bunu sunmaya başladılar.
08:46Yeryüzünün düzeni adına yapıyorlardı bunu.
08:48Bu zehiri içmeyi kabul etmeyip diretenler oldu mu,
08:52silahları konuşmaya başladı.
08:54Sadece Cezayir ve Tunus'ta 2 milyon insan Fransızlar tarafından öldürüldü.
09:01Ateşli silahlarla Latin Amerika'da, Afrika'da ve Asya'daki milyonlarca insanı köleleştirdiler.
09:09İddiaları bu insanları medenileştirmekti.
09:13Güya bu insanlar bozuk yaşıyordu da bu bozukluğu düzeltmeyi hedefliyorlardı.
09:18Eğer bir ülke insanı kendi değerlerine sahip çıkıp bunların empoze etmeye çalıştıkları
09:25düzeni reddetmeye kalkışırsa barış tehlikeye düşmüştü bunlar için.
09:30Hemen harekete geçerler.
09:32Bu barış sevdalısı münafıklar, körfezde çıkarları söz konusu oldu mu hemen gemilerini
09:39yürütüverirler.
09:41500 milyon ton bomba atarak 400 bin Iraklı Müslümanın kanını akıtıverirler.
09:47Yeter ki orada kendi düzenleri yani demokrasi hakim olsun.
09:53Bunlar düzen bozucudurlar.
09:55Bunlar halis münafıktırlar.
09:57Bırakalım şimdi bunları, bu dışımızdaki münafıkları.
10:01Dönüyoruz şimdi kendimize.
10:04Elektrik lavaboları, lavabo muslukları da dahil olmak üzere evimizdeki tüm eşyaları
10:11sokağa dökelim.
10:13Evimizi yeniden düzenlemek için yeniden yerleştirelim.
10:18Eğer İslam o yerleştirmeye düzen demiyorsa bozgunculuk demektir bu.
10:23Yani İslam onlara ihtiyaç demiyorsa, tamam bu da olmalı, bu da ihtiyaçtır, evde bu da bulunmalı demiyorsa
10:33biz Allah'a ve Peygamber'e sorarak düzen yapmadığımız için dilelim ki arkadaşlar bizimki de bozuk demektir
10:41ve biz de düzen bozucuyuz demektir.
10:45Mesela çocuklarımıza aktardıklarımız, kendi kafamıza yerleştirdiklerimiz,
10:51eğer Allah ve Resulüne sorulmadan yapılmışsa, bilelim ki arkadaşlar biz de düzen bozuyoruz demektir.
11:00Biz de ifsat edenlerdeniz demektir.
11:03Bakın kafamızı şöyle bir keselim, içindekileri bir masanın üzerine boşaltalım
11:09ve çağıralım kitap ve sünneti.
11:12Diyelim ki, Ya Rabbi, Ya Resulallah, işte ben bilir bilmez bütün bunları doldurmuşum kafamın içine
11:18ama anladım ki bunu size sormadan yapmamalıydım ama yapmışım.
11:24Şimdi pişman oldum.
11:27Bunlardan lazım dediklerinizi, kalsın dediklerinizi,
11:31şunlar şunlar şunlar sana lazımdır din adına,
11:34kulluğu yaşama adına bunlar sana lazım, bunlar kalsın dediklerinizi tekrar koyacağım
11:40ve gereksiz bulduklarınızı atacağım desek.
11:43Acaba neler kalır oraya koyabileceğimiz bir düşünün.
11:48Bu Allah'ın verdiği kafanın düzenini bozmak değil de nedir ya?
11:53Ama kendi arzumuzla kafamıza yerleştirdiklerimizi kastediyorum tabii.
11:58Yoksa biz istemeden gardiyanların okuduklarından öğrendiklerimiz değil tabii.
12:03Hani gardiyanlar sürekli bir şeyler okurlar da,
12:07mahkumlar da mecburen öğrenirler ya onu,
12:10onlar ayrı, ben onları kastetmedim.
12:13Evet, soralım Resulullah'a.
12:17Ya Resulallah, bilir bilmez bir sürü şey yerleştirmişim ben bu kafaya.
12:22Gel şunları yeniden bir yerleştirelim diyelim.
12:26Nerede kullanacağımıza göre yerleştirmeliyiz ama.
12:29Mesela adam Bakara öğreniyor, para kazanmak için.
12:35Ali İmran öğreniyor, doçent olmak için.
12:38Nisa öğreniyor, kitap yazmak içinse elbette bu da bozuk düzen olacaktır.
12:44Bunun dışında, mesela şehri yeniden düzenlemek için başa geçirelim birini
12:51veya adam işte okulda düzen için kurallar koyuyor,
12:56fabrikada kurallar koyuyor, evde kurallar koyuyor düzen için.
13:01Eğer Allah onun koyduğu kurallara düzen demiyorsa,
13:05yani bizim koyduğumuz kurallara düzen demiyorsa,
13:09o zaman biz de düzen bozuculardanız demektir, Allah korusun.
13:14Mesela hanımın şöyle davranması için bir kural koymuşuz.
13:19Eğer buna İslam düzen demiyorsa, düzen bozmadır bu.
13:24İstediğimiz kadar düzen diyelim.
13:26Mesela perdeğin şeklini şöyle yaptın, döşemeğin biçimini böyle yaptın.
13:32Eğer İslam buna izin veriyorsa tamam.
13:35Değilse bunların tamamı düzen bozmadır ve biz de düzen bozucularız.
13:42Efendim, burada kast edilen itikadi düzensizlik değil mi yani?
13:47Bu anlattıklarınızla ne ilgisi var filan diyorsanız,
13:52iyi de her amel bir imandan kaynaklanmıyor mu?
13:55Yani yeryüzünde görüntülenen bir bozukluktan bahsediliyor burada.
14:00Yani amele dönüşmüş bir bozuk inançtan, bir bozuk imandan söz ediliyor ayeti kerimede.
14:07Allah diyor ki bakın, la tufsidu fil ard, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.
14:14Sonra da bakın bundan sonra iman konusu gündeme gelecek.
14:18وَاِذَا قِيلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَا آمَنَا النَّاسِ
14:22diye iman konusu gündeme gelecek.
14:25Öyleyse fesat kişinin hayatında görüntülenen bozukluğudur.
14:29Mesela ikinci kat mesabesinde bir ev yapıyordu sahabe de Allah'ın Resulü razı olmuyordu buna.
14:37Çünkü imanın dışta görüntüsüydü bu ve düzeni bozmaktı bu.
14:43Veya Hazreti Ömer Efendimiz şehir planının kurallarını koyuyordu ve kim onu bozarsa bozguncu oluyordu tabi.
14:52Demek ki biz bulunduğumuz bölgenin düzenini Allah'a sorup yapacağız.
14:59En küçük biriminden en büyük birimine kadar.
15:02Mesela kazanma ve harcama düzenimizi, cüzdan düzenimizi Allah'a sorup yapacağız.
15:09Değilse Allah korusun aksi takdirde biz de bozguncuyuz.
15:14Mesela insanın eğitiminde düzen kesinlikle Allah'a sorulmadan yapılmamalıdır.
15:20Birileri bir düzen koymuş ortaya ve demişler ki işte efendim önce şunlar şunlar öğretilmelidir.
15:29Önce şunlar şunlar okutulmalıdır.
15:32Eğitimde şunlar şunlar önceliklidir.
