- 1 saat önce
Kanal 7, Ramazan ayının manevi atmosferini ekranlara taşıyacak özel bir programla izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. “Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri”, Ramazan ayı boyunca her gün saat 23:50’de Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak.
Edebiyatçı ve akademisyen kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Nurullah Genç, bu özel programda Ramazan’ın ruhuna uygun dini ve manevi konuları ele alacak. Gönüllere dokunan sohbetlerin yanı sıra, anlam yüklü şiirler ve edebi anlatımlar da programın önemli bir parçası olacak. İzleyiciler, günün yorgunluğunu huzur veren bir atmosferde geride bırakırken; inanç, ahlak, insan ilişkileri ve hayatın anlamına dair derinlikli sohbetlere eşlik edecek.
Sade ve samimi bir üslupla hazırlanan “Gönül Sohbetleri”, Ramazan gecelerine tefekkür, duygu ve edebiyat katmayı hedefliyor. Program, hem kalplere hem de zihinlere hitap eden içeriğiyle izleyicilere manevi bir yolculuk sunacak.
“Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri” Ramazan ayı boyunca her gece 23:50’de Kanal 7’de.
Edebiyatçı ve akademisyen kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Nurullah Genç, bu özel programda Ramazan’ın ruhuna uygun dini ve manevi konuları ele alacak. Gönüllere dokunan sohbetlerin yanı sıra, anlam yüklü şiirler ve edebi anlatımlar da programın önemli bir parçası olacak. İzleyiciler, günün yorgunluğunu huzur veren bir atmosferde geride bırakırken; inanç, ahlak, insan ilişkileri ve hayatın anlamına dair derinlikli sohbetlere eşlik edecek.
Sade ve samimi bir üslupla hazırlanan “Gönül Sohbetleri”, Ramazan gecelerine tefekkür, duygu ve edebiyat katmayı hedefliyor. Program, hem kalplere hem de zihinlere hitap eden içeriğiyle izleyicilere manevi bir yolculuk sunacak.
“Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri” Ramazan ayı boyunca her gece 23:50’de Kanal 7’de.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:06MÜZİK
00:22Uyanı ey kalbim!
00:39MÜZİK
00:54Rüzgar iz bıraktı deride, yarasalar uçurduğun dumanlı yüreklere.
01:00Uyanı ey kalbim!
01:04Kimisi rüyalardan çıkıp geldi bir gece.
01:08Toprağına bıraktı hüsran tohumlarını.
01:11Kimisi değirmende öğütüp ince ince gözlerine savurdu hayalin kumlarını.
01:17Uyanı ey kalbim!
01:20Sana kıydım esrarlı imgeler harmanında.
01:24Bilmem ki kapanır mı bu yaralar, bu izler?
01:27Yıllar boyu kirlendiğin gölgeler ormanında.
01:31Seni ancak cennetin ırmakları temizler.
01:34Uyanı ey kalbim!
01:41Uyanı ey kalbim!
01:43Kalbimiz uyansın inşallah.
01:45Aklımız, gönlümüz, yüreğimiz, ruhumuz ve bütün Müslümanların gönül dünyası nurla dolsun.
01:56Kadir geceniz mübarek olsun.
01:58Değerli dostlar,
02:01Zikir ayı Ramazan, Furkan ayı Ramazan, Kur'an ayı Ramazan, bütün geceleri güzel olan Ramazan, sonuna geldik, Kadir gecemize ulaştık.
02:12Şükürler olsun.
02:14Daha nice Kadir gecelerine ve Ramazanlara, çirkefliklerinden, şirrettiklerinden, pisliklerinden, gittikçe kurtulan bir dünyadan inşallah.
02:23Bizim de temizlendiğimiz, günahlarımızdan arındığımız, kendimize daha çok geldiğimiz, kalbimizin daha çok uyandığı, daha da güzelleştiğimiz bir zaman diliminde yeni
02:38Ramazanlara, yeni Kadir gecelerine inşallah.
02:41Cümlenizin gecesi mübarek olsun.
02:44Buyuruyor ya Rabbimiz,
02:48Şüphesiz biz onu Kadir gecesinde indirdik.
02:53Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
02:57Sen ne bileceksin?
02:58Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
03:02Melekler ve ruh, o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.
03:09O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.
03:14Esenliğiniz sonsuz olsun değerli dostlar.
03:17Ve Efendimiz Aleyhisselam buyuruyor.
03:20Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek, ibadet ve taatla geçirirse, geçmiş günahları affolunur.
03:32Ve buyuruyor.
03:33Ey Müslümanlar, büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize düştü.
03:38Bu ay içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin bulunduğu aydır.
03:44Geceniz tekraren mübarek olsun gönül dostları.
03:49Bugün bereketin kalbi sevgidir diyeceğiz.
03:52Sevgi üzerine konuşacağız.
03:55Sevginin olmadığı hiçbir hal bereketli olmaz.
04:00Sevgisizlik neye benzer?
04:03Sevgisizlik kıtlığa benzer, kuraklığa benzer, kurumaya benzer, aleve benzer, yakar bitirir insanı.
04:11Sevilmediğinizi düşünün.
