Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Müyesser Yıldız’ın bu yazısı, düşük rütbeli gazilerin ve şehit ailelerinin sosyal haklar ile protez yardımları gibi temel taleplerini duyurmak amacıyla Ankara'da gerçekleştirdikleri 35 günlük protestoyu ele almaktadır. Eylemciler, hükümetin sunduğu yeni yasal düzenlemeyi yetersiz bularak sosyal tesislerden yararlanma ve hakkaniyetli maaş artışı gibi iyileştirmeler talep etmektedir. Platform Sözcüsü Erdem Çerçioğlu, siyasi otoritenin kendilerini ihmal ettiğini ve asker kökenli yetkililerin dertlerine karşı duyarsız kaldığını sert bir dille ifade etmektedir. Özellikle PKK ile ilgili yasalarla eş zamanlı çıkan düzenlemeler, gaziler arasında kendilerine yönelik bir haksızlık ve itibarsızlaştırma algısı yaratmıştır. Mağdurlar, yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek için Cumhurbaşkanı'na seslenerek devletin kendilerine sahip çıkmasını beklemektedir. Sonuç olarak kaynak, vatan hizmeti sonrası kendi kaderine terk edilen askerlerin onur mücadelesini ve siyasi karar alıcılara yönelik sitemlerini yansıtmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Hoş geldiniz. Bugün sizinle şu an Ankara'nın tam kalbinde yaşanan gerçekten hem çok duygusal hem de siyasi olarak oldukça
00:07yüklü bir konuyu mercek altına alacağız.
00:10Manşetlerin arkasında aslında ne oluyor, taraflar ne söylüyor bunları adım adım net verilerle inceleyeceğiz.
00:17Amacımız kesinlikle taraf tutmak değil. Aksine bu karmaşık yasama sürecini ve onun tam ortasındaki insan hikayesini olabildiğince şeffaf bir şekilde
00:25sizlere aktarmak.
00:26Hazırsanız hemen başlayalım.
00:28Şimdi her şeyi bir kenara bırakıp çok temel çok insani bir tabloyla işe koyulalım.
00:3435 gün. Dile kolay. Tam 35 gündür bir grup insan Ankara'nın göbeğinde güven parkta kurdukları çadırlarda yatıp kalkıyor.
00:43Bir an için gözünüzde canlandırın bunu. Başkentin ortasındasınız ve bir aydan uzun süredir gece gündüz demeden orada bekliyorsunuz.
00:52İnanılmaz değil mi? Hal böyle olunca insan sormadan edemiyor tabii.
00:56Bir aydan uzun süre halka açık bir parkta uyumayı göze alan bu insanlar kim?
01:01Yani onları bu kadar zorlu bir eylemi iten sebek ne olabilir?
01:06Zaten bütün meselenin kalbi de aslında bu soruda atıyor.
01:09Sayılara baktığımızda öyle 3-5 kişiden değil yaklaşık 5000 kişiyi ilgilendiren devasa bir konudan bahsediyoruz.
01:16Kim bu insanlar? Er şehit aileleri ve er gaziler.
01:20Yani vatani görevini yaparken hayatını kaybedenlerin aileleriyle bu uğurda yaralanıp uzuvlarını kaybeden vatandaşlarımız.
01:28Anlayacağınız mesele sadece küçük bir grubu değil toplumun çok geniş ve bir o kadar da hassas bir kesimini doğrudan etkiliyor.
01:36Birinci bölüm temel talepler. Finansal desteğin ötesinde.
01:40Hadi gelin bu eylemcilerin çoğu zaman yanlış anlaşılan gerçek taleplerine şöyle bir yakından bakalım.
01:47Protestocuların ne istediklerine şöyle bir baktığımızda durumun aslında büyük ölçüde sistemsel ve medikal olduğunu anlıyoruz.
01:53Yani düşünsenize subay ve az subay gazilerle eşit sosyal tesislere erişim istiyorlar.
01:58Biten protezleri değiştirmek için sürekli ama sürekli Ankara'ya gelme çilesinin bitmesini ya da sadece daha yüksek kaliteli protezlere erişebilmeyi
02:07talep ediyorlar.
02:07Yani olay aslında sadece nakit para değil, olay tamamen yaşam kalitesi, insan onuru ve sağlık hizmetlerine adil eşit bir şekilde
02:16ulaşabilmek.
02:16Ve işte ipin koptuğu yer tam olarak burası.
02:20Bir tarafta gazilerin ya bizim derdimiz para falan değil diyen çok net bir feryadı var.
02:25Ama diğer tarafa yani yasama organının verdiği yanıta bakıyoruz sadece 8 bin ila 12 bin lira arasında bir maaş artışı.
02:31Onların asıl istedikleriyle onlara sunulan çözüm arasındaki bu devasa uçurum işte parktaki o çadırların neden hala sökülmediğini bize çok net
02:40açıklıyor.
02:41İkinci bölüm yasama çatışması aceleye getirilen süreç.
02:45Şimdi bu işin merkezindeki o büyük tartışmayı ateşleyen kritik zaman çizergisine bir göz atalım.
02:51Burada asıl kilit nokta zamanlama.
02:53Bakın Milli Savunma Bakanlığı, Aile Bakanlığı ve Meclis Komisyonu bu hak iyileştirmeleri üzerinde tamı tamına 3 yıl, evet 3 yıl
03:01boyunca ağır ağır çalışıyor.
03:04Ama sonra ne oluyor?
