Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 saat önce
Yazar Nazım Peker, AKP hükümetinin geçmişten bugüne kullandığı siyasi söylemleri eleştirerek iktidarın inandırıcılığını yitirdiğini savunmaktadır. Metinde, ekonomik kriz, gerçekleşmeyen vaatler ve toplumsal sorunlar üzerinden mevcut yönetimin artık yeni bir hikaye yazamadığı vurgulanmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için bir erken seçim stratejisinin devreye sokulabileceği ve bu süreçte halkın desteğini geri kazanmak adına kapsamlı aflar ile maaş zamlarının gündeme geleceği öngörülmektedir. Yazar, muhalefetin dağınık yapısına dikkat çekerek hükümetin popülist düzenlemelerle seçmen üzerindeki etkisini tekrar artırmaya çalışacağını ifade etmektedir. Kaynak genel hatlarıyla, yaklaşan seçim süreci öncesinde iktidarın hayata geçirebileceği siyasi ve ekonomik hamlelerin bir analizini sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, hemen konuya girelim.
00:02Bugün elimizde gerçekten çok çarpıcı, incelemesi inanılmaz keyifli ve bir o kadar da ufuk açıcı bir analiz var.
00:09Yazar Nazım Peker'in Türkiye'nin olası erken seçim senaryolarını, siyasi stratejilerini ve ekonomik gerçeklerini adım adım incelediği o müthiş
00:18yazısını masaya yatırıyoruz.
00:20Bugün sadece geçmişte ne oldu demiyoruz.
00:232027'ye giden yolda bizi nelerin bekleyebileceğini harika bir siyasi harita üzerinden konuşacağız.
00:28Hazırsanız başlayalım.
00:30Peki bu incelememizde yol haritamız nasıl olacak?
00:33Önce eski söylemlerin nasıl tüketildiğine bakacağız, sonra vaatler ve ekonomik gerçekleri karşılaştıracağız,
00:41ardından neden erken seçim ihtimali var sorusunu sorup beklenen o dev seçim vaatlerine geçeceğiz,
00:47son olarak da seçim sonrası faturayı ve tabii ki seçmenin ne karar vereceğini konuşup toparlayacağız.
00:54Birinci bölümle başlayalım.
00:56Eski Söylemlerin Tüketilmesi
00:58Nazım Peker bütün argümanını aslında çok temel bir tez üzerine kuruyor.
01:03İktidar partisinin elinde halka sunacak taze, yepyeni bir hikaye kalmadı.
01:08Şöyle bir geçmişe dönüp bakarsak ne demek istediği çok net anlaşılıyor.
01:112000'lerin başında dindar kadroların yönetime gelmesi ve askeri vesayet karşıtlığı üzerinden yürüyen bir hikaye vardı, hatırlarsınız.
01:202010'lara geldiğimizde ise odak tamamen değişti, karşımıza çıkan her zorlukla devreye bir dış güçler senaryosu girdi.
01:26Ama 2020'lere yani günümüze yaklaştığımızda bu söylemlerin yerini tamamen mega projeler aldı.
01:32Gabarda bulunan petrol, göklerde süzülen kan uçağı, tarlalarda şarjlı elektrikli traktörler.
01:38Ama yazarın burada çok kritik bir tespiti var.
01:41Bu projeler bir türlü vatandaşın günlük hayatına cebine dokunamadı.
01:45Yani senaryo artık o eski inandırıcılığını yitirmeye başladı.
01:48Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Karadeniz doğalgazı meselesi.
01:52Hatırlayın gaz bulunduğunda hepimize temmuzda bile kombileri yakacağız, pencereleri ardına kadar açacağız gibi çok iddialı bir vaat sunulmuştu.
02:02Ama bugün geldiğimiz noktada gerçekler maalesef çok daha soğuk.
02:06Doğalgaz faturaları o kadar cep yakıyor ki bırakın temmuzu, vatandaş kışın ortasında bile o kombinin düğmesine basarken inanın iki kez
02:14düşünmek zorunda kalıyor.
02:16Vaatlerle gerçekler arasındaki o devasa uçurum tam olarak burada başlıyor işte.
02:20Gelelim ikinci bölüme. Vaatler ve o kaçınılmaz ekonomik gerçekler.
02:26Şimdi rakamlar yalan söylemez derler değil mi?
02:29Peker de tam olarak bunu yapıyor ve sahadaki verilerin hedeflerden nasıl tamamen koptuğunu gösteriyor.
02:35Düşünün maaşlara %16'lık bir enflasyon beklentisine göre zam yapılıyor ancak daha yılın ilk 4 ayı bittiğinde gerçekleşen enflasyon %24
02:45'ü bulmuş durumda.
02:46Yani ekonomik hedefler daha yılın başında tabiri caizse tamamen raydan çıkmış oluyor.
