00:00Demokrasinin özünde çok basit bir ilke var değil mi?
00:02Temsil, peki ya sandığa gidip oy verdiğinizde o oyun aslında hiçbir şeyi değiştirmediğini, bir kenara atıldığını hiç hissettiniz mi?
00:11Sanki bazı oylar diğerlerinden daha değerliymiş gibi.
00:14Gelin bugün tam da bu konuya dalalım.
00:17Seçmen iradesi sandığa nasıl daha adil yansıtılabilir? Hep birlikte bakalım.
00:21Ama durun, o konuya gelmeden önce şöyle bir etrafımıza bakalım.
00:25Son zamanlarda devlete ait çok kritik bazı verilerin sanki buharlaşıp uçar gibi ortadan kaybolduğunu fark ettiniz mi?
00:33Bu sadece basit bir şeffaflık meselesi değil, aslında çok daha derin bir sorunun işareti olabilir.
00:39Ve bu öyle tek bir olay da değil, adeta bir örüntü haline gelmiş durumda.
00:44Düşünsenize, TÜİK'in ölüm istatistikleri, Merkez Bankası'nın swap verileri,
00:49EPİAŞ'ın doğalgazi stokları, KKM hesaplarının detayları, bütün bu kritik bilgiler artık elimizin altında değil.
00:57Hatta yeni vatandaşlık alan kişilerin isimleri bile artık resmi gazetede yayınlanmıyor.
01:02Sanki birileri bilinçli olarak ışıkları kapatıyor gibi.
01:05Peki bu veri karartmasının sonuçları ne oluyor?
01:08Veriler saklandığında, sulak alanlarımızın kuruması gibi ülkenin geleceğini doğrudan etkileyen,
01:14devasa sorunlar gündelik siyasi çekişmelerin gürültüsünde kaybolup gidiyor.
01:18Problemler halının altına süpürülüyor, krizler de haliyle derinleşiyor.
01:23İyi de bu veri saklama ve sorunları görmezden gelme kültürü neden bu kadar yaygınlaştı?
01:28İşte burada işin düğümü çözülüyor.
01:30Cevap, siyasi sistemimizin tam kalbinde, yani seçim sistemimizde yatıyor olabilir.
01:36Çünkü sesinin duyulmadığını, temsil edilmediğini hisseden bir toplum,
01:40şeffaflıkla talep edemiyor, hesapta soramıyor.
01:43Şöyle düşünün, her seçim sistemi aslında hassas bir terazi gibidir.
01:47Bir kefesinde temsilde adalet vardır, yani her oyun değerli olması,
01:52diğer kefesinde ise yönetimde istikrar vardır, yani ülkeyi yönetecek bir hükümetin çıkması.
01:58Bizim mevcut sistemimiz ne yazık ki istikrara harbatsın diye adalet kefesinden epeyce alıyor.
02:04İşte bu yüzden de meselenin en can alıcı noktasına geliyoruz.
02:08Milyonlarca vatandaşın oyu boşa gidiyor.
02:10Evet, yanlış duymadınız.
02:12Bir partiye oy veriyorsunuz ama o parti sizin şehrinizde barajı geçemediği için
02:17oylarınız resmen buharlaşıyor.
02:19Sanki siz hiç oy kullanmamışsınız gibi.
02:22E peki sonuç ne oluyor?
02:23Partiler sırf oyları boşa gitmesin diye birbirine hiç benzemeyen yapılarla
02:27ittifaklara girmek zorunda kalıyor.
02:29Biz seçmenler ne yapıyoruz?
02:31Günülden desteklediğimiz partiye değil, kazanma ihtimali daha yüksek
02:35ya da aman öteki kazanmasın diye başka partilere yani sırtajik oy vermeye zorlanıyoruz.
02:40Bu da bütün siyaseti iki kutba sıkıştırıp bırakıyor.
02:44Peki bu kadar sorundan bahsettik.
02:45Bir çözümü yok mu bunun?
02:47Var.
02:48Hem de öyle yeni icat edilmiş, denenmemiş bir fikir falan değil.
02:52Çözüm Türkiye'nin kendi geçmişinde, kendi uyguladığı bir sistemde saklı.
02:57Milli bakiye sistemi.
02:58Bakın bu sistem 1965 ve 1966 yıllarındaki seçimlerde başarıyla kullanılmış
03:05ve gerçekten de tarihimizdeki en adil temsil sonuçlarından bazılarını ortaya çıkarmış.
