Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 9 saat önce
Kanal 7, Ramazan ayının manevi atmosferini ekranlara taşıyacak özel bir programla izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. “Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri”, Ramazan ayı boyunca her gün saat 23:50’de Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak.

Edebiyatçı ve akademisyen kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Nurullah Genç, bu özel programda Ramazan’ın ruhuna uygun dini ve manevi konuları ele alacak. Gönüllere dokunan sohbetlerin yanı sıra, anlam yüklü şiirler ve edebi anlatımlar da programın önemli bir parçası olacak. İzleyiciler, günün yorgunluğunu huzur veren bir atmosferde geride bırakırken; inanç, ahlak, insan ilişkileri ve hayatın anlamına dair derinlikli sohbetlere eşlik edecek.

Sade ve samimi bir üslupla hazırlanan “Gönül Sohbetleri”, Ramazan gecelerine tefekkür, duygu ve edebiyat katmayı hedefliyor. Program, hem kalplere hem de zihinlere hitap eden içeriğiyle izleyicilere manevi bir yolculuk sunacak.

“Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri” Ramazan ayı boyunca her gece 23:50’de Kanal 7’de.
Döküm
00:07Müzik
00:22Gelmedin, son hayal de yanıp yanıp kül oldu.
00:26Bu deruni kavgada kırılan gönül oldu.
00:30Şimdi menziller elem, yürek duman, sine çak.
00:35Devleri mahkum eden hayatım şimdi helayt.
00:39Gelmedin, yıldırımlar düştü hülyalarıma.
00:42Nasıl kıydın be zalim, masum rüyalarıma.
00:46Sana doğru her adım neden hep ölüm sunar,
00:49Seni her andığımda renk solar, desen yanar.
00:56Hangi rüzgar sabırla böyle koşar ardından?
01:00Hangi el nakış nakış gerges dokur adından?
01:04Susarsam anlatır mı seni göklere tarih?
01:08Bensiz olur mu sabah?
01:11Güler mi kara tarih?
01:13Gelmedin, koptu zincir, parçalandı anılar.
01:16Sardı bütün ruhumu tükenmeyen ağrılar.
01:21Kalbimin pembe köşkü harap oldu.
01:24Gelmedin, bahçesinde açan gül turab oldu.
01:29Gelmedin, bil ki kıyamet kopsa bu ateş sönmeyecek.
01:34Heyhat, şair mehtaba bir daha dönmeyecek.
01:41Gelmedin şiiriyle selamladık sizleri.
01:44Gönül sohbetleri programındayız.
01:46Gönlümüz muhabbetle dolu.
01:50Sizlerin takdiri, alakası ve sizlerin huzur bulacağı günlerin hayaliyle dolu.
01:57Aziz kardeşlerim, Rabbimiz duayla ilgili olarak şöyle buyuruyor.
02:03Bana dua edin ki duanızı kabul edeyim.
02:07Rabbinize yalvara yakara ve siz sessizce dua edin.
02:11Çünkü o haddi aşanları sevmez.
02:15Dua ibadettir diye buyuruyor Peygamberimiz.
02:19Dua müminin silahıdır, dinin direğidir, göklerin ve yerin nurudur.
02:23Böyle buyuruyor.
02:24Ve çok güzel kelam-ı kibarlar var duayla alakalı.
02:29Çünkü bugün dua kıssaları üzerinde duracağız.
02:32Sizlerle sohbet edeceğiz ve duanın nelere kadir olduğunu anlatmaya çalışacağız.
02:37Mevlana diyor ki, dua kulun aczini bilip kapıya yüz sürmesidir.
02:43Yunus Emre, dertsiz kulun duası kapısız eve benzer diyor.
02:50Kapısız bir evin kapısını açabilir misiniz?
02:53Açmanız zordur.
02:54Ama kapısız bir evi açacak el duada saklıdır.
02:58Yunus Emre böyle ifade ediyor.
03:01Ve İmam Gazali, dua belayı geri çevirir, inmiş olanı da hafifletir diye.
03:07Çok güzel bir kelam-ı kibarla çıkıyor karşımıza.
03:09Ve Hacı Bektaşi Veli'nin ne güzeldir bu sözü.
03:13Dua insanın kendini bilme kapısıdır.
03:17Neyi yapabileceğinizi, neyi yapamayacağınızı, neyi istemeniz gerektiğini, hangi duayı etmeniz gerektiğini bildiğinizde kendinizi bilirseniz bu mümkün olabiliyor.
03:28Ve kendinizi bilirseniz yerinde dualar gerçekleştirebilirsiniz, yapabilirsiniz.
03:34Nurettin Topçu'nun da duayla ilgili çok güzel bir sözü var.
03:37Diyor ki Topçu, dua ruhumuzda durmadan kımıldanan bir harekettir.
03:43Kah düşünüştür, kah şiirdir, kah musikidir diyor Nurettin Topçu.
03:51Ve hepiniz Arif Nihat Asya'nın o güzel şiirini bilirsiniz.
03:54Biz kısık sesleriz minareleri, sen ezansız bırakma Allah'ım.
