- 33 dakika önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00MÜZİK
00:30Efendim, merhabalar, hoş geldiniz ya da başka bir açıyla biz hoş geldik evlerinize.
00:37Beyaz TV, Geçmişe Yürüyen Adam programı Eyüp 2. bölümle karşınızdayız.
00:45Bugün, geçtiğimiz hafta bıraktığımız yerden, külliyenin hemen arkasında bulunan Eyüp Sultan Polis Karakolu'nun,
00:54Ferhat Paşa Türbesi'nin, Sultan Mehmet Reşat Han'ın emriyle yapılan Reşadiye Rüşdiye Mektebi
01:03ya da bugünkü adıyla ortaokulunun ve onun türbesinin tam ortasında.
01:09Nereye bakarsak bakalım, etraf tarih dolu.
01:14Tam olarak buradan size merhaba diyoruz.
01:17Eyüp öyle bir bölge ki, Fatih'in İstanbul'u fethettiğinde anlaşılsın diye bir kavram kullanmak istiyorum.
01:26Burası bir dutluktu.
01:29Burada Roma İmparatorluğuna ait herhangi bir şey yoktu.
01:33Burası bomboş şehrin dışında böyle akarsuları, dereleri, nehirleri, çayları, ırmakları, piknik alanları bol olan bir dutluk bölgeydi.
01:46Dutluk semboldür bu arada.
01:48Yani aşık bir alandı.
01:50Hazreti Eba Eyyub el-Ensari'nin buraya defnedilmesiyle, Fatih Sultan Mehmet Han'ın onu keşfetmesiyle,
01:58geçtiğimiz hafta anlatmıştım, türbe nasıl bulundu, onu keşfetmesiyle ve buraya Hazreti Eyyub'in üzerine türbe yapılmasından sonra,
02:08külliye inşaatıyla birlikte kocaman bir İslam, kültür ve medeniyet coğrafyası oluşturuldu.
02:17İşte bizler sizinle adım adım hiçbir tarihi eseri ve türbeyi, tarihi karakteri ve tarihi olayı atlamadan,
02:27sakin sakin uzun uzun Eyyub konuşmak istiyoruz.
02:31Bizler çok hazırız.
02:34Sizler de hazırsanız, Bismillah diyeceğiz.
02:37Sultan Mehmet Reşat devrinde bir polis karakolu,
02:41ama bugünlerde istiklal kütüphanesi olarak kullanılan binadan,
02:47Bismillah deyip her tarafa geçeceğiz.
02:51Efendim, Beyaz TV, geçmişe yürüyen adam Eyyub 2 başladı.
03:07Osmanlı Devleti zamanında burada Yeniçeri birlikleri vardı.
03:12Eyyub Sultan topraklarını koruyan, malumunuz Yeniçeri demek şehir askeri demektir.
03:18Ve düzgün ordular ve devletin düzgün olduğu dönemlerinde İstanbul'da 5 bin civarında Yeniçeri askeri vardı.
03:28Ardından Yeniçeri ocağı bozuldu ve 3. Murat'tan sonra, Mehmet'ten sonra bu sayı 10 binlere ulaştı.
03:35Ama düzgün olduğu günlerde, devletin güçlü, dirayetli ve istikrarlı olduğu günlerde,
03:41Yeniçeri ocağında 5 bin asker varken,
03:45Eyyub bölgesini koruyan, geceleri ases askeri olarak,
03:50yani bugünkü gece bekçileri diyelim,
03:52ases askeri olarak görev yapan,
03:55gündüzleri ise Yeniçeri birliği olarak,
03:58polis görevi yapan askeri yer,
04:01tam olarak 2. Mahmut Vakfı'na bağlı olan burayı.
04:05Burası bir Yeniçeri amirliğiydi.
04:08Yeniçeri askeri ocağıydı.
04:11Yeniçeri ocağı 1826 tarihinde kaldırıldıktan sonra,
04:162. Mahmut tarafından kaldırıldıktan sonra,
04:20yine bizzat 2. Mahmut bu bölgeyi kendi vakfiyesine dahil etti.
04:27Ve burası Mahmut-u Sani Vakfiyesi oldu.
04:30O günlerde burada,
04:33Yeniçerilerin yapmış olduğu Eyüp Sultan bölgesini koruma ve muhafaza işini,
04:39bir jandarma birliğine verdi.
04:42Ve burada jandarma bölü komutanlığı,
04:45bugünkü anlamda,
04:47jandarma askeri kışlası vardı.
04:50Cumhuriyetten sonra ise,
04:52burası,
04:53ben her ne kadar Mehmet Reşat dediysem de,
04:56onun daha öncesi var,
04:572. Mahmut'u var,
04:58Abdülmecid'i var,
04:59Abdülaziz'i var,
05:01Abdülhamid'i var,
05:02o dönemlerde,
05:03burada farklı askeri birlikler ve jandarma birlikleri vardı.
05:07En son 1921 yılında,
05:10bu Reşadiye Polis Karakolu'nun üzerine,
05:141921 yılında,
05:16Sultan Vahdettin döneminde,
05:18bu bina yapıldı.
05:21Üstünde,
05:22çok açık,
05:23çok sarih bir biçimde,
05:26Arap harflerinden oluşan,
05:28bir kitabe bulunmaktadır.
05:30Eğer Kur'an-ı Kerim'de,
05:32Arap harflerini biliyorsak,
05:34yukarıda da ne yazdığını okumamız,
05:36bizim için 3 saniye sürecektir.
05:39Elif harfi,
05:41Y harfi,
05:42Vav harfi,
05:43B harfi var.
05:44Vav,
05:45kendinden bir öncekini,
05:47O, U durumuna götürür.
05:48O, U, Ü.
05:50Burada,
05:51Y harfinden sonra,
05:52E, Y, U oldu.
05:54Arkasından bir B,
05:56Eyüp.
05:57Buranın adı.
05:58Yan tarafında,
05:59S harfi,
06:01Lam,
06:02T ve N.
06:03Bunları birleştirdiğimizde,
06:05karşımıza Sultan çıkıyor.
06:07Eyüp Sultan.
06:09Sonraki harf ise,
06:11Kur'an-ı Kerim'de ve Arapça'da olmayan,
06:13bize Farsça'dan geçmiş olan bir harf,
06:17P harfi.
06:19Osmanlıca'da,
06:20Kur'an-ı Kerim'de olmayan,
06:22P,
06:23Ç,
06:24Çakali'nin Ç'si,
06:26J,
06:26Jambon'un J'si,
06:28gibi,
06:29veya,
06:29Kafinun gibi,
06:31harfler bulunmaktadır ki,
06:32bunlar eklenmiştir.
06:34Orada,
06:35P harfi var.
06:36Demiştim ya,
06:37Vav harfi okunmaz,
06:39O yapar,
06:40Po.
06:40L,
06:41Y harfi okunmaz,
06:43İ yapar,
06:44Polis.
06:45Ve sonra da,
06:46Merkezi.
06:48Eyüp Sultan,
06:49Polis Merkezi yazıyor.
