- 21 saat önce
Kanal 7, Ramazan ayının manevi atmosferini ekranlara taşıyacak özel bir programla izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. “Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri”, Ramazan ayı boyunca her gün saat 23:50’de Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak.
Edebiyatçı ve akademisyen kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Nurullah Genç, bu özel programda Ramazan’ın ruhuna uygun dini ve manevi konuları ele alacak. Gönüllere dokunan sohbetlerin yanı sıra, anlam yüklü şiirler ve edebi anlatımlar da programın önemli bir parçası olacak. İzleyiciler, günün yorgunluğunu huzur veren bir atmosferde geride bırakırken; inanç, ahlak, insan ilişkileri ve hayatın anlamına dair derinlikli sohbetlere eşlik edecek.
Sade ve samimi bir üslupla hazırlanan “Gönül Sohbetleri”, Ramazan gecelerine tefekkür, duygu ve edebiyat katmayı hedefliyor. Program, hem kalplere hem de zihinlere hitap eden içeriğiyle izleyicilere manevi bir yolculuk sunacak.
“Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri” Ramazan ayı boyunca her gece 23:50’de Kanal 7’de.
Edebiyatçı ve akademisyen kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Nurullah Genç, bu özel programda Ramazan’ın ruhuna uygun dini ve manevi konuları ele alacak. Gönüllere dokunan sohbetlerin yanı sıra, anlam yüklü şiirler ve edebi anlatımlar da programın önemli bir parçası olacak. İzleyiciler, günün yorgunluğunu huzur veren bir atmosferde geride bırakırken; inanç, ahlak, insan ilişkileri ve hayatın anlamına dair derinlikli sohbetlere eşlik edecek.
Sade ve samimi bir üslupla hazırlanan “Gönül Sohbetleri”, Ramazan gecelerine tefekkür, duygu ve edebiyat katmayı hedefliyor. Program, hem kalplere hem de zihinlere hitap eden içeriğiyle izleyicilere manevi bir yolculuk sunacak.
“Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri” Ramazan ayı boyunca her gece 23:50’de Kanal 7’de.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:08MÜZİK
00:20Evet ne kadar da alışmışım değerli dostlar.
00:26Tebessüme, insanların tebessüm etmesini, yüzüme baktıkları zaman o tebessümü görerek huzur bulmaya, mutlu olmaya, öylesine alışmışım ki çocukluğumuzda buna alıştırdılar
00:39çünkü bizi.
00:41Köy odamızdaki sohbetlerde, siret okumalarında, şiir fasıllarında eğer kara kara düşünen birisi varsa, tebessüm etmeyen birisi varsa köy büyüğümüz, dedem,
00:52babam ne oldu diye sorarlardı.
00:55Bir şey mi oldu diye sorarlardı.
00:57Yardımcı olmak isterlerdi.
00:58Bizim kültürümüzde, medeniyetimizde gönlüyle tebessüm etmeyen, gülümsemeyen kişi de problem vardır diye, bir meselesi vardır diye ona yardımcı olmaya çalışır
01:10insanlar.
01:11Karadeniz'de gemilerin mi battı sözü de buradan doğmadır zaten.
01:14Ne oldu yani?
01:16Bundan önceki programda söylemiştim.
01:18Gülümseme şiirini okurken kıssası var, onu anlatmak istiyorum demiştim.
01:23Ancak ondan önce hayatımda, kendi hayatımda etkili olmuş kardeşimin çocuğu, yeğenimle ilgili bir tebessüm hikayesi var.
01:31Onu anlatmak istiyorum size.
01:34Cemil isminde bir kardeşim var.
01:36Öğretmenlik yapıyor.
01:39Oğlu Abdülaziz iki yaşındayken kucağına almıştı onu ve sofraya oturacaktık.
01:46Cemil Abdülaziz'e şöyle seslendi.
01:49Amcana bir kaşlarını çattı.
01:51Çocuk da bana kaşlarını çatarak bakmaya çalıştı.
01:55Sofraya oturduk dedim ki, benim sevgili kardeşim ne güzel bak davranış öğretiyorsun.
02:01Ama kaşlarını çatmak yerine tebessüm etmeyi öğretsene.
02:05Tebessüm etmeyi öğret ki büyüdüğü zaman hafızasına yazdığın kaş çatmayı unutsun, o orada kalmasın, bize tebessüm etsin.
02:155-6 ay çocuğa böyle hitap ettiği için yıllar sonra bir tartışma esnasında Abdülaziz'in ikimize de kaşlarını çattığını görmüştüm
02:25ve Cemil'e söylemiştim.
02:26Bak çocuk hafızası beyaz bir perde gibidir.
02:292 yaşında, 3 yaşında, 5 yaşında, 10 yaşında, 12-15 yaşına kadar hatta ne yazarsanız orada kalır.
02:35Onu değiştirmek çok zordur.
02:37Onun için bütün anne babalara gönülden sesleniyorum.
02:41Çocuklarınızın hafızasına tebessümü sadaka olarak bize ifade eden, Efendimizin bir hatırası olarak tebessümü yazın.
02:50Çünkü tebessüm eden insanlar, gülümseyen insanlar daha bir hoş olurlar, daha çok güven verirler.
02:58Ve Ramazan ayı aynı zamanda tebessüm ayı olmalı, böyle inanıyorum.
03:02Oruç tutmuşsunuz, moraliniz bozuk olmamalı, mutlu olmalısınız.
03:08Oruç tutmuşsunuz, yüzünüzde fırtınalar olmamalı, yüzünüzde bulutlar gezmemeli, gözleriniz kararmamalı.
