Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 9 saat önce
Döküm
00:00Önce yüzyıl başlarındayız.
00:02Buhara yakınlarında Kasr-ı Arifan denilen bir yer vardır.
00:07O zamanın en büyük evliyasından olan Hace Muhammed Baba Semmasi Hazretleri bir gün Kasr-ı Arifan'ı teşrif ederler.
00:16Talebelerine şöyle buyurur bu büyük veli,
00:19Burada büyük bir zatın kokusunu duyuyorum.
00:23Bu beldede büyük bir evliya yetişecek.
00:25O sırada Hace Muhammed Baba Semmasi Hazretlerini çok seven bir baba,
00:32Yeni doğmuş olan oğlunu kucağına alır,
00:36Bu oğlumu bu büyük evliyanın huzuruna götüreyim,
00:40Ondan himmet, yardım isteyeyim, bereketleniriz inşallah deyip düşer yollara, varır huzura.
00:48O zaman büyük veli Hace Muhammed Baba Semmasi Hazretleri,
00:53Bu yavru benim oğlumdur.
00:55Ben bunu manevi evlatlığa kabul ettim der ve talebelerine seslenir.
01:02Size bahsettiğim mübarek zat doğmuştur.
01:05İşte o mübarek koku, bu melek yavrunun kokusudur.
01:09Böylece daha üç günlük bebekken, bir büyük velinin müjdesine,
01:15Duvarlarına kavuşan ve minicik yavruyken alnında yüksek nurlar parlayan bu zat kimdi sevgili seyirciler?
01:22Bu zat, evliyanın büyüklerinden, insanları hakka davet eden, doğru yolu gösteren ve silsizliği aliye denilen büyük alim ve velilerin on beşincisidir.
01:35Bu zat, Allah-u Teala'nın sevgisini kalplere nakşettiği için,
01:41Nakşibend, Şahı Nakşibend ve Behaeddin lakaplarıyla tanınan İslam büyüğüdür.
01:48Bu zat, seyyid olup, mübarek ecdadı, baba ve dedeleri,
01:53Resulullah Efendimiz'e uzanan bir altın zincirin halkasıdır.
01:59Sevgili seyirciler, Şahı Nakşibend Hazretlerinin asıl ismi,
02:04Muhammed bin Muhammed'dir.
02:05Bu büyük zat, 1318'de, Buhara'ya yakın Kasr-ı Arifan'da doğdu.
02:131389 yılında, yine bu beldede vefat etti.
02:18Kabri şerifi, bugün hak aşıklarının bir ziyaret yeridir.
02:22Behaeddin Buhari Hazretlerinin ilk hocası,
02:26Daha doğar doğmaz kendisini manevi evlatlığa kabul eden
02:30Ve hakkında çok müjdeler veren,
02:33Hace Muhammed Baba Semmasi'dir.
02:36Önce, ondan istifade etti.
02:39Daha sonra bu hocası,
02:41Onun yetiştirilmesini,
02:43En meşhur talebesi,
02:45Seyyid Emir Külal'e havale etti.
02:48Yedi sene,
02:49Seyyid Emir Külal Hazretlerinin sohbetine devam etti.
02:52Sonra da,
02:54Onun izniyle,
02:56Mevlana Arif Dikgira'nın sohbetine devam etti.
03:00Yedi senede onun yanında kaldı.
03:03Bundan sonra,
03:04Kusam Şeyh ve Halil Atanın sohbetlerinde bulundu.
03:09Bir müddet de,
03:11Halil Atanın yanında kaldı.
03:13Ayrıca,
03:14Mevlana Behaeddin Kışlakı'dan,
03:16Kışlakı'dan,
03:17Hadis ilmini öğrendi.
03:20Bundan başka,
03:20Abdülhalik Goncdivani Hazretlerinin ruhaniyetinden de feyz aldı.
03:25Böylece,
03:27Tasavvufta ve diğer ilimlerde çok iyi yetişti.
03:30Kendisi şöyle anlatmıştır.
03:32Çocukluk çağından,
03:34Bülü çağına kadar,
03:35Büyük Hocam,
03:36Muhammed Baba Semmasi'nin sohbetinde bulundum.
03:38On sekiz yaşına girdiğim sırada,
03:42Dedem beni evlendirmek istedi.
03:45Hocam,
03:45Muhammed Baba Semmasi'yi düğünüme davet etmek için,
03:49Beni Semmasa gönderdi.
03:51Semmasa varıp,
03:53Hocamı görmekle şereflendim.
03:54Ve elini öptüm.
03:56Sohbetinin bereketinden,
03:58Bende,
03:59Öyle bir hal hasıl oldu ki,
04:02Hocamın sohbetine can atıyordum.
04:04O gece,
04:06Kalbimdeki bu arzu ve istekle,
04:08Gece yarısından sonra kalkıp abdest aldım,
04:12Ve hocamın mescidine gidip,
04:14İki rekat namaz kıldım.
04:16Başımı secdeye koyup,
04:17Çok dua ettim.
04:19Dilimden şu dua çıktı.
04:21Allah'ım,
04:23Bana bela yükünü çekmeye kuvvet ver.
04:26Mihnet ve muhabbetini çekmeye takat, güç ver.
04:30Sabah olunca,
04:31Hocamın huzuruna vardım.
04:33Bana bakıp,
04:34Gece olup bitenleri söyledikten sonra,
04:36Ey evladım,
04:38Duada şöyle demek lazımdır.
04:41Ya Rabbi,
04:43Razı olduğun şeyi,
04:44O zayıf kuluna,
04:46Kereminle ihsan et.
04:48Çünkü,
04:49Allah-u Teala'nın rızasını kazanan kimseye,
04:52Bela gelmez.
04:53Eğer Allah-u Teala,
04:55Sevdiği bir kuluna bela gönderirse,
04:57Yine kendisi,
04:59O sevgili kuluna kuvvet ve tahammül ihsan eder.
