00:00Hoş geldiniz! Bugün masamızda gerçekten çarpıcı bir inceleme var.
00:04Biliyorsunuz bazen bugünü anlamak için çok değil, birkaç on yıl geriye gitmek yeterli oluyor.
00:10İşte ele alacağımız yazar da tam olarak bunu yapmış,
00:131999 yılında alınmış o kritik siyasi kararı alıp,
00:17adım adım günümüzün parlamento manzarasına bağlamış.
00:20Eğer bugünkü siyasi iklimin köklerinin aslında nerelere dayandığını merak ediyorsanız,
00:25bu inceleme taşları yerine oturtmanızı sağlayacak.
00:28Hadi başlayalım!
00:29Yazarın bugüne dair bakış açısını tam olarak kavrayabilmek için,
00:33aslında kendimize şu temel soruyu sormamız gerekiyor.
00:36Düşünsenize, 1999'daki tek bir siyasi toplantı,
00:40bugünün modern siyasetini nasıl bu kadar derinden yeniden şekillendirmiş olabilir?
00:45Geçmişin bugüne nasıl bir ön söz yazdığını görmek için,
00:4826 yıl öncesine o kritik döneme doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.
00:53İlk durağımız, olayların fitilini ateşleyen o uluslararası hamle,
00:591999 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi müdahalesi.
01:03Olayların nasıl hızla tırmandığına bir bakın.
01:0529 Haziran 1999'da terör örgütü lideri için verilen bir idam cezası var.
01:11Ancak bu karar çok geçmeden 30 Kasım'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden gelen bir tedbir kararıyla duraklatılıyor.
01:19Ve işte bu uluslararası fren, Ocak 2000'de Türkiye'nin siyasi kaderini tamamen etkileyecek olan o tarihi koalisyon toplantısına zemin hazırlıyor.
01:28Yazar tam da bu noktada çok ciddi bir hukuki çelişkiye parmak basıyor.
01:33Kesinleşmiş bir yargı kararının böyle dışarıdan bir müdahaleyle bekletilmesinin aslında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesine açıkça aykırı olduğunu savunuyor.
01:43Yani yazara göre ortada bariz bir anayasal ihla söz konusu.
01:47İşin daha da ilginç yanı ne biliyor musunuz?
01:50Yazar argümanını güçlendirmek için bizzat dönemin Ayhime Genel Sekreteri Wolfgang Peacart'ın sözlerini hatırlatıyor.
01:57Peacart'a göre mahkemenin bu tedbir kararı hukuken bağlayıcı bile değildi.
02:02Yani devleti buna uymaya zorlayan kesin bir yasal zorunluluk yoktu.
02:06Yazar bunun tamamen siyasi bir tercih olduğunun altını çiziyor.
02:10Tüm bu hukuki kargaşa bizi o günlerin en kritik anına, kader belirleyici koalisyon toplantısına götürüyor.
02:18Tam 7,5 saat süren anıtsal bir taplantıdan bahsediyoruz.
02:21Masada birbirine tamamen zıt iki görüş var.
02:24Bir tarafta MEP, dosyanın infaz için derhar meclise gönderilmesini,
02:29aksi halde ülkenin egemenlik haklarında büyük bir gedik açılacağını savunuyor.
02:33Diğer yanda ise Başbakan Bülent Ecevit ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın argümanı var.
02:38Onlar, ölü bir terör örgütü liderinin dirisinden çok daha tehlikeli olacağını,
02:43eldeki bu ismin stratejik bir koz olarak kullanılmasının çok daha akılcı olduğunu öne sürüyorlar.
02:48Sonunda bir uzlaşmaya varılıyor.
02:50Kamuoyuna, AYHM süreci tamamlanana kadar dosyanın Başbakanlık'ta bekletileceği açıklanıyor.
02:56Fakat yazar burada çok net bir tespitte bulunuyor.
02:59Metindeki o, süreç tamamlandığında ivedilikle gönderilecektir ifadesi,
03:03aslında sadece zaman kazanmak ve sokaktaki o muazzam kamuoyu öfkesini yatıştırmak için tasarlanmış bir oyalama taktiğiydi.
03:11Karar sonrası gelen tepkilerse tam bir tezat oluşturuyor.
03:15Öcalan, bu bekletilme kararını hemen Avrupa Birliği reformları ve iç barış için bir başlangıç olarak yorumlayıp,
03:21siyasi mesajlar vermeye başlıyor.
03:23Başbakan Ecevit ise buna çok sert ve öfkeli bir yanıt vererek,
03:27İmralı'nın asla bölücülüğü siyasallaştıracak bir kürsü haline gelmesine müsamaha gösterilmeyeceğini vurguluyor.
03:34Tabii kamuoyundaki tansiyon düşmüyor, bu da bizi şehit ailelerinin, dönemin cumhurbaşkanıyla buluştuğu o duygusal ana getiriyor.