15:35Eğer bütün bunlar Allah'a ve Resulüne sorulmadan yapılıyorsa,
15:39Allah'ın öncelik tanıdıklarını sonraya almak şöyle dursun,
15:44adına bile izin verilmiyorsa işte bozmadır bu.
15:54Onlara insanların inandığı gibi siz de iman edin denilince,
15:59yani kendilerine şu müminlerin, şu insanların inandıkları gibi siz de inanın,
16:06siz de onlar gibi mümin olun denildiği zaman da,
16:09yani siz de onlara benzeyin, onlar gibi olun.
16:13Eğer İslam'ı kabul ettiğinizi iddia ediyorsanız,
16:16onu samimiyetle yaşayan bir mümin gibi İslam dairesine girin.
16:21İmanınızda onlardan yana olun.
16:23Veya imanınızın görüntülenmesini onlara benzetin.
16:28Denildiği zaman,
16:30yani eğer namaza inanıyorsanız hadi kılın.
16:33Tesettüre inanıyorsanız haydi örtünün.
16:36Dendiği zaman, yani müminler gibi imanınızı görüntüleyin denildiği zaman,
16:43çünkü Allah namaza da iman diyor Bakara suresinde.
16:47Öyle değil mi?
16:48Hani müminlerin kıblesi,
16:50Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dan,
16:52Mekke'deki Mescid-i Haram'a çevrilince,
16:56liderlik İsrail oğullarından alınıp,
16:59İsmail oğullarına,
17:00yani Müslümanlara devredilince,
17:02bunu hazmedemeyen Yahudiler,
17:04şu yaygarayı basmışlardı.
17:06Nasıl olur?
17:07Eğer şu anda döndüğünüz kıble doğruysa,
17:10önceki kıldığınız namazlar boşa gitmiştir.
17:13Yok eğer dünkü kıbleniz doğru idiyse,
17:15şu andaki kıldıklarınız boştur diyorlardı da,
17:19Allah onlara cevap olsun diye buyurdu ki,
17:22üzülmeyin ey müminler.
17:24Allah asla sizin imanlarınızı zayi edecek değildir buyuruyordu.
17:33Dikkat ederseniz,
17:35zayi oldu dedikleri namazdı.
17:37Yani bu Yahudilerin, bu Hristiyanların,
17:39boşa gitti dedikleri,
17:41zayi oldu dedikleri namazdı.
17:43Halbuki Allah,
17:44sizin imanlarınızı zayi edecek değildir buyuruyor.
17:48Yani bakın burada,
17:50amele de iman dendi.
17:51Öyleyse amel de imandır,
17:54iman da ameldir.
17:55İman eşittir amel,
17:58amel eşittir iman.
17:59Bunlar birbirinden ayrılmaz iki bütündür.
18:03İşte onlara siz de müminler gibi iman edin.
18:07Siz de müminler gibi imanlarınızı görüntüleyin.
18:10İnandım dediğiniz şeyin amelini gerçekleştirin denildiği zaman,
18:15derler ki,
18:16kalu,
18:17enüminu kema amene süfaha.
18:19Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız derler.
18:24Yani şu adi,
18:26şu bayağı insanlar gibi mi iman edeceğiz?
18:29Bunlar gibi mi amel edeceğiz derler.
18:32Yaşayan yaşasın.
18:34Biz konuşuyoruz derler.
18:36Yani bu işin yaşayıcıları ayrı,
18:38konuşucuları ayrı derler.
18:41Bizler edebiyatını yapanlardanız.
18:43Yaşayanlar da yaşasın.
18:45Biz onlardan değiliz derler.
18:53Dikkat edin.
18:55Gerçek sefihler,
18:57gerçek beyinsizler kendileridir,
18:59fakat farkında değildirler.
19:01Gerçi,
19:03beyinsizler beyinsizliklerini ne zaman bildiler ki?
19:07Veya sapıklar sapıklıklarını ne zaman anladılar ki?
19:11Mesela,
19:13bakın bu onların sefih dedikleri sahabeydi.
19:18Yani,
19:19biz bu sefihler gibi mi iman edeceğiz?
19:22Biz bu beyinsizler gibi mi amel işleyeceğiz derken,
19:26onların sefih dedikleri sahabeydi.
19:30Sahabeye sefih diyorlardı alçaklar.
19:33Bu sefihler gibi mi iman edeceğiz?
19:36Öyle diyorlardı.
19:37Bakıyoruz,
19:38bugün de bu münafık karakterli insanların,
19:43aynı şeyleri söylediklerine şahit oluyoruz.
19:46Mesela adama diyorsunuz ki,
19:48kardeş,
19:49sahabe böyleydi.
19:50Gel biz de böyle olalım.
19:52Biz de onlar gibi olmak,
19:54onlara benzemek zorundayız dediğimizde,
19:57çok rahat şunu diyebilmektedir adamlar.
19:59E canım,
20:00onların da ağzının tadı yokmuş yani,
20:02diyorlar.
20:03Zevkleri yokmuş efendim.
20:06Yani,
20:06gerçek Müslüman tavrına davet edildiklerinde,
20:11onu akılsızlıkla,
20:12beyinsizlikle itham edebiliyorlar.
20:15Veya,
20:16işte evinde şunlar şunlar olmasın denildiğinde,
20:19yok ya,
20:20bunu ancak zevkini bilmeyenler söyler,
20:23diyebiliyorlar,
20:24çok rahat alçaklar.
20:26Ne bilecekler bu enayiler ağzının tadını?
20:29Halbuki,
20:31devir değişti,
20:32filan diyorlar.
20:33İhtiyaç konusunda,
20:35ev tefrişi konusunda,
20:37hanımına karşı davranışları konusunda,
20:40sofrası konusunda,
20:42işçisine muamelesi konusunda,
20:44hademesine karşı davranışları konusunda,
20:46Allah'ın istedikleri kendilerine hatırlatılınca,
20:49çok rahat,
20:50iyi iyi anladık da kardeş,
20:53hangi devirde yaşıyoruz,
20:54diyebiliyorlar.
20:55Mesela,
20:57ben bir arkadaş bilirim,
20:59bugüne kadar tanıdığım,
21:01sanayiciler içinde,
21:02dükkanında çalıştırdığı işçilerine,
21:05en iyi davranan,
21:06en güzel muamelede bulunan birisi.
21:09Paralarını,
21:11bol bol veriyor,
21:12izinlerde,
21:13düğünlerde,
21:14bayramlarda,
21:15haklarını fazlasıyla veriyor.
21:18İşçilerinden,
21:19kendileri veya hanımları,
21:20çoluk çocukları hastalanınca,
21:22yakından ilgileniyor,
21:23evlerine gidiyor,
21:25hal hatı soruyor,
21:27onlara elinden gelen her şeyi yapıyor.
21:29Ama buna rağmen,
21:32seneler,
21:32yıllar,
21:33hep onun arabasını artırdı,
21:36evini artırdı,
21:38dükkanını,
21:39parasını artırdı.
21:40Yani,
21:41onun her şeyi artarken,
21:43her şeyi değişirken,
21:45lakin,
21:45onun dükkanında çalışanlar,
21:47hala bisikletle gidip gelmeye devam ediyorlar.
21:51Peki,
21:51sormak lazım şimdi,
21:53onun her şeyi değişirken,
21:56evi değişirken,
21:57arabası değişirken,
21:59parası değişirken,
22:00arabasının modeli değişirken,
22:02verikiler neden yerinde sayıyorlar?