05:02Ve o belaya tutulmasının,
05:04Hikmetini bildirir.
05:05Bela istemekte güçlük vardır.
05:09Şah Nakşibend Hazretleri,
05:12Şöyle anlatmıştır.
05:14Talebeliğimin ilk günlerinde,
05:16Büyük Hocam,
05:18Hace Muhammed,
05:18Baba Semmasi Hazretlerinin,
05:20Emrettiği şeylerin hepsini yerine getirdim.
05:23Bunların faydalarını ve tesirlerini,
05:25Kendimde gördüm.
05:27Hocam bana,
05:28Resulullah Efendimizin,
05:30Ve Eshab-ı Kiram'ın yolunda bulunmamı söylemişti.
05:33Ben bu vasiyeti tuttum.
05:36Bu hususta,
05:37Son derece dikkat ve gayret gösterdim.
05:40Alimlerin meclislerine devam edip,
05:43Nasihatlerini dinledim.
05:44Alimlerin eserlerini okuyup,
05:47Bildirlenlere göre amel ettim.
05:49Allah-u Teala'nın ihsanıyla,
05:52Bunların faydasını gördüm.
05:53Tasavvufta en faydalı,
05:56Ve maksada çabuk kavuşturan şey,
05:59Allah-u Teala'ya canı gönülden,
06:02Kendinden geçerek dua ve niyaz etmek,
06:05Yalvarmak,
06:06Ve Allah-u Teala'nın rızasını istemektir.
06:09Bu mekanda,
06:10Sarı yüz,
06:12Ve eski elbise ararlar.
06:14Atlas ve ipeğin pazarı,
06:16Buradan başka yerdedir.
06:19Bir salih,
06:20Hakikat yolunda kendi nefsini,
06:22Herkesten aşağı görmeli,
06:23Hem de yüz bin defa daha aşağı görmeli.
06:27Nefsimi,
06:29Kainattaki her şey ile karşılaştırdım.
06:32Hakikatte her şeyi,
06:34Her varlığı,
06:36Her mahluku,
06:37Daha üstün,
06:38Ve daha hoş gördüm.
06:40O hale geldi ki,
06:42Nefsimle,
06:43Varlıklardan herhangi biri arasında,
06:45Kıyas yaparak düşündüm.
06:47Kendimi aşağı ve aciz gördüm.
06:49Bu,
06:50Benim içimdeki her türlü kir ve pası temizledi.
06:54Kainatta ne varsa,
06:56Hepsinden fayda gördüm.
06:58Fakat nefsimden,
06:59Hiçbir fayda görmedim.
07:01Nefsimin önüne geçmemiş olsaydım,
07:04Onu terbiye etmeseydim,
07:06Ve kendi isteği ile,
07:08Baş başa bıraksaydım,
07:10Beni bu kapıdan içeri almadıkları,
07:12Bu makama koymadıkları gibi,
07:14Nefsimin daha bana nice zararları olacaktı.
07:19Şah Nakşibend Hazretleri,
07:21Yine şöyle anlatmıştır.
07:23Bir kış günüydü,
07:25Beni bir cezbe hali kapladı.
07:28Kendimden geçip,
07:29Kırlarda,
07:31Sahra ve dağlarda,
07:33Yalın ayak başı açık gezip,
07:34Dolaşmaya başladım.
07:36Ayaklarım yarılıp parçalandı.
07:38Bu haldeyken,
07:39Bir gece,
07:41Hocam Emir Külal ile sohbet etmek arzusu uyandı.
07:45Bu arzu ile huzuruna gittim.
07:47Talebeler etrafında toplanmış,
07:50Hocam da baş tarafta oturuyordu.
07:52İçeri girip,
07:53Karalarına katıldım.
07:55Emir Külal Hazretleri,
07:57Bu kimdir dedi.
07:59Veha ettiğindir dediler.
08:01Talebelerine,
08:03Beni meclisten dışarı çıkarmalarını söyledi.
08:06Onlar da beni dışarı çıkardılar.
08:07O zaman nefsim,
08:10Son derece azdı,
08:12Ve taşkınlık yapmak istedi.
08:14Az kalsın nefsim irademe galip geliyordu.
08:17Fakat,
08:18Allah-u Teala'nın ihsanıyla,
08:21Nefsimi serkeşlikten ve itirazla men ederek,
08:24Ey nefis,
08:26Ben bu horlanmayı Allah için kabul ettim.
08:30Beni Allah-u Teala,
08:31Elbette bundan dolayı mükafatlandırır.
08:34Dedim.
08:34Başımı Seyyid Emir Külal Hazretleri'nin kapısının eşiğine koydum.
08:41Sabaha kadar öyle kaldım.
08:43Üzerime kar yağdığı halde kalkmadım.
08:46Sabah namazı vakti,
08:48Seyyid Emir Külal Hazretleri dışarı çıkarken,
08:50Ayağını kapının eşiğine atınca,
08:54Karlar arasında kalan başıma bastı.
08:58Beni o halde görünce,
09:00Teveccühte bulunup,
09:02Müjde verdi.
09:03Beni içeri alıp,
09:04Teselli ederek,
09:05Ayaklarımdaki dikenleri mübarek elleriyle çıkardı.
09:09Yaralarıma ilaç sürdü.
09:10Oğlum,
09:12Bu saadet libası,
09:14Elbisesi,
09:16Ancak sana layıktır,
09:17Buyurdu.
09:18Ruhani feys,
09:20İşte bende.
09:20O zaman hasıl oldu.
09:22Ben de,
09:24Şimdi her sabah evimden mescide çıkarken,
09:27Bir talebemi o halde görmek isterim.
09:30Fakat,
09:31Şimdi talebe kalmadı.
09:32Hepsi şeyh oldu.
09:34Vehaeddin Buhari Hazretleri'ne,
09:36Bir gün hediye olarak bir miktar balık getirilmişti.