04:13Allah korusun, Rabbimizin bizi sevmediği bir dünyanın, bir alemin, bir cihanın bizim için ne önemi kalır ki?
04:21Peygamberimizin bizi sevmediği bir dünya neye yarar ki?
04:25Ondan sonraki sevgiler, ailemizin, çocuklarımızın, eşlerimizin, kardeşlerimizin, dostlarımızın bizi sevmediği bir dünya nasıl bir dünya olabilir ki?
04:36Sevgi, insan ruhunun damarlarında dolaşan kandır.
04:41Beden için damarlarımızda dolaşan kan ne ise, ruhumuz içinde, gönlümüz içinde sevgi odur.
04:50Hayat verir, yaşatır, güzelleştirir, merhamet oradan doğar, cömertlik oradan doğar.
04:57Anlattığımız, bugüne kadar ifade etmeye çalıştığımız programlarımızdaki bütün güzellik hasletlerinin, güzel hasletlerin tamamı sevgi yoksa yoktur.
05:07Sevginin olmadığı yerde, çiçek dahi bundan olumsuz etkilenir, böcek dahi bundan olumsuz etkilenir.
05:15Sevgisiz bir şekilde bakın gökyüzüne ve bulutlara, sevgisiz bir şekilde dokunun kağıda, bundan etkilenir.
05:23Çünkü sevgi, hayatı güzelleştiren mayanın adıdır.
05:29Kıymetli kardeşlerim, bir gün Cenab-ı Peygamber, Hazreti Ali'ye şöyle bir soru sorar.
05:37Der ki, ey Ali, Allah'ı seviyor musun?
05:43Şüphesiz ya Allah'ın elçisi, ya Resulallah, elbette seviyorum.
05:47Peki, Resul'ünü seviyor musun? Beni seviyor musun?
05:50Tabii ki seviyorum ey Allah'ın elçisi.
05:53Peki, Fatıma mı seviyor musun?
05:55Sevmez miyim? Tabii ki seviyorum ey Allah'ın elçisi.
05:58Peki, torunlarım Hasan ile Hüseyin'i seviyor musun?
06:01Elbette seviyorum.
06:03Ve bunun üzerine, Cenab-ı Peygamber, Hazreti Ali'ye bir soru sorar.
06:06Der ki, bu dört sevgiyi aynı anda içine nasıl sığdırıyorsun?
06:13Hazreti Ali verecek cevap bulamaz.
06:15Şaşırır kalır.
06:17Ne diyeceğini bilemez.
06:18Dalgın bir şekilde eve gider.
06:21Onun dalgın olduğunu, yüzünde böyle hüzün bulutlarının dolaştığını fark eden Hazreti Fatıma sorar kendisine.
06:28Ne oldu?
06:29Hayırdır, bu durumun nicedir?
06:32Hazreti Ali, Efendimizin kendisine sorduğu soruları anlatınca,
06:37Hazreti Fatıma tebessüm eder ve ona der ki,
06:39sen aklınla ve imanınla Rabbimizi seviyorsun.
06:46Ruhunla ve imanınla Peygamberimizi seviyorsun.
06:50İnsani yanında, aile duygusuyla beni seviyorsun.
06:54Babalık duygusuyla çocuklarını seviyorsun.
06:58Bunların hepsi sende bir araya gelmiş.
07:00Git, Efendimiz Aleyhisselam'a böyle söyle.
07:04Hazreti Peygamber'e geliyor Hazreti Ali.
07:07Bunları anlatınca Peygamberimiz tebessüm ediyor.
07:10Ve insan kalbine, insanın içine bütün bu sevgileri yerleştiren Rabbimize şükürler olsun.
07:19Ona taltifte bulunuyor değerli dostlar.
07:21Hepimizde çok yönlülük var.
07:24Sevgi tek bir yere hasredilebilecek bir duygu değil.
07:27Beni sev, onu sevme diyebileceğimiz bir şey değil.
07:32Biz aynı anda annemizi, babamızı, çocuklarımızı, vatanımızı,
07:35ama bunların hepsinin üstünde Peygamberimizi ve Rabbimizi severiz.
07:42Allah'ı ve Peygamberini bütün bunların üzerinde tutarak severiz.
07:47Onların sevgisinin dışında, vatanımızı, milletimizi, çocuklarımızı, ailemizi, bulunduğumuz yeri, bulunduğumuz şehri sevebiliriz.
07:56Dostlarımızı severiz.
07:58Sevgi, çok büyük bir şemsiyenin adıdır.
08:02O şemsiyenin üstünde, Cenab-ı Hak ve Peygamber ve dava sevgisi vardır.
08:07O şemsiyenin altında ise, az önce saydığım, bize dair olanların sevgisi vardır.
08:14İşte o yüzden, şemsiye öyle bir şemsiyedir ki,
08:17sevgi şemsiyesi, üstü de sonsuza gidecek kadar geniştir,
08:23altı da bizi kuşatacak kadar müthiş bir şemsiyedir, sevgi şemsiyesi.
08:28Şöyle bir şeydir, şöyle ve şöyle bir şeydir.
08:32Sevginin şemsiyesi, böyledir değerli dostlarımız.
