00:00Herkese merhaba. Bugün size öyle bir hikaye anlatacağım ki, en büyük hastalığı bedeninde değil, zihninde olan bir adamın zamansız masalını. Gelin, dirlikte bakalım.
00:10O zaman haydi, kahramanımızın dünyasına şöyle bir dalalım. Bu adamı çevresindeki herkes tek bir özelliğiyle tanıyor. Ama ne özellik?
00:18Şimdi, bu hastalık hastası lafı üzerinde biraz durmamız lazım. Bu sadece ah başım ah dişim diye gezen biri değil. Hayır, hayır.
00:26Bu, hastalığı sorunluluktan kaçmak ve çevresindekileri manipüle etmek için adeta bir kalkan, bir silah gibi kullanan biri.
00:35Çok zekice ama bir o kadar da yıkıcı bir durum.
00:38İşte adamın yöntemi tam olarak bu. Düşünebiliyor musunuz? Biri derdini anlatsa, o anında daha büyüğünü, daha acısını anlatıyor.
00:47Zamanla ailesini, komşularını, herkesi canından bezdirmiş. Ve sonunda ne olmuş?
00:52Herkes acıyıp, aman o yorulmasın, aman o üzülmesin diye diye adam tembel tembel yaşamaya başlamış.
00:59Yani durum o kadar vahim ki karısı bile dayanamayıp babasının evine dönmüş.
01:04Ama şehrin bilge yöneticisi Bey ve Hekimbaşı bu oyunu yutmamış tabii.
01:09Adamı muayene ettiklerinde görmüşler ki adamın bedeni sapasağlam turp gibi.
01:14Anlamışlar ki asıl hastalık bedende değil, ruhda.
01:17Adam resmen parlak bir aktör. Ama oynadığı rol etrafındaki herkesi zehirliyor.
01:24İşte bu noktada Bey devreye giriyor ve akıl almaz bir plan yapıyor.
01:28Madem bu adam oyun oynamayı seviyor, biz de ona hayatının rolünü oynayacağı bir oyun kuralım diyor.
01:32Ve adama gidip, doktorlarla konuştuk, durumun çok kötü yaşamak için sadece birkaç ayın kalmış diyor.
01:37Peki, bu acımasız oyunun, bu radikal tedavinin bir sonraki adımı neydi?
01:42İşte hikayemizin ikinci bölümü tam burada başlıyor, Acı Gerçekler Hanı.
01:48Beyin reçetesi, adamı sözde son günlerini huzurla geçirsin diye çok özel bir yere yollamak.
01:55Ama sakın aldanmayın, burası öyle sandığı gibi bir yer değil.
01:58Adamı Bey'in dört muhafızının yanına katıyorlar, üç gün boyunca at sırtında uzak, çok uzak bir yere götürüyorlar.
02:06Üçüncü günün gece yarısı kale gibi tekinsiz bir hanın önünde duruyorlar ama onu içeri buyur etmek ne kilime.
02:12Kapının önüne atıp, arkalarına bile bakmadan dört nala uzaklaşıyorlar.
02:17Adam, bir saman yağının üzerinde kendine geldiğinde anlıyor ki, burası bir huzur evi falan değil, bir kabusun başlangıcı.
02:25Ve sonra hancı karşısına geçip yeni hayatının kurallarını tek tek yüzüne vuruyor.
02:29Birincisi, öyle yan gelip yatmak yok, buradaki herkes senin gibi hasta, herkes çalışacak.
02:34İkincisi, çalışmayana yemek de yok, bir lokma kuru ekmek bile.
02:37Üçüncüsü, yemeği kimin hak ettiğine sadece aşçı karar verir.
02:41Ve son olarak dördüncüsü, kabı açıp kaçabilirsin.
02:44Ama etraf öyle tuzaklarla dolu ki, biz bile yerlerini unuttuk.
02:48Yani, ya çalışıp hayatta kalacaksın ya da kaçıp öleceksin.
02:51Seçim senin.
02:52Peki, bu acımasız kurallar işe yaradı mı?
02:55Hem de nasıl?
02:56Hikayemizin üçüncü bölümüne, yani adamın adeta demir gibi dövülerek yeniden şekillendiği o sürece geldik.
03:03Manipülasyon yeteneği elinden alınınca, hayat onu en etkili ilacıyla tanıştırdı.
03:08Zorluğun ta kendisiyle.
03:09Bu dönüşüm kabı ki pat diye olmadı.
03:12Adım adım zorluklarla dövülerek gerçekleşti.
03:15Önce sırtında küfelerle sarp üzüm bağlarını tırmandı, dayanıklılığı sonuna kadar test edildi.
03:20Sonra ormanda avlanmayı, kendi yiyeceğini bulmayı öğrendi.
03:24Ve en sonunda bir dağın tepesinde tek başına bırakıldı.
03:28Ya hayatta kalmanın bir yolunu bulacaktı ya da orada yok olup gidecekti.
03:32Eski benliğini yıkmak için tasarlanmış acımasız bir sınavdı bu.