03:05Bu yasa bir anda adeta ışık hızıyla mecliste onaylanıveriyor.
03:10Daha da ilginci bundan sadece bir gün sonra kamuoyunda çokça tartışılan o PKK yasası kabul ediliyor.
03:17İşte 3 yıllık o kaplumbağa hızındaki sürecin ardından tamamen ilgisiz ve çok tartışmalı başka bir yasanın hemen öncesinde bu işin
03:25böyle aceleye getirilmesi doğal olarak protestocular arasında ciddi şüphelere neler oluyor tepkilerine yol açıyor.
03:32Tabi burada madalyonun diğer yüzüne de bakmamız, konuyu tamamen tarafsız bir şekilde ele almamız şart.
03:38Hükümet yetkilileri, örneğin Meclis Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve Fatma Betül Sayankaya bu ardışık yasalar arasında herhangi bir
03:46siyasi pazarlık ya da bağlantı olduğu iddialarını kesin ve net bir dille reddediyorlar.
03:52Şehit yakınları ve gazilerin haklarının asla bir pazarlık konusu yapılamayacağını, bu iki yasa arasında hiçbir illiyet bağı olmadığını resmi olarak
04:01altını çize çize vurguluyorlar.
04:02Üçüncü bölüm, hayal kırıklıkları ve sürtüşme, sözcünün isyanı, sahada o derinden hissedilen tepkiyi, o duygu selini anlamak için bizzat protestoyu
04:13düzenleyen platformun sözcüsü Erdem Çerçioğlu'na kulak vermeliyiz.
04:18Çerçioğlu'nun anlattığı bazı şeyler var ki insanın gerçekten boğazı düğümleniyor.
04:23Mesela gözlerini kaybeden bir gazinin ona söyledikleri.
04:26Düşünsenize iki buçuk yaşındaki çocuğunun yüzünü hiç görememiş, daha doğrusu bırakın çocuğunu artık kendi yüzünü bile hatırlayamadığını söylüyor.
04:35Bu meselenin sadece kağıt üzerindeki bir yasa maddesi olmadığını, kanlı canlı, yürek burkan bir insan gerçeği olduğunu adeta yüzümüze çarpıyor.
04:44Tabi bu ağır duygusal yükün yanında sahada çok ciddi bir gerilim de var.
04:48Çerçioğlu sırf seslerini duyurmak, protestlerini bırakmak için meclise yürümek istediklerini ama engellendiklerini anlatıyor.
04:55Hatta orada bir komiserin kendilerine sizin eyleminiz yüzünden bizi küfrettiriyorlar demesi sözcünün anlattığına göre onları en çok yaralayan, en çok
05:04öfkelendiren şey tam da bu an olmuş.
05:06Tüm bunlara baktığımızda protestocuların çok derin bir siyasi yara bandı olarak kullanılma hissi yaşadığını görüyoruz.
05:13İktidar dışındaki partilerden destek gördüklerini belirtseler de açıkçası yıllardır genel bir görmezden gelinme hali hissettikleri çok belli.
05:20En çarpıcı olanı da kendi kaderlerini çizen komisyon üyelerini doğrudan empati yoksunluğuyla eleştirmeleri.
05:27Özellikle de komisyon başkanı Hulusi Akar'ın tavrını düşmanca bulduklarını söyleyerek ciddi bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı ifade ediyorlar.
05:34Üstelik bu siyasi sürt düşme sadece yasa maddelerinde kalmıyor, semboller üzerinden de epey tırmanıyor.
05:40Protestocular tam da kendi yasalarının görüşüldüğü o kritik oturumlarda meclisi yöneten kişinin kimliği üzerinden ciddi bir ahlaki sorgulama yapıyorlar.
05:50Terörizmle ilişkilendirdikleri kişilere yönelik yasal adımları ve o günkü meclis yönetimini eleştiriyorlar.
05:56Yani anlayacağınız güven parktaki o öfke sadece çıkan yasanın içeriğine değil yasanın çıkış şekline, zamanlamasına ve bütün bu bağlama yönelik
06:04büyük bir tepki.
06:05Bakın şu detay yasama sürecindeki o zamanlamanın çadırlardaki havayı nasıl doğrudan etkilediğinin çok net bir kanıtı.
06:13O çok tartışmalı yasanın kabulünden sonra kalkıp parka giden eylemcilerin gözünün içine baka baka ben bu tasarıya red oyuverdim diyen
06:21tek bir isim oluyor.
06:22CHP Artvin milletvekili Uğur Bayrak tutan. Başka kimse yok.
06:25Bu da eylemcilerin kendilerini siyaset sahnesinde ne kadar yalnız, ne kadar dışlanmış hissettiklerinin çok çarpıcı bir özeti aslında.
06:32Dördüncü ve son bölüm Cumhurbaşkanına bir çağrı
06:35Sizleri gaziler tarafından doğrudan ülkenin Cumhurbaşkanına yöneltilen o son o sarsıcı soruyla baş başa bırakıyoruz.
06:43Şöyle diyorlar, başkomutan askerlerin parkta yatıyor söyleyeceğim bir şey yok mu?
06:48Bu noktada durup hepimizin düşünmesi gerekiyor.
06:51Politik süreçlerin o karmaşık yasa tasarılarının bitmek bilmez meclis aritmetiklerinin bittiği yerde insan onuru tam olarak nerede başlar?
07:00Bize katıldığınız için teşekkürler. Sanırım bu sorunun cevabını düşünmek artık hepimize kalmış.
Yorumlar

Önerilen