08:36Ne güzel sözdür.
08:38Necip Fazıl Kısakürek diyor ki,
08:40Bazıları ben Allah'ı severim, ondan korkarım der.
08:44Bilmez ki, korku sevginin tam merkezine yerleştirilmiştir.
08:47Sevgi korkunçtur.
08:49Dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz?
08:54Sevgi ve korku ilişkisi.
08:57Korku sevginin tam merkezine yerleştirilmiştir.
09:00Bunun üzerinde biraz durmak lazım, kısaca durmak lazım.
09:04İnsan sevdiğinden niye korksun ki?
09:07Evet korkar.
09:08Bir, onun sevgisini kaybetmekten korkar.
09:10İki, onu rahatsız edecek bir davranışta bulunmaktan korkar.
09:17Üç, sevdiği için korkar.
09:20Ya o sevgi kendisinden giderse diye korkar, korkmalı.
09:25Onun için dua ediyoruz Rabbim,
09:27Sevgini, bize verdiğin imanı hep diri tut.
09:30Bizi seni sevmekten uzak tutma.
09:33Muhabbetini kalbimizden eksik etme.
09:36İşte bundan dolayı da insan korkar.
09:38Dolayısıyla sevgi ve korku iç içedir ama,
09:41Sevgi büyüdükçe korkuyu kuşatır.
09:44Sevgi azaldıkça korkular artar.
09:46Sevgi bittiğinde geriye sadece korku kalır.
09:50O yüzden kimseyi sevemeyenlerin,
09:52Sevgisi olmayanların hayatına bir bakın korkudan ibarettir.
09:56Kaybetme korkusundan ibarettir.
09:58Neyi kaybetme?
09:59Sahip olduklarını.
10:00Sahip olduklarını bir şey zannederek,
10:02Onu kaybetme korkusuyla iç içedir.
10:05Oysa Allah'ı sonsuz seven,
10:07Peygamberini, Efendimiz'i, peygamberleri, davayı seven,
10:11Ve şemsiyenin altında ailesini, vatanını, milletini, çoluk çocuğunu seven insanlar,
10:17O sevgileri kaybetmedikleri sürece,
10:19Hiçbir kayıpları olmadığını biliyorlar.
10:22Aradaki farkı bu şekilde değerlendirdiğimizde,
10:25Çok güzel bir neticeye ulaşırız.
10:27Sevgi ve bereket hususunda.
10:30Ve deriz ki,
10:32Evet,
10:33Sevginin kalbinde bereket,
10:35Bereketin kalbinde sevgi vardır.
10:40Bende Mecnun'dan dahi,
10:42Bende Mecnun'dan füzun, aşıklık istidadı var.
10:46Aşık-ı sadık,
10:48Menem Mecnun'un ancak,
10:50Adı var diyor,
10:52Füzuli.
10:53Bir beytinde böyle diyor.
10:56Gerçek aşık benim.
10:57Hepimiz, az önce söylediğim şemsiye sevgisi,
11:02Şemsiyenin altı üstü manasında,
11:04İnşallah gerçek aşıklar olur,
11:06Ve hayatımızı böyle tamamlarız dünyada.
11:10Ne yoksul insandır,
11:12Onu sevmeyen,
11:13Yaratanı sevmeyen,
11:15Onun sevgisinden yoksun olan,
11:16Ne yoksul insandır.
11:18Hazreti Peygamberi sevmeyen insan,
11:20Neyi kaybettiğini bir bilse,
11:23Öyle seviyordu ki,
11:24Ashabını, dostlarını, kardeşlerini,
11:26Müslümanları, ümmetini,
11:30Öyle seviyordu ki,
11:31O sevgiyi fark ettiğinizde,
11:32Ruhunuzun,
11:33Semaya doğru kanatlanmaması,
11:36Mümkün değildi değerli dostlar.
11:39Ve,
11:41Hazreti Ebu Bekir,
11:43Bir de bir olumsuz,
11:45Sevgi var.
11:46O olumsuz sevgiye işaret ederken,
11:48Bize şöyle bir kısa anlatıyor.
11:50Bir gün,
11:50Bal şerbeti getiriyorlar,
11:52Tam şerbeti içecekken,
11:54Ağlamaya başlıyor.
11:56Ey,
11:58Ebu Bekir ne oldu,
11:59Neden ağlıyorsun,
12:00Hayırdır diye sorduklarında,
12:02Aklıma geldi diyor,
12:03Peygamberimiz Efendimiz bir gün,
12:06Bir şeyleri yerken,
12:09Birdenbire benden uzak dur,
12:10Benden uzak dur,
12:11Benden uzak dur demeye başladı.
12:12Sorduk,
12:13Ey Allah'ın ilgisi,
12:14Kime sesleniyordunuz?
12:15Efendimiz buyuruyor ki,
12:16Dünya bana bütün güzelliğiyle geldi.
12:18Ve ona benden uzak dur dedim.
12:22Hz. Ebu Bekir ağlıyor,
12:23Diyor ki,
12:24Bu aklıma gelince,
12:25Dünyada neden uzak durmam gerektiğini,
12:28Bir daha hissettim,
12:29Tam bal şerbetini içerken.