06:51Hemen alta,
06:531340,
06:54yani 1921,
06:57tarihi bulunmaktadır.
06:58Yolunuz düştüğünde,
07:00bugün,
07:01İstiklal Kütüphanesi olarak kullanılan,
07:04Yeniçeri Ocağı,
07:06Kıştası,
07:07Jandarma Birliği,
07:08polis karakolu,
07:10ve kütüphane olarak kullanılan,
07:13bu binayı,
07:14gelin,
07:15güzel güzel,
07:16ferah ferah gezin.
07:18Beyaz TV,
07:19geçmişe yürüyen adam,
07:21Eyüp'te.
07:32Eyüp'ün biraz dış taraflarında,
07:35rıhtıma doğru,
07:36iskeliğe yakın,
07:37muhteşem bir cami,
07:38Kaptan Paşa Camii.
07:41Bu Kaptan Paşa,
07:43Cezayirli Gazi Hasan Paşa'ya kadar uzayan bir sürecin devamıdır.
07:48Haliç'in karşısında,
07:50Kongre ve Gösteri Merkezi bulunmaktadır.
07:52Haliç Kongre ve Gösteri Merkezi.
07:54Orası,
07:55Adnan Menderes zamanında bir mezbaaydı.
07:58Hayvan kesim merkezi,
08:00ve bir tabakhaneydi.
08:01Derilerin işlendiği ve derilerin bir şey yapıldığı,
08:06artık ne yapılıyorsa,
08:08bir şey yapıldığı bir yerdi.
08:11Yeni dönemde,
08:12hükümetimiz ve devletimiz,
08:14orayı Gösteri ve Kongre Merkezi haline getirdi.
08:17Niye anlattın bunu?
08:19Adnan Menderes zamanında mezbaa,
08:22yeni dönemde ise Gösteri ve Kongre Merkezi olarak kullanılan,
08:26Haliç'in bu karşı tarafında,
08:28Osmanlı döneminde,
08:30yükselişte,
08:32duraklamada,
08:33yıkılışta,
08:34geri çekilmede,
08:35tüm dönemlerde,
08:38Haliç tersanesi vardı.
08:40Uzunlamasına giden.
08:42Bu tersanenin olduğu yerde,
08:44bir dönemler,
08:45donanma bulunmaktaydı.
08:47Yani,
08:48Devlet Ali Osman'ın,
08:49donanması,
08:50burada bulunmaktaydı.
08:52Burası,
08:53donanmanın,
08:54istirahat ettiği yerdi.
08:56Bu yüzden,
08:57burası,
08:58Barbaros Hayrettin Paşa zamanında değil ama,
09:01Barbaros Hayrettin Paşa zamanında,
09:04Beşiktaş,
09:06Balta Limanı,
09:07Bebek ve Tarabya bölgeleri,
09:10donanma için müsaitken,
09:12sonraki zamanlara,
09:14donanma biraz içeriye girmiş,
09:16Haliç'ten girmiş,
09:18Kasım Paşa,
09:18Kağıthane sahilinde,
09:20bulunmaya başlamış.
09:22Cezayirli Gazi Hasan Paşa döneminde,
09:26yapımına başlanan ve sonraki dönemlerde bitirilen,
09:30bu Kaptan Paşa,
09:31Kaptan Baba,
09:32Kaptan Paşa,
09:34Osmanlı Devleti'nde,
09:35donanma komutanlarına,
09:38yani Kaptan-ı Deryalara,
09:40Kaptan Paşa diyorlardı.
09:42Bu Kaptan Paşa,
09:44Cezayirli Gazi Hasan Paşa'yı,
09:46size anlatayım mı?
09:48Muhteşem bir hikayesi var.
09:50Anlatıyorum.
09:51Gazi Hasan Paşa,
09:54Gazi Hasan Paşa,
09:541790 tarihine kadar,
09:56vefat ettiği güne kadar,
09:59emekli olmadan,
10:01geçkin yaşına rağmen,
10:03Osmanlı ordusu,
10:05Osmanlı Devleti,
10:06Osmanlı donanması için çalışan bir insandı.
10:10Sadrazam da oldu,
10:12bu Kaptan-ı Derya'da oldu.
10:14Pala bıyık,
10:15Hasan dayı derler.
10:17Bıyıkları zaten şu an fotoğrafta görüldüğü gibi,
10:20ciddi anlamda paladır.
10:22Bir insan,
10:24kedi besler,
10:25köpek besler,
10:27kuş besler,
10:29ne bileyim,
10:30büyümeyen yılan ya da timsah besle,
10:33marjinal eş yani,
10:34şu kadar şu kadar,
10:35akvaryum yılanları ve timsahları,
10:38her şey olur.
10:39Bir insan,
10:41aslan besler mi?
10:43Ve o aslanla donanmaları denetler mi?
10:47Ve o aslanla,
10:49Divan-ı Humayun toplantılarına girer mi?
10:53İki metre boyunda,
10:55kocaman omuzları bulunan,
10:57pala bıyık,
10:58elinde,
10:59zincire dolanmış olan bir aslan,
11:02İstanbul'da gezen bir adam düşünün.
11:05İşte pala bıyık,
11:06Hasan dayı böyle bir adamdır.
11:08Bir gün,
11:10Cezayir bölgesinde,
11:11Kaptan-ı Derya'lık yaparken,
11:15gönlünden, içinden,
11:17Atlas okyanusuna doğru,
11:18hele bir gideyim de bakayım,
11:20neler var oradan geçmiş.
11:23Bir de ne görsün,
11:25Amerikan ticaret gemileri,
11:27yükleriyle beraber,
11:28yol alıyorlar.
11:30Osmanlı donanma komutanı,
11:32Kaptan-ı Derya,
11:33pala bıyık,
11:34Gazi Hasan Paşa,
11:35ya da Hasan dayı,
11:37dur der.
11:39Nereye gidiyorsunuz?
11:41Gemilerin başında,
11:43sorumlu olan kişi der ki,
11:44biz Amerikalı ki,
11:46bu arada Amerika'nın kurulmasının üzerinden,
11:4915 sene geçmiş.
11:51Dur,
11:52nereye gidiyorsunuz?
11:54Amerikal der ki,
11:56biz Amerikalıyız,
11:58tüccarız.
11:59Ticaret gemilerimizle,
12:01Atlas okyanusu kenarında bulunan,
12:04Hollanda'ya mal götürüyoruz.
12:07Bu arada Hollanda'yı bilenler bilir,
12:10Sıkıdam,
12:12Rotterdam,
12:13Amsterdam,
12:14Lahey,
12:15bunlar böyle bir,
12:1720'şer dakika aralıkta bulunan,
12:20ve sahile doğru giden,
12:21şehirlerdir.
12:23Lahey bölgesindeki limandan,
12:25içeriye girilebiliyor.
12:27Bu arada bir anekdot,
12:29Lahey'e gidenler olursa aranızdan,
12:32mutlaka Lekkerbek dil balığı yiyin,
12:35Hollanda için muhteşemdir orası.
12:39Der ki,
12:40biz Amerikalıyız,
12:41Hollanda'ya mal götürüyoruz.