22:05Ya da,
22:06nereden,
22:07kazanıyor bu arkadaş?
22:09Kazandıklarının tümü,
22:11verikilerin emeği olarak çıkıyor ortaya değil mi?
22:13Öyleyse,
22:15onlar sahabeydi efendim,
22:17biz onlar gibi yapamayız ki,
22:20veya devir değişti efendim,
22:22işte kapitalist bir toplumda,
22:24Müslümanca,
22:25davranışa yer kalmadı.
22:27Ne yapalım?
22:28eğer dediklerinizi yaparsak,
22:30bu toplumda yok olup gideriz,
22:32gibi,
22:33münafık laflarını bırakalım da,
22:35çalıştırdığımız insanları,
22:37ya da sırtından kazandığımız insanları,
22:41kendi hayat standartlarımıza,
22:43yakın bir hayata,
22:44çıkartmanın yollarını aramak üzere,
22:46bunu,
22:47Allah'a ve Resulüne,
22:49sormaya çalışalım.
22:50Bu konuda ne dersiniz ey Allah'ım?
22:53Ey önderim,
22:54bu konuda ne dersin?
22:56demeyi öğrenelim inşallah.
22:58Yani,
23:00adama soruyorsunuz,
23:01ne kadar veriyorsun işçine?
23:03Adam diyor ki,
23:04işte asgari ücret.
23:05Peki,
23:06bu asgari ücreti kim tespit etti?
23:09Allah mı tespit etti?
23:10Kur'an mı tespit etti?
23:12Din mi tespit etti?
23:13Hayır.
23:14Zalim bir iktidar,
23:15işte şu kadarla geçineceksin diye,
23:18geçinemeyecekleri bir miktarı onlara tespit ediyor.
23:20git ve tayin etmiş.
23:21Biz de diyoruz ki,
23:22efendim ne yapalım,
23:23biz onlara haklarını veriyoruz.
23:25Milyarlar kazanıyoruz,
23:28kazandığımızın milyonda birini,
23:30ya da yüzde birini,
23:32o sırtından para kazandığımız insanlara ödüyoruz.
23:37Ondan sonra da bizim evlerimiz değişiyor,
23:39arabalarımızın modeli değişiyor,
23:42sofralarımız değişiyor,
23:43ev tefrişlerimiz artıyor,
23:45ama dükkanımızda çalıştırdıklarımız,
23:47hala bisikletle gidip gelmeye devam ediyor.
23:51Öyle yapmayalım da ne yapalım?
23:53Onları, o sırtından para kazandığımız insanları,
23:57gariban insanları,
23:59kendi hayat standardımıza çıkarmaya çalışalım.
24:02Eğer bunu beceremiyorsak,
24:04kendi hayat standartlarımızı,
24:07onların yaşayışlarına indirmeye çalışalım.
24:10Böylece toplumda denge olsun,
24:13düzen olsun,
24:15biz de denge bozucular olmayalım,
24:17düzen bozucular olmayalım.
24:20Bakın Allah diyor ki,
24:22اَلَا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَا
24:25Peki, ne demek sefih?
24:27Yani sefih kim?
24:29Bakın onu,
24:31sefihin kim olduğunu,
24:32Rabbımız ileride,
24:33Bakara suresinin ilerideki,
24:36gelecek ayetlerinde,
24:37şöyle anlatıyor.
24:38وَمَنْ يَرْغَبُ عَمْ مِلَّةِ اِبْرَٰهِمَ اِلَّا مَنْ سَفِحَ نَفْسَهُ
24:44Sefihler,
24:45İbrahim'in dininden,
24:47İbrahim'in yolundan yüz çevirenlerdir.
24:51Öyleyse,
24:51bakın adamlar kendilerini tam karşıda görüyorlar.
24:55Hani mümin aynaydı ya zaten,
24:58bakıyorlar aynaya ve kendilerini görüyorlar.
25:01Kendileri İbrahim dininden yüz çeviriyorlar,
25:05Müslümanları gösterip,
25:06işte hadi sizler de bunlar gibi olun denilince,
25:10diyorlar ki,
25:12e onlar sefih.
25:13Yani adamlar imanı fakirlere,
25:17İslam'ı düşkünlere mahsus kabul ediyorlar,
25:20kendileri gibi şan şöhre sahiplerinin,
25:23iman etmelerini düşüklük kabul ediyorlar.
25:27İmanı da,
25:28İslam'ı da,
25:28ameli de,
25:29Müslümanlara reva görüyorlar,
25:31Müslümanları düşük görüyorlar,
25:33kendileri gibi şan sahibi,
25:36şöhre sahiplerini de,
25:37imandan uzak tutuyorlar.
25:45Bu insanlar,
25:47inananlarla karşı karşıya geldiklerinde derler ki,
25:51biz de inandık.
25:53Müminlerle karşılaştıklarında,
25:55müminlerle karşı karşıya geldiklerinde derler ki,
25:58biz de inandık.
25:59Biz de müminiz derler.
26:00Ama,
26:01ve iza halev ila şeyatinihim,
26:05kalu inna ma'akum,
26:07innema nahnu mustehzi'un.
26:10Şeytanları ile baş başa kalınca da,
26:13kendilerini aldatan akıl hocalarıyla,
26:16kendilerine akıl veren,
26:17kendi üstadlarıyla da,
26:20baş başa,
26:20karşı karşıya kalınca da,
26:22derler ki,
26:23inna ma'akum,
26:24innema nahnu mustehzi'un.
26:26Biz sizinleyiz,
26:28biz onlarla sadece alay ediyoruz derler.
26:32Yani,
26:33seçim satı mahallinde,
26:35Müslümanlarla karşı karşıya kaldıkları zaman,
26:38Müslümanların oylarını alabilmek için,
26:41biz de Müslümanız derler.
26:42İşte vatan millet Sakarya,
26:44dinden, imandan,
26:45kitaptan, sünnetten,
26:47peygamberden,
26:47ezandan söz ederler.
26:49Ama,
26:50işte Amerikalı akıl hocalarıyla,
26:53ya da İsrail'deki akıl hocalarıyla,
26:56baş başa kaldıkları zaman da,
26:58derler ki,
26:59sakın ha o seçim satı mahallinde,
27:02vatandan,
27:02dinden,
27:03imandan,
27:03kitaptan bahsettiler diye,
27:05bizi Müslüman zannetmeyin.
27:07Bizi onlardan zannetmeyin.
27:09Sakın ha,
27:10bize desteğinizi çekmeyin.
27:12Biz sizinle beraberiz.
27:13Biz sizin gibi inanıyoruz.
27:15Biz sizin düşündüğünüz gibi,
27:17düşünüyoruz derler.
27:20Şüphesiz ki,
27:21bu alçakların,
27:23alçaklıkları,
27:23Allah tarafından bu kadar açık ve net bir biçimde ortaya konulunca,
27:28müminlerin,
27:29gayızları kaynar,
27:31sinirleri kabarır.
27:34Onların hemen işini bitirmek için,
27:36Cenab-ı Hakk'ın hemen bunları kahretmesini,
27:40veya kendilerine,
27:41bu hainleri,
27:43gebertin,
27:45bu hainlerin hemen kökünü kesin,
27:48işlerini bitirin bu alçakların gibi,
27:50bir emir,
27:51bir ayet,
27:52bir işaret göndermesini beklerler Allah'ın.
