00:00İNTRO
00:00Tek başına bir kadın ne yapabilir?
00:11Her şeyi yapabilir.
00:14Kadın isterse ne yapamaz ki?
00:16Yeter ki istesin.
00:20Ben nerede olmalıyım?
00:21Önce bir ona karar ver.
00:23Sonra emin ol ki sen orada olacaksın.
00:25Sadece iste.
00:30Merhabalar, ben Durdiye Duygu Şan.
00:34Kahramanmaraşlıyım.
00:35Kız kardeşimle birlikte Kahramanmaraş'ın zahiri denen yöresel ürünlerini yapıyoruz.
00:43Merhabalar, ben Rukiye Demir.
00:45Biz şehrimizin küçük bir köyünde doğup büyüyen beş kardeşiz.
00:49Tabii köyde yaşıyorsunuz, erken evlilik.
00:51Toplumda kadın çalışamaz aldısı.
00:53Fark ettim ki ben birilerinin hayatında sürekli bir boşluk doldurmaya çalışıyorum.
00:58Ya iyi bir gelin olmak, ya iyi bir eşi olmak, ya iyi bir anne olmak, iyi bir evlat olmak, iyi bir arkadaş olmak.
01:04Aslında hep birilerinin boşluğunu doldurmaya çalışmışım.
01:07Kendim için de kocaman bir boşluk yaratmışım.
01:09Ablamla oturduk, ne yapalım, nasıl yapalım bu şekilde devam etmeyecek.
01:13Çocuklarımızı büyütürken kendimiz için de bir şeyler yapmalıyız.
01:16Kurduğumuz hayaller aslında ürünlerimizi üretip, kadınlarla el birliği yapıp insanlara ulaştırmaktı.
01:22Bu benim çocukluğumdan beri hayali kurduğum bir şeydi.
01:24Zaten çocuksun, gözünün önünde tarlalar biçiliyor.
01:28Hayvanlar yetiştiriliyor.
01:29Turşu yapmak için kadınlar salatalık tarlalarına gidiyor.
01:32Pamukların çöplerini bile toplayıp ateş yakan bir annen var.
01:36Zaten sen aslında içinde doğup büyüdüğün şeyi kendince benimsemişsin, onu bir işe dökmek istiyorsun.
01:41Ben çok ciddi bir etken olmasam da belki bir cesaret verdim diyebilirim.
01:47Hadi o zaman dedim.
01:48O şekilde başladık.
01:49Başladık.
01:54Biz bu ürünleri kimlere ulaştıracaktık?
01:56Anadolu'daki kadın benden salça, reçel niye alsın?
01:59Çünkü o da köyünde aynı ürünleri üretiyor.
02:01Kendimize bir misyon belirledik.
02:03Dedik ki biz yaptığımız reçelleri, salçaları tabiri caizse beyaz yakalı,
02:08bu işi yapamayan, organik tüketmek isteyen insanlara ulaştırmamız gerekiyor.
02:12Sayfamızı açtıktan sonra ürünlerimizi üretip, çekimlerini yapıp insanlara sunmaya başladık.
02:18Mantı, içli köfte, zeytinyağlı yaprak sarma, dolma.
02:22Hadi salça da olsun, kuru da yapalım, tarhanaya da girelim.
02:26E pekmez de yapıyoruz biz her yıl.
02:28E bir şıra da diziyoruz.
02:29Derken bu yelpaze bayağı bir genişledi.
02:31İlk sipariş geldi, 3-5 şehir dışı siparişleri.
02:41Kargo çıkaracağız, soğuk zincirli ürün çıkaracağız.
02:44Böyle bir heyecan sardı, her geçen gün artıyor.
02:47Dediler ki pandemi, işte yasaklar.
02:49Aslında takılacağımız, yaşayacağımız ilk engellerden biriymiş.
02:53Bu silsilerin böyle devam edeceğini bilmiyorduk.
02:55Kendimizce pandemiye yenilmemek için ekstra bir efor sarf ettik.
02:58Gece sabahlara kadar mantı büküyoruz.
03:01İçli köfte iç hazırlıyoruz.
03:02Ertesi gün onları dolduruyoruz, donduruyoruz.
03:05İşte gün içerisinde sipariş varsa, yeri geliyor beraber çıkıyoruz.
03:08Yeri geliyor böyle ikiye ayrılıyoruz.
03:10Böyle kapıya kadar müşterilerimize götürüyorduk.
