00:00Herkese merhaba. Bugün oldukça derin, yüzyıllardır anlatıla gelmiş türden geleneksel bir anlatının içine dalıyoruz.
00:07Erol Sunat'ın kaleme aldığı Tahtsızın hikayesi.
00:11Bu sadece eski zamanlarda geçen sıradan bir masal değil emin olun.
00:15Gücün, ihanetin ve en önemlisi halkın o güçle kurduğu karmaşık ilişkinin muazzam bir incelemesi.
00:22Gelin bu hikayenin detaylarına birlikte bakalım.
00:25Peki bir krallıkta halk adil ama kendi halinde sessiz bir yöneticiyi alıp yerine acımasız bir tiranı getirirse ne olur?
00:33İşte bütün mesele bu.
00:35Çoğu tarihi hikaye gücü elinde tutanlara odaklanır bilirsiniz ama burada merceğimiz doğrudan ahali yani halk.
00:42Halkın güce verdiği tepki, kendi kaderinin nasıl çizdiği, inanın bana bu anlatının asıl can alıcı noktası tam olarak burası.
00:50Hemen baş kahramanımızla yani Tahtsız ile tanışalım.
00:53İsmi üzerinde tahta olmayan biri.
00:56Ama bakın burası çok önemli.
00:58Onun meşruiyeti üzerinde oturduğu altın kaplamalı bir koltuktan gelmiyor.
01:02Tamamen karakterinden, adaletinden ve haktan ayrılmamasından geliyor.
01:06Yani gerçek otoritenin öyle fiziksel bir tahta falan ihtiyacı olmadığını dize çok net bir şekilde gösteriyor.
01:13Bölüm 1 İhanet ve sürgün
01:16Hikayemizin başladığı yer burası.
01:19Karşımızda birbirinin tam zıttı iki karakter var.
01:22Bir tarafta barış yanlısı, merhametli ama dürüst olmak gerekirse biraz pasif olan orijinal sultanımız duruyor.
01:30Diğer tarafta ise sürgündeki kardeşi var.
01:33Agresif, sürekli askeri zaferler ve mutlak güç vaat eden biri.
01:37Ve ne yazık ki sultanın en güvendiği adamları, hatta kendi damadı bile onun bu barışçıl doğasını bir zayıflık olarak görüyor.
01:45Başımızda kardeşi olursa zaferden zafere koşarız düşüncesiyle adaleti o sahte güç ilüzyonuna satıveriyorlar.
01:52İhanet gerçekleşip sultan sürgüne gönderilirken, ahali yani halk ne yapıyor dersiniz?
01:59Nehir kıyısındaki o küçük eve sürgüne giden yöneticilerinin arkasından acımasızca alay ediyorlar.
02:05Şöyle diyorlar, tahtsız bugün uzak diyara yola çıkıyor, yanında taht benzeri bir koltuk götürseydi bari.
02:12Düşünebiliyor musunuz? Kendilerine barış ve huzur sağlayan bir adamın arkasından gülüyorlar.
02:17Hatta sultanın büyük oğlunun başkente rehin bırakılması bile kimsenin umurunda olmuyor.
02:22İkinci bölüme geçiyoruz.
02:24Zalimin yükselişi, işlerin çığırından çıktığı an.
02:28Yeni sultan başa geçer geçmez neler yapıyor bir bakalım.
02:32İlk işi ona yardım edip tahta çıkaran herkesi ya sürgüne göndermek ya da idam etmek oluyor.
02:39Neden mi? Çünkü abime ihanet eden bana da eder diyerek korkunç bir paranoyaya papılıyor.
02:45En ufak bir itirazı olanı idam ettiriyor, sürekli vezir değiştiriyor ve hepsinden kötüsü halkın vergilerini bir anda tam beş katına
02:54çıkarıyor.
02:55Evet, krallığı kelimenin tam anlamıyla bir felakete sürüklüyor.
02:59Tabii çok geçmeden halk o devasa hatanın farkına varıyor, başkentin o eski huzurlu günlerinden eser kalmıyor.