27:56Müminler bu hale gelirler.
27:59Onlara karşı,
28:00gayızla,
28:01çille,
28:02nefretle bilenirler.
28:03İşte Cenab-ı Hak,
28:05müminlerin,
28:06hamiyeti diniyelerinden ötürü,
28:08bu dereceye geldikleri,
28:10böyle son derece nazik bir ortamda,
28:12bütün bu heyecanları yatıştırmak,
28:14müminleri teskin etmek için,
28:17bakın şöyle buyuruyor,
28:19Allah'u yestehzi'u bihim,
28:21ve yemudduhum,
28:22fî tuğyanihim ya'mehum.
28:25Hakikatte,
28:27Allah onlarla alay eder.
28:29Ve kendilerini,
28:30taşkınlıkları ve azgınlıkları içinde,
28:33bocalar bilhalde bırakır.
28:36Sanki Rabbimiz,
28:38bu ayeti kerimesiyle,
28:40Müslümanlara şöyle diyor,
28:41Siz sakin olun kullarım,
28:43Ey Müslümanlar,
28:45siz sakin olun.
28:46Allah onlarla istihza ediyor.
28:49Allah onları maskaraya çeviriyor.
28:51Çevirecek de daha.
28:53Adeta,
28:54azgınlıklarına meydan veriyor.
28:56Fırsat veriyor Allah.
28:58Peki,
28:58bu istihzayı,
29:00yani Allah'ın onlarla istihza etmesini,
29:02nasıl anlayacağız acaba?
29:04Yani,
29:05nasıl bir istihza ediyor Allah onlarla?
29:09Anlayabildiğimiz,
29:11kadarıyla,
29:12bunun manası şudur,
29:13Allah-u Alem.
29:14Bunlar kendileri vapuru kaçırdılar ama,
29:17bunların çocuklarından,
29:19ciddi Müslümanlar çıkmasına imkan hazırlamak için,
29:22Allah onlara imkan tanıyor.
29:25Böylece,
29:26çocuklarına İslam'ı duyurma imkanı,
29:28hasıl oluyor demektir.
29:29bir de hadislerde anlatıldığına göre,
29:33yarın Allah,
29:35cehennemin kapılarını açıp,
29:37ey kafirler,
29:38ey münafıklar,
29:40haydi çıkın,
29:41azabınız,
29:42cezanız bitti buyurarak,
29:43onlarla istihza edecekmiş.
29:46onlar,
29:47Allah'ın bu müjdesini duyunca,
29:50sevinçten çılgına dönmüş bir biçimde,
29:52cehennemin açılan kapılarına,
29:54yönelecekler,
29:55ve tam çıkmak üzere,
29:57kapıların önüne geldikleri zaman da,
29:59Allah,
30:00tüm kapıları kapatıverecek,
30:02ve bunlarla bu şekilde alay edecekmiş.
30:14İşte bunlar,
30:16hidayet yerine,
30:17dalaleti satın almışlardır.
30:19Ama ticaretleri de,
30:21kar getirmemiştir.
30:25Onlar doğru yolu da,
30:27bulamamışlardır.
30:29Yani,
30:30hidayet tam ellerine geçmişken,
30:33onu bırakıp da,
30:34dalaleti,
30:35sapıklığı tercih ettiler.
30:38Ticaretleri,
30:39kar getirmedi.
30:40Ve kar yolunu bulma imkanları da kalmadı.
30:44Biz biliyoruz ki,
30:45ticarette iki maksat vardır.
30:48Bir,
30:49sermayeyi korumak,
30:50iki,
30:51kar etmek.
30:52Bunlar,
30:53kar etmek şöyle dursun,
30:55sermayeyi bile koruyamadılar.
30:57Peki,
30:57neydi bu sermaye?
30:59Sermaye imandı,
31:01sermaye hidayetti.
31:03Hidayeti kaybeden,
31:05imanı kaybeden bir adam,
31:06nerede kaldı,
31:08kar esin?
31:09Zira,
31:10imansız,
31:11hiçbir amelin,
31:12kıymeti yoktur.
31:13İmanı olmayan bir adamın,
31:16işleyeceği,
31:16hiçbir amelin,
31:17Allah katında,
31:18en küçük bir kıymeti,
31:20en küçük bir değeri yoktur.
31:23meseluhum kemetheli lezis tevkade nâra.
31:28Arkadaşlar,
31:29Kur'an'ın,
31:29bir anlatım uslubu,
31:31bir ifade mantığı vardır.
31:34Allah,
31:35soru sorar,
31:36Resul-i Ekrem'e,
31:37farklı sorular sorar,
31:39ama,
31:40arkasından da bakıyoruz,
31:42tilke min enbâil gâybi,
31:44nuhiha ileyk.
31:46İşte,
31:47Peygamberim,
31:48bunlar,
31:48gayb haberlerindendir ki,
31:50biz sana bunları vahyediyoruz,
31:53deniliyor.
31:55Bunlar,
31:55gayb haberleridir ki,
31:57biz onu sana vahyediyoruz,
31:59öğretiyoruz,
32:00deniliyor.
32:01Peki,
32:02şimdi bu ne biçim iş mi diyeceğiz?
32:05Yani,
32:06ne bilecekti Resulullah da,
32:07Allah bunları soruyor mu diyeceğiz?
32:09Hayır.
32:10Böyle bir şey demeye hakkımız yoktur.
32:13Çünkü,
32:13Allahça,
32:14ifade böyledir diyoruz.
32:17Allah böyle ifade etmeyi murad etmiştir.
32:20Kimse ona,
32:20bu konuda,
32:21hesap sorma hakkına sahip değildir.
32:23Amenna,
32:24inandık.
32:25Mesela bakın,
32:27Cenab-ı Hak yine soruyor.
32:29El-kâri'atu,
32:30sonra,
32:31mel-kâri'atu,
32:32sonra,
32:33ve mâ edrake mel-kâri'a.
32:36Kâri'a,
32:37kâri'a nedir?
32:39Bilir misin Peygamberim,
32:40kâri'anın ne demek olduğunu?
32:42Ama,
32:43sen nereden bileceksin bunu?
32:45Dinle,
32:46öyleyse onu sana ben anlatayım diye,
32:48bir soru soruyor.
32:50Ama,
32:51aynı Allah,
32:52bakın yine kitabının başka bir yerinde,
32:55kendisine soru sorulan bu insan için,
32:57şöyle buyuruyor.
32:58innehu kâne zalûmen cehûlâ.
33:02Hakikaten o insan çok zalim,
33:04çok cahildir buyurur.
33:06Yani,
33:07soran kim?
33:09Allah.
33:10allâmul gûl-gûl-gûl-gûb olan,
33:39ya da cahil,
33:41ya da cahil,
33:41bilgisizin,
33:42bilgisizi olan insana soruyor.
33:44Ha,
33:45öyleyse,
33:45anlıyoruz ki arkadaşlar,
33:47bu soru değildir.
33:49Yani,
33:50cevap isteyen bir soru değildir bu.
33:52Ama,
33:53Allah sordu diye,
33:54soru diyoruz.
33:55Ve işte,
33:56Kur'an'ın böyle bir anlatım modeli,
33:58böyle bir anlatım mantığı vardır diyoruz.