03:59Ya çağır şurada bal yapanlarını, ya kovansız bırakma Allah'ım diyor Arif Nihat Asya.
04:08Değerli dostlar, bu güzel Ramazan gecesinde çokça etkilendiğim bir dua kıssasını sizlerle paylaşmak istiyorum.
04:20Adamın birisi, harem-i şerifin tam bitişiğinde, kapısına yakın yerde aynı duayı tekrarlıyor.
04:30Sürekli aynı duayı tekrar ediyor ve bunu duyan insanlar da şaşırıyorlar.
04:34Bu adam neden hep aynı duayı ediyor diye.
04:37Duası şöyle, ey doğrulara yardım eden, haramdan korunanları koruyan.
04:43Böyle bir duayı yapıyor.
04:44Ey doğrulara yardım eden, haramdan korunanları koruyan.
04:49Sürekli aynı duayı tekrar ediyor.
04:51İnsanlar şaşırıyorlar ve bir gün artık diyorlar ki şu adama soralım.
04:54Neden durmadan aynı duayı tekrar ediyor ve yanına gelip soruyorlar.
04:58Şöyle bir hikaye anlatıyor adam.
05:00Diyor ki, dostlar diyor bir gün yine ben buralarda dolaşırken ve dua ederken,
05:05ayağıma bir şey takıldı.
05:07Takılanı eğilip aldım, baktım bir kese ve içinde saydığımda gördüm ki
05:13bin tane altın var.
05:15Nefsimle bir mücadele başladı.
05:17Bin altın, benim bütün dertlerimi çözecek, ihtiyaçlarımı karşılayacak,
05:22belki bir ömür rahat yaşamamı sağlayacak.
05:24Bin altın.
05:27Nefsim dedi ki bu bin altını al evine git.
05:29İmanım ve kalbim dedi ki olmaz, bu başkasının hakkıdır.
05:34Sen bunu yiyemezsin.
05:35Bu altınları değerlendiremezsin, kullanamazsın.
05:38Sahibine teslim et.
05:39Ben kendi içimde bu mücadeleyi yaparken, epeyce uğraşırken,
05:44bir savaş verirken birisi seslendi.
05:46Kesem kaybolmuştu, bulan var mıdır?
05:50Verene otuz altın hediye edeceğim.
05:54Mücadele hızlandığı içimde otuz altın mı, bin altın mı?
05:57Otuz altın mı, bin altın mı?
05:58Sonra imanımın sesi daha gür çıktı ve bana şöyle seslendi.
06:03Dedi ki,
06:06çokluk mu hayırlıdır, az olan mı hayırlıdır?
06:09Belki de otuz altın, bin altından senin için daha hayırlıdır.
06:13Bu sesi duyunca hemen götürdüm, altınları teslim ettim.
06:17Ve kesenin sahibi de çıkarıp bana otuz altını hediye etti.
06:21O otuz altınla evime döndüm.
06:24Sonra pazara gittim.
06:28Bakırcılar çarşısında dolaşırken baktım, bir köle satıyorlar.
06:31Bir altına.
06:33E dedim ki, ben bu köleyi alayım.
06:34Evimde de işlerim falan var, bahçem var.
06:36Onlarla ilgilenir.
06:38Sonra da azat ederim.
06:39Gittim, bir altına köleyi aldım.
06:41Evime götürdüm.
06:43İşlerini tarif ettim.
06:44Ve onunla bir süre beraber yaşadık.
06:46Evladım gibi muamele ettim.
06:47Ve kendisine dedim ki, seni azat ediyorum.
06:50Yanımda durabilirsin de gidebilirsin de.
06:54Köle, siz bana evlat gibi muamele ettiniz.
06:57Güzel bir insansınız.
06:59Ben buradan ayrılmak istemiyorum diye cevap verdi.
07:02Nihayetinde, bir gün yine kendisiyle pazarda dolaşırken,
07:06garip garip konuşmalar yapan insanlar gördüm.
07:09Anlamadım ne dediklerini.
07:10Yanımdakine sordum, bunlar kimdir?
07:12Ne diye konuşuyorlar?
07:14Neler söylüyorlar?
07:14Bana dedi ki, eski köle, yeni azat olmuş evladım.
07:21Onlar babamın gönderdiği, beni bulmaya çalışan adamlarıdır.
07:25Benim babam marip sultanıydı.
07:29Habeş, melikiyle yaptığı savaşı kaybetti.
07:31Ve beni esir ettiler.
07:33Getirip buralarda sattılar.
07:34Şimdi babam, beni bulmaları için adamlar göndermiş.
07:37Onlar da aralarında konuşuyorlar.
07:40Bulana, verene bin altın değil, on bin altın değil, elli bin altın vereceğiz.
07:45Yeter ki evladımıza kavuşalım.
07:47Yeter ki sultanımız evladına kavuşsun.
07:50Peki ne yapalım diye sordu yanındakine.
07:52O da dedi ki, sakın ha beni bedava vermeyi düşünme.
07:57Onların bütün altınlarını al, beni teslim et.
07:59Sen bana öyle güzel davrandın ki, ben burada kendimi özgür hissettim.
