00:00Herkese merhaba, bugünkü hikaye incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün, yazar Nazım Peker'in kaleme aldığı, okuması inanılmaz keyifli ama alt metni bir o kadar da derin olan o
00:09meşhur kısa hikayeyi masaya yatırıyoruz.
00:11Konumuz, kelimenin tam anlamıyla zekaların düellosu.
00:15Kibirli, egosuna yenik düşmüş bir profesör ile, sakin, soğukkanlı ve zehir gibi zeki bir öğrenci arasında geçen efsanevi bir zeka
00:23savaşına tanık olacağız.
00:24Odak noktamız ise tamamen öğrencinin profesöre verdiği o kusursuz, o inanılmaz zekice cevaplar olacak.
00:30Bu cevaplar, iletişimde pratik zekanın ve sakin kalabilmenin aslında en büyük güç olduğunu bize çok net bir şekilde gösterecek.
00:37Peki, konuya dalmadan önce sizden bir şey rica ediyorum.
00:41Kendinizi bir anlığını o öğrencinin yerine koyun.
00:44Düşünsenize, sizin üzerinizde mutlak bir otoriteye sahip biri tarafından, herkesin ortasında alenen aşağılanıyorsunuz.
00:51Böylesine ağır bir baskıyla, böyle bir utanç anıyla nasıl başa çıkardınız?
00:56Aslında bu, pek çoğumuzun hayatının bir noktasında bir şekilde tecrübe ettiği bir durum.
01:01Güçlü ve kibirli birine verilecek en iyi cevap nedir gerçekten?
01:05Öfke ile sesinizi mi yükseltirdiniz, yoksa zekanızda o an bir kalkan gibi mi kullanırdınız?
01:11Birinci round, kartallar ve öküzler.
01:14Gözünüzde şöyle bir canlandırın.
01:16Üniversitenin tıklım tıklım dolu yemekhanesindeyiz.
01:19Öğrenciler bölümünde oturacak tek bir yer, tek bir sandalye bile yok.
01:23Karnınız zil çalan sıradan bir öğrencimiz de mecburen akademisyenlerin bulunduğu bölümdeki boş bir masaya geçip oturuyor.
01:29Ve işte tam o an, masanın karşısında oturan profesör, öğrenciye şöyle bir yukarıdan bakıyor ve aynen şu sözleri sarf ediyor.
01:38Hayret, ne zamandan beri öküzlerle kartallar aynı masada oturuyorlar?
01:42Yani ortada hiçbir kışkırtma yok, öğrenci sadece yemeğini yemek istiyor ama profesör sırf kendi egosunu tatmin etmek için o üstten
01:50bakan kibirli ve son derece ağır hakaretini herkesin içinde yapıveriyor.
01:54İşte öğrencinin o keskin zekasına ilk kez burada şahit oluyoruz.
01:58Öğrenci ne kızarık bozarıyor, ne sinirleniyor, ne de sesini bir desibel olsun yükseltiyor.
02:04Gayet kibar, gayet sakin bir tonla şu efsane cevabı veriyor.
02:08İzninizle ben uçayım.
02:10Gerçekten muazzam değil mi?
02:11Profesörün hakaretini alıyor, bir bumerang gibi tam tersine çevirip iade ediyor ve kelime oyununda rakibini mat edip masayı başı dik
02:20bir şekilde terk ediyor.
02:21Durum 1-0, öğrencinin profesöre verdiği bu pratik ve zekice cevap düellonun ilk golü olarak tarihe geçiyor.
02:29Tabi herkesin ortasında kendi kazdığı kuyuya düşen profesör fena halde bozuluyor.
02:34Egosu feci şekilde sarsılan profesör için artık bu bir onur meselesi.
02:38Hemen öğrenciye iyi bir ders vermek için intikam planları yapmaya başlıyor.
02:42İkinci round, para mı, akıl mı?
02:45Olayların nasıl tırmandığına bir bakalım.
02:47Profesör öğrenciyi sınav kağıdını konuşma bahanesiyle kendi kalesine yani kendi ofisine çağırıyor.
02:54Amacı çok net, onu felsefi bir tuzağa düşürmek.
02:57Koltuğuna iyice yayılıyor ve yine o bildiğimiz küçümseyici tavrıyla soruyor.
03:01Yolda gidiyorsun, yerde iki paket var.
03:03Birinde epey bir para, diğerinde de akıl var.
03:06Hangisini alırdın?
03:08Öğrenci ise hiç tereddüt etmiyor.
03:09Kendi öğrenci halini, geçim sıkıntısını ve hayatın gerçeklerini düşünerek gayet dürüstçe parayı seçeceğini söylüyor.
03:16Buradaki detay çok önemli.
03:18Profesör tam olarak bunu duymak istiyordu.
03:21Açığı yakaladığını, öğrencinin sadece maddiyata önem veren, vizyonsuz ve sığ biri olduğunu kanıtladığını zannederek,
03:28o meşhur, o çok bilmiş düzeltmesini yapıyor.
03:31Ben olsam akıl dolu olanı alırdım.
03:34Zafer kazanmış bir komutan edasıyla gülümsüyor.