12:31Evet,
12:32Dünyayla iç içe yaşıyoruz.
12:34Elbette çalışacağız,
12:35Elbette uğraşacağız,
12:37Didineceğiz,
12:37Ve dünya için ve ahiret için,
12:39Mutlaka çabalarımız olacak.
12:41Ama,
12:42Nihai sevgimizi,
12:43Dünyaya hasretmeyeceğiz.
12:44Para pul,
12:46Mevki makam,
12:47Şan şöhret,
12:48Dünyanın bize vereceği nimetler,
12:50O şemsiyenin altını ve üstünü doldurmayacak.
12:54Şemsiyenin en dibinde,
12:57Sadece basamak olarak duracak onlar.
13:00Yani,
13:00Bütün o sevgilerimizin ayağını basacağı bir yer gibi duracak.
13:04Bu manada,
13:05Dünyayı değerlendirebilirsek kazanırız.
13:08Ama dünya sevgisi,
13:09Dünya malzemeleri,
13:11Sahip olduğumuz,
13:12Mülkler,
13:13Arabalar,
13:13Evler,
13:15Bütün bir dünya,
13:16Unsurları,
13:17Eğer bizim,
13:18O şemsiyemizin yerini alır da,
13:20Diğer sevgilerin yerini kapatırsa,
13:23Kaybetmeye başlarız.
13:24Ramazan,
13:25Bizde bu duyguyu da,
13:26Oluşturmalı diye,
13:28Düşünüyorum.
13:30Ve,
13:31Değerli dostlar,
13:32Bir gün,
13:35Hazreti Peygamber,
13:36Hazreti Ömer ile beraber,
13:39Yolculuk yaparken,
13:41Abdullah İbni Ömer de orada,
13:42Ve o bir devenin üzerinde,
13:45Devede biraz haşarı bir deve,
13:47Birdenbire geliyor,
13:49Peygamberimizin devesinin önüne geçiyor.
13:51Geri duruyor,
13:53Hazreti Ömer,
13:54Oğluna,
13:54Abdullah İbni Ömer'e kızıyor,
13:56Peygamberin devesinin önüne geçmesin diye,
13:58Biraz geri duruyor,
13:59Bir daha,
14:00Bir daha geçince,
14:01Hazreti Ömer,
14:02Abdullah İbni Ömer'e kızıyor.
14:04Ama Peygamberimiz ne yapıyor biliyor musunuz?
14:05Sevgiye bakın şimdi.
14:07Dönüp diyor ki,
14:08Ya Ömer,
14:09Bu deveni satın almak istiyorum.
14:11Hazreti Ömer şaşırıyor,
14:12Allah'ın ilçisi,
14:13Deve sizin,
14:14Satın almanıza gerek yok.
14:16Hayır diyor,
14:16Satın almak istiyorum.
14:18Ve Hazreti Ömer ile pazarlık yaparak,
14:20Deveyi satın alıyor.
14:21Ne yapıyor ondan sonra biliyor musunuz?
14:23Hazreti Ömer'in oğluna,
14:25Abdullah İbni Ömer'e diyor ki,
14:26Ey Abdullah,
14:27Bu deve senindir.
14:28İstediğin gibi binebilirsin.
14:31Çocuk sevgisine bakın.
14:33Verdiği değere bakın.
14:34İnsana verdiği değer,
14:36Çocuğa verdiği değer,
14:38Deveyi satın alıp,
14:39Hazreti Ömer'in devesini,
14:42Hazreti Ömer'in oğlunun bindiği,
14:44Deveyi satın alıp,
14:45Oğluna hediye ediyor.
14:46İşte bu,
14:48Sevginin bereketidir.
14:50Ve güzel dostlar,
14:53Bir çocuk geliyor,
14:55Yine böyle çok bilgin,
14:56Alim bir insana,
14:58Anlayamadığı bir şeyi soruyor.
15:01Diyor ki,
15:02Ben bir şeyi anlayamıyorum.
15:04Size sorabilir miyim?
15:05Alim de çocuğa diyor ki,
15:07Sor evladım.
15:08Camiden geliyorum diyor,
15:09Mabetten geliyorum.
15:11Orada insanlar dua ediyorlardı.
15:14Allah'ın işi zor olmalı çocuk,
15:16Bilemediği için.
15:18Çünkü her biri aynı anda,
15:20Farklı dualar ediyordu.
15:22Hangi duaları yapıyorlardı,
15:24Diye soruyor,
15:25Kıymetli zat.
15:26Diyor ki,
15:27Oduncu,
15:27Rabbim soğuk olsun,
15:29Diye dua ediyordu.
15:30Öbürü meyveci de,
15:31Rabbim ılık hava olsun,
15:32Diye dua ediyordu.
15:34Çiftçi de,
15:34Rabbim yağmur yağsın,
15:36Diye dua ediyordu.
15:37Bunların,
15:38Hepsi aynı anda,
15:39Dua ediyorlardı.
15:40Peki,
15:40Allah bunların dualarını,
15:42Aynı anda nasıl kabul edecek?
15:43Bu nasıl,
15:44Mümkün olabilir diye,
15:46Alime soru soruyor çocuk.