03:14Mutlu olmalısınız, tebessüm etmelisiniz.
03:16Çünkü Allah rızası için oruç tutuyorsunuz ve oruç öyle bir ibadet ki,
03:21karşılığını Allah'tan beklediğiniz sürece sadece kendisinin karşılık vereceğini söylediği,
03:26kimsenin karşılığını bilmediği bir ibadetin adı oruç.
03:29Onun için tebessüm ve gülümseme bu açıdan çok önemli benim aziz kardeşlerim.
03:35Efendimiz Aleyhisselam tebessüm ederdi.
03:38Hatta Mescid-i Nebevi'de kendisine ikramlarda bulunulduğu zaman,
03:42işte tatlı getirildiğinde, meyve getirildiğinde, tadar da dağıtırdı.
03:46Bir tanesini, iki tanesini yer, dağıtırdı.
03:49Oradakilere ikram ederdi.
03:51Ashab-ı Sufa'dan bir kardeşimiz, bir ashabdan mümin imrenirdi buna.
03:57Derdi ki keşke benim de bir şeylerim olsaydı, Hazreti Peygamber'e ikram etseydim.
04:01O da dağıtsaydı.
04:02Ama bir şeyleri yoktu.
04:04Ashab-ı Sufa'dakilerin hali ortadaydı.
04:07İlim tahsil eden insanlar.
04:09Onların dünya malıyla ya da meşguliyetleriyle alakası yoktu.
04:13Uzunca zaman bekledi.
04:14Bir gün baktı ki Medine'nin sokaklarında üzüm dağıtılıyor.
04:18Birisi hayırsever, birisi üzüm dağıtıyor.
04:20Koşlu hemen kabuğu aldı gitti, üzümle doldurdu.
04:23Gösterişli üzümler, renkleri güzel.
04:25Rivayet böyle.
04:27Getirdi Mescid-i Nebeli'ye.
04:28Hazreti Peygamber'e ikram etti.
04:30Dedi ki, ey Allah'ın elçisi,
04:31Siz, dünyanın en güzel insanısınız.
04:34O kadar güzelsiniz ki,
04:36Size bir şey ikram edildiğinde tadıp dağıtıyorsunuz.
04:38Tebessüm ediyorsunuz.
04:40Bu benim o kadar çok sevdiğim bir hal ki,
04:43Yıllardır bekledim bir şeyim olsun size ikram edeyim de siz de dağıtasınız.
04:47Medine'nin sokaklarında üzüm ikram ediyordu birisi.
04:51Aldım getirdim.
04:52Buyurun yemez misiniz?
04:54Buyurun yiyin ve dağıtın.
04:57Bunun üzerine Hazreti Peygamber kendisine tebessüm etti.
04:59Yedi üzümleri aldı, tadına baktı, tebessüm etti.
05:04Tekrar yedi, tebessüm etti.
05:07Yarısına kadar yedi üzümleri, tebessüm etti.
05:10Diğerleri kendilerine ikram edilmediğini görünce şaşırdılar.
05:13Çünkü ilk defa böyle bir şey oluyor orada.
05:16Ama o kardeşi yıllarca bunu beklemiş kişi o kadar mutlu oldu ki,
05:20Koştu dışarıya, arkadaşlarına kavuştu ve dedi ki,
05:22Benim mutlu olmam için bütün üzümleri kendisi yiyor şu anda.
05:27O olmadığından dolayı da Efendimiz'e sorduklarında hikmetini şöyle buyurdu.
05:34Mahcup olmasın diye kardeşimizin yanında söylemedim.
05:37Üzümler öyle acıydı ki, öyle ekşiydi ki,
05:41Herhangi birinize verseydim, yüzünü buruştursaydı,
05:44Tebessümden uzak olsaydı yüzü mutsuz olacaktı.
05:47O mutsuz olmasın diye bütün acı üzümleri ben yedim.
05:50Böyle rivayet ediliyor ama muhteşem bir kıssa bu, muhteşem bir hadisedir.
05:57Tebessüm etmek ikramda bulunmaktır.
06:00Yani sadaka, tebessüm.
06:03Tebessüm nasıl sadaka olur diye çok düşündüm.
06:05Tebessüm ediyorsunuz ya,
06:07İlginç bir şekilde beden dili karşıdakine tesir ediyor.
06:11Tebessüm ettiğinizde bir hoşluk hissediyorsunuz.
06:14Ama gönülden, iki yüzlü tebessüm değil.
06:18Sahte gülümseyen yüzde yoruldum diye benim bir şiirimde bir mısra vardır.
06:23Alevde yoruldum, közde yoruldum,
06:26Derede yoruldum, düzde yoruldum,
06:27Sahte gülümseyen yüzde yoruldum,
06:30Sevince sancıyı anlatamadım dediğim bir şiir bölümü vardır.
06:34Sahte tebessüm yok.
06:35Samimi içten, gönülden bir tebessüm,
06:38İnsanlara sadaka olarak tesir eder,
06:41Hoşluk ve mutluluk verir.
06:42Onun için çok da önemlidir aziz kardeşlerim.
06:47Benim değerli dostlarım,
06:48Güzel insanlar,
06:51Gönül sohbetlerini sevenler,
06:53Gönülleriyle yaşayanlar,
06:57Hazreti Ömer'in rivayet ettiği bir hadis,
07:00Durup düşünürüm bazen,
07:02Acaba ben o mağarada kalsaydım ne yapardım?
07:05Bizim başımıza böyle bir şey gelse,
07:07Biz ne yaparız?
07:09Daha çok mesela asansörlerde kaldığımda aklıma gelir.
