- 8 saat önce
Küresel rekabet sahasında neler oluyor? Küresel ekonomide bloklaşma mı geliyor? Uluslararası rekabet ortamı nasıl okunmalı? Yeni düzenleme Türk sanayisi için nasıl riskler taşıyor? Avrupa politikalarına karşı hangi önlemler alınmalı? Çin ordusunda sarsıntı mı yaşanıyor? Üst düzey soruşturma hangi dengeleri etkiliyor? Üst düzey bir isme yönelik suçlama nasıl okunmalı? Çin'de askeri hiyerarşi sarsılıyor mu? Nükleer program üzerinden verilen mesaj neyi hedefliyor? Yolsuzluk ve casusluk iddiaları neyi hedefliyor? Soruşturmalar ordu içindeki dengeleri nasıl değiştirir? Cüneyt Özdemir 5N1K'da sordu; Uluslararası Güvenlik Uzmanı Dr. Abdullah Yasir Atalan ve Atlı Global Kurucu Direktörü Dr. Altay Atlı yanıtladı.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Sevgili seyirciler yeni bir Beşine Bir Kap programına hoş geldiniz.
00:07Bugün iki ayrı konuyla karşınızda olacağız.
00:10İlk durağımız Avrupa.
00:12Avrupa'da yeni bir gelişme var.
00:14Uzun yıllardır Türkiye Gümrük Birliği ile ticaret olarak, kültürel olarak Avrupa ile eşitçi.
00:21Ancak hepimiz biliyoruz ki yıllar süren bir bekleme odasındaki trafik var.
00:25Türkiye bekletiliyor.
00:26Gerçi Gümrük Anlaşmaları ile ticaret genişleyerek, büyüyerek gitse de Avrupa Birliği'ne Türkiye farklı nedenlerle, gerekçelerle alınmıyor.
00:36Hakan Fidan'a sorarsanız bunun en büyük nedeni Türkiye'nin Müslüman bir ülke olması.
00:41Bu hafta Avrupa Birliği'nde ilginç bazı gelişmeler yaşandı ve de yeni bir hamle oldu.
00:47ABD Başkanı'nın yeni stratejileri Avrupa Birliği'nden pek de haz etmemesi, bir sabah kalkıp tarifeleri arttırması,
00:56veya Rusya konusunda, Ukrayna konusunda gönülsüz katkısı Avrupa Birliği'ni yeni arayışlara iletmişti.
01:03İki ayrı sonucu oldu.
01:04Bir tanesi Hindistan ile Avrupa Birliği arasında bütün kapıları açan büyük bir anlaşma yapıldı.
01:11O kadar büyük ki anlaşmaların anası olarak tanımladı Avrupa Birliği üyeleri.
01:16İkincisi ise Made in Europe diye yeni bir konsept geliştirmeye karar verdiler.
01:21Ve bugüne kadar Türkiye dahil dışarıdan yaptıkları kimi ticari ticareti Avrupa'nın içine almaya karar verdiler.
01:30Ancak burada defakta olarak Türkiye'yi de bypass etmeye başladılar.
01:34Şimdi bu büyük bir ticari şeyi olan, yani yaklaşık 230 milyar dolarlık bir ticaret alışverişten bahsediyoruz.
01:42Sadece vermiyoruz alıyoruz da.
01:44Bir alışverişte Türkiye'yi doğal olarak kaygılandırdı.
01:47Ne oluyor diye sordurdu.
01:50Ve de yeni arayışlara götürücüye benziyor.
01:53Belki de bütün ezberler bozulacak.
01:55Biliyorsunuz ünlü İtalyan komünist düşünür Gramsci'nin bir sözünü alıntılamıştı.
02:00Belçika Devlet Başkanı geçtiğimiz Davos'ta belirsizlikler döneminde canavarlar çağı başlamıştı derdi demişti.
02:08Biz de o canavarlar çağında yepyeni bir dünya kurulurken Türkiye'de bu dünyada nasıl bir pozisyon alacak onu önümüzdeki günlerde göreceğiz.
02:15Ama ilk olarak isterseniz Amerika bu gelişmeye nasıl bakıyor?
