Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 9 ay önce
Bu makale, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik müdahalesi sonrası Türk hükümetinin takındığı tutumu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Devlet Bahçeli arasındaki yaklaşım farklarını ele almaktadır. Yazar, iktidarın Trump ile ilişkileri bozmamak adına sergilediği temkinli ve sessiz politikayı eleştirirken, Bahçeli’nin bu olayları sert bir dille kınayarak "haydutluk" olarak nitelendirmesine dikkat çekmektedir. Kaynakta, Türkiye'nin Suriye politikası, SDG meselesi ve Halkbank davası gibi kritik dosyalarda Trump’ın baskıcı tavırlarına karşı nasıl bir strateji izleyeceği sorgulanmaktadır. Özellikle hükümet yanlısı medyanın "köprüyü geçene kadar idare etme" mantığı ile Bahçeli’nin onur vurgusu yapan çıkışı arasındaki çelişki vurgulanmaktadır. Sonuç olarak yazı, dış politikadaki bu ikircikli tutumun Türkiye’nin milli menfaatleri ve egemenlik hakları üzerindeki olası risklerini tartışmaya açmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Türkiye-ABD ilişkileri bilirsiniz her zaman ince bir ipte yürümek gibi olmuştur.
00:06Ama işin içine Donald Trump'ın o kendine has tarzı bir de içerideki siyasi dengeler girince o ip sanki kopacak gibi geriliyor.
00:14İşte biz de bugün Müyesser Yıldız'ın analizi üzerinden bu çok konuşulan Erdoğan, Trump ve Bahçeli üçgenine biraz daha yakından bakacağız.
00:23Hadi o zaman direkt konunun kalbine inelim.
00:26Hatırlarsınız bu mektubu değil mi?
00:28Donald Trump'tan Başkan Erdoğan'a gelen ve bütün diplomatik nezaket kurallarını yerle bir eden o meşhur mektup.
00:34İşte bu mektup aslında sıradan bir kağıt parçası değil.
00:38Bize şunu gösteriyor, artık diplomaside kişisel tehditler, sert pazarlıklar normalleşiyor.
00:44Yepyeni bir dönemin başlangıç sinyaliydi adeta.
00:47Şimdi diyeceksiniz ki bu tek seferlik bir olay mıydı?
00:51Hayır hiç de değil.
00:52Kaynak makalenin de altını çizdiği gibi bu Trump'ın adeta bir oyun kitabı haline gelmişti.
00:59Bütün dünya liderlerine karşı kullandığı bir taktik bu.
01:03Formülde çok basit.
01:05Önce kişisel olarak gözdağı ver, sonra da masaya ekonomik bir tehdit koy.
01:10Bakın bu zaman çizergisi aslında her şeyi özetliyor.
01:14Trump'ın bu yöntemi ne kadar istikrarlı kullandığını net bir şekilde görüyoruz.
01:18Türkiye'deki rahip burun son krizini hatırlayın, oradan tutun da Grönland'ı satın olacağım diye Danimarka'yı tehdit etmesine,
01:26en sonda Venezuela lideri Madura'ya söylediklerine kadar desen hep aynı, önce sıkıştır sonra istediğini al.
01:33Tam bir maksimum baskı politikası.
01:35Peki Trump'ın Venezuela liderine yönelik bu son çıkışına Türkiye'nin, Türk hükümetinin tepkisi ne oldu?
01:42İşte analizde tam da bu noktada çok ilginç bir tespitte bulunuluyor.
01:46Tepki son derece bilinçli ve bir o kadar da temkinli bir stratejiye işaret ediyor.
01:51Ama öyle hemen anında sert bir kınama falan gelmedi.
01:55Hayır, tam tersine tam 48 saatlik derin bir sessizlik oldu.
02:00Hükümete yakın medya organları da bu sessizliği devlet ciddiyeti diye yorumladı.
02:06Yani diyorlar ki bu anlık, duygusal bir tepki verilecek bir konu değil, stratejik olarak bekleyip görmek lazım.
02:13Hükümete yakın yazarlardan Abdülkadir Selvi'nin bu sözleri de aslında tam olarak bu stratejiyi özetliyor.
02:18Diyor ki, Erdoğan ile Trump'ın arasının iyi olması Türkiye'nin çıkarına.