34:02Cenab-ı Hakk'ın,
34:03bu anlatım modellerinden biri de,
34:06burada olduğu gibi,
34:07kişiyi,
34:08mücerret konularla,
34:09soyut konularla,
34:11sanki zor durumda bırakıp da,
34:13onun bocalaması söz konusu olacaksa,
34:16yani konuyu hayata indirgemesi problem olacaksa,
34:20o zaman Cenab-ı Hak,
34:22işte burada olduğu gibi,
34:24örnekleme yapıyor.
34:25Konunun anlaşılabilmesi için,
34:27örnek verir Rabbimiz.
34:29Mesela,
34:30diyor ki,
34:31bakın Allah,
34:33Allah-u nuru semavati vel ard,
34:36Allah göklerin ve yerin nurudur.
34:39Tabi,
34:40karmaşa bir konu.
34:42Nasıl anlayacağız?
34:43Allah ve nur.
34:45Peki,
34:45ne demek nur?
34:46Nuru nasıl anlayacağız derken,
34:49bakın Rabbimiz,
34:50insanı bu karmaşadan kurtarmak için,
34:53hemen arkasından bir misalle,
34:55nurun ne demek olduğunu örnekleyi veriyor.
34:58nefellü nurihi kemişkatin diyerek,
35:01hemen nur'a bir örnek veriyor,
35:04böylece insanı,
35:05bir karmaşadan kurtarıveriyor Rabbimiz.
35:08veya mesela,
35:10Yasin suresinde,
35:12baştan 12 ayet,
35:13genel kurallar olarak,
35:15Kur'an'ın belki baştan sona,
35:17bir özeti sunuluyor.
35:19Kur'an özetleniyor,
35:21ahiret özetleniyor,
35:23Allah inancı özetleniyor,
35:25kitap anlayışı özetleniyor,
35:27peygamberlik ve peygamberler özetleniyor,
35:31cennet ve cehennem modelleri sunuluyor.
35:34Peki,
35:35bütün bu anlatılanları,
35:36bütün bunları,
35:37toplum hayatına nasıl indirecek miyiz?
35:40Böyle bir derdiniz,
35:42böyle bir endişeniz mi var dercesine?
35:45Bakın,
35:46Rabbimiz ondan sonra,
35:48وَضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا أَصْحَابَ الْقَرْيَهِ
35:50diyerek,
35:51hemen örnek bir toplum sunuveriyor.
35:55İşte,
35:56burada da,
35:57مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ اللَّذ۪ي
36:00diye,
36:00buraya kadar anlatılan insan toplumlarının,
36:03bir örneğini sunmaya başlıyor Rabbimiz.
36:06Buraya kadar hatırlayın,
36:08üç grup insan anlatılmıştır.
36:11Bir,
36:11müttaki olanlar,
36:13yani Bakara suresinin başında,
36:15beş ayetiyle Rabbimizin anlattığı,
36:17müttaki olanlar,
36:19ikincisi,
36:20iki ayetle,
36:22Rabbimizin anlattığı kafirler,
36:25bir de,
36:26وَمِنَ النَّاسِ
36:27denen,
36:27üçüncü grupta olanlar.
36:30Peki,
36:31acaba buradaki örnekleme,
36:33bu anlatılan insan gruplarının,
36:36hepsi için mi,
36:37yoksa sadece en son anlatılan grup için mi,
36:40geçerli?
36:41Tabi,
36:42insan Arapça kurallarından yararlanarak,
36:45bu,
36:45en son anlatılan gruba aittir,
36:48diyebilecektir.
36:48çünkü,
36:50biliyoruz ki,
36:51Arapça'da zamirler,
36:52en yakına aittir,
36:54kaidesi vardır.
36:55Yani,
36:56buradaki,
36:57hum zamiri,
36:58metheluhum,
36:59daki hum zamiri,
37:01onlar,
37:02peki kim onlar?
37:03kendilerinden en son söz edilenler olacaktır,
37:06elbette.
37:08Buna göre,
37:09anlıyoruz ki,
37:10bu misalle anlatılacak insanlar,
37:13وَمِنَ النَّاسِ
37:14diye,
37:15en son anlatılan insanlar olacaktır.
37:18Peki,
37:18neydi o?
37:19Tekrar dönelim,
37:20o bölüme şimdi.
37:21kendi kendilerine kalınca,
37:24biz Müslümanlarla dalga geçiyoruz diyenler,
37:27ama Müslümanlarla beraber olunca da,
37:30ya biz de Müslümanız,
37:32biz de inanıyoruz,
37:33biz de sizinle beraberiz diyenler.
37:35İşte Allah,
37:37bu gruba,
37:38bu münafıklar grubuna,
37:40bir örnek sunacak burada.
37:43Tanınmaları çok zor olan,
37:45ve lakin,
37:46tanınmalarında Müslümanlar açısından,
37:48mutlak zaruret olan,
37:50İslam'ın ve Müslümanların,
37:52baş düşmanlarıyla ilgili,
37:54bir örnek sunulacak.
37:56Şimdi,
37:57eğer biz örnekle anlatılan konuyu anlayabilirsek,
38:00yani örneği anlayabilirsek,
38:03elbette,
38:04örnek dendirileni de,
38:05anlayabileceğiz demektir.
38:07Yani örnek anlaşılınca,
38:10konu da anlaşılmış demektir.
38:12Mesela,
38:13ben içinizden birine,
38:15bana bir halı yapabilir misin desem,
38:17o da nasıl,
38:19yani ne model,
38:20hangi model bir halı istersin dese,
38:23ben de ona istediğim halının modelini,
38:25çizmeye çalışsam,
38:27eğer o benim çizmeye çalıştığım modeli,
38:30anlayamamışsa,
38:31o zaman benim istediğim halıyı,
38:33hiç anlayamamış demektir.
38:34işte örneğin anlaşılması,
38:37konunun anlaşılması manasına gelecektir.
38:40Bakalım,
38:41burada bir örnek sunulacak,
38:43inşallah,
38:44örneği anladığımız kadar da,
38:46ayetin anlattığını anlamış olacağız.
38:48kimi Müslümanlar,
38:51yukarıdaki ayetin anlattığını anladık da,
38:53burada anlatılanı anlayamadık,
38:55filan diyorlar.
38:56Yani örneklemek,
38:58örneklenmek istenen konuyu anladık da,
39:00örneği anlayamadık diyorlar.
39:02Bu,
39:03benim anlayabildiğim kadarıyla,
39:05şundan kaynaklanıyor.
39:06tefsirler bu bölümün,
39:08anlaşılmasının zor olduğunu,
39:10müşkil olduğunu,
39:12içinden çıkılmaz,
39:13karışık ve karmaşa olduğunu,
39:15ısrarla söylüyorlar.
39:17Okuyanlar da,
39:18şartlanıyorlar,
39:19ve bir şey olmalı,
39:21herhalde diyorlar.
39:22Acaba ne anlayacağız,
39:24nasıl anlayacağız diyorlar,
39:26zorlanıyorlar,
39:27e bir şey de bulamıyorlar tabii.
39:28Bu sefer de galiba anlamadık demeye başlıyorlar.
39:32Öyle değil.
39:33Kur'an,
39:34aslında anlaşılmamak için gelmemiştir.
39:37Bu bölümü de anlarız,
39:39ama bizim seviyemiz kadar anlarız.
39:41Bize lazım olacak kadarını anlarız.
39:44İşte burası çok önemlidir.
39:46Yani,
39:47bizim Kur'an'dan anlamamız gereken nokta,
39:50bizim hayatımızı düzenlemek içindir.