12:42Peki der Hasan Paşa,
12:45devlet Ali Osman'ın,
12:46bundan haberi var mı?
12:49Der ki Amerikalı,
12:51Akdeniz'e girmeyeceğiz,
12:53okyanustan gidiyoruz.
12:55Bunun için izin almadık.
12:57Bre der,
12:59densiz,
13:00benim devletim,
13:01basit bir devlet midir ki?
13:03Buralar da bizimdir.
13:05Allah'ın yarattığı tüm denizler,
13:07tüm akarsular,
13:09devlet Ali Osman'a bağlıdır.
13:12El koyuyorum gemilerine der.
13:15Ve bütün Amerikan gemilerini,
13:16Cezayir limanına çeker.
13:19Birkaç ay sonra,
13:21Amerikalı bir heyet,
13:23Cezayir'e gelir.
13:24Gazi Hasan Paşa'yla,
13:27konuşurlar.
13:28Derler ki,
13:29ne olur gemilerimizi ver.
13:30Cezayirli gaziası dayı,
13:34ben değil bu devletin hakimi,
13:36padişahtır der.
13:38Ve 3. Selim'e gönderir.
13:40Takvimler 1789'dur.
13:433. Selim tahta yeni çıkmıştır.
13:46Gidin der İstanbul'da,
13:483. Selim'le konuşun.
13:50O izin veriyorsa,
13:52ben de veriyorum der.
13:53Bunun üzerine,
13:55Amerikalı heyet,
13:56Cezayir'den İstanbul'a gelir.
13:58İstanbul'da Selim'le konuşurlar.
14:01Selim der ki,
14:02ben,
14:03Kaptanı Deryam'a güveniyorum.
14:05Kaptanı Deryam ne diyorsa o.
14:08Ben izin veriyorum,
14:10ama o vermiyorsa vermiyorum.
14:11Bunun üzerine kalkarlar,
14:14Cezayir'de gelirler.
14:15Dostlar,
14:16neden bahsediyorum,
14:17farkında mısınız?
14:18Dünyanın hakimi,
14:20Amerika Birleşik Devletleri,
14:21önce Amerika'dan Cezayir'e geldi,
14:24Cezayir'den İstanbul'a gitti,
14:27İstanbul'dan bir daha Cezayir'e geldi.
14:29Ve dediler ki,
14:31Padişah Selim,
14:32eğer Gazi Hasan Paşa,
14:35izin veriyorsa,
14:37ben de veriyorum.
14:38Devletimin kaptanı Deryası,
14:40ne diyorsa o,
14:42dedi.
14:43Ne olur gemilerimizi ver.
14:45Bunun üzerine,
14:47Hasan Paşa,
14:48madem ki sultanım verdi,
14:50ben de veriyorum,
14:51alın gemilerinizi gidin der.
14:54Giderlerken,
14:55lakin,
14:57önce bir anlaşma imzalayalım der.
15:00Ve,
15:00Amerikan Cezayir Ticaret Antlaşması imzalanır.
15:05Heyhat,
15:06Amerika Birleşik Devletleri,
15:08dünya üzerinde,
15:09yalnızca bir tek devlete,
15:12haraç verdi.
15:1317 yıl boyunca,
15:16devlet-i Ali Osman'a haraç veren ülke,
15:19Amerika Birleşik Devletleri'dir.
15:22Sizin atalarınız,
15:25Amerika'yı haraca bağlayan dünyadaki tek ülkedir.
15:29Bunun haklı gururu,
15:31bunun haklı mutluluğu üzerimizde olmasın mı?
15:35Bugün Amerikan Deniz Kuvvetleri'nin,
15:38ana karargahının kapısında,
15:40kocaman,
15:41belki de bu caminin yarısı kadar,
15:44bir yağlı boya tablo bulunmaktadır.
15:46O tablonun üzerinde bir resim vardır.
15:49Resimde Amerikan gemilerinin bayrak direkleri kırılmış,
15:54Amerikalılar esir alınmış,
15:55ve bayraklı gemilere,
15:57Osmanlı,
15:58Leventleri,
15:59pala bıyıklarıyla çıkış yapıyorlar.
16:02Osmanlı,
16:03Amerikan gemilerine el koyuyor,
16:06ve,
16:06yağlı boya tablonun altında,
16:09unutma yazıyor.
16:11Amerika,
16:12kendi kendine,
16:14unutma diyor.
16:16Bir gün güçsüz kalırsan,
16:19seni böyle haraca bağlarlar.
16:22Olur,
16:23Amerika unutmasın,
16:24ama asıl sen unutma,
16:27kıymetli dost,
16:28sevgili seyirci,
16:30eğer dik durur,
16:31omurgalı bir biçimde devlete sahip çıkar,
16:35büyürsek,
16:37geçmişte olduğu gibi,
16:38Amerikalara haraç,
16:41kesecek,
16:42mallarına el koyacak,
16:44bir ülke durumuna geliriz.
16:46Kaptan Paşa Camii,
16:48karşısındaki,
16:50Yeniçeri,
16:50birlikleri,
16:52ve Levent Ocakları,
16:53Kaptanı Derya'nın,
16:55donanmaları,
16:56bakın,
16:56bize ne hatırlatıyor.
16:58Kaptanı Derya,
17:00Cezayirli Gazi Hasan Paşa,
17:02büyük adamdı,
17:03bize hangi maziyi bırakmış,
17:06ruhuna rahmet.
17:18Zemin kaymasından dolayı,
17:20geçtiğimiz Ramazan,
17:22boşaltılan ve ibadeti kapatılan,
17:25restorasyon içinde sıra bekleyen,
17:27Kaptan Paşa Camii'ni gördük.
17:29Mutlaka buraya gelin,
17:31ve burayı görün.
17:31Ancak,
17:32buranın hemen karşısında,
17:34çok güzel,
17:35çok şık bir konağın,
17:37hemen yanında,
17:38bir atölye var.
17:40Oyuncak atölyesi.
17:41Efendim,
17:42Osmanlı Devleti döneminde,
17:4416. yüzyıldan sonra,
17:46yani 1500'lü,
17:48yıllardan sonra,
17:49yani,
17:49Fatih Sultan Mehmet Han'ın,
17:51İstanbul'u fethetmesinden,
17:53yaklaşık 50-70 sene sonra,
17:56artık Eyüp'te,
17:57bir medeniyet ve,
17:58toplum hareketi,
17:59oluşmaya başladı.
18:01Buranın kili meşhurdur.
18:03Kil,
18:03toprağı meşhurdur.
18:05Eyüp kilinden,
18:06Eyüp toprağından yapılan,
18:08çanak çömlek,
18:09testiler,
18:09çok pahalıdır,
18:11çok kalitlidir,
18:12vesaire.
18:12Eyüp'ün bir şeyi daha meşhur.
18:14Eyüp Sultan bölgesinin,
18:16Adnan Menderes'e kadar,
18:1816. yüzyıldan,
18:20başlayıp,
18:20Adnan Menderes'e kadar,
18:22oyuncakları meşhur.
