Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Döküm
00:00Davud-i Tayyip Hazretleri, 8. yüzyılda Horasan ve Irak taraflarında yetişen evliyanın büyüklerindendir.
00:08İsmi Davud olup babasının ismi Nasir'dir.
00:11Künyesi Ebu Süleyman, lakab-ı Siracüddin'dir.
00:15Tayyip kabilesine mensup olduğu için Tayyip ve Kufe'de doğduğu için de Kufi nisbeleriyle meşhurdur.
00:24Aslen Horasanlı'dır.
00:27Doğum tarihi bilinmemektedir.
00:30781 senesinde Bağdat'ta vefat etti ve kabri şerifi oradadır.
00:37Çocukluğundan itibaren ilim öğrenmeye başlayan Davud-i Tayyip zamanının alimlerinden çeşitli ilimleri tahsil etti.
00:48Tabiinden İmam-ı Azam Numan bin Sabit, Abdülmelik bin Umeyr, Habib bin Ebi Amr,
00:55Hamid et-Tavil, İsmail bin Ebi Halid, Süleyman el-Amiş, Muhammed bin Abdürahman bin Ebi Leyla gibi büyüklerden hadis-i şerif dinledi.
01:08Gençliğinde ilim tahsiliyle meşgul olan Davud-i Tayyip'in kalbinde dünyaya karşı sevgi de vardı.
01:15Bir gün ölen bir kimsenin arkasından Mersi'ye ağır söyleyen bir şarkıcının söylediği
01:23Hangi güzel yüz ki toprak olmadı, hangi tatlı göz ki yere akmadı beytini işitince dünyaya karşı sevgisi azaldı.
01:37Gençliğinde yaptığı bazı hareketlere pişman oldu.
01:40Kalbine bir ateş düştü.
01:42Şaşkına döndü.
01:44Derdine çare bulmak için de dolaştı.
01:47Bağdat'ta bulunan zamanının en büyük alimi İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretlerinin huzuruna geldi.
01:52İmam-ı Azam Hazretleri bunun yüzünün, renginin değiştiğini görünce sebebini sordu.
02:00Davud-i Tayyip, dünyadan soğudum.
02:05Ben de meydana gelen bu hali anlatamayacak haldeyim.
02:08Bu halin ne olduğunu okuduğum kitaplarda bulamıyorum.
02:12Ne yapmamı tavsiye edersiniz dedi.
02:16İmam-ı Azam Hazretler ona ilme ve az konuşmaya devam etmesini tavsiye etti.
02:22Davud-i Tayyip, İmam'ın gösterdiği yolda dünyaya düşkünlüğü tamamen terk edip,
02:29dinin emir ve yasaklarına uymada, haram ve şüphelerden kaçınmada örnek olacak şekilde ilerledi.
02:36Evine çekildi.
02:38İnsanların arasına karışmadı.
02:40İbadetlerini hep evinde yaptı.
02:42Aradan bir müddet geçtikten sonra, İmam-ı Azam Hazretleri evine gelip,
02:48evde oturup insanlar arasına karışmamak uygun değildir.
02:53Talebe arkadaşlarının arasına gir, onları iyi dinle.
02:57Fakat hiç konuşma, meseleleri çok iyi öğren buyurdu.
03:01Davud-i Tayyip,
03:02peki efendim diyerek,
03:04İmam-ı Muhammed,
03:06İmam-ı Ebu Yusuf,
03:08İmam-ı Züfer gibi arkadaşlarının arasında,
03:11bir sene daha onun derslerine devam etti.
03:14Bir gün,
03:16Halife Harun Reşit,
03:18İmam Ebu Yusuf'e,
03:20beni Davud'un yanına götür.
03:22Onu ziyaret edeceğim,
03:24nasihat isteyip duasını alacağım dedi.
03:26Bunun için kalkıp,
03:29Davud Hazretlerinin evine gittiler.
03:32İçeri girmek için izin istediler.
03:34Fakat,
03:35içeri girmeye izin alamadılar.
03:40Annesine rica ettiler.
03:43Annesi oğluna,
03:44Evladım,
03:45müsaade et de,
03:47içeri girsinler deyince,
03:49o anneciğim,
03:51dünya ehliyle benim,
03:52ne işim vardır?
