00:00Hoş geldiniz. Bugün sizinle şu an Ankara'nın tam kalbinde yaşanan gerçekten hem çok duygusal hem de siyasi olarak oldukça
00:07yüklü bir konuyu mercek altına alacağız.
00:10Manşetlerin arkasında aslında ne oluyor, taraflar ne söylüyor bunları adım adım net verilerle inceleyeceğiz.
00:17Amacımız kesinlikle taraf tutmak değil. Aksine bu karmaşık yasama sürecini ve onun tam ortasındaki insan hikayesini olabildiğince şeffaf bir şekilde
00:25sizlere aktarmak.
00:26Hazırsanız hemen başlayalım.
00:28Şimdi her şeyi bir kenara bırakıp çok temel çok insani bir tabloyla işe koyulalım.
00:3435 gün. Dile kolay. Tam 35 gündür bir grup insan Ankara'nın göbeğinde güven parkta kurdukları çadırlarda yatıp kalkıyor.
00:43Bir an için gözünüzde canlandırın bunu. Başkentin ortasındasınız ve bir aydan uzun süredir gece gündüz demeden orada bekliyorsunuz.
00:52İnanılmaz değil mi? Hal böyle olunca insan sormadan edemiyor tabii.
00:56Bir aydan uzun süre halka açık bir parkta uyumayı göze alan bu insanlar kim?
01:01Yani onları bu kadar zorlu bir eylemi iten sebek ne olabilir?
01:06Zaten bütün meselenin kalbi de aslında bu soruda atıyor.
01:09Sayılara baktığımızda öyle 3-5 kişiden değil yaklaşık 5000 kişiyi ilgilendiren devasa bir konudan bahsediyoruz.
01:16Kim bu insanlar? Er şehit aileleri ve er gaziler.
01:20Yani vatani görevini yaparken hayatını kaybedenlerin aileleriyle bu uğurda yaralanıp uzuvlarını kaybeden vatandaşlarımız.
01:28Anlayacağınız mesele sadece küçük bir grubu değil toplumun çok geniş ve bir o kadar da hassas bir kesimini doğrudan etkiliyor.
01:36Birinci bölüm temel talepler. Finansal desteğin ötesinde.
01:40Hadi gelin bu eylemcilerin çoğu zaman yanlış anlaşılan gerçek taleplerine şöyle bir yakından bakalım.
01:47Protestocuların ne istediklerine şöyle bir baktığımızda durumun aslında büyük ölçüde sistemsel ve medikal olduğunu anlıyoruz.
01:53Yani düşünsenize subay ve az subay gazilerle eşit sosyal tesislere erişim istiyorlar.
01:58Biten protezleri değiştirmek için sürekli ama sürekli Ankara'ya gelme çilesinin bitmesini ya da sadece daha yüksek kaliteli protezlere erişebilmeyi
02:07talep ediyorlar.
02:07Yani olay aslında sadece nakit para değil, olay tamamen yaşam kalitesi, insan onuru ve sağlık hizmetlerine adil eşit bir şekilde
02:16ulaşabilmek.
02:16Ve işte ipin koptuğu yer tam olarak burası.
02:20Bir tarafta gazilerin ya bizim derdimiz para falan değil diyen çok net bir feryadı var.
02:25Ama diğer tarafa yani yasama organının verdiği yanıta bakıyoruz sadece 8 bin ila 12 bin lira arasında bir maaş artışı.
02:31Onların asıl istedikleriyle onlara sunulan çözüm arasındaki bu devasa uçurum işte parktaki o çadırların neden hala sökülmediğini bize çok net
02:40açıklıyor.
02:41İkinci bölüm yasama çatışması aceleye getirilen süreç.
02:45Şimdi bu işin merkezindeki o büyük tartışmayı ateşleyen kritik zaman çizergisine bir göz atalım.
02:51Burada asıl kilit nokta zamanlama.
02:53Bakın Milli Savunma Bakanlığı, Aile Bakanlığı ve Meclis Komisyonu bu hak iyileştirmeleri üzerinde tamı tamına 3 yıl, evet 3 yıl
03:01boyunca ağır ağır çalışıyor.
03:04Ama sonra ne oluyor?
03:05Bu yasa bir anda adeta ışık hızıyla mecliste onaylanıveriyor.
03:10Daha da ilginci bundan sadece bir gün sonra kamuoyunda çokça tartışılan o PKK yasası kabul ediliyor.
03:17İşte 3 yıllık o kaplumbağa hızındaki sürecin ardından tamamen ilgisiz ve çok tartışmalı başka bir yasanın hemen öncesinde bu işin
03:25böyle aceleye getirilmesi doğal olarak protestocular arasında ciddi şüphelere neler oluyor tepkilerine yol açıyor.
03:32Tabi burada madalyonun diğer yüzüne de bakmamız, konuyu tamamen tarafsız bir şekilde ele almamız şart.