39:53Mesela,
39:54bakın ben,
39:55Cihan İmparatoru bir adam olsam,
39:57o zaman,
39:57benim bu ayetten anlayacağım seviye farklı olacaktır.
40:01Yani,
40:02ben kadı olsaydım,
40:04görevime göre,
40:05konumuma göre,
40:06farklı bir şeyler anlayacaktım.
40:08Peki,
40:09bizim seviyedeki insanlar için ne varmış?
40:11Yani,
40:12bizim seviyedeki insanların hayatlarını düzenlemek için ne var Kur'an'da?
40:17İşte onu,
40:18inşallah anlamaya çalışalım.
40:20Mefeluhum,
40:21önce,
40:23hiç ayetin başıyla ve sonuyla bağlantısı olmadan söyleyeyim.
40:27onların örneği,
40:29şu misal gibi ki,
40:31mefeluhum,
40:32onların misali,
40:34onların örneği,
40:35şu misal gibi ki,
40:37dedi,
40:37ve bir tablonun önüne çekti bizi.
40:41veya bir pencere açtı Kur'an bize,
40:44bir ekran çıkardı karşımıza,
40:46ve dedi ki,
40:47insanlar,
40:48Müslümanlar,
40:49şu örneği önce bir anlayın,
40:52dedi bize.
40:53Yani,
40:54formüle edilen bir problem vardı ortada,
40:57onu bir kenara aldı,
40:59ve onu anlamamız için,
41:01size yeni bir tablo çiziyorum,
41:03dedi Allah.
41:03peki,
41:05neymiş bu tablo?
41:07ke mefelillezî,
41:08istevkade nâram.
41:11Bunların durumu,
41:12şol şahsın örneği gibi ki,
41:15ateş yakıyor.
41:16Ateş yakmak için çabalıyor adam.
41:19istevkade nâram olunca,
41:21işte,
41:22hem ateş yakıyor adam,
41:24hem de yakmaya çalışıyor.
41:25Hem de,
41:26yakma işini,
41:27sürdürüyor olacaktır mana.
41:28Bir adam düşünün ki,
41:31bir arazide ateş yakıyor.
41:33Tabi,
41:35sobada değil,
41:36fırında da değil,
41:37yani,
41:38günün ateşi gibi düşünmek zorundayız.
41:41Adam,
41:41ateş yakıyor,
41:43felemmâ ezzâet mâ havlehu,
41:45ateş çevresini aydınlatınca da,
41:48veheballâhu binûrihim,
41:50Allah onların nurunu gideriverdi.
41:53İşte,
41:54karıştırılan durum burası.
41:56Bir kişi,
41:57ateş yakıyor,
41:58ateşi yakan bir kişi olduğu halde,
42:01ardından da Allah,
42:03onların nurunu giderdi deniyor.
42:06Peki,
42:06kimlerin nurudur bu giderilen?
42:09Allah o ateşle beraber olup,
42:12o ateşin yakılmasıyla birlikte,
42:14çevresini aydınlatan insanların,
42:17gözlerinin görme özelliğini alıveriyor.
42:20Yani,
42:21orada birileri var.
42:22Yani,
42:23kendi sosyal hayatımızdan düşünün.
42:25Çevreyle birlikte düşünün.
42:27birisi ateş yakmış,
42:29obanın kenarında,
42:30köyün kenarında,
42:31veya bir kampın kenarında,
42:33o ateş çevreyi aydınlatmış,
42:36birileri var tabii orada,
42:37o ateşle ilgi kurmuşlar.
42:39Sonra aydınlanmışlar,
42:42dünyaları aydınlanmış,
42:44sonra da Allah,
42:45onların gözlerinin nurunu alıvermiş.
42:47ama ateş yanıyor,
42:50ateş çevreyi aydınlatıyor,
42:52aydınlatmaya devam ediyor,
42:53lakin adamların,
42:55ateşle ilgileri kalmamış.
42:57Ondan sonra da,
43:02onları zulmetler içinde,
43:05görmezler olarak,
43:06kapkaranlık bırakıvermiş Allah.
43:08Ondan sonra da,
43:14onlar sağırdırlar,
43:17dilsizdirler ve kördürler.
43:18Şimdi,
43:20bu adamlar artık,
43:22dünyaları karardığı için,
43:23eşya ile irtibatları kesildiği için,
43:26ne yapacaklarını,
43:27şaşırmış haldedirler.
43:30Az evvel,
43:31görüyorlardı da,
43:32şimdi görmüyorlar.
43:33Her şey bitmiş.
43:35Sağır,
43:36kör,
43:37dinsiz,
43:38topal hale gelmişler.
43:40Bu bir.
43:41Bir de,
43:42ev kesayyibim bile semai,
43:45ya da semadan,
43:47bardaktan boşanırlar,
43:48sırcasına inen,
43:49bir yağmur düşünün.
43:51Fihi,
43:52o yağmurda,
43:54ya da o ortamda,
43:56zulümatun,
43:57ve ra'dun,
43:58ve bergun.
43:59Karanlıklar,
44:00gök gürültüsü,
44:01ve şimşek var.
44:03Karanlık üstüne,
44:04karanlıklar var.
44:05Yani,
44:06yağmurun karanlığı,
44:08kalbe çöken,
44:09kasvet karanlığı,
44:10gecenin karanlığı,
44:12çevrede ışıkların sönmesinin,
44:14aydınlığın,
44:15bitmesinin karanlığı,
44:16işte böyle,
44:17biteviye karanlıklar var.
44:18Sonra,
44:20yıldırım ve şimşek var.
44:22Gök gürültüsü ve şimşek var,
44:24yıldırımlar var.
44:25Sonra,
44:26oradaki bu insanlar,
44:28bu korkunç ortamda bulunan bu insanlar,
44:37yıldırımlardan ölüm korkusuyla,
44:40ellerini,
44:41parmaklarını,
44:42kulaklarına tıkıyorlar.
44:43yani,
44:45bu ortamda ölüm korkusu nedeniyle,
44:47parmaklarını,
44:49kulaklarına tıkıyorlar.
44:50Ama,
44:51bilmeliler ki,
44:52ve allahu muhidun bil kafirin,
44:55Allah kafirleri,
44:56Allah kafirleri,
44:57çepe çevre kuşatmıştır.
45:00Hiçbirisi kaçacak delik bile bulamayacaklardır.
45:31Hemen,
45:33onların gözlerini alıverecekti.
45:35Gözlerini kapı verecekti.
45:37Yani,
45:38şimşek gözlerini kamaştıracak biçimde,
45:40parlak bir ışık saçıyordu.
45:43Sonra,
45:46Şimşek onlara ne zaman aydınlık verdiğinde,
45:50onun ışığında yürüyordular,
45:53yani onun aydınlığında yol bulma imkanı elde ediyordular ama,
46:00ama onlara karartı verdi mi de,
46:04kalıveriyordular.
46:05Yani,
46:06ortada sap gibi dikelip kalıveriyordular.
46:10Bu manzara da anlaşıldı mı?
46:12İnşallah anlaşıldı.
46:14Şimdi,
46:15neymiş?
46:15Bakın,
46:16ışık var,
46:16acaba bu vahiy mi?
46:19Ateş yakan biri var,
46:20acaba bu peygamber mi?
46:22Yoksa,
46:23bu ateşi yakan adamın kendisi mi?
46:25İşte şu oldu,
46:27acaba melek mi?
