00:00Herkese merhaba, hemen konuya girelim.
00:02Bugün elimizde gerçekten çok çarpıcı, incelemesi inanılmaz keyifli ve bir o kadar da ufuk açıcı bir analiz var.
00:09Yazar Nazım Peker'in Türkiye'nin olası erken seçim senaryolarını, siyasi stratejilerini ve ekonomik gerçeklerini adım adım incelediği o müthiş
00:18yazısını masaya yatırıyoruz.
00:20Bugün sadece geçmişte ne oldu demiyoruz.
00:232027'ye giden yolda bizi nelerin bekleyebileceğini harika bir siyasi harita üzerinden konuşacağız.
00:28Hazırsanız başlayalım.
00:30Peki bu incelememizde yol haritamız nasıl olacak?
00:33Önce eski söylemlerin nasıl tüketildiğine bakacağız, sonra vaatler ve ekonomik gerçekleri karşılaştıracağız,
00:41ardından neden erken seçim ihtimali var sorusunu sorup beklenen o dev seçim vaatlerine geçeceğiz,
00:47son olarak da seçim sonrası faturayı ve tabii ki seçmenin ne karar vereceğini konuşup toparlayacağız.
00:54Birinci bölümle başlayalım.
00:56Eski Söylemlerin Tüketilmesi
00:58Nazım Peker bütün argümanını aslında çok temel bir tez üzerine kuruyor.
01:03İktidar partisinin elinde halka sunacak taze, yepyeni bir hikaye kalmadı.
01:08Şöyle bir geçmişe dönüp bakarsak ne demek istediği çok net anlaşılıyor.
01:112000'lerin başında dindar kadroların yönetime gelmesi ve askeri vesayet karşıtlığı üzerinden yürüyen bir hikaye vardı, hatırlarsınız.
01:202010'lara geldiğimizde ise odak tamamen değişti, karşımıza çıkan her zorlukla devreye bir dış güçler senaryosu girdi.
01:26Ama 2020'lere yani günümüze yaklaştığımızda bu söylemlerin yerini tamamen mega projeler aldı.
01:32Gabarda bulunan petrol, göklerde süzülen kan uçağı, tarlalarda şarjlı elektrikli traktörler.
01:38Ama yazarın burada çok kritik bir tespiti var.
01:41Bu projeler bir türlü vatandaşın günlük hayatına cebine dokunamadı.
01:45Yani senaryo artık o eski inandırıcılığını yitirmeye başladı.
01:48Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Karadeniz doğalgazı meselesi.
01:52Hatırlayın gaz bulunduğunda hepimize temmuzda bile kombileri yakacağız, pencereleri ardına kadar açacağız gibi çok iddialı bir vaat sunulmuştu.
02:02Ama bugün geldiğimiz noktada gerçekler maalesef çok daha soğuk.
02:06Doğalgaz faturaları o kadar cep yakıyor ki bırakın temmuzu, vatandaş kışın ortasında bile o kombinin düğmesine basarken inanın iki kez
02:14düşünmek zorunda kalıyor.
02:16Vaatlerle gerçekler arasındaki o devasa uçurum tam olarak burada başlıyor işte.
02:20Gelelim ikinci bölüme. Vaatler ve o kaçınılmaz ekonomik gerçekler.
02:26Şimdi rakamlar yalan söylemez derler değil mi?
02:29Peker de tam olarak bunu yapıyor ve sahadaki verilerin hedeflerden nasıl tamamen koptuğunu gösteriyor.
02:35Düşünün maaşlara %16'lık bir enflasyon beklentisine göre zam yapılıyor ancak daha yılın ilk 4 ayı bittiğinde gerçekleşen enflasyon %24
02:45'ü bulmuş durumda.
02:46Yani ekonomik hedefler daha yılın başında tabiri caizse tamamen raydan çıkmış oluyor.
02:52Tabi bu makro rakamların bir de vatandaşın mutfondaki hayatındaki çok sert bir karşılığı var.
02:58Standart bir emekli maaşının 20 bin lira olduğu bir ülkede sıradan bir ev kirası 25 bin liraya fırlamışsa orada bir
03:06saniye durup düşünmek gerekiyor.
03:07Hani yıllarca duyduğumuz memuru işçiyi enflasyona ezdirmeyeceğiz söylemi vardı ya, işte o söylem bugün markette tane ile domates, gramla et
03:17almak zorunda kalan bir toplum gerçeğine toslamış durumda.
03:20Peki bu ekonomik tablonun sosyal maliyeti ne?