02:19Ona bakalım.
02:20Doktor Abdullah Yasir Atalan, Washington'dan yayınımıza bağlanıyor.
02:25Sayın Atalan, ABD'nin bu Made in Europe çıkışı sizce sanayi politikası mı yoksa küresel ticarette yeni bir korumacılık alanı mı açıyor?
02:35Teşekkür ediyorum. Tabii şimdi bu soruya cevap vermek için bu Made in Europe yaklaşımını iyi anlamamız gerekiyor.
02:42Made in Europe yaklaşımı şu ana kadar aldığımız edindiğimiz bilgilere göre Avrupa Komisyonu'nun tartıştığı taslak metininde Avrupa'daki hükümetlerin kamu alımlarında bir yerleşme hamlesi, bir yerli ürün şartı araması anlamına geliyor.
02:56Yani sızdırılan bilgilere göre bundan sonra Avrupa Birliği'ndeki hükümetler kamu alımlarında özellikle anahtar sektörlerde işte otomotiv, enerji, batarya gibi sektörlerde bu alımları yaparken bu ürün Avrupa'da üretilmiştir şartı arayacaktır.
03:12Buna göre işte bir aslında tipik bir korumacı sanayiye yönelik korumacı hamle diye değerlendirebiliriz.
03:20Daha iyi anlamak için bunu bir daha geniş bir perspektiften değerlendirmek lazım.
03:25Yani sürecin bu son dönemin ruhunu anlamamız gerekiyor.
03:29Biliyorsunuz Trump'ın ABNK Birleşik Devletleri'nin işte başkan Trump'ın yaklaşımı son süreçte bu gümrük tarifelerini kullanarak bunu bir maniveli aracı olarak kullanarak
03:39ikili ilişkilerde bir manivela şeklinde kullanarak bunu kullanıyordu.
03:47Ve bundan dolayı aslında Avrupa'nın ciddi anlamda kıskaca alındığını da görüyoruz.
03:54Çünkü ABD Avrupa'ya karşı gümrük vargilerini artırmakla tehdit ediyor ve oradaki şirketlerin Amerika'ya yatırım yapmasını istiyordu.
04:03Şimdi buradan aslında Avrupa'da kendine nasibini almış gözüküyor.
04:07Peki neden şimdi böyle bir hamle yapıyor diye soracak olursak.
04:12En temelde şunu görüyoruz.
04:13Avrupa sanayisi ciddi anlamda son süreçte bir düşüşte.
04:16Yani Avrupa sanayisinin işte küresel endüstri kapma değerdeki payına bakarsak Avrupa'nın işte yaklaşık yüzde yirmilerden yüzde on dörtlere düştüğünü görüyoruz son yirmi yirmi beş senede.
04:29Bu şu demek yani Avrupa sanayisi endüstrisi ciddi anlamda bir küçülme gösteriyor küresel ölçekte.
04:35Bunun da aslında birkaç sebebi var.
04:38Bunlardan birincisi işte ciddi anlamda ucuz ithalata bağlı olması.
04:44Kendi Avrupa Birliği'nin kendi koyduğu hedefler ölçüsünde bu yeşil dönüşüm hedefleri ölçüsünde bir takım batarya ithalatları ve bu süreçteki diğer ithalatlarda Çin'e olan bağımlılığın çok artması.
04:55Ciddi anlamda bu sanayinin küçülmesini etki etti.
04:58Keza Rusya-Ukrayna savaşı bir enerji krizi yarattı.
05:01Burada sanayinin maliyetleri çok arttı.
05:03Bu enerji ihtiyacından dolayı, talebinden dolayı.
05:06Ve bir şekilde Avrupa sanayisinin bu süreçte adapte olamadığı, daha küçülmeye gittiğini görüyoruz.
05:11Buna karşı yazılan birçok tez vardı.
05:14Avrupa'da zaten buna karşı ortaya çıkan epey söylemler.
05:16Hatta bunun politik yansımalarını da biliyoruz.
05:19Fakat burada ortaya çıkan yaklaşım aslında bir yerleşme hamlesi, yerli ve millileşme hamlesi diyebiliriz Avrupa için.
