00:00Türkiye-ABD ilişkileri bilirsiniz her zaman ince bir ipte yürümek gibi olmuştur.
00:06Ama işin içine Donald Trump'ın o kendine has tarzı bir de içerideki siyasi dengeler girince o ip sanki kopacak gibi geriliyor.
00:14İşte biz de bugün Müyesser Yıldız'ın analizi üzerinden bu çok konuşulan Erdoğan, Trump ve Bahçeli üçgenine biraz daha yakından bakacağız.
00:23Hadi o zaman direkt konunun kalbine inelim.
00:26Hatırlarsınız bu mektubu değil mi?
00:28Donald Trump'tan Başkan Erdoğan'a gelen ve bütün diplomatik nezaket kurallarını yerle bir eden o meşhur mektup.
00:34İşte bu mektup aslında sıradan bir kağıt parçası değil.
00:38Bize şunu gösteriyor, artık diplomaside kişisel tehditler, sert pazarlıklar normalleşiyor.
00:44Yepyeni bir dönemin başlangıç sinyaliydi adeta.
00:47Şimdi diyeceksiniz ki bu tek seferlik bir olay mıydı?
00:51Hayır hiç de değil.
00:52Kaynak makalenin de altını çizdiği gibi bu Trump'ın adeta bir oyun kitabı haline gelmişti.
00:59Bütün dünya liderlerine karşı kullandığı bir taktik bu.
01:03Formülde çok basit.
01:05Önce kişisel olarak gözdağı ver, sonra da masaya ekonomik bir tehdit koy.
01:10Bakın bu zaman çizergisi aslında her şeyi özetliyor.
01:14Trump'ın bu yöntemi ne kadar istikrarlı kullandığını net bir şekilde görüyoruz.
01:18Türkiye'deki rahip burun son krizini hatırlayın, oradan tutun da Grönland'ı satın olacağım diye Danimarka'yı tehdit etmesine,
01:26en sonda Venezuela lideri Madura'ya söylediklerine kadar desen hep aynı, önce sıkıştır sonra istediğini al.
01:33Tam bir maksimum baskı politikası.
01:35Peki Trump'ın Venezuela liderine yönelik bu son çıkışına Türkiye'nin, Türk hükümetinin tepkisi ne oldu?
01:42İşte analizde tam da bu noktada çok ilginç bir tespitte bulunuluyor.
01:46Tepki son derece bilinçli ve bir o kadar da temkinli bir stratejiye işaret ediyor.
01:51Ama öyle hemen anında sert bir kınama falan gelmedi.
01:55Hayır, tam tersine tam 48 saatlik derin bir sessizlik oldu.
02:00Hükümete yakın medya organları da bu sessizliği devlet ciddiyeti diye yorumladı.
02:06Yani diyorlar ki bu anlık, duygusal bir tepki verilecek bir konu değil, stratejik olarak bekleyip görmek lazım.
02:13Hükümete yakın yazarlardan Abdülkadir Selvi'nin bu sözleri de aslında tam olarak bu stratejiyi özetliyor.
02:18Diyor ki, Erdoğan ile Trump'ın arasının iyi olması Türkiye'nin çıkarına.
02:22Bu ilişkiyi bozarsak ne kazanacağız ki?
02:25Yani altta yatan mantık şu, bu kişisel atışmalar bir yana masada F-16'lar gibi, ekonomik yaptırımlar gibi çok daha büyük, çok daha hayati konular var.
02:34Onları riske atmayalım.
02:36Aslında bu yaklaşımın arkasında Türkiye'de siyaseti takip eden herkesin çok iyi bildiği meşhur bir deyim var.
02:43Hükümetin izlediği düşünülen stratejiyi de mükemmel bir şekilde özetliyor bu deyim.
02:47İşte o meşhur deyim, köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek.
02:52Bu sözün özü ne?
02:54Tamamen pragmatizm.
02:55Yani önünde daha büyük bir hedefin varsa, o hedefe ulaşana kadar bazı zorluklara, hatta belki de hoşuna gitmeyen durumlara katlanmak.
03:04Peki, Türkiye için o geçilmesi gereken köprüler ne anlama geliyor?
03:09İşte o köprüler tam olarak bunlar.
03:11Masadaki devasa konular, catsa yaptırımları, F-16 meselesi, F-35 programına geri dönme ihtimali, yıllardır süren Halkbank davası, analize göre hükümetin bakış açısı şu.
03:23Bu konuların her biri o kadar kritik ki, bu köprülerden sağ salim geçmeden ayıyla kavgaya tutuşmak akıl kârı değil.
03:30Yalnız, madalyonun bir de diğer yüzü var.
03:34Cumhur İttifakı'nın bir ortağı, yani AK Parti kanadı, bu kadar temkinli ve hesaplı davranırken,
03:40İttifakın diğer önemli ortağı, MHB'den, lideri Devlet Bahçeli'den tam tersi, çok sert, adeta meydan okuyan bir ses yükseldi.
03:48Yani aradaki fark bundan daha net anlatılamazdı herhalde.
03:53Bakın bir tarafta sağduyulu olalım, tahriklere gelmeyelim diyen bir yaklaşım var.
03:57Diğer tarafta ise bu olayı haydutluk, korsanlık olarak niteleyen, çok daha sert bir dil.
04:02Biri diplomatik kanalları açık tutmaktan bahsederken, diğeri milli onur ve şereften bahsediyor.
04:08Ve Bahçeli'nin bu sözleri, aslında bu karşıtlığın zirve noktası.
04:12İnsan bir kez ölür, o da şerefiyle olmalıdır, diyor.
04:15Bu söz, o pragmatik ayıya dayı deme politikasına doğrudan bir meydan okuma aslında.
04:21Konuyu bir strateji meselesi olmaktan çıkarıp, bir onur ve haysiyet meselesi haline getiriyor.
04:27İşte bu durum bizi tam da analizin merkezindeki o kilit soruya getiriyor.
04:31Peki bu iki müttefik lider arasında gerçekten neler oluyor?
04:36Yani en kritik soru şu, acaba biz planlı bir oyuna mı tanık oluyoruz?
04:41Hani şu meşhur iyi polis, kötü polis taktiği gibi.
04:44Biri alttan alırken, diğeri sert çıkarak Trump'ı iki farklı koldan idare etmeye yönelik bir strateji mi bu?
04:52Yoksa yoksa iştaha mı ciddi, bu Türkiye'yi yöneten ittifakın tam kalbinde dış politikanın nasıl yapılması gerektiğine dair çok temel, çok derin bir ideolojik ayrışmanın işareti mi?
05:04Belki de bu bir oyun değil, gerçek bir çatlak.
05:07Ve analiz bizi tam da bu kışkırtıcı soruyla baş başa bırakıyor.
05:11Hatırlayın Erdoğan temkinli tavrını, sırtımda yumurta küfesi var diyerek, yani büyük bir sorumluluk taşıdığını söyleyerek açıklamıştı.
05:19Peki akıllardaki o nihai soru şu, bu dış politika dersini, bu sorumluluğu en önemli siyasi ortağına, devlet bahçeliye de hatırlatacak mı?
05:28Yoksa bu iki farklı ses, Türkiye'nin dış politikasının geleceğini şekillendiren kalıcı bir gerçeklik mi olacak?
05:35İşte bu sorunun cevabı önümüzdeki döneminde şifresini taşıyor.