03:11Fakat küçük partilerin de mecliste sesini duyurması bazılarının pek hoşuna gitmemiş
03:15ve istikrar bozuluyor bahanesiyle bu adil sistem rafa kaldırılmış.
03:20Peki nasıl işliyor bu sistem?
03:22Aslında mantığı çok basit.
03:24İlk iki adım bildiğiniz gibi.
03:25Siz kendi şehrinizde oyunuzu kullanıyorsunuz, partilerde aldıkları oya göre orada milletvekili çıkarıyor.
03:31Ama işin sihri bundan sonra başlıyor.
03:34Partinizin sizin şehrinizde vekil çıkarmaya yetmeyen o artık oyları var ya,
03:38işte onlar artık çöpe gitmiyor.
03:41Ülke genelindeki bütün artık oylarla beraber dev bir ulusal havuzda toplanıyor
03:45ve kalan vekillikler bu havuza göre dağıtılıyor.
03:48Böylece tek bir oy bile ziyan olmuyor.
03:50Teori kulağı hoş geliyor.
03:51Peki pratikte ne olurdu?
03:53Gelin şimdi zamanda bir yolculuk yapalım ve Milli Bakiye sistemi 2011 seçimlerinde uygulansaydı
03:58meclis tablosu nasıl olurdu bir görelim.
04:01Rakamlar gerçekten çarpıcı.
04:03Bakın mevcut sistemle 327 vekil çıkaran birinci parti Milli Bakiye ile 275'e düşüyor.
04:10Diğer yandan CHP ve MHP'nin vekil sayıları artıyor.
04:13Ama bence en önemlisi şu, mevcut sistemde sıfır çeken Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi,
04:20Has Parti gibi partiler meclise girme hakkı kazanıyor.
04:23Yani milyonlarca seçmenin iradesi sonunda mecliste bir karşılık buluyor.
04:28Şöyle grafik olarak baktığımızda değişimin büyüklüğü daha da netleşiyor değil mi?
04:32Bu basitçe bir partiden alıp diğerine vermek değil.
04:35Bu sandığa atılan oyların gerçek karşılığını meclise taşımak demek.
04:39Yani gücün seçmenin iradesiyle çok daha orantılı bir şekilde yeniden dağıtılması demek.
04:45İşte sistemin en kritik faydası bu.
04:48Bir partinin aldığı oy oranından çok daha büyük bir güçle mecliste temsil edilmesinin önüne geçiyor.
04:54Bu da ne anlama geliyor?
04:56Daha çoğulcu, daha dengeli ve halkın farklı kesimlerinin sesini çok daha iyi yansıtan bir parlamento.
05:03Peki rakamları bir kenara bırakalım.
05:05Böyle bir sistemin bizim toplumumuza, siyasetimize ne gibi etkileri olurdu?
05:10Bize gerçekte ne sunuyor?
05:11Her şeyden önce verdiğiniz oyun bir anlamı olduğunu bilirsiniz.
05:15Artık aman oyun boşa gitmesin diye stratejik davranmak yerine kalpten inandığınız partiyi özgürce destekleyebilirsiniz.
05:22Bu seçmenin siyaseti olan güvenini tazeler, partileri kutuplaşmaya değil kendi fikirleriyle öne çıkmaya teşvik eder ve en önemlisi sistemin kendisi üzerinden yapılan o oy kaydırmalarını yani bir nevi yasal oy hırsızlığını da imkansız hale getirir.
05:38Aslında işin bir de psikolojik boyutu var.
05:41Mevcut sistem insanları bir tür boyun eğme kültürünü itebiliyor.
05:44Yani sesim nasılsa duyulmayacak, en iyisi ben güçlü olanın yanında durayım ki güvende olayım gibi bir çaresizlik hissine kapılabiliyoruz.
05:51Milli bakiye ise işte bu çaresizlik zincirini kırma potansiyeline sahip.
05:56Gelin bu analizi hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir soruyla bitirelim.
06:00Bir tek oyun bile boşa gitmesinin gerçek bedeli nedir?
06:03Sadece mecliste kaybedilen bir sandalye mi yoksa zamanla demokrasiye olan güvenin, temsil adaletinin ve sağlıklı bir tartışma ortamının yitirilmesi mi?
06:13Bu sorunun cevabı hepimizde saklı.
Yorumlar