- 1 gün önce
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00MÜZİK
00:30Değerli seyirciler, bugün sizlere Anadolu Evliyası'ndan Baba Haydar Semerkandi Hazretleri'ni anlatacağız.
00:44Bu mübarek zat, Büyük Veli Hace Ubeydullah Ahrar Hazretleri'nin talebesi olup, 16. yüzyılda yaşamıştır.
00:52Hocası, Büyük Alim ve Veli Ubeydullah Ahrar Hazretleri'nin derslerinde yetişip, ondan icazet aldıktan sonra Nekiye Mükeremi'ye gitti.
01:04Bir müddet orada kaldıktan sonra İstanbul'a gelip Eyüp Sultan Camii civarında bir yere yerleşti.
01:12Bütün vaktini ibadetle geçirir, insanlara vaaz ve nasihette bulunurdu.
01:17Zamanın padişahı Kanun Sultan Süleyman, bir gece rüyasında, aksakallı, nur yüzlü bir ihtiyarın sırtını sıvazladığını gördü.
01:29O ihtiyar kendisine, padişahım, ben Eyüp'teki Baba Haydar'ım, sizi kulübemde bekliyorum, teşrif edin, görüşelim dedi.
01:39Padişah uyanınca çok meraklandı.
01:41Zira bu Baba Haydar kimdi, Eyüp'e sık sık gittiği halde, oralarda böyle bir zatın bulunduğunu hiç duymamıştı.
01:52Nur yüzlü, tatlı bakışlı olan bu zat, kendisini kulübesine çağırıyordu, davet ediyordu.
01:59Padişah tam böyle düşündüğü sırada, huzuruna Şeyhülislam girdi.
02:04Ve sultanı böyle düşünceli görünce, hayrola padişahım, bir derdiniz mi var diye sordu.
02:12Padişah, gördüğü rüyayı kendisine anlatınca, Şeyhülislam, sultanın inşallah hayırdır, fakat Baba Haydar diye bir kimseyi ben de tanımıyorum dedi.
02:22Sonra bunun üzerinde durmadılar ise de, padişah o gece yine aynı rüyayı gördü.
02:29Bunun üzerine lalasını çağırıp, tez davran, Eyüp'ten davet aldık, oraya gidiyoruz dedi.
02:36İkisi de, tebdili kıyafetle Eyüp'e gidip, öğle namazından sonra, camiden çıkan cemaate, biz uzaktan geldik.
02:47Buralarda oturan, Baba Haydar diye bir zatı arıyoruz, tanıyanınız var mı diye sordular.
02:53Ancak, koca camide, böyle bir zatı tanıyan hiç kimse çıkmadı.
03:01Etraftaki dükkanlara sordularsa da, onlar da bilemediler.
03:06O sırada bir çocuk, ben şu tepede bir ihtiyar biliyorum, bir kulübede yaşar, kimseyle konuşmaz.
03:16Siz yoksa onu mu arıyorsunuz dedi.
03:18Onlar, evet öyle birini arıyoruz deyince, çocuk gelin, o yeri size göstereyim dedi.
03:25Ve epeyce gittikten sonra, ilerideki bir kulübeyi işaret ederek, işte şurası dedi.
03:32Ve gitti.
03:33Padişah, padişah ve lalası, yavaşça kulübeye yaklaşıp, kapı önünde tereddüt içinde bekliyorlardı ki,
03:42içeriden titrek bir ses, buyurun padişahım, içeri buyurun diyerek, onları içeri çağırdı.
03:49Halbuki tebliğli kıyafet etmişlerdi.
03:51Yani padişah elbisesi içerisinde değildi.
03:53Padişah içeri girdiğinde, postekin üzerinde oturan bir zat gördü.
04:00Ancak, yüzlerce sinek, yüzünü adeta bir maske gibi kaplamış olduğundan,
04:07bunun rüyada gördüğü zat olup olmadığını anlayamadı.
04:11Nihayet dayanamayıp,
04:14Hazret, şu sinekleri kovalasan da yüzünü bir görsek dedi.
04:18Baba Haydar Efendi ise, cevabında, siz sultansınız, hükmünüz yedi iklime geçiyor,
04:26kudretinizi gösterin de onları siz kovalayın buyurunca,
04:31Kanun Sultan Süleyman kalktı.
04:32Fakat, o sinekleri kovalamak için ne kadar uğraştıysa da, hiç muvaffak olamadı.
04:39Neticede, koca padişah aciz kalıp yerine oturunca,
04:43Baba Haydar Efendi kalkıp, pencereyi açtı.
04:48O pencereyi açınca,
04:50sinekler sanki emir almışçasına bir anda odayı terk ettiler.
04:53Padişah, hayret ve merak içinde onun yüzüne baktığında,
04:59hakikaten bu zatın gece rüyasına giren o nur yüzlü ve tatlı bakışlı zat olduğunu gördü
05:06ve hemen elini öpmek için eğildi.
05:09Fakat, Baba Haydar Efendi buna izin vermedi.
05:13Bir miktar sohbet edip ayrılacakları zaman,
05:15Padişah, bir kenara altın dolu bir keseyi böyle yavaşça bırakmak istedi.
