00:00Selam var, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün cidden hepimizin hayatına dokunan, iş yerinde, ailede, hatta kendimizle olan, iliştiğimizde bile yankı bulan, çok ama çok çarpıcı bir
00:10konuyu konuşacağız.
00:11Odağımızda kim var derseniz, ta 500 yıl öncesinden bir isim, Niccolo Machiavelli.
00:17Şimdi ismini duyun ya, aklınıza hemen o klasik manipülasyon ustası imajı gelmiş olabilir.
00:21Ama inanın bana, insan doğası hakkındaki fikirleri aslında inanılmaz derecede yanlış anlaşılmış bir karakter o.
00:27İşte tam da bu yüzden bugün, iyiliğin tek başına neden saygı getirmediğini ve Machiavelli'nin bu konuda bizi nasıl uyardığını
00:34masaya yatırıyoruz.
00:35Hazırsanız, hadi hemen dalalım.
00:371. Bölüm, Machiavelli'nin yanlış anlaşılan mirası, efsanenin ötesinde.
00:43Şimdi şu meşhur söze bir bakalım.
00:46Sevilmektense korkulmak daha güvenlidir, ikisi bir arada olamıyorsa.
00:50Şöyle kısa bir an durup bu cümlenin ağırlığını bir hissetmenizi istiyorum.
00:54Kulağa epey karanlık, epey ürkütücü geliyor değil mi?
00:58Hatta yüzlerce yıl boyunca insanlar bunu okuyup dediler ki,
01:01ha demek ki Machiavelli diktatörlere baskıyı, şiddeti ve korku salmayı öğütülüyor.
01:06Ama aslında, aslında bu çok ama çok büyük bir yanılgı.
01:10O kesinlikle zalimliği falan örmüyordu.
01:12Burada parmak bastığı şey, insan psikolojisinin çok daha derin, çok daha pragmatik bir gerçeğiydi.
01:18Yani olay, o bildiğimiz efsanelerdeki gibi sadece zalimlik ve şiddetten ibaret değil.
01:25Gerçek bambaşka.
01:26Kritik nokta şu, insanlar eylemlerinin somut bir sonucu veya bedeli olacağını bildiklerinde,
01:32davranışlarını anında, bakın anında değiştirirler.
01:36Şöyle düşünün, karşınızdaki kişi size saygısızlık yaptığında,
01:40bunun net bir karşılığı olacağını biliyorsa, size karşı nasıl davranır?
01:43Çok daha dikkatli, çok daha özenli değil mi?
01:46İşte bu, etrafa korku salmak demek değil, bu, davranışların bir bedeli olduğunu hissettirmektir.
01:52Çünkü biz insanlar, maalesef sadece yüksek erdemlere göre değil,
01:57daha çok sonuçlara göre hareket etmeye programlanmışız.
02:00İkinci Bölüm
02:01İnsan Doğasının Değişmeyen Yönü
02:04Duyguların Önüne Geçen Çıkarlar
02:06Düşünsenize, aradan tam beş asır geçmiş,
02:10imparatorluklar yıkılmış, teknoloji deseniz bambaşka bir noktaya gelmiş,
02:14ama bizim o temel karar alma mekanizmamız, o ilkel yazılımımız zerre değişmemiş.
02:19Kendi çıkarlarımız, çoğu zaman o saf, güzel duygularımızın önüne geçiyor.
02:24Şu söze bir kulak verin.
02:25İnsanlar, babalarının ölümünü, mallarının ellerinden alınmasından daha çabuk unutur.
02:30İnanılmaz sarsıcı, biraz da alaycı bir cümle değil mi?
02:33Ama Machiavelli'nin amacı bizi hakaret etmek değil.
02:35Bizi şöyle bir sarsıp, o çıplak, rahatsız edici gerçeği görmemizi sağlamak.
02:40Kararlarımızı çoğu zaman duygusal bağlar değil,
02:43maddi çıkarlar ve yüzleşeceğimiz sumut bedeller belirliyor.
02:46Bu bizi kötü yapmaz, sadece hayatta kalma içgüdümüzün ne kadar baskın olduğunu gösterir.
02:51Üçüncü Bölüm
02:52Zehirsiz Yılanın Kaderi
02:54Modern hayat için bir metafor
02:57Şimdi gelin bu 16. yüzyıl siyasetini falan bir kenara bırakalım da doğrudan sizin hayatınıza,
03:03ofis koridorlarına, günlük ilişkilerinize dönelim.
03:06Çünkü o eski metinler bugün birebir yaşanıyor.
03:09Şu muazzam benzetmeye bakar mısınız?
03:12Eğer bir yılanın zehri olmadığını herkes biliyorsa, onu ip gibi kullanırlar.
03:17Vay canına, çok çarpıcı değil mi?
03:19Etrafınızdaki o sürekli tamam diyen, her hatayı sineye çeken,
03:23aman ağzımızın tadı kaçmasın diye kendi sınırlarını sürekli çiğneten insanları bir düşünün.