08:04Köle gibi hissetmedim, evladınız gibi hissettim.
08:07Sen çok güzel bir adamsın.
08:08Dolayısıyla beni babamın adamlarına ver ama onlardan elli bin altını da al.
08:13Sonra gittik beraber, kendisi söyledi.
08:16Verin dedi altınların tamamını.
08:18Çünkü bu adam bu altınları hak ediyor.
08:21Ve onlarla beraber çıkıp gittim.
08:24Ben o altınlarla işler yapmaya başladım.
08:27Dükkanı açtım, ticaretimi genişlettim.
08:31Sonra bulunduğum yerde, dükkanımın bulunduğu yerde bir arkadaşım geldi.
08:35Dedi ki, burası çok ilginç şimdi değerli kardeşlerim.
08:40Buranın en zengin tüccarlarından birisi vefat etti.
08:43Onun hanımefendi güzel mi güzel bir kızı var.
08:46Yetim kaldı.
08:47Eşi de daha önce ölmüştü, kimsesi yok.
08:50Gel sen de bekarsın, seni onunla evlendirelim.
08:53Güzel bir hane-i saadet kurarsınız.
08:55Ben de olur dedim.
08:57Bizi evlendirdiler.
08:59O tüccarın kızı, böyle biner altınlık keselerle geldi.
09:04Bunlar dedi, bizim evlilik hediyelerimizdir.
09:08Keselerin bir tanesinde 970 altın vardı.
09:111000 altın yoktu.
09:12Sordum, dedim ki, neden bu 3-4 kesenin hepsinde biner tane altın var.
09:16Kesenin birinde 970 altın var.
09:18Bunun hikmeti sırrı nedir?
09:21Zevcem, eşim dedi ki, benim babam zamanın birinde Harem-i Şerif'te 1000 altın kaybetmiş.
09:28Kesesini kaybetmiş.
09:29Sonra onu bulan adama da 30'unu vermiş.
09:32Onu hiç açmadı.
09:34Dedi ki, bu çok önemli bir kesedir.
09:35Bu 970 altın böyle gözümüzün önünde dursun.
09:39İyi bir adam, bize altınları iade etmişti.
09:42Onun için de dua edelim.
09:43Ben de hiç dokunmadan o keseyi bugün buraya getirdim.
09:46Deyince, bizim adamımız,
09:48Allah'ım sana şükürler olsun.
09:51Sen doğrunun yanındasın.
09:53Yanlışların karşısındasın.
09:55Doğrulara yardım edersin.
09:56Haramlardan kaçınanlara yardım edersin.
09:59Beni de bugüne ulaştırdın diye dua ettim ve şükrettim diyor.
10:03Sonra, bir gün katırımla beraber insan taşıyordum.
10:09Birisini aldım, katırımın üzerine bindirdim.
10:11Bir yere götürecektim.
10:12Bir şehirden birine.
10:14Dımışık'tan Zebedani'ye diyor.
10:16Yani Şam'dan Zebedani diye bir kasaba var.
10:19Bir yer var.
10:20Oraya götürecektim.
10:22Katırıma binen kişi dedi ki,
10:23beni şu yoldan değil, bu yoldan götür.
10:25Halbuki benim bildiğim yol diğeriydi.
10:27İtiraz ettim.
10:27Ben o yolu bilmiyorum.
10:29Ben biliyorum dedi.
10:30Burası daha kısa bir yol ve beni oraya sürdü.
10:32Daracık bir yere geldiğimizde de,
10:34katırdan indi, kılıcını çekti.
10:36Seni öldüreceğim ve elindekileri de alacağım dedi.
10:39Ne kadar yalvardıysam yapma, etme.
10:41Bak bu günahtır, dinlemedi.
10:42Tam beni öldürecekti.
10:44Dedim ki, dur iki rekat namaz kılayım.
10:46Ondan sonra öldür beni.
10:48Tamam dedi, çabuk kıl.
10:49Hemen abdestimi almıştım.
10:51Zaten abdestliydim.
10:52Namaza durdum.
10:53Fakat aklıma hiçbir şey gelmedi.
10:57Hiçbir duayı hatırlayamadım bir anda.
10:59Kur'an-ı Kerim'den hiçbir şey aklıma gelmedi.
11:01Sadece bu dua geldi.
11:03Ey doğrulara yardım eden, haramdan kaçınanları koruyan.
11:08Beni koru dedim namaza durduğumda.
11:10Çünkü hiçbir şey hatırlamadım.
11:11İşte bu duayı ettikten sonra, ey doğrulara yardım eden, haramdan kaçınanları koruyan Rabbim diye dua edince, karşıdan hızla bir atlının
11:22geldiğini gördüm.
11:22Elinde koskoca bir mızrak yanımıza geldi.
11:26Beni öldürmek isteyen, öldürdü.
11:28Ben hemen dizginlerine yapıştım.
11:31Dedim ki, kimsiniz?
11:32Nereden geldiniz?
11:33Şu cevabı verdi.
11:34Hani sen dua ediyorsun ya, ey doğrulara yardım eden, haramdan kaçınanları koruyan.
