Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 hafta önce
Dr. Alper Sezener tarafından kaleme alınan bu yazı, 2026 yılının öne çıkan iki yapımı üzerinden sinemanın gerçekliği nasıl farklı uçlarda ele aldığını inceliyor. Yazar, Steven Spielberg imzalı İfşa Günü filmini umut dolu bir gökyüzü arayışı ve kurumsal gizemlerin deşifre edilmesi olarak tanımlarken, Kane Parsons’ın Arka Odalar filmini ise klostrofobik bir mekânsal kayboluş ve varoluşsal bir kriz olarak betimliyor. Metinde, Spielberg'in bilimkurgu geleneğini iyimser bir noktadan sürdürdüğü, buna karşın A24 yapımı Arka Odalar'ın internet kültüründen beslenen modern bir korku atmosferi sunduğu vurgulanıyor. İki yapımın oyuncu performansları ve ticari başarıları kıyaslanarak, birinin dış dünyaya, diğerinin ise içsel boşluklara odaklandığı belirtiliyor. Sonuç olarak kaynak, bu iki zıt anlatının günümüz insanının belirsizlik ve izolasyon karşısındaki korkularını aynaladığını zarif bir dille özetliyor.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Haykese merhaba. Hadi hiç vakit kaybetmeden bugünkü incelememize dalalım.
00:04Bugün, 2026'nın açık ara en çok konuşulan iki filmini ele alıyoruz.
00:09Bu iki film, adeta modern toplumumuzun en derin korkularını ve umutlarını yansıtan iki taraflı bir ayna gibi.
00:16Karşımızdaki tablo bize şunu gösteriyor, sinema sadece iki saatlik bir kaçış değil,
00:20aynı zamanda kolektif psikolojimizin de tam bir haritası.
00:24İşte hikayemizin koptuğu nokta tam olarak burası.
00:27Bir tarafta bizi o büyük cevaplar için gözlerimizi gökyüzüne dikmeye davet eden bir film var,
00:32diğer tarafta ise kelimenin tam anlamıyla ayaklarımızın altındaki zemini çekip alan,
00:37bizi yer altına ve kendi içimizin karanlığına hapseden bambaşka bir yapım.
00:41İkisi de aynı yıla damga vuruyor ama tamamen farklı yönlere bakıyorlar.
00:45Bölüm 1. İki film, iki farklı yön.
00:49Bölüm 2. Gökyüzündeki sır, ifşa günü.
00:53Önce başımızı yukarı kaldıralım.
00:55Karşımızda Steven Spielberg'in o devasa, umut aşılayan bilimkurgu harikası, ifşa günü var.
01:021947'den günümüze uzanan bir sırlar silsilesini düşünün.
01:06Emily Blunt'ın harika canlandırdığı meteorolog Margaret Fairchild
01:09ve Joshua Conner'ın oynadığı siber güvenlik uzmanı Daniel Kellner,
01:1310 yıllardır süren inanılmaz bir UFO örtbasını gün yüzüne çıkarıyor.
01:17Tıpkı şu an sosyal medyada sürekli karşımıza çıkan o komplo ve gizli gerçek furyası gibi değil mi?
01:22Sizi anında o kedi fare oyununun içine çekiveriyor.
01:25Ama asıl sürpriz nerede biliyor musunuz?
01:28Wardex şirketinin lideri rolünde karşımızda Colin Firth var.
01:32Fakat kesinlikle o alışkın olduğumuz tatlı, romantik adam değil.
01:36Son derece zeki, mesafeli ve inanın bana, gerçekten tüyler ürpertici bir performans sergiliyor.
01:44Filme o ağır, karanlık atmosferi ve devasa kurumsal tehdidi katan kesinlikle onun bu beklenmedik hali.
01:51Yine de işin özünde şu var, klasik bir Spielberg dokunuşu.
01:55Evet, bilinmezlikten ölesiye korkuyoruz ama günün sonunda umut her zaman galip geliyor.
02:02Düşünsenize, ET'den ya da üçüncü türden yakınlaşmalardan çok da farklı değil bu yaklaşım.
02:08Yönetmen bize, ötekiyle yüzleşmenin aslında ne kadar özgürleştirici olabileceğini hatırlatıyor.
02:14Bilgi bir bedel gerektiriyor, orası kesin.
02:16Ama sonuçta ufkunuz muazzam bir şekilde genişliyor.
02:24Peki ya bakışlarımızı aşağıya, o karanlığa çevirirsek?
02:28İşte o zaman derin, gerçekten sarsıcı bir kabusa uyanıyoruz.
02:32Henüz 20'li yaşlarındaki Kane Parsons'ın yönettiği bu A24 filmi, o ünlü internet efsanesini alıp adeta gözlerimizin önüne seriyor.
02:40Bir mobilya mağazasının bodrum katı, gizli bir kapı ve bum!
