00:00Herkese merhaba. Bugün elimizde gerçekten inanılmaz karmaşık, katman katman açılan bir hukuki düğün var.
00:07Hani bazen bir olay olur, bitti sanırsınız ama aslında o sadece başka bir fırtınanın başlangıcıdır ya.
00:13İşte tam da böyle, gündemi meşgul eden ve askeri disiplinle sivili hukuk arasında gidip gelen o meşhur olaylar zincirini
00:20adım adım, tamamen tarafsız bir şekilde sadece kaynak metinleri üzerinden inceleyeceğiz.
00:26Hazırsanız bu hukuki domino etkisini çözmeye başlayalım.
00:30Hikayemize direkt bugünden olayların tam göbeğinden girelim.
00:34Düşümsenize hala hazırda Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilmişsiniz.
00:38Peki neden bu beş genç subay bugün yepyeni bir hukuki engelde karşı karşıya kalıp Ankara Adliyesi'nin koridorlarında tekrar ifade
00:45veriyor?
00:45Bakın bu sorunun cevabı basit bir disiplin soruşturmasının çok ama çok ötesinde,
00:50medya, hukuk ve anayasal haklar üçgeninde giderek büyüyen bir hikayeden bahsediyoruz.
00:55Kısaca bugünkü yol haritamıza bir bakalım.
00:57Önce temenlerin adliyedeki durumuna bakacağız.
01:00Sonra ihraca giden sürece döneceğiz.
01:02Oradan kitaptaki o çarpıcı iddialara, hukuki şikayet ve red sürecine,
01:06ardından karşı davaya ve en son temenlerin bugünkü savunmasına bakıp konuyu toparlayacağız.
01:13İsimleri şöyle bir hatırlayalım, Ebru Eroğlu, İzzet Talip Akarsu, Batuhan Gazi Kılıç, Serhat Gündar ve Deniz Demirtaş.
01:21Yanlarında da avukatları Demet Reçber Öztürk ve Serdar Öztürk var.
01:26Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulundan oy çokluyla ihraç edilmişlerdi hatırlarsınız.
01:31Ama bugün askeri bir disiplin süreci için değil, bildiğiniz sivil yargının karşısında hakkınları yapılan bir suç duyurusu sebebiyle Ankara Cumhuriyet
01:39Başsavcılığındalar.
01:41Tek tek savcılık makamına geçip ifade verdiler.
01:43Peki ne oldu da kendilerini bu noktada buldular?
01:46İkinci bölüm, ihraca giden süreç. Hani şu her şeyi başlatan o ilk kıvılcım.
01:53Üçüncü bölüm, kitaptaki çarpıcı iddialar.
01:57Olayların zincirleme reaksiyonuna baktığınızda işin nasıl çığırından çıktığını anlıyorsunuz.
02:032024'teki o malum Kara Harp Okulu mezuniyet törenini ve subay andı okunmasını biliyoruz, sonucu Yüksek Disiplin Kurulunun ihraç kararıydı.
02:11Tam dosya kapandı derken, Haziran 2025'te bir kitap yayınlanıyor.
02:17Ve işte o kitabın yarattığı dalgalanma, Eylül 2025'te teğmenlerin avokatlarını adliyenin yolunu tutmaya itiyor.
02:24Resmen bir kelebek etkisi.
02:26Peki ortalığı bu kadar karıştıran bu kitapta ne yazıyor?
02:29Gazeteci Ersin Orun'un yazdığı Teğmenler Yeni TSK'nın Şifreleri isimli kitapta akıl almaz bir iddia var.
02:35Deniyor ki, Yüksek Disiplin Kurulu üyelerine bu teğmenleri ihraç etmeleri için ciddi bir baskı yapılmış.
02:41Yani oyların dışarıdan gelen müdahalelerle değiştirildiği iddia ediliyor.
02:45Bitmedi.
02:46Bu iddia bir de gazeteci Barış Terkoğlu tarafından kamuoyuna taşınınca konu bir anda Türkiye'nin gündemine oturuveriyor.
02:524. Bölüm Hukuki Halka Şikayet ve Red
02:55Tabi hal böyle olunca teğmenlerin avokatları da boş durmuyor.
02:59Ortada yalanlanmamış, açık kaynaklarda bağırı bağırı söylenen iddialar var.
03:04Onlar da haliler hukuki haklarını kullanmak istiyorlar.
03:07Eylül 2025'te Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gidip dönemin komutanları için görevi kötüye kullanma ve resmi belgeyi bozma gibi gerçekten çok
03:15ağır suçlamalarla dilekçe veriyorlar.
03:17İstedikleri şey gayet net aslında, gerçek neyse ortaya çıksın, kurul üyelerin ifadeleri alınsın, o günkü karar tutanakları incelensin diyorlar.
