00:00Türkiye'nin başkentinde gündüz gözüyle işlenen bir cinayet.
00:03Ama bu dava bildiğiniz davalara hiç benzemiyor.
00:06Neden mi?
00:07Çünkü bu davada adalet kadar hafıza da yargılanıyor.
00:11Sanki birileri sistematik olarak her şeyi unutmuş gibi.
00:14Gelin bu hafıda duruşmasının derinliklerine birlikte inelim.
00:18Şimdi sizi bir an için o güne götürelim.
00:22Ankara'da 30 Aralık 2022.
00:24Hava ayaz. Ama asıl ayaz birazdan yaşanacak olanlarla ruhlara işleyecek.
00:30Çünkü o gün işlenen cinayet sadece bir kişinin hayatını sonlandırmadı.
00:35Aynı zamanda ülkenin siyasi fayatlarını da yerinden oynattı.
00:39Peki kimdi kurban?
00:41Sadece bir akademisyen değildi. Hayır.
00:44Öldürülen kişi doçent doktor Sinan Ateş.
00:47Yani ülke ocaklarının eski genel başkanı.
00:50İşte bu kimlik olayı bir anda sıradan bir cinayet olmaktan çıkarıp dev bir siyasi fırtınanın tam ortasına koydu.
00:58Ve işte tam bu noktada dava bir labirente dönmeye başlıyor.
01:02Düşünün mahkeme salonundasınız, kilit sanıklardan biri karşınızda ve en kritik sorulara verdiği tek bir cevap var.
01:09Hatırlamıyorum.
01:10Bu sadece bir savunma taktiği olabilir mi?
01:13Yoksa işin içinde çok daha derin, çok daha karmaşık bir şeyler mi dönüyor?
01:17Hadi gelin bu sorunun izini sürelim.
01:19Şimdi duruşma salonuna girelim.
01:21Bütün gözler sanıklardan Burak Kılıc'ın üzerinde.
01:24Herkes ne diyeceğini merak ediyor.
01:27Ama kimse davanın seyrini tamamen değiştirecek o savunmayı beklemiyordu.
01:31Evet duyduğunuzda inanamayacaksınız ama strateji buydu.
01:35Hatırlamıyorum savunması.
01:36Bakın suçlama çok net.
01:39Sinan Ateş'in evinin fotoğraflarını çekip başka bir yöneticiye yollamakla suçlanıyor.
01:43Bu da haliyle bir suikast planının en önemli adımlarından biri gibi duruyor değil mi?
01:49Ama hakim o kilit soruyu sorduğunda, bunu neden yaptın dediğinde, Burak Kılıç'tan gelen cevap adeta buz gibi bir duvara çarpmak
01:57gibiydi.
01:58Hatırlamıyorum.
01:58Ama durun, bu sadece bir kerelik bir cevap değildi.
02:02Hayır, bu bir desendi, bir modeldi adeta.
02:06Mahkeme başkanı üsteliyor.
02:07Peki neden gönderdin bu fotoğrafları?
02:10Mesajlarda S.A. diye bahsedilen kişi kim?
02:13O pankart protestosunu sen mi yaptırdın?
02:16Sorular ard arda geliyor ama cevaplar hiç değişmiyordu.
02:20Hatırlamıyorum, bilmiyorum, izah edemem.
02:23Mahkeme resmen bir hafıza kaybı duvarına tosluyordu.
02:27Ama sanmayın ki bu tuhaf hafıza kaybı salgını sadece Burak Kılıç'ta sınırlı kaldı.
02:33Hiç de değil.
02:34Duruşma ilerledikçe bir şey netleşti.
02:37Bu organizi bir inkar deseniydi.
02:40Belki de bir suskunluk yeminiydi.
02:42Kim bilir?
02:43Gelin şimdi yapbozun diğer parçalarını birleştirmeye çalışalım.
02:47Şimdi sahneye başka bir sanık çıkıyor.
02:50Recep, küçük Ertuğrul.
02:51Suçu ne mi?
02:52Tetikçiye Ankara'da saklamak.
02:54Onun taktiği hatırlamıyorum demek değil.
02:56Tam tersi.
02:57Doğrudan saldırmak.
02:58Kendisini teşhis eden çok önemli bir tanık var.
03:01Peki onun için ne diyor?
03:03Akli dengesi yerinde değil.
03:04Olayı da soğuk bir şaka diye geçiştiriyor.
03:07Yani gerçeği karartmak için her yolu deniyor.
03:09Ve böylece karşımızda adeta bir mazeretler duvarı yükseliyor.
03:14Bir bakıyorsunuz sanığın teki kilit anağı deli diyor.
03:18Diğeri bir otel müdürü valla azmettirici sahte kimlik kullanmış anlayamadım diyor.
03:23Eski bir polis çıkıp ben niye buradayım onu bile anlamıyorum diyebiliyor.