07:13Birkaç defa asansörlerde kaldım,
07:15Üç dakika, beş dakika kaldığım oldu.
07:18Aklıma geldi,
07:19Bu hadis aklıma geldi,
07:20Hazreti Ömer rivayet ediyor.
07:23Ama ashabın yanında,
07:24Bu güzel insanların yanında,
07:26O kadar gerilerde kalmışız ki,
07:28Şunu diyemedim,
07:29Asansörde takılıp kaldığımda,
07:31Allah'ım şunları şunları senin rızan için yapmıştım,
07:36Kabul buyurdu isen asansörümüzü bir an önce aç,
07:40Kapısını aç ve bu darlıktan bizi kurtar diye,
07:43Yüzüm tutmadı dua edemedim.
07:45Bu hadisi okuduğumda göreceksiniz ki,
07:48Hakikaten ashab,
07:50Hazreti Peygamber,
07:51Öyle yüce bir seviyeye yükselmişler ki,
07:53Bazen tarifi anlatması kolay olmuyor.
07:56Hazreti Ömer anlatıyor,
07:57Diyor ki,
07:59Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi,
08:01Şöyle buyururken,
08:03Dinledik,
08:05Sizden önce yaşayanlardan,
08:07Üç kişi bir yolculuğa çıktılar.
08:10Akşam olunca yatıp,
08:12Uyumak üzere bir mağaraya girdiler.
08:14Fakat,
08:16Dağdan kopan bir kaya,
08:17Mağaranın ağzını kapattı.
08:20Bunun üzerine birbirlerine,
08:22Yaptığımız iyilikleri anlatarak,
08:25Allah'a dua etmekten başka,
08:26Bizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz,
08:28Dediler.
08:30Yani,
08:31İyilikler yaptıysak,
08:32Onlara anlatalım,
08:33Allah'tan da yardım isteyelim,
08:34Bizi bu kayadan kurtarsın.
08:35Mağaranın ağzı kapalı çünkü.
08:38İçlerinden biri,
08:39Söze başladı ve şöyle dedi.
08:42Allah'ım,
08:44Benim çok yaşlı bir annemle babam vardı.
08:47Onlar yemeklerini yemeden,
08:49Çoluk çocuğuma ve hizmetçilerime,
08:50Bir şey yedirip içirmezdim.
08:53Bir gün hayvanlara yem bulmak üzere,
08:56Evden ayrıldım.
08:57Onlar uyumadan önce,
08:59Dönemedim.
09:01Eve gelir gelmez,
09:03Hayvanları sağıp,
09:04Sütlerini annemle babama götürdüğümde,
09:06Baktım ki,
09:07İkisi de uyumuş.
09:09Onları uyandırmak istemediğim gibi,
09:12Onlardan önce,
09:13Ev halkının ve hizmetkarların,
09:14Bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim.
09:17Süt kabı elimde,
09:18Şafak atana kadar uyanmalarını bekledim.
09:22Çocuklar etrafımda açlıktan sızlanıp duruyordu.
09:24Nihayet uyanıp sütlerini içtiler.
09:28Rabbim,
09:29Şayet ben bunu,
09:30Senin rızanı kazanmak için yaptıysam,
09:33Şu kaya sıkıntısını,
09:35Başımızdan al diye yalvardı.
09:37Hazreti Peygamber anlatıyor.
09:39Kaya biraz aralandı,
09:40Fakat çıkılacak gibi değildi.
09:43Bir diğeri söze başladı.
09:45Allah'ım,
09:46Amcamın bir kızı vardı.
09:48Onu herkesten çok seviyordum.
09:50Ona sahip olmak istedim.
09:51Fakat,
09:52O bunu arzu etmedi.
09:54Bir yıllık,
09:55Kıtlık olmuştu.
09:57Amcamın kızı çıkıp geldi.
09:59Durumları iyi olmadığından dolayı da,
10:01Yardım istedi.
10:04Ve,
10:06Yardım et,
10:07Beni elde edebilirsin dedi.
10:09Ben de kendisine,
10:11Kendisini bana teslim etmesi şartıyla,
10:13120 altın verdim.
10:15Ve gönderdim.
10:16Sonra geldiğinde,
10:18Bana şöyle hitap etti.
10:20Allah'tan kork.
10:22Dinin uygun görmediği bir yolla,
10:24Beni elde etmek,
10:25Seni mutlu mu edecek zannediyorsun?
10:28En çok sevip arzu ettiğim o olduğu halde,
10:31Kendisinden vazgeçtim ve uzaklaştım.
10:34Verdiğim altınları da geri almadım.
10:37Allah'ım,
10:38Eğer bu işi senin rızanı kazanmak için yapmışsam,
10:41Başımızdan sıkıntıyı uzaklaştır ve bu kayayı mağaradan kaldır diye dua etti.
10:46Kaya biraz daha açıldı.
10:48Birincisinde biraz açılıyor,
10:50İkincisinde biraz daha açıldı.
10:51Fakat yine de çıkılacak gibi değildi.
10:54Annesine,
10:55Babasına hizmet eden kişinin,
10:57Duasıyla azıcık aralanan Kaya,
11:00Amcasının kızına yardımdan sonra,
11:03Kötü niyetinden vazgeçip,
11:04Parayı da almayan ve iyi bir noktaya gelen kişinin,
11:07Duasıyla da biraz daha açılıyor.
11:09Ancak tam anlamıyla açılmıyor.
11:13Üçüncü kişiye sıra gelince,
11:16Üçüncü kişi devam ediyor konuşmasına.
11:18Diyor ki,
11:19Allah'ım,
11:20Vaktiyle ben birçok işçi tuttum.
