- 3 dakika önce
Mehmet Edip Ören’in yazısı, ülkenin gündemini meşgul eden sunî meseleleri ve toplumsal çelişkileri eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, ekonomik sıkıntılar ve enflasyon gibi gerçek sorunların üzerinin örtüldüğünü belirterek dış politikadaki çelişkili durumlara dikkat çekmektedir. Ayrıca, Turgutluspor’un kadın teknik direktör hamlesi ile çocuklara yabancı isim verilmesi gibi popüler kültüre ait gelişmeleri sorgulamaktadır. İktidara yakın isimlerin karıştığı yolsuzluk iddialarını ve kamusal skandalları ironik bir üslupla eleştirmektedir. Son olarak, Birleşmiş Milletler toplantılarındaki liderlerin ikiyüzlü tutumlarını ve İsrail-Filistin meselesindeki çelişkili politikaları sert bir şekilde eleştirerek yazısını tamamlamaktadır.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Herkese merhaba, hiç vakit kaybetmeden bugünkü incelememize dalalım.
00:03Bugün masamızda Mehmet Ediböre'nin oldukça çarpıcı, hatta ufuk açıcı diyebileceğimiz
00:08Biten Eylül'ün ardından adlı makalesi var.
00:10Yazarın merkezindeki iddia aslında hepimizin içten içe hissettiği bir şey.
00:14Bizler, asıl gerçekleri ve siyasetin o gizli perde arkası oyunlarını bizden saklamak için tasarlanmış,
00:20devasa bir suni gündem bombardımanına tutuluyoruz.
00:23Makale, gözümüzün önünde duran o sıradan olayların arka planında aslında nasıl bambaşka kurguların işlediğini
00:28o kadar çarpıcı bir dille anlatıyor ki.
00:30Gerçekten şaşıracaksınız.
00:32Şimdi, yazarın modern medya manipülasyonunu anlattığı o buzdağ modeli teorisini harika özetleyen bir soru var kafamızda.
00:40Suni gündemler bizi asıl gerçeklerden mi uzaklaştırıyor?
00:43Yazar buna hiç tereddütsüz, kocaman bir evet diyor.
00:46Düşünün, haberlerde veya sosyal medyada önümüze düşen, üzerinde günlerce, bazen haftalarca konuştuğumuz o popüler başlıklar var ya,
00:54işte onlar aslında sadece suyun üstündeki köpüklerden ibaret.
00:58Yazar bu gündemlerin kelimenin tam anlamıyla bilerek yaratıldığını ve kendi halimize kalıp asıl meseleler üzerine düşünmemizi engellediğini savunuyor.
01:06Peki bu karmaşayı nasıl anlamlandıracağız?
01:09İncelememizi beş temel adımda yapacağız.
01:11Önce suni gündemler ve göz boyamalara bakacağız.
01:14Sonra ertelenen hedeflere, yani o meşhur 2029 gerçeğine değineceğiz.
01:18Ardından iç siyasetteki gizli oyunlar, dış politikada söylenenler ve yapılanlar arasındaki farklar ve son olarak da Birleşmiş Milletler'deki o küresel
01:27siyaset tiyatrosu var.
01:29Hemen ilk bölümümüzle başlayalım.
01:31Suni gündemler ve göz boyama ya da diğer bir deyişle yüzeydeki o dikkat dağıtıcılar.
01:35Yazar bunu asıl meseleleri gizleyen kalın bir sis perdesi olarak tanımlıyor.
01:39Siyasetin gizli perde arkası oyunlarına giden yoldaki en büyük, en temel engelimiz de tam olarak bu.
01:46Makalede çok ilginç, çok tanıdık örnekler var.
01:49Mesela amatör kümeye düşen Turgutlu sporun sağ kenarına topukla yakabıyla çıkan 22 yaşındaki yeni kadın teknik direktörü.
01:56Yazar diyor ki bu sıradan bir spor haberi falan değil.
01:5950 yılı aşan medya tecrübesine dayanarak bunun son derece bilinçli bir PR manevrası olduğunu söylüyor.
02:04Kulüp için sponsor bulma taktiği.
02:06Hatta o genç antrenör için ileride gelecek bir dizi oyunculuğu teklifinin altyapısı.
02:11İnanılmaz değil mi?
02:12Ya da Diyarbakır'da bir bebeğe tüm tepkilere rağmen Ronaldo isminin verilmesi.
02:16Yazar bunu da kültürel bir yozlaşmanın belirtisi olarak görüyor.
02:19Peki ama amaç ne?
02:21Amaç çok basit.
02:22Bizim dikkatimizi o an için gerçek ve can sıkıcı olan sorunlardan alıp bambaşka bir yöne çekmek.
02:27Şimdi yüzeydeki bu magazinel hafif haberlerin hemen bir tık altına iniyoruz.
02:32İkinci bölümümüz ertelenen hedefler ve 2029 gerçeği.
02:36Ekonomik gerçekleri nasıl öteliyorlar?
02:38Yazarın odak noktası tam da burası.
02:40Bizi oyalarken arka planda nasıl zaman kazanmaya çalıştıklarına bakacağız.
02:44Buradaki en kritik nokta 2029 yılı.
02:47Yazar tek aneli enflasyon vaadinin çok ama çok alaycı bir şekilde ta 2029 yılına yani yıllar sonrasına ötelendiğini vurguluyor.
02:55Metinde çok vurucu bir tabir var.
02:57Diyor ki ölmez sağ kalırsanız önümüzdeki 3 yılın müjdesini almak için 2029'u bekleyeceksiniz.
03:04Daha doğrusu müjde falan değil.
03:05Resmen hayal satılıyor.
03:07İşte bu devasa erteleme, bu ekonomik belirsizlik sürekli maruz kaldığımız o suni haber bombardımanlarıyla ustaca perdeleniyor.
03:15Halkın dikkati cüzdanındaki delikten alınıp saha kenarındaki topuklu ayakkabılara çekiliyor.
03:19Geldik 3. bölüme.
03:22İç siyasetteki gizli oyunlar ve perdenin arkasındaki yolsuzluk iddiaları.
03:26Bir katman daha derine iniyoruz ve tüm bu sis perdesinin yazarın iç siyasetteki denetimsiz çürüme iddialarıyla nasıl birleştiğine bakıyoruz.
03:34Asıl oyunların oynandığı yer tam da burası.
03:37Yazar burada gerçekten inanılmaz çarpıcı, oldukça uç örnekler veriyor.
03:41Şöyle düşünün, iktidar partisiyle bağlantılı, dini söylemleri dilinden asla düşürmeyen genç bir ismin dünya üzerinde sadece 15 kişide bulunan nadide
03:50bir yatı peşin parayla aldığı iddia ediliyor.
03:52Dünya üzerinde sadece 15 tane.
03:54Öte tarafta ise aynı anda binlerce ne idüğü belirsiz kişiye yasa dışı yollarla vatandaşlık sağlayan bir çete çökertiliyor.
04:01Makale, tosunlarımıza bir yenisi eklendi diyerek durumu özetliyor.
04:05Yani cuma günleri dini mesajlar atıp diğer yandan kamu kaynaklarıyla lüks yatları alan bu profillerin yarattığı o devasa iki yüzlülüğe
04:12çok ama çok sert bir eleştiri getiriyor.
04:15Yazarın bakış açısındaki asıl acı ironi işte burada gün yüzüne çıkıyor.
04:19Almanların geçmişteki bir davayı asrın soygunu olarak adlandırdığını hatırlatıyor ve soruyor.
04:24Bu yeni skandallar tüm zamanların en büyük soygunu değil de ne?
04:28Ancak işin asıl çarpıcı ve yazarın altını çize çize anlattığı kısmı şu.
04:33Bu devasa skandallara rağmen iktidar kanadında en ufak bir hesap sorulabilirlik yok.
04:38Yok yani sıfır.
04:39Tek bir odacının bile istifa etmediğini belirten yazar, kamusal anlatıda tüm bu enflasyonun, pahalılığın ve yolsuzlukların faturasının akıl almaz bir
04:48şekilde,
04:48sanki onlar iktidardaymış gibi, muhalefete kesildiğine dikkat çekiyor.
04:53Şimdi dördüncü bölüme geçiyoruz.
04:54Dış politikada söylenenler ve yapılanlar, yani diplomasinin o en derin katmanı, buzdağının en karanlık ve sıradan biz vatandaşlar için en
05:03görünmez olan kısmındayız.
05:04Burada kamuoyuna yüksek sesle söylenenler ile siyasetin gizli perde arkası oyunlarında, o kapalı kapılar ardında gerçekten yapılanlar arasındaki devasa uçurumu
05:14göreceğiz.
05:15ABD'den çok çarpıcı bir itiraf var.
05:17Amerika'da başkan yardımcısı adayı olan J.D. Vance, İran Savaşı'nda Türkiye bize yardım etti diyor.
05:22Bu inanılmaz kritik bir cümle.
05:24Yazar bu itirafı, Türk halkının uluslararası arenadaki hayati hamleler konusunda kasıtlı olarak nasıl karanlıkta bırakıldığını kanıtlamak için kullanıyor.
05:33Metin bu durumu en son babalar duyar, maalesef biz en son duyan bile olamadık şeklinde özetliyor.
05:38Düşünebiliyor musunuz? Yani dışarıda alınan o devasa kararlar içerideki halktan tamamen adeta bir devlet sırrı gibi saklanıyor.
05:46İşin bir de askeri vaatler boyutu var ki o da bir hayli ilginç ve yazarın argümanını inanılmaz güçlendiriyor.
05:52İsveç ve Norveç'in NATO genişlemesine onay verilmesi gibi devasa stratejik tavizler kopardık değil mi?
05:58Ama yazar çok kritik askeri vaatlerin havada kaldığını not düşüyor.