18:24Oyuncak,
18:25Osmanlı'da ahşaptı.
18:27Ahşaptan yapılan,
18:29oyuncaklarla çocuklar oynardı.
18:32Adnan Menderes zamanında,
18:341950'li yıllarda,
18:35bu karşıdaki,
18:37mezbahanın yapıldığı dönemde,
18:39burada yol düzenlemeleri yapıldı.
18:41Ve oyuncak atölyeleri,
18:43ahşaptan oyuncak yapan yerler kapatıldı.
18:47O tarihten sonra,
18:49artık Osmanlı Devleti'nin devamı olan,
18:51Türkiye Cumhuriyeti'nde,
18:53çocuklar,
18:54tahta oyuncaklarla,
18:56ahşap oyuncaklarla,
18:58oynamayı bıraktı.
19:00Fabrikasyon malı,
19:02plastik,
19:03oyuncaklarla,
19:04oynamaya başladı.
19:06Her şey gibi,
19:08çocukların oyuncakları da,
19:10yozlaştı.
19:11Ahşap,
19:12yerine,
19:13plastiğe bıraktı.
19:15Burada,
19:16Eyüp Sultan Belediyesi,
19:17nezdinde çalışan bir,
19:19oyuncak atölyesi var.
19:2220 yılını bu işe vermiş.
19:24Osmanlı döneminde,
19:27oyuncaklar ve çocuk eğlenceleri konusunda,
19:30çok iyi,
19:3120 yıldır bu işi yapan,
19:32Gönül Hanım,
19:34içeride bizi bekliyor.
19:3517. yüzyılda,
19:37yani 1500'lerin sonlarında,
19:381600'lerde,
19:401700'lerde,
19:41Osmanlı Devleti'nde çocuklar,
19:44neyle oynardı?
19:46Plastiğin olmadığı,
19:47fabrika malı,
19:49oyuncakların olmadığı dönemde,
19:51çocukların eğlenceleri neydi?
19:53Cevap,
19:54ahşaptı.
19:55İçerideki ahşap,
19:56oyuncakları,
19:58neler olduğunu,
20:00bize şimdi Gönül Hanım,
20:02o müthiş anlatım tarzıyla,
20:04anlatacak.
20:05Biz içeriye geçiyoruz,
20:07sizleri de bekliyoruz.
20:14Müthiş bir nostaljiye,
20:16ve müthiş bir tarihi,
20:17hafızaya doğru adım attık.
20:19Burada bir cevher var,
20:21Eyüp'te,
20:21Eyüp Sultan Belediyesi,
20:23oyuncak atölyesini işleten,
20:2520 yılımı verdim,
20:26ben bu işe,
20:27diyen bir doğayan,
20:29Gönül Hanım'la,
20:29birlikteyiz.
20:30Efendim,
20:31hoş geldiniz programımıza.
20:32Hoş bulduk.
20:33Hoşçakalın.
20:34Çok şükür iyiyim.
20:35Siz nasılsınız?
20:36Biz de iyiyiz,
20:37oyuncaklarla beraber gençleşiyoruz.
20:39Allah daimesi.
20:40Şimdi bunlar,
20:42gerçek oyuncaklar.
20:43Eyüp oyuncakları bunlar.
20:45Yani bu,
20:4717. yüzyıl,
20:4818. yüzyılda,
20:49çocuğun elindeki oyuncağı.
20:51Daha eskiye dayanan,
20:52Evriya Çelebi,
20:53seyahatnamesinde,
20:54Eyüp oyuncaklarından bahsediyor.
20:56O zaman,
20:57şimdiki bu,
20:58hacı malzemelerinin satıldığı yerde,
21:00şurada,
21:00100 dükkan ve 106 usta varmış.
21:03Evriya Çelebi'nin seyahatnamesinde bahsetmesi.
21:06O zaman,
21:07Osmanlı'nın zamanının,
21:09oyuncak atölyesini elinde bulunduran,
21:11bir senetmiş burası.
21:13Bunların esas özelliği de,
21:15artık malzemelerden üretilmesi.
21:17Artık malzeme.
21:18Evet.
21:19Tahtakale'nin tahtı artıkları,
21:21Sütlüce Mezbası'nın derisi,
21:24Kağıthane derisinin de,
21:26çamurundan,
21:27üçünün toplandığı,
21:29buluştuğu,
21:30burada bir oyuncak atıyor.
21:31Yani geri dönüşüm deniyor aynı zaman.
21:34Sıfır atık.
21:34Vay be çok iyi.
21:35Bize,
21:3616. yüzyıl,
21:3716, 17, 18.
21:38Tam.
21:39O yüzyıllarda yaşayan,
21:40çocukların,
21:42ne ile oynadığını gösterir misin?
21:44İsim isim vererek.
21:45Şimdi bu,
21:46her zaman,
21:46hala olan,
21:48bir el arabamız.
21:49Bu çekçek arabası,
21:51o zamanki isimleriyle söylüyorum.
21:53Bunlar biliyorsunuz,
21:55halen de var.
21:55Darbuka.
21:56Evet.
21:57Kumbaramız,
21:58düdüklü testimiz.
22:00Evet.
22:00Bu şekilde ötüyor.
22:02Orhan, su koyabilir.
22:03İçine su koyduğumuz zaman,
22:04bambaşka olur.
22:05Su koyup üflediğimiz zaman da,
22:06kuş sesi,
22:07bülbül sesi çıkarıyor.
22:08Aynalı arabamız,
22:10aynalı araba denmesinin sebebi de,
22:11buradaki şu güneşin yerinde,
22:14o zamanlar ayna konuyormuş.
22:15Çocuklar sokakta oynarken,
22:17yansımayla daha mutlu olsunlar diyerekten.
22:19Ama şimdi artık bunu yapamıyoruz.
22:21Neden yapamıyoruz?
22:22Çünkü çocukların ellerini keser diyerekten,
22:26veliler,
22:27anneler,
22:27babalar,
22:28biraz daha temkinli davranıyorlar.
22:29Bu kaynana zırıltısı.
22:31Kaynana zırıltısı.
22:33Evet, o zamanki isimleriyle söylüyorum.
22:35Bütün kayınvalidelere buradan selamlar.
22:38Size ithafen,
22:40yapılan bir oyuncak ama,
22:43bir gün bütün hanımların,
22:44kayınvalide olacağı gerçeği,
22:46Her anne bir kayınvalide adayı.
22:48Kesinlikle.
22:49Bu,
22:50şeytan minaresi demişler.
22:52Yani,
22:53işlevi nedir bilemiyoruz ama,
22:55herhalde çocuklar,
22:55birbirlerini korkuttukları için.
22:57adına şeytan minaresi,
23:00biz de konumdayız.
23:02Evet.
23:03eskiden buzdolaplarımız yoktu biliyorsunuz.
23:06Şeytan,
23:07tel dolaplarımız bunlar.
23:08Tel dolaplar.
23:09Ben biliyorum,
23:10köyde var ya.
23:10Tabii ki,
23:11yani çok kısa zaman,
23:12halen de vardır bazı yerlerde.