03:54Onları görünce dünyayı hatırlıyor,
03:56ahireti unutuyorum.
03:58Bunun için beni mazur gör dedi.
04:00Annesi tekrar rica edince,
04:03bu defa kırmadı.
04:06Ey benim Allah'ım,
04:08annenin hakkını gözet.
04:10Zira onun rızası,
04:12benim rızamdır buyurduğun için,
04:14kapıyı açıyorum dedi.
04:16Halife Harun Reşit ile,
04:18İmam Ebu Yusuf içeri girdiler.
04:21Davud-i Ta'i ile musafa yaptılar.
04:24Harun Reşit eline tutunca,
04:26onun ellerinin nazik bir el olduğunu belirtti.
04:30Ve,
04:31ey halife,
04:33bunca zaman ömür ve saltanat sürdün.
04:36İnsanlara hükmettin.
04:38Sakın zulme meyletme.
04:40Zira hesaptan kurtuluş yoktur buyurdu.
04:44Davud-i Ta'i'nin,
04:46bu tesirli sohbetini dinleyen halife,
04:50kendinden geçip,
04:51gözyaşları döktü.
04:53Duasını istedi.
04:55Duadan sonra bir kese altın verdi.
04:58Ve kendi öz malımdandır,
04:59ve helaldir,
05:00alınız dedi.
05:01halifenin,
05:02halifenin,
05:03hediyesini ve ricasını kabul etmeyen,
05:06Davud-i Ta'i,
05:08size mübarek olsun.
05:10Bizim böyle şeylere ihtiyacımız yoktur.
05:12Babamdan kalan mal ve mülk satıldığında,
05:15elime geçen altınlar bize yeter.
05:17Rabbim,
05:18o paralar bittiğinde işimizi bitirip,
05:21bizi başkalarına muhtaç kılmasın.
05:22O kendisine yapılan duaları reddetmez.
05:26İzzeti hakkı için kabul eder buyurdu.
05:29Harun Reşit ve İmam Ebu Yusuf,
05:32keseyi alıp gittiler.
05:34Davud-i Ta'i'nin vekil harcına giderek,
05:37parasının miktarını sordular.
05:40Vekil harcın bildirdiği miktarı hesap ettiler.
05:43Bu ölçüye göre,
05:44parası hesap edildiğinde,
05:46şeyhin vefat edeceği günü buldular.
05:49Nakledilir ki,
05:50hesap edilen gün geldiğinde,
05:54İmam Ebu Yusuf,
05:55gidin bakın,
05:56bugün Davud-i Ta'i vefat etmiştir buyurdu.
05:59Gidip baktıkları zaman vefat ettiğini öğrendiler.
06:02İmam Ebu Yusuf,
06:03onun hakkında,
06:05duası makbuldür,
06:07Allah-u Teala'nın indinde,
06:09yeri seçilmişlerin yanıdır buyurdu.
06:12Biraz sonra,
06:13haberci,
06:14Davud-i Ta'i Kudsesiru Hazretlerinin,
06:17ölüm haberini getirdi.
06:18Davud-i Ta'i Rahmetullahi Ali Hazretleri,
06:24hem İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretlerinin derslerine devam etti,
06:28hem de,
06:29zamanındaki tasavvuf ehli,
06:31veli zatların sohbetlerinde bulundu.
06:33Ayrıca,
06:36Sisile-i Ali'ye adı verilen,
06:38ve insanlara İslam dininin emir ve yasaklarını anlatıp,
06:42onların dünya ve ahirette saadete,
06:44kurtuluşa ermelerine vesile olan,
06:47büyük veliler zincirinin dördüncüsü olan,
06:50İmam Cafer-i Sadık Hazretlerinin sohbetinde de bulundu.
06:53Bir gün,
06:55Cafer-i Sadık Hazretlerine,
06:58Ey Peygamber Efendimizin torunu,
07:00kalbim çok karardı,
07:02bana nasihat eder misiniz,
07:04dedi.
07:05Hazreti Cafer-i Sadık,
07:06Ey Davud,
07:08sen zamanımızın zahidisin,
07:10benim nasihatıma ne ihtiyacım var,
07:12dedi.
