- 2 gün önce
Kanal 7, Ramazan ayının manevi atmosferini ekranlara taşıyacak özel bir programla izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. “Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri”, Ramazan ayı boyunca her gün saat 23:50’de Kanal 7 ekranlarında yayınlanacak.
Edebiyatçı ve akademisyen kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Nurullah Genç, bu özel programda Ramazan’ın ruhuna uygun dini ve manevi konuları ele alacak. Gönüllere dokunan sohbetlerin yanı sıra, anlam yüklü şiirler ve edebi anlatımlar da programın önemli bir parçası olacak. İzleyiciler, günün yorgunluğunu huzur veren bir atmosferde geride bırakırken; inanç, ahlak, insan ilişkileri ve hayatın anlamına dair derinlikli sohbetlere eşlik edecek.
Sade ve samimi bir üslupla hazırlanan “Gönül Sohbetleri”, Ramazan gecelerine tefekkür, duygu ve edebiyat katmayı hedefliyor. Program, hem kalplere hem de zihinlere hitap eden içeriğiyle izleyicilere manevi bir yolculuk sunacak.
“Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri” Ramazan ayı boyunca her gece 23:50’de Kanal 7’de.
Edebiyatçı ve akademisyen kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Nurullah Genç, bu özel programda Ramazan’ın ruhuna uygun dini ve manevi konuları ele alacak. Gönüllere dokunan sohbetlerin yanı sıra, anlam yüklü şiirler ve edebi anlatımlar da programın önemli bir parçası olacak. İzleyiciler, günün yorgunluğunu huzur veren bir atmosferde geride bırakırken; inanç, ahlak, insan ilişkileri ve hayatın anlamına dair derinlikli sohbetlere eşlik edecek.
Sade ve samimi bir üslupla hazırlanan “Gönül Sohbetleri”, Ramazan gecelerine tefekkür, duygu ve edebiyat katmayı hedefliyor. Program, hem kalplere hem de zihinlere hitap eden içeriğiyle izleyicilere manevi bir yolculuk sunacak.
“Nurullah Genç ile Gönül Sohbetleri” Ramazan ayı boyunca her gece 23:50’de Kanal 7’de.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:05İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Bu sevdada ermenin zamanı geldi. Son menzile bu sevdada varmanın zamanı geldi. Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi. Suya bak,
00:43rüzgarı dinle. Can veren canan seninle. Uyan ki zamanı gülle sarmanın zamanı geldi. Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
00:57Ellerine güneşi al. Sanma ki tükendi hayali. Hüznün göklerinde hilal görmenin zamanı geldi.
01:06Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi. Oku Kerim kitabını. Dost doğru kıl hitabını.
01:17Mazlumların hesabını sormanın zamanı geldi. Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
01:27Yıka ruhundan kirleri. Nura akıt nehirleri. Allah deyip zincirleri kırmanın zamanı geldi.
01:37Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
01:40Duman çökse de çağrına, dolunayı bas bağrına. Canı dahi hak uğruna vermenin zamanı geldi.
01:51Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
01:56Bir bak kutlu devirlere, kahramanlara, pirlere, gül kokulu şehirlere girmenin zamanı geldi.
02:05Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
02:09Yalan, zulüm, vahşet, rüya, kabusa döndü her rüya.
02:17Dünyada yeni bir dünya kurmanın zamanı geldi.
02:20Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
02:25Kendini koru kendinden, kurtul uyku kemendinden.
02:30Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
02:34Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi.
02:39Yalan, zulüm, vahşet, rüya, kabusa döndü tüm dünya.
02:46Karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi dedik.
02:49Zamanı geldi şiirinde.
02:51Bugünkü dünyaya bir bakın değerli dostlar.
02:54Gönlünüz acıyacak.
02:56İçinizde bir şeyler kopup gidecek.
02:58Nasıl bir yüzyılda yaşadık ki son dönemde ortaya çıkanlar, yapılanlar,
03:04şu son iki yıl içerisindeki zulümler, eski zulümleri aratacak hadiseler.
03:10İnsan hakları, demokrasi, yeni bir dünya havariliğine soyulanların,
03:16dünyaya gösterdikleri fotoğraf ne kadar da acınası.
03:22İnsan, insan olmaktan çıkarılmak için uğraşıp duruyorlar yüzyıldır.
03:28İnsanı insan olmaktan çıkarmak için uğraşıp duruyorlar.
03:33Zaten yeryüzünde bazılarına göre kendilerinin dışındakiler insan bile değil.
03:40Böyle bir dünyada yaşamanın maliyeti oldukça ağır.
03:43İşte o yüzden gönül mehtabıma hoş geldiniz diyorum ve bugün arzu ediyorum ki şu son yüzyılda modern dedikleri çağda çoğaltılan
03:55mankurtlaşmayı konuşalım.
03:57Mankurtlaştırılan, köleleştirilen insanı konuşalım.
04:01Çünkü modern mankurtlaştırma müesseseleri öylesine hakim oldu ki bütün dünyaya.
