00:00MÜZİK
00:05MÜZİK
00:25Türkiye'de Kürtlere karşı uygulanan asimilasyon, inkar politikaları ile birlikte gerçekleşen katliam ve cinayetler özellikle 90'lı yıllarda şiddetlenerek artıyordu.
00:371994 yılına gelindiğinde 1992-1993 yıllarında özellikle OHAL bölgesindeki faili meçhul bırakılan cinayetlerin yerini gözaltında kayıplar alıyordu.
00:50İnsan Hakları Derneği ve çeşitli insan hakları kuruluşlarına yapılan müracaatlar ve bu kuruluşların verilerine göre 1994 yılında gözaltında 229 insan
01:01kaybedilmişti.
01:02Pek çok kayıp olayında Kürt sivil yurttaşlar askerler tarafından yol göstermek gibi nedenlerle evlerinden ve köylerinden alınmış ve bir daha
01:11geri dönmemişti.
01:12Bu gözaltılar tüm tanıklara rağmen daha sonra reddedilmişti.
01:1761 yaşındaki 9 çocuk babası Nazım Gülmez de bu gözaltında kayıplar arasında yer aldı.
01:25Bu devletin fıtratında ne yazık ki yaşatmak gündem olmadı.
01:31Bizim burada arzuladığımız artık bu defterlerde Beyaz Torosların işlediği, Gayrettepe'nin işlediği,
01:39insanları evinden alıp, insanları gözaltından alıp, işkencede ölüme gidiyorsun, ölüme hazırsın diyenler adalet karşısına bir an önce çıkarılmalıdır.
01:49Bu ülkenin bu kayıplar mezarlarına bir son vermesi lazım.
01:5424 sene önce kaybettiğimiz abimizin kardeşimizi nereye gömmüşsünüz?
01:59Bali bize bunları, bunları bize bir emanet olarak vermeniz lazım.
02:04Siz bunun vebalinin altındasınız, istediğiniz zaman hukukun nasıl çalıştığınızı biz görüyoruz.
02:11Bu hukukun kayıp akıbetlerini çözmede de bir an önce atağa geçmesini istiyoruz.
02:18Siz bir anneyi, bir çocuğu, bir kardeşi 24 yıldan beri eğer burada çocuklar,
02:24anne, baba kayıp demek nedir, gözaltında kayıp nedir diyorsa sizin bundan utanmanız lazımdır.
02:30Bu ayıbı silmek için bizimle beraber, bu ayıbı silmek için buraya geleceksiniz,
02:36burada bizimle yüzleşip helalleşeceksiniz.
02:39Yoksa bu, yani bu günahın şeyi, bu vebanın şeyini siz de yıllarca üzerinizden taşıyacaksınız.
02:47Biz burada onurumuzla akıbetimizi her hafta soruyoruz.
02:51Yani bir insana yapılacak en kötü bir şey kaybettirmektir.
02:55Siz kaybettiriyorsunuz ama orada soru işareti bırakıyorsunuz.
02:59Bir insanı kuşaktan kuşağa yaralıyorsunuz.
03:02Buna ne Müslümanlıkta ne Eristanlıkta, hiçbir dinde buna kimsenin bir hakkı yoktur.
03:08Gelin bu ülkede kaybetmeyi bırakın, insanları yaşatın.
03:15Nazım Gülmez, Dersim Hozat, Taşıtlı Köyü'nde yaşıyordu.
03:19Tarım ve hayvancılıkla uğraşıyordu.
03:21Çevresinde saygı gören ve sevilen bir kişiydi.
03:24Tarih 14 Ekim 1994 gününü gösteriyordu.
03:28Bölgede operasyon yapan ve pek çok gözaltında kaybedilme olayında adı geçen Yavuz Ertürk Komutası'ndaki Boluk Komando Tugay'ına bağlı
03:37askerler Taşıtlı Köyü'ne geldi.
03:39Askerler arazide kendilerine kılavuzluk etmesini isteyerek köyden 3 köylüyle birlikte saat 09.30 civarında Nazım Gülmez'i evinden alarak yanlarında
03:50götürdüler.
03:50Nazım Gülmez'in 3 köylüyle birlikte gözaltına alınarak askerler tarafından götürülmesine Taşıtlı Köyü muhtarı ve diğer tüm köylüler tanık oldu.
04:00Gülmez'le birlikte götürülen 3 köylü bir süre sonra serbest bırakıldı ve köye döndü.
04:05Ancak Nazım Gülmez'i bir daha gören olmadı.
04:10Askeri yetkililer eşini soran Garip Gülmez'e askerler Tunceli Merkezi'ye götürüp bırakmış dedi.