46:28Öteki oldu,
46:30acaba arz mı?
46:31diye,
46:31burada anlatılanları,
46:33teşbihi temsili olarak,
46:34hepsini başka bir şeye benzetmeye çalışmak yerine,
46:38bu olayı,
46:38bizim anlayacağımız,
46:40ayetleri anlatan,
46:41ayetler olarak anlasak,
46:43belki biraz daha hoş olacak.
46:45Mesela bakın,
46:46baştaki örneğe dönüyorum şimdi,
46:48bir adam var,
46:49ateş yakıyor,
46:51çevresini aydınlatıyor,
46:53ama,
46:54kendisi,
46:54ateşle ilgisini kesmiş adam.
46:57Neden kesmiş?
46:58Çünkü,
46:59katemallahu ala kulubihim,
47:02onun için ilgisini kesmiş.
47:03yani,
47:05Allah,
47:06Allah onun gözünün işini,
47:08kulağının işini,
47:09kalbinin işini bitirmiş.
47:11Anlama özelliğini bitirmiş de ondan.
47:14Artık o insan,
47:15hem ateş yakıyor,
47:16hem çevresindekileri aydınlatıyor,
47:19ama,
47:20kendisi ondan mahrum kalıyor.
47:22Öyleyse,
47:23arkadaşlar,
47:23bu,
47:24kişinin kaybını anlatan,
47:26güzel bir örnektir.
47:27İşte,
47:28bakın,
47:28mesela şu anda ben ateş yakıyorum,
47:30ve çevremi aydınlatıyorum.
47:32Benim yaktığım bu ateşle,
47:35sizler aydınlanıyorsunuz.
47:37Gönlünüz aydınlanıyor,
47:39ruhunuz ve düşünceniz aydınlanıyor.
47:41Bir şeyler anlıyorsunuz,
47:42bir şeyler öğreniyorsunuz.
47:44Sizin öğrenmenize,
47:46sizin aydınlanmanıza sebep olan bu ateşi,
47:49şu anda ben tutuşturmaya çalışıyorum,
47:51ama,
47:52yaktığım bu ateşe karşı,
47:54ben kendim nötr davranırsam,
47:56yani,
47:57kendi gayretsizliğim sebebiyle,
47:59veya kendim konusunda negatif isteğim sebebiyle,
48:02bu yaktığım ateşten kendim istifade etmek istemezsem,
48:06ve bu yüzden de,
48:08benim gözümün nuru alınır,
48:10ve kalbim mühürlenirse,
48:12ben aynen bu adam gibi olurum,
48:14Allah korusun.
48:16Yani,
48:16ateş yakıp,
48:18yaktığı bu ateşle çevresini aydınlatan,
48:21ama kendisi,
48:22bu ateşten mahrum kalan kişi,
48:25çevresine ışık dağıtıp,
48:27kendisi karanlıkta kalan kişi,
48:28tıpkı,
48:30işte,
48:31ekmek fabrikası kurup,
48:33imal ettiği,
48:34on binlerce ekmekle çevresini doyuran,
48:36ama,
48:38imal ettiği ekmekten,
48:39iki parça kendi ağzına almayan adam gibi,
48:43ya da koltuğunun altında akşam evdekilere,
48:46evdeki çocuklarına,
48:48iki tane ekmek götürmeyen adam gibidir.
48:50Veya başkalarına dağıttığı ekmekten,
48:53kendi ağzına götürmeyen adam gibidir.
48:56Yani,
48:57birilerine,
48:58işte aman namuslarınıza,
48:59iffetlerinize sahip çıkın,
49:01aman çocuklarınızı Allah'ın istediği biçimde,
49:04Müslümanca eğitin dediği halde,
49:06birileri,
49:06onun bu beyanlarıyla,
49:09onun bu irşatlarıyla aydınlanırken,
49:12kendi hayatı tamamen,
49:13bu konularda karanlık olan adam.
49:15Başkalarının çocuklarını eğitmeye çalışırken,
49:19kendi çocuklarını eğitmeyen,
49:21kendi ailesinin namus ve iffetine sahip çıkmayan adam.
49:25İşte münafığın durumu,
49:27bunun durumu gibidir diyor Rabbimiz.
49:29Demek ki,
49:31kimi insanların görüntülenen örneği buymuş.
49:35Hani,
49:35kimi insanlar vardı,
49:38hani vahiyle ilgisiz,
49:40yani kafirle Müslüman arasında,
49:43küfürle iman arasında,
49:44gelgit yapan insanın örneği,
49:47kafirle Mümin arasında olurmuş bu adam.
49:49Hem ateş yakarmış,
49:51hem de kafir gibi davranırmış.
49:53Hem başkalarına İslam'dan söz edermiş,
49:56hem de kendisi,
49:57dediklerine karşı,
49:59kör ve sağır kesilirmiş.
50:00sunmûn,
50:03bukmûn,
50:16umyûn,
50:18hem talebe yetiştiriyor,
50:19ama kendisine karşı o kadar kör,
50:22o kadar sağır ki adam.
50:23adam,
50:24başkalarına duyurduklarını kendine karşı uygulama noktasında,
50:28o kadar kayıtsız,
50:30o kadar vurdum duymaz ki adam.
50:32Karısına karşı o kadar kör ve sağır ki,
50:35çocuklarına karşı o kadar kör ve sağır ki,
50:38o kadar sağır ve vurdum duymaz ki adam.
50:40Allah korusun,
50:42sanki başkalarına duyurduğu dinle,
50:45kendisine uyguladığı din tamamen farklı.
50:49İşte birinci örnekte bize bu anlatılıyor.
50:54İkinci örneğe geçiyorum şimdi.
50:56Orada ne diyordu Allah?
50:58Her tarafta yağmur,
51:00her tarafta karanlık,
51:02kasvet ya da güneşsizlik,
51:04aysızlık söz konusu.
51:06Yani böyle bir ortamda bir adam vardır.
51:08Şimşek çakıp da etrafı aydınlanınca,
51:12şöyle biraz biraz adım atma imkanı buluyor.
51:15Ama ondan sonrası da,
51:18onunla görebilse,
51:19onunla anlayabilse ya,
51:21hayır ondan sonra bocalayıp kalıyor.
51:24E nasıl yürüsün de yani?
51:25Bir kere şimşek çaktı,
51:27onunla bir adım attı ve bitti.
51:29O kadar.
51:30Şöyle değil mi ama bakın.
51:32Yani bu adam,
51:33kısa bir zaman Kur'an'la beraber oluyor,
51:36sünnetle beraber oluyor,
51:38ayda bir defa veya haftada bir gün geliyor,
51:41Müslümanların sohbetlerine katılıyor,
51:44onların ağzından Kur'an,
51:46sünnet dinliyor,
51:47duyduğu bu kırıntılarla,
51:49biraz biraz içleri aydınlanıyor,
51:52onunla birkaç adım atıyorlar,
51:54birkaç saat idare ediyorlar,
51:56ama daha sonra,
51:57işte o sohbetten ayrıldıktan sonra,
52:00yine eski vahiysiz hayatlarına,
52:02dönüverince de,
52:04yine karanlıklar içinde kalıveriyorlar.
52:06Yani ayetin ifadesinden anlıyoruz ki,
52:09şimşek kendisinin dışında olan bir hadise.
52:12Yani kendisi istediği zaman,
52:14o şimşeyi çaktıramıyor.