05:25Bir korumacı hamlesi, sanayiyi korumaya hamlesi.
05:29Şimdi bir de özellikle Trump'ın, tekrar bahsetmek gerekirse, Trump'ın yaklaşımı işte AB'li şirketlerin Amerika'ya kaymasını muhtemelen olarak bir motive etme durumu vardı.
05:41Bundan dolayı Avrupa'daki karar alıcıların bu şirketlerin Avrupa'da kalması, işte Avrupa'da üretimlerini devam ettirmesi gibi şart, yani bir şekilde motivasyon oluşturmak için kamu alımlarını bir kaldıraç olarak kullanmak isteyecektir.
05:56Çünkü kamu alımlarının da Avrupa Birliği'ndeki genel olarak payı hali yüksek, yaklaşık olarak yüzde on dört civarında.
06:02Bundan dolayı bu kamu alımları çok ciddi bir yere oturuyor.
06:06Şimdi bu hamlenin devamında muhtemelen Avrupa'yla ticaret yapan firmaların, özellikle büyük ölçekli firmaların Avrupa'ya daha fazla yatırım yapması, üretimi Avrupa'ya taşıması gibi bazı yeni maddeler de tartışılacaktır.
06:23Avrupa'nın böyle bir karar alması da ileride muhtemeledir diyebiliriz.
06:27Şimdi oradan baktığınızda Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
06:31Bundan sonra Türkiye düne kadar Avrupa Birliği'ne entegre üretim yapan ve ithalat yapan bir, ihracat ve ithalat yapan bir ülkeydi.
06:39Sanayisi için büyük risk yaratmıyor mu?
06:43Ne tür önlemler alınabilir acaba?
06:45Evet şimdi aslında bu sorunun cevabı tam net değil.
06:50Şundan dolayı henüz ortada bir metin yok, ortaya çıkmış bir karar yok.
06:54Sadece sızdırılan bilgiler var bu taslak metinle alakalı.
06:57Ama şunu biliyoruz yani burada made in EU değil yani Avrupa Birliği'nde üretilmiş ürünler şartı değil Avrupa'da üretilmiş şartı getirilmiş gibi gözüküyor.
07:09Bu ifade aslında Avrupa Birliği'nden biraz daha genişletilmeye müsait.
07:12Avrupa Birliği'nde olmayan diğer Avrupalı ülkeleri işte bu maddenin kapsayabileceği şekilde öngörüldüğü düşünülebilir.
07:21Fakat şimdi baktığımızda burada Türkiye bu kapsama alınacak mı alınmayacak mı sorusu aslında buradaki kritik soru.
07:27Çünkü eğer Türkiye dışarıda bırakılacak olursa bu ciddi anlamda Türkiye sanayisini ve genel olarak ekonomisini de ciddi anlamda sarsmaya müsait.
07:36Yalnızca Türkiye'yi değil Avrupa'yı da sarsmaya müsait.
07:38Şimdi bundan dolayı aslında tartışma konusu buraya yöneliyor.
07:42Şimdi Türkiye'nin Avrupa'ya ne kadar entegre olduğunu biliyoruz.
07:45Avrupa ile ticaret hacminin ne kadar yüksek olduğunu biliyoruz.
07:47Yani Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde kırkı Avrupa Birliği'ne gidiyor.
07:51Yüzde kırk, kırk bir.
07:52Şimdi bu ölçekte bir bağımlılık varken eğer kamu alımlarında böyle bir şart yerleşme, yerli ve menşeyi şartı aranırsa bu genel olarak endüstriye.
08:04Dolayısıyla da Türkiye'ye, Türk sanayisine de muhakkak etki edecektir.
08:08Bundan dolayı ciddi anlamda diplomatik trafik başlayacaktır diye tam başlamıştır ve hatta başlayacak, devam edecektir diyebiliriz.
08:16Şu önemli burada, kamu alımları sadece bunlardan birisi yani aslında Türkiye'nin Avrupa ile bir gümrük birliği anlaşması var, gümrük birliğinin parçası.
08:27Dolayısıyla bir hal hazırdaki bu ekonomik şeyi çok sarsmayabilir gibi düşünebiliriz ama kamu alımları ciddi anlamda önemli bir payı var Avrupa yurt içi, gayri safi yurt içi hasılasında.
08:39Yaklaşık yüzde on dördünü oluşturuyor.
08:41Şimdi bu şu demek, buradaki bir alım şartı, buradaki bir Avrupa'da üretilmiştir şartı getirilirse bu ciddi anlamda sanayiyi etkileyecek.
08:50Dolayısıyla Türkiye'deki sanayinin Avrupa'ya satışlarında, kamu olsa bile satışlarında ciddi anlamda bir etki etme durumu var.
08:58Şimdi Avrupa, Türkiye'nin burada dışarıda bırakılması bir diğer açıdan daha önemli.
09:05Şimdi biliyoruz ki transatlantik ilişkileri ve NATO'dan dolayı özellikle ABD'nin etkisiyle Avrupa'nın ve savaşın etkisiyle yani Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle Avrupa'nın bir yerli sanayi ve özellikle savunma sanayiye yönelik bir yeni yatırım, orayı genişletme kaygısı var.
09:20Ama sanayi yani savunma sektöründe kendi sanayisine dayalı, daha buna dayalı bir sistem geliştirmek istiyor Avrupa.
09:28Bununla alakalı yeni inisiyatifler oluşturuyor, işte Seyf gibi yeni kamu harcamaları imkanı getiriyor, savunma üretimini teşvik eden yaklaşımlar var.
09:39Şimdi burada haddi zatında Türkiye'nin konumu hala tartışılıyor.
09:43Türkiye Avrupa güvenlik mimarisinin parçası olacak mı?
09:46Dolayısıyla Türkiye'deki savunma sanayi ile Avrupa'daki savunma sanayiler daha entegre çalışacak mı? Konusu zaten şüpheli.
09:53Şimdi bir de burada bir kamu alımlarında Avrupa'da üretilmiştir şartı getirilirse, bu savunma sanayide de doğal olarak aksettirilip,
10:01oradaki alımlarda da Türkiye'den gönderilen ürünlerin alımını kısıtlayıcı etkiler oluşturabilir.
10:07Yani birkaç anlamda burada Türkiye sanayisinde etkileme durum var.
10:12Şimdi Avrupa sanayisi için de durum farklı değil çünkü Avrupa'da ciddi anlamda Türkiye'ye çok bağımlı, otomotiv sektöründe çok ciddi anlamda bağımlı.
10:19Burada ara üretimden son üretime kadar Türkiye'deki sanayinin rolü çok büyük.
10:24Şimdi eğer böyle bir şart getirilirse bundan Avrupa'daki birçok ülkede zarar görecektir.
10:31O yüzden bu diplomasinin, yani Türkiye ile Avrupa arasındaki bu diplomatik ilişkilerin bu sorunu çözmeye yönelik adımlar atacağını tahmin edebiliriz.
10:39Ve yani umuyoruz ki iki taraf için de olumlu sonuçlanacağını düşünebiliriz.
10:45Sayın Atalan çok çok teşekkür ederim.
10:47Sevgili seyirciler, bir yandan Avrupa Birliği'nde bu gelişmeler yaşanırken Çin'de de inanılmaz gelişmeler vardı.
10:53İnanılmaz diyorum çünkü Çin'de Wall Street Journal'ın iddiasına göre bir darbe girişimi oldu ve darbe girişimi engellendi.
11:01Ancak Çin kapalı bir kutu, asla bunu doğrulamıyor.
11:04Ancak General Zhang Yoksa'yı, yani Çin Halk Kurtuluş Ordusu Merkezi Askeri Komisyon Başkan Yardımcısı,
11:10yani en üst generallerden birini Amerika Birleşik Devletleri'ne nükleer programıyla ilgili bilgi sızdırmakla suçladı ve tutuklayıp cezaevine attı.
11:20Üstelik bu son zamanlarda tutuklanan tek askerde değil, tek üst düzey askerde değil.
11:25Yanlış anlaşılmasın ki generallerden bahsediyoruz.
11:28Çin gibi çok büyük bir gücün komuta kademesinden bahsediyoruz.
11:33Tabi Çin kapalı bir kutu, bilgi alamıyorsunuz.
11:36Ancak Çin'i yakından takip eden isimler farklı kaynaklardan bilgiye ulaşmaya çalışıyorlar.
11:42Doktor Altay Atlı da bu isimlerden bir tanesi, Boğaziçi Üniversitesi Asya araştırmacısı kendisi.
11:48Sayın Atlı, Çin ordusunun en üst kademesinden bir nükleer sızıntısı olması mümkün mü?
11:54Bana çok çocukça geliyor böyle bir iddia ama daha önce benzer bir gelişme yaşanmış mıydı acaba?
12:00Evet, açıkçası çok güncel bir gelişme, yeni bir konu.
12:03Ancak ben şu andaki elimizdeki verilerle bu casusluk iddialarını çok da gerçekçi bulmuyorum burada.
12:12Biraz daha çok bu casusluk iddiaları batı tarafında, batı medyasında özellikle böyle biraz tabir yerinde ise köpürtülen,
12:19orada kullanılan bir iddialar diyelim.
12:24Çok bir kaynağı da belli olmadığı gibi aynı zamanda Çin içerisinden de böyle bir işaret, bir açıklama yok.
12:31Peki nedir? Buradaki süreçin arkasındaki sebepler nedir diye bakılacak olursak,
12:39aslında tabii bu yeni bir şey de değil.
12:42Bir süredir burada son 10 yıldır Xi Jinping görevi başladığından beri birçok farklı sebeplerden dolayı,
12:49yolsuzluk başta olmak üzere burada bazı tasviyeler olduğunu,
12:53yaklaşık 50 kadar generalin, üst düzey yetkilinin silahlı kuvvetlerde görevlerine son verildiğinde gördük.
12:59Bunların sebeplerine bakıldığında ise 3 tane ana konu aslında ortaya çıkıyor.
13:05Bir tanesi gerçekten yolsuzluk.
13:07Çin'in yolsuzlukla mücadelesi sadece askeri alanında değil, birçok yerde en üst düzeylerde devam ediyor.
13:14İkincisi aslında ordu içerisinde, silahlı kuvvetler içerisinde ve bu seviyelerde farklı güç odaklarının oluşması,
13:25güç kliklerinin oluşması ve bunların en üst düzeydeki liderliğe bir tehdit oluşturması bu bir sebep olabiliyor.
13:34Üçüncü sebep ise Çin'in askeri alanda bir takım hedefleri var.
13:39Yani modernleşme ve Amerika'ya aslında eş değer, rakip olabilecek bir güç oluşturmak gibi hedefleri var.
13:46Bu üçüncü sebep ise bu hedeflerin dışına çıkılması, bu hedeflere yeterince katkı sunulamaması,
13:54yani hedeflere ulaşılamaması üst düzey askeri yöneticiler tarafından veyahut bunların reddedilmesi, bunların uyulmaması şeklinde diyebiliriz.
14:06Bu üç sebepten dolayı son 10 yıl içerisinde tasviyeler gördük ama casusluk konusu çok da açıkçası gerçekçi bir iddialar olarak gelmiyor şu anda.
14:18Bu dosya bir casusluk dosyası mı yoksa bir yolsuzluk dosyası mı?
14:22Şimdi bu da konuşuluyor alttan alta.
14:24Özellikle Xi Jinping'in ordu içindeki rakiplerini tasfiye etme hamlesi mi acaba?
14:29Aslında bugüne kadar olan bu diğer tasviyelere veyahut görevden almalara baktığımızda ortaya çıkan üç sebep, bahsettiğimiz üç sebep bunlar yolsuzluk,
14:40silahlı kuvvetler içerisinde orduda farklı güç kürklerinin ortaya çıkması ve bilinen hedeflerden ayrılması, uzaklaşılması gibi konular.
14:49Bunlar da bu son dönemde yaşanan olaylar bu güncel konular için bir örnek veriyor.
14:54Şimdi burada aslında bence önemli olan Komünist Parti tarafından gelen sinyallere, mesajlara bakmak.