04:17Garip Gülmez'in eşim okuma yazması olan yol iz bilen biridir.
04:23Bırakılsaydı eve gelirdi. İtirazı ise cevapsız kaldı.
04:28Gülmez ailesi Nazım Gülmez'in bulunması için Hozat Savcılığı'na başvurdu.
04:35Ancak Gülmez'in kaybolmasıyla ilgili etkin tedbirler alınmadı.
04:39Soruşturma dosyası Hozat Savcılığı, Elazığ Askeri Savcılığı ve Malatya DGM Savcılığı arasında gidip geldi.
04:49Savcılıkların olayın aydınlanması için gereken çaba ve özeni göstermemesine dediğiyle dosyada herhangi bir ilerleme sağlanmadı.
04:5931 yıldır Nazım Gülmez'in akıbeti karanlıkta bırakıldı ve failleri cezasızlıkla korundu.
05:13Nazım'ın eşi Garip Gülmez, onun akıbetini öğrenmek için askeri yetkililere başvurdu.
05:19Aldığı cevap askerler onu Tunceli Merkezi'ye götürüp bırakmış oldu.
05:23Garip Gülmez'in Nazım okuma yazması olan yol iz bilen biriydi.
05:28Bırakılsaydı eve gelirdi diyerek yaptığı itiraz karşılıksız kaldı.
05:33Bunun üzerine Gülmez ailesi Nazım Gülmez'in gözaltında kaybedilmesiyle ilgili olarak Hozat Savcılığı'na başvurdu.
05:40Ancak dosya yıllarca Hozat Savcılığı, Elazığ Askeri Savcılığı ve Malatya DGM Savcılığı arasında gidip geldi.
05:48Tüm köylülerin tanıklığına rağmen Nazım'ın gözaltında kaybedilmesiyle ilgili etkin bir soruşturma gerçekleştirilmedi.
05:56Dosya zaman aşımından kapatılmak üzere adliyelerin tozlu raflarına terk edildi.
06:03Bugün Kürtlere artık terörist diyenler, bugün katledilenlere, kaybolanlara, faili meçhullere terörist diyenler şunu bilsinler ki
06:15onlar bu ülkede her zaman barışın, özgürlüklerin ve kardeşliğin savunucusu oldular, bunun için mücadele ettiler.
06:24Bugün Kürt halkına terörist diyenler şunu bilsin ki bu ülkede en çok barışı savunanlar hep Kürtler oldu.
06:33Ama bu ülkeyi yönetenler insanlık suçu işlemekten hiçbir zaman vazgeçmediler.
06:39İnsanlık suçunun işlenmemesi için kayıplarımızın, faili meçhule gidenlerimizin ve yargısız infazlarda aramızdan alınanların akıbetini sormak için buradayız
06:52ve burada olmaya da devam edeceğiz.
06:55Ta ki bu ülkede adaletin ve vicdanın sağlandığı günleri görene kadar.
07:24Bu ülkede insanlığa karşı işlenen suçların hepsinin hesabı,
07:30verinceye kadar, annelerden özür dileyinceye kadar bu annelerin onurlu mücadelesi bizlerin mücadelesi sürecek, devam edecek ve hesap sorulacaktır.
07:41Çünkü Türkiye deve kuşu misali gibi başını kuma gömüp gerçeklerden kaçamaz, gerçekler gün gibi açıktır, ortadadır.
07:52Hepimizin gözleri önde yoldaşlarımızı, sevdiklerimizi, mücadele arkadaşlarımızı alıp götürüp kaybettiler.
08:01Nazım Gülmez'in Bolu Komando Tugay'ına bağlı askerler tarafından gözaltında kaybedilmesinin üzerinden 31 yıl geçti.
08:09Bugün ailesi, insan hakları savunucuları ve cumartesi anneleri,
08:14Nazım'ın akıbetinin ortaya çıkarılması, suçluların cezalandırılması ve adalet için mücadelelerini sürdürüyor.
08:24Küçük bir aile ve hak savuncuları olarak başladık.
08:31Daha sonra çeşitli illerden ailelerin de katılmasıyla bugün büyük bir aileyiz.
08:42Buraya ilk geldiğim zaman sadece bu benim başıma gelmiş gibi hissediyordum ama
08:49benim gibi bu derin acıyı yaşayan o kadar çok insan varmış ki
08:55kendi acımı unuttum, artık ortak bir acıyı paylaştık.
09:03Biz burada işkencecilerin, katillerin yargılanması için burada bulunuyoruz.
09:11Geçmişin hesabı verilmeden özgür ve adil bir gelecek hiçbir koşulda mümkün olmayacaktır.
Comments