03:23Yazarın belirttiği tablo gerçekten düşündürücü.
03:26Yola fakir fukara, garip kuraba edebiyatıyla çıkan iktidarın geldiği şu noktada fırınlarda askıda ekmek arayan vatandaşlar yepyeni bir normalimiz oldu.
03:35Dahası var, liyakatsizlik ve torpil iddiaları yüzünden mülakatlarda elenen, umutsuz milyonlarca işsiz gençten oluşan devasa bir ev gence ordumuz var
03:45artık.
03:46İnsanların gelecek kaygısı o kadar derinleşmiş ki, Türkiye şu an cumhuriyet tarihinin en düşük doğum oranlarını yaşıyor.
03:52Bütün bunların üzerine bir zamanlar Avrupa'ya vizesiz seyahat edeceğimiz vaat edilirken, bugün vizesiz gidebileceğimiz ülke sayısının bir elin parmaklarını
04:01geçmemesi de cabazı.
04:02Üçüncü bölümümüz,
04:04Peki neden erken seçim ihtimali?
04:07İşte burada yazar Peker, durumu özetlemek için çok geleneksel ama bir o kadar da nokta atışı bir kavram kullanıyor.
04:13Hile-i şerriye.
04:15Yani hukuki bir yasal boşluktan, bir arka kapıdan faydalanmak.
04:19Biliyorsunuz normal şartlar altında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 2028'de yasal olarak yeniden aday olma imkanı yok.
04:26Ama meclis eğer bir erken seçim kararı alırsa, işte o zaman bu yasal engelin arkasından tamamen yasal bir şekilde dolanılmış
04:34oluyor.
04:34Analiz diyor ki, sırf bu bir kez daha aday olabilme zorunluluğu bile, iktidarı mecburi bir erken seçime itecek.
04:41Hatta yazar, muhalefetin şu anki dağınıklığı da hesaba katıldığında, bunun bir sonbahar baskın seçimi bile olabileceğini öngörüyor.
04:48Tam da burada yazarın okuyucuya sorduğu o çan alıcı soruyu ben de size sormak istiyorum.
04:53Siz olsanız, ekonomi bu kadar sıkıntılıyken, geçim derdi zirvedeyken, seçime hem de bir erken seçime gider misiniz?
05:01Normalde asla dersiniz değil mi?
05:03İşte bu imkansız gibi görünen senaryoyu gerçeğe dönüştürmek için, eşi benzeri görülmemiş devasa bir strateji gerekiyor.
05:10O da bizi bir sonraki adıma götürüyor.
05:134. Bölüm Beklenen Dev Seçim Vaatleri
05:16Eğer o sandık kurulacaksa, iktidarın seçimi kaybetme lüksü yok ve bunun için de o eski, güçlü atmosferi yeniden yaratması şart.
05:25Peker'e göre, bütün strateji, tek bir algıyı zihinlerde yeniden canlandırmak üzerine inşa edilecek, yaparsa yine AKP ve Erdoğan yapar.
05:34Başka bir deyişle, sahaya sürülecek bütün o yeni düzenlemeler, o devasa paketler, sırf bu cümleyi insanlara tekrar kurdurmak için.
05:42Peki bu algın nasıl yaratılacak?
05:45Sıkı durun.
05:46Çünkü yazarın öngördüğü ekonomik vaatler, kelimenin tam anlamıyla bir popülizm sunamisi.
05:50Kademeli emeklilik yasasının artık kesin olarak çıkarılması bekleniyor mesela.
05:55Memura, emekliye ve asgari ücrete %100'leri bulan akıl almaz zamlar.
06:00Evsizler için %1 gibi şu anki piyasada hayal bile edilemeyecek faiz oranlarıyla açılacak kredi muslukları,
06:07devasa sayıda yeni öğretmen atamaları, mevsimlik işçilerin kadroya alınması,
06:11yazar Peker, daha önce hiç görmediğimiz büyüklükte bir maddi paketin yolda olduğunu iddia ediyor.
06:16İnanın bitmedi. Sadece para dağıtmakla kalmayacaklar diyor analiz.
06:21İnanılmaz geniş çaplı afflar göreceğiz.
06:24Kader mahkumları adı artında çok kapsamlı bir ceza affı,
06:27çiftçinin, esnafın belini büken borçların tek kalemde silinmesi,
06:31ehliyet affları, trafik cezalarının, vergi ve bağ kur borçlarının affedilmesi,
06:36hatta yazar işin deteyine o kadar iniyor ki,
06:39listede sadece belirli bir kesimi ilgilendiren o spesifik hobi bahçeleri affının biri olacağını söylüyor.