11:40Evet, işte o dua ettiğinin elçisiyim ben dedi.
11:43Ve hızla çekip gitti.
11:45İşte o gün bugündür ben hep bu duayı yapıyorum.
11:49Harem-i Şerif'e geldiğimde de hadise aklıma geldiği için burada da hep aynı duayı ediyorum.
11:54Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan.
12:00Bizlere ve bizi izleyen kardeşlerimize de yardım et.
12:03Benim aziz dostlarım, benim de çayımdan da bir yudum daha içeyim.
12:08Çayı çok severiz, Erzurumluyuz.
12:10Böyle baktığınızda limonlu görürsünüz.
12:12Limonun da çokça faydasını gördüm.
12:14Yani dün de bir arkadaş dedi ki, yani vücuttaki mikropları da kırıyormuş sürekli.
12:18Limon içerseniz kanı temizliyor, sulandırıyor.
12:20Böyle limonlu çayı tavsiye ederim size.
12:22Ben 20 yılda böbrek taşı düşürdüm.
12:24Limonlu çay içmeye başladıktan sonra böbreklerim taş yapmamaya başladı.
12:28Yani çünkü o böbrekte birikenleri de eritiyormuş.
12:32Devam ettirirseniz limonlu suyu ve çayı faydası olur.
12:35İçenlere de afiyet olsun.
12:38Benim güzel kardeşlerim, benim de bir dua hikayem var.
12:43Şimdi duayla ilgili bunları bildiğimiz için,
12:46dua almak iyilerin duası olsun diye hep bize söylerlerdi.
12:50İyilerin duasını almak mutluluk verirdi.
12:53Oh çok şükür arkamda bir dua daha var.
12:55Annemin babamın duasını alayım.
12:58İhtiyacı olanlara elimi uzatayım, dua alayım.
13:01Çünkü rahmetli dedem derdi ki yardım etmek üzere uzandığınız el kendi elinizdir.
13:05Birine yardım ederseniz o el sizin elinizdir.
13:08Bir el uzatalım, dua alalım.
13:09Onların duası kabul olduğunda Allah bizi korur.
13:12İki cihanımızı aziz eder.
13:14Çünkü başkasının duası başkası için daha makbuldür.
13:17Bunu bildiğimiz için hep böyle duayla alakalı bir güzel medeniyet mantığı içerisinde yetiştik.
13:23Dinimizin duaya verdiği değer, Efendimizin, Rabbimizin Kur'an-ı Kerim'deki ayetleri okudum.
13:28O güzel kelamı kibarlar.
13:29Hepsi ömrümüze damga vurmuş.
13:31Yıl 1991.
13:33Kasım ayının son günleri.
13:35Erzurum'da buz gibi bir hava.
13:38Rahmetli babamla beraber Horasan'dan Erzurum'a gidiyoruz.
13:42Bir arabanın içerisindeyiz.
13:44O günlerde de terör örgütünün, malum terör örgütünün yaptığı katliamlar o kadar haddini aşmış durumda ki
13:54Erzurum'da da Çat'ta, Yavi Köyü'nde 33 kişiyi katletmişlerdi.
14:01Çiçekli Köyü'nde 8 kişiyi katletmişlerdi.
14:04Benim de iki yakın arkadaşım otobüs yolculuğunda indirildi ve katledildiler.
14:08Üniversitedeydim.
14:08Atatürk Üniversitesi'nde Erzurum'daydım.
14:11Değerli dostlar, bunu bildikleri için insanlar da artık yollardan kimseleri almıyorlardı.
14:18Bir de çocukları ve yaşlıları kullanıyorlardı.
14:20Yani çocuk görüyorsunuz yolda, yardım etmek için duruyorsunuz.
14:23Etrafınızı teröristler sarıyor ve sizi imha ediyor.
14:26Ya da yaşlı kadın görüyorsunuz, yaşlı bir insan görüyorsunuz.
14:29Yollarda kalanların durumu perişandı.
14:32Çünkü kimse durup kimseyi almıyordu o günlerde.
14:35Gece saat 11.
14:36Buz gibi bir hava, yani 23 sıraları.
14:40Erzurum'a 10 kilometre mesafede.
14:43Babamla beraber seyahat ederken, yolun kenarında
14:47pirifani bir dedenin suretini gördüm.
14:51Camda bir anda böyle bir dede sureti peydahlandı.
14:54Hafif buğulanmış, buzlanmış camda.
14:58Biraz gittik 200-300-400 metre.
15:01Baba dedim, ben birisini gördüm dedim.
15:04İhtiyaçlı birisi olabilir.
15:05Durayım mı, alayım mı?
15:06Babam rahmetli dedi ki, evladım dur.
15:09Zaten ecelimiz gelmişse ölürüz.
15:11Ecelimiz gelmemişse de ihtiyacı olan birine yardım ederiz.
15:15Geri geri gittim, arabadan indik.
15:18Yaşlı adam yok.
15:20Bir anda ürperdik dedik, herhalde geri çektiler.
15:23Etrafımızı saracaklar.
15:26Böyle birbirimize bakınırken gözüm yola ilişti.