07:14Tahud-i Ta'i,
07:15Ey Resulullah'ın torunu,
07:17Peygamber Efendimizin mübarek kanını taşıman hasebiyle,
07:20senin bütün insanlardan üstünlüğün vardır,
07:24onun için hepimize nasihat etmen lazım değil midir,
07:27deyince,
07:28Cafer-i Sadık Hazretleri de,
07:30Ey Davud,
07:32kıyamet günü,
07:33dedem Resulullah'ın yakama yapışıp,
07:36dini İslam'a niçin layıkıyla hizmet etmedin?
07:39İslam'a hizmet,
07:40iyi asil bir soya ve nesebe sahip olmakla olmaz.
07:45Bu iş,
07:46Allah-u Teala'nın emirlerini yapmak,
07:48yasaklarından kaçmakla olur,
07:49buyurmasından korkuyorum,
07:51dedi.
07:52Davud-i Ta'i,
07:53rahmetullahi aleyh,
07:55bu sözleri işitince ağladı.
07:57Ve,
07:57Ya Rabbi,
07:59Peygamberimizin mübarek kanını taşımak şerefine kavuşan bir zat,
08:03böyle hayret içinde olursa,
08:05Davud da kim oluyor ki,
08:07ibadetlerini ve yaptığı işleri beğensin,
08:09dedi.
08:11Davud-i Ta'i Hazretleri,
08:13İbrahim bin Etem Hazretleri ile de görüşüp,
08:15sohbetinde bulundu.
08:1620 sene müddetle,
08:19İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri'nin derslerine devam edip,
08:23başta fıkıh olmak üzere,
08:25bütün akli ve nakli ilimleri tahsil eden Davud-i Ta'i,
08:28yüksek bir alim oldu.
08:30Fıkıhta iştihat derecesine ulaştı.
08:32Ondan,
08:34İsmail bin Ali'ye,
08:36İshak Esseluli,
08:38Ebu Naim El Fazl bin Dükeyn,
08:42Misar bin Kedam,
08:44ve pek çok kimse ilim öğrenip,
08:46hadisi şerif rivayet etti.
08:49İlimde,
08:50yüksek dereceye ulaşmış olan Davud-i Ta'i,
08:54bir gün İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri'nin huzurunda bulunuyordu.
08:57İmam-ı Azam Hazretleri ona,
09:01Ya Davud,
09:02bir aleti,
09:03yani ilmi sağlamlaştırdık.
09:06Geriye,
09:07onunla amel etmek kaldı buyurdu.
09:10Bu söz üzerine,
09:12kendi nefsiyle mücadele etmeye başlayan Davud-i Ta'i,
09:14nefsine,
09:16hiçbir meselede konuşmamak şartıyla,
09:19Ebu Hanife'nin meclislerine devam etmedikçe,
09:21seni uzete çekmem dedi.
09:24Kimseyle konuşmamak şartıyla,
09:27bu meclislere devam etti.
09:30Davud-i Ta'i,
09:32dünya malına asla kıymet vermezdi.
09:35Vefatından önce ziyaret edenler,
09:38yastığının kerpiç,
09:40yiyeceğinin bir çanak suya batırılmış,
09:42kuru ekmekten ibaret olduğunu görmüşlerdi.
09:45Dünya hakkında,
09:47şöyle buyurdu,
09:48eğer selamette olayım dersen,
09:52dünyaya,
09:53haydi sana selam olsun diyerek veda et.
09:56Eğer keramet istersen ahirete,
09:59sen nazarımda ölü gibisin diyerek,
10:02cenazesini kılmak üzere tekbir al.
10:04Ve Allah-u Teala'yı dileyen tasavvuf yolcusunun alameti,
10:09dünyaya rağbet etmemek,
10:11dünyadan zaruret miktarıyla yetinmek,
10:15fazlasını arayıp sormamaktır.
10:18ve yükün uzun yola çıkacak birinin,
10:21ağırlığı kadar olsun.
10:24Sakın bundan fazla dünyalığı kalbinize yerleştirmeyin,
10:28ey insanlar!
10:30Dünyayı isteyenler,
10:33nefislerinin isteklerine karşı acelecidir.
10:35dünya hesabı ile bedenlerini yorarlar.