03:36Çünkü öğrencinin akıldan ne kadar yoksun olduğunu yüzüne vurduğunu düşünüyor.
03:40Ama öğrencimiz istifini zerre bozmuyor.
03:44Sadece küçücük bir an duraksıyor ve o unutulmaz karşı hata yapıyor.
03:48Kişi kendinde ne eksikse ya da ne yoksa onu alır.
03:53Tanrı'ya şükür, bende akıl var ama param yok.
03:56İnanılmaz bir zeka pırıltısı.
03:58Öğrencinin profesöre verdiği bu zekice cevap, aslında zekanın ezberlenmiş akademik teorilerden değil,
04:05hayatın içinden gelen kıvrak bir zihinden doğduğunu kanıtlıyor.
04:09Tuzağı kuran kendi tuzağına düşüyor.
04:11Ve skor güncelleniyor.
04:132-0.
04:14Profesör kendi ofisinde, üstelik kendi kurduğu tuzakta bir kez daha fena halde çuvallıyor.
04:20Yediği bu ikinci golün verdiği utanç ve eziklikle, sınav kağıdını sinirle öğrenciye uzatıp onu adetler odadan kovuyor.
04:29Üçüncü round, kağıttaki imza.
04:31Öğrenci, o büyük zöferin ardından bile nezaketinden üdün vermeden teşekkür edip ofisten çıkıyor.
04:37Fakat koridorda yürürken elindeki kağıda bir bakıyor ki ne not var ne puan.
04:42Onun yerine sayfanın tam ortasında kocaman kırmızı harflerle yazılmış bir kelime duruyor, öküz.
04:47Evet, profesör olgunluğunu tamamen bir kenara bırakıp işi çocukça bir hakarete, bir zorbalığa vardırmış.
04:54Peki sizce öğrencimiz sinirlenip ortalığı birbirine mi katıyor?
04:57Asla.
04:58Gayet sakin bir şekilde topukları üzerinde geriye dönüyor, kapıyı çalıyor ve içeri tekrar giriyor.
05:04Ve işte o an, sözün bittiği o an geliyor.
05:07Hocam, kağıdıma imzanızı atmışsınız ama notumu vermeyi unutmuşsunuz.
05:12Kusursuz bir zamanlama, mükemmel bir soğukkanlılık.
05:14Profesörün yazdığı hakareti, profesörün kendi imzası olarak kabul ettiğini söyleyerek adeta o kibri tek hamlede yerle bir ediyor.
05:23Bu, kibirli akademisyene karşı kazanılmış, tartışmasız, mutlak bir zaferdir.
05:28İşin özeti tam olarak bu.
05:30Maç 3-0 bitiyor.
05:31Sakin bir zeka, içi boş ve hak edilmemiş bir kibre karşı her zaman ama her zaman galip gelir.
05:37Öğrencinin kıvrak zekası, o çok övünülen akademik unvanları sahadan tamamen sirip atıyor.
05:43Kısladan hisse, bir saygı dersi.
05:45Hikayenin eğlenceli kısmını geride bıraktığımıza göre, yazarın bize vermek istediği o derin mesaja odaklanalım.
05:52Kültürümüzde bu durumu özetleyen harika nokta atışı deyimlerimiz var.
05:56Kepenek içinde aslan yatar.
05:58Yani insanların sadece dış görünüşüne veya sahip oldukları satıya bakarak onları hafife almayın.
06:03Her kuşun eti yenmez.
06:05Zayıf sandığınız biri, tek bir kelimesiyle sizi yerin dibine sokabilir.
06:08Ve tabii ki deveden büyük fil vardır.
06:11Hiçbir zaman kibrinize yenik düşmeyin, dünyada sizden çok daha zeki, çok daha donanımlı insanlar olduğunu unutmayın.
06:17Gerçek güç genellikle en sessiz ve en gösterişsiz olanın içindedir.
06:22Yazarımız Nazım Peker'in altını kalın çizgilerle çizdiği ana ders şudur.
06:26Hiç kimseyi aşağılık görmeyeceksin, her canlıya saygı duyacaksın.
06:30Yani duvardaki diplomalarınız, cüzdanınızdaki paranız ya da oturduğunuz o havalı makamlar sizi etrafınızdakileri aşağılama hakkına asla vermez.
06:38Dünyanın en saygın profesörü bile olsanız, karşınızdaki insana saygı göstermek sizin en temel insani görevinizdir.
06:45Ve bugünkü incelememizi bitirirken aklınızın bir köşesine kalmasını istediğim bir soru var.
06:50Gördük ki gerçek zeka sadece egoist birini alt etmek ya da laf cambazlığı yapmak demek değil.
06:56Peki siz kendi zekanızı nasıl kullanacaksınız?
07:00Sadece girdiğiniz tartışmaları kazanıp haklı çıkmak için mi, yoksa çevrenizde o çok ihtiyaç duyduğumuz karşılıklı saygıyı yaşartmak için mi?
07:07Şunu asla unutmayın, bazen verilecek en zekice cevap karşımızdakini susturan değil, bizi daha iyi bir insan yapan cevaptır.
07:16Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın.
07:22İzlediğiniz için teşekkür ederim.