15:29Baktım ki, dede düşmüş yerde.
15:32Can çekişecek neredeyse, donmak üzere.
15:35Hemen dedeye sarıldım, aldım arabanın içerisine.
15:38Babamla beraber taşıdık.
15:40Baba dedim, yere düşmüş.
15:41Hareket ettik.
15:42Bir beş dakika sonra ısınınca, arabanın içi daha da ısıttık.
15:47Gözlerini açtı, ben neredeyim evlat dedi.
15:50Dede dedik, yolun kenarındaydın.
15:52Donmuştun neredeyse, düşmüştün.
15:54Senin ne işin var burada, yaşlı bir insansın.
15:57Gecenin bu vaktinde, Erzurum'a on kilometre mesafede.
16:00Yolun kenarında ne işin var, kimse kimseyi almıyor.
16:03Bak, çok kötü bir haldeyiz.
16:05Evladım dedi, ben bunları bilmiyorum.
16:08Ben dedi, Diyarbakır'dan geldim.
16:10Oğlum burada asker.
16:12On beş gün önce karar verdim, oğlumu gidip göreyim.
16:17Bir hafta on gün içerisinde de biletlerimi aldım, geldim.
16:20Beni on beş dakika tuttular.
16:22Dışarı çıktım.
16:24Dört saattir yolda el kaldırıyorum.
16:26Kimse beni almadı evladım.
16:28Bu nasıl iş?
16:29Erzurumlar iyi insanlardı.
16:31Ne oldu?
16:31Öyle duymuştum.
16:33Hiç kimse almadı.
16:34Elimi kaldırıyorum, kimse görmüyor ya da yanımdan geçiyor.
16:37Ben ölüyordum neredeyse.
16:39Dedik ki, dede senin haberin yok mu?
16:41Böyle böyle şeyler oldu.
16:42Benim haberim yok dedi.
16:4491'den bahsediyorum.
16:45O zaman iletişim araçları, televizyon falan çok gelişmiş.
16:48Değil Türkiye'de.
16:50Peki dedik, ne yapacaksın?
16:52Babam dedi ki, biz onu bir eve götürelim, güzelce misafir edelim.
16:55Bir banyo yapsın.
16:56Yemeğini yedirelim.
16:57Yarın da biletini alır, Diyarbakır'a göndeririz.
16:59Dedi ki, hayır.
17:0113'te, gece 1'de, gece 1'de benim arabam var dedi.
17:05Otobüsüm var, ona beni yetiştirin.
17:07Çok ısrar ettik, kalmadı.
17:09Peki dedik, dede biz seni götürelim, sen otobüste git.
17:12Bir süre sonra Erzurum'a yaklaşmak üzereyken bana dedi ki, evladım senin banka numaran var mı?
17:19O zaman böyle hesap numarası falan bunlar konuşulmuyor.
17:22Banka şuben var mı dedi.
17:23Hayırdır dede dedim.
17:25Ben sana dedi biraz para göndereyim de şu arabanı bir değiştir.
17:28Dedim, dede olmaz.
17:30Biz araba değiştirmek için sizi almadık.
17:32Ya evladım dedi, ondan değil dedi.
17:34Siz benim hayatta kalmama vesile oldunuz.
17:37Ben burada donacaktım.
17:38Benim dedi, 400 koyunum var, işte böyle 200'ün üzerinde sığırım var.
17:42Ben köylü bir zenginim, parampulum çok, yaşlıyım.
17:45Bir evladım var dedi.
17:46Ondan biraz size göndersem, öbürler de ona kalır dedi.
17:49Şu arabanı bir değiştir.
17:50Ben itiraz edince sustu.
17:52Bir süre sonra tekrar edince babam dedi ki,
17:55bak abi dedi, babam da çünkü ona yaş olarak yakın.
17:57abi dedi, biz dedi öyle bir arabaya binemeyiz.
18:02Aldığımız zaman binemeyiz dedi.
18:04Biz sizi Allah rızası için aldık.
18:05Ve bunun üzerine,
18:07dede, evladım dedi, o zaman benden bir şey iste ya dedi.
18:11Bir şey iste de gönlüm rahat olsun.
18:12Benim de aklıma geldi.
18:14Dedim ki, dede o zaman şöyle yapalım.
18:16Sen benim için bir ömür dua et.
18:18Babam için.
18:19Şöyle dua et.
18:20Rabbim, bunları yolda bırakma bir ömür.
18:23Ah dedi, ondan kolayı ne var dedi.
18:25Ben şimdi size dua edeceğim dedi.
18:26Rabbim sizi bir ömür yolda bırakmasın.
18:29Ve biz onu götürdük.
18:30Otobüse bindi.
18:31Yoluna devam edip gitti.
18:33Aradan beş ay geçti değerli dostlar.
18:35Mustafa ismin de amcamın oğlunun düğününe gidiyorum.
18:37Birkaç gün önce beraberdik İstanbul'da yaşıyor.
18:41Yanımda üç kız kardeşim, eşim, iki tane de çocuğum var.
18:45Horasan'dan çıktık.
18:46Kepenek köyü var.
18:47Köye doğru gidiyoruz.
