Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 hafta önce
Bu makale, toplumsal çöküşün temel nedenini ahlaki değerlerin yitirilmesi ve adaletsizliğin kanıksanması üzerinden analiz etmektedir. Yazara göre, tarih boyunca helak edilen kavimler ve gerileyen imparatorluklar, ibadet ritüellerini ahlakın önüne koyarak toplumsal adaleti ihmal ettikleri için başarısız olmuşlardır. Günümüzde Türkiye’deki ekonomik sıkıntılar ve halkın sessizliği, dinî söylemlerin güçlenmesine rağmen etik değerlerin ve kul hakkı bilincinin zayıflamasıyla ilişkilendirilmektedir. Kur’an ayetleri ve evrensel düşünürlerin görüşleriyle desteklenen metin, gerçek dindarlığın sadece şekilsel uygulamalar değil, dürüstlük ve merhamet olduğunu savunmaktadır. Sonuç olarak, toplumun yeniden inşası için eğitim sisteminin sadece ritüel odaklı değil, eleştirel düşünce ve güçlü bir ahlak bilinci aşılayacak şekilde yapılandırılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün Sevgül Kurt'un bir çalışmasından yola çıkarak oldukça düşündürücü bir soruyu masaya yatırıyoruz.
00:07Çok büyük baskılarla karşı karşıya olan bir toplum neden bu kadar sessiz kalır?
00:13Kaynak, analize oldukça çarpıcı bir tablo çizerek başlıyor.
00:17Bir yanda yüksek faturalar, diğer yanda ağır çalışma koşulları ve bu koşullar altında ezilen milyonlarca insan.
00:24Modern hayatın pek de parlak olmayan yüzü yani.
00:27İşte asıl soru da burada ortaya çıkıyor.
00:30Madem bu kadar yaygın bir zorluk var, peki neden o kitlesel tepkiyi göremiyoruz?
00:36Bu sessizliğin arkasında ne var?
00:38Gelin bu sorunun cevabını birlikte arayalım.
00:41Şimdi, yazarın bu duruma getirdiği teşhisi tam olarak anlayabilmek için biraz geriye gitmemiz gerekiyor.
00:47Her şeyin başladığı o temel noktaya yani İslam geleneğindeki çok önemli bir ilkeye.
00:53Yazarın bütün argümanı aslında tam da bu söz etrafında şekilleniyor.
00:57Yani diyor ki, peygamberin asıl misyonu insanlara belirli ritüelleri öğretmekten çok daha öte bir şeydi.
01:03O da güzel ahlakı bir toplumun temeli haline getirmekti.
01:07Ve bakın bu misyon ne kadar ilginç.
01:09Kur'an'da adı geçen ve helak olan o eski toplulukları bir düşünün.
01:13Onların yok olma sebebi, işte ne bileyim ritüelleri unutmuş olmaları falan değildi.
01:18Asıl sorunları ahlaki çöküşleriydi.
01:21Yani adaletsizliği, zulümü artık normal bir şeydi bir görmeye başlamışlardı.
01:27Peygamberlerin görevi de tam olarak buydu.
01:29Ahlakı o kuru ritüellerin önüne koymak.
01:32Peki, o zaman şu soru akla geliyor.
01:36Ahlak bu kadar önemliyse, bu öncelik nasıl oldu da zamanla kayboldu?
01:40İşte yazar, tarihsel süreçte yaşanan çok kritik bir değişimin bizi bugünkü sorunlara getirdiğini söylüyor.
01:48Bu tablo aslında o merkezdeki çatışmayı çok net bir şekilde özetliyor.
01:53Bakın bir yanda ritüeller, sloganlar, bireysel ibadetler, diğer yanda ise ahlak, adalet ve kul hakkı var.
02:01Zamanla dinin daha çok dışa dönük, şekilsel yönlerine odaklanılması, ahlak ve adalet gibi o içsel özü maalesef gölgede bırakmaya başlamış.
02:12Sloganlar, adaletin, kişisel ibadetler de başkalarının hakkını gözetmenin, yani kul hakkının önüne geçivermiş.
02:20Ve yazar altını çiziyor, bu aslında yeni bir mesele değil.
02:24Tarihe baktığımızda bu örüntüyü tekrar tekrar görüyoruz.
