Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Yazar Nazım Peker, bu metinde 1957 seçimlerinde yaşanan usulsüzlükleri ve demokratik krizleri detaylandırarak 27 Mayıs İhtilali'ne giden süreci mercek altına almaktadır. İktidardaki Demokrat Parti’nin radyo manipülasyonları, sahte belgeler ve seçmen kütüklerindeki hileler vasıtasıyla sonuçları kendi lehine değiştirdiği savunulmaktadır. Özellikle Gaziantep ve Mersin gibi illerde halkın sandığa sahip çıkma çabalarının şiddet ve baskıyla bastırıldığı, ordunun sivil olaylara dahil edildiği vurgulanmaktadır. Kaynakta, iktidarın oy kaybetmesine rağmen usulsüz yöntemlerle gücünü koruma hırsının toplumsal gerilimi tırmandırdığı ve siyasi kutuplaşmayı derinleştirdiği ifade edilmektedir. Nihayetinde yazar, bu antidemokratik uygulamaların ve kurumların siyasallaşmasının Türkiye’yi kaçınılmaz bir askeri müdahaleye sürüklediğini analiz etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Doğrudan konuya girelim. Bugün Türkiye siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birine 1960 askeri müdahalesinin perde arkasına iniyoruz.
00:09Kaynak metnimizdeki veriler ve iddialar üzerinden çok çarpıcı bir inceleme yapacağız.
00:14Ama önce tüm bu olan bitenin merkezine çok ama çok kritik bir soru bırakalım.
00:19Düşünsenize tek bir seçim gününde yaşananlar ta yıllar sonra gerçekleşecek bir askeri darbeye gerçekten zemin hazırlayabilir mi?
00:26Kaynağımıza göre 27 Mayıs müdahalesini tam olarak kavramak istiyorsak sadece darbe gününe değil taşları döşeyen on meşhur güne yani 27
00:35Ekim 1957 erken seçimlerine odaklanmalıyız.
00:39Çünkü bilirsiniz tarihte olaylar hiçbir zaman bir boşlukta yaşanmaz. Mutlaka ve mutlaka bir öncesi vardır.
00:44Birinci bölüm 1960'a giden yol.
00:48Yazarımız iktidardaki Demokrat Parti'nin yani DP'nin muhalefetin nefesini ensesinde hissetmesiyle genel seçimleri 7 ay öne çektiğini aktarıyor.
00:57Ülke genelinde tansiyon zaten oldukça yüksek bir de bunun üzerine bu ani erken seçim kararı gelince işte fırtına yavaş yavaş
01:03burada kopmaya başlıyor.
01:05İkinci bölüm seçim günü iddiaları.
01:07Kaynağımız burada bizi gerçekten inanılmaz bir tablo çiziyor.
01:13Daha oylar verilirken günün tam ortasında yaşanan medyanın nasıl manipüle edildiğine dair iddialar var.
01:20Bakın burası gerçekten çok ilginç.
01:22Şu zaman çizelgesine bir göz atalım.
01:25Metindeki iddiaya göre sandıkların kapanmasına daha saatler varken saat tam 14.30'da devlet radyosu Demokrat Parti'nin zaferini anons etmeye
01:35başlıyor.
01:36Düşünebiliyor musunuz?
01:37Saat 15 gibi CHP lideri İsmet İnönü acilen dönemin devlet bakanını arayıp lütfen durdurun bu yayını diyor.
01:44Ancak Başbakan Adnan Menderes'in yayının devam etmesi yönünde kesin bir talimat verdiği söyleniyor.
01:49E haliyle sonuç ne oluyor?
01:50Saat 17'de sandıklar kapandığında birçok seçmen nasıl olsa DP kazandı diyerek sandığa gitmekten çoktan vazgeçmişti bile.
01:57İşin garibi iddialar sadece radyoyla da sınırlı kalmıyor.
02:01Kaynak metnimizde resmen akıllara durgunluk veren bir sahte haber olayı anlatılıyor.
02:05BBC ve AFP gibi kurumların yabancı gazetecilerine sanki İsmet İnönü yazmış gibi seçimi kaybettik en fazla 120 vekil çıkarabiliriz diyen
02:15sahte bir itiraf metni dağıtılıyor.
02:17Haberi doğrulatmak için koşa koşa İnönü'ye giden gazeteciler onun olay karşısındaki büyük şaşkınlığını görünce bu devasa sahtekarlığı ancak fark
02:25edebiliyorlar.
02:26Gerçeklerin böylesine eğilip bükülmesi ilerleyen günlerde devlet gücünün çok ama çok daha sert kullanılmasına yol açacaktı.
02:33Hatta olaylar ve gerilim öyle bir noktaya tırmanıyor ki bu durum ileride İnönü'ye tarihe kazınan o meşhur sözünü söyletiyor.
02:41Savaşta bile askeri uçaklar sivil halkın üstüne dalış yapmaz.
02:45Peki işin mutfağında yani seçim hilesi mekaniğinde neler oluyordu?
02:50Yazar kütük yani seçmen listesi manipülasyonunu çok net bir şekilde özetliyor.
02:56İddiaya göre sistem basit ama sarsıcı.
02:59CHP'li olduğu bilinen seçmenler listelerden bir bir siliniyor.
03:03Buna karşılık Demokrat Partili seçmenler birden fazla listeye kaydediliyor.
03:07Yani aynı kişi farklı yerlerde defalarca oy kullanabiliyor.
03:11Üçüncü bölüm Gaziantep ve Yanan Oylar
03:14Peki tüm bu anlattığım gerilim sahada yerelde nasıl patlak verdiği
03:18gelin kaynağımızdaki çok spesifik ve adeta bir film sahnesini andıran o Gaziantep anekdotuna bakalım.
