Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 saat önce
Yazı, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve başlamasının ardından gerçekleşen kritik ziyaretleri ve bu görüşmelerin siyasi yansımalarını ele almaktadır. Özellikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk’ün ziyareti, CHP’ye yönelik usulsüzlük iddiaları ve muhtemel parti kapatma ya da hazine yardımı kesintisi tartışmaları bağlamında incelenmektedir. Metin, hükümetin ana muhalefete yönelik sertleşen üslubu ile yargıdaki atamalar arasındaki paralelliğe dikkat çekmektedir. Yazar, bu üst düzey kabullerin kamuoyunda yeterince ses getirmemesini eleştirel bir yaklaşımla sorgulamaktadır. Sonuç olarak kaynak, yargı ve siyaset arasındaki girift ilişkilerin demokratik düzen üzerindeki etkilerini analiz etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Türkiye'de siyaset, bilirsiniz, atamalar ve o atamaların hemen ardından yapılan görüşmelerle şekillenir.
00:06Herkes bu görüşmeleri konuşur.
00:08Ama bazen, bazen en çok konuşulan olay, asıl önemli olanı gözlerden kaçırmak için bir sis perdesi olabilir.
00:15Hadi gelin, bu konuya biraz daha yakından bakalım.
00:18Siyasette bazen en çok gürültü çıkaran olaylar aslında en sessiz atılan adımları gizlemek içindir.
00:24İşte bu tam da böyle bir hikaye.
00:27Tarihi 11 Şubat, kabinede önemli bir değişiklik oldu.
00:31Akın Gürlek, Adalet Bakanı, Mustafa Çiftçi de İçişleri Bakanı olarak atandı.
00:35Ve hemen sonrasında ne oldu biliyor musunuz?
00:38Yeni İçişleri Bakanı çiftçi, çok ama çok konuşulan bir ismi eski bakan Mehmet Ağar'ı ağırladı.
00:44O görüşmenin fotoğrafı servis edildiği anda da ortalık kelimenin tam anlamıyla yıkıldı.
00:49Günlerce manşetlerden inmedi.
00:51Herkes ama herkes İçişleri Bakanlığındaki bu ziyareti konuşurken, gözler tamamen oraya çevrilmişken,
00:58yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in makamında neler olup bittiği kimsenin umurunda olmadı, tamamen gözden kaçtı.
01:05İşte bizim de bugün mercek altına alacağımız gizem tam olarak bu.
01:09Neden bütün spot ışıkları bir bakanın üzerindeyken, diğeri tamamen karanlıkta kaldı?
01:13Şimdi hikayenin en ilginç kısmına geliyoruz.
01:17Neden Adalet Bakanı'nın görüşmeleri önemliydi?
01:19Çünkü yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in geçmişine, özellikle de ana muhalefet partisi CHP ile olan ilişkisine bakmamız gerekiyor.
01:27Akın Gürlek, Adalet Bakanı olmadan önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıydı.
01:31Ve o dönemde attığı bazı adımlar çok konuşuldu.
01:34Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkındaki o meşhur iddianameyi hazırlayan kendisiydi.
01:38Ama asıl mesele bu değil. Başsavcılığı CHP hakkında Yargıtay'a bir yazı göndermişti.
01:45İşte o yazıda öyle ifadeler vardı ki, demokratik düzene sistematik müdahale gibi.
01:50Bu ifadeler siyasi kulislerde doğrudan CHP'ye kapatma davası mı açılıyor sorusunu gündeme getirdi.
01:56Peki Gürlek ne dedi bu iddialara?
01:58Bakan olduktan sonra bir televizyon programına katıldı ve
02:00hayır dedi konunun parti kapatmayla falan ilgisi yok.
02:03Açıklaması şuydu.
02:04Biz kurultay süreçlerinde bir usulsüzlük gördük, görevimiz gereği bunu da Yargıtay'a bildirdik.
02:09Yani tamamen teknik bir konu olduğunu savundu.
02:12Ama işte o açıklamada geçen küçücük bir ifade dikkatli gazetecilerin gözünden kaçmadı.
02:18Herkesin odaklandığı o kilit ifade şuydu.
02:21Kurultay süreçlerindeki usulsüzlükler.
02:24Görünüşte masum bir ifade değil mi?
02:26Ama acaba gerçekten öyle miydi?
02:28Peki bu usulsüzlük lafı neden bu kadar önemliydi?
02:31Çünkü bazı hukukçulara ve gazetecilere göre bu mutlak butlan denen bir hukuki kavrama kapı aralıyordu.
