00:00Merhaba kıymetli seyircilerim.
00:02Bugün de sizlere güzel İstanbul'umuzun şirin bir semtinden sesleniyorum.
00:09Fener'deyiz.
00:10Fener, Bala Tududu'nun işte Fener'e yakın olayı yerindeyiz.
00:14Yani meşhur patrikhanenin sokağına da şöyle böyle 100 metre falan bir mesafemiz var demektir.
00:22Fener'in Kiremit Caddesi'ndeyiz.
00:26Bu dimdik bir caddedir.
00:27Yavuz Sultan Selim Camii'nin yanına kadar çıkar.
00:31Ve etrafında da gördüğünüz gibi tamamıyla tarihi evler var.
00:35Bu bölge bilindiği gibi birçok seyircimiz de bilirler.
00:40Dıştan alınan çeşitli yardımlarla Avrupa Birliği'nin Dünya Kültür Mirası'nı koruma hususundaki yardımlarıyla sokakları restore edilmektedir.
00:54Temiz pak tutulmaya çalışılmaktadır.
00:57Biz bugün peki size bu Fener sokağını göstermeye mi geldik?
01:02Bu sokağı gösterirken Fatih Sultan Mehmet Han zamanında İstanbul'un temizlik ve tertibine nasıl özenilirdi, nasıl dikkat edilirdi, nasıl bir
01:13teşkilatlanma yapılmıştı, temizlik teşkilatı?
01:16Onlardan kısaca bahsedeceğiz.
01:18Zamanımız elverdiğince.
01:20Efendim İskoçyalı, bir İngiliz milletvekili, Türklerin temizliğiyle ilgili bir kitap yazmış.
01:28Türkler diye.
01:29Bu kitapta diyor ki bu milletvekili, Osmanlı sadece yeryüzünün en kibar milleti değil, aynı zamanda en temizidir.
01:41Zaten gerçek olan şu ki temizlik, siz nezaket, hiçbir şey yaramaz.
01:48Çok naziksiniz, çok böyle tril tril dökülüyorsunuz ama temizlik yok.
01:55Hiçbir şey yaramaz diyor.
01:56Ve bu milletvekili şunu tespit etmiş, her Türk'ün evinin kapısının üstünde sarı pirinç lavhada şu yazar diyor efendim.
02:08Pis hiçbir şey bu eşiklere değmesin.
02:13Eşikten içeriye pis bir şey girmesin.
02:16Eşikten içeriye bir şeyin pis olarak girmemesi için sokağın temiz olması lazım.
02:21Sokak pisse eşikten içeriye de daima bir şeyler girer.
02:28Onun için Türkler de adet evine girilirken mutlaka ayakkabı kapıda çıkartılır.
02:35Bu Japonlarda da gördüm, onlarda da aynı şekilde.
02:38Ben tabii bunları uzun uzun sizlere söyleyecek değilim de,
02:41Fatih zamanında alınan çevreyle ilgili, temizlikle ilgili tedbirlerden bahsetmek istiyorum.
02:53Fatih Sultan Mehmet Han vasiyetnamesinde, ki bunu Büyükşehir Belediye Başkanlığımız bir kitap haline getirmiş,
03:00oradan alıntıdır bu.
03:04İstanbul'un her sokağına, tabii bu bir vakfiyedir efendim, vasiyetname diyor kitapta ama,
03:11bu aslında bir vakfiyedir ve bir vakıf kurmuştur Fatih Sultan Mehmet Han.
03:16Ne için? İstanbul'un sokaklarını temiz tutmak için.
03:19Bir vakıf kurdurursa eliniz cebinize gidecek biraz.
03:22Para tahsis edeceksiniz, imkan tahsis edeceksiniz ve bu devamlılık arz edecek.
03:28Bir günlüğüne sokağı temizlemişsiniz, hadi bütün sokak halkı seferber olur.
03:33Yarın, öbür gün, bunun devamlığı için de böyle bir vakfı zaten icadımız sosyal müesseselerin başında vakıf gelirdi efendim.
03:43Vakıflarla bu toplum yüzlerce yıldır dimdik ayakta kalabilmiştir.