11:23Parasını almadan giden biri dışında,
11:25Hepsinin ücretini verdim.
11:27Ücretini almadan giden adamın parasını ise,
11:30Çalıştırdım.
11:31Yani,
11:32İşçileri var,
11:33Ücretlerini veriyor,
11:34Onlar gidiyorlar,
11:35Bir kişinin ücreti kalıyor.
11:37Onu da çalıştırmaya başlıyor.
11:39Bu paradan,
11:41Büyük bir servet türedi.
11:42İşçinin parasından.
11:44Bir gün,
11:45Bu adam çıkageldi.
11:46Bana,
11:47Ey Allah kulu,
11:47Ücretimi ver dedi.
11:48Almadan gitmiştim.
11:50Ben de ona,
11:51Şu gördüğün develer,
11:53Sığırlar,
11:53Koyunlar ve köleler,
11:54Senin ücretinden türedi dedim.
11:58Adamcağız,
11:58Ey Allah kulu,
11:59Benimle alay etme deyince,
12:03Seninle alay etmiyorum diye cevap verdim.
12:05Bunun üzerine,
12:06O adam,
12:07Geride bir tek şey bırakmadan,
12:08Hepsini önüne katıp götürdü.
12:10Yani,
12:10Ücretinden türemiş olan,
12:11Ne varsa alıp götürüyor.
12:14Rabbim,
12:15Eğer bu işi,
12:16Sırf senin rızanı kazanmak için yaptıysam,
12:18İçinde bulunduğumuz sıkıntıdan,
12:20Bizi kurtar diye yalvardı.
12:22Mağaranın ağzını tıkayan kaya,
12:24İyice açıldı,
12:26Onlar da çıkıp gittiler.
12:29Hadis böyle,
12:31Aziz dostlar,
12:33Anneye babaya,
12:35Hürmet etmenin,
12:36Of bile dememenin,
12:37Onlara iyi bakmanın,
12:39Onları yedirmenin,
12:40İçirmenin,
12:40Onları baş üstünde tutmanın,
12:42Kıymeti,
12:43Çok büyüktür.
12:45Ramazan,
12:46Bize bunu hatırlatır.
12:48Ramazandan sonra da,
12:49Artık vazgeçmeyeceğimiz,
12:51Ahlaki bir özelliğimiz olmalı bu.
12:54Anamız,
12:54Babamız,
12:55Başımızın üzerindedir.
12:57Onların ihtiyaçları varsa,
12:59Bizim ihtiyaçlarımız,
13:00İkinci sıradadır.
13:01Onların karnı açsa,
13:03Bizim açlığımızın,
13:04Bir hükmü yoktur.
13:05Onlar rahatsızsa,
13:07Bizim rahatsızlığımız,
13:08Arka plandadır.
13:09Onlar huzursuzsa,
13:11Bizim huzurumuzun,
13:12Olması mümkün değildir.
13:13O yüzden,
13:13Anaya babaya hürmet,
13:15Ve onlar için gereğini yapmak,
13:17Bizim hem,
13:18Müslümanlar olarak vazifemizdir,
13:21Hem de insani olarak,
13:22Çok önemli bir,
13:22Değerdir.
13:24Eğer bu toplumda,
13:25Anaya babaya hürmet azaldıysa,
13:28Eğer bu toplumda,
13:28Anneler babaları,
13:29Strap çekiyorsa,
13:31Bu toplumun insanlarının,
13:32Bu toplumu yönetenlerin,
13:34Yönetilenlerin,
13:36Bir bir oturup düşünmeleri gerekiyor.
13:38Cennet,
13:39Anaların ayağı altındadır.
13:41Babalar,
13:42Anaların ayağı altında olan,
13:44Cennete varabilmemiz için,
13:47O anneleri,
13:48Muhafaza eden insanların adıdır.
13:51Analarımızın,
13:52Babalarımızın kıymetini bilmeliyiz.
13:54Onlara,
13:55Of bile dememeliyiz.
13:57Çünkü onlar,
13:58Olmasaydı biz olmayacaktık.
14:00Onlar dünyada,
14:00Oluşumuzun vesileleridir.
14:02İkincisine baktığımızda,
14:05Amcasının kızıyla,
14:06Amcasının kızıyla,
14:07Bir araya gelmek isteyen kişinin,
14:10Ya da evlenmek isteyen kişinin,
14:11Rızası olmayan,
14:13Amcası kızının,
14:15Allah'tan korkmaz mısın demesi üzerine,
14:17Bundan vazgeçip,
14:19Doğruyu tercih eden adamın,
14:21Ona yaptığı yardım dolayısıyla,
14:23Kayanın,
14:24Bir miktar daha açılması hadisesi.
14:27İçimizden kötü şeyler geçebilir,
14:29Niyetlerimizi bozabiliriz,
14:30Yanlış şeyler düşünebiliriz.
14:32Döndüğümüz anda o,
14:33Ortadan kalkar.
14:35İçimizden geçen kötülükleri,
14:37Hayata,
14:37Yansıtmadığımız sürece,
14:39Kurtuluruz.
14:40Ama bir yanlışı,
14:41Hem içimizden geçirir,
14:42Hem yaparsak,
14:44Kaybetme noktasına geliriz.
14:45Ve,
14:46Kötü bir yola doğru,
14:47Yönelmiş oluruz.
14:49Zaman zaman kendim içinde,
14:50Bunu yapıyorum ve söylüyorum.
14:52Bakıyorum ki,
14:53Bir uçurumun eşiğine giden bir şey oluyor,
14:54Aman diyorum.
