00:00Gelin bugün hepimizin zaman zaman omuzlarında hissettiği o görünmez ağırlıktan bahsedelim.
00:05Bu öyle günlük hayatın yorgunluğu ya da sıradan dertler filan değil hayır.
00:09Bu çok daha derinden gelen bir şey.
00:12Yaşamadığımız, seçmediğimiz hayatların zihnimizdeki o devasa ağırlığı.
00:17Bu incelememizde tam da bu evrensel hissin, o yaşanmamış hayatların gölgesinde kalma halinin derinliklerine iniyoruz.
00:25Hazırsanız hadi başlayalım.
00:27Şöyle düşünün, bazen sessiz sakin bir akşam vakti çayınızı yudumlarken ya da tam tersi uğultulu bir kalabalığın tam ortasında yürürken
00:35zihninizi ansızın bir soru düşüverir.
00:38Acaba, acaba başka bir seçim yapsaydım ne olurdu?
00:41İnsan gençken sanıyor ki yaşlandıkça bu soru silinip gidecek, hayata alıştıkça bu içteki ses susacak ama işin aslı hiç de
00:48öyle değil.
00:49Tam aksine yıllar geçtikçe bu soru daha da büyüyor, dallanıyor ve zihnimizin her köşesine kök salıyor.
00:54Ve işte bu durum bizi gerçekten sarsıcı bir gerçeğe götürüyor.
00:59Bizler sadece yaşadığımız hayatın zorluklarının, kendi dertlerimizin yasını tutmuyoruz.
01:04Aynı zamanda o sessiz keşkelerin, hiçbir zaman yaşayamadığımız o diğer ihtimallerin de yasını tutuyoruz.
01:10Bu o kadar insani, o kadar içsel bir his ki hepimiz bu görünmez yası bir şekilde içimizde taşıyoruz.
01:16Yani eğer böyle hissediyorsanız inanın bana kesinlikle yalnız değilsiniz.
01:24Şimdi bu histen dolayı kendinizi suçlamayı bir kenara bırakın.
01:28Sizi tarihte biraz geriye götüreceğim.
01:30Çünkü bu sürekli acaba deme hali modern çağ yarattığı yeni bir kusur falan değil.
01:36Yaklaşık 200 yıl kadar önce Danimarkalı filozof Sören Kierkegaard,
01:40insan ruhunun bu açmazını çok net bir şekilde fark etmiş.
01:43İnsan açmazı diyor buna.
01:45Peki ne demek bu?
01:46Şöyle açıklıyor, insanın en büyük sıkıntısı yanlış kararlar vermek değildir.
01:50Asıl sorun seçmediği yolları zihninde kusursuzlaştırmasıdır.
01:55Gerçek problemimiz yaptığımız seçimler değil yani yapmadığımız seçimleri beynimizde hiçbir kusuru olmayan masallara dönüştürmemiz.
02:02Gerçekle hayalin adaletsiz savaşı da tam olarak burada patlak veriyor zaten.
02:07Bölüm 2 Seçilmeyen Yolların Bedeli
02:10Beklenti ve Gerçeklik
02:12Peki bu zihinsel kusursuzlaştırma oyunu günlük hayatımızda nasıl karşımıza çıkıyor dersiniz?
02:18Bakın bu örnekler eminim size çok tanıdık gelecek.
02:20Mesela evli birini düşünün.
02:22Bazen o geride bıraktığı bekarlık günlerinin sınırsız özgürlüğünü,
02:26kimseye hesap vermeden kafasına eseni yapabilme halini düşler.
02:30Bekar birini düşünün.
02:31O da kışın karanlık bir akşamda eve döndüğünde onu bekleyen bir ailenin sıcaklığını,
02:37o huzurlu aidiyet hissini merak eder.
02:40Aynısı çocuk sahibi olanlar ve olmayanlar için de geçerli.