04:08Gençlerimiz, çocuklarımız, ailelerimiz öyle büyük bir tehlike altında ki son fotoğraflara baktığınızda zaten görüyorsunuz.
04:17Bu çağ kızıl kıyamete dönmüş durumda.
04:21Böyle bir çağda ayağa kalkmak için yeniden bir dirilişe ihtiyaç var.
04:26Bu nedenle köleleştirenleri bilmek zorundayız.
04:31Mankurtlaştıranları bilmek zorundayız.
04:33Ve insanı köleleştiren bu dünya düzenini değiştirmek zorundayız.
04:38Başka hiçbir yolumuz yok.
04:39Bu sadece Müslümanlara, İslam ülkelerine hitap etmiyor.
04:43Bu insanlığa inanan, aileye inanan, çocuğun korunması gerektiğine inanan, insanın kıymetli bir varlık olduğuna inanan ve bütün insanların temelde birbirine
04:54eşit olduğuna inanan her insanı ilgilendiriyor.
04:58Değerli dostlar, dilin göstergeleri kelimelerdir demiştik daha önceki bölümlerde.
05:04Kelimenin hafızaya yazılması insanın insan olarak büyümesi açısından son derece önemlidir.
05:11Çünkü bütün kutsallarda hafızaya yazılır.
05:14Çocuğu nasıl yetiştirirseniz o çocuğun geleceği o şekilde çizilmiş ve belirlenmiş olur.
05:20Kişilik böyle oluşur çünkü.
05:22Buradan bütün anne babalara sesleniyoruz.
05:24İki on beş yaş arası çocuklarınız eğer sizin arzu ettiğiniz dünyanın, gelecekte arzu ettiğiniz ailenin, arzu ettiğiniz çocuk profilinin kelimeleriyle
05:34yazılmıyorsa o çocukları kaybedersiniz.
05:38Çünkü taştan silinir, demirden silinir, çelikten silinir ama insan hafızasından silinmesi mümkün değil.
05:47Beyaz bir perde gibidir çocuk hafızası.
05:49Oraya ne yazarsanız o kalır.
05:52Ta ki bir devrim olmadıkça, o çocuk bütün bir dünyasını değiştirmedikçe yazdıklarınız orada kalır.
05:59Peki ya hafızada bir şey yoksa?
06:01Ya hafızadakiler siliniyor ise?
06:04Hafızadakiler ortadan kaldırılıyor da insan kelimesiz hale getiriliyorsa,
06:10insan düşüncesini ifade edemeyecek kadar kelime yoksunu hale getiriliyorsa ne olacak?
06:17Nesillerimizin bugün 300-400 kelime ile konuştuğu bir dünyada meramımızı nasıl anlatacağız sevgili dostlar?
06:24Muhabbet ehli kardeşlerim.
06:26Bu nedenle dil, din, tarih, insan için vazgeçilmesi mümkün olmayan temel taşları ifade eder.
06:37Önce din, o dini taşıyacak dil ve o dilin bize anlatacağı tarih,
06:44Hz. Adem'den ilk insandan bugüne, kainatın yaratılışından kıyamete kadar geçen süreyi
06:52tasavvur edebilmemiz için, geçen ve geçecek olanı hayal edebilmemiz için ve kendimizi düzenleyebilmemiz için şarttır.
07:00Gönül böylesine ancak ayakta kalabilir.
07:04Yoksa gönülleri yıkılmış bir insanlığın güzel bir dünya düzeni kurma ihtimali yoktur.
07:11Benim aziz kardeşlerim, 1987 yılında Erzurum'da bir konferans vermek nasip olmuştu.
07:17Benim ilk sahne tecrübem de oydu.
07:20İlk defa Halk Eğitim Merkezi'nde, o zaman şiir kitaplarımızı yayınlayan kardeşimizin teklifi üzerine,
07:26bir konferans teklif edelim demesi üzerine, ben de tamam demiştim, başlık sormuştu.
07:32Mankurtlar olsun dedim. Şaşırdı.
07:35Hocam bu nasıl başlık? Ne anlatacak bununla?
07:38Dedim ki, Mankurtlar diye yaz.
07:40Çünkü bunu konuşmaya başlayarak başlamak istiyorum.
07:44Eğer ileride de konuşacaksam, sahneye çıkacaksam, ben Mankurtları konuşarak başlamak istiyorum.
07:52Gittim ve bir buçuk saatlik bir sürenin ardından program bittikten sonra sınıf öğretmenim yanıma geldi.
07:58Allah rahmet eylesin, Ferit Turan ismindeydi.
08:00Emeği vardı.
08:02Dedi ki, sarıldı ve dedi ki, Nurullahcığım tebrik ediyorum.
08:06Yabancı bir kavram bana, Mankurt'un ne olduğunu bilmiyordum.
08:08Burada öğrendim.
08:10Bu konuyu neden seçtin dedi.
08:12Yani neden başka bir konuyla başlamadın?