09:40Balığın getirildiği sırada,
09:42O mecliste hazır bulunan talebeleriyle beraber balığı yemek arzu ettiler.
09:47Bunun üzerine balık hazırlanıp,
09:49Sofra kuruldu.
09:51Talebeler,
09:52Vehaeddin Buhari ile birlikte sofraya oturdular.
09:55İşlerinden biri gelip sofraya oturmadı.
09:59Seyyid Vehaeddin Buhari Hazretleri ona,
10:02Niçin gelip oturmuyorsun dedi.
10:04Ona oruçluyum diyerek,
10:06Nafile oruç tutmakta olduğunu bildirdi.
10:09Halbuki fıkıh kitaplarında,
10:12Nafile oruç tutan,
10:14Davet edilirse orucunu bozabilir diye yazmaktadır.
10:17Ona,
10:18Gel bize uy dedi.
10:20Fakat gelmedi.
10:21Tekrar,
10:22Gel bize uy.
10:23Sana Ramazan günlerinden bir günde tutulan oruç sevabı kadar,
10:28Hediye edeyim dedi.
10:29Fakat o kimse söz tutmayıp,
10:32İnadında ısrar etti.
10:33Bunun üzerine talebelerine,
10:36Bu adam Allah-u Teala'dan uzaktır.
10:38Siz onu terk ediniz buyurdu.
10:40O oruçlu kimse,
10:42Son derece zahid bir kimse idi.
10:44Fakat Vehaeddin Buhari Hazretleri'nin sözüne peki demeyip,
10:47Muhalefet göstermesi sebebiyle,
10:51Ne namaz,
10:51Ne de niyaz kaldı.
10:52Tamamen,
10:54Dünyaya tapmaya başladı.
10:56Ve felakete düştü.
10:58Vehaeddin Buhari Hazretleri,
11:00Buhara köylerinden bir köye gitmişti.
11:03Şeyh Hüsrev adında bir zatın evinde misafir oldu.
11:08O akşam Şeyh Hüsrev,
11:10O köyde bulunan bütün alimleri ve ileri gelenleri evine davet etti.
11:15Hep birlikte yemek yediler.
11:16Yemekten sonra,
11:18Vehaeddin Buhari Hazretleri,
11:20Ev sahibi Şeyh Hüsrev'e,
11:21Git kapıya bak, kim var buyurdu.
11:25Gidip baktı ki,
11:27Köy halkından Yusuf adında biri,
11:29Bir kap içinde armut getirmiş kapıda bekliyordu.
11:33İçeri girmesine müsaade edildi.
11:35O da içeri girip,
11:37Elindeki armut dolu kabı,
11:39Vehaeddin Buhari Hazretleri'nin önüne koydu.
11:42Vehaeddin Buhari,
11:44Bu armutları nereden aldın dedi.
11:46O da aldığı yeri söyledi.
11:49Vehaeddin Buhari Hazretleri,
11:50Bir müddet susup,
11:53Sonra ev sahibine,
11:55Bu armutları büyük bir kaba boşalt gel dedi.
11:58Ev sahibi,
12:00Armutları büyük bir kaba boşaltıp ortaya koydu.
12:04Vehaeddin Buhari Hazretleri,
12:06Armutlardan birini alıp getiren kimseye verdi.
12:08Sonra diğer armutların,
12:11Diğer armutların,
12:13Orada bunların dağıtılmasını emretti.
12:16Dağıtıldıktan sonra,
12:19Hiç kimse,
12:20Kendine verilen armudu yemesin,
12:22Beklesin buyurdu.
12:23Sonra armutları getiren Yusuf adlı köylüye dönüp,
12:28Armutları getirmekteki maksadı nedir bilir misin dedi.
12:32Getiren kimse,
12:33Efendim,
12:35Bana köyümüze bir zat geldi dediler.
12:38Ben de sizi görmekle şereflenmek için,
12:40Bu armutları satın alıp size hediye getirdim.
12:42Fakat,
12:44Küstarlık edip,
12:45Armutların içinden birine bir işaret koydum.
12:48Ve en altı yerleştirdim.
12:50Eğer o zat evliya ise,
12:53Bu armudu bulup bana verir diye düşündüm,
12:55Dedi.
12:57Öyleyse,
12:58Elindeki armuda bak,
13:00O işaret koyduğun armut mu buyurdu?
13:02Evet efendim,
13:03O armuttur dedi.
13:05Bundan sonra,
13:06Dehaeddin Buhari Hazretleri buyurdu ki,
13:08Allah-u Teala'nın evliya bir kolunu,
13:11Bir kimsenin denemesi uygun değildir.
13:15Fakat,
13:16İşaretlediğin armutu bulup sana vermeseydik,
13:20Sen bizden uzak kalır,
13:22Ve çok zarar görürdün.
13:25Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin,
13:27Bildirdiği yolda bulunan kimseyi imtihana hacet yoktur.
13:31Armutları getiren kimse,
13:33Yaptığı işten dolayı çok pişman olup,
13:36Ve Addin Buhari Hazretlerinden af ve özür diledi.
13:39Birçok kıymetli alimden ders ve feyiz alan,
13:42Şah-ı Nakşibend Behaeddin Buhari Hazretleri,
13:46Üstün mertebelere kavuştuktan sonra,
13:49Kendisi de talebe yetiştirmeye başladı.
13:52Mevlana Abdullah-ı Hacendi,
13:55Şah-ı Nakşibend Behaeddin Buhari'ye talebe olmasını şöyle anlatır.
13:59Bir ara, içime öyle bir ateş düştü ki,
14:04Yerimde duramıyordum.
14:06Bana yol gösterecek bir alim zata talebe olabilmenin,
14:09İstek ve arzusu ile yanıyordum.
14:13İçimdeki arzu dayanılmaz duruma gelince,
14:16Bulunduğum hacenden ayrıldım,
14:19Ve Tirmize kadar,
14:21Hep bunu düşündüm.
