00:00Gelin bugün Türkiye'nin en karmaşık ve en çok konuşulan davalarından birine,
00:04Hablimitoğlu suikastına ve bu davanın nasıl adım adım çöküşe sürüklendiğine yakından bakalım.
00:10Şimdi sizi Türkiye'nin adalet sistemini resmen temelinden sarsan bir gizemin tam ortasına götürüyorum.
00:1720 yıllık bir suikast davası.
00:20Ve her şey bir savcının aniden istifa etmesiyle başlıyor.
00:24Bakın bu sadece sıradan bir hukuki süreç değil.
00:27Hayır, bu devletin resmi anlatısını bile sorgulatan akıl almaz, şok edici gelişmelerle dolu bir hikaye.
00:34Peki bu karmaşık olayı nasıl ele alacağız?
00:37İşte yol haritamız.
00:38Önce savcının o şok istifasıyla başlayacağız.
00:41Sonra davanın kendisine, resmi hikayenin nasıl paramparça olduğuna, engellenen soruşturmaya ve kilit tanın tutuklanmasına bakacağız.
00:50En sonunda da tüm bu labirentin içinde adalet nerede duruyor onu sorgulayacağız.
00:55Hadi o zaman başlayalım.
00:56En taze, en dramatik olayla.
00:59Davanın seyrini bir anda değiştiren o istifayla.
01:02Kağıt üzerinde sunulan resmi gerekçe buydu.
01:05Ama işte işin ilginç kısmı zamanlama.
01:09Zamanlama o kadar manidardı ki insanın aklına şüphe düşmemesi imkansızdı.
01:13Neden mi şüphe uyandırıcı?
01:14Çünkü istifasından tam bir gün önce ana sanıklardan biri, Nuri Gökhan Bozkır, mahkeme salonunda bombayı patlatıyor.
01:23Savcı Ergün hakkında inanılmaz kanıtlanmamış bir iddia ortaya atıyor.
01:27Diyor ki, kovuş arkadaşım Ergün'ün Fetü'nün Kayseri imamı olduğunu söyledi.
01:32İşte bu iddia bir anda davayı bambaşka bir yola sokuyor.
01:36Peki durup bir soralım bu noktaya nasıl gelindi?
01:39Yani her şeyin temelindeki bu Hablemitoğlu davası nedir?
01:43Neden bu kadar önemli?
01:45Gelin şöyle bir geçmişe dönüp kısaca bakalım.
01:47Necip Hablemitoğlu, devlet içindeki bazı yapılanmalara dair yaptığı çalışmalarla bilinen çok önemli bir akademisyendi.
01:552002'de evinin tam önünde öldürüldü.
01:58Ve dava yaklaşık 20 yıl boyunca, evet tam 20 yıl, faili meçhul olarak raflarda tozlandı.
02:05Ta ki 2022'ye kadar.
02:08İşte o yıl resmi bir iddianame nihayet parmağını belirli bir gruba doğrulttu.
02:13Peki neydi bu hikaye?
02:15İddianameye göre emekli albay Levent Göktaş liderliğindeki bir suç örgütü FETÖ adına para karşılığında Hablemitoğlu'nu öldürmüştü.
02:23İşte savcılığın mahkemeye sunduğu anlatı buydu.
02:26Ama bu anlatı çok yakında temelinden sarsılacaktı.
02:29Peki savcılığın bu kadar iddialı bir şekilde kurduğu bu hikayeyi,
02:34bu koca anlatıyı tek bir hamlede yerle bir eden o ölümcül kusur, o kritik an neydi?
02:40İşte tablonun iki yüzü.
02:41Savcılık diyor ki, tetikçi Tarkan Mumcuoğlu'ydu ve o gün Ankara'daydı.
02:46Ama savunma öyle bir kanıtla geliyor ki,
02:49diyorlar ki, bir dakika, Tarkan Mumcuoğlu o gün Ankara'da değil, Kazakistan'da bir konferanstaydı.
02:55Ve bunu sadece söylemiyorlar, ellerinde fotoğraflar var, tanıklar var.
03:00Yani sarsılmaz, çelik gibi bir mazeret.
03:02İşte bu mazeret ortaya çıkınca mahkeme bir an duraksadı.
