00:00Herkese merhaba. Bugün masamızda çok ses getiren, çok konuşulan bir yazı var.
00:04Spor yazarı Celal Duruoğlu'nun kaleminden,
00:07Yönetemezsen yönetilirsin.
00:09Futbol kulüplerini gerçekten de yöneticiler mi yönetiyor,
00:11yoksa kontrol artık başkalarının eline mi geçti?
00:14Gelin bu sorunun cevabını Duruoğlu'nun analizi üzerinden birlikte arayalım.
00:19Yazar, daha makalenin başlığında aslında her şeyi özetlemiş,
00:22Yönetemezsen yönetilirsin.
00:25Bu cümle yapacağımız tüm analizin temelini oluşturacak.
00:28Peki, kulüpleri bugün kim yönetiyor?
00:30Yönetimler o gücü ve kontrolü gerçekten başkalarına mı kaptırdı?
00:35Analizimizi beş ana başlık altında toplayacağız.
00:37Önce asıl patronun kim olduğunu sorgulayacağız,
00:40sonra Galatasaray'ı bir vaka olarak inceleyeceğiz,
00:43ardından o çok konuşulan Vasat Hoca eleştirisine,
00:46rakiplerin durumuna ve tabii ki yazarın vardığı nihai sonuca bakacağız.
00:50İlk bölümle başlayalım.
00:52Yazarın ortaya attığı en temel, en alacılı sorun,
00:55kulüplerdeki güç kimin elinde?
00:57Duruoğlu'na göre ipler artık seçilmiş yöneticilerin elinde filan değil.
01:01Peki o zaman kimin elinde?
01:03Evet, Duruoğlu'nun makalesinin tam kalbinde yatan soru bu.
01:07Yani bildiğimiz o geleneksel yönetici, teknik direktör,
01:10sportif direktör üçgeni artık tarih mi oldu?
01:12Ve yazarın bu soruya verdiği cevap,
01:15hem çok net hem de bir o kadar şaşırtıcı.
01:18Ona göre kulüpleri yöneten yeni bir güç var,
01:20o da sosyal medya.
01:22Duruoğlu'nun kendi cimleleri bunlar.
01:24Buradaki öfkeyi,
01:26o sitemi hissedebiliyorsunuz değil mi?
01:27Artık kararların kim olduğunu bilmediğimiz bu platformlardaki kişiler tarafından verildiğini iddia ediyor.
01:33Peki bu teori pratikte nasıl işliyor?
01:36İşte şimdi bunu görmek için yazarın ana vaka analizine,
01:40yani Gölatasaray'a daha yakından bakalım.
01:42Yazar, kadroyu ilginç bir şekilde gruplara ayırmış.
01:46Bakın A grubu dediği,
01:47yani sırtınızı yaslayabileceğiniz oyuncu sayısı çok az.
01:50Ama sakatlık riski taşıyanlar,
01:52rotasyon oyuncuları ve neredeyse hiç kullanılmayan gençlerle dolu bir yapı var.
01:57İşte bu, kadro mühendisliğine yönelik ilk ve en temel eleştirisi.
02:01Yazar bu planlama hatalarını bir bir sayıyor ama burada en dikkat çekici olan ne biliyor musunuz?
02:06Yönetimin sırf sosyal medya tepkisinden korktuğu için kilit bir kaleci transferinden vazgeçtiğini iddia etmesi.
02:13Yani ilk bölümde söylediği o yönetimi sosyal medya yapıyor tezini bu örnekle destekliyor.
02:19Geldik makalenin en çok konuşulan en sivri dilli kısmına.
02:23Doğrudan teknik direktör Okan Burak'a yöneltilen eleştirilere odaklanacağız şimdi.
02:28Durun oğlu lafını hiç sakınmıyor.
02:29Teknik direktör için makale boyunca bu çarpıcı ve oldukça tartışmalı ifadeyi kullanıyor.
02:35Peki bu kadar sert bir eleştirinin altını hangi argümanlarla dolduruyor?
02:40İşte yazarın temel iddiaları bunlar.
02:42Oyuncu analizinin çok zayıf olduğunu, genç alerjisi olduğunu,
02:46yani gençlere şans vermediğini ve hatta kulübün mali durumu hakkında yaptığı açıklamaların
02:51transfer sürecine zarar verdiğini savunuyor.
02:54Yazar bu zayıf oyuncu analizi iddiasını somut bir örnekle güçlendirmeye çalışıyor.
02:58O örnekle Singot transferi.
03:01İşte Duruoğlu'nun eleştirisinin en can alıcı noktası bu tabloda.
03:05Takımın acilen bir sabek'e ihtiyacı var ama transfer edilen oyuncu kariyerinin %70'ini stoper olarak oynamış.
03:12Yazarın kendi deyimiyle bu güler misin ağlar mısın dedirtecek bir planlama hatası.
03:17Duruoğlu'nun analizi sadece Galatasaray'la da sınırlı kalmıyor.
03:20Şimdi biraz perspektifi genişletelim ve ligdeki diğer büyük takımları nasıl gördüğüne bakalım.
03:25Yazar Fenerbahçe'nin kadrosunu dengesiz ve şampiyonluk için yetersiz bulurken
03:31Trabvonspor, Samsun Spor ve Göztepe gibi takımların planlamasını övüyor.
03:36Yani ona göre sorun tek bir takımda değil genel bir planlama eksikliği var.
03:40Fenerbahçe'ye yönelik en net eleştirisi ise taktiksel.
03:44Diyor ki bu Santriforsus sistem denemesi Türkiye liginde işlemez.
03:49Bu resmen bir intihar girişimidir.
03:51Başarı şansını da sıfır olarak görüyor.
03:54Ve şimdi tüm bu analizleri toparlayıp yazarın vardığı o nihai sonuca yani büyük resme bakalım.
04:00Yazar için kilit nokta şu.
04:02Bu bir başarısızlıklar zinciri.
04:03Her şey en başta yanlış takım turmakla başlıyor.
04:07Oyuncuları mental ve fiziksel olarak hazırlayamamakla devam ediyor.
04:10Ve son olarak da sahada yanlış bir sistemle oynamakla son buluyor.
04:14Yani tek bir hata yok.
04:16Üç perdelik bir oyun var ortada.
04:19Duruoğlu analizini geleceğe dönük ciddi bir uyarıyla noktalıyor.
04:23Diyor ki eğer bu yönetim ve teknik heyet zihniyeti değişmezse
04:27bunun bedelini kulübün geleceği olarak görülen genç oyuncular ödeyecek.
04:31Yani bu yetenekler harcanıp gidecek.
04:34Celal Duruoğlu'nun bu çarpıcı analizinden sonra bu soruyu kendimize sormamız gerekiyor.
04:38Yönetimler koltuklarını, güçlerini gerçekten de yüzünü görmediğimiz,
04:42kim olduğunu bilmediğimiz anonim bir kitleye mi devrediyor?
04:44Futbolun yeni patronu sosyal medya mı oluyor?
04:46Bu sorunun cevabını size bırakıyoruz.
Yorumlar