06:44Amaç çok net. Toplumun her kesimine dokunmak ve o anlık rahatlamayla herkesin gönlünü satın almak.
06:51Beşinci bölümümüz Seçim Sonrası Fatura
06:54Tabii aklı başında herkesin aklına şu soru geliyor.
06:58E iyi de bu kadar devasa kaynağın parası nereden bulunacak?
07:01Yazar Peker, bu pragmatik siyasi mantığı anlatmak için Anadolu'dan, köylü veli emmiden çok acımasız ama bir o kadar da gerçekçi
07:10bir deyim paylaşıyor.
07:12Ustam bilir kolayını, ata hem nişadırı alır kalayını.
07:15Yani olay tamamen günü kurtarmakla alakalı.
07:18İşin nasıl finanse edileceği, maliyetinin ülkeye ne olacağı o an hiç ama hiç önemli değil.
07:23Önemli olan o seçimi kazanmak. Gerisi mi? Gerisi sonranın problemi.
07:28Analizde bu plan üç adımda çok net özetleniyor.
07:32Birinci adım, kaynak falan düşünmeden bu inanılmaz vaatlerle girip o seçimi kazan.
07:38İkinci adım, seçim kazanıldıktan sonraki ilk iki yıl içinde dağıtılan o milyarları yepyeni, çok daha agresif zamlar ve vergilerle halktan
07:47kuruşu kuruşuna geri topla.
07:49Ve üçüncü adım, işin belki de en çarpıcı, en sinik kısmı burası.
07:53Diyelim ki bütün bu paketlere, vaatlere rağmen seçim kaybedildi. O zaman ne olacak?
07:58O zaman bu devasa ekonomik enkazın faturası doğrudan yeni iktidarın kucağına bırakılacak.
08:04Yani bunu da onlar düşünsün, enkazı onlar kaldırsın stratejisi tam gaz işleyecek.
08:10Ve altıncı son bölüm. Peki seçmen ne karar verecek?
08:15Yüzde yirmi. Bütün bu devasal senaryoların, oyunların, planların kilidi tam olarak bu oranda gizli.
08:23Nazım Peker'in analizine göre Türkiye'nin kaderini belirleyecek olanlar onlar.
08:27Kim bu yüzde yirmi? İktidar partisinden büyük bir hayal kırıklığı yaşamış, çok öfkeli ama henüz başka bir siyasi partiye de
08:34güvenip oyunu vermemiş,
08:36Araf'ta bekleyen o büyük kitle. İktidarın bütün bu vaat yağmurunun tek bir hedefi var aslında.
08:42Sadece bu yüzde yirmili kitleye ulaşıp onlara, tamam kızgınız ama yaparsa yine bizimkiler yapar dedirtmek.
08:49Tabii burada yazarın muhalefete de çok ciddi bir uyarısı var.
08:52İktidar ekonomik olarak bu kadar yıpranmış olsa da, yazarın tabiriyle,
08:56ana muhalefetin karpuz gibi ikiye ayrıldığı, kendi içinde inanılmaz bir dağınıklık yaşadığı bir ortamdayız.
09:02Yani iktidarın durumu kötü diye bu seçimi kaybetmesi kesinlikle çantada keklik değil.
09:07Aksine eğer muhalefet toparlanamazsa, işler onlar için sanıldığından çok daha zor olacak.
09:13Evet, bu ufuk açıcı incelememizin sonuna geldik.
09:16Yazar Nazım Peker, yazısını kendi deyimiyle, cevabını aslında tam olarak bilemediği o meşhur, o vurucu soruyla bitiriyor.
09:24Bu asil halk, bunu yer mi?
09:26Eski hikayeler tükendi, ekonominin hali ortada.
09:30Ama masaya sürülecek vaatlerin boyutu da gerçekten akıl almaz seviyelerde olacak.
09:35Peki, sizce ne olacak?
09:36O kararsız %20'lik kitle bu büyük stratejiye inanıp yine aynı tercihi yapar mı?
09:42Yoksa bu sefer senaryo gerçekten bitti mi?
09:44Bu soruyu biraz düşünmeniz için size bırakıyorum.
09:47Bu harika ve detaylı analizi bizimle incelediğiniz için çok teşekkürler.
09:51Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
09:54Bilgiyle kalın, hoşça kalın.
Yorumlar