02:39Şimdi bu ne demek?
02:40Basitçe anlatayım.
02:41Eğer bir kurultayda çok ciddi hatalar yapılırsa o kurultay tamamen geçersiz sayılabilir.
02:47Peki bunun sonucu ne olur?
02:48İşte en can alıcı nokta burası.
02:51Partiye verilen hazine yardımı kesilebilir.
02:53Yani parti kapatılmaz belki ama mali olarak eli kolu bağlanmış olur.
02:57Tamam bu hukuki detayı aklımızın bir köşesinde tutalım.
03:01Şimdi bir anlığına geri çekilip büyük resme yani Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dönemdeki siyasi söylemlerine bakalım.
03:07Çünkü bu atmosfer olan biteni anlamak için çok önemli.
03:10Şimdi size çok ilginç bir karşılaştırma göstereceğim.
03:13Hatırlıyor musunuz yıllarca Cumhurbaşkanı Erdoğan Kılıçdaroğlu'na ne kadar sert eleştiriler yöneltirdi.
03:18Bay Kemal söylemi vardı.
03:20Ama bakın son zamanlarda ne diyor?
03:22Kılıçdaroğlu dönemi çok daha farklıydı.
03:24Onunla adil bir yarış içindeydik gibi beklenmedik övgüler duyuyoruz.
03:28Çok ilginç bir değişim değil mi?
03:30Peki Kılıçdaroğlu'na bu yumuşak tavır varken özgür özel liderliğindeki yeni CHP yönetimi için ne diyor?
03:36İşte orada durum tam tersi.
03:38İnanılmaz sert ifadeler kullanıyor.
03:40Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri gibi çok ağır suçlamalar yöneltiyor.
03:45Ve son noktayı şöyle koyuyor.
03:46Ben CHP'den umudumu kestim.
03:48İki lider arasındaki bu ton farkı gerçekten dikkat çekici.
03:52Evet işte bütün bu siyasi atmosfer, Erdoğan'ın bu yeni ve sert tutumu bizi en başa yani o kimsenin fark
04:00etmediği ziyarete geri getiriyor.
04:02Adalet Bakanlığı'nda sessiz sedasız gerçekleşen o görüşmeye.
04:06Peki kimdi o ziyaretçi?
04:08Yeni Adalet Bakanı Akın Gürley'i daha koltuğuna oturur oturmaz görevinin ikinci gününde ziyaret eden o gizemli isim kimdi?
04:15Cevap tek bir isim.
04:17Muhsin Şentür.
04:18Belki bu isim size çok bir şey ifade etmiyor olabilir.
04:21Ama ünvanını söyleyince her şey değişecek.
04:24Muhsin Şentürk.
04:25Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı.
04:27Yani Türkiye'de bir siyasi partiye kapatma davası açabilecek tek kişi.
04:32Sadece bu da değil.
04:34Kendisi daha önce anayasa mahkemesi kararına uymayıp üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
04:39Ve Yargıtay'daki seçimde ikinci sırada olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bu göreve atanmıştı.
04:45Yani oldukça kritik bir isim.
04:47Peki şimdi elimizdeki bütün bu parçaları birleştirelim.
04:51Bakalım ortaya nasıl bir tablo çıkıyor.
04:53Karşımızda adeta siyasi bir üçgen var.
04:56Birinci köşede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni CHP yönetiminden umudunu kestiğini söylediği o çok sert açıklamaları var.
05:03İkinci köşede tam da bu muhalefet partisine karşı daha önce hukuki süreçler başlatmış yeni Adalet Bakanı duruyor.
05:10Ve üçgenin son köşesinde ne var?
05:12İşte o kritik görüşme.
05:14Bu bakanın göreve gelir gelmez Türkiye'de parti kapatma yetkisine sahip tek kişiyle yani Yargıtay Başsavcısıyla bir araya gelmesi.
05:22İlginç değil mi?
05:23Herkes günlerce Mehmet Ağar'ın ziyaretini konuşurken Adalet Bakanlığı koridorlarındaki bu çok daha kritik buluşmayı kimse görmedi.
05:30Şimdi sormak lazım. Bütün bu yaşananlar, bu atamalar, bu açıklamalar ve bu gizli görüşme bunların hepsi sadece bir tesadüften mi
05:39ibaret yoksa Türkiye'de ana muhalefeti bekleyen yeni ve fırtınalı bir dönemin ilk işaretleri mi?
05:45Bu sorunun cevabını zaman gösterecek.
Yorumlar

Önerilen