14:55Burada durmam lazım.
14:57Bakıyorum ki,
14:59Birisine yardım etmemiz gerekiyor,
15:01Buna yardım etmemiz lazım diyorum.
15:03Şükürler olsun,
15:04Annem babam hayattayken,
15:05Elimden geldiği kadar,
15:07Bu hadisteki,
15:08Anasına babasına hizmet eden adamın,
15:10Hizmet ettiği gibi,
15:12Belki olmasa da,
15:13Onu yapabilmek için,
15:14Bir ömür mücadele ettim.
15:16Hepimizin bunu yapması gerekiyor.
15:18Çünkü,
15:18Bu dünyadan ayrılan anamız babamız,
15:20Bizden razı değilse,
15:22Rabbimizin bizden razı olma imkanı yoktur.
15:26Bir üçüncü kişi,
15:27İşçilerinin ücretini ödeyen adam,
15:29Emek sahibi insanların ücretlerini zamanında ödemek,
15:32Bizim vazifemizdir.
15:33Çünkü,
15:35İşçinin alın terini,
15:36Alın teri,
15:37Ücretini alın teri kurumadan ödeyiniz,
15:39Diye buyuruyor Peygamberimiz.
15:40Bir işçinin ücreti kendisinde kalınca,
15:43Ve o ücret çoğalınca,
15:45Develere,
15:45Sığırlara,
15:46Koyunlara,
15:47Dönüşünce,
15:49Ücretini almak üzere,
15:50Geriye dönen adama,
15:51Bu senin hakkın değildir diyerek değil,
15:54Ya da gizleyerek değil,
15:55Bu senin hakkındır diyerek,
15:56Onu ona teslim eden adam,
15:58Kayanın tamamının açılmasına,
16:00Vesile oluyor.
16:01Ve ne diyor bize biliyor musunuz?
16:03Hakkı olanı hakkını teslim edin.
16:06Hiç kimsenin hakkına müdahale etmeyin.
16:08Adalet,
16:09Hakkı teslim etmektir.
16:11O yüzden,
16:12Öyle bir ders almamız gerekiyor ki,
16:15Niyetimizin halis olması,
16:17Niyet hayır,
16:18Akıbet hayırdır.
16:19Niyetimizin güzel olması,
16:21Hayatımızı güzelleştirir ve,
16:23Bu mağaradaki üç adamla ilgili hadis,
16:26Bizi bu manada,
16:28Çok güzel yönlendiriyor,
16:29Çok önemli bir hususu,
16:33Bize açıkça beyan ediyor,
16:35Aziz dostlar.
16:36İki tane usta aklıma geldi.
16:37İnşaat ustası bunlar,
16:39Cami yapıyorlar.
16:39İkisi de çok iyi ustalar.
16:41Mahallenin birinde birisi cami yapıyor,
16:43Birisi de diğer mahallenin.
16:44Ama yol aradan geçiyor.
16:46Camiler de birbirine yakın.
16:48İki mahallenin camisi birbirini görüyor.
16:50İki tane çok iyi inşaat ustası.
16:52Ama niyetler şöyle.
16:53Birisi taşı köşeye koyarken,
16:55Ya da yerleştirirken,
16:56Taşı yontarken,
16:57Duvarları yaparken,
16:58Şöyle diyor.
16:59Allah'ım,
17:00Benim sadakayı cari olarak haneme yaz.
17:03Bu camide insanlar namaz kılsınlar.
17:05Güzel şeyler öğrensinler.
17:07Çocuklar Kur'an okusunlar.
17:09Hafız yetişsin bu camide.
17:10Ben bundan nasipleneyim diye,
17:13Her koyduğu taşı bu niyetle koyuyor.
17:15Öbürü de taşı koyarken,
17:18Taşı koyarken, duvarı örerken ya da gereğini yaparken,
17:20İnsanlar beni tanıyacak, nasıl usta olduğumu bilecekler.
17:23Bu camiyi gördükçe,
17:24Vay be diyecekler.
17:25Adam ne biçim yapmış diye,
17:27Bu duygular içerisinde camiyi bitiriyor.
17:30Dışarıdan bakanlar iki camiye de bakıyorlar,
17:32Aynı.
17:32İkisi de muhteşem.
17:33Ama bir süre sonra,
17:36Beni bilsinler diye,
17:39Yapan adamın camisi yıkılıyor.
17:43Şaşırıyor insanlar.
17:44İki cami de çok iyiydi,
17:45İkisi de çok iyi ustaydı.
17:46Bu neden yıkıldı?
17:48Gönül ehli bir insana,
17:50Gönül sohbetleri yapan birisine,
17:54Hakiki bir gönül ehline,
17:56Gönüllerine soruyorlar.
17:57Diyorlar ki,
17:58Neden, bu cami neden yıkıldı?
18:00Ey dost, bunun sebebi nedir?
18:02Verdiği cevap şu.
18:04Diğer camiyi yapan Allah rızası için yaptı.
18:06Niyeti böyleydi.
18:07Ve orada insanlar,
18:08Güzel güzel eğitimler aslında,
18:09Dinlerini öğrensinler,
18:10İbadetlerini yapsınlar diye yaptı.
18:12Diğeri de gururu için yaptı.
18:14Kendisinin bilinmesi için yaptı.
18:16Gurur yıkılır,
18:18Niyet bakidir.
18:19Niyetleriniz güzel olsun ki,
18:21Kalıcı olsun.
18:22Gururlu davranmayın ki,
18:24Gurur yıkılır ve sizi yıkar.
18:25Çünkü insanın gururlanabileceği bir şey yoktur.