03:07Anladılar ki muhtemel katil, yani gerçek tetikçi, o an o salonda yargılanmıyordu.
03:12Bunun üzerine tutuklu tüm şüpheliler serbest bırakıldı ve mahkeme savcıya çok kritik bir emir verdi.
03:19Git, gerçekleri bul, yeni bir soruşturma başlat.
03:21Ve hikaye tam da burada daha da tuhaflaşıyor, adeta bir düğme dönüşüyor.
03:27Çünkü şimdi spot ışıkları, o istifa eden savcıya, Zafer Ergün'ün o dönemdeki eylemlerine çevriliyor.
03:35Şimdi ortaya yepyeni bir ipucu çıkıyor.
03:38Bir bilirkişi raporu.
03:39Diyor ki, olay yeri yakınındaki kamera kayıtlarında görülen üç gizemli figür var.
03:44Bu figürler sanıklara benzemiyor.
03:46Ama bu üç figürün kendi aralarında farklı zaman ve yerlerdeki görüntülerde çok güçlü bir benzerliği var.
03:52Bu, gerçek failleri bulmak için altın değerinde bir şanstı.
03:56Mahkeme de bunu gördü ve savcıya net bir emir verdi.
03:59Bu üç kişinin kim olduğunu bul.
04:01Ama bakın ne oluyor.
04:03Savcı Ergün, bu hayati ipucunun üzerine gitmeyi defalarca reddediyor.
04:08Hukuki tabiriyle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, yani KYOK veriyor, dosyayı kapatmaya çalışıyor.
04:15Ama her seferinde bir üst mahkeme, hayır soruşturma eksik, bu karar hukuka aykırı diyerek kararını bozuyor.
04:21Yani resmen bir direniş var.
04:23Şimdi gelelim bu devasa iddianamenin adeta temel taşı olan isme, yani davanın o meşhur kilit tanığına.
04:30Bu isim Zihni Çakır, bir gazeteci.
04:33Savcılığın elindeki en büyük koz, adeta yıldız tanığı.
04:37Çünkü bütün iddianame onun ifadeleri üzerine kurulmuştu.
04:41Ama mahkeme süreci ilerledikçe, Çakır'ın rolü inanılmaz derecede tartışmalı bir hal aldı.
04:47Çünkü Zihni Çakır, mahkemede sorgulanırken öyle şeyleri itiraf etti ki,
04:53savcı ile bir şüpheli arasında ara buluculuk yaptığını söyledi,
04:57soruşturmadan gizli bilgileri dışarı sızdırdığını kabul etti.
05:00Yani bir tanığın asla yapmaması gereken, usulsüz ve potansiyel olarak yasa dışı bir dizi eylemi orada herkesin önünde tek tek itiraf etti.
05:11Ve bu akıl almaz itiraflar zincirinin sonunda ne oldu dersiniz?
05:16Bu kaydı hazırlamamızdan sadece, evet sadece 3 gün önce davanın temel direği olan o kilit tanık Zihni Çakır tutuklandı.
05:25Bu hamle savcılığın elindeki son kartında masadan silinmesi demekti.
05:29Peki, tüm bu olanlardan sonra geldik bugüne.
05:33En kritik nokta şu, aradan geçen onca yıla rağmen dava bırakın çözülmeyi her zamankinden çok daha karmaşık, çok daha belirsiz bir halde.
05:44Şu anki duruma bir bakalım mı?
05:46Resmen bir enkaz tablosu var karşımızda.
05:49Başsavcı şaibeli bir şekilde istifa etmiş, kilit tanık kendi itiraflarıyla tutuklanmış,
05:54ana şüpheliler delil yetersizliğinden serbest ve dava 20 yılın sonunda fiilen başladığı yere geri dönmüş durumda.
06:02Yani o büyük anlatı, o merkezi teori tamamen çöktü.
06:06Ve böylece Necip Habdemitoğlu suikastı bir kez daha Türkiye'nin o karanlık,
06:12dehlizlerle dolu gizemlerinden biri haline geliyor.
06:15Soruşturma bir labirentte kaybolmuşken,
06:18arkada sadece 20 yıldır cevapsız kalan o yakıcı soru kalıyor.
06:22Adalet bir gün bulunabilecek mi?
Yorumlar