15:49Alimin verdiği cevap şu,
15:51Diyor ki,
15:52Geçen hafta yağmur nasıldı,
15:54Delikanlı?
15:55Efendim,
15:56Geçen hafta,
15:57Yağmurlu ve,
16:00Soğuktu.
16:01İlk günler yağmurluydu,
16:03Sonra da soğuktu.
16:04Peki,
16:05Bugün hava nasıl?
16:06Efendim,
16:07Bugün de hava ılık.
16:09Bak,
16:09Gördün mü diyor,
16:10Yağmurlu olduğunda,
16:11Çiftçinin,
16:12Soğuk olduğunda,
16:13Oduncunun,
16:14Bugün de meyvecinin,
16:15Duasını kabul etmiş,
16:16Ve yerine getirdi.
16:18Bak,
16:19Onların duasını,
16:19Onlar dua etmeden önce,
16:21Kabul etti zaten.
16:22Çünkü onların,
16:22Ne dua edeceğini de bildi.
16:26Sevgiyle,
16:27Aşılmayacak yol,
16:29Sevgi duyarak,
16:30Dua ettiğimizde,
16:31Sahih dua ettiğimizde,
16:32Kabul edilmeyecek,
16:33Dua yoktur,
16:34Diye inanıyorum.
16:35Bizim hayrımıza olan,
16:37Şerrimize olan neyse,
16:38Rabbimiz bilir,
16:39Ve hayrımıza olanı,
16:40İstediğimizde de,
16:41Allah'ın izniyle onu,
16:43Kabul eder diye,
16:45Hissediyorum ve düşünüyorum.
16:47Ve yine,
16:48Çocukla anne arasındaki,
16:49Şu fıkrayda,
16:51Kısrayda,
16:52Aileler ve çocuklarımız unutmasınlar.
16:53O kadar güzel ki,
16:55Bir gün,
16:56Okuldan geliyor çocuk,
16:57Bir kağıt parçasına yazmış.
16:59Anne,
17:00Bugün çimleri suladım,
17:02Bir akçe.
17:04Anne bugün,
17:06Kapıdaki hayvana yem verdin,
17:08Bir akçe.
17:08Ödevimi yaptım,
17:09Beş akçe.
17:10Anne,
17:11Senin verdiğin,
17:12Leğeni komşuya götürdüm,
17:14Dört akçe.
17:15Topladım hepsi anne,
17:16On dört,
17:17On beş akçe,
17:17Bana borcum var.
17:18Çocuk yazmış,
17:19Birisi öğretmiş,
17:20Annenden bunları istediği.
17:22Anne kağıdı alıyor,
17:23Kağıdın arkasına yazıyor.
17:25Seni doğurdum,
17:26Bedava.
17:27Süt verdim,
17:28Bedava.
17:29Sana sevgi verdim,
17:30Bedava.
17:31Seni kucakladım,
17:32Bedava.
17:32Dokuz ay karnımda taşıdım,
17:34Bedava.
17:34Bir de hepsini yazıyor.
17:36Çocuk bu kağıdı alıp,
17:37O yazıları okuyunca,
17:39Altına şöyle not düşüyor.
17:40Anneciğim o zaman ödenmiştir.
17:43Bütün istediklerim ödenmiştir diyor.
17:45Çok severim bunu ben.
17:47Ya sevgiyle baktığımızda,
17:49Kimsenin bize borcunun kalmadığını göreceğiz.
17:52Biliyor musunuz?
17:53Sevgiyle yaklaştığımızda,
17:55Kimseden alacağımız olmadığını göreceğiz.
17:57Çünkü o sevgi zaten büyük bir hazine,
18:01Büyük bir varlık.
18:02O sevgiyle yaşamak zaten,
18:04Bize çok şey veriyor.
18:05Bir şey alma ihtiyacı hissetmeyeceğiz.
18:08Çocuk anne dedim.
18:09Mesela yine aklıma geldi.
18:10Batı'dan bir anne örneği vereyim.
18:12Yani,
18:13Zaman zaman,
18:14Konferanslarımda da anlatırım.
18:16Bir annenin çocuklarına vereceği sevgisi,
18:19Onlara olan muamelesiyle eşdeğerdir.
18:21Ve bütün anneler duysunlar,
18:24Bakın çocuk nasıl kıymetleniyor,
18:26Bir annenin dünyasında.
18:28Mary Ann Webster diye bir kadın,
18:30Londra'da,
18:311800'lü yılların sonuna doğru dünyaya geliyor.
18:361900'lü yılların ortasına doğru da vefat ediyor.
18:39Hemşire,
18:40Londra'da hemşire olarak çalışan,
18:42Erdemli bir kadın.
18:43Ahlaklı, vicdanlı bir kadın.
18:46Çünkü öyle olmasa zaten hikaye böyle olmazdı.
18:501911 yılında evleniyor,
18:52Çocukları oluyor ama bir gün,
18:53Ayakkabısını giyemiyor.
18:56Mary Ann Webster,
18:57Ayakkabısını giyemiyor.
18:58Bakıyor ayakkabı olmadı.
19:00Bakıyor yüzüğünü çıkaramıyor.