10:39Halbuki dünyaya rağbet,
10:42dünya ve ahirette yorgunluktan başka bir şey değildir.
10:46Zahidlik ise,
10:48dünyada ve ahirette rahatlıktır.
10:50Öyle ise,
10:52arslandan kaçar gibi,
10:54dünyayı isteyen insanlardan kaçmalıdır.
10:57İşte dünyayı bir gaye edinmemeli,
11:01Allah-u Teala'nın yasakladığı şeylerden kaçınmalıdır.
11:05Dünyayı ahirette kazanmak için vasıta olarak kullanmalıdır.
11:10Bütün büyüklerin,
11:11dünya ile ilgili,
11:13tavsiyeleri,
11:15nasihatleri,
11:15hep böyle olmuştur.
11:17Davud-i Ta'yi,
11:20tasavvufta Habibi Acemi Hazretlerinin sohbetlerine devam edip,
11:24ondan feyiz aldı.
11:26Tasavvuf yolunda ilerleyip,
11:28evliyalıkta yüksek derecelere ulaştı.
11:31Bir taraftan,
11:32Habibi Acemi'nin sohbetlerine devam etti.
11:35Diğer yandan da,
11:37İmam-ı Azam'ın derslerine devam etti.
11:40Bir ara,
11:40uzete çekildi.
11:42Dünyayı tamamen terk edip,
11:44insanlardan uzaklaştı.
11:45Uzete çekildiğinde kalbi nurlarla doldu.
11:49Kalbinde marifetullah hasıl olunca,
11:52İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri,
11:53Davud-i Ta'yi'nin ziyaretlerine gelmeye başladı.
11:57Zaman zaman ziyaret ederek,
11:58ona iltifatta bulundu.
12:00Davud-i Ta'yi'nin,
12:02feyiz aldığı zatın,
12:03Habibi Rai olduğunu bildiren kaynaklarda vardır.
12:07Yani,
12:07hem Habibi Acemi,
12:10hem de Habibi Rai,
12:12onun feyiz aldığı kişiler arasında sayılmaktadır.
12:15Davud-i Ta'yi,
12:18halktan tamamıyla,
12:19ümidini, alakasını kesti.
12:21Kendisinin küçük bir arazisi vardı.
12:24Hazreti Ömer,
12:25radıyallahu teala,
12:26İranlarla yapılan,
12:29savaşlarda alınan arazilerden bir kısmını da,
12:31onun dedesine vermişti.
12:33Bu arazinin üçte ikisini,
12:36dört yüz dirheme satarak,
12:38ömrünün sonuna kadar bu parayla yaşadı.
12:41Hatta kefenini de,
12:42bu parayla aldı.
12:44Araziyi sattığı sıralarda,
12:46bizim yolumuz parayı saklama yolu değildir.
12:49İhtiyaç sahiplerine dağıtma yoldur,
12:51diyen arkadaşlarına,
12:53ben bu parayı,
12:55dünyalık kazanma sıkıntılarına karşı,
12:58başkalarına yük olmadan,
13:00ölünceye kadar,
13:01ahiret için hazırlık yapayım diye saklıyorum,
13:03dedi.
13:04Evinde,
13:06hiç durmadan,
13:08biraz sonra ölecekmiş gibi ibadet ederdi.
13:12Boş şeylerle,
13:13meşgul olmazdı.
13:15Lüzumsuz bir tek kelime konuşmaz,
13:17ibretsiz bir yere bakmazdı.
13:20Yemek yerken,
13:22vakitten tasarruf olsun diye,
13:24ekmeği suyun içine doğrar,
13:26çorba gibi yapıp öyle yerdi.
13:28Çiğnemek zamanı uzatıyor.
13:31Bir lokmayı çiğnemek,
13:32elli ayet-i kerimeyi okumama engel oluyor.
13:36Niçin zamanı zayi edeyim derdi.
13:39O büyükler,
13:40zamanın kıymetini,
13:42en iyi anlamış olan insanlardır.
13:45Davud-i Tayyip Hazretleri,
13:47o derece riyazet ve takva üzereydi ki,
13:51zaruri ihtiyaçları dışında evinden çıkmamış,
13:54ağzına lezzet veren bir nimet koymamıştır.
13:56Güzel ve yeni elbiseler giymedi.