06:02F-35 savaş uçakları hayal oldu.
06:04F-16 modernizasyonu ortada yok.
06:07Yerli uçağımız Kaan'ın motoru maalesef yok.
06:10Fakat kamuoyuna sürekli pompalanan o büyük zafer ve dünyaya ayar veren lider anlatılarına bakarsanız sahada karşılığı olmayan bu eksikliklerin lafı
06:18bile geçmiyor.
06:19Yazar açıkça, içeride ne yaparsan yap dışarıda beni destekleyeceksin kuralının işlediğini iddia ediyor.
06:25Burada Metin kendi tabiriyle kofti yani sahte bir düşmanlık tiyatrosunu çok tarafsız ama bir o kadar da keskin bir bıçak
06:32gibi ifşa ediyor.
06:32Bir yanda iktidarın ve genel olarak İslam ülkelerinin o yeri göğü inleten sert İsrail karşıtı kamusal protestoları var.
06:40Peki ya diğer yanda?
06:41Diğer yanda yazarın altını çizdiği o sessiz gerçek duruyor.
06:45İsrail ile ticareti yasa dışı yerleşimler nedeniyle gerçekten durduranlar İngiltere, Kanada, Finlandiya ve Polonya gibi batılı ülkeler.
06:53İşin asıl canılcı tarafı ne biliyor musunuz?
06:55Yazarın iddiasına göre ticareti durduranlar listesinde Türkiye'de dahil olmak üzere tek bir İslam devleti dahi yok.
07:02Yazar içerideki o ateşli söylemlerle dışarıdaki eylemsizlik arasındaki bu çelişkiyi resmen yerden yere vuruyor.
07:09Geldik son bölümümüze.
07:11Küresel siyasetin tiyatrosu yani Birleşmiş Milletler ve rol kesen dünya liderleri.
07:16İncelememizin sonuna yaklaşırken arka planda dönen bu dev oyunların sergilendiği o en büyük sahneye çıkıyoruz.
07:22Yazar burada dönen olayları kelimenin tam anlamıyla dev bir komedi olarak nitelendiriyor.
07:28Yazar uluslararası diplomasiye gerçekten inanılmaz alaycı ama bir o kadar da gerçekçi yaklaşıyor.
07:33Birleşmiş Milletler kürsüsünü liderlerin sadece kendi iç politikalarına yani kendini seçmenine selam çaktığı bir tiyatro sahnesi olarak okuyor.
07:41Liderler kürsüye çıkıyor, en sert ifadeleri kullanıyor, birbirlerini görülmemiş katliyanlarla suçluyor
07:47ya da dünya beşten büyüktür diyerek ateşli, bol alkış toplayan konuşmalar yapıyor.
07:52Oysa perdenin arkasında, o asıl gerçeklikte, karşılıklı çıkarlarını korumak için kapalı kapılar ardında birbirleriyle resmen kanka olmaya devam ediyorlar.
08:00Yazar makalesinde bazı liderler için oldukça sert kişisel ifadeler kullanarak o sahnede sergilenen düşmanlığın tamamen yalandan ibaret olduğunu savunuyor.
08:09Siyasetin gizli perde arkası oyunları tam da böyle, adeta devasa bir stand-up şovu gibi işliyor.
08:14İncelememizi toparlamadan hemen önce, yazarın ortaya koyduğu o çok güçlü çağrıya mutlaka değinmek istiyorum.
08:21İslam akılla geçerlidir kavramı.
08:23Bu metnin adeta bel kemiği, temel felsefesi.
08:26Yazar, dini söylemler kullanılarak insanların aklının uyuşturulmasına şiddetle, kesin bir dille karşı çıkıyor.
08:32Diyor ki, gerçek bir inanç, aklı kullanmayı, soru sormayı ve etrafımızı saran bu siyasi aldatmacaların, bu devasa tiyatronun iç yüzünü
08:41görmeyi gerektirir.
08:42Aklını kullanmayan, sorgulamayan toplumların sadece önlerine konulan o suni gündemlerle oyalanmaya mahkum olacağını çok net bir şekilde yüzümüze vuruyor.
08:51Bugünkü bu açıklayıcı sunumumuzda işlediğimiz o çarpıcı, biraz da can sıkıcı ama çok düşündürücü argümanlara dayanarak sizi şu son soruyla
08:59baş başa bırakmak istiyorum.
09:00Bundan sonra günlük haber akışını izlerken, sadece dikkatinizi dağıtmak için tasarlanmış o suni gündemlerin gürültüsünü nasıl fitreleyeceksiniz?
09:09Ve asıl arka planda oynanan o gerçek siyasi oyunları nasıl göreceksiniz?
09:13Unutmayın, o haber bültenlerinde gördüğünüz şeyler çoğu zaman buzdağının sadece ucu olabilir.
09:18Merak etmeye, sorgulamaya ve o eleştirel düşünce yapınızı korumaya her zaman devam edin.
09:24Hoşçakalın.