18:48Bizim köyümüzün ismi Pinaduz.
18:49Benim ilkokula başladığım, üç ay okuduğum köy var.
18:52Onun adı da Gündeğer ya da Ceyrek köyü.
18:55Şöyle söyleyeyim.
18:56Kepenek, Pinaduz, Ceyrek, Horasan.
18:59Yani Ceyrek köyü ya da Gündeğer köyü bizim köyümüze on kilometre.
19:04Horasan'a da aşağı yukarı bir beş altı kilometre mesafede.
19:08Oraya yaklaşırken eşime ve kız kardeşlerime dedim ki bildiğiniz bütün duaları okuyun.
19:13Niye dediler?
19:14Çünkü dedim ben bu köyde bir öğretmenin yanında kalmıştım.
19:18Emanet idim.
19:19Şimdi nazar da haktır.
19:22İnsanlar bilmeden de nazar edebilirler.
19:25Nazar demek, nazar eden demek kötü insan olmak demek değildir.
19:28Bilemez kişi.
19:29Bu nasıl bir şey der?
19:30Nazarı diyebilir.
19:31Onun için bu arabayı bende görenler nazar edebilir.
19:34Nazardan korunmak için de okumamız lazım.
19:37Tamam dediler ve hepimiz dualarımızı okuduk.
19:39Köyün içine geldik çeşmenin başında.
19:41Böyle çok sevdiğim mübarekte bir adam o köylü.
19:45Selamünaleyküm dayı, aleykümselam.
19:46Vay nurullah sen ne yapıyorsun filan sarıldı etti.
19:49Çünkü tarlada çalışmışım, çayırda çalışmışım.
19:51Tanıyorlar.
19:52Düğüne gidiyorum dedim.
19:54E tamam yolun açık olsun dedi.
19:56Arabayı nereden aldın?
19:57Dedim ki Allah nasip etti.
19:58İyi iyi dedi.
19:58Hadi yolunuz açık olsun.
20:00Teşekkür ettim.
20:01Arabaya bindim.
20:02Dedim ki çocuklar maşallah demeyi unuttu.
20:04Biz bir daha dua edelim.
20:05Biz bir daha bildiğimiz bütün duaları okuduk.
20:075 kilometre sonra bir bomba patladı.
20:10Durdum.
20:11Çocuklar çığlık attı.
20:13Depo mu patladı?
20:14Lastik mi patladı?
20:15Anlayamadık.
20:15Böyle çok güçlü bir ses.
20:17İndim kontrol ettim.
20:18Hiçbir şey yok.
20:19Bir daha bindim arabaya.
20:21Sürdüm.
20:21Dedim ki bir şey yok.
20:22Allah Allah dediler.
20:23Peki bu ses niye oldu?
20:25Bilmiyorum dedim.
20:26Baktım böyle benzin göstergesi düşmeye başladı.
20:29Arabanın deposu denilmiş dedim.
20:31İndim depoyu kontrol ettim.
20:32Depoda da bir şey yok.
20:33Arabanın altına girince iki demir plaka arasında bir hortum var.
20:37O hortumun kesildiğini gördüm.
20:38Ama kıymetli dostlar jiletle kesilmiş gibi pütürlenme yok.
20:42Ve o araya elin sığması mümkün değil.
20:44El sığmıyor.
20:45Zor sığıyor el.
20:46Yani şöyle diyelim kablonun bir tarafını tutacaksınız aşağıya çekeceksiniz ki öbürüyle birleştiresiniz.
20:53Orada yapmanız mümkün değil.
20:55Daracık.
20:56Kız kardeşlerime işime gösterdim.
20:57Dediler ki bu nasıl böyle kesilebilir?
20:59Ben size dedim.
21:00Yani nazar olabilir.
21:01İnsan nazar edebilir.
21:02Hatta güzel de bir fıkra anlattım onlara.
21:05Dedim ki adamın birinin nazarı değiyormuş.
21:07Ya bunu ne biçim duvar deyince duvar yıkılıyormuş.
21:09İşte bu ne biçim at deyince at düşüyormuş yere filan.
21:12Sultan duymuş adamın gözünün böyle değdiğini.
21:15Demiş ki ya getirin de şu düşman ordusuna bir baktıralım.
21:18Savaşmadan kazanalım.
21:19Ya bu ne biçim ordu filan desin de orduyu bir yerle bir edelim.
21:23Adam da yaşlanmış yüzlü yaşlarda.
21:24Neyse getirmişler adamı.
21:26Adamı böyle bir tepeye çıkarmış.
21:28Vezir-i Azam.
21:29Bak demiş düşman ordusu orada görüyor musun?
21:31Ya nerede ordu?
21:33Zayıfladığı için gözleri görmüyor.
21:34Ya şurada ordu ya nerede ordu?
21:37Üçüncü tepeye çıkarınca orduyu görünce dönmüş.
21:39Vezire demiş ki ya ne biçim gözleriniz var?
21:42Siz bu orduyu nasıl görüyorsunuz?
21:43Vezirin gözler aşağı inmiş.
21:45Adam da enerjiyi bir defa boşaltıyormuş.