14:21Oradan,
14:24Hakimi Tirmize Hazretleri'nin kabrini ziyarete gittim.
14:29Sonra,
14:31Ceyhun Nehri kenarında bulunan Mescid'e geldim.
14:35Orada namazı kıldıktan sonra,
14:37Bir ara uykuya dalmışım.
14:40Rüyamda heybetli iki zat gördüm.
14:42Onlardan biri bana,
14:44Ben Muhammed bin Ali Hakimi Tirmize'yim.
14:48Yanımdaki de Hızır Aleyhisselam'dır.
14:50Sen hoca aramak için şimdilik zahmet çekme.
14:54Çünkü hem kimseyi bulamazsın,
14:56Hem de istifad edemezsin.
14:59On iki sene sonra,
15:01Buhara'ya gidip orada bulunan Behaeddin Buhari'ye talebe olur,
15:05Ondan istifad edersin buyurdu.
15:07Bunun üzerine Tirmize'den Hacen'de geri döndüm.
15:10Aradan epey bir zaman geçtikten sonra,
15:14Bir gün çarşıda iki Türk gördüm.
15:17Gayri ihtiyarı peşlerinden gittim.
15:19Bir mesle girdiler.
15:22Namazdan sonra aralarında,
15:23Bir hocaya bağlanmanın,
15:25Kıymetiyle ilgili hususlar konuşuyorlardı.
15:29Onlar böyle konuşurlarken,
15:32Onlara karşı,
15:35Çok fazla ilgi duydum.
15:36Hemen aceleyle dışarı çıkıp,
15:38Çarşıdan bir şeyler alıp,
15:41Yanlarına geldim.
15:43Beni yanlarında görünce,
15:44Biri,
15:46Bu iyi bir insana benzer.
15:48Bizim hocamızın oğlu İshaka talebe olabilir,
15:50Dedi.
15:52Bu durum karşısında çok merak ettim.
15:55Ve,
15:57Bu zatın kim olduğunu sordum.
15:58Hacende bağlı bir köyde olduğunu bildirdiler.
16:04Bunun üzerine o köye gittim,
16:05O zatı buldum.
16:07Fakat bana hiç yakınlık göstermedi.
16:09Ve iltifat etmedi.
16:10Bu hocanın,
16:14Her haliyle temizliği yüzünden belli olan,
16:16Bir de oğlu vardı.
16:19Bu durum karşısında,
16:20Bu temiz yüzlü çocuk babasına dedi ki,
16:23Babacığım,
16:24Bu zat,
16:26Sana talebe olmak,
16:27Ümidiyle buraya gelmiş.
16:29Sen ise hiç,
16:30Ona yakınlık göstermiyorsun.
16:35Neden ilgilenmiyorsun?
16:37Sebep nedir?
16:39Bunun üzerine ağladı,
16:41Ve dedi ki,
16:43Ey evladım,
16:44Bu Şah-ı Nakşibend Behaddini Buhari Hazretlerinin talebelerindendir.
16:49Bizim onun üzerinde hiçbir hükmümüz yoktur.
16:53Bunun üzerine ben,
16:54Tekrar hacende memleketime döndüm.
16:57Ve hocamla ilgili bir işaretin çıkmasını bekledim.
17:01Aradan bir zaman geçti.
17:03Kalbim beni Buhara'ya gitmeye zorladı.
17:06Ben de hemen kalkıp,
17:07Buhara'ya doğru yola çıktım.
17:10Ve,
17:10Behaddini Buhari Hazretlerinin,
17:13Yerini öğrenip yanına gittim.
17:16Bana buyurdular ki,
17:19Ey Abdullah-ı Hacendi,
17:22Senin,
17:23Daha üç günün vardı.
17:25Bunu unuttun mu?
17:28Ben duyunca,
17:29Adeta kendimden geçtim.
17:32Sohbetinin muhabbeti,
17:33Benim kalbimin ufuklarına yerleşti.
17:38Artık hep onlara olan bağlılık ateşiyle yanıyordum.
17:42Bir müddet sonra,
17:44Manevi yardım istedim.
17:46Ve,
17:46Behaddini Buhari Hazretleri,
17:49Yardımın zamanı var,
17:50Buyurdu.
17:52Bunun üzerine,
17:53Bir müddet daha sohbete devam ettim.
17:56Bir gün,
17:57Diğer talebelerle birlikte,
17:58Sohbette bulunduğum bir sırada,
18:01Bana yaklaş,
18:03Talebe olmanın vakti geldi,
18:04Buyurdu.
18:05Kalkıp,
18:06Behaddin Buhari Hazretleri'nin yanına yaklaştım.
18:10Kendi kendime,
18:11Dikkat et de nasibine kavuşasın diyerek,
18:15Önüne oturdum.
18:16Sonra,
18:18Şehadet parmağı ile,
18:21Dizime dokundu.
18:23Birdenbire kendimden geçtim.
18:25Kendime gelince,
18:27Haberin olsun ki,
18:29Vakit geçiyor buyurdu.
18:30Ağlayıp feryat etmeye,
18:34Üstümü başımı yırtmaya başladım.
18:36Bu haldeyken,
18:37Behaddin Buhari Hazretleri,
18:39Bu vakit,
18:41Bağ-ı Zagan vakti değildir buyurdu.
18:44Daha sonra,
18:45O mecliste bulunanlar,
18:47Bu vakit,
18:47Bağ-ı Zagan vakti değildir buyurmasının hikmetini merak edip sordular.
18:51Ben de,
18:53Bağ-ı Zagan,
18:55Hirat'ta bir yer ismidir.
18:57Bir gün bir dostum ile orada sohbet ederken,
19:00O zat bana demişti ki,
19:03Günün birinde bir himmet sahibinin sohbetine kavuşursan,
19:07O gün beni unutma.
19:09Behaddin Buhari Hazretleri,
19:10Beni talebeyle kabul edince,
19:12O arkadaşım hatırıma geldi.