23:14Buzdolabı olmadığı için,
23:15yiyecekleri içlerinde saklıyoruz.
23:18Evet.
23:20Bu da aynalı beşeğimiz,
23:22yine aynı şekilde,
23:23o zaman burada bir ayna varmış.
23:25Şimdi,
23:25biraz önce açıkladığımız gibi,
23:27koyamıyoruz aynamızı.
23:29Adı aynalı beşik.
23:32Kuşlu arabamız,
23:33burada bir kuş figürü olduğu için,
23:35adına kuşlu araba demişler.
23:37İpe bağlayıp çekiyor çocuklar.
23:38Hepsi ipe bağlanıp çekmiyor.
23:40Bu çekecek abamız,
23:41aynalı arabamız.
23:43Ben 74 doğumluyum.
23:45Motorlu değilmiş birisi.
23:46Fatih Cerrahpaşa'da büyüdüm.
23:49Çekerek değil de,
23:50iterek yapıyorduk.
23:51Bir sopaya bağlı,
23:52şuradaki gibi.
23:53Şuradakiler gibi.
23:53Biz çekmezdik,
23:55ufak arabaları,
23:56plastik,
23:57iterek götürüyorduk.
23:58Siz plastiğe yetiştiniz tabii.
24:00Maalesef öyle.
24:01Burada cambaz arabamız,
24:03işte böyle sürdüğümüz zaman,
24:05bu şekilde giden bir,
24:07ahşaptan bizim oyuncaklarımızın,
24:09hepsi işte.
24:12sanırım bu bir kız oyuncağı.
24:15Çok renkli ve sesli.
24:16Yani aslında İpe oyuncaklarında bu kadar çok ve desen yok.
24:20Ama bir çocuklara cazip gözüksün diye.
24:22O zaman kök boyaların kullanıldığı,
24:24kök boyalarda mavi, kırmızı ve yeşilden oluşan bezemeler,
24:29yani böyle ağır desenler değil de çizgiler,
24:32ufak tefek bezemelerle yapılan oyuncaklarmış.
24:34Şimdi biraz daha çocuklara cazip gelmesi için.
24:37Buna da çınçın araba demişler.
24:40Buraya çınçın konduğu için,
24:42çınçınlar olduğu için,
24:43adına çınçın araba demişiz.
24:45Çok güzel.
24:47Bu kaldı.
24:47Saltanat kayığımız var.
24:49Saltanat kayığı.
24:50Evet.
24:51Yani bu kürekleri var.
24:53Saltanat kayığı eskiden Haliç'te
24:55ve halen Eminönü'nde de vardır gördüğümüz.
24:58Balık satılıyor şu an.
24:59Bu arada bu da saprıda olmuş.
25:02Gerçi bu her ülkede var.
25:04Evet.
25:19Şu an bunun ustası yok zaten.
25:21Türkiye'de biz bunun ustasını yaptıracak usta.
25:24Bak.
25:25Bunun ustası son hastaydı.
25:28Artık bilemiyoruz ne olduğunu.
25:30Şu anda bunun ustasını bulamıyoruz.
25:33Bu kürekleri yaptıracak.
25:34Yani elimizde kalan son 25-30 tane düdüklü tesisimiz var.
25:38Ondan sonra bitiyor.
25:39İnşallah ustasını buluruz diyorum.
25:41İnşallah.
25:42Son olarak kıymetli dostlar,
25:44benim de çocukluğumda internet yok.
25:47İnternet oyunları yok.
25:49Vurluk kırdılığı bir takım programlar yok.
25:52Biz istisnasız her gün 10 saat boyunca topaç çevirme oyunu oynardık.
25:59Şimdi çekimden önce yaptık.
26:02Ben de çevirebiliyorum.
26:03Çeviriyor muyum?
26:04Çeviriz hocam.
26:04Ama yumuşak çeviriyorum.
26:06Benden daha iyi olduğunu gördüğümüz Orhan abi bir topaç çevirecek.
26:11Ve biz şimdi o topaça doğru gidelim.
26:15Bizi izleyen internet dönemi çocukları,
26:1990'lı ve 2000'li yıllarda yaşayan gençler,
26:22bizim çocukluğumuz yıllarında,
26:24internetimiz yoktu ama her gün oynadığımız şunlar vardı.
26:29Evet abi.
26:35Ve böyle elde çeviriyor.
26:37Bu tabii işin şov kısmı.
26:39Ben bu işte ustayım, uzmanım diyenler,
26:41böyle şov yapıyorlar.
26:43Ben yapamıyorum bu arada.
26:4440 yıl oldu bu iş bırakılı.
26:46Ama Orhan abi,
26:47abi çok iyi çeviriyorsun.
26:49Benden daha iyi yapıyorsun.
26:50Sürekli yaptığımız iş olduğu için.
26:51Ben vurarak, atarak yapıyorum.
26:53Sen çevirerek yapıyorsun.
26:54Zaten normalde atılması şey de o şekilde.
26:57yani karşıdaki oyunun amacı,
26:59diğer topacı kırmak.
27:00Öyle mi?
27:01Yani eskiden biz öyle oynardı çocukken.
27:02Yani ben çocukluğunu hatırlıyorum.
27:04Evet.
27:04Biz kendimizi yaparak topaçları,
27:05ağaçların dallarına kırıp kesip,
27:07şu anki kullanımda oldu.
27:08Çiviler bile o zamanki dönemlerde,
27:10atların dallarına kullanılan çiviler vardı.
27:12O çivileri takardık,
27:13taşlara sürüp,
27:14ucunu sivilleştirip,
27:15öbür topaca,
27:16nasıl kırabiliriz öbür topacı diye,
27:18çalışırdık üzerinde.
27:19Yani bizim çocukluğumuz o şekilde.
27:20O yüzden yani hızlı atıyorum ve döndürebiliyorum.
27:23Siz de attınız,
27:24yavaş bir dönümdü.
27:24Evet abi, o yavaş kırmızı.
27:25Avucu alınca düşüyordu.
27:27O ağaç kırmaz yani,
27:28hiçbir şekilde, hiçbir şekilde kırmaksın.
27:29Avucu da alınmaz o.
27:30Aynen, o yüzden.
27:31Kendi halinde,
27:32kendi yağında kavrulan bir topaç oldu.
27:34Bu şekilde attığı zaman zaten,
27:35hızlı attığı zaman dönüyor.
27:38Daha da sert duruyoruz aslında ama.
27:39Evet.
27:40Ben yavaş atıyordum.
27:41Bu şekilde gönderiyoruz topaçlarımızı.
27:43Abi harika.
27:44Bu arada laf aramızda,
27:4680'li yıllarda uçurtma da vardı.
27:48Evet.
27:49Uçurmanın da kuyrukları vardı,
27:51bol kuyruklar.
27:52Allah affetsin,
27:53buradan uçurtmasına zarar verdiğim
27:56dostlar ki şu an 50 yaşladı onlar.
27:58Hakkınızı bana helal edin.
28:00Uçurtmanın kuyruğuna jilet bağlardık.