03:25Yazar burada son derece şüpheli bir zincirleme olayı aktarıyor.
03:29Seçim gecesi önce CHP'nin 700 oy farkla seçimi kazandığı ilan ediliyor.
03:34Tamam bitti derken hemen ardından köylerden geldi denilen yaklaşık 1000 oyluk bir ilave ile kazanan aniden DP ilan ediliyor.
03:42Doğal olarak itiraz ediliyor ve oy çuvalları yeniden sayılmak üzere adliyeye kilitleniyor.
03:48Ve dördüncü adım sıkı durun.
03:49Ne hikmetse o gece o adliye binası gizemli bir şekilde alev alev yanıyor.
03:54Yeniden sayılacak olan tüm oylar o gece kül oluyor.
03:57Tahmin edersiniz ki bu yangın ve ardından zaferin DP'ye geçmesi halkı çileden çıkarıyor.
04:03Metne göre 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda protestocular sokağa dökülüyor.
04:08Dönemin valisi ne yapıyor dersiniz?
04:10Yazarın da o döneme ait ilginç notuyla o zamanlar Toma diye bir şey yok tabi protestocuları dağıtmak için doğrudan itfaliye
04:17araçlarını sahaya sürüyor ve halkın üzerine tazikli su sıktırıyor.
04:21Çıkan arbede de pek çok kişi halkı isyana teşvik suçlamasıyla içeri alınıyor.
04:27Dördüncü bölüm.
04:28Ülke çapında çatışmalar.
04:29Kaynağımız Gaziantep'te çakan bu yerel kıvılcımın nasıl jet hızıyla tüm ülkeyi saran devasa bir ulusal krize dönüştüğünü bize çok net
04:39gösteriyor.
04:40Mesela Mersin fiziksel şiddetin ne kadar tırmandığına dair acı bir örnek.
04:46İddiaya göre seçimlerle bağlantılı olarak bir cinayet işleniyor.
04:50Asıl failin bir DP milletvekili olduğuna dair söylentiler kulaktan kulağa yayılmaya başlayınca devletin refleksi çok sert oluyor.
04:59Olayı örtbas etmek ve söylentileri kesmek için anında kapı gibi bir yayın yasağı getiriliyor.
05:06Yazar İstanbul, Sivas, Ankara, Kayseri diye upuzun bir şehirler listesi veriyor.
05:10Neden mi?
05:11Çünkü çalındığı iddia edilen oylara karşı sokağa taşan bu öfkenin öyle 3-5 lokal olay olmadığını,
05:16kelimenin tam anlamıyla ülkenin dört bir yanını saran ulusal bir infial olduğunu görmemizi istiyor.
05:21Tabi devletin tüm bu yaşananlara yanıtı tam bir güç gösterisi şeklinde oluyor.
05:26Kaynak 1 Kasım'da yani meclisin açılış gününde başkent Ankara'nın halini öyle bir tasvir ediyor ki,
05:32sokaklarda devriye gezen tanklar, yolları kordon altına alan askerler ve şehirlerin üzerinden alçaktan uçan askeri jetler,
05:40yani siyasi bir kriz resmen askeri bir gövde gösterisiyle zor kullanılarak bastırılmaya çalışılıyor.
05:475. Bölüm Sonuçlar ve Tarihsel Döngü
05:50Şimdi asıl can alıcı meseleye gelelim.
05:53Olan biteni anladık ama bu son derece yoğun siyasi sürtüşmeyi tetikleyen veriyi de anlamamız lazım.
05:59Demokrat Parti'yi bu kadar agresif taktikler kullanmaya iten şey aslında neydi?
06:04Yazarın incelediği meclis tutanaklarına göre bu devasa gerginliğin arkasında yatan temel neden sadece tek bir rakamda gizli.
06:119. Evet, Demokrat Parti 1954 seçimlerine kıyasla tam 9 puanlık devasa bir oy kaybı yaşıyordu.
06:19İşte iktidarı kaybetme paniği bu sert refleksleri doğuran asıl itkendi.
06:23Tüm o seçmen listesi iddialarına, radyodan okunan o erken zafer ilanlarına rağmen şu sonuca bir bakın.
06:30Yarış inanılmaz derecede başa baş geçmiş.
06:33Demokrat Parti %47, CHP ise %41.
06:37Yazar tam da bu sonucun ardından DP'nin girdiği o otoriterleşme yolunun ve muhalefete yönelik artan baskısının Türkiye'yi adım
06:45adım 1960 darbesine sürüklediğini savunuyor.
06:49İncelememizi toparlarken kaynağımız oldukça tarafsız bir duruşla çok ilginç bir tarihsel ironiyi yüzümüze çarpıyor.
06:55Bakın, Demokrat Parti'den önce bizzat CHP'nin kendisi o meşhur açık oy gizli tasnif sistemini uygulamıştı.
07:02Yani oyların herkesin önünde sandığa atıldığı ama sayımın kapalı kapılar ardında yapıldığı o şaibeli taktikler.
07:09Yani anlayacağınız bir dönemin mağduru başka bir dönemin failine, bir dönemin faili de başka bir dönemin mağduruna dönüşebiliyordu.
07:17Ve bu da bizi kaynağımızın sunduğu o tokat gibi finale getiriyor.
07:21Bugün ekranlarda geçmişin bu derin hatalarını, bu karmaşık manevralarını görmezden gelerek yaratılan siyasi anlatılara baktığımızda kendimize dönüp şunu sormalıyız.
07:30Acaba geçmişten gerçekten bir şeyler öğreniyor muyuz?
07:32Yoksa tarih, kelimenin tam anlamıyla tekerrürden mi ibaret?
07:36Bunu mutlaka bir düşünün derim.
07:38Bu incelememizde bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.
Yorumlar

Önerilen