03:47Fakir fukarası ile zengini birbirlerine hep dost kalabilmişlerdir.
03:52Ne kadar biz fakir fukarayı düşünmez, onlara elimizdeki imkanlarımızı seferber etmezsek, elbette ki barış da o derece zedelenir.
04:02Diyor ki, İstanbul'un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.
04:08Her sokağa.
04:09İşte bu sokağın iki kişisi var.
04:11Bunlar ki ellerinde bir kap içerisinde kireç, tozu ve kömür külü ile dolaşacaklar.
04:19Günün belirli saatlerinde bu sokaklarda ve herhangi bir şekilde yerde uygunsuz bir şeyler varsa, herhangi bir tükürük maddeleri varsa,
04:29bunların üzerine bunları dökmek suretiyle insanların zarar görmesini önleyecekler.
04:37Yevmiyeleri ikişer akçe, iki akçe iyi para efendim.
04:41Üç akçenin bir altın ettiği zaman neredeyse.
04:46Ayrıca on cerrah, cerrah efendim doktor değil.
04:51On tabip, üçte sarıcı tayin eyledim.
04:55Bunlar, haftanın belli günlerinde sokak sokak kapıları çalarak, evde hasta olup olmadığını soralar.
05:07Hasta var ise muayene edeler.
05:10İlaç ihtiyaçları varsa, ilaçlarını da vereler.
05:15Ne mavisi kaldı kartı, ne yeşili kartı, ne sarısı kaldı efendim.
05:20Hepsini açtı gitti bu.
05:22Bu ne zaman? 1460'larda efendim.
05:26Vasiyet devam ediyor ama bu vakıf devam eder.
05:29İşte ecdadımızın temizlikle ilgili aldığı tedbirleri,
05:33yine İstanbul'umuzun çok eski bir semtinden, eski bir sokağından sizlere söylemeye çalıştım.
05:41Peki, temizliğin baş maddesi nedir? Sabun.
05:46Peki, sabun sanayi nasıldı Osmanlı'da?
05:48Onu da diğer bir sokakta anlatalım bakalım.
05:53Fatih Sultan Mehmet Han'ın
05:58Fatih Sultan Mehmet Han'ın vakfiyesinde sadece sokaklara kireç tozu ve kömür külü atmak
06:09sokaktan ibaret bir temizlik düşünülmemiş.
06:13Bu sokakların görevli çöpçülerce her gün, günde iki defa dolaşılmak suretiyle
06:19çöp var mı, çöp var mı, çöp var mı diye çöp alan tabir edilen kimseler çöpleri evlerden alırlardı.
06:29Ve bu çöpçülük işlerini ihmal edenler olursa,
06:34ola ki üşendi de yazın sıcak günü veya kışın soğuğunda uğramadığı evlerde çöpler kaldıysa,
06:40bu çöpçülere çok ağır cezalar verildi.
06:44Maaşları da gayet iyiydi.
06:46Yani belki bugünkünden daha yüksek seviyedeydi.
06:50Fatih dönemindeki temizliğe riayet yollarından biri de bol miktarda hamamlar kurulmuş idi.
06:58Fatih Camii'ni yaptırdı.
07:00Fatih Sultan Mehmet Han koca bir hamam koydurdu.
07:04Diyeceksiniz ki nerede hamam?
07:05Yok, apartman yeri olmuş.
07:09Eyüp Sultan Camii'ni inşa ettirirken hemen yana bir hamam koydu.
07:13Biz üç senedir tamiratını bitirip de hamamı ortaya çıkaramadık.
07:18Diyeceksiniz şimdi hamam müşterisi yoktur ki.
07:21Doğru yoktur ama bu eserin de korunması lazım.
07:24Onu bir kültür hizmetine tahsis edecekler.
07:26Ben öyle inanıyorum ama bir önce de bitirmekte fayda var.
07:29Eyüp Sultan gibi binlerce yerli ve yabancının uğradığı şehirde, yerde, mahallede,
07:37herhalde böyle bir şantiyenin devam etmesi de uygun olmasa gerek.
07:42Bir tarihi hamam kitabesinde o zamanlarda yapılmış.
07:46Şöyle yazıyor efendim.
