00:10Bu ismi belki daha önce duymadınız ama şimdi zamana gömülmüş bir kadının taşla konuşan ellerine kulak vereceksiniz.
00:19Bu yalnızca bir sanatçının değil, aşkı da acıyı da korkusuzca yaşamış bir kadının öyküsü.
00:26Bir zamanlar varlığı görmezden gelinen ama izleri sessizce bugüne taşınan bir ismin çağrısı bu.
00:34Mari Gerekmezyan.
00:441913 yılının 15 Haziran günü Kayseri'nin Talas ilçesinde Anadolu'nun çalkantılı topraklarında dünyaya geldi.
00:53Ermeni bir ailenin kızıydı. O yıllarda çocuk olmak zordu ama hele bir de Ermeni bir kız çocuğu olmak.
01:00Bu başlı başına bir mücadeleydi. Daha küçücükken hayatın ona kolay oyunlar sunmayacağını fark etti.
01:08Ama içinde başka bir ses çınılıyordu.
01:11Sessizliğin sesi, taşın sesi, sanatın direnişin sesi.
01:15İstanbul'a geldiğinde eğitimine burada devam etti.
01:19İlk olarak Ermeni okullarında okudu.
01:21Sonra İstanbul Üniversitesi'nde felsefe dersleri aldı.
01:25Ama o aklını felsefeyle, yüreğini ise heykelle besliyordu.
01:31Heykeltıraş Rudolf Belling'in öğrencisi oldu.
01:34Yani öyle rastgele biri değil, Almanya'dan gelen modern heykelin Türkiye'deki öncülerinden biri.
01:41Mari onun atölyesinde taşla, mermerle konuşmayı öğrendi.
01:45Ve mezun olduğunda sınıfın en iyisiydi.
01:49Sadece öğrenci değil, öğretmendi de aynı zamanda.
01:52Hem sanat dersleri verdi, hem Ermenince öğretti.
01:56Esayan ve Getronagan liselerinde, Artı Gırtaran İlkokulunda çocuklara ışık olmaya çalıştı.
02:03Ama asıl ışığı elleriyle şekillendirdiği taşlarda parlıyordu.
02:22Kısa sürede yaptığı büskülerle dikkat çekti.
02:25Profesör Neşet Ömer'in, Şekip Tunç'un, Yahya Kemal Bey adlının portleriyle ödül aldı.
02:32Düşünsenize, 1940'ların başında henüz 30'una bile gelmeden Türkiye'nin en önemli sanat sergilerinden ödüllerle dönen bir kadın.
02:41Erkek egemen bir dünyada, çekiç ve keskiyle yerini kazıyan bir kadın.
02:46Ama Mari'nin adı, zamanla sadece sanatıyla değil, kalbinin seçimiyle de anılacaktı.
02:53Bedir Rahmi Eyüpoğlu ile tanıştı.
02:55Ressam, şair, akademisyen.
02:58O zamanlar genç bir öğretmendi.
03:00Aralarında derin bir bağ kuruldu.
03:02Sevgiyle, sanatla beslenen bir bağ.
03:05Mari, onun defalarca bir üstünü yaptı.
03:08Bedir Rahmi ise onu resmetti, şiirlere döktü.
03:11Ama bu aşk kolay bir aşk değildi.
03:14Çünkü Bedir Rahmi evliydi.
03:16İşte burada Mari'nin ne kadar cesur bir kadın olduğunu bir kez daha görüyoruz.
03:21O, kendi döneminin kurallarını, toplumun baskılarını bile bile göze aldı.
03:26Sevdi, yarattı, birlikte yaşadılar.
03:29Ama bu ilişki yüzünden dışlandı.
03:32Özellikle kadın olduğu için yakıştırılamadı.
03:35Ne yazık ki bu, sanatçılığına da gölge düşürdü.
03:39Hatta yıllarca sadece Bedir Rahmi'nin sevgilisi olarak anıldı.
03:44Oysa Mari, kendi başına bir dağıdı.
03:571946 yılına gelindiğinde, savaş sonrası dünyanın çalkantılı günleri içinde hastalandı.
04:04Veren menenjidi.
04:06Tedavisi zordu.
04:07İlaçlar pahalıydı.
04:09Bedir Rahmi resimlerini sattı.
04:11Elinden geleni yaptı.
04:12Ama Mari kurtulamadı.
04:14Henüz 34 yaşındayken, 1947'de İstanbul'da hayata veda etti.
04:20Şişli, Ermeni mezarlığına deflenildi.
04:33O öldüğünde Bedir Rahmi yıkıldı.
04:37Hani şu herkesin bildiği Karadut şiiri vardır ya,
04:40Karadut'um, çatal karam, çingenem diye başladı o şiir.
04:44O şiir Mari için yazıldı.
04:46Bedir Rahmi, şiiri ilk kez okurken ağlamıştı.
04:50Ve yıllar boyunca Mari'yi hep anlattı, resmetti, mozayne, fırçasına, kalbine işledi.
04:58Onun yazını ömrü boyunca taşıdı.
05:00Ama bir yandan da Mari'nin kendi heykelleri zamanla kayboldu.
05:05Bugün elimizde sadece birkaç eseri var.
05:08İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde ve Ankara'daki koleksiyonlarında toplam 4 heykeli biliniyor.
05:15O büyük ödülleri aldığı eserlerinin çoğu ise iz bırakmadan kayboldu.
05:21Yıllar sonra 2012'de Getrona Gun Lisesi'nde onun anısına bir sergi açıldı.
05:27Sanatçılar bir araya geldi.
05:29Ara Güler'in fotoğrafları, genç sanatçıların işleri Mari için hazırlandı.
05:33Artık akademik çevrelerde onu konuşmaya başladı.
05:38Feminist araştırmacılar onun hikayesini yalnızca bir aşk hikayesi değil, bir direniş hikayesi olarak görmeye başladılar.
05:46Erkeklerle dolu bir dünyada kadının taşla konuşmasına kimse hazır değildi belki.
05:51Ama Mari yaptı.
05:53Sessizce iz bırakarak.
06:07Bugün geriye birkaç heykel, birkaç fotoğraf ve çokça eksik kalmış anı kalsa da
06:13o Türkiye'nin ilk kadın heykel tıraşlarından biri olarak tarihe geçti.
06:19Ama sadece ilk kadın olduğu için değil, gerçekten iyi olduğu için.
06:23Sanatına tutkuyla bağlı olduğu için.
06:26Ve aşkını da, sanatını da korkusuzca yaşadığı için.
06:30Mari Gerekmezyan, bir kadının yalnızca sevdiği için değil, ürettiği, öğrettiği, direndiği için de hatırlanması gerektiğini bize fısıldıyor.
06:40Taştan heykeller yaptı ama o taşın altında bir kalp vardı.
06:44Ve şimdi onu unutan zamana inat, adını yeniden söylüyoruz.
06:49Mari Gerekmezyan.
Comments