19:02Şaşırıyor.
19:03Elbisesi olmaya başlıyor.
19:05Ertesi gün doktora gidiyor.
19:06Doktor diyor ki,
19:08Bir hastalığınız var,
19:08Vücudunuz büyümeye başlamış.
19:10O zamanlar bilinmeyen,
19:12Akromegali diye bir hastalık.
19:13Büyüme hormonu infilak ediyor ve vücut büyümeye başlıyor.
19:16Londra'nın en güzel kadınlarından,
19:18En güzel hemşirelerinden birisi kısa bir süre içerisinde tanınmaz hale geliyor.
19:24Kulaklar büyüyor, burun büyüyor, çene büyüyor, yüz büyüyor.
19:27İşini kaybediyor.
19:30Batı medeniyeti, sömürgeci medeniyettir.
19:32Batı medeniyetinin insanın acısını sistem dışında algılaması zordur.
19:36Sistemde ancak kurallar ölçüsünde ona bakar.
19:39Ve bu hanımefendi işten atılıyor.
19:42Çünkü sanayileşme daha tamamlanmamış.
19:45Batı'da sistemde yerine oturmamış.
19:461910-15'li yıllar.
19:48Yalnız ve kimsesiz kalıyor.
19:50Eşi iyi bir insan.
19:52O destek veriyor ama eşi ölüyor.
19:54Dört çocuğuyla ayakta kalıyor.
19:55Yalnız kalıyor.
19:56Parası pulu bitiyor.
19:58Çocuklarına vereceği bir şey kalmayınca iş arıyor, iş bulamıyor.
20:01Çaresiz bir şekilde bir gün evine dönerken artık hiçbir şey yok.
20:07Çocuklarına bir şeyler vermesi lazım.
20:09Onları büyütmesi lazım.
20:10Onları çok seviyor.
20:11Anne olarak onlara müthiş bağlı.
20:13Bir bakıyor ki duvarda bir afiş var.
20:17İngiltere'nin en çirkin kadını yarışması.
20:21O hanımefendi gidip o yarışmaya müracaat ediyor.
20:24Sahneye çıktığında af buyurunuz.
20:28Küfürler ve yuhlamalar arasında insanlara bakıyor ve gözünden yaşlar sızıyor.
20:33Ve birinci olup aldığı ödülü çocuklarına götürüyor ve çocuklarına bakıyor bir ömür.
20:39Sirkte çalışıyor kalan süre içerisinde ölene kadar o çocuklarını büyütüyor ve yetiştiriyor.
20:45Soruyor arkadaşlarından birisi.
20:47Sahnede gözlerinden yaş akıyordu hep.
20:50Neden?
20:51Kendimi arıyordum.
20:52Peki neden bu kadar mücadele ettin?
20:54Çocuklarım olan sevgimden dolayı diyor.
20:56Sevgi böyle bir şey.
20:58Sevgisi olmayan insanların her türlü sıkıntıyla karşımıza çıkmaları mümkündür.
21:04Ve yine çok çok seviyorum.
21:06Şunu da anlatıp yağmur şiirini bu gece okuyacağım inşallah.
21:09Ama şunu da anlatayım aklıma gelmişken.
21:12Bir dervişe mahallesindeki bir adam gidiyor.
21:16Diyor ki ben bu sevgili insanla sevgi dolu insanlarla sevgisi olmayan insanları bir türlü anlayamıyorum.
21:23Çözemiyorum.
21:24Yani kim gerçek sevgiyle yaklaşıyor?
21:27Kim sevgiyi dudağında taşıyor?
21:29İçten gelmiyor.
21:30Bunu bir türlü anlayamıyorum.
21:31Bana bir yol söyler misiniz?
21:32Tamam diyor bekle diyor bir çorba yapayım.
21:35Derviş güzel bir çorba yapıyor.
21:37Pişiriyor.
21:37Diyor ki bak önce sevgiyi dudaklarında taşıyanları çağıracağım.
21:41İçten sevgisi olmayanları.
21:42Tanıdıklarım var.
21:45Delikanlı onları tanımıyor.
21:47Yani başka bir yerden gelmiş.
21:48Dervişe böyle bir soru sormuş.
21:518-10 insan geliyor.
21:53Sofraya oturuyorlar.
21:54Çorba içecekler ama değerli dostlar.
21:56Kaşıklar çok uzun.
21:58Tahtadan kaşıklar yapmış.
22:00Böyle uzun uzun kaşıklar.
22:02Yani kaşığı çorbaya doldurup kendilerinin içmesi çok zor.
22:06Yani kaşığı tuttunuz çorbayı doldurdunuz.
22:08Şaşırıyorlar bu kaşıklar niye böyle uzun?
22:10Adam diyor ki, derviş diyor ki bu kaşıklarla içeceksiniz.
22:13O kaşıklarla içemeyince kalkıp gidiyorlar.
22:16Diyorlar ki siz bizi çorba içmeye çağırmadınız.
22:19Böyle uzun kaşıklarla çorba mı içilir?
22:22Gidiyorlar.
22:23Diyor ki delikanlıya bak gördün mü?
22:25Bunlar sevgisi dudaklarında olanlar.