02:27Endürüs'te bilim ve ahlak ihmal ediliyor, çöküş başlıyor.
02:30Osmanlı'da ritüellere ve güce odaklanmak toplumsal adaletin temelini sarsıyor.
02:36Yani ne zamanki ahlaki temel zayıflıyor, medeniyetler de onunla birlikte zayıflamaya başlıyor.
02:42Zaten İslam tarihi boyunca pek çok büyük düşünür de hep aynı noktaya parmak basmış.
02:47Hazreti Ali'nin bu sözü gibi.
02:49Ahlak ve iman asla birbirinden ayrı düşünülemez.
02:52Biri olmadan diğeri eksik kalır, onu tamamlayamaz.
02:55İşte bütün bu tarihsel arka plan, bizi alıp tam da günümüzdeki o büyük çelişkinin, o paradoksun ortasına bırakıyor.
03:04Kaynak, toplumsal sorumluluğun dini dayanağını göstermek için Kur'an'daki bu ve benzeri ayetlere işaret ediyor.
03:11Yani iyiliği emredip kötülükten men etmek, sadece bireysel bir görev değil, kolektif bir sorumluluk.
03:17Buradan çıkarılacak yorum çok net aslında, ahlaklı olmak öyle pasifçe kenarda durmak demek değil, aktif, kolektif bir çaba gerektiriyor.
03:26Mesele sadece ben iyi bir insanım demekle bitmiyor.
03:29Adaletsizliğe karşı sesini çıkarmayı, adil bir toplum inşa etmek için uğraşmayı gerektiriyor.
03:35İşte geldik o can alıcı soruya.
03:37Madem dini söylem bu kadar güçlü, bu kadar yaygın, peki toplum neden adaletsizlik karşısında bu kadar sessiz kalabiliyor?
03:45Yazar burada sorunun yüzeysel değil, çok daha derin, yani sistemik olduğunu öne sürüyor.
03:52Peki, teşhis buysa, yani sorun sistemikse, çözüm ne olabilir?
03:57Yazar bize nasıl bir yol haritası sunuyor?
03:59Yazar çözümün sadece tek bir kültüre ya da dine sıkıştırılamayacağını göstermek için Mandela gibi evrensel figürlerden alıntılar yapıyor.
04:08Çünkü erdem ve adalet, tüm insanlığın ortak dilidir.
04:12Ve çözümün bir diğer ayağı da, Kant gibi düşünürlerin de altını çizdiği gibi, bireyin kendisinde bitiyor.
04:18Yani dışarıdan dayatılan kurallardan ziyade her bireyin kendi aklını ve vicdanını bir rehber olarak kullanabildiği,
04:26içselleştirilmiş bir ahlak anlayışına ihtiyacımız var.
04:29İşte bu noktada önerilen en temel çözüm, eğitim sisteminde köklü bir devrim yapmak.
04:35Müfredatı, sadece ritüelleri öğreten bir yapıdan çıkarıp, adalet, empati, eleştirel düşünme ve en önemlisi,
04:43haksızlık gördüğünde sesini çıkarma sorumluluğu gibi temel etik değerlerin merkezde olduğu bir yapıya dönüştürmek.
04:50Buradaki asıl amaç ne biliyor musunuz?
04:52Sadece ibadetlerini eksiksiz yerine getiren bireyler yetiştirmek değil, hayır,
04:57aynı zamanda ahlaki bir omurgası olan, topluma karşı sorumluluk hisseden bir nesil yetiştirmek.
05:04Gerçek inancın lafta kalmadığını, eylemle, dürüftlükle ve herkes için adalet arayışıyla kendini gösterdiğini anlayan bir nesil.
05:12Ve işte bu son cümle aslında bize bütün bu analizin özünü veriyor.
05:16Unutmamamız gereken çok güçlü bir hatırlatma.
05:19Toplumları ayakta tutan şey sadece ibadetler, ritüeller değildir.
05:24Onları asıl ayakta tutan şey ahlak ve adalettir.
05:28Peki, biz bu dengeyi bugün yeniden nasıl kurabiliriz?
05:31İşte bu hepimizin üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken asıl soru.
İlk yorumu siz yapın
Yorumunuzu ekleyin

Önerilen