18:28Bizim bütün niteliklerimizin,
18:29Yeteneklerimizin kaynağı Cenab-ı Hak'tır.
18:32Bu kıssada bize bunu söylüyor değerli dostlar.
18:36Yine benim böyle etkilendiğim,
18:38Hazreti Ömer'in hayatından güzel bir kıssa daha var.
18:41Onu da burada anlatayım.
18:42Çünkü niyetle alakalı.
18:44Hazreti Ömer,
18:44Pazarı gezerken testi ustasına rastlıyor.
18:47Bakıyor çok güzel testiler yapmış.
18:49Toprak testiler.
18:50Yanına varıyor.
18:51Diyor ki,
18:51Ne güzel testiler yapıyorsun böyle.
18:53O da ey Allah'ın elçisi.
18:54Ey Allah'ın emiri.
18:56Ey Allah'ın güzel kulu.
18:59Elimizden geleni yapıyoruz işte.
19:00Bugün de bu testileri yaptık,
19:02Satmaya çalışıyoruz.
19:03Ey emir el müminin deyince,
19:04Hazreti Ömer ona şöyle bir soru soruyor.
19:06Diyor ki,
19:07Bu testileri yaparken hangi niyetle yapıyorsun?
19:12Mesela Allah'ın rızasını kazanmak için mi?
19:14Bu testiden insanlar güzel güzel sular içsinler,
19:17Sağlık bulsunlar, sıhhat bulsunlar diye mi?
19:19Yoksa ben bu testileri yapıyorum,
19:21Pazarda satacağım,
19:22Paramı kazanacağım diye mi?
19:23Hangisini tercih ediyorsun?
19:25Adamın verdiği cevap şu.
19:27Ey emir el müminin,
19:28Doğrusu birincisi çok aklıma geldi mi gelmedi.
19:31Ama daha çok işte testileri yapıyorum,
19:33Pazara getiriyorum,
19:34Satayım, paramı kazanayım,
19:36İşte kendimi geçindireyim.
19:37Bu niyetle yapıyorum.
19:38Hazreti Ömer'in verdiği cevap o kadar manidar ki.
19:41Diyor ki,
19:42Birincisiyle yapsaydın,
19:43Ticaretin ibadet olacaktı.
19:45Ama ikinci niyetle yaptığın için sadece ticaret oldu.
19:50Öyle bir ders alıyorum ki,
19:51Diyorum ki kendi kendime,
19:52Ne yaparsan yap,
19:53Allah'ın rızasını düşün ki,
19:55Yaptığın her şey ibadet olsun.
19:58Bundan uzaklaştığım her durumda zarar ettim.
20:02Ziyana uğradığımı hissettim.
20:04Ve insan ziyandadır.
20:05Eğer niyeti yanlışsa,
20:07Kötü bir niyetle yaklaşıyorsa,
20:09Ve Allah'ın rızasından uzak bir niyetle yaşıyorsa,
20:12Bir şeyi yapıyorsa,
20:14Kim olursa olsun,
20:16Ziyandadır.
20:17Ameller,
20:18Niyetlere göredir.
20:19Niyet halis,
20:21Amel güzel,
20:22Akıbet hayır demiş eskiler.
20:26Ve benim güzel kardeşlerim,
20:30Kim ahiret ekinini isterse,
20:33Onun ekinine ziyade ederiz.
20:35Onun ekinini çoğaltırız.
20:36Kim de dünya ekinini isterse,
20:38Ona ondan veririz.
20:40Ama onun ahireti hiçbir nasibi yoktur.
20:42Şura suresi,
20:43Ayet 20.
20:45Ahiret ekinini istemek,
20:47Dünya ekinini istemek.
20:49Şimdi bu ayetle,
20:50Hazreti Ömer kıssasını birleştirdiğimizde,
20:53Testi yapıyorsunuz,
20:55Ama aynı zamanda niyetiniz de,
20:56O testiyle,
20:57İnsanların güzel güzel sular içmesi,
20:59O testinin sağlam olması,
21:01Kırılmaması,
21:02Kendisinden sonraki insanlara da,
21:04Fayda sağlaması gibi,
21:05Bir niyetle yapıyorsunuz.
21:07İşte siz,
21:08Hem dünyayı imar ediyorsunuz,
21:10Hem de ahiret ekinini istiyorsunuz demektir.
21:12Ama sadece ticaret maksadıyla,
21:15Yapayım satayım,
21:16Ne olursa olsun ben paramı kazanayım diye,
21:18O testiyi yapıp satıyorsanız,
21:20Orada sadece dünyayı istemek olduğu için,
21:23Bu ibadet olmayacağı için,
21:25Ayetin ikinci tarafına,
21:27Yaklaşır ama birinci tarafına hizmet etmez.
21:30Yani,
21:31Kim de dünya ekinini isterse,
21:33Ona da ondan veririz.
21:34Ama onun ahirette nasibi yoktur.
21:36Ayet çok net,
21:38Ahiretten nasibimizin olması için,
21:41Dünyadaki yaptığımız bütün faaliyetlerinin,
21:45Faaliyetlerimizin,
21:46Ahiret ekinini de isteyen,
21:48Faaliyetlere dönüşmesi gerekiyor.
21:50Bu da ancak niyetle olur.
21:52Yani niyet olmadan,
21:54Amel güzelleşmiyor.
21:56O nedenle,
21:59Peygamber Efendimizin şu hadisini de,
22:01Burada zikredelim yine,
22:02Niyet amelinden daha hayırlıdır.
22:04Çünkü niyetin hayırlı olması,
22:06Ameli de hayırlı kılar diye buyuruyor,
22:08Cenab-ı Peygamber.