19:14Hacı Hazretlerinin,
19:16Bu vakit,
19:17Bağ-ı Zagan vakti değildir buyurmasının hikmeti budur.
19:21Şu anda söyleyeyim ki,
19:23Ben bu kadar yer gezip dolaştım,
19:25Nice büyük zatların sohbetlerinde bulundum.
19:28Fakat Behaddin Buhari Hazretleri gibi büyük bir zata rastlamadım.
19:34Talebelerinden biri şöyle anlatmıştır.
19:37Bir gün nesefte bir kimseyle kavga ettim.
19:41O kimse benden çok incindi.
19:43Bir müddet sonra Buhara'ya gidip,
19:45Hacı Behaddin Buhari Hazretlerini ziyaret ettim.
19:49Bana hiç iltifat etmediler.
19:51Birçok kimseleri araya koyup affetmelerini istedim.
19:54Fayda vermedi.
19:56Fakat çok yalvardım.
19:58Buyurdu ki,
20:00Nesif'e gidip,
20:02İncittiğin kimsenin hatırını hoş etmedikçe,
20:06Seni sohbetimizde bulundurmayız.
20:07Gayet üzüntülü olarak Nesif'e gittim.
20:12Nihayet,
20:13Hocamız evime geldiler.
20:16Ancak,
20:17Hiç oturmayıp,
20:18Kavga ettiğim o kimsenin evine gittiler.
20:21O kimseden tekrar tekrar özür dilediler.
20:25Ve,
20:26O günahı ben ettim.
20:27Beni affeyle buyurdular.
20:28O kimse,
20:31Cihanın yüzünü görmek,
20:32Şerefine kavuşmak için,
20:34Can feda etmeye hazır olduğu,
20:36Evliyanın önderi bir zatın,
20:38Böyle yalvarma ve özür dilemesini duyunca,
20:41Şaşkına döndü.
20:42Aklı başından gitti.
20:44Sonra kendine gelip,
20:45Çok ağladı,
20:46İnledi.
20:48Benim kusuru mahvettikten sonra,
20:50Kendisine,
20:52Böyle bir hadiseye muhatap olduğu için,
20:55Özür dilemeye başladı.
20:56Şan Akşmet Hazretlerinin,
20:59Ayaklarına kapanıp,
21:00Tövbe edip,
21:01Talebesinden oldu.
21:04Hoca Hazretlerinin,
21:05Güzel ahlakını duyanlar,
21:08Kendisini sevip,
21:09Ona bağlanıp,
21:11Yoluna girip,
21:12Kurtuluşa erdiler.
21:15Talebesinden,
21:16Emir Hüseyin anlatır.
21:18Hoca Hazretleri bir gece,
21:20Yarın filan dostumu,
21:22Ziyarete gideceğim.
21:23İnşallah,
21:2315 güne kadar gelirim demişti.
21:26Sabahleyin talebesiyle,
21:28Yola koyulup gittiler.
21:29O gün,
21:30Hoca Hazretlerinin,
21:32Ayrılığına dayanamayıp,
21:33Onu görmek isteği,
21:34Beni kapladı.
21:36Hane kahta,
21:37Benimle bir kişi daha kalmıştı.
21:39Akşam olunca ona,
21:40Korkarım Hoca Hazretleri,
21:42Kendilerine o an,
21:43Bu aşırı sevgimi keşfeder,
21:45Ve Şefka dedi,
21:46Bana acıyıp döner dedim.
21:49Ertesi sabah,
21:50Gördüm ki,
21:50Hoca Hazretleri dönüp geldi.
21:51Ve bana,
21:54Heybetle bakıp,
21:55Ben sana demedim mi ki,
21:5615 gün sonra geleceğim,
21:59Sen ise önüme muhabbet,
22:00Sevgi dağını set çektin.
22:03Ben o dağı nasıl aşıp gideyim buyurdu.
22:06Bunun üzerine,
22:06Kalbimi büyük bir ürperti kapladı.
22:09Hocamdan af diledi.
22:12Onlar da,
22:12Bu acize merhamet edip,
22:14Affetti.
22:15Ve,
22:15Eğer maksadın,
22:18Benden ayrılmamak ise,
22:19Beni seninle düşün.
22:22Çünkü ben,
22:22Senden ayrı değilim.
22:24Bundan sonra,
22:26Sakın beni senden ayrı sanma,
22:28Buyurdular.
22:31Meşhur bir beyt şöyledir.
22:33Nerede olursan,
22:34Seninleyim ben.
22:36Kendini sakın,
22:37Yalnız sanma sen.
22:38Öncelerinden biri,
22:39Şöyle anlatır.
22:41Bir gün hava çok sıcaktı.
22:43Hoca Hazretlerini ziyarete gidiyordum.
22:46Bir ağacın gölgesinde,
22:48Dinlenmek için yattım.
22:49Bir hayvan gelip,
22:51Ayağımı kuvvetlice iki kere tekmeledi.
22:54Fırladım, kalktım.
22:56Ayağım çok fazla ağrıyordu.
22:58Tekrar yattım.
23:00Yine o hayvan gelip,
23:01Beni tekmeledi.
23:03Kalktım, oturdum.
23:05Ve sebebini düşünmeye başladım.
23:07Nihayet,
23:09Şehzadi'nin nasihatini hatırladım.
23:11Ve,
23:12Ayaklarımı,
23:14Hocamızın o anda bulunduğu,
23:15Kasr-ı Arifan'ı doğru uzatarak,
23:17Yapmış olduğumu anladım.
23:18Sevgili seyirciler,
23:22Buna,
23:23Çok dikkat eden,
23:24Birçok İslam alimi vardır.
23:27Bildiğiniz gibi,
23:29İslam alimlerinin en büyüklerinden olan,
23:31İmam-ı Azam Hazretleri,
23:32Otuz üç sene,
23:36Hocasının evine doğru,
23:38Ayağını uzatarak yatmamıştır.