08:16Kıymetli hocama, Rahmetli hocama dedim ki, hocam dedim, ben şu anda doktora çalışmaları yapıyorum.
08:22Alanım stratejik yönetim, küreselleşme, dünyanın geleceği, insanlığın geleceği, fütürizm, bunlar üzerine düşünüyorum.
08:31Maalesef öyle bir dünya planlıyorlar ki, bu küreselleşmeciler, bundan belki de 50 yıl sonra, 40-50 yıl sonra insanlık pek
08:41çok değerini kaybedecek.
08:42Çünkü, Mankurt'laştırma arzusuyla, tek bir insan tipi oluşturarak, insanlığı köleleştirerek, kendi dünya düzenlerini kurmak için büyük bir program başlattılar.
08:53Bu programın, birinci derecede hedef alacağı husus, dildir.
08:58Çünkü şunu çok iyi biliyorlar.
09:01Dili katlettiğiniz zaman, insanın dilini zayıflattığınızda, kelimelerini azalttığınızda, hafızasını ondan aldığınızda, dini ve tarihi de unutturursunuz.
09:10İşte bunun için, köleleştirme müesseseleri, bütün gücüyle çalışıyor.
09:16Bunu en çok da, iletişim araçlarıyla, bizim eski dille temaşa araçlarıyla, yeni dille görsel iletişim araçları ya da görsel malzemelerle
09:25yapacaklar, diye söyledim.
09:27Hocamla aramızda, böyle bir konuşma geçti.
09:30İşte orada anlattığım, Mankurt hikayesi, cümlemizin hikayesidir.
09:35Çünkü, yüzyıllar öncesinden anlatılan bir efsaneyi, Allah rahmet eylesin, ünlü Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov bize naklederken, bugünü ve yarını da
09:46anlatıyor aslında.
09:48Geçmişte, cücenlerin, joan joanlar dediği, cücen milletinin, köleleştirmede ortaya koyduğu başarıyı, insanlığın geleceği için kara bir bulut, tam bir cehennem,
10:02tam bir ateş ocağı gibi anlatırken,
10:04aslında bugünden de bahsediyor Cengiz Aytmatov.
10:07Onu anlatmıştım kısaca.
10:09Eski zamanlarda, eski yüzyıllarda, kabileler birbirleriyle savaşırken, aldıkları esirleri köleleştirme yoluna gidiyorlar.
10:17Ki biz, bir belgesel vasıtasıyla, Orta Asya'yı gezdiğimizde, Türkistan taraflarında, o efsanenin anlatıldığı yerlerde de dolaştık.
10:26Oradaki develerle konuştum, hatta atalarınız böyle bir efsanede geçiyor, diye.
10:30Cengiz Aytmatov diyor ki, aldıkları esirleri köleleştirme yoluna gidenler, en iyi köleleştirme yolunu ararken, bunu cücenler buldu.
10:39Aldıkları esirlerin, canlı canlı kafa derilerini yüzdüler.
10:44Böylece çıkardılar deriyi buradan, şöyle aldılar.
10:49Ellerini ayaklarını bağladılar, ağızlarını bağlamadılar, bağırsınlar, feryat etsinler, acılarını taşırsınlar diye, çıkarsınlar diye.
10:56Böylece, güneşin altında onların, canlı canlı kafa derilerini yüzdüler.
11:00Ve oracıkta kesilmiş bir devenin, boynundan alınmış bir parçayı, oraya diktiler.
11:05Kişiler o kadar çok acı çekti ki, onları güneşin altına bıraktılar, çölde.
11:11Büzüldü yaralar, deri büzüldü.
11:14Büzüldükçe acı verdi onlara.
11:15Zaten kesilmiş bir kafa derisi, oraya yapıştırılmış ve dikilmiş bir deve derisi,
11:20Öyle bir büzüldü ki, böyle bir tua döndü.
11:23Ama o kadar çok acı çektiler ki, haykırdılar, bağırdılar, kilometrelerce öteden duyuldu feryatları.
11:30Ama nihayet, meselenin sonunda, zayıf olanların, güçsüz olanların,
11:35ya da metaneti, dayanıklılığı az olanların, hepsi ölüp gitti.
11:39Ayakta kalanlar güçlülerdi, iri yarı olanlardı.
11:42Onlar ayakta kaldılar ama, onlar da hafızalarını kaybettiler.
11:47Yani, kelimeleri silindi.
11:51Hatırlayın, Gazze'de, meseleler devam ederken, esir değişiminde,
11:56Filistinli bir kardeşimizi serbest bırakmışlardı, iri yarı bir adam.
12:00Sakalı, saçı birbirine karışmış, yıllarca esir kalmış, hafızasını kaybetmişti.
12:05Hiçbir şey hatırlamıyordu.
12:07İşte, mankurtlaştırma ya da köleleştirme sonucunda da, insanlar hafızalarını kaybediyorlar.
12:12Tek bir kişiyi hatırlıyorlar.
12:13Kim?
12:14Kafa derlerini yüzen adam.
