00:00Herkese merhaba.
00:01Bugünkü incelememizde siyasetin spora, sporunsa siyasete nasıl bu kadar derinden karıştığını konuşacağız.
00:07Özellikle Üsküdar seçimleri üzerinden başlayan ve yazar Mehmet Özkendirci'nin kaleme aldığı o son derece tartışmalı, bol metaforlu futbol analizini
00:15masaya yatırıyoruz.
00:16İnanın bana bu metin siyaseti bambaşka bir gözlükle okumanızı sağlayacak.
00:21Bu yoğun metni dört ana başlıkta toparladık.
00:23İlk olarak yazarın o çok konuşulan Üsküdar seçimleri futbol metaforunu inceleyeceğiz.
00:28Ardından adalardaki siyasi kırmızı kartlara bakıp oradan sahadaki gerçek siyasi gerilime uzanacağız.
00:34Son olarak da işin söylem ve tarihi tartışma boyutuna değineceğiz.
00:38Hemen birinci bölümle Üsküdar seçimleri için futbol metaforuyla başlayalım.
00:43Biliyorsunuz Atatürk'ün hepimizin ezbere bildiği o meşhur sözü vardır.
00:47Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.
00:52İşte yazar analizine tam da bu ahlaki temel çizgiyi hatırlatarak çok vurucu bir şekilde başlıyor.
00:57Metnin iddiası şu, günümüzdeki siyasi oyuncular bu ahlak kuralını çoktan rafa kaldırmış durumda.
01:04Yazarın kurduğu metafora bir bakalım, gerçekten çok ilginç.
01:07Metin'de iktidar partisi ampul spor olarak adlandırılıyor.
01:11Ve yazar özellikle Üsküdar Belediyesi'ndeki o çalkantılı süreçleri, tutuklamaları doğrudan uluslararası futbol kurallarıyla kıyaslıyor.
01:19Açıkça diyor ki, eğer bu siyasi transferlere ve olaylara FIFA kuralları uygulansaydı, yaşananlar net bir şekilde şike sayılırdı.
01:27Hatta metne göre, seçimi kazandığını iddia eden takımın cezalandırılıp amatör kümeye kadar düşürülmesi gerekirdi.
01:33Siyaseti, kuralları hiçe sayılmış bir futbol maçı gibi okumak, gerçekten çarpıcı bir bakış açısı değil mi?
01:39İkinci bölümümüze geçiyoruz.
01:41Adalarda siyasi kırmızı kartlar.
01:44Üsküdar'da başlayan bu futbol benzetmesi, komşu ilçe adalara geçtiğimizde inanılmaz bir tesadüfler zincirine dönüşüyor.
01:51Düşünün, CHP'li belediye başkanı tutuklanıyor, yerine vekili geçiyor.
01:55Ama hani derler ya filmlerde olur diye.
01:57O vekil de birdenbire sağlık nedenleriyle istifa ediyor.
02:01Sonuç, meclis üyelerinin acilen yeni bir başkan seçmesi gerekiyor.
02:05Yazar bu meclis oylamasını baştan kaybedilmiş, çok ağır handikaplı bir maça çıkmaya benzetiyor.
02:11Neden mi?
02:11Çünkü sahaya 10 kişiye karşı 2 kişiyle çıkıyorsunuz.
02:14Yazarın aktardığına göre ampul spor, meclisteki üye sayıları nedeniyle bu maça kelimenin tam anlamıyla 10'a 2 geride başlıyor.
02:22Mantıken kağıt üzerinde tamamen bitmiş bir maç, öyle değil mi?
02:25Ama durun, yazar tam bu noktada futbolu kendi kurallarına göre dizayn edenlerin devreye girdiğini iddia ediyor.
02:31Yapılan o perde arkası siyasi hamlelerle imkansız denilen o 10'a 2'lik skor bir anda 4-4'lük bir
02:39beraberliğe kilitleniyor.
02:41Bütün matematik, bütün olasılıklar bir anda çöküyor.
02:44Peki, o maçı kazandıran, adaleti yıktığı iddia edilen o son gol nasıl geliyor dersiniz?
02:50Metne göre tutuklanan muhalefet üyelerinden birine mecazi anlamda iktidarın forması giydiriliyor.
02:56Evet, adam bildiğiniz rakip takım formasıyla sahaya sürülüyor.
03:00Denge bir anda 3'e karşı 5'e dönüyor.
03:03Ve o forma değiştiren üyenin oyuyla Adalar Belediyesi el değiştiriyor.
03:08Yazar siyasi taraf değiştirmeyi maçın ortasında forma değiştirmeye benzeterek inanılmaz bir ironi yapıyor.