05:23Ancak o, ona da izin vermeyerek,
05:26Sultanım, madem bir iyilik yapmak istiyorsunuz,
05:30öyleyse, şuraya bir mescit inşa ettirin.
05:34İleride buralarda cemaat çoğalır,
05:36Eyüp Camii ise buraya uzak.
05:39Bu insanlar namazlarını bu mescitte kılsınlar buyurdu.
05:41Padişah, onun bu isteğini derhal yerine getirip,
05:47oraya bir cami, yanına da Baba Haydar Efendi için müstakil bir yer yaptırdı.
05:53Fakat, böyle olmasına rağmen,
05:55o mübarek zat, o mütevazi kulübesinden ayrılmadı.
06:00Ölünceye kadar, o kulübede yaşadı
06:02ve o camide imamlık yapıp insanlara İslamiyeti anlattı.
06:071550 senesinin bir sonbahar günü sabaha karşı vefat eyledi.
06:16Baba Haydar Efendi bir vaazında,
06:19Ey insanlar!
06:21Her işinizi mutlaka İslam'ın emrine göre yapınız.
06:26Günah olmayan şeyleri yaparken de,
06:28iyi niyetle, yani Allah-u Teala'ya kulluk etmek niyetiyle yapınız.
06:32Mesela, bir şey yerken, Allah'ın emirlerini yerine getirmek için kuvvetlenmeye,
06:39giyinirken, örtünmeye,
06:43kitap okurken İslamiyeti öğrenmeye ve başkalarına öğretmeye niyet etmeli
06:47ve asla günah işlememelidir.
06:50Allah-u Teala, merhamet ve ikram ederek,
06:53mübah olan, yani günah olmayan şeylerle de zevklenmeye izin vermiş
06:58ve pek çok şeyleri mübah etmiştir.
07:01Mesela, şarabı yasak etmişse de,
07:05bunun yanında envai çeşit tatlı, lezzetli ve hoş kokulu,
07:10nice meşrubatın içilmesini mübah kılmış,
07:12buna izin vermiştir.
07:14Ihlamur, tarçın, süt, ayran, limonata ve daha birçok içecekler helaldir.
07:22Helal olan bu çeşit meşrubatı bırakıp da haram edilen şarabı içmek,
07:29Allah-u Teala'ya karşı ne kadar saygısızlık olur.
07:33Hem de haramlarda olan lezzetlerin aynısı,
07:36fazlasıyla mübah olanlar da mevcuttur.
07:38Helal olan çeşit çeşit nimetlerin zevkleri bir yana,
07:42insanın işinden, Rabbinin razı olmasından daha büyük bir zevk olur mu?
07:47Aksine bir kimsenin işini,
07:50efendisinin beğenmemesinden daha büyük cefa ve sıkıntı olur mu?
07:55Nitekim, cennettekilerden Allah-u Teala'nın razı olması,
07:59o müminler için cennetteki bütün nimetlerden daha tatlı gelecek,
08:04cehennemdekilerden razı olmaması da,
08:07cehennemdeki bütün acılardan daha acı gelecektir, buyurdu.
08:11Baba Aydar Semerkandi Hazretleri,
08:16Muaz ve sohbetlerinde,
08:18insanları Allah-u Teala'ya kulluk yapmaya teşvik ederdi.
08:22Bir gün, genç bir Müslüman kendisinden nasihat istemişti.
08:26Ona şöyle buyurdu,
08:28Evladım, şunu iyi bil ki,
08:31gençlik zamanında insanı,
08:33nefis, şeytan ve kötü arkadaşlar aldatıp,
08:37günahlara sürüklemek ister.
08:38Bunların karşısında direnip günah işlememek,
08:43ve az bir ibadet yapmak,
08:45ihtiyarlıkta yapılan çok ibadetten kat kat daha kıymetlidir.
08:50İnsan bu dünyada eğlence için,
08:52oyun için,
08:53yiyip, içmek, gezmek, yatmak ve keyif sürmek için yaratılmadı.
08:58Bilakis,
08:59kulluk vazifelerini yapmak,
09:01Allah-u Teala'yı ibadet etmek için yaratıldı.
09:04İslamiyet'in bildirdiği ibadetlerin hepsi,
09:07faydalı şeyler olup,
09:09insanlara yaradığı için emredilmiştir.
09:12Bunun için,
09:14candan teşekkür ederek,
09:16seve seve ibadet yapmalı,
09:18tam teslim olarak emirleri yapmaya,
09:20yasaklardan kaçınmaya çalışmalıdır.
09:21Allah-u Teala hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde,
09:26kullarına emir ve yasaklar vermekle şereflendirdi.
09:30Her şeye muhtaç olan biz kulların,
09:32bu büyük ihsana bol bol teşekkür etmemiz,
09:35emirleri yapmaya,
09:36candan sarılmamız lazımdır.
09:41Baba Haydar Efendi,
09:43nasihatine şöyle devam etti sevgili seyirciler.
09:46Oğlum,
09:48şöyle düşün ki,
09:50bu dünyada bir vali veya bir kumandan,
09:53emrindeki insanlardan herhangi birine,
09:56şahsıyla ilgili bir vazife verse,
09:58o kişi o vazifeye ne kadar çok ehemmiyet ve kıymet verir.