02:44Çivitel Ejufor, Renate Rinswe ve Mark Duplass kendilerini zamanın tamamen büküldüğü, mantığın sıfırlandığı o ürkütücü, sonsuz sarı koridorlarda buluyorlar.
02:55Parsons, Spielberg'in aksine çok daha tanıdık ve sinsi bir korkuyu deşiyor.
02:59O devasa uzaylı filolarını falan unutun.
03:02Buluntu film türünün o çiğ gerçekliğini kullanarak asıl dehşetin tam da içimizde, modern yaşantımızda olduğunu yüzümüze vuruyor.
03:09Pandemi dönemindeki o boğucu izolasyonu, sosyal medyada kaybolduğumuz dipsiz algoritma tünellerini bir düşünün.
03:16Kimsenin size asla bulamayacağı sonsuz bir odada yapayalnız kalma fikri.
03:21Gerçek bir anlam krizi arıyorsanız işte tam olarak bu.
03:24Bölüm 4. Rakamlar ve Zıtlıkların Çarpışması
03:28İşin gişe boyutuna baktığımızda ise resmen iki farklı evren çarpışıyor.
03:33Bir yanda Spielberg'in umut dolu vizyonu ve dudak uçuklatan 200 milyon dolarlık devasa bütçesi var.
03:40Diğer yanda ise Parsons'ın o klostrofobik, tek bir mekana sıkışmış, içsel bir dehşet sunan mütevazı kurulumu duruyor.
03:47Masadaki bu iki farklı dünya, endüstrenin aldığı iki devasa, zıt finansal risk anlamına geliyor.
03:53Ve sıkı durun, sonuç kelimenin tam anlamıyla inanılmaz, sadece ama sadece 8.1 milyon dolar gibi bir bütçeyle çekilen arka
04:03odalar, Kuzey Amerika'daki ilk hafta sonunda ne kadar hasılat yaptı dersiniz?
04:08Tam 81 milyon dolar.
04:10Düşünebiliyor musunuz? Açılışta bütçesinin tam 10 katı.
04:13Ticari anlamda eşine az rastlanır bir şok dalgası bu.
04:17Dahası da var, filmin küresel gişede ulaştığı nokta inanılmaz bir şekilde 260 milyon dolar oldu.
04:24Bu durum, A24'ün o bağımsız, karanlık psikolojik tarzının geleneksel dev Hollywood bütçelerine karşı kazandığı devasa bir zafer demek.
04:34Görünüşe göre insanlar, simemada sadece umudu değil, kendi karanlık yalnızlıklarıyla yüzleşmeyi de deli gibi izlemek istemişler.
04:41Aslında işin en can alıcı kısmı şu, bu iki filme arda arda izlemek insanda gerçekten tuhaf iki parçalı bir ayna
04:49etkisi bırakıyor.
04:51Düşünün, gündüzleri büyük gerçeğin peşine düşüp internette ufu ifşa videoları izliyoruz ama gece yarısı olduğunda yatağımızda tek başımıza o sonsuz
05:00algoritma döngüsünde doomscrolling yapıyoruz kendimizi.
05:04Dışarıdaki gerçeği arama saplantımız ile, içimizdeki o derin, modern yalnızlık hissi arasındaki bu muazzam savrulmayı, inanın bana bu iki filmden
05:13daha iyi özetleyen bir şey olamaz.
05:15Yani aslında her şey şu harika cümlede düğümleniyor, Spielberg, orada anlamlı bir şey var diyerek başımızı gökyüzüne kaldırmamızı sağlarken, Parsons,
05:25tam da o an, en güvende hissettiğimiz yerde, hiçbir şey güvende değil diye fısıldayıp ayaklarımızın altındaki zemini çekiveriyor.
05:34Bölüm 5
05:35İşte bu iki filmin 2026 yılına neden bu kadar sert bir damga vurduğunun özeti.
05:42İşin garibi, her iki gerçeklik de aynı anda son derece doğru. Öyle değil mi?
05:47Dünya hem umut fışkıran devasa bir yer, hem de her an parçalanabilecek kadar kırılgan bir ilüzyon.
05:53Ve sinemanın o gerçek büyüsü tam olarak bu dengede saklı.
05:57Bizi bir yandan umutla sarıp sarmalıyor, diğer yandan en derin zayıflıklarımızı yüzümüze çarpıyor.
06:03Ve bunu yaparken ne uçuk bir umuda ne de karanlık bir kabusa tamamen teslim olmamıza izin vermiyor.
06:10Bugünlük bizden bu kadar. Ama gitmeden önce sizi şu tüyler ürpertici soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
06:16Bir dahaki sefere yıldızlarla dolu o devasa gökyüzüne umutla bakarken ya da upuzun boş bir koridorun karanlığına doğru yürürken şunu
06:25bir düşünün.
06:25Ya o çok güvendiğimiz, adına normal dediğimiz şey aslında her an çatırdamaya hazır incecik bir kabuktan ibaretse?
06:33Kendinize iyi bakın.
Yorumlar

Önerilen