28:02Evet.
28:02Her tarafına.
28:03Diğer uçurtmaya vurduğunda,
28:05paramparça aşağı düşerdi.
28:07ne kötü bir şey ama.
28:09Jiletli uçurtmalar yapıyorduk biz.
28:12Burada Eyüp Belediyesi nezdinde bir oyuncak atölyesi var.
28:16Kaptan Paşa Cami'nin hemen karşısında,
28:19mutlaka gelin,
28:20Orhan abiyle tanışın,
28:22Gönül Hanım'la sohbet edin.
28:23Bir çay vardır.
28:25Bir çay için,
28:26İstanbullu olmanın tadına varın.
28:29Rahmetli İlber Ortaylı'nın dediği gibi,
28:31İstanbul'da iki tip insan yaşar.
28:33İstanbul'da yaşayanlar,
28:36İstanbullu yaşayanlar,
28:38Allah sizi İstanbullu yaşayanlardan eylesin.
28:563 Temmuz 1918 Çarşamba günü,
29:00akşam 8 buçukta,
29:01Dolmabahçe Sarayı'nda idrar yollarına bağlı bir hastalıktan dolayı,
29:07vefat eden Sultan Mehmet Reşat Han,
29:10çocuk sevdalısıydı.
29:12Çocukları çok seviyor ve bu sevgiyi,
29:15Allah Resulü Peygamber Efendimiz'e bağlıyordu.
29:18O senor,
29:19ben de seviyorum diyordu.
29:21Bu yüzden,
29:22kendisine hazire olarak,
29:24türbe olarak ayarladığı,
29:27Eyüp Sultan'daki yere,
29:29bahçesine bir okul yaptı.
29:32O günkü adı,
29:33Reşadiye Rüşdiyesi.
29:35Yani Reşadiye Ortaokulu.
29:37Bugün ise,
29:38Reşadiye İmam Hatip Ortaokulu.
29:41Sultan Mehmet Reşat Han'ın,
29:43kendi adına yaptırmış olduğu bu ortaokul,
29:45hala duruyor.
29:46Şimdi bu anlattığımız,
29:49duruma göre,
29:50Sultan Mehmet Reşat Han'ın,
29:52türbesinin,
29:53bahçesinde olması gerekiyor.
29:56Bu okul,
29:57gerçekten öyle mi?
29:59Haydi bahçeye bakalım,
30:01türbeye,
30:02hazireye bakalım,
30:03ve Sultan Mehmet Reşat Han'ın,
30:05hikayesini,
30:06tam olarak,
30:07haziri önünde konuşalım.
30:09Buyurun size,
30:10Reşadiye,
30:10Rüşdiyesi,
30:12ya da bugünkü anlamda,
30:13Reşadiye İmam Hatip Ortaokulu.
30:25Sultan Abdülmecit Han'ın,
30:271848 tarihinde,
30:29Dolmabahçe Sarayı'nda,
30:31dünyaya gelen oğlu,
30:33Mehmet Reşat,
30:34abisi Sultan Abdülhamit,
30:37kardeşi Sultan Vahdettin'dir.
30:38Abdülmecit Han'ın çocuğudur.
30:413 Temmuz,
30:431918 Çarşamba akşamı,
30:45saat 8.30'da,
30:47Dolmabahçe Sarayı'nda,
30:48vefat etti.
30:511848-1918,
30:53tarihleri arasında,
30:55yaşayan güzel bir insandı.
30:57Ve bu insandaki,
30:59en büyük hassasiyet,
31:01çocuklara dairdi.
31:02Toplantılar yapılır,
31:04paşa toplantıları,
31:05bakan toplantıları yapılır.
31:07Sultan Mehmet Reşat Han,
31:09bu toplantılara başkanlık yapar.
31:12Paşaları dinler,
31:13kaptanı,
31:13deryaları dinler.
31:15Kara kuvvetleri komutanı,
31:16bir şey söylerken,
31:18oraya bir bey müdahale eder.
31:20Maliye Nazırı'nın,
31:22raporu esnasında,
31:23Dahiliye Nazırı da,
31:25buna ilave yapar.
31:26Ken,
31:27devletin bu kadar ciddi işleri,
31:30konuşuluyorken,
31:31kapı bir anda açılır.
31:32İçeriye,
31:34üç yaşında,
31:35dört yaşında,
31:36paytak paytak yürüyen,
31:38dede,
31:39diyerek koşan,
31:40bir şehzade girer.
31:42Sultan Mehmet Reşat Han,
31:44bu çocuk şehzadeyi,
31:47kucağına alır,
31:48çok sever,
31:50boynunu koklar.
31:51Bu esnada,
31:52paşalar,
31:53bakanlar,
31:54vezirler,
31:55Sultan Mehmet Reşat Han'a,
31:57iç geçirerek,
31:58başını sallayarak,
31:59kendi kendilerine,
32:01çocuk sevme zamanı mı,
32:03toplantı yapıyoruz,
32:05işimiz var,
32:05görmüyor musun,
32:06babında,
32:07bakarlarmış.
32:09Sultan Mehmet Reşat Han'da,
32:11bu bakışları anladığı için,
32:13onlara dermiş ki,
32:15çok seviyorum,
32:16ne yapayım?
32:17Bendeki bu çocuk sevgisi,
32:19bitmeyen,
32:21bir sevgidir.
32:22Çok seviyorum,
32:24ne yapayım?
32:24Bu cümle,
32:26aslında,
32:27Mehmet Reşat'a ait bir cümle değil.
32:30Bu cümle,
32:31bizatihi,
32:32alemlere rahmet olarak,
32:34Allah tarafından,
32:35bu dünyaya indirilmiş olan,
32:37Peygamber Efendimizin sözüdür.
32:40Şöyle ki,
32:41tuğlalarını,
32:42taşlarını,
32:43kendi omzunda taşıyarak yaptığı,
32:46Medine'de,
32:47Meşcid-i Nebevi camisi bulunmaktadır.
32:50Bu camide,
32:52sahabe-i kirama,
32:54cuma günleri,
32:55cuma hutbesi verir.
32:56Ya da vaaz verir,
32:58diğer günler.
32:59Dostlar,
33:00düşünsenize,
33:01ne ulu,
33:01ne yüce,
33:02ne şanı büyük bir meclis.
33:05Hazreti Ebu Bekir en önde,
33:07Hazreti Ömer,
33:09Hazreti Osman,
33:10yanında Hazreti Ali,
33:13Ammar,
33:14Taha,
33:15Talha,
33:16Abdurrahman,
33:17Zübeyir,
33:18Vakkas,
33:19daha kimler kimler,
33:21orada bulunuyor.
33:22Abdurrahman bin As,
33:24Peygamber Efendimiz'e,
33:26bir soru sormak için,
33:27elini kaldırıyor.
33:29Sahabe-i kiramın büyü,
33:31bizim bugün,
33:32İslam tarihi okurken,
33:33isimlerini,
33:35okuduğumuz ve gördüğümüz,
33:37sahabeler,
33:38dizlerinin üzerinde,
33:39oturmuşlar,
33:40yukarıya,
33:42minbere doğru,
33:43Peygamberimize bakıyorlar.