10:01Kendi kendine ne büyük şeref,
10:05valinin işini yapıyorum,
10:07bu herkese nasip olmaz diye övünür
10:09ve seve seve zevk ile yapmaya çalışır değil mi?
10:14Peki,
10:15yazıklar olsun,
10:17Allah-u Teala'nın büyüklüğü ve yüksekliği,
10:20o valinin büyüklüğü kadar değil midir ki,
10:23İslamiyet'in emirlerini yapmaya böyle çalışılmıyor,
10:27Allah-u Teala'nın emirleri vazife bilinmiyor,
10:29öyleyse utanmalı ve gaflet uykusundan uyanmalıdır.
10:36Bak evladım,
10:37bir kimsenin,
10:39Allah-u Teala'nın emirlerini yapmaması,
10:42iki sebepten ileri gelir.
10:45Ya bu emirlere inanmıyordur,
10:48ya da inanıyor,
10:49fakat ehemmiyet vermiyordur.
10:51Her iki sebeple de,
10:53emirleri yapmamak ne kadar kötüdür.
10:56Yine düşün ki,
10:57bir memlekette yalancının biri,
11:01düşman bu gece,
11:03falan yerden baskın yapacak dese,
11:06o yerin idarecileri,
11:07o kimsenin yalancı olduğunu bildikleri halde,
11:10yine de bir tedbir alırlar değil mi?
11:12Halbuki,
11:14İslamiyet'in emirlerini haber veren,
11:16Peygamber Efendimiz olup,
11:18ömründe hiç yalan söylememiş,
11:21emin,
11:22doğru sözlü olduğunu,
11:23düşmanları bile kabul etmişlerdir.
11:25Öyleyse,
11:27Allah Resulü'nün,
11:29Allah-u Teala'nın,
11:29Resulü'nün sözlerine,
11:32bir yalancının sözü kadar da kıymet vermemek,
11:35nasıl bir imandır?
11:36Bu konuda,
11:38iyi düşünmek lazımdır,
11:40buyurdu.
11:41Cenab-ı Hak,
11:42bizlere,
11:44imanın hakikatine kavuşmayı,
11:46nasip eylesin.
11:47Allah'ı ısmarladık efendim.
11:57Hazreti Peygamber,
11:59sallallahu aleyhi ve sellem,
12:01şöyle buyurdu.
12:04Müminlerin,
12:06imanı en kuvvetli olanları,
12:08huyu en güzel olanlarıdır.
12:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
12:40Sevgili seyirciler,
12:53efendim,
12:54geçen hafta söylediklerimiz,
12:56tabii insanı ürküten şeylerdi.
12:58asi,
13:01zalim,
13:02zorba,
13:03gaddar kimseler için,
13:06tabii insan,
13:08bu gibi akıbetin normal olduğunu,
13:10insafla kabul etme durumundadır,
13:12değil mi?
13:13Günahkar kimseler,
13:16insanların hakkını,
13:17hayvanların hakkını gözetmeyen,
13:19Allah huzurunda hesap vereceğini hiç hatırına getirmeden,
13:25her türlü zulüm ve işkenceyi,
13:28masum ve mazlum,
13:30zavallı kimselere reva görenlerin,
13:32elbette ki akıbeti böyle olacak.
13:34Dünyada bile öyle değil mi?
13:36Ya canavar ruhlu kimselere verilen cezaları,
13:42birçok insan,
13:42tabii hak etti bunu diyor,
13:44insafla konuştuğumuz zaman böyle ama,
13:48canavarlığın, zulmün,
13:50hükümra olmasını isteyen,
13:52bazı sapık ruhlu kimseler,
13:54elbette ki efendim ne olacakmış,
13:56böyle bu kadar da ağır ceza verilir mi,
13:59diyebilir.
14:00Ama elbette o ilahi adaletin tecellisi bu,
14:05Cenab-ı Hak zulme hiçbir zaman Allah-u Teala rıza göstermez.
14:11İnsanlar inkarcı zihniyetin neticesi,
14:14bu zihniyetin sunucu olarak canlı varlıklara insan olsun,
14:21hayvan olsun bunlara karşı gaddarca davranıyorsa,
14:25elbette ki bu zorbalığının,
14:29bu zalimliğinin cezasını elbette ki görecektir.
14:33Haksızlık eden kimseler,
14:35hukuk nazarında layık oldukları cezaya çarptırılıyorlar.
14:39İşte onun için,
14:40Kur'an-ı Kerim'de zaman zaman,
14:42cehennemden bahseden ayeti kerimeleri görerek,
14:45efendim bu Kur'an'da haşa,
14:48devamlı insanları korkutuyor,
14:50insanların yaşaman eşyesini kaçırıyor,
14:53şeklinde düşünmemek lazım.
14:55Bütün bunlar kim için?
14:57Adil, faziletli, ahlak ve her türlü üstün,
15:03yüce duyguların sahibi olan kimseler için değil tabiatıyla.
15:07İnsaflı kimseler Allah'ın rızasına erecek.