07:49Pıynetin napak ise Fatih Sultan Mehmet Han vasiyetnamesinde ki bunu Büyükşehir Belediye Başkanlığımız bir kitap haline getirmiş.
08:00Oradan alıntıdır bu.
08:02Tabi bu bir vakfiyedir efendim.
08:04Vasiyetname diyor kitapta ama bu aslında bir vakfiyedir.
08:08Ve bir vakıf kurmuştur Fatih Sultan Mehmet Han.
08:11Ne için?
08:12İstanbul'un sokaklarını temiz tutmak için.
08:14Diyor ki İstanbul'un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.
08:20Her sokağa.
08:21İşte bu sokağın iki kişisi var.
08:24Bunlar ki ellerinde bir kap içerisinde kireç, tozu ve kömür külü ile dolaşacaklar.
08:31Günün belirli saatlerinde bu sokaklarda ve herhangi bir şekilde yerde uygunsuz bir şeyler varsa, herhangi bir tükürük maddeleri varsa bunların
08:42üzerine bunları dökmek suretiyle insanların zarar görmesini önleyecekler.
08:49Yemiyeleri ikişer akçe, iki akçe iyi para efendim.
08:53Üç akçenin bir altın ettiği zaman neredeyse.
08:58Ayrıca on cerrah, cerrah efendim doktor değil, on tabip, üçte sarıcı tayin eyledim.
09:08Bunlar haftanın belli günlerinde sokak sokak kapıları çalarak evde hasta olup olmadığını sorarlar, hasta var ise muayene edeler, ilaç ihtiyaçları
09:23varsa ilaçlarında vereler.
09:28Bu ne zaman? 1460'larda efendim.
09:31Bu sokakların görevli çöpçülerce her gün, günde iki defa dolaşılmak suretiyle çöp var mı, çöp var mı, çöp var mı
09:41diye çöp alan tabir edilen kimseler çöpleri evlerden alırlardı.
09:48Fatih dönemindeki temizliğe riayet yollarından biri de bol miktarda hamamlar kurulmuş idi.
09:56Fatih Camii'ni yaptırdı, Fatih Sultan Mehmet Han kocağa bir hamam koydurdu.
10:02Diyeceksiniz ki nerede hamam? Yok, apartman yeri olmuş.
10:06Eyüp Sultan Camii'ni inşa ettirirken hemen yana bir hamam koydu.
10:11Biz üç senedir tamiratını bitirip de hamamı ortaya çıkaramadık.
10:16Bir tarihi hamam kitabesinde o zamanlarda yapılmış, şöyle yazıyor efendim.
10:23Tıynetin napak ise, hayır umma sen, yer ma beden.
10:29Evvel tathiri kalbet, sonra tathiri beden.
10:33Eğer, eğer senin tıynetin, yaratılışın, halin, tavrın, ahlakın iyi değilse, temiz değilse,
10:44hamamdan, sıcak sudan, sabundan medet, umma, o senin dış temizliğini yapar.
10:50Öncelikle kalbini temiz eyle, sonra bedenini temizle.
10:56Osmanlı'da ilk gelişen sanayi, sabun sanayidir.
11:02Arkasında mumhane gelmiştir.
11:04Mumhaneler devlet kontrolündeydi.
11:07Sabunun en önemli ham maddesi de zeytinyağıydı.
11:11Zeytinyağının bol olduğu yerlerde sabunhanelerimiz daha çok gelişmiştir.
11:16Ta Antalya tarafından, Antalya biraz sapa kalırdı o zamanlar,
11:19Torosları aşamazdı insanlar ve Antalya, adalardan ticaretini yapardı efendim.
11:24Aydın, Denizli gibi böyle, İzmir, efendim, ta Gemliye'ye kadar olan bölgelerde
11:30zeytinyağcılıkla beraber, zeytin üretimiyle beraber zeytinyağcılık,
11:35sonra da sabun sanayi gelişmiştir.
11:38Efendim, Osmanlı'nın temizliğiyle ilgili Fatih dönemindeki küçük birkaç pasaj ve anekdot sizlere aktarmaya çalıştım.
11:45Hoşçakalınız.
Yorumlar