02:43Biri bir anlığına o mutlak sessizliği ve özgürlüğü arzularken,
02:47diğeri bir çocuğun hayata katacağı o devasa anlamı sorgular,
02:50zıt kutuplar ama özlem duyulan şeyler aslında birebir aynı.
02:55İş sadece insan ilişkilerinde bitmiyor tabii.
02:57Mekanlarda ve yaşam tarzlarında da durum tıpa tıp aynı.
03:01Büyükşehir'de, o bitmek bilmeyen plazalar ve trafik karmaşası içinde yaşayan biri,
03:06sürekli Ege'de sakin bir kasabaya yerleşmenin, toprağa dokunmanın hayalini kurar.
03:11Öte yandan, köyde yaşayan biri de,
03:13Büyükşehir'in o parıltılı imkanlarını, kariyer fırsatlarını, o canlı sosyal hayatı arzular durur.
03:19Bu sonsuz arzularımızın, sürekli orada olmayanı isteme halimizin,
03:24ne kadar ironik ama bir o kadar da içimize işlemiş bir şey olduğunu görüyorsunuz değil mi?
03:28İşte tüm bu sonsuz kıyaslamalarda, hepimizin ama hepimizin gözden kaçırdığı çok kritik bir kör nokta var.
03:35Nedir o biliyor musunuz?
03:37Seçmediğimiz hayatın bedellerini asla ama asla görmeyiz.
03:41Kendi seçtiğimiz hayatın, mesleğimizin, o boğucu stresini, sabah erken kalkma zorunluluğunu,
03:47kendi ilişkilerimizin sorunlarını her gün iliklerimize kadar yaşarız.
03:50Peki ya o seçmediğimiz hayat?
03:53Zihnimizde onun sadece parlak, pürüzsüz, hiçbir bedeli olmayan muhteşem tarafları parlar.
03:58Başka şehirlerin o dondurucu yalnızlığını ya da idealize ettiğimiz diğer hayatların içindeki sessiz kırgınlıkları bilmeyiz.
04:05Çünkü uzaktan bakınca, inanın bana, her şey çok ama çok daha kusursuz görünür.
04:14İşin kötüsü, Kerkegaard'ın yüzlerce yıl önce bahsettiği bu insani zaaf bugün tam bin kat daha fazla büyütülmüş durumda.
04:22Neden mi?
04:23Tabii ki cebimizde taşıdığımız o küçük ekranlar yüzünden.
04:26Toplum olarak neden bu kadar mutsuz hissediyoruz hiç düşündünüz mü?
04:29Çünkü kendi perde arkamızı başkalarının vitrinleriyle kıyaslıyoruz.
04:33Kendi hayatımızın o filtresiz, zorlu, bazen ölümüne sıkıcı olan günlük mücadelelerini alıyoruz,
04:39dünyanın dört bir yanındaki insanların özenle seçilmiş, en iyi ışıkta çekilmiş o muhteşem vitrin anlarıyla kıyaslıyoruz.
04:46Kendi ham gerçekliğimizi başkalarının en iyi anlarıyla karşılaştırdığımızda da son derece doğal ama tamamen yanlış bir sonuca varıyoruz.
04:53Sanki başarısız olan, eksik olan, şu koca dünyada hayatı kaçıran sadece bizmişiz gibi hissediyoruz.
04:59Bölüm 4
05:00Hayatın matematiği ve her tercih bir vazgeçiştir.
05:04Tam bu noktada o duygusal empatiyi bir kenara bırakıp yetişkinliğin o soğuk ve sarsılmaz gerçekleriyle yüzleşmemiz gerekiyor.
05:12Hayatın değişmez üç kuralı vardır.
05:15Bir, kusursuz bir hayat yoktur.
05:17Hiçbir yerde, hiç kimse için.
05:19İki, her tercih doğası gereği mutlaka bir diğerinden vazgeçmektir.
05:24Ve üç, tüm ihtimalleri aynı anda yaşayamazsınız.