12:15Sadece onu hatırlıyorlar.
12:18O otur dediğinde oturuyorlar.
12:19O kalk dediğinde kalkıyorlar.
12:21O yürü dediğinde yürüyorlar.
12:23Şu anda, köleleştirilen nesiller gibi, ellerindeki programların dediğini aynen yapan,
12:29Anneyi, babayı, çevreyi, tarihi, ülkeyi, dini, değerleri bir tarafa bırakıp,
12:33Bunlardan haberdar olmadan, kendisinin planlamış olanların planladığı gibi,
12:38Yürüyen çocuklarımız, gençlerimiz ve dünya insanlığı gibi.
12:41Onu köleleştiren ne diyorsa onu yapıyor.
12:44Ve onlara mankurt deniyor.
12:46İşte, Aytmata, orada bir Naiman Ana'yı adım atıyor.
12:50Bizim annemiz, Naiman Ana.
12:53Eşi dönen bay bir savaşta şehit düşünce, oğlunu kendisi yetiştiriyor.
12:59İryarı, gümrah bir oğul, Yolaman, Süleyman diyelim ya da kendisi yetiştiriyor.
13:05Dinini öğretiyor, tarihini öğretiyor.
13:07Kim olduğunu, nereden geldiğini, nereye gittiğini, Allah'ı, peygamberi, bütün değerleri.
13:11Şerhleri ben yapıyorum.
13:13Ama bir gün, cücenler gelip onu da esir edip götürüyorlar.
13:16Duyuyor ki, mankurtlaştırılmış.
13:18Günlerce ağlıyor.
13:19Ve şöyle söylüyor.
13:20Benim oğlum hatırlayacak.
13:22Ben ona çok iyi öğrettim çünkü.
13:23O unutmayacak.
13:26O köleleştirseler de, kendisini kaybetmeyecek.
13:30Vazgeçmiyor, arıyor.
13:31Çünkü o zamanlar, bir insan köleleştirdiği zaman, aileleri aramazdı.
13:36Çünkü bulduklarında da tanımazdı mankurt.
13:38Siz kimsiniz derdi, vazgeçip giderlerdi.
13:41Ama Nayman ana, dört yıl arayıp duruyor ve bir deve sürüsünün başında buluyor oğlunu.
13:48Yanına gidiyor.
13:50Sarılmaya çalışıyor ona.
13:53Köle direnince, durdurunca, evladım diyor, ben senin annenim.
13:58Ananım ben senin.
13:59Anam da kim?
14:00Ben Nayman anayım, o da kim?
14:02Sen dönen bayın oğlusun, o da kim?
14:05Bakıyor ki, evladı hiçbir şey hatırlanmıyor.
14:08Gözyaşları içerisinde, devesi akmayanın yanına doğru yürürken,
14:12eyvah benim oğlum da köleleştirilmiş diye sızlarken, ağlarken,
14:17efendisi geliyor mankurtun.
14:19Kimdi diye soruyor.
14:21Köle diyor ki, anam olduğunu söyledi.
14:23Efendi diyor ki, anan değil.
14:25Kafa derniği yüzmeye geldi.
14:26Öldür onu.
14:27Yayını geriyor, okunu takıyor.
14:29Nayman ana son defa ona döndüğünde, oku fırlatarak, annesini şehit ediyor.
14:35Ok, bağrına saplanıp, sinesine saplanıp,
14:38kıpkızıl kanlarla Nayman ana devesi akmayanın sırtından aşağı kayarken,
14:42bir sembolizm katıyor oraya Aytmatov.
14:45Ve şöyle diyor, beyaz başörtüsü bir kuşa döndü ve uçmaya başladı.
14:51Geldi, geldi, kölenin başının etrafında döndü.
14:54Uçtu, uçtu, uçtu.
14:55Şöyle haykırdı.
14:56Hatırla, hatırla kim olduğunu.
14:58Sen yolamansın, senin baban dönen bay.
15:01Hatırla, hatırla kim olduğunu.
15:03O kuş, yüzlerce yıl Sarı Özek Bozkırı'nda uçup durdu.
15:07Kervanların, seyyahların, gezginlerin, insanların karşısına çıktı ve aykırdı.
15:12Hatırlayın, hatırlayın kim olduğunuzu.
15:14O kuşa, o günden itibaren, dönen bay kuşu dendi.
15:18İşte, dönen bay kuşlarının çokça olması gereken bir dünyada yaşıyoruz şu anda.
15:23İnsanlığa nereden geldiğini, nereye gittiğini hatırlatacak.
15:27Ebedi, ezeli, geçici bir hayatı, fani dünyayı, cenneti, cehennemi, mahşeri, kıyameti,
15:34onları yaratanın bütün kainata hakim olduğunu,
15:37hiçbir şeyin sebepsiz olmadığını, hesabın mutlaka geleceğini hatırlatacak.