03:14Ve bu metaforu şu haklı soruyla noktalıyor yazar.
03:17Biz, televizyonda topun ele değip değmediğini, var sistemiyle, milimetrik kameralarla saatlerce tartışırken, yara seçimlerde yaşanan bu devasa haksızlıklara neden hiçbir
03:27hakem çıkıp kırmızı kart göstermiyor?
03:29Neden bu maç iptal edilmiyor?
03:31Siyasette de bir var sistemi olsaydı, emin olun şu an çok farklı şeyler konuşuyor olurduk, diyor Metin.
03:36Üsküdar'da başlayan o şike metaforunu ve yazarın siyaseti nasıl gördüğünü anladık.
03:42Peki işler tersine dönerse?
03:43Yani siyasi gerilimler kalkıp o gerçek yeşil sahanın tam ortasına inerse ne olur?
03:49Üçüncü bölümümüz sahadaki siyasi gerilim.
03:52İşte bu bizi yazarın o çok tartışılan Ahmet Spor Beşiktaş maça analizine getiriyor.
03:57Metin bu maçın baştan aşağız siyasetle lekelendiğini savunuyor.
04:00Yazarın iddiası şu, maçın 35. dakikasında Beşiktaş kalecisi Livakovic'e yapılan o sert müdahale kesinlikle kırmızı kartlıktı.
04:08Ama hakem, yazarın tabiriyle bunu limon sarısı bir kartla geçiştirerek Ahmet Spor'u 10 kişi kalmaktan kurtardı.
04:15Yazar bu taraflı kararın yorgun Beşiktaş karşısında maçı haksız yere Ahmet Spor'a hediye ettiğini iddia ediyor.
04:20Ama yazarın asıl tepkisi saha dışına, sosyal medyaya.
04:24Maç biter bitmez sosyal medyada paylaşılan Kürdistan Türkiye'yi 3-2 yendi şeklindeki o provokatif sözleri çok sert bir dille
04:31eleştiriyor.
04:32Yazar diyor ki, ortada sadece bir spor müsabakası var ama siz bunu alıp tamamen ayrıştırıcı, zehirli bir siyasi propagandaya dönüştürüyorsunuz.
04:41Geldik son bölümümüze, söylem ve tarihi tartışmalar.
04:44Yazar burada sahadan tamamen çıkıyor ve Yılmaz Özdil'in bir yazısını referans alarak bizi tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.
04:51Ahmet Spor'un aslında Diyarbakır'ın Melik Ahmet semtinde kurulduğunu, ilk sponsorunun Turan gazozları olduğunu ve bizzat Türklerin desteğiyle kurulduğunu
04:59hatırlatıyor.
05:00Amaç takımın o eski, birleştirici tarihi kökleriyle bugün dayatılmaya çalışılan o ayrıştırıcı Ahmet kimliği arasındaki uçurumu göstermek.
05:07Buradan sonra incelediğimiz Metin adeta kılıçları çekiyor ve oklarını doğrudan meclise yöneltiyor.
05:14Yazar özellikle CHP'li Sezgin Tanrı Kulu ve Dem Partili Sırrı Sakık'ı hedef tahtasına oturtuyor.
05:19Tanrı Kulu'nu bir yandan Kürdistan bayrağını savunurken, diğer yandan Türk milli kimliğine yapılan saldırılara göz yummakla suçluyor.
05:26Ve son olarak Sırrı Sakık'ın o meşhur Mustafa Kemal'in askerleri izleyenlere yönelik ettiği o çok ağır, küfürlü sözü
05:33hatırlatıyor Metin.
05:34Ancak yazarın asıl vurduğu yer farklı.
05:37O sadece bu hakarete edeni değil.
05:39Bu küfürler edilirken, mecliste oturup sessiz kalan, tepki göstermeyen diğer tüm siyasetçileri de aynı derecede suçlu ve ikiyüzlü buluyor.
05:48Gördüğünüz gibi dostlar, Üsküdar sokaklarındaki şike iddialarından başlayıp, meclis koridorlarındaki sessizliğe kadar uzanan, metaforlarla dolu oldukça sert bir analizdi bu.
05:57Bizi de günün sonunda o kritik soruyla baş başa bırakıyor.
06:00Futbol sahasıyla siyaset arenası arasındaki çizgiler bu kadar silikleştiğinde, kuralların işlemediği bu kirli oyunda skoru gerçekten kim tutuyor?
06:09Bu incelememizden aktaracaklarımız şimdilik bu kadar.
06:12Bir sonraki analizde görüşmek üzere.
06:14Merakla ve bilgiyle kalın.