21:47İkinci defa yok.
21:48Böyle bir fıkra anlatılır.
21:50Bunu anlattım.
21:51Dediler ki abi vallahi böyle bir şey yani.
21:53Bu ortun başka türlü kesilmez.
21:54Ne yapacağız?
21:55Yardım isteyeceğiz.
21:56Hemen tarlada birisi araba, traktör ile tarla sürüyordu.
22:00Ona gittim.
22:01Dedim ki böyle böyle yardım et.
22:03Kardeşim git dedi ben ırgatım.
22:05Çevirdi beni yardım etmedi.
22:07Geriye döndüm.
22:07Bizimkilerin yanına gelirken aklıma geldi dedenin duası.
22:12Dedim ki dedenin duasını bugün test edelim.
22:14Bakalım dedenin duası tuttu mu?
22:16Dua edecekti Allah'ım bunları yolda bırakma diye.
22:19Bizimkilere söyleyince dediler ki test zamanı mı?
22:22Düğüne gidiyoruz yani millet bizi bekliyor.
22:24Dedim bundan daha iyi test zamanı olmaz.
22:26Çok kritik bir yerdeyiz.
22:27Düğüne gidiyoruz yolda kaldık.
22:29Dedenin duası tuttuysa birisi gelir.
22:32Velhasıl değerli dostlar bir 15 dakika bekledik.
22:34Gelen yok giden yok.
22:35Kız kardeşlerim geldi dedi ki abi sen izin ver biz köye gidip hortum ve bıçak getirelim ki sen bunu onar
22:41dedim yok.
22:42Akşam ezanına kadar bekleyeceğiz.
22:44Bizim hanımefendi dedi ki sen iyi misin dedi.
22:48Aklını bir yere mi gönderdin dedi.
22:50Yani düğüne yetişmemiz lazım.
22:52Dedim ki dedenin duası tuttuysa birisi bize gelecek.
22:56Nasıl gelecek deyince bir döndüm.
22:57Kırmızı minibüs bize doğru geliyor.
22:59Dedim işte geliyor.
23:02Bir baktık kırmızı minibüs geliyor.
23:03Dediler ki onun olduğunu nereden biliyorsun?
23:06Hissediyorum dedim.
23:07Sonrasını şöyle anlatayım.
23:08Hepimiz sustuk.
23:09Minibüs geldi durdu.
23:12Birisi indi tulumunu giydi.
23:14Anahtar takımlarını aldı.
23:16Yanımıza geldi.
23:17Selamünaleyküm dedi.
23:18Ve aleykümselam dedik.
23:20Ben dedi bu arabayı yapmaya geldim.
23:23Kız kardeşlerimin rengi bembeyaz.
23:25Bizim hanımefendinin rengi de kaçmış.
23:27Ben de biraz böyle bir titredim.
23:29Dedim ki biz de sizi bekliyorduk.
23:31Neden dedi beni bekliyordunuz?
23:33Dedim ki siz yapın ondan sonra anlatayım.
23:35Baktı dedi ki Allah Allah bu nasıl böyle kopar dedi ya bu.
23:39Rekor benzin rekoruymuş ismi.
23:41Nasıl kopar dedi.
23:42Aynı nazar fıkrasını ona da anlatınca dedi ki vallahi başka türlü olmaz bu.
23:48Ama dedi bende bıçak yok hortum var bıçak lazım.
23:51Bir döndüm ki traktör geliyor.
23:53Traktörde geldi ki amcamın oğlu rahmetli oldu Muhammed abim.
23:56Abi hayırdır dedi ki bir cenaze olmuş.
23:57Orası sana götürüyorum bunları oradan da düğüne geçeceğim.
24:00Anlatınca güldü.
24:02Niye gülüyorsun abi?
24:03Ya dedi tandır evinden bu hançerle çıktım.
24:06Yerine koymadım.
24:07Dediler ki bunu götür yerine.
24:08Dedim yolda lazım olur belki.
24:10Demek ki sana lazım olacakmış.
24:11Hançeri bize verdi gitti.
24:13Adam yaptı bitirdi.
24:14Dedi ki şimdi anlat.
24:16Dedenin duasını anlattım.
24:18Şöyle söyledi.
24:19Vallahi ve billahi bugün beni buraya o dedenin duasından başka getirecek hiçbir şey olamazdı.
24:25Nasıl oldu dedim.
24:27Ben dedi Horasan'la Komasor köyü arasına yapılan bir köprü var.
24:32O köprünün şefiyim.
24:34Her gün bu kırmızı minibüsle işim bittikten sonra Horasan'a gidiyorum ve 10 dakika sürüyor.
24:40Bugün dedi yolun üzerindeki bir taş arabamın lastiğine çarpınca ben geriye döndüm.
24:46Frene basacak yerde gaza bastım.
24:48Köy yoluna girdim.
24:49Tozu dumana kattım.
24:50Dedim ben ne yapıyorum nereye gidiyorum.
24:52Tekrar döndüm yola.
24:53Yola geldikten sonra o taş aynıyla yolun üzerinde yine geldi benim arabam ona çarptı.