03:27Bir de üstüne avukatlar en kritik isimlerden birinin telefon kayıtlarının buharlaştığını söylüyor.
03:34Sanki gerçeğe giden her bir patika bir bahane tuğlasıyla örülmüş kapatılmış gibi.
03:39Ama bilirsiniz örülen her duvarın karşısında o duvarı yıkmaya çalışan birileri de hep olur.
03:45İşte bu davada o güç Sinan Ateş'in ailesi.
03:49Düşünün bütün o hatırlamıyorumlar, inkarlar.
03:53O koca suskunluk korosunun ortasında ailenin sesi yükseliyor.
03:57Onlarınki hem acının sesi hem de gerçeğin sesi.
04:01Ve adeta duruşmanın vicdanı, ahlaki pusulası haline geliyorlar.
04:05Özellikle Sinan Ateş'in ablası Sevda Ateş Yörükoğlu'nun sözleri mahkeme salonunda adeta bir çığlık gibi yankılanıyor.
04:14Diyor ki, hatırlamadıklarına adaletin hatırlatmasını istiyorum.
04:18Eminim her bir salisesini hatırlıyorlar.
04:22İşte bu tek cümle sanıkların kurduğu o sis perdesiyle ailenin adalet için yanan ateşi arasındaki o devasa uçurumu o kadar
04:31net gösteriyor ki.
04:32Ve sonra duruşmayı gerçekten sarsan o an geliyor.
04:36Sinan Ateş'in diğer ablası Selma Ateş Kazancı kürsüye çıkıyor.
04:40Ve o sadece adalet istemekle kalmıyor, çok daha fazlasını yapıyor.
04:45Korkusuzca parmağını en tepeye, siyasetin ve milliyetçi camianın tam kalbine doğru uzatıyor.
04:51Yarın beni de öldürebilirler diyor.
04:53Ve ekliyor, o isimler bu davaya dahil edilmedikçe bu dava ilerlemez.
04:58Anlayacağınız o isim vermeye kararlıydı.
05:01Ve o isimler bir bir dökülüyor ağzından.
05:05Olcay Kılavuz, Semih Yalçın, Ulvi İzzet Yönter, Ahmet Yiğit Yıldırım.
05:09Dönemin ve şimdenin MHP yöneticileri, milletvekilleri.
05:13Selma Ateş Kazancı bu isimleri tek tek mahkeme tutanağına yazdırınca işte o an dava boyut değiştiriyor.
05:20Artık bu sokak ortasında işlenmiş bir cinayet davası değil, ucu devletin en tepelerine kadar uzanabilecek dev bir siyasi hesaplaşmanın aralanan
05:29perdesi.
05:30Peki bunca iddiadan bunca gözyaşından ve o bitmek bilmeyen inkarlardan sonra mahkeme ne yapacaktı?
05:38Adaletin çarkları nihayet dönmeye başlayacak mıydı yoksa bir kez daha o hatırlamıyorum duvarına mı çarpacaktık?
05:45Gelin mahkemenin verdiği ara kararlara bakalım.
05:49Sonuç, aile için tam bir hayal kırıklığı.
05:52Bakın aile ve avukatları ne istedi?
05:55Sanıklar cinayete yardımdan tutuklansın, yeni telefon kayıtları incelensin, hatta soruşturma savcısı bile tanık olarak dinlensin.
06:03Neredeyse hepsi, soruşturmayı bambaşka bir boyuta taşıyabilecek tüm bu kritik talepler mahkeme tarafından reddedildi.
06:10Evet, yanlış duymadınız, reddedildi. O koca talepler yığınından geriye ne kaldı biliyor musunuz?
06:16Sadece küçücük bir umut ışığı, bir sonraki duruşmada sadece bir tanığın dinlenmesi talebi kabul edildi.
06:22Yani özetle yol haritası şu an için bu.
06:26Bugün itibariyle adalet arayışının önüne resmen bir set çekilmiş gibi duruyor.
06:32Bütün gelecek, Cihangir Yavuz ismindeki o kilit tanığın söyleyeceklerine ve 24 Haziran'da yapılacak bir sonraki duruşmaya kilitlenmiş durumda.
06:41Yani dava şimdilik bir bekleme odasına alınmış gibi.
06:45Sonuçta ne görüyoruz? Bu dava basit bir cinayet davası olmaktan çoktan çıktı.
06:51Bu, Türkiye'nin kolektif hafızasının, siyasetinin ve en önemlisi adalet sisteminin geçtiği büyük bir sınav.
06:57Peki bu sınavın sonunda ne olacak?
06:59O mahkeme salonundan unutturulan her şeyi aydınlatacak bir adalet ışığı mı çıkacak?
07:04Yoksa hepimizi daha da karanlık sorularla boğuşmaya iten derin bir sessizlik mi?
07:09İşte bu sorunun cevabı sadece bir ailenin değil, aslında hepimizin geleceğini bir şekilde etkileyecek.
Yorumlar