13:59Halkın getirdiği yemekleri fakirlere bağışlayıp,
14:02oruçlu olduğunu kimseye bildirmedi.
14:04Annesi bile,
14:06onun oruçlu olduğunu bilmez,
14:09gelen yemekleri kendisinin yediğini zannederdi.
14:12Kimseden bir şey kabul etmez,
14:15kar ve kazanç peşinde koşmazdı.
14:17Babası vefat ettiğinde kalan mirası,
14:20bir vekil harç tutarak,
14:22ona teslim etti.
14:22bu para çoğalarak yirmi miskal altına ulaştı.
14:27Davud-i Tayyip ihtiyaçlarını bu paradan karşıladığı,
14:30hatta isteyenlere ödünç para verdiği gibi,
14:33fakirlere sadaka da dağıtmıştı.
14:35parası bittiğinde,
14:37ömrünün de tamam olması için dua ve niyazda bulunmuştu.
14:41Ey Rabbim,
14:43bu miras malını,
14:45bize kâfi ve vâfi yeterli kılıp,
14:49başkasının malına muhtaç etme,
14:51malımı sona erince,
14:53senin huzuruna yüz akıyla gelenlerden olayım diye ettiği dua,
14:57Allah-u Teala tarafından kabul buyurulmuş,
15:02hakikaten malı bittiğinde vefat etmişti.
15:05Davud-i Tayyip,
15:08evinden sadece namaz vakitlerinde çıkar,
15:11camide namazını kılar kılmaz,
15:13hemen kalkar aceleyle evine dönerdi.
15:16Bir gün onu cemaate hızla giderken görüp,
15:20niçin acele ediyorsun diye sordular.
15:23O da,
15:25askerler beni bekliyorlar dedi.
15:27Hani askerler diye sordular.
15:31O da,
15:31mezarlıkta bulunan ölüler dedi.
15:35Camiden çıkınca,
15:37eve birinden kaçıyormuş gibi,
15:39aceleyle gelirdi.
15:41İnsanlar dünyaya çok bağlanıyor,
15:44onlarla görüşünce kalbime dünya sevgisi geliyor der,
15:48insanlarla bir araya gelmemeye çalışırdı.
15:51Davud-i Tayyip,
15:53rahmetullahi aleyh hazretlerine,
15:55insanların arasına niçin karışmıyorsun dediler.
15:58kiminle konuşayım?
16:02Akıllı kimseler benimle dini bir mevzuda konuşmuyorlar.
16:06Emir ve yasaklardan anlatmıyorlar.
16:09Yaptığım hata ve kusurlarımı yüzüme karşı söylemiyorlar.
16:12Aksine hatalarımı faziletmiş gibi anlatıyorlar.
16:16Böyle insanların bana fayda yerine zararı oluyor.
16:20Onlarla niçin oturayım dedi.
16:21Fudal bin Iyad hazretleri,
16:25Davud-i Tayyip ile ömründe iki defa görüşmüş,
16:29karşılıklı sohbette bulunmuştu.
16:31Bu görüşmeleriyle iftihar ederdi, övünürdü.
16:35Davud-i Tayyip hazretleri,
16:37bir gün bir kabrin yanından geçiyordu.
16:40Bir ses işitti.
16:42Ben zekat vermedim mi?
16:44Namaz kılmadım mı?
16:46Oruç tutmadım mı?
16:47Falan falan hayırlı işleri yapmadım mı?
16:49Diyordu.
16:51Bir ses ona cevap verip,
16:54evet yaptın ey Allah-u Teala'nın düşmanı.
16:58Fakat yalnız kalınca Allah-u Teala'ya karşı geldin.
17:03Allah-u Teala'nın seni gördüğünü düşünüp ondan korkmadın diyordu.
17:09Davud-i Tayyip hazretleri,
17:12dünyaya önem vermediği gibi,
17:13elinde olanları da yetiğim ve fakirlere tasadduk ederdi.
17:19Kendisi muhtaç hale gelinceye kadar verirdi.
17:24Bir defasında,
17:26hacamat yaptırarak kan aldırmıştı.
17:29Hacamat yapana bir altın verdi.
17:32Ona dediler ki,
17:34bir altın vermeniz çok değil mi?