03:28Sizce toplum onlara, ya ne kadar iyi kalpli diye mi bakıyor?
03:31Maalesef hayır.
03:33İnsanlar sizin kendinizi savunamayacağınızı düşündüklerinde,
03:36o iyiliğiniz anında suistimal edilebilir bir araca dönüşüyor.
03:40Size artık bir birey gibi değil,
03:42istedikleri gibi kullanabilecekleri bir ip gibi görmeye başlıyorlar.
03:46Dördüncü Bölüm
03:47Sınırları Test Eden İnsanlar
03:49İstismarın Tırmanışı
03:50Tabii, burada hemen bir parantez açalım.
03:54Etrafımızdaki herkes özünde böyle,
03:56karanlık, kötü niyetli falan değil elbette.
03:58Mesele şu ki,
03:59tıpkı suyun kendi yolunu bulmaya çalışması gibi,
04:02insan doğası da sürekli olarak karşısındakinin sınırlarını test etme eğilimindedir.
04:07Acaba ne kadar esner,
04:09ne kadar taviz verir?
04:10Peki, bu süreç nasıl tırmanıyor biliyor musunuz?
04:13Önce,
04:14nasıl olsa ses çıkarmaz,
04:15bir bedeli yok derler.
04:16Bu yeşil ışığı bir kez gördüler mi,
04:19hemen ardından o çok küçük,
04:20zararsız görünen ufak tavizler istenir.
04:23Eğer buna dur demezseniz,
04:25işte o zaman ihlaller giderek büyür.
04:27Çünkü zihin artık şunu öğrenmiştir,
04:29karşımda aşamayacağım bir engel yok.
04:31Yani,
04:32aslında geri adım atmamak,
04:34istismara resmen açık davetiye çıkarmaktır.
04:37Beşinci Bölüm
04:38Gerçek Güç ve Saygı
04:39Isırma Kararlılığı
04:41E peki,
04:42çözüm ne o zaman?
04:44Sınırlarınızı korumak için zalim biri mi olacaksınız?
04:47Kesinlikle hayır.
04:48Kişiler arası gerçek gücü yeniden tanımlamamız lazım.
04:52Gerçek saygı,
04:53etrafa böyle dehşet saçarak kazanılmaz.
04:55İnsanların aradığı,
04:57sizin saldırgan olmanız değil,
04:58gerektiğinde kendi haklarınızı sonuna kadar savunabileceğinizi,
05:02yani o ısırma kararlılığınızı hissetmeleridir.
05:04Burada 3 çok kritik nokta var.
05:071- İnsanlar sizin ne kadar kibar konuştuğunuza değil,
05:10gerektiğinde neler yapabileceğinize,
05:13yani kapasitenize bakar.
05:152- Arkasında sağlam bir irade olmayan nezaket,
05:18dışarıdan sadece zayıflık olarak okunur.
05:20Ve 3- Bence en önemlisi,
05:23sahip olduğunuz o zehir,
05:24herkese saldırmanız gerektiği anlamına gelmez.
05:27Isırmanıza hiç gerek yok.
05:28Ama gerektiğinde ısırabileceğinizi,
05:31kendinizi savunabileceğinizi herkesin bilmesi gerekir.
05:33Zaten o kapasite görünür olduğunda,
05:36inanın bana saldırı daha başlamadan biter.
05:38Yani sınır çizmek demek,
05:41hayatta herkesle her an sürekli bir kavga halinde olmak demek değil.
05:45Düşünsenize, sürekli kavga etmek,
05:47çok yorucu, çok zehirli bir hayat bu.
05:49Gerçek güç ve karşılıklı saygı,
05:51aslında çok sağlam, sarsılmaz bir duruş sergilemekten geçer.
05:55Öyle net, öyle sınırları belli bir duruşunuz olmalı ki,
05:59kimse size saygısızlık yapmayı aklından bile geçiremesin.
06:02İşte o zaman kavga etmenize bile gerek kalmaz.
06:05Doğru olan, ideal dünyayı değil,
06:07insan doğasında var olan gerçeği yönetmektir.
06:10İncelememizin sonuna gelirken,
06:12sizi bu felsefeden süzülüp gelen
06:14ve gerçekten hayatınızı şekillendirebilecek
06:17o çok çarpıcı soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
06:19Kendinize lütfen çok samimi bir şekilde şu soruyu sorun.
06:23Sınırlarınızı koruyanlardan mısınız?
06:26Yoksa başkalarının koyduğu sınırlar içinde yaşamaya mahkum olanlardan mı?
06:29Şunu unutmayın,
06:31sınır koymak, saldırganlık falan değildir.
06:33Hayatın en doğal, en gerekli savunma mekanizmasıdır.
06:37Kendi duruşunuzu inşa edin
06:38ve zehrinizi sadece gücünüzün sessiz bir kanıtı olarak taşıyın.
06:43Bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkür edelim.
06:45Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
Yorumlar