02:52Tabi bu makro rakamların bir de vatandaşın mutfondaki hayatındaki çok sert bir karşılığı var.
02:58Standart bir emekli maaşının 20 bin lira olduğu bir ülkede sıradan bir ev kirası 25 bin liraya fırlamışsa orada bir
03:06saniye durup düşünmek gerekiyor.
03:07Hani yıllarca duyduğumuz memuru işçiyi enflasyona ezdirmeyeceğiz söylemi vardı ya, işte o söylem bugün markette tane ile domates, gramla et
03:17almak zorunda kalan bir toplum gerçeğine toslamış durumda.
03:20Peki bu ekonomik tablonun sosyal maliyeti ne?
03:23Yazarın belirttiği tablo gerçekten düşündürücü.
03:26Yola fakir fukara, garip kuraba edebiyatıyla çıkan iktidarın geldiği şu noktada fırınlarda askıda ekmek arayan vatandaşlar yepyeni bir normalimiz oldu.
03:35Dahası var, liyakatsizlik ve torpil iddiaları yüzünden mülakatlarda elenen, umutsuz milyonlarca işsiz gençten oluşan devasa bir ev gence ordumuz var
03:45artık.
03:46İnsanların gelecek kaygısı o kadar derinleşmiş ki, Türkiye şu an cumhuriyet tarihinin en düşük doğum oranlarını yaşıyor.
03:52Bütün bunların üzerine bir zamanlar Avrupa'ya vizesiz seyahat edeceğimiz vaat edilirken, bugün vizesiz gidebileceğimiz ülke sayısının bir elin parmaklarını
04:01geçmemesi de cabazı.
04:02Üçüncü bölümümüz,
04:04Peki neden erken seçim ihtimali?
04:07İşte burada yazar Peker, durumu özetlemek için çok geleneksel ama bir o kadar da nokta atışı bir kavram kullanıyor.
04:13Hile-i şerriye.
04:15Yani hukuki bir yasal boşluktan, bir arka kapıdan faydalanmak.
04:19Biliyorsunuz normal şartlar altında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 2028'de yasal olarak yeniden aday olma imkanı yok.
04:26Ama meclis eğer bir erken seçim kararı alırsa, işte o zaman bu yasal engelin arkasından tamamen yasal bir şekilde dolanılmış
04:34oluyor.
04:34Analiz diyor ki, sırf bu bir kez daha aday olabilme zorunluluğu bile, iktidarı mecburi bir erken seçime itecek.
04:41Hatta yazar, muhalefetin şu anki dağınıklığı da hesaba katıldığında, bunun bir sonbahar baskın seçimi bile olabileceğini öngörüyor.
04:48Tam da burada yazarın okuyucuya sorduğu o çan alıcı soruyu ben de size sormak istiyorum.
04:53Siz olsanız, ekonomi bu kadar sıkıntılıyken, geçim derdi zirvedeyken, seçime hem de bir erken seçime gider misiniz?
05:01Normalde asla dersiniz değil mi?
05:03İşte bu imkansız gibi görünen senaryoyu gerçeğe dönüştürmek için, eşi benzeri görülmemiş devasa bir strateji gerekiyor.
05:10O da bizi bir sonraki adıma götürüyor.
05:134. Bölüm Beklenen Dev Seçim Vaatleri
05:16Eğer o sandık kurulacaksa, iktidarın seçimi kaybetme lüksü yok ve bunun için de o eski, güçlü atmosferi yeniden yaratması şart.
05:25Peker'e göre, bütün strateji, tek bir algıyı zihinlerde yeniden canlandırmak üzerine inşa edilecek, yaparsa yine AKP ve Erdoğan yapar.
05:34Başka bir deyişle, sahaya sürülecek bütün o yeni düzenlemeler, o devasa paketler, sırf bu cümleyi insanlara tekrar kurdurmak için.
05:42Peki bu algın nasıl yaratılacak?
05:45Sıkı durun.
05:46Çünkü yazarın öngördüğü ekonomik vaatler, kelimenin tam anlamıyla bir popülizm sunamisi.
05:50Kademeli emeklilik yasasının artık kesin olarak çıkarılması bekleniyor mesela.
05:55Memura, emekliye ve asgari ücrete %100'leri bulan akıl almaz zamlar.
06:00Evsizler için %1 gibi şu anki piyasada hayal bile edilemeyecek faiz oranlarıyla açılacak kredi muslukları,
06:07devasa sayıda yeni öğretmen atamaları, mevsimlik işçilerin kadroya alınması,
06:11yazar Peker, daha önce hiç görmediğimiz büyüklükte bir maddi paketin yolda olduğunu iddia ediyor.
06:16İnanın bitmedi. Sadece para dağıtmakla kalmayacaklar diyor analiz.
06:21İnanılmaz geniş çaplı afflar göreceğiz.