15:42Ve tek hakikatin, Hazreti Adem'den bugüne, Hazreti Adem'den Hazreti İbrahim'e,
15:48Hazreti İbrahim'den Hazreti Musa'ya, Hazreti Musa'dan Hazreti İsa'ya,
15:52Hazreti İsa'dan Hazreti Muhammed'e gelen tek yolun İslam olduğunu,
15:56dünyanın ancak İslam'la ve onun adaletiyle kurtulabileceğini,
16:00insanı ve nesilleri bugün mahvedenlerin zalim olduklarını, karanlıkta olduklarını
16:05ve dünyanın karanlığını temsil ettiklerini,
16:08o yüzden karanlığı tam kalbinden vurmanın zamanı geldi demiştik,
16:12onlara mutlaka karşı koymamız gerektiğini öğrenecek.
16:17İşte bir insanın hafızasını elinden alırsanız,
16:20onu mankurtlaştırırsanız, bütün bunları kaybedersiniz.
16:24Dönembe aykuşu olun değerli dostlar,
16:26her birimizin bir dönembe aykuşu olması lazım.
16:29Ve Cengiz Aytmatov'a Paris'te soruyorlar,
16:32diyorlar ki, siz bu tiplemeyle, mankurt tiplemesiyle,
16:39Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde,
16:42üç aylıkken, beş aylıkken, altı aylıkken, altı yaşındayken evlerinden alınıp götürülen,
16:49Kızıl Ordu'ya robot, ateist, komünist, asker olarak yetiştirilen,
16:55çocukları, hangi çocuklar?
16:58Özbek çocuklarını, Kırgız çocuklarını, Kazak çocuklarını, Türkmen çocuklarını,
17:02Tacik çocuklarını, Azerbaycan çocuklarını mı kastediyorsunuz?
17:07Rivayet böyle ki,
17:08verdiği cevap şöyle, hayır.
17:10Bir insanın,
17:11ille de mankurtlaştırılması için,
17:14ailesinden alınıp götürülmesi,
17:17ya da,
17:18kafa dersinin yüzülmesi gerekmez.
17:20Bir insanı mankurtlaştırmak istiyorsanız,
17:23hafızasını elinden alın.
17:25Hafızasını elinden almak için de,
17:28dilini elinden alın,
17:29kelimelerini elinden alın.
17:31Çünkü dili elinden alırsanız,
17:33tarihi alırsınız,
17:34dini alırsınız.
17:36O yüzden,
17:37dünya üzerindeki dil maceralarına ve bizim ülkemizdeki dil maceralarına iyi bakmamız lazım.
17:42Dili aldığınız zaman,
17:44kelimeleri,
17:45kelimelerin göstergelerini alırsınız.
17:48O göstergeleri aldığınızda,
17:49yönünü değiştirirsiniz insanın.
17:51Ve köleleştirirsiniz.
17:53İşte bu nedenle,
17:55bu bölümün başlığını böyle koyduk.
17:57Mankurtlar oruç tutamaz.
17:59Mankurtlar namaz kılamaz.
18:01Mankurtlar,
18:02ibadetin ne olduğunu bilmez,
18:04tarihin ne olduğunu bilmez,
18:05insanın,
18:06İslam'ın,
18:06geçmişin,
18:07nereden geldiğinin anlamını bilemez.
18:09Çünkü kelimeleri yoktur.
18:11Hafıza alınmıştır elinden.
18:12Ve bir de değerli dostlar,
18:15bunun modern bir örneğiyle de karşılaştım.
18:181993 yılında,
18:20Türkçenin uluslararası şiir şöleni için,
18:22Kazakistan'a gitmiştik.
18:25Allah rahmet eylesin,
18:27Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı,
18:28Mehmet Doğan'la beraber ve çok kıymetli şairlerimizle beraber,
18:33Metin Yunal,
18:34Mengüşoğlu,
18:35Bağattin Karakoç,
18:36Mehmet Akif,
18:36İnan,
18:37Erdem Beyaz,
18:37çok kıymetli şairlerimizle beraber,
18:401993 yılında,
18:42henüz yeni bağımsızlığını kazanmış olan,
18:44Kazakistan'ın,
18:45Almaata,
18:46dedikleri,
18:48Almat diye kısa ifade ettikleri,
18:50o zamanki başkentlerine gitmiştik.
18:53Yine benim çok yakın dostum,
18:55Vahab Akbaş,
18:56Abdül Vahab Akbaş şair,
18:58Allah rahmet eylesin.
18:59Ki,
19:00Metin abi hariç,
19:02bu saydıklarımın tamamı,
19:03rahmeti rahmana,
19:04irtihal eyledi,
19:05gittiler.
19:06Mekanları cennet olsun.
19:08Vahab Akbaş'la,
19:10bir,
19:11Kazak yazara,
19:12otelin lobisinde şöyle bir soru sorduk.
19:14Dedik ki,
19:15bize Kazakistan'ın en ilginç şeyini söyler misin?
19:19Görmek istiyoruz.
19:20Panfilof meydanına gittiniz mi,
19:22parkına dedi.
19:23Dedik,
19:23gittik.
