00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün gerçekten çok ama çok ilginç bir hukuki dosyayı.
00:0515 Temmuz davasında verilen kararları ve bu kararların ardındaki o hassas matematiği konuşacağız.
00:11Özellikle Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14 sanık hakkında verdiği bir karar var ki detaylarına indikçe nasıl yani diyeceksiniz.
00:18Hazırsanız hemen başlayalım.
00:20Şu akılanma zıtlığa bir bakar mısınız?
00:22Aynı davanın içinde aynı 14 kişi yargılanıyor, bir tarafta 10 kişi için verilen tam beraat kararı,
00:28diğer tarafta ise binlerce yılı bulan, evet yanlış duymadınız, tam 3600 yılı aşan hapis cezaları.
00:34İnsan ister istemez soruyor, aynı dosya içinde hukuki terazi nasıl bu kadar keskin bir şekilde ikiye ayrılabilir?
00:40İşte bu olağanüstü ayrışmanın mantığını bugün adım adım çözeceğiz.
00:43Yol haritamız aslında çok net.
00:45Önce bu dosyanın o meşhur çatı davasından nasıl ayrıldığına bakacağız.
00:49Sonra bu konsey üyesi olmayan isimler kimler, onları tanıyacağız.
00:52Ardından o 10 beraatin ardındaki hukuki mantığı inceleyip, son olarak da 4 kişiye verilen o rekor cezalığın detaylarına gireceğiz.
01:00Birinci bölüm davadan ayrılma süreci.
01:02İşin temeline bu dosyanın nasıl ortaya çıktığına bir bakalım.
01:06Sürecin asıl kırılma noktası şu.
01:08Bu 14 kişi başlangıçta o bildiğimiz 38 kişilik yurtta sul konseyi üyesi olma iddiasıyla Büyük Genelkurmay Çatı davasında yargılanıyordu.
01:15Fakat mahkeme sürecinde çok kritik bir şey oldu.
01:18Bu kişilerin konsey üyesi olmadıkları tespit edildi.
01:20E hal böyle olunca dosyaları o devasa ana davadan koptuğu ve sadece, altını çiziyorum, kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla kendi başlarına
01:29yeni bir davanın konusu oldular.
01:31Bütün hikayenin seyri de burada değişti zaten.
01:33Gelelim ikinci bölüme.
01:34Yani konsey üyesi olmayan bu isimlerin kimler olduğuna.
01:38Ana davadan ayrılan bu 14 kişilik grup kesinlikle sıradan isimlerden oluşmuyordu arkadaşlar.
01:42Listeye baktığımızda dönemin Genelkurmay Personel Başkanı, eski Kor General İlhan Talu, Cumhurbaşkanlığı eski Başyavyeri, Genelkurmay Başkanının Özel Kalem Müdürü gibi
01:51ülkenin en tepe askeri ve bürokratik pozisyonlarındaki isimleri ve Karahavacılık Komutanlığı personelini görüyoruz.
01:57Yani profiller oldukça yüksek.
02:00Üçüncü bölümümüz 10 beraatin ardındaki mantık.
02:02Açıkçası işin en çok merak edilen kısımlarından biri de burası.
02:06Listede yer alan bu üst düzey isimlerin İlhan Talu'dan Ali Yazıcı'ya kadar hepsinin karşısında tek bir karar yazıyor, beraat.
02:13Peki ama neden?
02:14Çoğu insan bunu ilk duyduğunda şaşırıyor ama kritik nokta şu.
02:17Mahkeme dosyaları ayrıldığı için bu kişileri ülke genelinde yaşanan tüm olayların genel sorumlusu olarak yargılamadı.
02:23Sadece kasten öldürmeye teşebbüs özelinde çok katı bir değerlendirmeye tabi tutuldular.
02:27Yani darbe girişiminin genel faturası üzerinden değil, spesifik bir eylem üzerinden yargılandılar ve savcılık da tam olarak bu yüzden beraatlerini
02:34talep etti.