03:06Ahali yavaş yavaş, tahtsız ahalinin içine karışırdı, bu ise çok sert, ona sahip çıkamadık diyerek derin bir pişmanlık yaşamaya başlıyor.
03:15Bazen elinizdekini tamamen kaybetmeden onun değerini anlayamıyorsunuz değil mi?
03:19İşte tam olarak bunu yaşıyorlar.
03:21Bölüm 3
03:21Pazar yeri isyanı
03:23Bıçağın kemiğe dayandığı yer
03:25Sıradan halkın o kırılma noktası, pazar yerinde patlak veriyor.
03:29Sultan oradan geçerken cesur bir ihtiyar çıkıp ona dikleniyor ve aynen şöyle diyor,
03:35Bizi dinlemezsin, halimiz nicedir diye sormazsın, sen bizim değil de kimin sultanısın.
03:41İnanılmaz güçlü bir an değil mi?
03:43Bu sözler doğrudan diktatörlüğün yüzüne çarpılmış, adaletten beslenen koca bir tokat aslında.
03:48Tabi bunu duyan sultan öfkeden deliye dönüyor ve ihtiyara vurmak için kolunu kaldırıyor.
03:55İşte tam o saniyede hikayeye yepyeni bir karakter giriyor.
03:58Yiğit.
03:59Yiğit halkın o korkusuz sesini, tiranlığa dur diyebilecek cesareti temsil eden muazzam bir arketip.
04:06Havaya kalkan o acımasız kolu havada yakalıyor ve sultanın eli ahaliyi dövmek için kalkmaz diyor.
04:12Sırf bu hareketi yüzünden zindana atılıyor ama aynı zamanda efsanevi bir kahramana dönüşüyor.
04:18Dördüncü bölüme geldik Şehzade ve Yiğit.
04:22Aradan tam on yıl geçiyor.
04:24Gölgelerde geçen koskoca on yıl.
04:26İlk yılında Şehzade başkentte rehin tutuluyor.
04:29Beşinci yıla geldiğimizde tiran artık o bitmek bilmeyen paranoyası yüzünden etrafındaki herkesi kendinden uzaklaştırmış durumda.
04:37Ama asıl olay onuncu yılda gerçekleşiyor.
04:40Şehzade meğerse o odada öylece oturup kaderine boyun eğememiş.
04:44Gizlice kılıç, ok, gürz eğitimleri almış ve usta bir savaşçıya dönüşmüş.
04:49Yani o sadece rehin olarak beklememiş, hazırlanmış.
04:52Günün birinde sultan, güya şehzadeyi babasının yanına sürgüne göndermek bahanesiyle yola çıkarıyor.
04:59Yanına da muhafız olarak bizim yiğidi veriyor.
05:02Asıl plan ne?
05:03Yolda ikisini de haramilere pusu kurdurtup öldürtmek.
05:06Ama işler hiç de tiranın planladığı gibi gitmiyor.
05:10Bu ölüm yürüyüşü bir anda harika bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.
05:14İkisi haramileri alt ederken şehzade kılıç ustalığını konuşturuyor.
05:19Ve sıkı durun, hikayenin en güzel sürprizlerinden biri burada karşımıza çıkıyor.
05:24Şehzadeyi on yıl boyunca gizlice eğiten o yaşlı silah ustası kimmiş biliyor musunuz?
05:29Bizim cesur, Yiğit'in babasından başkası değilmiş.
05:32Beşinci bölüm Büyük Kaçış
05:35İşlerin en heyecanlı kısmı
05:37Yiğit ve şehzade sağ salim sürgündeki tahtsızın yanına vardıklarında
05:42şehzade akıl almaz derecede cesur bir plan yapıyor.
05:45Öyle devasa bir ordu falan kurmak yok.
05:48Gelip başkente sızacaklar.
05:49Zaten şehzadeye aşık olan tiranın en büyük kızını kaçıracaklar.
05:53Dönüş yolunda bir kervansarayda evlenip tahtsızın yanına sağ salim dönecekler.