33:44Peygamberimiz de aşağıya,
33:46benim şu an baktığım gibi bakarak,
33:48onlara bir şey anlatırken,
33:50tam karşıda bir kapı,
33:52imamın durduğu,
33:53mihrap yeri burası,
33:55tam karşısı ise,
33:56camiye girilen kapı.
33:59Bir anda kapıya,
34:00gözü ilişir,
34:02sonra söyleyeceğini durdurur,
34:05tıpkı benim gibi konuşmaz,
34:08susar,
34:09sonra başını sağa doğru eğer,
34:12sonra gülümser,
34:14minber merdivenlerine aşağıya iner.
34:18Sahabelerin omuzlarını,
34:20yara yara,
34:21dışarıya doğru,
34:22kapıya doğru çıkar.
34:24Henüz yeni yeni emeklemiş,
34:27yürüyemeyen,
34:29emekleyerek evinden çıkıp,
34:31camiye doğru gelen,
34:33kızı Hazreti Fatıma ile,
34:35damadı Hazreti Ali'nin çocuğu olan,
34:38torunu,
34:39Hazreti Hüseyin'i,
34:41yerde emeklerken,
34:43kucağına alır.
34:44ona sarılır,
34:46boynunu koklar,
34:49cennet kokusu bu der.
34:51Sonra kendisine bakan sahabelere,
34:54çok seviyorum,
34:56ne yapayım?
34:57Bu çocuklar,
34:58Allah'ın bizlere hediyesi.
35:00biz bu çocukları büyütmek durumundayız der,
35:04kucağına alır.
35:07Çocuk,
35:08peygamberimizin sakalıyla oynarken,
35:10yüzüyle,
35:11gözüyle,
35:12eliyle oynarken,
35:13peygamberimiz bazen onu öper,
35:16bazen de sohbetini,
35:18hutbesini,
35:19vaazını kaldığı yerden,
35:20devam edermiş.
35:21Sultan Mehmet Reşat'ın,
35:23çok seviyorum,
35:24ne yapayım?
35:25cümlesi aslında,
35:27peygamber efendimizin camiye,
35:30mescidi nebeviye emekleyerek giren torunu,
35:33Hazreti Hüseyin için söylediği bir sözdür.
35:36çok seviyorum,
35:38ne yapayım?
35:39Sultan Mehmet Reşat,
35:40Eyüp de kendisine ve çocuklarına,
35:43aile ifradına bir hazire yapar.
35:45Bir mezarlık yapar.
35:47Mezarlık çok büyüktür,
35:49bahçe büyüktür.
35:50Yan tarafa ise,
35:51der ki,
35:53buraya bir okul yapın,
35:54çocuklar okusun burada.
35:56Ben bu çocukların seslerini duyayım.
35:58Benim kemiklerim,
36:00her okula girişte,
36:03her çıkışta,
36:04her teneffüste,
36:06çocuklar okulu bahçesinde her gezerken,
36:10kemiklerim çocuk seslerini duysun.
36:13Ben böyle mutlu olmak istiyorum,
36:15der.
36:16Az evvel gördüğünüz,
36:17Reşadiye Ortaokulu,
36:20ya da o günkü adı ile,
36:21Reşadiye Rüşviyesi,
36:24şu an,
36:25selvi ağaçlarının arkasında,
36:27sarı olarak görülen binadır.
36:30Yan tarafta,
36:31sizin şu an gördüğünüz bina ise,
36:33Mehmet Reşat Han'ın türbesidir.
36:35Aslında okulun binası,
36:38türbenin bahçesindeydi.
36:40Vasiyeti üzerine,
36:41türbe bahçesine,
36:43bir okul yapmışlar ki,
36:46Mehmet Reşat'ın kemikleri,
36:47çocuk sesi duysun diye.
36:49Allah,
36:50bütün çocuklarımızı,
36:52bize bağışlasın.
36:53Allah,
36:54çocuklarımıza iyi eğitim,
36:55vermeyi,
36:56bizleri nasip etsin.
37:09Sultan Abdülhamid Han'ı,
37:10seviyoruz değil mi?
37:12Evet seviyoruz.
37:13Zira sevgiyi hak ediyor.
37:15Peki ne yapıyor?
37:17Valla biz,
37:18ben,
37:18ya da sizler,
37:20Abdülhamid Han'ın kara kaşına,
37:22kara gözüne,
37:23hayran değiliz.
37:24Yani bana ne,
37:26Abdülhamid isimli birinden,
37:28yaptıkları olmasa,
37:30hayır ve hasenatı olmasa,
37:33bu millete ve bu ümmete,
37:36yaptığı hayırlar olmasa,
37:38bana ne?
37:39Biz,
37:40Abdülhamid Han'ın,
37:41yaptıklarını seviyoruz.
37:44Allah ondan razı olsun,
37:46mekanı da cennet olsun inşallah.
37:48Dünyada pek çok ilke sahiptir,
37:51Abdülhamid Han.
37:52Mesela,
37:53dünyada ilk defa,
37:55kadınlara özel hastane,
37:57Nisa hastanesini,
38:00Hürrem Sultan,
38:01Cerrahpaşa'da yaptı.
38:03Ama dünyada ikinci,
38:05kadın hastanesini,
38:07Abdülhamid Han,
38:08Karaköy'de yaptı.
38:11Kadının insan olarak,
38:13sayılmadığı,
38:15acaba kadın dediğimiz,
38:17canlı insan mıdır,
38:19değil midir,
38:20konuşmalarının,
38:22konsül toplantılarının yapıldığı,
38:25ve sonuç olarak,
38:26kilisenin,
38:28tavuk nasıl kanatlı,
38:30ama kuş değil,
38:32kadın da insana benziyor,
38:34ama insan değil,
38:35biçiminde,
38:36fetvalar verdiği günlerde,
38:39Abdülhamid Han,
38:40ve onun dedesi,
38:42dedesi,
38:43dedesi,
38:43Kanuni Sultan Süleyman,
38:45kadınlara hastaneye yaptı.
38:47Abdülhamid Han,
38:49dünyada ilk defa,
38:51o günkü,
38:52kelimelerle söylüyorum,
38:54bugünkü anlamda değil,
38:56bugün,
38:56işitme ve görme engelliler,
38:58diyoruz,
38:59ama o günkü anlamda,
39:00okulun gerçek adını söylüyorum,
39:03körler ve sağırlar okulunu yaptı.
39:06Nerede?
39:08Aksaray'da,
39:08Aksaray'dan,
39:10Cerrah Paşa'ya doğru çıkan,
39:12Haseki yolunun sol tarafında,
39:15bir pasaj vardı.
39:17Orada yaşayanlar bilirler,
39:19Yıldız Pasajı.
39:20Benim çocukluğum,
39:22Yıldız Pasajı'ndaki,
39:24sinemada film seyretmekle geçti.
39:26Cüneyt Arkın'ın,
39:27bir yumrukta,
39:28beş adamı devirdiği filmleri,
39:30ben Yıldız sinemalarında seyrettim.