15:11Bakın şimdi işte gelen ayeti kerimeler,
15:14takip eden ayeti kerimeler,
15:17Allah'ın sevgili kullarının,
15:19nazar olacakları, mutlu akıbeti bildiriyor,
15:23onu müjdeliyor.
15:24İşte bütün bunları beraber düşünmek lazım.
15:27Elbette ki,
15:29müeyyideler,
15:31insanların daima azgınlığa,
15:34taşkınlığa gidenlerini durduracak,
15:36bazı tedbirler,
15:38insan cemiyetlerinin huzur ve sükunu için,
15:42zaruri görülmüş,
15:43kaçınılmaz tedbirler olarak mutala edilmiştir.
15:46İşte insan nasıl kendi akıl ve insafıyla,
15:50vicdani duygularla bunu muhasebe edip,
15:53bunu bu şekilde değerlendiriyorsa,
15:55elbette ki,
15:57ahirete yönelik meselelerde de,
15:59bu meseleyi,
16:01bu durumu yadırgamaması lazım.
16:03Bunun böyle olması gerekiyor diye düşünmesi,
16:06ve ilahi takdire haşa,
16:08kesinlikle karşı çıkmaması lazım.
16:10Bakın,
16:11şimdi Allah'ın emirlerine saygılı olan kimselerin,
16:16mutlu sonları müjdeleniyor.
16:19Ne kadar güzel bakın.
16:21Ayet-i kerimede,
16:22şimdi bu,
16:24Neve Suresinin,
16:25son on ayetinde bakın,
16:27ne kadar güzel şeyler bildiriliyor.
16:29Allah-u Teala'nın,
16:31tebşiratı var,
16:32kullarına müjdeleri var.
16:33Euzubillahimineşşeytanirracim,
16:38Bismillahirrahmanirrahim,
16:40Allah-u Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala'l-i Teala
17:10Kur'an-ı Kerim'de müttakî kelimesi çok geçti.
17:20Bundan önce de münasebet düştükçe açıklamaya çalıştık.
17:27Müttakî demek ittika eden, sakınan, kötülüklerden kendini koruyan demek.
17:34Ama müttakî kelimesini sadece olumsuzluklardan uzaklaşan kimse olarak düşünmemek lazım.
17:44Müttakîlerin Kur'an-ı Kerim'deki nitelikleri, özellikleri sayılırken bunların sadece bir takım kötülüklerden nefsini arındıran ama iyilikler,
17:57salah yolunda herhangi bir aksiyonu, herhangi bir fiili yaptığı bir iş olmayan kimseler olarak algılanmaması lazım.
18:06Müttakî dediğimiz zaman ilahî emirlere tam manasıyla sadık, itaatkar ve Allah'ın istediği özellikleri kazanma yolunda cehdü gayret gösteren dünyadayken sorumluluğunu müdrik yaşayan insanları anlamak lazım.
18:27Müttakî kelimesinin kapsamı çok geniş.
18:32Yani bazı insanlar, bazı haramları terk eden, bazı dini vazifeleri yapan kimselere bu adam çok ehli takvadır diyorlar.
18:42Evet, takva kelimesini ve müttakî kelimesini dar bir çerçeveye hapsetmek doğru değil.
18:49Çok şumullü ya insanlara karşı davranışları gerek ferdi, gerekse içtimai, sosyal hayatı bakımından örnek insan direktir aslında müttakî.
19:03Müttakî dediğimiz zaman toplumda görmeyi arzu ettiğimiz her haliyle, mevcudiyetiyle, varlığıyla toplum için rahmet olan kimselerdir müttakîler.
19:16Allah'ın sevgili kulları bunlar. Bunlara işte büyük mükafat var.
19:21Allah-u Teala bu dünyada büyük bir mücadele, büyük bir fedakarlık, büyük bir sorumluluk içinde yaşadıkları için onlara gerçek kurtuluşu vaat ediyor.
19:34Hakiki başarı ve muvaffakiyeti Cenab-ı Hak onlara Cenab-ı Hak tebcir ediyor.
19:39Ayet-i kerimede bakın.
19:40Müttakîler için mutlak bir başarı, fevz-i necat, her türlü korkulu akıbetlerden kurtuluş vardır.
19:55Müttakîler gerçek anlamda başarıya ulaşacaklardır.
19:59Mefaz kelimesi, fevz kelimesi gibi başarı ve felah demek.
20:04Gerçek anlamda başarıya ulaşmak, muvaffak olmak demek.
20:10İnsan çalışır, çabalar, çalışmasının semeresini gördüğü zaman onun için fevz-i necat olur.
20:18Fevz olur, başarı olur ve bu suretle arzu ettiği akıbete sonuca ulaşmış olur insan.
20:25İşte insanın müttakî olduğu zaman gerçek anlamda Allah'ın kendisine lütfu, ihsanı olarak insanı gerçek mutluluğa erdirecek bir başarının sahibi olacaktır müttakîler.
20:39Müttakîleri iyi anlamak lazım.