02:35Burada eski Tuğ General Ahmet Bican Kırker'in durumu için küçük ama çok önemli bir parantez açmamız lazım.
02:40Onun dosyasında 5 mağdurun açtığı dava reddedildi.
02:43Neden mi?
02:44Çünkü bu iddialar daha önce Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde zaten karara bağlanmıştı.
02:49Hukukta aynı suçtan iki kez yargılanılmaz yani mükerrer yargılama olmaz kuralı işledi.
02:55Diğer kalan suçlamalardansa o da beraat etti.
02:57Hukuk sisteminin nasıl teknik bir hassasiyetle işlediğine dair harika bir örnek bence.
03:01Zaten Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin karar metnine baktığımızda gerekçe son derece net.
03:07Aynen şöyle diyorlar.
03:08Kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri sabit olmadığında.
03:12Yani mahkeme diyor ki elimizde bu kişilerin doğrudan bu suçu işlediğine dair şüpheye yer bırakmayacak kesin kanıtlar yok.
03:17O yüzden de bu 10 kişi isnat edilen bu spesifik suçtan resmi olarak aklanmış oldu.
03:23Dördüncü ve son bölüm.
03:25Geldik madalyonun diğer yüzüne yani o 4 kişiye verilen tarihi rekor cezalara.
03:30Beraat eden 10 kişinin aksine ceza alan bu 4 ismin çok net operasyonel bir ortak noktası vardı.
03:36Hepsi o gece helikopterlerin havalandığı kara havacılık komutanlığının personeliydi.
03:41Dönemin okul komutanı Ünsal Coşkun, kurmay başkanı Mehmet Şahin, taarruz tabur komutanı Özcan Karacan ve alay komutan vekili Halil Gül.
03:49İşte sahadaki bu doğrudan operasyonel bağ o binlerce yıllık mahkumiyetlerin de temelini oluşturdu.
03:54Peki mahkeme nasıl oldu da binlerce yıllık hapis cezası verdi?
03:57İşin matematiği aslında oldukça çarpıcı.
04:00Mahkeme onlara toptan tek bir ceza kesip geçmedi.
04:03Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan zarar gören her bir mağdur için ayrı ayrı ceza verdi.
04:08Düşünsenize her bir mağdur için tam 16 yıl.
04:11Karacan ve Gül 228 mağdur üzerinden hesaplanınca tam 3648 yıl ceza aldı.
04:18Coşkun ve Şahin ise 230 mağdur üzerinden değerlendirildi ve rakam daha da yukarı çıktı.
04:23Ve karşımıza çıkan o inanılmaz sarsıcı nihai rakam.
04:273680 yıl.
04:28Her bir mağdur için verilen 16 yılın 230 mağdurla katlanarak oluşturduğu kümülatif bir dağ aslında bu.
04:35Bu karar bize şunu çok net gösteriyor.
04:37Devasa, kitlesel bir dosyada bile kasten öldürmeye teşebbüs gibi eylemlerde bireysel sorumluluklar tek tek hesaplandığında ortaya işte böyle ömürlerin yetmeyeceği
04:46binlerce yıllık hapis cezaları çıkıyor.
04:4715 Temmuz davasında verilen kararları masaya yatırdığımız bu incelememizin sonuna gelirken aklımızda kalması gereken çok provokatif bir soru var.
04:56Kitlesel olaylarda bireysel sorumluluğun bu kadar ince ince adeta cerrahi bir titizlikle ayrıştırılması devasa davaların mirasını uzun vadede nasıl şekillendirir?
05:05Bir yanda delil yetersizliğinden tam beraat, diğer yanda ise mağdur sayısıyla katlanıp 3600 yılları aşan rekor cezalar.
05:13Hukukun bu soğukkanlı ve hassas matematiği üzerine düşünmeye kesinlikle değer.
05:17İncelememize katıldığınız için çok teşekkürler. Bir sonrakinde görüşmek üzere.