Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Çağımızın en büyük hastalığı ilkesizliktir. İlkenin yerini çıkarın, hakkın yerini menfaatin aldığı bir siyaset diliyle karşı karşıyayız. Pragmatizm ve faydacılık, akademik kavramlar olmaktan çıkmış; yönetim anlayışının ana ekseni haline gelmiştir. Maslahat ise şer’i bir mefhum olmaktan uzaklaştırılarak çıkarcılığın kılıfına dönüştürülmüştür.

✅ Okumak için tıklayın ► https://kokludegisimdergisi.com/index.php?p=arsivler&sayi=176

Bu sayımızda; pragmatizmin siyaseti nasıl zehirlediğini, ABD dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğini, Filistin ve Venezüella örneklerinde iflas eden devletlerarası hukuk düzenini ele alıyoruz. “‘İsrail’e müdahale ulusal çıkarlara aykırı mı?’” sorusunun arkasındaki zihnî esareti masaya yatırıyor; muhafazakâr demokrasi söyleminin kime hizmet ettiğini sorguluyoruz.

Maslahat anlayışının nasıl tahrif edildiğini, toplumsal dejenerasyonun yukarıdan aşağıya nasıl yayıldığını, vela ve bera mefhumunun önemini tartışıyoruz. Ayrıca “Trump Doktrini”nin küresel hedeflerini ve Hilâfet karşısındaki konumunu inceliyoruz.

Bu sayı, bir yüzleşme çağrısıdır. Çünkü mesele sadece yanlış politikalar değil, yanlış ölçüdür. Ölçü kayınca siyaset kayar; siyaset kayınca toplum çözülür; toplum çözülünce zillet sıradanlaşır.

Bugün “çıkar” diye savunulan birçok tutumun yarın bir utanç vesikası olacağını görmek için büyük bir ferasete gerek yok. Sorun güçsüzlük değil; ilkesizliktir. Sorun imkân değil; istikamettir.

Eğer maslahat, şer’i hükümlerin üstüne çıkarılıyorsa; eğer dostluk, hakikat yerine menfaate göre belirleniyorsa; eğer siyaset, vahyin değil konjonktürün diliyle konuşuyorsa… orada bir kırılma vardır.
Bu sayı, o kırılmaya işaret ediyor.

Köklü Değişim olarak, okuyucumuzu ilkesel bir muhasebeye davet ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, hakikat menfaate göre değil; menfaat hakikate göre belirlenmelidir.

Kategori

🗞
Haberler
Yorumlar

Önerilen