20:41Yani Kur'an-ı Kerim'de çeşitli ayet-i kerimelerde geçiyordu ve bunların müttakîn, arkasından da ellezîne şeklinde sıra cümlesiyle onların özellikleri ardı ardına zikrediliyordu.
20:56Çeşitli vesilelerle bunları açıklamıştık.
20:59Hakikaten müttakî olmak kolay bir iş değil.
21:03Sadece İslamiyet'in belli farizalarını, belli vecibelerini yerine getirerek olmuyor.
21:11Yani çok şumurlu düşünmek lazım.
21:14İnsan ahlak ve edep yönünden gerek yakın çevresiyle gerek diğer insanlarla olan münasebetlerinde olabildiği ölçüde faziletin gerçek temsilcisi durumuna yükselebilmek konusunda büyük mücadele veren kimselerdir müttakîler.
21:33Onlar Allah'ın verdiği nimetleri en iyi şekilde değerlendiren, ilahî nimetleri emredildiği yerlere sarf eden kendisindeki güç ve kuvveti, enerji ve dinamizmi daima en faydalı istikamet ve hedeflere tevcih eden kimseler demektir müttakîler.
21:54Bu bakımdan onları şöyle küçümselemek lazım.
21:58Hem dünya hem de ahiret gözüyle onlar Cenab-ı Hakk'ın seçkin kullarıdır müttakîler.
22:03Onlar için postanlar, bahçeler, her türlü meyveler.
22:13A'nap kelimesi, inep kelimesinin çoğulu, inep yüzün demek ama burada bütün meyveler.
22:20En hoş ikramlar onlar içindir.
22:22Hadaik, hadika kelimesinin çoğulu.
22:25Hadika bahçe demek.
22:28Bostan, vesatin, cennet, cennat gibi hadika bahçeler demek.
22:33Ve kevaib-e etraba, eşit yaşta, genç hanımlar onlar için Allah-u Teala lütfedecektir.
22:41Onlar için sürur vesilesi, mutluluk vesilesi olarak.
22:45Ve ke'sen dihâka, dolu dolu kâseler.
22:49Ke'sen bardak, kadeh.
22:55Yani insanın herhangi bir içeceği içmek için kullandığı kap demek ke's kelimesi.
23:01Dihâkan, memlu'en demek.
23:03Dolu dolu vanasında.
23:05La yisme'ûne fîhâ lagven velâ kizâbâ.
23:09Bakın, fe'ukarâde önemli bir nokta.
23:11Yani cennet ehli olan o müttakiler, Allah'ın rızasına eren o bahtiyar kişiler, cennette boş söz ve yalan söz işitmezler.
23:25Zaten dünyadayken onlar boş ve faydasız işlerle uğraşmamışlardı.
23:31Öyle lüzumsuz, faydasız, fuzuli işlere bulaşmamışlardı.
23:38Ahirette de boş söz duymayacaklar.
23:40Cennette manasız, lüzumsuz, anlamsız sohbetler, sohbet denilemeyecek şekildeki o fuzuli gevezeliklerden tamamen uzak kalacaklar.
23:52Çünkü onlar dünyadayken sorumluluğunun idraki içinde yaşamış kimselerdi.
23:59Ahirette onlar için hiç öyle lüzumsuz, boş sözler, hiç bahis konusu edilebilir mi?
24:05Onlar o dünyada, dünyada yalanı sevmedikleri için cennette de yalan söz işitmezler.
24:12Her söyledikleri, her dinledikleri gerçeğin, hakikatin ta kendisidir.
24:18Ya, lağiv kelimesi boş demek, manasız.
24:25Ne dünyaya, ne ahirete.
24:28Hiçbir şey yaramayan, faydasız ve lüzumsuz sözlere, işlere lağiv deniliyor.
24:35La yesme'ûne fîhâ lağven velâ kizzâbe.
24:39Onlar ne boş sözler işitirler, ne de yalan sözler.
24:43Cezâen min rabbike, Allah tarafından bu, onlara bu ihsan edilecek bu nimetler, Allah'ın kendilerine bir mükafatıdır.
24:55Cezâ burada mükafat manasında.
24:58Cezâen karşılık min rabbike, Rabb'ın karşı tarafından.
25:01Ataen hisâba, gerçek anlamda yeterli ve kâfi bir mükafattır bu.
25:09İhsandır, ata, ihsan manasına geliyor.
25:12Hisâben kelimesi burada kâfiyen demek.
25:15Ya, hani biz hasbunallâhu ve ni'mel vekil diyoruz veya hasbiyallâh diyoruz ya,
25:22hasbunallâh, Allah bana kâfidir demek.
25:25Hasb kelimesinde o mana var.
25:26Hisâb kelimesi de işte onunla bağlantılı.
25:28Burada hesabın kelimesi ataen hisâba hesaplanmış belli miktarda bir ihsan manasına değil.
25:37Ataen hisâba kâfi, yeterli derecede onlar için bir ihsan vardır.
25:44İnsan o kadar büyük ihsanlara kavuşacaktır ki,
25:48bundan dolayı hiçbir zaman bu bana yetmez.
25:51Daha fazlası olsaydı keşke demeyecek.
25:54Bakacak ki, o kendisi için yeteri kadar kâfi miktarda verilmiştir her şey.