05:28Her kazanım, arkasında gizli bir kaybı da beraberinde getirir.
05:32Hayatın matematiği maalesef böyle işliyor.
05:35Eğer önünüzde yeni ve aydınlık bir kapı açılıyorsa, diğer bazı kapıların kapanması şart.
05:40Bu evrenin size bir cezası falan değil.
05:43Bu düpedüz fiziksel bir zorunluluk.
05:45Yani işin asıl can alıcı noktasına geliyoruz.
05:48Amacımız hiçbir bedeli, hiçbir zorluğu olmayan o efsanevi, kusursuz kararı bulmak olmamalı.
05:55Neden?
05:55Çünkü öyle bir karar bu evrende yok.
05:58Kendimize sormamız gereken çok daha gerçekçi iki soru var.
06:01Hangi yükü taşımaya hazırsınız ve hangi bedeli ödemeye razısınız?
06:06Kendimize sürekli hayattan en çok nasıl keyif alırım diye sormak yerine,
06:10hangi amaç uğruna zorluklara katlanmayı göz alabilirim diye sormalıyız.
06:14Yetişkin olmak işte tam olarak budur.
06:17Bölüm 5
06:17Gerçekten yaşamak ve adanmışlığın bilgeliği
06:20Bu biraz sert ama inanın bana çok özgürleştirici.
06:24Gerçekleri kabullendikten sonra gelin asıl iç huzuru nerede bulacağımıza odaklanalım.
06:29Şimdi tempomuzu biraz yavaşlatıyoruz.
06:32Diyelim ki 60 yaşına geldiniz, şöyle geriye dönüp hayatınıza bakıyorsunuz.
06:36İnanın bana en büyük pişmanlığınız o yanlış verdiğinizi düşündüğünüz kararlar olmayacak.
06:41Asıl büyük zarar ne olacak biliyor musunuz?
06:44Zihninizin sürekli başka hayatların hayalini kurması yüzünden
06:47şu an içinde bulunduğunuz kendi gerçek hayatınızı yarım yamalak, eksik ve ruhsuz yaşamış olmanız.
06:53O zihnimizdeki büyüleyici ihtimaller gerçekten de sonsuz.
06:57Ama unuttuğumuz hayati detay şu, bizim bu dünyadaki zamanımız son derece sınırlı.
07:02Sonuç olarak ne yaparsak yapalım, hangi mükemmel kararı alırsak alalım, hepimiz bir şeyleri mutlaka kaçıracağız.
07:09Kimse masadaki bütün ihtimalleri tek başına tüketemeyecek.
07:12Bu yüzden asıl bilgelik, o seçmediğimiz, o hiçbir zaman bizim olmayacak hayali yolların arkasından baka kalmayı artık bir kenara bırakmaktır.
07:21Gerçek başarı nedir biliyor musunuz?
07:23Tüm dikkatinizi, tüm sevginizi kendi seçtiğiniz ve şu an üzerinde yürüdüğünüz o yola vermektir.
07:28Hayatın yüzeyinde kayıp gitmek yerine o yolda derinleşmektir.
07:33Bu incelememizi atsız burucunun gerçekten çok derin, çok sarsıcı bir sözüyle noktalamak istiyorum.
07:38Başka bir hayat mümkün olabilirdi ama ben bu hayatı gerçekten yaşadım.
07:43Sadece yaşadınız mı, sürekli başka bir hayatı mı düşlediniz?
07:47Yoksa bu hayatı tüm zorluklarına rağmen gerçekten yaşadınız mı?
07:51Kendi yolunuzun hakkını vermek ve o bitmeyen keşkeleri susturmak için bugün, tam da şu an ne yapmaya başlayabilirsiniz?
07:58Bunu biraz düşünün.
07:59Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
08:02Kendinize ve en çok da şu an yaşadığınız o gerçek hayata çok iyi bakın.
Yorumlar