22:10Niyet amelinden daha hayırlıdır.
22:14Bazen insanlar düşünüyor,
22:15Bazen bunu konuştuğumuzda da soruyorlar,
22:17Nasıl olur?
22:18Yani,
22:19Amel çok güzel,
22:20Sadece niyet ondan daha nasıl hayırlı olur?
22:23E başta amel,
22:24Yani niyet kötüyse,
22:25Amelin hayırlı olması mümkün değil ki zaten.
22:28Niyetin hayırlı,
22:29Ameli yapamadın.
22:31Bu çok güzel,
22:32Yine sevap alacaksın,
22:35İyi bir şeye samimi olarak,
22:36Niyet ettin vazgeçtin,
22:37Bunun karşılığı var.
22:39Ama,
22:39Kötü bir niyette bulundun,
22:41Vazgeçtin,
22:42Karşılığı var,
22:43Kötülükten uzaklaştın.
22:45İyi bir niyette bulundun,
22:47Yaptın.
22:48O yaptığın işin,
22:50Başlangıcı ve,
22:52Ortaya çıkışı,
22:53O güzel niyetle olduğu için,
22:54O niyet,
22:55Ondan daha hayırlı.
22:56Çünkü,
22:56Niyet hayırsız bir şey olsaydı,
22:59Kötü olacaktı sonu.
23:01Ve,
23:02Değerli dostlar,
23:04Bizim insanlarla olan ilişkilerimizde,
23:07Her,
23:08Dünya ile alakalı,
23:09Her ne olursa olsun,
23:10Niyetimizin,
23:11Sahih,
23:12Güzel ve temiz olması gerekiyor.
23:15Bu,
23:16Evimizde de böyle,
23:17Çocuklarımıza karşı,
23:18Ailemize,
23:19Eşimize karşı,
23:20Akrabalarımıza karşı,
23:22İş yerimizdeki insanlara karşı,
23:24Çalıştığımız yerin sahibine,
23:26Ya da emanetçisine karşı,
23:27Devletimize karşı,
23:28Bütün insanlığa karşı,
23:30Güzel niyet beslemek,
23:32İyi niyet beslemek,
23:33Hepimiz için,
23:35Çok güzel neticeler doğurabilecek,
23:38Bir halin adıdır.
23:39Bundan uzak,
23:40Kalmamamız lazım diye,
23:42Düşünüyorum.
23:45Rabiatül Adeviye'nin,
23:47Çok güzel bir sözü var,
23:49Buraya not olarak aldık.
23:50Diyor ki,
23:51Cenneti su ile söndürmeye,
23:53Cehennemi ateşle yakmaya gidiyorum.
23:57O muhteşem,
23:58Mümin kadın,
24:00Rabiatül Adeviye,
24:01Cenneti su ile söndürmeye,
24:03Cehennemi ateşle yakmaya gidiyorum.
24:05Öyle ki,
24:06İnsanlar ne cennet ümidiyle,
24:08Ne de cehennem korkusuyla değil,
24:10Sadece Allah sevgisiyle ibadet etsinler.
24:14Bunun da,
24:15Bende oluşturduğu,
24:16Çok güzel bir anlam var.
24:18Korkuyla değil,
24:21Severek,
24:23Ürpererek değil,
24:24Yaklaşarak,
24:27İyi niyetli olayım,
24:28Yoksa sonu kötü diyerek değil,
24:30Niyetin güzelliğini severek,
24:32Yani gönülden yaklaşarak,
24:35Benimseyerek,
24:36Ve bütünleşerek,
24:38Herhangi bir niyette bulunmak,
24:40Ve onun gereğini yapmak,
24:41Bizi kurtarır.
24:42İnancım bu.
24:43Bunu bütün hayatımıza yansıtırsak,
24:47Sonumuz hayır olur.
24:49Rahmetli babamın şöyle bir duası vardı,
24:52Derdi ki,
24:53Allah ahir akıbetimizi hayır eylesin.
24:56Bir gün sordum,
24:57Çocuk halimle,
24:57Dedim ki,
24:58Baba neden hep böyle dua ediyorsun?
24:59Verdiği cevap şu oldu,
25:01Evladım,
25:01Bir insanın,
25:02Sonu hayırlı olursa,
25:04Ebediyeti hayırlı olur.
25:06Baba,
25:07Bir insanın sonunun hayırlı olması neye bağlıdır?
25:09Niyete bağlıdır dedi evladım.
25:11Niyete bağlıdır.
25:12Sen iyi niyetle yaşa,
25:13Güzel şeyler yap,
25:14Niyetini temiz tut,
25:15İnşallah sonun hayırlı olur.
25:17Yani,
25:18Güzel niyet sahibi olmanın,
25:20İnsanın akıbetinin hayırlı olmasıyla,
25:23Çok yakın olduğunu,
25:24Babam bana,
25:25Çocuk yaşlarımda izah etmişti.
25:27Sonra işte,
25:28Ayetleri,
25:28Hadisleri okuyunca,
25:30Babamın oradan beslendiğini de o gün,
25:33Hissetmiştim okuduğum zaman.
25:34Ve İmam Gazali'nin şu sözü de çok güzeldir.
25:36Diyor ki,
25:38Bin rekat namaz kıl,
25:40Ama niyetin dünya için olursa,
25:41Bir rekat olmaz.
25:43Bir rekat kıl,
25:44Ama kalbin Allah ile olursa,
25:46Bin rekat olur.
25:47Her şey için geçerli.
25:49İbadet için,
25:50Yaptıklarımız için,
25:50Orucumuz için,
25:52Sabahtan kalktık aziz dostlar.