03:26Ancak sistem tam olarak onların beklediği gibi işlemiyor.
03:29Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı topu topu bir ay sonra bu başvuruyu işleme koymama kararı alıyor.
03:35Kararın tam kalbinde yatan gerekçe şu.
03:38Savcılık diyor ki, sizin bu iddialarınız sadece genel anlatılara, sağda solda çıkan basın haberlerine dayanıyor.
03:44Yani onlara göre ortada oyların değiştirildiğine dair somut, elle tutulur bir delil yok.
03:49Sadece bir kitapta yazıyor diye böyle devasa bir soruşturma başlatılamayacağını söyleyip dosyayı reddediyorlar.
03:55Beşinci bölüm, karşı dava, hakaret ve iftira.
03:59İşlerin iyice sarpa sardımı yer.
04:02Savcılık bu şikayeti reddedince olay bitiyor mu?
04:04Tabii ki hayır.
04:05Bu sefer teğmenlerin ihracına evet diyen o beş kurulu üyesi karşı atağa geçiyor.
04:10Şimdi masadaki bu iki tamamen zıt bakış açısına bir bakalım.
04:14Avukatlar diyor ki, kardeşim biz basındaki iddiaları alıp sadece anayasanın bize verdiği şikayet hakkımızı kullandık.
04:20Karşı taraftaki YDK üyeleri ise olayı tamamen farklı okuyor.
04:24Hayır siz basın, televizyon ve internet üzerinden bize karşı kasıtlı bir karalama kampanyası yürüttünüz, bize açıkça hakaret ve ihtira ettiniz
04:31diyorlar.
04:32Hatta işin en ilginç yanı ne biliyor musunuz?
04:34Bu kurul üyelerinin şikayet dilekçesinde o ortalığı karıştıran kitaptan tek bir kelime bile bahsedilmiyor.
04:40Sanki tüm bu iddiaları durduk yere teğmenler uydurmuş gibi bir dil var ortada.
04:44Altıncı ve son bölüm Temellerin Savunması
04:47İşte böylece en başa. Bugün o adliye koridorlarına geri dönüyoruz.
04:51Haklarında açılan hakaret ve iftira soruşturmasında savcı karşısında ne dediler peki?
04:56Birkaç temel argümanları var.
04:57Birincisi, yazdıkları şikayet dilekçesinin soyut olmadığını ve asla hakaret kastı taşımadığını söylüyorlar.
05:03İkincisi, dayandıkları tek şeyin açık kaynaklı gazetecilik olduğunu özellikle belirtiyorlar.
05:09Üçüncüsü, ki burası gerçekten çok dikkat çekici, bir gözlemlerini paylaşıyorlar.
05:14Kurulda aleyhlerini oy verenlerin iyi görevlere, lehlerine oy verenlerin ise pasif görevlere atandığını ya da emekli edildiğini iddia ediyorlar.
05:21Son olarak da Topçu Okulu komutanı, Tümgeneral A'yi tarafından yapıldığı söylenen baskı iddialarını bir kez daha gündeme getiriyorlar.
05:29Ve bence savunmalarının en kritik, bu hukuki fırtınayı en çok insani boyuta çeken cümlesi buydu.
05:35Diyorlar ki, biz ne kara kuvvetleri komutanını ne de kurul üyelerini kişisel olarak tanımıyoruz.
05:40Aramızda bir husumet olması teknik olarak imkansız.
05:44Onların gözünden bakarsak mesele gayet net.
05:46Ortada basına yansıyan vahim iddialar var ve biz sadece anayasal hakkımızı kullanarak bunun araştırılmasını istedik.
05:53Başsavcılığın olayı hiç derinlemesini araştırmadan dosyayı kapatmasını da açıkça eleştiriyorlar.
05:58Bütün bu anlattıklarımız bizi aslında o en temel, en vurucu soruya getiriyor.
06:03Bugün konuştuğumuz bu olay artık 5 temenin meselesi olmaktan çoktan çıktı.
06:07Bir vatandaşın gazetecilik kaynaklarına güvenerek anayasal şikayet hakkını kullanmasıyla askeri disiplinin korunması ve kurumların itibarının zedelenmemesi arasındaki o çok ince
06:17çizgi tam olarak nerededir?
06:19Şikayet hakkı nerede biter, iftira nerede başlar?
06:22Emin olun bu dava bu soruların cevabını şekillendirecek çok ama çok önemli bir emsal olmaya aday.
06:28Umarım bugünkü incelememiz olayların perde arkasını sizin için biraz daha netleştirmiştir.
06:33Düşünmeye, sorgulamaya devam edin.
06:35Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.