26:01Her istediği ona lütfedilmiştir.
26:03Cezaen min rabbike, Rabbin tarafından bir mükafattır bu, bütün bu ihsanlar.
26:10Her türlü nimetler, Allah tarafından bu çalışkan, bu gayretli, bu hayatını boş geçirmeyen,
26:20fusuli işlerle uğraşmayan, hayatının her lahzasını, her anını en faydalı şekilde değerlendirmeye çalışan,
26:28Allah'ın verdiği nimetleri, emanetleri yerli yerinde kullanan,
26:33bu mutlu kişilere Allah tarafından mükafattır ve bu mükafat da yeterli, yeteri kadar bir mükafattır.
26:41Yani hiçbir zaman, ah biraz daha olsaydı demeye lüzum kalmayacak, bıraktırmayacak derecede fazlasıyla verilmiş bir mükafattır.
26:49Rabbis semâvâti vel erdi ve mâ beynehumâ.
26:57Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbi, Allah-u Teala.
27:03Cenab-ı Hak demek ki, göklerde kimler varsa,
27:08melaike-i kirâm, Allah-u Teala'nın yarattığı,
27:12Cenab-ı Hak'ın halk ettiği varlıklar,
27:14vel erdi yeryüzünde ne varsa hepsinin Rabbi.
27:18Rab demek, onları yaratan, onların bütün ihtiyaçlarını veren,
27:25onları gerçek anlamda onların sahibi olan,
27:29onları terbiye eden, onları her bakımdan en faydalı olana yönelten demek.
27:36Rab kelimesinin ifade ettiği mana çok büyük.
27:38Rab kelimesiyle terbiye kelimesi arasında çok yakın,
27:43zaten etimolojik olarak da aynı kökten geliyor.
27:47Rabba yurabbi terbiye eden, terbiye eğitmek demek.
27:53Allah-u Teala bütün göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbı'dır.
28:00Hepsinin Rabbı'dır Allah-u Teala.
28:02Er-Rahmani, Rab kelimesinin, bakın sıfatı rahman,
28:06rahmetiyle tecelli ediyor Cenab-ı Hak.
28:08Merhametiyle Cenab-ı Hak kullarına bütün yarattığı şeylere,
28:13Allah-u Teala merhamet, merhameti ilahiyesiyle tecelli ediyor.
28:17Rahman demek, rahmeti her şeyi kuşatmış.
28:21Dünyadayken, herhangi bir şekilde itaatkâr ve isyankâr tefrik yapmadan,
28:27mümin ve kafir ayrımı yapmadan, bütün kullarına, yarattığı bütün mahlukat ve mevcudata,
28:36varlık alemine rahmetinin tecellisi olarak nimetlerini gönderen demek.
28:41Ya Rahman.
28:42La yemlikune minhu hitaba.
28:46Ya o gün insanlar Allah-u Teala'nın huzurunda herhangi bir şekilde konuşabilme imkanına sahip değillerdir.
28:55Cenab-ı Hak izin verirse ancak konuşurlar.
28:58La yemlikune minhu hitaba.
29:01İşte göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin rahman olan Rabbi Allah-u Teala huzurunda,
29:09insanlar O'na karşı herhangi bir söz söyleme hakkına sahip değillerdir.
29:16Yevme yekûmur ruhu vel melâiketu safvâ.
29:19O gün ruh, ruhun Cebrail aleyhisselam veya büyük melekler olduğunu söyleyenler olmuştur.
29:27O gün Cebrail aleyhisselam ve melekler saf saf ilahi huzurda dururlar.
29:34Dizi halinde tertip ve düzen üzere ilahi huzurda hazır olurlar.
29:39La yetekellemûne illâ men ezine lehur rahmânû ve kâle safvâbâ.
29:46Allah'ın huzurunda ancak Cenab-ı Hakk'ın, rahmanın izin verdiği kimseler söz söyleme, kelam etme imkanına sahiptirler.
30:00Onun dışında kimse ağzını açıp tek kelime söyleyemez.
30:05La yetekellemûne konuşmazlar.
30:08İllâ men ezine lehur rahmânû.
30:10Ancak kendisine rahmânın, Allah'ın izin verdiği kimse konuşur.
30:14O da ve kâle safvâbâ.
30:16Doğruyu söyler.
30:18Hilâf-ı hakikat.
30:19Gerçek dışı bir şey söyleme imkânına sahip değildir.
30:23Doğruyu söyler, hakkı ifade eder o da ancak.
30:26Allah'ın verdiği izin ile.
30:29Zâlikel yevmul hak.
30:31İşte bu gerçek gündür.
30:33Hiçbir şekilde şüphe ve tereddüt olmayan mutlaka tahakkuk edecek hakiki ve gerçek gündür bu.
30:43Femen şâ etteheze ilâ rabbihîme âbâ.
30:46Kim dilerse Rabbinin huzurunda, ilahi huzurda kendisine bir sığınak bulabilir.
30:54Cenab-ı Hakk'ın huzurunda o günün dehşetinden, korkusundan, o günün hengamesinden,
31:02kendisini muhafaza edecek bir imkânına sahip olabilir.