24:59Lastiğin.
25:00Arabam tekrar dönünce kendi kendime dedim ki Allah'ım beni yolda kalan birine mi gönderiyorsun yoksa.
25:06Gaza bastım.
25:07İki köy geçtim.
25:08Kimseyi bulamadım.
25:09Üzüldüm.
25:10Dedim ki ben kendi kendime iş açtım herhalde.
25:12Kimse yok.
25:12Sonra ikinci köyden sonra sizi görünce elimi açtım.
25:16Durdurdum arabayı.
25:17Allah'ım sana şükürler olsun beni bunların arabasını yapmaya gönderdin demek ki.
25:21Öyle geldim dedi.
25:22Sarıldık birbirimize.
25:23O şef kardeşimiz arabayı yapıp gitti.
25:27Ve ne oldu biliyor musunuz?
25:28Değerli dostlar.
25:2930 yıl sonra Gaziantep'te o şef kardeşimizi bulduk.
25:34Rahatsızdı biraz.
25:35Buradan siz de onun için dua edin.
25:37Şef Nuri kardeşimiz şu anda Gaziantep'te Rabbim kendisine şifa ihsan eylesin.
25:43Dua işte böyle bir şey.
25:45Şimdi duadan uzak durmayalım.
25:48Duadan eksik etmeyin.
25:49Ve birbirimiz için dua edelim.
25:52Şahıslarımız için dua edelim.
25:53Rabbimizden isteyelim.
25:54Hazinesi sonsuz.
25:56Gönüllerimiz duayla dolsun.
25:59Ne olsun biliyor musunuz?
26:00Gelin gönüllerimiz dua gönülleri olsun.
26:02Birbirimiz için güzel dileklerde bulunalım.
26:05Şu yudumu da alıp şiirle veda edeceğim size.
26:11Rabbim yediğinizi içtiğinizi helalle ve hayırla donatsın.
26:17Ramazanlarınızı mübarek kılsın.
26:19Oruçlarınızı ve benim gibi kusurlu, kendisini düzeltmesi gereken, yapması gereken çok iş olan kardeşinizi,
26:32böyle olan kardeşlerimizi Rabbim affeylesin.
26:35O dualar hürmetine de hepimizi iki cihanda aziz olan kulağından eylesin diyelim ve
26:40geçelim şiirimizin başına.
26:44Böyle dua bölümüne uygun bir şiir seçtik bugün için.
26:48Dilek tuttum okunsun, ahım arşa dokunsun.
26:54Şiirimizin adı bu.
26:56Şiiri okumadan önce hepinizi muhabbetle, sevgiyle ve dua ile selamlamış olayım.
27:04Dilek tuttum okunsun, ahım arşa dokunsun.
27:09Biz iki dırmaz akarız Rabbim.
27:12Ayrılığın yorgun topraklarından.
27:16Aşk oturur gönlümüzün yurdunda.
27:20Aramızda bir sahra ki sapsarı.
27:23Ölüm mü var tepelerin ardında?
27:26Yutuyor yolları ve kervanları.
27:29Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim.
27:31Bir ırmağı bir ırmağın kalbinden yalnız sen geçirebilirsin Rabbim.
27:41Bir masalın iki kahramanıyız.
27:44Bin bir gece peşimizde uğrular.
27:47Kah ölümü alırız koynumuza.
27:50Kah dönülmez bir ülkeye gideriz.
27:53Ya ufuklar dolanır boynumuza.
27:55Ya da vuruluruz.
27:57Kefen giyeriz.
27:59Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim.
28:01Bir masalı bir gerçeğe ansızın.
28:05Yalnız sen döndürebilirsin Rabbim.
28:09İki dağ parçasıyız göl kenarında.
28:13Aramızda uçurumu sevdanın.
28:16Rüzgar eser ahımızı getirir.
28:18İkimiz de bu yerlerde yetiğimiz.
28:21Kah ben onu.
28:22Kah o beni yitirir.
28:25Yağmur yağar.
28:26Çoğalır hasretimiz.
28:28Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim.
28:32Bir dağı bir dağın eteklerine.
28:35Yalnız sen götürebilirsin Rabbim.
28:40İki ankayız ki seherde uçan.
28:43İki ayrı kainattır yuvamız.
28:46Kanatlarımızda hüznün başağı.
28:48Kaf dağına varamadık.
28:50Ne çare.
28:51Ne bulut ve şimşek.
28:53Ne gök kuşağı.
28:54Anlamaz bedende can pare pare.
28:57Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim.
28:59Bir ankayı bir ankanın göğünde.
29:02Ancak sen uçurabilirsin Rabbim.
29:06İki divaneyiz saman yolunda.
29:09O bir ay ışığı.
29:10Bense karanlık.
29:12Kah ben ona düşlerimi yollarım.
29:14Kah başımda duman duman izleri.
29:18Onda nura döner benim ellerim.
29:21Ben de yıldız olur onun gözleri.
29:23Bizi bizden iyi bilirsin Rabbim.
29:26Bir mehtabı karanlığın göğsüne.
29:29Ancak sen indirebilirsin Rabbim.
Yorumlar

Önerilen