17:37İsraf etmiş olmuyor musunuz?
17:38O da,
17:40hacamatçıya yardım olsun diye verdim.
17:43Mürüvveti olmayanın ibadeti ve dini olmaz dedi.
17:48Kırk sene müddetle,
17:51bayram günleri hariç oruç tuttu.
17:53Yakınlarından hiç kimsenin haberi bile olmadı.
17:56Davud-i Tayyip,
17:58daima hüzünlü halde bulunurdu.
18:01Geceleri Allah-u Teala'ya yalvarır,
18:03dua eder,
18:03Ya Rabbi,
18:05sana olan korku ve muhabbetim,
18:06bende en büyük dert oldu.
18:08Öbür dertleri düşünecek zaman bırakmadı.
18:11Senin derdin uykumla arama girdi der,
18:14sabahlara kadar Kur'an-ı Kerim okur,
18:17namaz kılar,
18:19istiğfar edip günahlarına pişmanlığını dile getirir,
18:22gözyaşı dökerdi.
18:23Geceleri feryat ederek ağlar,
18:27Ey geceler,
18:28bana bu gam,
18:30herkesten fazladır.
18:32Bu gamla uyumak mümkün değildir.
18:34Gecelerde aydınlık yolları bulmak mümkün iken,
18:38yollarda kalmak revamıdır.
18:40Ya Rabbi,
18:41beni bundan kurtar,
18:43uykuyu gözlerimden gider,
18:44ibadetlerimde uyanık ve dikkatli eyle diye vahiy derdi.
18:51Ebu Halid isimli zat der ki,
18:54bizim evlerimiz karşı karşıya idi.
18:57Ben gecenin hangi saatinde uyansam,
19:00Davud-i Tay'in ışıkları yanardı.
19:03İçeriden dua ve ağlama sesleri gelirdi.
19:06O geceleri hiç yatmazdı.
19:09Maruf-ı Kerhi Hazretleri,
19:12Davud-i Tay'i kadar dünyaya değer vermeyen
19:14ve nazarında dünya hiç olan bir başka kimse görmedim.
19:19Onun nazarında dünyanın ve ehli dünyanın değeri
19:21bir sivrisineğin kanadı kadar bile olmadı buyurdu.
19:27Davud-i Tay'iye göre ilim,
19:30amel etmek içindi.
19:32Amel edilmeyen ilmin faydası yoktur.
19:35Bir ilim talebesi ömrünü ilim öğrenmeye harcarsa,
19:39nerede ve ne zaman amel etmeye vakit bulacak buyururdu.
19:44Rebi-i vasıtı,
19:47Davud-i Tay'iye seslenerek,
19:49bana nasihat eyle dedi.
19:52O da,
19:53dünya hayatında oruçlu gibi ol.
19:55Ölüm geldiğinde bayram sevinci içinde bulun.
19:59Halktan yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçıp kendini mesut kıl.
20:03dilini koru,
20:05lüzumsuz şeylerden kaçın,
20:08dünya ile çok az ilgilen,
20:10ahirete götüreceğin şeyler nispetinde dünya ile ilgilen buyurdu.
20:15Davud-i Tay'iye Hazretleri,
20:17çok az görüştüğü insanlardan,
20:20zaman zaman kendisinden nasihat isteyen kimselere şöyle buyurmuştur.
20:23her nefis,
20:25dünyadan susuz olarak gidecektir.
20:29Ancak Allah-u Teala'yı zikreden kullar bundan müstesnadır.
20:34Yine o,
20:35uzun emele dalan bir kul,
20:39üzerindeki kul borçlarını unutur,
20:41ve tövbe etmeyi sonraya bırakır.
20:44siz böyle yapmayınız buyurmuştur.
20:48Bir defasında da,
20:50her an,
20:51kusur ve günahları çoğalan,
20:54kabahatleri yenilenen bir kul,
20:55nasıl olur da üzülmez buyurdu.
20:58Dünyaya düşkün kimsenin,
21:01insanlardan ayrı yaşamasının ve uzlete çekilmesinin bir faydası olmaz.
21:05Dostu Allah-u Teala,
21:08nasihatçısı Kur'an-ı Kerim olmayan kimse,
21:10şüphesiz yolu şaşırmıştır.