31:05Demek ki insan bunu dünyada isteyecektir.
31:08Bunu arzu ettiği takdirde, bunu gönlünden büyük bir samimiyetle temenni ettiği takdirde,
31:15bu temenni ve recasına uygun olarak insanoğlu Allah-u Teala'nın rızasına uygun hareketler benimseyecektir ki,
31:25bu meşiyeti, bu iradesi, bu arzusu istenilen hedefe ulaşmış olsun.
31:31Biz sizi dünyadayken yakın bir azab ile korkutmuştuk buyuruyor Cenab-ı Hakk.
31:40Bunu size haber vermiştik.
31:42O gün insan elleriyle ilahi huzura takdim ettiği şeylere bakar.
31:50Ve yekûlül kâfirû, kâfirler de, inkârcılar da derler ki,
31:56ya leytenî kuntü turâba, o yaptığı işlerin, o onulmaz, o telafisi mümkün olmaz,
32:04o korkunç, o zalimâne, o sorumsuz davranışların nasıl bir akıbet getireceğini anlayınca,
32:11hayvanların birbirlerinden hakkını aldıktan sonra,
32:15kûnû turâben, hitabından sonra toprak olduklarını görünce,
32:20o da, ya leytenî kuntü turâba, ah keşke ben de toprak olsaydım.
32:26Keşke ben de bu dünyadayken bir sorumluluk, bir emanet yüklenmemiş olsaydım da,
32:31bu gayrizi şuur olan, bu aklı olmayan varlıklar gibi ben de yok olup gitseydim de,
32:37bu dehşetli akıbetle baş başa kalmasaydım der.
32:40İşte bu durumlar, insanoğlunun daha dünyadayken ıttıvağına sunulmuş,
32:46bilgisine arz edilmiş hususlardır.
32:48Bütün bunları hatırlatan ayet-i kerimelerden sonra insanın ilahi huzurda,
32:54herhangi bir mazeret arzına,
32:57ya Rabbi ben bunlardan haberdar değildim diye kendisini mazur göstermeye imkanı da kalmayacak.
33:04Bundan dolayı insanın aklını başına alması lazım.
33:06Kısır yaradan sonra bu tefsir bölümünün ikinci kısmında yine beraber olacağız efendim.
33:12Şimdilik hoşçakalın.
33:20Merhaba değerli seyircilerimiz.
33:23Anadolu Erenleri'nin yeni bölümüyle karşınızdayız gene efendim.
33:26Bugün de Bilecik merkezinde metfun bulunan hak dostlarını anlatmaya devam ediyoruz efendim.
33:32Şeyh Edebali Hazretleri'nin Nurlu Türbesi'nin hemen yanında Şeyh Muhlis Baba'nın Türbesi'ni ziyaret ediyoruz bu kez de.
34:01Bu mübarek zata Muhlis Paşa'da diyorlar.
34:06Babası İlyas'ın zıttı bir yaratılışa sahipti.
34:10Halka zulmeden, asi ve kelimenin tam manasıyla anarşist bir şahıs olan babasının toplumda yaptığı tahribatı tamire çalıştı.
34:19Hem alim hem gönül ehli ve hem de iyi bir asker olduğundan dolayı 1307 yılında Selçuklu Sultanı Giyasüddin ölünce devlet adamları Muhlis Paşa'yı başa geçirirler.
34:33Ancak altı ay sonra kendisi feragat eder bu hizmetten.
34:37Zira Osmanlı'nın kıvılcımını erken fark etmiştir.
34:40Zaten kısa bir müddet sonra da Orhan Gazi'nin emrine girerek fetheder nice yerleri.
34:48Kaynaklardan öğrendiğimize göre takva ve keramet sahibidir.
34:53Vefat ettiğinde çok sevdiği edebali hazretlerinin kabrinin hemen yanına defnedilir.
34:59Mevlam cümlesinin şefaatlerine bizlerin aile desin sevgili seyirciler.
35:17Değerli seyircilerimiz, Bilecik gerçekten bağrında pek çok Allah dostunu barındıran bir kutlu iklimdir.
35:25Bu hak dostlarından biri de Molla Hattab Karahisarı hazretleridir.
35:30O, sahip olduğu derya gibi ilmine rağmen tevazuda herkesçe örnek gösterilen biriydi.
35:37Böylesi veli zatlar Allah-u Teala'nın sevdiği mümtaz kişilerdir.
35:57Ki yağmur onların hürmetine yağar, bela ve musibetler onların yüzü süyü hürmetine geri gider.
36:05Daha da önemlisi, gaflette olanlar uyanır, dirilir ölü kalpler.
36:12Onların ihlasla söyledikleri bir iki söz, artık ihlah olmaz denilen nice insanların ebedi saadeti kazanmasına sebep olmuştur.
36:23Özetle yanlarına deli giren, beli çıkar, fakir giren, zengin.
36:29Zira bu büyük insanların feyiz kaynağı, iki cihanın efendisi sevgili peygamberimizdir.
36:36Molla Hattabı Karahisarı hazretleri de, işte bu seçilmişlerden biridir anlayacağını hissettirir seyirciler.