22:27Şimdi öbürlerini çağırıyorum.
22:30Diğerlerini çağırıyor.
22:31Sevgisi içten olanlar, samimi olanlar.
22:34Bereketi kalplerinde olanlar.
22:36Onlar ne yapıyorlar biliyor musunuz?
22:37Bakıyorlar çorba ve uzun uzun kaşıklar.
22:41Tahta kaşıklar.
22:42Ve o kaşıklarla çorba içmeleri mümkün değil.
22:45Ne yapıyorlar?
22:47Herkes bir diğer arkadaşına içiriyor çorbayı.
22:51Dolduruyor arkadaşına.
22:52O da ona içiriyor.
22:53Birbirlerine ikram ederek karınlarını doyuruyorlar.
22:56Onlar gittikten sonra derviş delikanlıya diyor ki,
22:59bakın gördün mü delikanlı?
23:01İnsan başkalarına ikram etmeyi becerebildiği zaman çorbayı içemeyeceği kaşık dünyada yoktur.
23:08İşte bu nedenle diyoruz ki değerli dostlar,
23:10samimi olalım, sevgiyle dolu olalım.
23:13Rabbimizi, peygamberimizi, İslam'ı, davamızı ve insanlığı,
23:19Allah için Yunus Emre'nin dediği gibi yaratılanı yaratandan dolayı hoş görerek sevelim.
23:24Ama Allah'ı sevmeyenlerin, ona düşman olanların karşısında da dimdik duralım.
23:29Ailemizi, vatanımızı, milletimizi sevgiyle donatalım.
23:33Yarınlarımız da sevgiyle dolu olsun.
23:35Kadir geceniz tekrar mübarek olsun.
23:37Yağmur diyelim.
23:40Yağmur.
23:51Var edenin adıyla insanlığa inen nur,
23:54Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından,
23:57Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur,
24:01Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından,
24:04Rahmet vadilerinden boşanır ağabey hayat,
24:07En müstesna doğuşa hamiledir kainat.
24:09Yıllardır boz bulanık suları yudumladım.
24:13Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları.
24:16Yağmur, seni bekleyen bir taşla ben olsaydım.
24:21Hasretin alev, alev içime bir an düştü.
24:24Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü.
24:28Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde,
24:31Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü.
24:39İhtiyar cübbesinden kan süzülür nebinim.
24:42Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla.
24:46Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin,
24:48Sarsılır uku beys kovulmuş feryatlarla.
24:53Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak,
24:56Yeryüzü avar edilir, yapayalnız ve kurak.
24:59Zaman ayaklarımda tükendi, adım adım,
25:04Heyula bir ağ gibi ördü rüyalarımı.
25:07Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım.
25:10Yağmur, gülşenimize sensiz baldıran düştü.
25:14Düşmanlık içimizde dostluklar yaban düştü.
25:18Yenilgi ilmek ilmek düğümlendi tarihe,
25:22Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü.
25:28Bir güzide mektuptur,
25:30Çağların ötesinden ulaşır intizarın yaldızı sabahına.
25:34Yayılır o en büyük muşlu pazartesinden,
25:38Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına.
25:41Susuzluktan dudağa çatlayan gönüllerin,
25:44Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin.
25:50Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım.
25:53Bir cezir yaşadım ki yaşanmamış mazide,
25:57Dokunduğun küçük bir nakışla ben olsaydım.
26:01Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü.
26:05Yarılan göğsümüzden umutlar bir can düştü.
26:08Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin.
26:11En son avucumuzdan inci ve mercan düştü.
26:19Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan,
26:22Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar,
26:25Mutluluk nameleri işitirler hiradan,
26:28Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar,
26:30Bir bebeğin secdeye uzanır kenelleri,
26:33Paramparça ateşler şahının hayalleri.
26:36Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım.
26:39O mücella çehreni izleseydim ebedi,
26:42Sana sırılsıklan bir bakışla ben olsaydım.
26:46Sarardı yeşil yaprak, dal koptu, fidan düştü.
26:51Baykuşa çifte yalı, bülbüle zindan düştü.
26:54Katil sinekler derdi hicabın perdesini,
26:57İstiklal boşluğunda arılar, nadan düştü.
27:02Dolaşan ben olsaydım savenin damarında,
27:06Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin.
27:09Ebedi aşka giden esrarlı yollarında,
27:11Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin,
27:17Tarasaydım bengisu fışkıran kâkülünü,
27:20On asırlık ocağın savururdum külünü.
27:24Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım,
27:28Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak,
27:30Uğrunda koparılan bir başla ben olsaydım.
27:35Sensizlik depremiyle hancı düştü,
27:38Han düştü.
27:38Mazluma sürgün evi, zalime cihan düştü.
27:42Sana meftun ve hayran,
27:44Sana ram olanlara bir bela tünelinde ağır imtihan düştü.
27:51Badiye yaylasında koklasaydım izini,
27:54Kefenimi biçseydi evvade esen rüzgar,
27:58Seninle yıkasaydım acılar dehlizini,
28:00Ne kaderi suçlamak kalırdı,
28:03Ne intihar,
28:04Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya,
28:07Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya.