21:13Onun uzlete uygun değildir.
21:15Dünyayı sevenler,
21:17dünyalıkları için ahiretlerini terk ediyorlar.
21:20Sen Allah-u Teala'nın emirlerini yapabilmek için dünyayı terk et.
21:25Senin ayıplarını araştıran,
21:28kötü insanlarla arkadaş olma.
21:30Sözleri de yine onundur.
21:33Hayatımda,
21:35gece ibadet edenlerden başka bir kimseye imrenmedim.
21:41Vefatından önce,
21:43bir gün önce,
21:44kendisini ziyaret eden zat,
21:46şöyle anlatmıştır.
21:48Hz. Davud'un hastalandığını duydum.
21:50Ve ziyaretine gittim.
21:51Hava çok sıcaktı.
21:53Evine geldim,
21:54yastık yaptığı bir kerpicin üzerine başını koymuş.
21:58Hem çok ızdırap çekiyor,
21:59hem de Kur'an-ı Kerim'den,
22:01cehennem ateşi geçen bir ayet-i kerimeyi okuyor.
22:03Onu durmadan tekrar ediyordu.
22:06Açık havaya çıkarmamızı ister misiniz efendim dedim.
22:11Cevaben,
22:11hayatımda nefsim,
22:13bana hiçbir isteğini kabul ettirememiştir.
22:16Nefis için böyle bir şey istemekten Allah-u Teala'ya sığınırım.
22:20Ben ölünce şu duvarın arkasına gömünüz ki,
22:24beni kimse görmesin.
22:25Sağlığımda uzet ve yalnızlıkta idim.
22:28Ölünce de öyle,
22:30kimsenin görmediği bir yerde yatayım dedi.
22:32Ve benimle helallaştı.
22:35Vefat ettiği gece,
22:37sabaha kadar Kur'an-ı Kerim okumuş,
22:39dua ve zikirde bulunmuş,
22:41uzun uzun ağlamıştı.
22:43Namaz kılarken uzun rükû ve secdeler yapmıştı.
22:47Secdeden uzun müddet başını kaldırmadığını gören annesi merak edip yanına vardığında,
22:53ruhunu Cenab-ı Hakk'a secdede teslim etmiş olduğunu gördü.
22:59Birisi o gece rüyasında Davud-ı Tayyi'yi gördü.
23:06Artık zindandan kurtuldum diyordu.
23:10Sabah olunca rüyayı anlatmak için evine geldiğinde,
23:14onu vefat etmiş buldu.
23:16Vefat haberi Bağdat'ta çabuk duyuldu.
23:18Cenazesini taşımakla şereflenmek için binlerce insan toplandı.
23:23Kabri başında,
23:24İbni Semmak,
23:26Ey Davud!
23:27Kendini kabir zindanına konmadan önce dünyada hapsettin.
23:33Hesap günü gelmeden önce sen kendini hesaba çektin.
23:37Sen geceleri insanlar uyurken uyumazdın.
23:41İnsanlar kaybederken, zarar yaparken sen kazanırdın.
23:45İnsanlar batarken sen selametteydin.
23:48Bugün Allah-u Teala'nın rahmetine ve rıdvanına kavuşursun dedi.
23:51O sözünü bitirince,
23:54Ebu Bekri'nin Akşebi Hazretleri kalkıp,
23:58Allah-u Teala'ya hamd ve Resulullah Efendimiz'e salatu selamdan sonra,
24:04Ya Rabbi,
24:05insanlar sadece bildiklerini söylediler.
24:07Allah'ım sen onu rahmetinle bağışla,
24:11onu kendi ameline bırakma diye dua etti.
24:13Davud-i Tayin'in vefatından sonra,
24:17halifeleri Ahmet el-Antaki,
24:20Sadun-i Mecnun
24:21ve yerine vekil bıraktığı Maruf-i Kerhi,
24:26Rahmetullah-i Teala Ali Mecmain,
24:29onun tasavvuftaki yolunu devam ettirdiler.
24:31İnsanlara İslamiyet'in emir ve yasaklarını anlatarak,
24:36onların dünya ve ahirettesi adete,
24:38kurtuluşa ermelerine vesile oldular.
Yorumlar

Önerilen