19:24Çünkü,
19:251988,
19:261989,
19:28Perastroika,
19:28Glasnost yıllarında,
19:30Kazakistan'da,
19:31Almat'ı da,
19:32Panfilof meydanındaki adına,
19:34Panfilof'un adını vermişlerdi.
19:35Orada şehit düşen,
19:36subayın adı.
19:38Orada,
19:394000'e yakın Kazak genci öldürülmüştü.
19:42Şehit edilmişti.
19:43Onların bulunduğu meydanı gördünüz mü?
19:45Gördük dedik.
19:46O zaman dedi,
19:47Kazakistan'ın en ilginç şeyini söyleyeyim mi?
19:49Söyleyin dedik.
19:51Salı ve Perşembe sabahları,
19:53çünkü çarşamba günü program vardı.
19:55Salı ve Perşembe sabahları,
19:57erkenden şu iki caddeye gideceksiniz.
19:59Caddelerin isimlerini verdi.
20:01Orada sabırla bekleyeceksiniz.
20:03Kazakistan'ın en ilginç şeyini göreceksiniz dedi.
20:06Gittik.
20:07Vahab abiyle bekliyoruz.
20:09Yaşlı kadınlar sokakları süpürüyorlar.
20:12Hatta,
20:13takıldık kendi kendimize.
20:15Dedik ki,
20:15bizim orada olsaydı nenelerimiz,
20:17biz onlara şimdi çay verirdik.
20:18Böyle de bir konuşma geçti aramızda.
20:21Kimse gelmeyince,
20:22Allah Allah yanlış mı anladık diye,
20:23tam hareket edip gidecektik.
20:25Birdenbire uzunca bir araba geldi.
20:27Sokağın başında durdu.
20:29İçinden battaniye üzerinde,
20:31böyle pelteleşmiş bir canlıyı indirdiler.
20:34Böyle içinde sallanıyor.
20:36Birisini indirdiler.
20:37İnsan mı değil mi anlayamıyorsunuz.
20:40Sokağın,
20:41caddenin kenarına koydular.
20:43Ve biz karşıdaydık.
20:44İnsanlar gelip geçerken ona,
20:47para vermeye başladı.
20:48Dilendirmeye başladılar.
20:49Hemen Vahab abiyle gittik yanına.
20:51Bakar bakmaz,
20:53Abdül Vahab başa Allah rahmet eylesin.
20:55Ağlamaya başladı.
20:56O kadar duygusal,
20:57o kadar merhametliydi ki,
20:58Nurullahcığım bu ne dedi ya dedi.
21:01Şöyle tarif edeyim.
21:03Dudaklar yok,
21:04dişler dışarıda.
21:06Çene gitmiş,
21:07burada kemik görünüyor.
21:10Gözler,
21:12öyle bir halde ki bakamıyorsunuz.
21:13Çünkü göz kapakları yok.
21:16Başın yarısı,
21:18kıpkırmızı deri.
21:19Kolun yarısı kıpkırmızı deri.
21:21Böyle gözler,
21:23böyle duruyor.
21:24Bakıyor mu,
21:25bakmıyor mu anlayamıyorsunuz.
21:27Böyle bir varlık.
21:28İkimiz de ağladık.
21:30Hemen öbür caddeye koştuk.
21:32Bu nedir anlayamadık.
21:34Nasıl olur böyle bir insan,
21:35bu hale nasıl gelir anlayamadık.
21:37Koştuk öbür caddeye.
21:38Orada da,
21:39gözün biri çukur,
21:39biri dışarıda,
21:41bedenin tamamına yakını,
21:42kıpkırmızı,
21:43deri soyulmuş.
21:45Böyle,
21:46pelteleşmiş tatlı gibi böyle yalpalıyor o canlı orada.
21:51Ne olduğunu anlayamıyoruz.
21:52İnsan ama insan değil gibi.
21:54Otele koştuk.
21:57Bulduk kazak yazarı.
21:59Anlattık.
22:00Dedik ki gördük.
22:01Nedir onlar?
22:02Ağladınız mı?
22:03Dedi.
22:03Hem de nasıl ağladık dedik.
22:05O nasıl bir şeydi anlayamadık.
22:08Mendilini çıkardı,
22:09kendisi de biraz ağladı.
22:10Dedi ki benim yeğenim de onlardan biriydi.
22:12İki ay önce vefat etti.
22:14Defnettik.
22:15Peki dedik kim bunlar?
22:18Onlar dedi,
22:19Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin yaptığı nükleer denemelerde,
22:23kobay olarak kullanılan,
22:2518, 20, 25, 30 yaş arası,
22:29gençlerimizden arta kalanlardır.
22:32Tüylerimiz diken diken oldu.
22:35Pek çoğu zaten öldü gitti.
22:36Kalanlar da bunlar.
22:38Ve en son biz,
22:39Söğüt Gölgesi belgeselini çekerken,
22:41bir kişi kalmıştı,
22:42o da vefat etti demişti oradaki kazak yetkililer.