02:22Bu ilişkiyi bozarsak ne kazanacağız ki?
02:25Yani altta yatan mantık şu, bu kişisel atışmalar bir yana masada F-16'lar gibi, ekonomik yaptırımlar gibi çok daha büyük, çok daha hayati konular var.
02:34Onları riske atmayalım.
02:36Aslında bu yaklaşımın arkasında Türkiye'de siyaseti takip eden herkesin çok iyi bildiği meşhur bir deyim var.
02:43Hükümetin izlediği düşünülen stratejiyi de mükemmel bir şekilde özetliyor bu deyim.
02:47İşte o meşhur deyim, köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek.
02:52Bu sözün özü ne?
02:54Tamamen pragmatizm.
02:55Yani önünde daha büyük bir hedefin varsa, o hedefe ulaşana kadar bazı zorluklara, hatta belki de hoşuna gitmeyen durumlara katlanmak.
03:04Peki, Türkiye için o geçilmesi gereken köprüler ne anlama geliyor?
03:09İşte o köprüler tam olarak bunlar.
03:11Masadaki devasa konular, catsa yaptırımları, F-16 meselesi, F-35 programına geri dönme ihtimali, yıllardır süren Halkbank davası, analize göre hükümetin bakış açısı şu.
03:23Bu konuların her biri o kadar kritik ki, bu köprülerden sağ salim geçmeden ayıyla kavgaya tutuşmak akıl kârı değil.
03:30Yalnız, madalyonun bir de diğer yüzü var.
03:34Cumhur İttifakı'nın bir ortağı, yani AK Parti kanadı, bu kadar temkinli ve hesaplı davranırken,
03:40İttifakın diğer önemli ortağı, MHB'den, lideri Devlet Bahçeli'den tam tersi, çok sert, adeta meydan okuyan bir ses yükseldi.
03:48Yani aradaki fark bundan daha net anlatılamazdı herhalde.
03:53Bakın bir tarafta sağduyulu olalım, tahriklere gelmeyelim diyen bir yaklaşım var.
03:57Diğer tarafta ise bu olayı haydutluk, korsanlık olarak niteleyen, çok daha sert bir dil.
04:02Biri diplomatik kanalları açık tutmaktan bahsederken, diğeri milli onur ve şereften bahsediyor.
04:08Ve Bahçeli'nin bu sözleri, aslında bu karşıtlığın zirve noktası.
04:12İnsan bir kez ölür, o da şerefiyle olmalıdır, diyor.
04:15Bu söz, o pragmatik ayıya dayı deme politikasına doğrudan bir meydan okuma aslında.
04:21Konuyu bir strateji meselesi olmaktan çıkarıp, bir onur ve haysiyet meselesi haline getiriyor.
04:27İşte bu durum bizi tam da analizin merkezindeki o kilit soruya getiriyor.
04:31Peki bu iki müttefik lider arasında gerçekten neler oluyor?
04:36Yani en kritik soru şu, acaba biz planlı bir oyuna mı tanık oluyoruz?
04:41Hani şu meşhur iyi polis, kötü polis taktiği gibi.
04:44Biri alttan alırken, diğeri sert çıkarak Trump'ı iki farklı koldan idare etmeye yönelik bir strateji mi bu?
04:52Yoksa yoksa iştaha mı ciddi, bu Türkiye'yi yöneten ittifakın tam kalbinde dış politikanın nasıl yapılması gerektiğine dair çok temel, çok derin bir ideolojik ayrışmanın işareti mi?
05:04Belki de bu bir oyun değil, gerçek bir çatlak.
05:07Ve analiz bizi tam da bu kışkırtıcı soruyla baş başa bırakıyor.
05:11Hatırlayın Erdoğan temkinli tavrını, sırtımda yumurta küfesi var diyerek, yani büyük bir sorumluluk taşıdığını söyleyerek açıklamıştı.
05:19Peki akıllardaki o nihai soru şu, bu dış politika dersini, bu sorumluluğu en önemli siyasi ortağına, devlet bahçeliye de hatırlatacak mı?
05:28Yoksa bu iki farklı ses, Türkiye'nin dış politikasının geleceğini şekillendiren kalıcı bir gerçeklik mi olacak?
05:35İşte bu sorunun cevabı önümüzdeki döneminde şifresini taşıyor.

Önerilen