37:00Koca bir ömrü İslam'a hizmette geçer.
37:04Çalışın, çok kazanın ama asla dünyaya düşkün olmayın diye öğüt verir sevenlerine ve ilave eder.
37:12Gönlü ahirete dönük olan fakir bir insan, gönlünü dünyaya kaptırmış zenginden kıymetlidir.
37:20Dünya düşkünlerinden, aslandan kaçar gibi kaçınız.
37:23Zira onların zulmeti size de bulaşır da, sonsuz felakete düşersiniz.
37:28Molla Hattabı Hazretleri, uzakça bir yerde bulunan bir büyük saatin türbesini ziyarete gider.
37:56Vakit hayli geç olduğu için kimseye yük olmak istemez ve türbede geceler.
38:02Ancak koca koca yılanlar, akrepler, yuva yapmış, mekan tutmuşlardır türbenin civarının.
38:09Ancak hazret bunu bilmemektedir.
38:12Gece olunca dolaşmaya başlarlar etrafında.
38:15Üstelik zehirlidir hepsi.
38:17Lakin korku gelmez mübareğin kalbine zerre kadar.
38:22Endişe etmez asla.
38:23Korkmak şöyle dursun, aldırış bile etmeden uyur o hayvanların arasında.
38:29Yöre halkı onun o türbede gecelediğini öğrenince telaşa düşerler.
38:33Eyvah derler, yazık oldu Karahisari'ye.
38:36Keşke ikaz etseydik de orada yatmasaydı.
38:40Halk telaş içinde türbeye gidip onu sağ görünce hayretten ona kalırlar.
38:45Nasıl olur derler kendilerine.
38:47Biz bu yılanların korkusundan değil türbeye girmek, etrafına bile yaklaşamıyoruz.
38:53Siz nasıl yatabildiniz bu yerde?
38:55Size bir şey yapmadı mı bu yılanlar?
38:57Mollah Taf Hazretleri hayır der.
39:11Benim bugüne kadar hiç kimseye zararım olmadı ki o yılanların da bana olsun.
39:16Unutmayın Allah-u Teala'ya itaat edenlere mahluklar da itaattar olurlar.
39:22Allah-u Teala'dan korkandan mahluklar da korkar.
39:26Elhamdülillah bu fakir bilerek Rabbime karşı hiç isyan etmedi ki.
39:31Yöre halkı kendisinden nasihat isterler.
39:52Ve kardeşlerim buyurur, biri size iyilik etse ona nasıl teşekkür edersiniz değil mi?
39:57Halbuki bütün nimetleri gönderen aslında Allah-u Teala'dır.
40:03Tepeden tırnağa kadar Rabbimizin nimetleri içindeyiz.
40:07Duaları kabul eden, rızkımızı gönderen, hastalıklara şifa veren hep olur.
40:14O, kudretini azıcık çekse anında mahvoluruz.
40:19Bunun için şükretmeliyiz her an.
40:21Ve dinleyenler, efendim derler, şükredebilmek için ne yapmamız lazımdır?
40:27Cevabı muhteşem olur mübareğin.
40:30Şükretmek günah işlememekle olur.
40:33Şükretmek istiyorsanız Allah'ın emirlerini yapıp günahlardan sakınmalısınız.
40:39Bu veliler hürmetine Cenab-ı Hak bizleri de şükürlük kullarından elinsin sevgili seyirciler.
40:58Evet sevgili seyircilerimiz, yarın aynı saatte buluşmak üzere.
41:01Hoşçakalın diyoruz.
41:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
41:32İzlediğiniz için teşekkür ederim.
42:02Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da olsa her işin önü herkese beter olmaya anın sonu.
42:23Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah'a da Allah
42:53Cümle günah, misli fesad
43:08İsmi pakin, pakin olur zikreyleyen
43:16El murada erişir Allah diyen
43:36Kaç bine diyelim de Allah diyelim
43:44Derdine, gözyaşine Allah edelim
44:05Al Ekim, rahmet kınal padişah
44:15Al Kerim'i, al Rahim'i, al İlah
44:24Birdir ol, birliğin eşek yok dürüz
44:32Gerçi yanlış söyleyenler çok dürüz
44:37Cümle alem yok iken ol var idi
44:45Yaradılmış dan vani cebbar idi
44:51Var iken ol yok idi, insü melek
45:01Arşı perşı, ayı günem lühpelek
45:09Sunayla bunlar ol var eyledi
45:17Birliğine cümle ikrar eyledi
45:28Kudretin izhan düpem ol celil
45:40Birliğine cümle ikrar
45:53Al dediği bir kere var oldu cihan
46:09Olma derse
46:16Ne mahvolur ol demem adamı ya kerim Allah
46:30Harine acıklar sözü çok birdir Allah
46:46Rahandan artık Tanrı yok
46:54Ey aziz an işte başlarız söze
47:00Bir vasiyet kıylar zevver size
47:10Ol vasiyet ki derim her kim tuta
47:17Mis gibi kokusu canlarda tüte
47:28Hak Teala rahmet eyle yana
47:34Kim beni al bir dua ilana
47:44Herkiler kuduada bulunan
Yorumlar