39:33Yıldız,
39:34bu arada,
39:35Abdülhamid Han'ın,
39:36Yıldız Sarayı'ndan,
39:38ismini almaktadır.
39:39Körler ve sağırlar mektebi,
39:42Yıldız'a bağlı olduğu için,
39:45Yıldız Pasajı'nın olduğu yerde,
39:47bir yıldız,
39:48körler ve sağırlar mektepleri.
39:51İşte o Abdülhamid Han,
39:53ilk defa bir çocuk,
39:55hastanesi yaptı.
39:57Dünyada sadece,
39:59çocuklara bakan,
40:01yalnızca çocuk hastaları olan,
40:04hastane,
40:05Şişli,
40:06Hamidiye,
40:07etfal,
40:09hastanesidir.
40:10Çocuklara tıfıl derler.
40:12Tıfıl,
40:13ufak demektir.
40:15Etfal,
40:16çocuklar,
40:17ufaklar demektir.
40:19Hamidiye,
40:20etfal hastanesini,
40:21dünyada ilk defa,
40:23çocuklar için,
40:24Abdülhamid Han yaptı.
40:26Kadınlara ikinci defa,
40:28körlere ve sağırlara,
40:29birinci defa okul,
40:31ve hastane yapan,
40:32Abdülhamid Han.
40:33çocuklara hastane yapan,
40:36Abdülhamid Han.
40:37O Abdülhamid Han,
40:39bir şeyi daha,
40:40dünyada ilk defa yaptı.
40:43Dünyada ilk defa yapılan,
40:45o şeyin adı,
40:47körler kütüphanesi.
40:49Görme engelli demiyoruz,
40:51bugünkü anlamda,
40:52o günkü ismini kullanıyorum.
40:54Körler kütüphanesi.
40:57Kör geliyor,
40:58kitaplardan kitap seçiyor,
41:01ve onu okuyor.
41:02Bir dakika,
41:04kör okuyor.
41:05Yani kör mi?
41:07Okuyor.
41:09Altı noktalı kör,
41:10kitapları da yok.
41:12Olsa da kaç tane Osman'da kör,
41:14o kitapları okuyabiliyor.
41:16Peki nasıl oluyor bu iş?
41:18Çok basit.
41:20Sonraki bölümlerde konuşacağız.
41:22Hemen arkamda,
41:23bir Sıbyan Mektebi var.
41:25Hemen yanımda,
41:26bir medrese var.
41:27Buralar Sıbyan Mektepleri ile,
41:31medreselerle meşhur bir yerdir.
41:34Hemen şurada bir ortaokul var.
41:36Bu miktarda okul bulunmakta.
41:38Bu okullarda,
41:40bu medreselerde eğitim gören çocuklar,
41:43nöbetteşe,
41:44haftada bir,
41:45on günde bir,
41:46ya da on beş günde bir.
41:48Öğrenci sayısına göre,
41:50üç dört çocuk geliyor,
41:53kör kütüphanesinde oturuyor.
41:55bir tane kör geliyor,
41:57içeriye.
41:59İçeriye.
41:59Diyor ki,
42:00Ömer Seyfettin'in mesela,
42:02diyetini okumak istiyorum diyor.
42:05Raflarda Ömer Seyfettin'den diyet,
42:09çıkartılıyor.
42:11sonra çocuk,
42:12yani o medrese,
42:14mensubu olan talebe,
42:17o kitabı alıyor,
42:18ve o köre,
42:20o günkü anlamda konuşuyorum,
42:22o köre okuyor.
42:24Ve kör,
42:25bir çocuğun dilinden,
42:27kulağını göz yaparak,
42:29kitap okuyor.
42:29Gören öğrencilere,
42:32görmeyen körlere,
42:34kitap okutturan,
42:36dolayısıyla,
42:38kör kütüphanesi olarak kullanılan,
42:41binanın önünde bulunmaktayız.
42:43Dünyada bir ilktir,
42:45körler kütüphanesi.
42:47Yıllar geçti,
42:49seneler geçti,
42:511930'lar,
42:5340'lar,
42:5450'ler,
42:55bekar evi,
42:57harabeler olarak kullanıldı.
42:591994 yılında,
43:02bu şehre belediye başkanı olan,
43:05bugünkü cumhurbaşkanımız,
43:07Recep Tayyip Erdoğan,
43:08belediye başkanlığı zamanında,
43:11Abdülhamit Han döneminde kurulan,
43:13kör kütüphanesi,
43:15görme engelliler kütüphanesi olarak,
43:18döndürüldü.
43:19O gün kasetleri okunan kitaplar,
43:23Walkman'e takıyorsun,
43:24ve dinliyorsun.
43:26Birileri kitabı seslendirmiş,
43:28kaset yapmış,
43:29Ömer Seyfettin'in diyeti,
43:31artık bir kaset.
43:32Kaseti aldın,
43:34taktın Walkman'e,
43:35ve dinliyorsun.
43:3690'lı yıllarda,
43:38Recep Tayyip Erdoğan'ın zamanında,
43:40buyken,
43:42bugün ise,
43:42artık bu iş tamamen bitmiş,
43:45MP4'lere,
43:46yükleniyor.
43:47okumasını seven okumasına güvenen biri gelir,
43:51ben kitap okumak istiyorum der,
43:53Murat kitap okumak istiyor,
43:55içeriye girer,
43:56sağır bir odaya sokarlar,
43:58orada kitabı okur,
44:00ses kaydı yapılır,
44:02sıkıldı,
44:03canı çay içmek istiyor,
44:05orada durdurur,
44:06hem bant kaydını,
44:08hem kitabı gider okur,
44:10kapatır,
44:10araya bir şey koyar,
44:12sonra gelir,
44:12kaldığı yerden,
44:13okumaya devam eder,
44:15bitti mi diyet,
44:17alırlar onu,
44:17içeriye koyarlar,
44:18bir görme engelli gelir,
44:20ben diyet okumak istiyorum deyince,
44:23alırlar onu,
44:24Murat'ın ağzından,
44:25seslendirilmiş olan MP4'ü takar,
44:28ve Ömer Sehfettin diyet okur,
44:30hala hizmet vermektedir,
44:33İstanbul,
44:34görme engelliler kütüphanesi,
44:36bugün hala İBB'ye bağlıdır,
44:3994'ten beridir,
44:41İBB'ye bağlıdır,
44:42kıymetli dostlar,
44:44Eyüp bitmedi,
44:45Eyüp,
44:46haftalar boyu,
44:47programlar boyu,
44:49seriler boyu,
44:50devam edecek olan bir yer,
44:52ama bu hafta,
44:53bize ayrılan sürenin sonuna geldik,
44:56Beyaz TV,
44:57geçmişe yürüyen adam programı,
45:00Eyüp'ün ikinci bölümünden,
45:03size,
45:04Allah'a emanet olun der,
45:06Allah fırsat ve ruhsat verirse,
45:09haftaya,
45:10Eyüp 3'ten,
45:12devam inşallah.