06:24Kader mahkumları adı artında çok kapsamlı bir ceza affı,
06:27çiftçinin, esnafın belini büken borçların tek kalemde silinmesi,
06:31ehliyet affları, trafik cezalarının, vergi ve bağ kur borçlarının affedilmesi,
06:36hatta yazar işin deteyine o kadar iniyor ki,
06:39listede sadece belirli bir kesimi ilgilendiren o spesifik hobi bahçeleri affının biri olacağını söylüyor.
06:44Amaç çok net. Toplumun her kesimine dokunmak ve o anlık rahatlamayla herkesin gönlünü satın almak.
06:51Beşinci bölümümüz Seçim Sonrası Fatura
06:54Tabii aklı başında herkesin aklına şu soru geliyor.
06:58E iyi de bu kadar devasa kaynağın parası nereden bulunacak?
07:01Yazar Peker, bu pragmatik siyasi mantığı anlatmak için Anadolu'dan, köylü veli emmiden çok acımasız ama bir o kadar da gerçekçi
07:10bir deyim paylaşıyor.
07:12Ustam bilir kolayını, ata hem nişadırı alır kalayını.
07:15Yani olay tamamen günü kurtarmakla alakalı.
07:18İşin nasıl finanse edileceği, maliyetinin ülkeye ne olacağı o an hiç ama hiç önemli değil.
07:23Önemli olan o seçimi kazanmak. Gerisi mi? Gerisi sonranın problemi.
07:28Analizde bu plan üç adımda çok net özetleniyor.
07:32Birinci adım, kaynak falan düşünmeden bu inanılmaz vaatlerle girip o seçimi kazan.
07:38İkinci adım, seçim kazanıldıktan sonraki ilk iki yıl içinde dağıtılan o milyarları yepyeni, çok daha agresif zamlar ve vergilerle halktan
07:47kuruşu kuruşuna geri topla.
07:49Ve üçüncü adım, işin belki de en çarpıcı, en sinik kısmı burası.
07:53Diyelim ki bütün bu paketlere, vaatlere rağmen seçim kaybedildi. O zaman ne olacak?
07:58O zaman bu devasa ekonomik enkazın faturası doğrudan yeni iktidarın kucağına bırakılacak.
08:04Yani bunu da onlar düşünsün, enkazı onlar kaldırsın stratejisi tam gaz işleyecek.
08:10Ve altıncı son bölüm. Peki seçmen ne karar verecek?
08:15Yüzde yirmi. Bütün bu devasal senaryoların, oyunların, planların kilidi tam olarak bu oranda gizli.
08:23Nazım Peker'in analizine göre Türkiye'nin kaderini belirleyecek olanlar onlar.
08:27Kim bu yüzde yirmi? İktidar partisinden büyük bir hayal kırıklığı yaşamış, çok öfkeli ama henüz başka bir siyasi partiye de
08:34güvenip oyunu vermemiş,
08:36Araf'ta bekleyen o büyük kitle. İktidarın bütün bu vaat yağmurunun tek bir hedefi var aslında.
08:42Sadece bu yüzde yirmili kitleye ulaşıp onlara, tamam kızgınız ama yaparsa yine bizimkiler yapar dedirtmek.
08:49Tabii burada yazarın muhalefete de çok ciddi bir uyarısı var.
08:52İktidar ekonomik olarak bu kadar yıpranmış olsa da, yazarın tabiriyle,
08:56ana muhalefetin karpuz gibi ikiye ayrıldığı, kendi içinde inanılmaz bir dağınıklık yaşadığı bir ortamdayız.
09:02Yani iktidarın durumu kötü diye bu seçimi kaybetmesi kesinlikle çantada keklik değil.
09:07Aksine eğer muhalefet toparlanamazsa, işler onlar için sanıldığından çok daha zor olacak.
09:13Evet, bu ufuk açıcı incelememizin sonuna geldik.
09:16Yazar Nazım Peker, yazısını kendi deyimiyle, cevabını aslında tam olarak bilemediği o meşhur, o vurucu soruyla bitiriyor.
09:24Bu asil halk, bunu yer mi?
09:26Eski hikayeler tükendi, ekonominin hali ortada.
09:30Ama masaya sürülecek vaatlerin boyutu da gerçekten akıl almaz seviyelerde olacak.
09:35Peki, sizce ne olacak?
09:36O kararsız %20'lik kitle bu büyük stratejiye inanıp yine aynı tercihi yapar mı?
09:42Yoksa bu sefer senaryo gerçekten bitti mi?
09:44Bu soruyu biraz düşünmeniz için size bırakıyorum.
09:47Bu harika ve detaylı analizi bizimle incelediğiniz için çok teşekkürler.
09:51Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
09:54Bilgiyle kalın, hoşça kalın.
Yorumlar

Önerilen