23:40Halbuki kendi eviyle,
23:42Hocasının evi arasında,
23:44Yedi sokak bulunuyordu.
23:45Şehzadi,
23:48Şehzadi,
23:48Bana önceden,
23:49Önceden,
23:49Çok nasihat etmiş,
23:52Ve,
23:52Edepten bahsetmişti.
23:54Biz,
23:54Hocamızın olduğu tarafa,
23:56Hiç ayağımızı uzatmayız,
23:57Demişti.
23:59Bir defasında,
24:00Kıpçak çölü askerleri,
24:03Buhara'yı bir müddet kuşattılar.
24:05Birçok insan öldü.
24:07Buhara valisi,
24:09Husisi adamlarından birini,
24:11Hoca Hazretlerine gönderip,
24:13Düşmana karşı koyacak gücümüz yok.
24:16Her çaremiz tükendi.
24:18Planlarımız bozuldu.
24:20Sizin yüksek kapınıza sığınmaktan,
24:22Başka çaremiz kalmadı.
24:24Bizi bu zalimlerden,
24:26Allah'ın izniyle siz kurtarırsınız.
24:29Müslümanların,
24:30Onların elinden kurtulması için,
24:32Allah-u Teala'ya yalvarınız,
24:34Deyip ricada bulundu.
24:36Hoca Hazretleri,
24:38Bu gece Allah-u Teala'ya yalvarınız,
24:40Buyurdu.
24:41Sabah olunca,
24:44Altı gün sonra,
24:46Bu belanın kalkacağı müjdesini,
24:48Onlara verdi.
24:49Ve,
24:50Valinize,
24:51Böyle müjde verim buyurdu.
24:54Buharalılar,
24:56Bu müjdeye son derece sevindiler.
24:58Hakikaten buyurduğu gibi oldu.
25:01Altı gün sonra,
25:03Şehri kuşatan düşman askerleri,
25:05Çekilip gitti.
25:07Hoca Bahaeddin Akşibent Hazretleri,
25:10Buhara'nın,
25:10Gülabat semtinde,
25:11Bir talebesinin evinde bulunuyordu.
25:14Bu sırada,
25:16Kapının önüne bir atlı gelip durdu.
25:19İçeriden hoca hazretleri,
25:20Atlıya seslenip,
25:22İçeri gel,
25:23Aradığın buradadır buyurdu.
25:25Atlı bu daveti işitip,
25:27Atından indi.
25:28Kapıyı açtı,
25:30Ve içeri girdi.
25:31Gelen zata,
25:33Gördün mü?
25:34Seni buraya çağırdık.
25:35Tirmize hakikati aramak için gidiyordun,
25:39Değil mi?
25:40Buyurdu.
25:41İçeri giren o yolcu,
25:43Bahattin Bahari Hazretlerinin elini öptü ve şöyle dedi.
25:47Efendim,
25:48Buyurduğunuz gibi,
25:50Tirmize,
25:51Bana doğru yolu gösterecek birini aramaya gidiyordum.
25:53Fakat yolda bir yere vardım,
25:57Artık atım yürümez oldu.
25:59Ne kadar zorladıysam da,
26:01Bir türlü yürütemedim.
26:03Bir adım bile atmadı.
26:05Anladım ki,
26:06Bunda bir sır vardır.
26:08Atın dizginlerini serbest bıraktım,
26:10At dönüp,
26:11Buhara yoluna düştü.
26:13Hiç dokunmayıp,
26:14Kendi haline bıraktım.
26:17Nereye gidecek diye merak ediyordum,
26:19Nihayet geldi,
26:20Bu evin kapısının önünde durdu.
26:23Bunun üzerine,
26:24Behattin Buhari Hazretleri,
26:26O kimseye iltifat edip,
26:28Yetiştirmek üzere,
26:29Talebeliğe kabul etti.
26:31Behattin Buhari,
26:32Kudsesiru Hazretleri,
26:34Hac'da iken,
26:35Hacılar Mina'da kurban kesiyorlardı.
26:39Bizim de kurban kesmemiz lazım.
26:42Fakat biz,
26:43Oğlumuzu kurban edeceğiz buyurdu.
26:45Talebeler,
26:46Bu sözde bir hikmet vardır diyerek,
26:47O günün tarihini kaydettiler.
26:50Haçtan sonra,
26:51Buhara'ya döndüklerinde,
26:53Behattin Buhari'nin,
26:54O sözü söylediği gün,
26:56Oğlunun vefat etmiş olduğunu öğrendiler.
27:01Oğlunun vefatı üzerine buyurdu ki,
27:03Allah-u Teala'nın ihsanıyla,
27:06Oğlumun vefat etmesi hususunda da,
27:09Resulullah Efendimiz'e uymuş oldum.
27:12Çünkü,
27:13Peygamber Efendimiz'in oğlu da vefat etti.
27:16Resulullah'ın başından geçen işlerin hepsi,
27:20Benim başımdan da geçti.
27:22Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in,
27:24Yapmış olduğu her işle amel ettim.
27:27Hiçbir sünnetini terk etmedim.
27:30Hepsini yerine getirdim,
27:31Ve neticesini buldum.
27:34Buhara'da,
27:36Şeyh Nureddin Halveti adında,
27:39Salih ve,
27:41Meşhur bir zat vefat etmişti.
27:46Behattin Buhari Hazretleri,
27:47Talebeleriyle birlikte vefat eden o zatın yakınlarına,
27:51Taziye gitmişlerdi.
27:54Başsağlığına gelenlerden bir kısmı,
27:56Ve o evin halkı,
28:00Yüksek sesle,
28:02Ağlıyorlardı.
28:05Onları yüksek sesle ağlamaktan men etti.
28:09Orada bulunanlardan her biri,
28:11Bu hususta bir şeyler söyledi.