28:12Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım,
28:15Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu,
28:17Bahiradan süzülen bir yaşta ben olsaydım.
28:21Haritanın en beyaz noktasına kan düştü,
28:25Kırıldı adaletin kılıcı,
28:26Kalkan düştü,
28:27Mahkumlar yargılıyor,
28:29Hakimler mahkum şimdi,
28:31Hakların temeline sanki bir volkan düştü.
28:35Firakınla kavrulur çölde kumtaneleri,
28:38Ahuların içinde sevdan akkor gibidir,
28:41Erdemin bereketini doldurur haneleri,
28:44Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir,
28:48Şemsiyesi altında yürürsün bulutların,
28:50Sensiz yükü zehirdir,
28:52En güzelim batlarım.
28:55Devlerin esrarını aynalara sorsaydım,
28:58Çözülürdü zihnimde buzlamış düşünceler,
29:00Okşadığım bir parça kumaş da ben olsaydım,
29:04Sensiz tutunduğumuz dallardan yılan düştü,
29:08İlkin karardı yollar,
29:09Sonra heyelan düştü,
29:11Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer,
29:14Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü,
29:17Yağmur duysam içimin göklerinden sesini,
29:21Yağarsın taşlar bile yemyeşil filizlenir,
29:25Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini,
29:29Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir,
29:33Yağmur bir gün kurtulup çağın kundaklarından,
29:36Alsam ölümsüzlüğü billur dudaklarından,
29:41Madeni arzuların ardında seyre daldım,
29:44Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini,
29:47Senin için görülen bir düşle ben olsaydım,
29:50Şehirler kabus dolu,
29:52Köylere duman düştü,
29:54Tersine döndü her şey sanki asuman düştü,
29:56Kırık bir kayık kaldı elimizde,
29:58Hayali hazindir ki,
30:01Dertleri aşmaya umman düştü,
30:04Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır,
30:06Seni hissetmeyen kalp kapısız zindan olur,
30:10Sensiz doğrular eğri,
30:12Beyaz bile karadır,
30:13Sesini duymayanlar girdabında boğulur,
30:16Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin,
30:19Şaşkınlığa açılır gözleri,
30:21Görmeyelim,
30:22Saatlerin ardında hep kendimi aradım,
30:25Bir melal zincirine takıldı parmaklarım,
30:28Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım,
30:31Sensiz ufuklarıma yalancı bir tan düştü,
30:34Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü,
30:38Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül,
30:41Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü,
30:44Ay gibisin,
30:46Güneşler parlıyor gözlerinde,
30:48Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay,
30:51Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde,
30:53Sümeyra'yı arıyor her damla da bir saray,
30:57Tohumlar ve iklimler senindir,
30:59Mevsim senin,
31:00Mekanın fırçasında solmayan resim senin,
31:04Yağmur bir gün elimi ellerinde bulsaydım,
31:07Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme,
31:10Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım,
31:14Tavanı çöktü aşkın,
31:15Duvarlar üryan düştü,
31:17Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü,
31:20İniltiler geliyor doğudan ve batıdan,
31:23Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü,
31:26Islaklığı sanadır ahımın,
31:29Efkanımın,
31:30İçimde hicranımla tutuşuyor nameler,
31:33Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın,
31:35Nazarın ok misali karanlıkları deler,
31:38Bu değirmen seninle dönüyor,
31:40Ahenk senin,
31:41Renkleri birbirinden ayıran bir henk senin,
31:44Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldığı adım,
31:47Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar,
31:49Sana hicret eden bir kureyşte ben olsaydım,
31:51Yağmur sayrılığıma seninle derman düştü,
31:56Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü,
31:59Silindi hayalimden bütün efsunü ömrün,
32:02Bir dönüm noktasında aklıma rahman düştü,
32:05Nefesinle yeniden çizilecek desenler,
32:08Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek,
32:11Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler,
32:14Anneler çocuklara hep seni içirecek,
32:17Yağmur seninle biter susuzluğu evrenin,
32:20Sana mümindir sema,
32:21Sana muhtaçtır zemin,
32:23Damar damar seninle hep seninle dolsaydım,
32:27Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın kabzasında,
32:31Bir dirhem gümüşte ben olsaydım,
32:34Kardeşler arasına heyhak suizan düştü,
32:37Zedelendi sağduyu körleşen izan düştü,
32:40Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın,
32:43İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü,
32:46Yağmur seni bekleyen bir taşla ben olsaydım,
32:50Çölde seni özleyen bir kuşla ben olsaydım,
32:53Dokunduğun küçük bir nakışla ben olsaydım,
32:55Sana sırılsıklan bir bakışla ben olsaydım,
32:58Uğrunda koparılan bir başla ben olsaydım,
33:01Bahiradan süzülen bir yaşla ben olsaydım,
33:04Okşadığım bir parça kumaşla ben olsaydım,
33:07Senin için görülen bir düşle ben olsaydım,
33:10Yeryüzünde seni bir görmüşle ben olsaydım,
33:14Sana hicret eden bir kureyşle ben olsaydım,
33:17Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım,
33:21Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın kabzasında,
33:25Bir dirhem gümüşte ben olsaydım.
Yorumlar