03:36Ve sonuç, aradaki farka bakar mısınız?
03:39O sürekli elim ayağım tutmuyor, bırakın yatayım diye sızlanan adamdan eser kalmamış.
03:43Hancının dediğine göre, Hana geldiği ilk günden sonra ağzından hastalıkla ilgili tek bir kelime çıkmamış.
03:49Yerine sabah akşam demeden çalışan, sessiz, kararlı ve eylemleriyle konuşan bambaşka biri gelmişti.
03:55Acı onun ilacı olmuştu.
03:57Bütün bu sınavlardan alnının akıyla çıkan ve içindeki gerçek gücü keşfeden kahramanımız,
04:03kaderin bir cilvesiyle bir zamanlar manipüle ettiği o dünyaya geri dönüyor.
04:08Ama bu sefer rolleri tamamen değişmiş durumda.
04:11İşte hikayedeki en büyük ve en güzel ironi, bir zamanlar hasta numarası yaparak başkalarından hizmet bekleyen adam,
04:19şimdi kendini bir şifahanede gerçek hastalara hizmet etmeye adıyor.
04:24Hekimlerin eli ayağı oluyor, yorulmadan hastalara bakıyor.
04:27Bir zamanlar kendisinin talep ettiği o şefkati şimdi başkalarına sunuyor.
04:32Artık şikayet eden değil, şifa veren tarafta.
04:35Yıllar sonra karısıyla karşılaştığı o an, artık ne bir bahane ne de bir yalan var,
04:41gözlerinin içine bakıp diyor ki,
04:43Bey beni öyle bir yere yolladı ki tüm kötü huylarımı orada bıraktım.
04:47Beyin o acımasız tedavisinin ne kadar bilgece bir iyilik olduğunu anlamış ve bunu tüm samimiyetiyle kabul etmişti.
04:54Tam her şey yoluna girdi, adam kendini buldu derken durun, hikaye burada bitmiyor.
05:00Asıl şok edici gerçekler daha yeni ortaya çıkacak.
05:02Hazır olun çünkü şimdi her şey tepe taklak olacak.
05:06Kahramanımız şifahanede çalışmakla kalmıyor, iki yıl boyunca hekimlik eğitimi de alıyor.
05:12Ve sonunda hekim başı onu büyük bir gururla beyin huzuruna çıkarıyor.
05:18Diyor ki, buyruğunuz üzere o hem hastalıklarını yendi hem de üzerine hekimlik beraatını hak etti.
05:25Bu o inanılmaz yolculuğun adeta bir zafer anı.
05:28Ve işte o zafer anında bütün hikayeyi değiştiren o sır fısıldanıyor.
05:34Bey en güvendiği sırdaşı hekim başına eğilip o sarsıcı gerçeği söylüyor.
05:39Bu hekim benim öz evladımdır.
05:42Meğer yıllar önce firarıyken canını kurtarmak için oğluna evlatlık vermek zorunda kalmış.
05:47Tüm bu acımasız plan aslında bir babanın kaybettiği oğlunu küllerinden yeniden doğurma çabasıymış.
05:53Ama sürprizler bitmedi. Beyin vefatından sonra bu kez sahneye bizzat sultanın kendisi çıkıyor ve son, en büyük gerçeği açıklıyor.
06:02Yıllarca hastalık hastası olarak bilinen, sonra şifacı olan adamımıza dönüp,
06:07sen ölen beyin oğlusun diyor ve şimdi şehrine hem bir hekim hem de yeni bey olarak liderlik edeceksin.
06:14Hastalık hastası artık bir halkın umudu olmuştu.
06:17Ne hikaye ama.
06:18Gerçekten inanılmaz bir yolculuk.
06:20Adam sadece iyileşmedi, kelimenin tam anlamıyla yeniden doğdu.
06:25Peki bu kadim masal bize ne anlatıyor?
06:28Bence en başta bir amaca sahip olmanın en güçlü ilaç olduğunu gösteriyor.
06:33Ama aynı zamanda gerçek gücün rahatlıkta değil, zorlukların ateşinde dövüldüğünü de anlıyoruz.
06:39Sorumluluk almak amaçsız bir hayatı nasıl da iyileştirebiliyor?
06:43Ve belki de en sarsıcı ders şu, bazen olmamız gereken kişiye dönüşmek için o an olduğumuz kişiyi tamamen yıkmamız gerekir.
06:52İşte bu masalın zamana meydan okumasının sebebi de bu.
06:55Bize sadece eski bir hikaye anlatmıyor, adeta bir ayna tutuyor.
06:59Peki ya biz? Bizim hayatımızdaki hastalıklar neler?
07:03Tembellik mi? Amaçsızlık mı? Erteleme alışkanlığı mı?
07:07Adına ne dersek diyelim, acaba bunlardan hangisini sıkı bir çalışmayla ve kendimize bir amaç belirleyerek tedavi edebiliriz?
07:14Sanırım hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir soru bu.
Yorumlar