03:38Hükümet yetkilileri, örneğin Meclis Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve Fatma Betül Sayankaya bu ardışık yasalar arasında herhangi bir
03:46siyasi pazarlık ya da bağlantı olduğu iddialarını kesin ve net bir dille reddediyorlar.
03:52Şehit yakınları ve gazilerin haklarının asla bir pazarlık konusu yapılamayacağını, bu iki yasa arasında hiçbir illiyet bağı olmadığını resmi olarak
04:01altını çize çize vurguluyorlar.
04:02Üçüncü bölüm, hayal kırıklıkları ve sürtüşme, sözcünün isyanı, sahada o derinden hissedilen tepkiyi, o duygu selini anlamak için bizzat protestoyu
04:13düzenleyen platformun sözcüsü Erdem Çerçioğlu'na kulak vermeliyiz.
04:18Çerçioğlu'nun anlattığı bazı şeyler var ki insanın gerçekten boğazı düğümleniyor.
04:23Mesela gözlerini kaybeden bir gazinin ona söyledikleri.
04:26Düşünsenize iki buçuk yaşındaki çocuğunun yüzünü hiç görememiş, daha doğrusu bırakın çocuğunu artık kendi yüzünü bile hatırlayamadığını söylüyor.
04:35Bu meselenin sadece kağıt üzerindeki bir yasa maddesi olmadığını, kanlı canlı, yürek burkan bir insan gerçeği olduğunu adeta yüzümüze çarpıyor.
04:44Tabi bu ağır duygusal yükün yanında sahada çok ciddi bir gerilim de var.
04:48Çerçioğlu sırf seslerini duyurmak, protestlerini bırakmak için meclise yürümek istediklerini ama engellendiklerini anlatıyor.
04:55Hatta orada bir komiserin kendilerine sizin eyleminiz yüzünden bizi küfrettiriyorlar demesi sözcünün anlattığına göre onları en çok yaralayan, en çok
05:04öfkelendiren şey tam da bu an olmuş.
05:06Tüm bunlara baktığımızda protestocuların çok derin bir siyasi yara bandı olarak kullanılma hissi yaşadığını görüyoruz.
05:13İktidar dışındaki partilerden destek gördüklerini belirtseler de açıkçası yıllardır genel bir görmezden gelinme hali hissettikleri çok belli.
05:20En çarpıcı olanı da kendi kaderlerini çizen komisyon üyelerini doğrudan empati yoksunluğuyla eleştirmeleri.
05:27Özellikle de komisyon başkanı Hulusi Akar'ın tavrını düşmanca bulduklarını söyleyerek ciddi bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı ifade ediyorlar.
05:34Üstelik bu siyasi sürt düşme sadece yasa maddelerinde kalmıyor, semboller üzerinden de epey tırmanıyor.
05:40Protestocular tam da kendi yasalarının görüşüldüğü o kritik oturumlarda meclisi yöneten kişinin kimliği üzerinden ciddi bir ahlaki sorgulama yapıyorlar.
05:50Terörizmle ilişkilendirdikleri kişilere yönelik yasal adımları ve o günkü meclis yönetimini eleştiriyorlar.
05:56Yani anlayacağınız güven parktaki o öfke sadece çıkan yasanın içeriğine değil yasanın çıkış şekline, zamanlamasına ve bütün bu bağlama yönelik
06:04büyük bir tepki.
06:05Bakın şu detay yasama sürecindeki o zamanlamanın çadırlardaki havayı nasıl doğrudan etkilediğinin çok net bir kanıtı.
06:13O çok tartışmalı yasanın kabulünden sonra kalkıp parka giden eylemcilerin gözünün içine baka baka ben bu tasarıya red oyuverdim diyen
06:21tek bir isim oluyor.
06:22CHP Artvin milletvekili Uğur Bayrak tutan. Başka kimse yok.
06:25Bu da eylemcilerin kendilerini siyaset sahnesinde ne kadar yalnız, ne kadar dışlanmış hissettiklerinin çok çarpıcı bir özeti aslında.
06:32Dördüncü ve son bölüm Cumhurbaşkanına bir çağrı
06:35Sizleri gaziler tarafından doğrudan ülkenin Cumhurbaşkanına yöneltilen o son o sarsıcı soruyla baş başa bırakıyoruz.
06:43Şöyle diyorlar, başkomutan askerlerin parkta yatıyor söyleyeceğim bir şey yok mu?
06:48Bu noktada durup hepimizin düşünmesi gerekiyor.
06:51Politik süreçlerin o karmaşık yasa tasarılarının bitmek bilmez meclis aritmetiklerinin bittiği yerde insan onuru tam olarak nerede başlar?
07:00Bize katıldığınız için teşekkürler. Sanırım bu sorunun cevabını düşünmek artık hepimize kalmış.
Yorumlar