05:58Düşünsenize masadaki tüm kartları yeniden dağıtan inanılmaz zekice bir hamle bu.
06:03Ve bu cesur hamle tiranın sonunu getiriyor.
06:06Bakın onun yenilgisi öyle büyük bir meydan savaşında falan olmuyor.
06:10Tamamen psikolojik bir çöküş yaşıyor.
06:12Kendi sarayından, kendi kızının hem de yıllarca rehin tuttuğu yeğeni tarafından kaçırılmasının yarattığı o derin şok,
06:19o büyük aşağılanma, tiranın kibri bu durumu kaldıramıyor ve bir gece ansızın geçirdiği kalp kriziyle hayatını kaybediyor.
06:27Yani zalimlik günün sonunda kendi kendini yok ediyor.
06:30Altıncı ve son bölüm Adaletin Dönüşü
06:34Hikaye, o masalsı, tatmin edici sonuna kavuşuyor.
06:38Ahali hatasını anlıyor.
06:40Tatsızı başkentin kapılarında coşkuyla karşılayıp onu kendi elleriyle o tahta geri oturtuyor.
06:46Tatsızsa ne yapıyor?
06:47Halkın sırtındaki o ezici vergileri, borçları tek kalemde silip hepsini affediyor.
06:53Üstelik güce hiç tapmadığını göstermek için tahtını hemen oğlu şehzadeye devrediyor.
06:58Kahramanımız yiğit mi?
06:59O da tatsızın kızı olan prensesle evlenip hakkı olan saygınlığa kavuşuyor.
07:03Yani her şey olması gerektiği gibi düzen ve adalet yeniden sağlanıyor.
07:08Ancak hikayenin asıl dersi yöneticilere değil, yine halka yani bize ait.
07:13Ahali o derin aydınlanmayı yaşıyor ve diyor ki,
07:17Tatsız da ama vicdanlıydı, merhametliydi, o bizi değil, biz onu anlayamadık, Allah bizi affetsin.
07:22Bu aslında güç ve merhamet arasındaki o ince çizgiyi yanlış okuyan, barışı bir zayıflık sanan bir toplumun kendi kendisiyle yüzleşmesidir.
07:31Bu incelememizin sonuna yaklaşırken, kıssa kavramına şöyle bir yakından bakalım.
07:37Kıssalar sadece eskilerden bahseden uydurma masallar değildir.
07:42Dinleyene çok derin, ahlaki bir ders vermeyi amaçlayan, zamana meydan okuyan, alegorik anlatılardır.
07:49Yazarımız Erol Sunat da bu geleneksel formatı kullanarak aslında dünü değil, bugünü hatta tüm zamanlara anlatıyor.
07:57Sunat, hikayesini geleneksel anlatı köklerinden gelen o harika şiirsel tekerlemeyle bitiriyor.
08:03Şehir şehire, tahtsız tahtsıza benzer.
08:07Bir kıssadır anlatılan, anlatılanlarla bir benzerlik varsa tamamen tesadüften ibarettir.
08:13Ne kadar akıllıca değil mi? Bu ritmik tekerleme, yüzyıllardır dinleyiciyi rahatlatmak ama aynı zamanda aranızda anlayan anladı dercesine verilen dersin
08:23her döneme cuk diye oturabileceğini hissettirmek için kullanılır.
08:27Ve bu incelemeyi şu soruyla bitirmek istiyorum.
08:30Tarih tekerrürden ibaret, bunu biliyoruz.
08:33Yarın öbür gün başka bir karizmatik lider çıkıp da barışı küçümseyerek size sonsuz zaferler ve acımasız bir güç vaat ettiğinde,
08:41ahali o korkunç bedelleri ödemeden önce tahtsızın hikayesini hatırlayacak mı?
08:45Yoksa adil olanı bir kez daha gücün o sahte ışıltısına kurban mı edecek?
08:49Bunu düşünmenizi istiyorum.
08:51Bu hikayenin derinliklerine benimle daldığınız için çok teşekkür ederim.
08:55Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
08:57Şimdilik hoşçakalın.
Yorumlar