22:45Nükleer denemelerde,
22:47kobay olarak kullanıyorlar.
22:49Pek çoğu ölüyor zaten.
22:50Kalanlar da böyle.
22:51Ben hemen sordum kazak yazara.
22:53Hafızası var mı?
22:54Ne dedi biliyor musunuz?
22:56Ayağa kalktı ve dedi ki,
22:58hocam dedi,
22:59bunlar da modern mankurtlar.
23:01Hiçbir şey hatırlamıyorlar.
23:03İşte mankurtlaştırmak böyle bir şey.
23:06Bu dünyanın ne kadar zalim bir hale geldiğini,
23:08bu iki misalden anlayabilirsiniz.
23:11Bu hadiseyi anlatan Cengiz Aytmatov'un,
23:13babasına ne oluyor biliyor musunuz?
23:15Kırgızistan'da ikisinin mezarında ziyaret ettik.
23:18Babası,
23:19yine Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde,
23:22Bişkek'in eteğine gömülen,
23:23iki yüzün üzerindeki alimden birisi.
23:26İnsanlar birdenbire kayboluyorlar.
23:28Nerede olduğunu anlayamıyor.
23:29Kimse bulamıyor,
23:30soramıyor.
23:31Babası da kayboluyor.
23:33Ve o bağımsızlığı kazanma dönemlerinde,
23:36Çoban'ın biri kızına söylüyor.
23:37Diyor ki,
23:38ben oraya gömülmüş iki yüzün üzerinde insan gördüm.
23:41Ayaküstü gömüldüler,
23:42böyle ağızları bağlı,
23:43elleri bağlı.
23:44Canlı canlı örtüldüler ve öldürüldüler orada.
23:47Eğer bir gün bu ülkede ferahlık olursa,
23:50bunu git.
23:51Yöneticilere söyle,
23:52onlar da onları oradan çıkarsınlar.
23:54Çoban bunu söyleyince ve,
23:56bağımsızlık da gelince,
23:57kızı da yetkilileri anlatınca,
23:59gidip oradan,
24:00o gömülenlerin kemiklerini çıkarıyorlar.
24:03Cengiz Aytmatov koşuyor,
24:04babam da onların içinde mi diye.
24:07Babasını nasıl tanıyor biliyor musunuz?
24:08Gömdeğinden.
24:09Bu benim babamın gömdeğiydi diyor.
24:11Elini cebine atıyor ki,
24:13adam yazmış,
24:13ben filanca Aytmatov diye.
24:15Tanınsın, bilinsin diye.
24:17Dil böyle bir şey.
24:18Dili olmasa,
24:19anlatamasa,
24:20kimliğini ifade edemezse bir insan,
24:22nasıl yaşar bu dünyada?
24:24Köle olarak yaşar.
24:26Ve mankurtlar,
24:27bu çağın en önemli,
24:29meselesi haline geldi değerli dostlar.
24:31Şu anda yeryüzünde,
24:32binlerce değil,
24:34yüz binlerce değil,
24:34milyonlarca değil,
24:36belki milyarları bulabilecek,
24:38kimliğinden bir haber,
24:39geçmişini bilmeyen,
24:40nereden geldiğini bilmeyen,
24:41kim olduğunu bilmeyen,
24:43hafızası elinden alınmış,
24:44uyduya dönüştürülmüş,
24:47insanlar grubu var.
24:48İnsanlık grubu var.
24:50İşte,
24:51bundan silkinebilenler,
24:53mankurtluktan uzaklaşabilenler,
24:54Gazze hadisesi sırasında,
24:57sokaklara,
24:57meydanlara döküldüler.
24:58Dünyanın pek çok yerinde,
25:00ve bu zulme,
25:01bugün ortaya çıkan hadiseyi de bilselerdi,
25:03o zaman belki de sokaklar yıkılırdı,
25:05caddeler yıkılırdı.
25:06Bu zulme karşı çıktılar.
25:09İnsanın,
25:09telef edildiği bir çağda,
25:12insanın kıymetinin,
25:13bu kadar düşürüldüğü bir çağda,
25:15insanın yeniden,
25:16insan olarak algılanabilmesi için,
25:19insanlığın,
25:20Maide suresinin,
25:2132. ayetini,
25:22göğe yazması lazım.
25:24İnsanlığın göğüne yazması lazım.
25:26Kadın,
25:27çoluk,
25:27çocuk,
25:28yaşlı,
25:28herkes o kadar kıymetlidir ki,
25:30ve Müslüman,
25:31savaşın dışında,
25:33şu iki hususun dışında,
25:34hiçbir insanın hayatına kıyamaz,
25:36çünkü Kur'an'ın teminatı altındadır.
25:38Buyuruyor ki Rabbimiz,
25:40İsrail oğullarına demedik mi?
25:43Ne kadar da hitap ediyor bugüne değil mi?
25:46Çocukların kanının emildiği bir çağdan söz ediyoruz,
25:49bir yüzyıldan söz ediyoruz.