52:16Şimşeyi Allah çaktırıyor.
52:17Bunlar da,
52:19kendileri bizzat Kur'an'la,
52:20diyalog kurmuyorlar da,
52:22yani istedikleri zaman,
52:24bu şimşeyi çaktıracak,
52:25kendileri bizzat Kur'an'la,
52:27diyalog kurabilecek konuma gelmiyorlar da,
52:30birilerinin bu ışığı yakmasını bekliyorlar.
52:33Birileri kitabı okusun,
52:35biz dinleyelim.
52:36Birileri anlatsın,
52:37birileri bize anlatsın demeden yanalar.
52:40Yani bu adamlar,
52:42arkadaşlar,
52:43bazen bazen iman ediyorlar,
52:45gayret ediyorlar,
52:47mümin olmaya çalışıyorlar,
52:49anlatanların yanına giderek,
52:51biraz işte,
52:52bir yol buluyorlar,
52:53ama daha sonra kendilerinin kitapla diyalogları olmadığı için,
52:57yine o karanlıklar alemine,
53:00buradaki karanlık,
53:02küfür,
53:03nifak ve şüphe karanlığıdır.
53:06Vahiyle beraber olunca,
53:08bir an bunlar kaybolup,
53:10yerini iman aydınlığı alıyor.
53:13Onun aydınlığında birkaç adım atıyorlar,
53:16birkaç gün idare ediyorlar,
53:18ama daha sonra,
53:19vahiyle ilgileri kesilince,
53:21kendi dünyalarına,
53:23kendi alemlerine döndüklerinde,
53:25kala kalıyorlar.
53:27Yani orada da bir şeyler yapmaktadırlar elbette,
53:30ama bu yaptıkları şeyler,
53:32vahiyden kaynaklanmadığı için,
53:34boştur bunların hepsi.
53:36Ya da,
53:37burada anlatılan,
53:39bu şakan,
53:40şimşekten kasıt,
53:42bu adamların dünyada söyledikleri,
53:44La ilahe illallah sözüdür denmiş.
53:47Yani bu adamlar,
53:49bu sözü söyleyerek,
53:50bir ışık yapmışlar,
53:52Müslüman olmuşlar,
53:53ama Müslümanlığı,
53:54sadece bununla bırakmışlar.
53:56Daha sonra,
53:58Allah'ın kendilerinden istediği,
53:59amelleri yaşayarak,
54:01bu ışığı koruma altına almamışlar.
54:03Bu imanlarını,
54:05güçlendirmemişler de,
54:06yaktıkları bu ışık,
54:08sönüvermiştir.
54:09Yani,
54:10Müslümanlığı,
54:11sadece kelime-i şehadetten,
54:12ibaret zannettikleri için,
54:14nurları,
54:15sönüvermiştir.
54:16Bir de,
54:17bu ayet,
54:18münafıkların,
54:20dünya hayatında,
54:21İslam nimetinden,
54:22faydalanmalarını anlatır denmiş.
54:25Yani,
54:25yakılan bu ışıktan kasıt,
54:28dünyada geçici olarak,
54:29İslam nimetinden,
54:31bunların istifade etmeleridir denmiş.
54:33Dünyada bu adamlar,
54:35Müslüman göründükleri için,
54:36Müslüman kadınlarla evlenirler,
54:38Müslümanlara varis olurlar,
54:41ganimetten faydalanırlar,
54:43kanlarını ve canlarını,
54:45emin kılarlar.
54:46İşte,
54:47dünyada bu kadarcık,
54:48bir istifadeleri olur.
54:50Ama,
54:50bütün bunlar,
54:52sadece dünya ile sınırlıdır.
54:54Öldükleri zaman,
54:55her şey bitecektir.
54:56Yani,
54:57ölünce,
54:57bu ışık,
54:58onlar için,
54:59sönecektir artık.
55:00İşte,
55:01buradaki,
55:02ışığın sönmesi,
55:04bu anlama geliyor denmiş.
55:06Veya,
55:07bu ayet,
55:08Hadid suresinde anlatıldığı gibi,
55:10bu münafıkların,
55:11kıyamet günü,
55:12nurlarının söndürüleceğini anlatır denmiş.
55:16Hani,
55:16kıyamet günü,
55:18müminlerle münafıklar,
55:19bir arada dururlarken,
55:21Allah müminlere buyuracak ki,
55:23ey müminler,
55:24haydın,
55:25sizler cennete gidin.
55:26Müminler de,
55:28önlerini ve çevrelerini aydınlatan,
55:30nurlarıyla,
55:31ışıklarıyla,
55:32oradan ayrılıverince,
55:34münafıklar karanlıkta kalıverecekler.
55:37Etrafları,
55:38kapkaranlık oluverecek,
55:40üzerlerine,
55:40kapkaranlık bir kaos çökecek,
55:43kahrolacaklar,
55:44perişan olacaklar,
55:45ve hemen bağıracaklar,
55:47Müslümanlara.
55:48Unzurna,
55:49naktebis min nurikum.
55:51Ey Müslümanlar,
55:53birazcık bize dönün de,
55:54nurunuzdan biz de istifade edelim.
55:57Hey Müslümanlar,
55:59kardeşlerimiz,
56:00arkadaşlarımız,
56:01hemşehrilerimiz,
56:02dönün bize biraz da,
56:04biz de bakalım,
56:05şu nurunuzdan biraz biz de istifade edelim.
56:08ya da bizden tarafa dönseniz de,
56:11biz de ne yapacağımızı,
56:12bir bilsek filan diyecekler.
56:14Dünyada da böyleydi zaten.
56:16Bunların vaziyeti,
56:18dünyada da böyleydi.
56:19Dünyada da Müslümanların yanına geliyorlar,
56:22onların okuduğu,
56:24Müslümanların anlattığı ayetlerden,
56:26biraz biraz kırıntı alıyorlar,
56:28bu kırıntı bilgilerle,
56:30biraz yol alıyorlar,
56:31işte birkaç gün idare ediyorlar,
56:33ama sonra,
56:35kendi dünyalarına dönüverince de,
56:37karanlıkta kalıveriyorlardı.
56:39İşte burada da aynen böyle.
56:42Dönün bizden tarafa,
56:44biraz nurunuzdan istifade edelim.
56:46Denilecek ki onlara,
56:47ya da Müslümanlar,
56:49diyecekler ki onlara,
56:54Dönün arkanıza,
56:56ve nurunuzu arkanızda arayın.
56:58Yani,
56:59hayrola beyler,
57:00ne oluyor?
57:01Hayrola bir durum mu var?
57:03Dönün geriye de,
57:04nurunuzu arkanızda arayın bakalım.
57:06Dünyada nur bulacaktınız.
57:08Dünyadan nur getirecektiniz.
57:10E burada nur mu aranır?
57:12Burada nur mu bulunur?
57:14Dünyada arasaydınız bu nuru,
57:17biz bunu dünyadan getirdik.
57:18İşte,
57:19Bakara suresinin bu ayetinde de,
57:22belki dünyada yanan bu nurlarının,
57:25ahirette söneceği anlatılmaktadır deniyor.
57:29Vaktimiz yine doldu.
57:31İnşallah burada kalalım.
57:32Gelecek dersimizde,
57:34yine bir şeyler söyledikten sonra,
57:36Rabbimizin öteki ayetlerini hep birlikte tanımaya geçmek üzere,
57:40Velhamdülillahi Rabbil Alemin.