25:54Adımımızı atıyoruz evimizden.
25:55Güzel bir niyetle atın,
25:57Gününüz güzelleşir.
25:58Şöyle bir adım atın.
26:00Deyin ki,
26:01Bugün evden çıkıyorum.
26:30Bismillahirrahmanirrahim.
26:31Bugün güzel bir niyetle yaşadım.
26:33Bu kadar.
26:34Bu sahih niyetle,
26:35Dışarı çıktığınızda,
26:36Dolaştığınızda,
26:37Yaptığınız şeyler,
26:38Sizin cennetiniz olacaktır.
26:40İnancım bu.
26:42Tam olarak beceremesem de,
26:43Sabahlayı çıktığım zaman,
26:45Bunu hissettiğimde,
26:46Gerçekten günümün güzelleştiğini gördüm.
26:48Çoğu defa.
26:48Cenab-ı Hak karşınıza,
26:50Böyle fırsatlar çıkarıyor.
26:52Elinden tutacağınız,
26:54Bir insan çıkarıyor mesela.
26:55Niyetiniz insanlara yardım etmek,
26:56Olarak çıktıysanız.
26:58Hanenize yazdıracağınız,
26:59Bir sevabı gerçekleştirmek üzere,
27:01Bir yol açıyor önünüzde.
27:03Ve sizi,
27:04Buna doğru yönlendiriyor.
27:06O yüzden,
27:07Niyet hayır,
27:09Akıbet hayır diyelim.
27:11Ve şiirimize doğru,
27:13Yürüyelim.
27:14Bugünkü programın,
27:15Şiiri,
27:16Söyle bana hindiba.
27:20Kartallar uçar mı bir harabeden,
27:22Köprülerden benim yârim geçer mi?
27:24Sen neden bu kadar güzelsin,
27:26Bilmem.
27:28Taşırsın yeryüzüne,
27:29Ebedi tohumları.
27:31Ben ise,
27:32Kuruyacak bir suyun mahkumuyum,
27:34Avuçlayıp öpüyorum kumları.
27:36Bir kara delikten bakarken hayat,
27:38Meydan okuyanlar,
27:39Kim bu seraba?
27:41Söyle bana hindiba.
27:42Sen nasıl bu kadar ceylan koşması,
27:45Sen nasıl bu kadar yollar aşması,
27:47Sen nasıl bu kadar güneşe meftun,
27:50Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi.
27:54Ben rüzgar değilim,
27:57Dokunmam çiçeklere.
27:58Ben kara parmaklı insan değilim.
28:02Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar,
28:04Bilemezsin,
28:06Hayal akşamlarında renklerini kuşatan,
28:09Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün.
28:11Ben boşluğa üfleyen cellat değilim.
28:15Kara ele verdim ayaklarımı.
28:17Söyle bana,
28:19Eceli kim tutar perçeminden,
28:21Hangi ölü bilmez nereye gittiğini.
28:23Sen miydin o mehpare,
28:25O memnu,
28:26O dil ruba,
28:27Söyle bana hindiba.
28:29Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi,
28:32Sen nasıl bu kadar bıldırcın sesi,
28:35Sen nasıl bu kadar pencere önü,
28:37Sen nasıl bu kadar gök bürlemesin.
28:42Ben kaptan değilim,
28:44Anlamam gemileri.
28:46Gizli bir ummanın gelgitlerinden,
28:48İniltiler vurur sahillerime.
28:51Deniz feneri değilim.
28:53Önce yürü bu vefasız ülkeden,
28:56Sonra uzan bir tenhaya,
28:58Sessiz ol,
28:59Gelip geçsin üzerinden tırnalar.
29:01Düşün,
29:02Sesler neden bulur sesleri,
29:04Kelam kimin damarlarında kandır,
29:07Harflerini senden alan merhaba,
29:09Hangi demin ateşidir içimde,
29:12Söyle bana hindiba.
29:14Sen nasıl bu kadar gönülhanesi,
29:17Sen nasıl bu kadar yağır divanesi,
29:20Sen nasıl bu kadar çeragı ömür,
29:23Sen nasıl bu kadar inci tanesi.
29:26Ben korku değilim kapı aralarında,
29:29Pencerenin infilakı değilim,
29:32Gölgeleri yüzlerinden tanırım,
29:34Bir resim bir ressamı aldatır bir yerlerde,
29:37Bir eşya bir hamalı,
29:39Ben hala öğütülen anılarıma,
29:41Değirmene inanırım.
29:43Bu derin aldanış kimden kalmadır,
29:46Bu uzaklık,
29:47Bu diba,
29:48Söyle bana hindiba.
29:49Sen nasıl bu kadar kelamın hası,
29:52Sen nasıl bu kadar şiir bohçası,
29:54Sen nasıl bu kadar esrarlı bir mum,
29:57Sen nasıl bu kadar rüya bahçası.
30:01Ben bir kervan muamması değilim,
30:04Çekinmem yolların kıvrımlarından,
30:07Ellerim ışıldar alaca karanlıkta,
30:10Saklambaçlar ortasındadır evim,
30:12Kışın kar topudur adını almak,
30:14Döner döner yüreğimde dağ olur,
30:17Yazın güneş yanığıdır düşlerim,
30:20Sonbahar ruhumu bekleyen obay,
30:22Söyle bana hindiba,
30:24Sen nasıl bu kadar sevda hecesi,
30:27Sen nasıl bu kadar hayal incesi,
30:30Sen nasıl bu kadar mutluluk çağı,
30:33Sen nasıl bu kadar tarih öncesi.
Yorumlar