03:42Bu görüşme sırasında bir şehit babası, cumhurbaşkanının karasına çıkıyor ve yazarın,
03:47kehanet niteliğinde dediği o tüylü üperten öngörüde bulunuyor.
03:50Giyor ki, sabır diyorsunuz ama sabrın sonunda idam yasalardan kaldırılacak ve apo asılmayacak.
03:57Sıradan bir vatandaşın siyasi gidişatı bu kadar net, bu kadar isabetli okuyabilmesi gerçekten inanılmaz değil mi?
04:05Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in o babaya verdiği yanıt ise,
04:08siyasi tarihimizin o meşhur, klişeleşmiş cümlesi oluyor.
04:12Dün dündür, bugün bugündür.
04:14Demirel, ailelere varsayımsal bir gelecek için endişelenmeyi bırakmalarını,
04:19bugüne odaklanmalarını ve tavsiye edilen o sabrı göstermelerini öğütlüyordu.
04:24Peki o gün gösterilen bu sabırın uzun vadeli tarihi sonuçları ne oldu?
04:29Şimdi biraz zamanı ileri saralım.
04:31Yazar, o şehit babasının korkutucu öngörüsünün yıllar içinde adım adım nasıl gerçeğe dönüştüğünün haritasını çıkarıyor.
04:38Düşen dominolara bir bakın.
04:40İdam cezası tamamen kaldırıldı.
04:42Devlet, çözüm süreçleri adı altında terör örgütü lideriyle defalarca masaya oturdu.
04:47Hapishane fiilen örgütün yönetildiği bir karargah haline geldi ve örgütün Suriye kolu kurulup güçlendi.
04:54Yazar, tüm bu devasa değişimlerin temeline 1999'daki o infazı bekletme kararına bağlıyor.
05:01Ve burada gerçekten acı bir ayroni var.
05:051999'da olayları birebir öngören o şehit babası Mehmet Gencer, 2012'deki açılım politikalarına karşı muhalefetini sürdürdüğü için dışlandı.
05:14Hatta uydurma suçlamalarla mahkeme kapılarında süründürüldü.
05:18Yani haklı çıkmanın, öngörülü olmanın maalesef çok ağır bir bedeli olmuştu.
05:24Geldik günümüze.
05:25O tarihi manevraların bugünkü siyasi yankılarına bir bakalım.
05:29Karşımızda devasa bir rakam duruyor, 467.
05:33Bu, mecliste geçtiğimiz günlerde yeni bir yasa için verilen rekor kabul oyunu temsil ediyor.
05:39Yazar, bu tarihi oylamayı sıradan, tekil bir yasa çıkarma işlemi olarak görmüyor.
05:44Bunu, on yıllardır süren ve az önce anlattığımız o tavizler zincirinin en son, en güncel halkası olarak okuyor.
05:52Yazar, CHP lideri Özgür Özel'in bu yasaya verdiği desteği savunan şu sözlerine özellikle dikkat çekiyor.
05:59Ben, adam yine kazandı diye bakmıyorum.
06:02Bir kazanan varsa, ülke kazanıyordur.
06:04Özel, kendi vicdanının rahat olduğunu söylese de, yazar, süreci bölücü taleplere boyun eğmek olarak okuyan kesimin hayal kırıklığını hatırlatıyor.
06:13Yazara göre asıl kazanan adam, hala İmralı'daki lider.
06:17Üstelik bu rekor oylamanın ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un çıkıp, yeni bir sivil anayasa için siyasi iklim artık olgunlaştı
06:27demesi de dikkat çekici.
06:28İncelemeye göre, bu durum, alıştıra alıştıra ilerleyen o kademeli siyasi kaymalar örüntüsünün aynen devam ettiğinin çok net bir göstergesi.
06:38Oylama, daha büyük hedefler için bir sıçrama tahtası olarak kullanılıyor.
06:42Yazarın analizinde en sert tepkiyi gösterdiği noktalardan biri de, yazar Abdülkadir Selvi'nin getirdiği değerlendirme.
06:51Selvi, ortada bir zafer veya yenilgi yok diyor, ancak makale, bu tür bir söylemin koskoca bir devleti ve bir terör
06:59örgütünü iki eşit taraf gibi göstermeyi normalleştirdiğini,
07:03bunun devlet ciddiyetiyle kesinlikle bağdaşmadığını, hatta tehlikeli olduğunu savunuyor.
07:08İnceleme, gerçekten zihinlere kazınacak, kışkırtıcı bir soruyla son buluyor.
07:13Yazar diyor ki, eğer gerçekten ortada bir zafer yoksa, yasa kabul edildikten hemen sonra,
07:19dem partili üyelerin meclisin ortasında yaptığı o kutlama işaretinin anlamı neydi?
07:24İşte bu soru, 1999'dan beri akan tarihin, alınan o ilk kararların bugünü nasıl şekillendirdiğini hepimize yeniden sorgulatıyor.
07:33Bir sonraki incelemede görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar