Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 hafta önce
Sunulan metin, Türkiye’nin mevcut siyasi ve çevresel sorunlarını analiz ederek çözüm yolu olarak çoğulcu demokrasiyi ve Milli Bakiye Sistemi’ni önermektedir. Yazar, tek adam yönetimlerinin dış müdahalelere karşı ülkeyi kırılgan hale getirdiğini savunurken, temsilde adaletin sağlanmasının yönetimde gerçek istikrarı getireceğini vurgulamaktadır. Ayrıca, devlet kurumlarındaki şeffaflık kaybı, ekonomik verilerin gizlenmesi ve sulak alanların yok olması gibi hayati meselelerin gündelik polemikler arasında ihmal edildiğine dikkat çekilmektedir. Seçim barajının kaldırılması ve her oyun mecliste karşılık bulması, toplumsal kutuplaşmayı aşmanın ve devlete olan güveni yeniden tesis etmenin temel şartı olarak sunulmaktadır. Metin, demokratik bir yenilenme için ittifak mecburiyetini ortadan kaldıran daha adil bir seçim mekanizmasına geçilmesini acil bir ihtiyaç olarak nitelendirmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Demokrasinin özünde çok basit bir ilke var değil mi?
00:02Temsil, peki ya sandığa gidip oy verdiğinizde o oyun aslında hiçbir şeyi değiştirmediğini, bir kenara atıldığını hiç hissettiniz mi?
00:11Sanki bazı oylar diğerlerinden daha değerliymiş gibi.
00:14Gelin bugün tam da bu konuya dalalım.
00:17Seçmen iradesi sandığa nasıl daha adil yansıtılabilir? Hep birlikte bakalım.
00:21Ama durun, o konuya gelmeden önce şöyle bir etrafımıza bakalım.
00:25Son zamanlarda devlete ait çok kritik bazı verilerin sanki buharlaşıp uçar gibi ortadan kaybolduğunu fark ettiniz mi?
00:33Bu sadece basit bir şeffaflık meselesi değil, aslında çok daha derin bir sorunun işareti olabilir.
00:39Ve bu öyle tek bir olay da değil, adeta bir örüntü haline gelmiş durumda.
00:44Düşünsenize, TÜİK'in ölüm istatistikleri, Merkez Bankası'nın swap verileri,
00:49EPİAŞ'ın doğalgazi stokları, KKM hesaplarının detayları, bütün bu kritik bilgiler artık elimizin altında değil.
00:57Hatta yeni vatandaşlık alan kişilerin isimleri bile artık resmi gazetede yayınlanmıyor.
01:02Sanki birileri bilinçli olarak ışıkları kapatıyor gibi.
01:05Peki bu veri karartmasının sonuçları ne oluyor?
01:08Veriler saklandığında, sulak alanlarımızın kuruması gibi ülkenin geleceğini doğrudan etkileyen,
01:14devasa sorunlar gündelik siyasi çekişmelerin gürültüsünde kaybolup gidiyor.
01:18Problemler halının altına süpürülüyor, krizler de haliyle derinleşiyor.
01:23İyi de bu veri saklama ve sorunları görmezden gelme kültürü neden bu kadar yaygınlaştı?
01:28İşte burada işin düğümü çözülüyor.
01:30Cevap, siyasi sistemimizin tam kalbinde, yani seçim sistemimizde yatıyor olabilir.
01:36Çünkü sesinin duyulmadığını, temsil edilmediğini hisseden bir toplum,
01:40şeffaflıkla talep edemiyor, hesapta soramıyor.
01:43Şöyle düşünün, her seçim sistemi aslında hassas bir terazi gibidir.
01:47Bir kefesinde temsilde adalet vardır, yani her oyun değerli olması,
01:52diğer kefesinde ise yönetimde istikrar vardır, yani ülkeyi yönetecek bir hükümetin çıkması.
01:58Bizim mevcut sistemimiz ne yazık ki istikrara harbatsın diye adalet kefesinden epeyce alıyor.
02:04İşte bu yüzden de meselenin en can alıcı noktasına geliyoruz.
02:08Milyonlarca vatandaşın oyu boşa gidiyor.
02:10Evet, yanlış duymadınız.
02:12Bir partiye oy veriyorsunuz ama o parti sizin şehrinizde barajı geçemediği için
02:17oylarınız resmen buharlaşıyor.
02:19Sanki siz hiç oy kullanmamışsınız gibi.
02:22E peki sonuç ne oluyor?
02:23Partiler sırf oyları boşa gitmesin diye birbirine hiç benzemeyen yapılarla
02:27ittifaklara girmek zorunda kalıyor.
02:29Biz seçmenler ne yapıyoruz?
02:31Günülden desteklediğimiz partiye değil, kazanma ihtimali daha yüksek
02:35ya da aman öteki kazanmasın diye başka partilere yani sırtajik oy vermeye zorlanıyoruz.
02:40Bu da bütün siyaseti iki kutba sıkıştırıp bırakıyor.
02:44Peki bu kadar sorundan bahsettik.
02:45Bir çözümü yok mu bunun?
02:47Var.
02:48Hem de öyle yeni icat edilmiş, denenmemiş bir fikir falan değil.
02:52Çözüm Türkiye'nin kendi geçmişinde, kendi uyguladığı bir sistemde saklı.
02:57Milli bakiye sistemi.
02:58Bakın bu sistem 1965 ve 1966 yıllarındaki seçimlerde başarıyla kullanılmış
03:05ve gerçekten de tarihimizdeki en adil temsil sonuçlarından bazılarını ortaya çıkarmış.
03:11Fakat küçük partilerin de mecliste sesini duyurması bazılarının pek hoşuna gitmemiş
03:15ve istikrar bozuluyor bahanesiyle bu adil sistem rafa kaldırılmış.
03:20Peki nasıl işliyor bu sistem?
03:22Aslında mantığı çok basit.
03:24İlk iki adım bildiğiniz gibi.
03:25Siz kendi şehrinizde oyunuzu kullanıyorsunuz, partilerde aldıkları oya göre orada milletvekili çıkarıyor.
03:31Ama işin sihri bundan sonra başlıyor.
03:34Partinizin sizin şehrinizde vekil çıkarmaya yetmeyen o artık oyları var ya,
03:38işte onlar artık çöpe gitmiyor.
03:41Ülke genelindeki bütün artık oylarla beraber dev bir ulusal havuzda toplanıyor
03:45ve kalan vekillikler bu havuza göre dağıtılıyor.
03:48Böylece tek bir oy bile ziyan olmuyor.
03:50Teori kulağı hoş geliyor.
03:51Peki pratikte ne olurdu?
03:53Gelin şimdi zamanda bir yolculuk yapalım ve Milli Bakiye sistemi 2011 seçimlerinde uygulansaydı
03:58meclis tablosu nasıl olurdu bir görelim.
04:01Rakamlar gerçekten çarpıcı.
04:03Bakın mevcut sistemle 327 vekil çıkaran birinci parti Milli Bakiye ile 275'e düşüyor.
04:10Diğer yandan CHP ve MHP'nin vekil sayıları artıyor.
04:13Ama bence en önemlisi şu, mevcut sistemde sıfır çeken Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi,
04:20Has Parti gibi partiler meclise girme hakkı kazanıyor.
04:23Yani milyonlarca seçmenin iradesi sonunda mecliste bir karşılık buluyor.
04:28Şöyle grafik olarak baktığımızda değişimin büyüklüğü daha da netleşiyor değil mi?
04:32Bu basitçe bir partiden alıp diğerine vermek değil.
04:35Bu sandığa atılan oyların gerçek karşılığını meclise taşımak demek.
04:39Yani gücün seçmenin iradesiyle çok daha orantılı bir şekilde yeniden dağıtılması demek.
04:45İşte sistemin en kritik faydası bu.
04:48Bir partinin aldığı oy oranından çok daha büyük bir güçle mecliste temsil edilmesinin önüne geçiyor.
04:54Bu da ne anlama geliyor?
04:56Daha çoğulcu, daha dengeli ve halkın farklı kesimlerinin sesini çok daha iyi yansıtan bir parlamento.
05:03Peki rakamları bir kenara bırakalım.
05:05Böyle bir sistemin bizim toplumumuza, siyasetimize ne gibi etkileri olurdu?
05:10Bize gerçekte ne sunuyor?
05:11Her şeyden önce verdiğiniz oyun bir anlamı olduğunu bilirsiniz.
05:15Artık aman oyun boşa gitmesin diye stratejik davranmak yerine kalpten inandığınız partiyi özgürce destekleyebilirsiniz.
05:22Bu seçmenin siyaseti olan güvenini tazeler, partileri kutuplaşmaya değil kendi fikirleriyle öne çıkmaya teşvik eder ve en önemlisi sistemin kendisi üzerinden yapılan o oy kaydırmalarını yani bir nevi yasal oy hırsızlığını da imkansız hale getirir.
05:38Aslında işin bir de psikolojik boyutu var.
05:41Mevcut sistem insanları bir tür boyun eğme kültürünü itebiliyor.
05:44Yani sesim nasılsa duyulmayacak, en iyisi ben güçlü olanın yanında durayım ki güvende olayım gibi bir çaresizlik hissine kapılabiliyoruz.
05:51Milli bakiye ise işte bu çaresizlik zincirini kırma potansiyeline sahip.
05:56Gelin bu analizi hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir soruyla bitirelim.
06:00Bir tek oyun bile boşa gitmesinin gerçek bedeli nedir?
06:03Sadece mecliste kaybedilen bir sandalye mi yoksa zamanla demokrasiye olan güvenin, temsil adaletinin ve sağlıklı bir tartışma ortamının yitirilmesi mi?
06:13Bu sorunun cevabı hepimizde saklı.
Yorumlar

Önerilen