28:14Bu arada,
28:14Behattin Buhari Hazretleri buyurdu ki,
28:17Benim ömrüm sona erince,
28:20Ölmek nasıl olurmuş,
28:21Dervişlere öğreteyim.
28:23Mevlana Muhammed Miskin,
28:25Yine şöyle demiştir.
28:28Bu sözü daima benim hatırımda kaldı.
28:31Behattin Buhari,
28:32Rahmetullah Ali Hazretleri hastalandılar.
28:35Bu hastalığı,
28:36Ölüm hastalığı olup,
28:37Ömrün son günleriydi.
28:39Hususi odasına çekildi.
28:41Vefatına kadar,
28:42Orada kaldılar.
28:44Her gün talebeleri oraya giderler,
28:47Huzurunda bulunurlardı.
28:49Talebelerinin her birine şefkat gösterip,
28:52İltifatta bulunurdu.
28:52Vefat etmek üzereyken,
28:56Ellerini kaldırıp,
28:58Dua etmeye başladı.
29:00Ellerini uzatıp,
29:01Uzun müddet dua etti.
29:03Sonra ellerini yüzüne sürüp,
29:05Vefat etti.
29:07Hoca Alaeddin Goç Duani'yi de,
29:09Şöyle anlatmıştır.
29:10Ben,
29:11Hoca Behaeddin Buhari Hazretlerinin,
29:13Son hastalıklarında,
29:15Vefatından önce huzurundaydım.
29:16Ölüm halindeyken,
29:18Huzuruna girmiştim.
29:20Beni görünce,
29:22Ala,
29:23Sofreyi getir,
29:25Yemek ye buyurdu.
29:26Bana hep,
29:27Ala,
29:28Diye hitap ederlerdi.
29:30Ben emrine uymak için,
29:31Sofreyi getirip,
29:31Birkaç lokma yedim.
29:34Hocam,
29:34O halde hastayken,
29:37Benim yemek yiyecek,
29:38Takatim yoktu.
29:39Sofreyi kaldırdım.
29:40Mübarek gözlerini açıp,
29:44Sofreyi kaldırmış olduğumu gördüm.
29:47Tekrar,
29:48Ala,
29:50Sofreyi getir,
29:50Yemek ye buyurdu.
29:52Sofreyi getirip,
29:53Birkaç lokma daha yiyip kaldırdım.
29:56Yine sofranın kalkmış olduğunu görünce,
29:59Sofreyi getir,
30:00Yemek ye.
30:01Yemeği iyi yiyip,
30:03İşi de iyi yapmak lazımdır buyurdu.
30:05Dört defa böyle oldu.
30:07Talebelerinin en büyüklerinden,
30:11Ve damadı olan,
30:12Alaeddin-i Attar,
30:14Kuddise Sirru Hazretleri de şöyle anlatmıştır.
30:18Ve Adin Buhari Hazretleri,
30:21Ömrünün son günlerinde,
30:23Bana kabrini kazmama emir buyurdu.
30:26Gidip emredildiği gibi kabri kazdım.
30:30Vefatı sırasında da,
30:31Yasin-i Şerif'i okuyorduk.
30:34O da bizimle okuyordu.
30:35Kelime-i Tevhid'i söyleyerek,
30:38Son nefeslerini verdiler.
30:41Vefatından sonra,
30:43Sevenlerinden biri,
30:44Onu rüyasında görmüş,
30:46Ve ne amel işleyelim ki,
30:49Kurtuluşa erelim diye sormuştur.
30:52Son nefeste,
30:54Ne ile meşgul olmak gerekirse,
30:57Onunla meşgul olunuz buyurmuşlardır.
30:58Ne kadar mühim efendim.
31:01Son nefeste,
31:02Ne ile meşgul olmak gerekirse,
31:04Onunla meşgul olunuz buyurmuşlardır.
31:07Her müslüman,
31:08Her mümin,
31:09Her inanan kişi arzu eder ki,
31:11Son nefesinde,
31:12Kelime-i Tevhid'i,
31:14Söyleyip,
31:16Böylece ahirete göğsün.
31:18İşte o bakımdan,
31:19Dilimizi alıştırmalıyız.
31:22Böyle dilimiz,
31:23Hayattayken,
31:24Kelime-i Tevhid'e,
31:25Kelime-i Şehadet'e alışırsa,
31:27İnşallah,
31:29Ölürken,
31:30Öbür aleme göçerken de,
31:32Kelime-i Tevhid'i rahat söyleriz.
31:33Behattin Buhari Hazretleri'nin,
31:37Konuşmaları,
31:39Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in,
31:41Konuşması gibi,
31:43Tane taneydi.
31:45Konuştuğu kimseye,
31:47Yönünü,
31:48Tamamen dönmüş olarak konuşurdu.
31:50Sadece böyle başını,
31:52Çevirerek konuşmazdı.
31:55Kahkahayla gülmez,
31:58Tebessüm ederdi.
31:58Her gün kendini,
32:02Yirmi kere ölmüş,
32:04Ve mezara konmuş olarak düşünürdü.
32:07Sevgili seyirciler,
32:08Hem de nasıl düşünürdü biliyor musunuz?
32:11Şimdi onu arız edelim efendim.
32:14Yatağa,
32:16Boylu boyunca uzatıldığını,
32:18Kıbleye döndürüldüğünü,
32:19O arada,
32:23Azrail Aleyhisselam'ın gelip,
32:25Ruhunu kabz edip gittiğini,
32:28Kendisinin,
32:30Sırt üstü,
32:32Yakınları tarafından,
32:34Çevrildiğini,
32:35Göz kapaklarının indirildiğini,
32:38Ve çenesinin çekilip,
32:39Başına bağlandığını,
32:41Ağzı açık kalmasın diye,
32:42Ve karnına şişmesin diye,
32:45Bir demir parçası,
32:47Konulduğunu düşünürdü.