15:01Açıklama okuduğunuz zaman çok doğrudan net cevaplar olmayabilse de satır alana baktığınızda aslında bu bağlantıları görebiliyorsunuz.
15:11En son olarak yine Komünist Parti yayın organlığında konuyla ilgili olarak yapılan açıklamalarda bahsi geçen generaller,
15:17son olarak görevden alınan iki general için üç tane konuya denildi.
15:21Birincisi bahsi geçen bu generallerin, Komünist Parti'nin silahlı kuvvetler üzerindeki mutlak liderliğini,
15:27mutlak öncülüğünü tehlikeye atacak bir takım siyasi girişimler ve yolsuzluk ilişkiler içerisinde oldukları.
15:35İkinci iddia, burada getirilen iddia, yine bahsi geçen generallerin,
15:41Merkez Askeri Komitenin liderliği, yani burada bahsettiğimiz tabii Şi'cim'in kendisi oluyor.
15:46Bu liderliğin imajını ve otoritesini zayıflatacak girişimler içerisinde oldu.
15:52Üçüncü iddia ise, yine bahsedilen üçüncü iddia ise,
15:57silahlı kuvvetler içerisindeki personelin, birliğinin, beraberliğinin ve gelişiminin ideolojik ve siyasi altyapısını zedeleyecek girişimler içerisinde oldu.
16:09Bu üç iddia aslında okuduğunuz zaman uzunca bir metin tabii ki ama bunların ileri sürüldüğünü görüyoruz.
16:16Dolayısıyla ilk bahsettiğimiz konular yolsuzluk, onunla birlikte farklı güç kirliklerinin oluşması ve hedeflerden uzaklaşılması,
16:25o hedeflere tam uyulması, askeri gücün geleceğiyle ilgili olarak, en tepeden belirlenmiş olarak hedeflere uyulmaması gibi sebeplerin,
16:35aslında burada özellikle bu son ikisini görebiliyoruz.
16:37Şimdi bu hedefler neydi? Peki neye uyulmuyor veya neyden sapılıyor?
16:41Nasıl bir yeni güç odakları oluşuluyor ki bu sonuca varıldı diye sorabiliriz.
16:47Burada da baktığımızda aslında Xi Jinping'in üç tane askeri güçle ilgili temel hedef var.
16:542027'ye kadar Çin'in teknolojiyi daha iyi kullanan bir orduya sahip olması,
17:002035'e kadar Çin'in tam anlamıyla modern bir orduya sahip olması,
17:052049'a kadar ise Amerika Birleşik Devletleri'ne reka edecek ona denk bir güce ulaşılması.
17:122027'nin bir özelliği daha var.
17:14Aslında gelecek seneden bahsediyoruz bu arada.
17:17Hem ordunun, silahlı kuvvetlerin, halkın kurtuluş ordusunun 100. yıl dönümü,
17:22ama aynı zamanda da 2027 yapılacak kongre ile Xi Jinping'in olası bir dördüncü döneme başlayacak olması.
17:30İkisini bir arada aldığımızda tabii ki burada hedeflere ulaşılması,
17:34bu askeri güçle ilgili hedeflere ulaşılması ve Xi Jinping'in buradaki temel konumu önem kazanıyor.
17:41Hatta o biraz önce bahsettiğim açıklamaya bakacak olursak,
17:44orada bütün bunlar anlatıldıktan sonra tekrar partinin ordunun gidişatındaki konumu
17:50ve Xi Jinping'in yani sadece devlet başkanı değil,
17:54merkez askeri komite başkanının da belirleyici rolu ve sorumluluğu tekrar altı çizilmiş bir konu.
18:00Hani bunu demek ki tehdit edecek veyahut buna bir alternatif olabilecek girişimler
18:06veyahut bunu zedelebilecek girişimlere taviz verilmeyeceği,
18:11kim olursa olsun verilmeyeceği de bu son gelişmelerde ortaya konmuş oluyor.
18:17Az gittik, uz gittik bir Beşnebirka'nın daha sonuna geldik.
18:20Önümüzdeki hafta yeni bir Beşnebirka'da buluşuncaya kadar kadın sağlıcakla.
Yorumlar