25:51İsrail oğullarına demedik mi?
25:54Bir cana bedel olmadıkça,
25:57fitneye sebep olmadıkça,
25:59bir insanı haksız yere öldürmek,
26:02bütün insanlığı öldürmek gibidir.
26:04Ona hayat vermek ise,
26:06bütün insanlığa hayat vermek gibidir.
26:10Değerli kardeşlerim,
26:11gönlünüzden geçsin istiyorum.
26:13Sizce,
26:15bu yüzyılda,
26:16insanı böylesine telef edenler,
26:19kaç yüz bin bütün insanlığı telef ettiler.
26:23Şu günlerde ortaya çıkan katledilmiş çocukların,
26:27her biri kaç yüz bin bütün insanlığa bedel çocuklardı.
26:32Bunun üzerinde düşünmemiz lazım.
26:33ve programımızı altıncı tabletle bitirelim.
26:41Hazreti Musa'yı beyaz eliyle,
26:44yedi beyzasıyla biliriz.
26:46Ona da atıfta bulunan bir şiirle bitirelim,
26:49bugünü,
26:50bu programı.
26:52altıncı tablet.
26:55Sen renkli çoban kuşunun aşkına düştün.
27:00Bu,
27:00sahih sümer tabletlerinden alınan bir ifadedir.
27:05Ve altıncı tablet.
27:08Suskunlar kaybeder dünü, yarını.
27:12Tarumar gönüller aynalarını.
27:14Cephede seninle avunuyorum.
27:18Yedi beyzanın gölgesindeyim.
27:20Uzağında mısın göklerin hala?
27:23Hatırasında mı sevdiğimizin?
27:25Ellerini neden savunuyorum?
27:28Sabır taşı ölüm değirmenine.
27:31Kırbasında su kalan umutları.
27:34Bir de annemin avuçlarından,
27:36babamın nehir dualarını,
27:37getir cephesine dirliğimizin.
27:41Bağdat'ım,
27:42Kahireyim,
27:43Göz yaşıyım,
27:45Şam'dan Mekke'ye akan.
27:46İstanbul'um,
27:48Ankara'yım.
27:49Evrenin kanayan topraklarında,
27:52başını kaybetmiş ana karayım.
27:55Uzat ellerini,
27:57bıldırcın olsun.
27:58Bir kanadı sende,
28:00birisi bende.
28:01Uçalım semaya doğru.
28:03Koysam yüreğimin pervazlarına,
28:06bilmem ısınır mı ayaz ellerim?
28:08O beyaz ellerim,
28:10beyaz ellerim.
28:13Yorgun saatlerin yelkovanıyım.
28:16Akrebin soluğu yakalar beni.
28:19Bir ipi bağlarken beyaz bir güle,
28:21meğer can vermekmiş bakmak sahile,
28:24denizleri gülen dünyada bile.
28:27Kol kırılıp kalıyor da,
28:29kalmıyor kırılınca kalp ten içindi.
28:33Ellerini arayan gezginlerin omuzlarında ölüm,
28:37kervan yitik yön içindi.
28:39Yolunu kaybetse mevsimler bende,
28:42kışım olmayacak bu yaz ellerim,
28:44o beyaz ellerim,
28:46beyaz ellerim.
28:50Yolcuların yolcu olmayanlardan niyedir küskünlüğü bulunca?
28:55Bir hayalin en içli baharını umarken,
28:58sığındığı yerde ölüyor insan,
29:01ülkesinden kovulunca.
29:04Tenha tenha peşindeyim hayatım,
29:06kuşlar ırak bana,
29:08çiçekler ırak,
29:09kuyulara düşürdüğüm kalbimse,
29:11sanma ki yadına eremem göğün yere tutunarak ve ağlayarak.
29:18Başımı ararken harabelerde,
29:21gözlerim yakmalı kirpiklerini,
29:23kapısına varmalıyım mahşerin.
29:26Yedinci kat göğe taşır mı beni,
29:29yakarı şerlerin,
29:30niyaz ellerim,
29:32o beyaz ellerim,
29:34beyaz ellerim.
29:36Kim siyahı usulca tuttuğumda ak olur,
29:40dinlemeli miydim antika bir sarayın pencerelerinden yayılan hüzzam ezgilerini?
29:46Yalnızlığa dokununca içimde infilak olur,
29:49insü cin birleşir yakmak için yüzümün semaya adanmış çizgilerini.
29:56Alıp gittiler senden uzayan,
29:58Babil toprağına vuran gölgeyi,
30:00kervanlara fener tutan bilgeyi,
30:03kucağına bıraktılar ölümün.
30:05Yenilgiler kaldı benden geriye,
30:07bir de eşiğimde destur bekleyen,
30:10o vahim karanlık,
30:11o şuhfelerin,
30:13aşk el yakın girsin rüyalarıma,
30:16biraz bakışların,
30:18biraz ellerim,
30:20o beyaz ellerim,
30:22beyaz ellerim.
Yorumlar