32:48Sonra,
32:52Dünya elbiselerinin kendisinden çıkarılıp,
32:55Yani dünya elbiselerinden soyulup,
32:58Bir battaniyeye konularak,
33:00Merdivenlerden indirildiğini,
33:03Tenişir tahtası üzerine,
33:05Konulduğunu hayal ederdi.
33:06Daha sonra,
33:09Cenaze yıkayıcının,
33:11Kendisini istediği gibi,
33:13Çevre çevre yıkadığını,
33:16Teçhiz ve tekvin işinin yapılıp,
33:18Kefenlendikten sonra,
33:20Taputa konulduğunu,
33:22Eller üzerine,
33:23Alınarak,
33:25Taşındığını,
33:27Musalla taşına götürüldüğünü,
33:29Düşünürdü.
33:31Ondan sonra,
33:33Cenaze namazının kılındığını,
33:35Ve,
33:36İki metre derinliğinde bir mezara,
33:39Yapayalnız,
33:41Bırakılıverdiğini,
33:43Üzerine,
33:45On sekiz kile toprak atıldığını,
33:47Telkiinden sonra,
33:49Bütün eşinin,
33:50Dostunun,
33:51Çoluğunun,
33:52Çocuğunun,
33:53Yakınlarının,
33:53Ahbabı yaranının,
33:55Kendisini terk edip gittiklerini düşünürdü.
33:59Efendim,
34:00Bir insan,
34:02Günde yirmi defa böyle düşünürse,
34:04Ne olur?
34:05Sanki,
34:08Yürüyen,
34:08Cenaze gibi olur.
34:10Muhammed,
34:11Behaeddin,
34:11Buhari Hazretleri,
34:13Kimseyi küçük ve hakir görmez,
34:15Daima güler yüzle karşılardı.
34:19En başta gelen talebelerinden,
34:20Alaeddin,
34:21Attar,
34:22Rahmetullahi Ali,
34:23Şöyle anlatmıştır.
34:24Hoca,
34:26Behaeddin,
34:26Nakşibet Hazretleri,
34:28O derece fakir idi ki,
34:30Evlerinde,
34:31Kış günleri,
34:32Namaz kılmak için,
34:33Yere serecek bir şey bulunmadığından,
34:35Eski bir kilim serip,
34:36Onun üzerinde namaz kılarlardı.
34:39Mayiş etlerine,
34:40Bir çekirdek bile,
34:41Haram karıştırmazlardı.
34:43Kendilerinin,
34:44Ve aile,
34:44Efradının,
34:45Helal yemesine,
34:46Çok dikkat ederdi.
34:48Şüphelendi,
34:48Herhangi bir şeyden,
34:49Uzak dururlardı.
34:50İbadet,
34:52On kısımdır.
34:54Dokuzu,
34:54Helal rızık aramaktır.
34:56Diğer kısmı,
34:58Salih ameller ve ibadetlerdir,
35:00Buyurulan,
35:01Hadisi şerifi bildirirlerdi.
35:03Fakir olmalarına rağmen,
35:06Lütuf ve keremleri,
35:07Bol olup,
35:08Cömert idiler.
35:10Misafirlerine,
35:11Bizzat kendisi hizmet ederdi.
35:13Eğer ev soğuk olursa,
35:16Kendi giyeceğini,
35:17Ve yatağını misafire verirdi.
35:18Misafirin hayvanı varsa,
35:22Hayvanın yemini ve suyunu verirdi.
35:24Nafakasını çalışarak temin ederdi.
35:27Bunun için eker biçerdi.
35:30Yemek yirken,
35:31Sofra başında,
35:33Kendinizi Allah-u Teala'nın huzurunda biliniz,
35:36Onun verdiği nimeti yediğinizi unutmayınız,
35:38Buyururdu.
35:40Buyurdu ki,
35:42Yenilecek bir gıda,
35:44Bir yiyecek,
35:45Her ne olursa olsun,
35:47Gaflet içinde,
35:48Öfkeyle,
35:50Veya istemeye istemeye hazırlansa,
35:53Onda hayır ve bereket yoktur.
35:55Zira ona nefis ve şeytan karışmıştır.
35:58Böyle bir yiyeceği yiyen kimse de mutlaka bir çirkin netice meydana gelir.
36:03Gaflete dalmadan yapılan,
36:05Ve Allah-u Teala'yı düşünerek yenilen helal ve halis yiyeceklerden,
36:10Hayır meydana gelir.
36:11Beattin Buhari Hazretleri,
36:14Kendisine karşı edepsizlik yapan birine kızmayıp,
36:18Tebessümle,
36:20Karşıladı.
36:20Fakat,
36:22Edepsizlik yapan kimse,
36:24Büyük bir derde düşüp,
36:27Helak olacak hale geldi.
36:29Hatasını anlayıp,
36:30Tevbe etti.
36:30Beattin Buhari Hazretleri bir ara,
36:34O adamın evinin önünden geçerken,
36:37İçeri girip halini sordu.
36:39Allah-u Teala şifa vericidir,
36:42Korkma iyileşirsin dedi.
36:44O kimse bu söz üzerine kalkıp,
36:47Efendim,
36:48Size karşı edepsizlik ettim,
36:50Hatırınızı incittim,
36:52Beni affediniz dedi.
36:53Bunun üzerine,
36:55Beattin Buhari Hazretleri buyurdu ki,
36:57Kalbimiz o zaman incindi.
37:00Fakat şu anda gönül aynası,
37:02Tertemiz.
37:04Buyurdu ki,
37:06Bizim yolumuz,
37:07Allah-u Teala'nın gösterdiği kurtuluş yoldur.
37:10Çünkü bu yol,
37:12Sünnet-i Seniyye'ye uymak,
37:14Ve Eshab-ı Kiram'a tabi olmaktır.
37:17İşte bu sebeple,
37:19Bizim yolumuzda az zamanda çok kazanç elde edilir.
37:22Fakat sünnete uymak,
37:24Ve riayet etmek,
37:25Sabır ve tahammül ister.
Yorumlar

Önerilen