03:13Pandemiyi bir şekilde kendimize çevirmeyi de o süreçte başardık.
03:21Bize bir çalışma alanı lazımdı.
03:24Baba evimiz çok büyüktü.
03:25Maraş'ta dam deriz.
03:26Çatı kullanmazlardı, dam deriz.
03:28O damlar bizim için büyük bir zenginlik.
03:30Çünkü bizim yazın bütün zahirelerimizi o damlarda kurur.
03:33En alt katı da zamanında babamın küçük bir market bakkal süreci vardı.
03:37Tabii kapanmıştı ama böyle raflar, dizayn duruyordu.
03:40Yapılan ürünleri oraya stokladık.
03:41Aynı zamanda evde de kilerlerimizi kendimizce küçük birer dükkana çevirdik.
03:45Birer tane odamız sadece kargolar için mevcuttu.
03:48Bu süreç 9 ay sürdü.
03:529 ayın sonunda bitti.
04:01İşte bir sabah kalktık, deprem oldu.
04:036 Şubat depremi bizi böyle tekrardan böyle tırmandığımız o ipten böyle takır takır geri attı.
04:13Yani bir buçuk dakikada şehrimizdeki insanların yarısı herhalde öldü.
04:26Yarısı enkazda kaldı.
04:27Bizler de kaybettik yani.
04:29Canlarımızı kaybettik, evlerimizi kaybettik, dükkanlarımızı kaybettik.
04:33Şehrimizi aslında kaybetmiş olduk.
04:35Çekirdek ailemizde kaybımız yoktu.
04:37Akrabalarımız da çoktu.
04:39Normalde sabaha karşıydı deprem ama o gün sabah olmadı.
04:44Yani güneş doğmadı.
04:51Çok çaresizdi.
05:06Oturup ağlayamıyoruz daha.
05:09Bütün Maraş aslında o süreçte kimse ağlayamadı.
05:12Aylar sonra bu gözyaşlarımız bizim akmaya başladı.
05:15Hatırladıkça.
05:16Depremin ikinci günü insanlar sürekli yazıyorlar.
05:20Ne yapacağız?
05:21Aç kaldık, donuyoruz ve gerçekten Maraş'ta öyle bir soğuk.
05:24En azından ben kendimce bu yaşıma kadar hiç görmedim.
05:26Rukiye şöyle bir cümle koyalım.
05:28Biz niye oturuyoruz?
05:29Oturarak bir şey değiştiremeyeceğiz.
05:30Böyle damda oluklardan suyun aktığını gördüm.
05:33Çünkü yağmur sürekli yağıyor.
05:35Kovalar vardı.
05:36Aldım o kovaları olukların altına koydum.
05:38Ne yapacaksın dediler.
05:39Mercimek bulursa kaynatacağız dedim.
05:41Önce bir dalga geçtiler ama biz mercimeği de bulduk.
05:43Doldurduk yağmuru suyunu.
05:45Mercimeği, pirinci.
05:46Yaktık ateşi.
05:47Azıcık çorbanın dibi yanmıştı ama bir lezzetli olmuştu.
05:50Çok tatlıydı.
05:52Çok güzeldi.
05:56Çorba pişti.
05:57Ne yapıyoruz dediler.
05:58İşte kaç tane araba var elimizde.
06:00Çünkü araçlar da gitti.
06:01İki tane araba var elimizde.
06:02Ne yapayım?
06:02Tamam dediler.
06:03Kovalara doldurttuk.
06:04Satırlara.
06:05Hadi bakalım sen oraya, şu köye, işte sen falan köye dağıldık.
06:09O çorbayla birlikte tabii bizim serüven başladı.
06:12Telefonumuz çaldı.
06:20Biz sizi takip ediyoruz.
06:21Sizin için ne yapabiliriz?
06:22Aynı anda sayfadan insanlar yazmaya başladılar.
06:25Yardıma ihtiyacımız var.
06:27Bize yardımcı olun.
06:28Çadır, su, kadınlar için hijyelik ürünler, çocuklar için bez, mama.
06:32Bir anda sayfamızdan biz aslında üretim değil de böyle bir yardım sayfasına döndük.
06:36Yeri geldi kıyafet, yeri geldi maddi yardım, yeri geldi gıda şeklinde devam etti.
06:42Anladık ki bizi ayakta tutan aslında bu sayfaymış.
06:45Yani Maraş Mutfak boşuna kurulmamış.
06:47Biz bu hayal boşuna kurmamışız.
06:53Her şeye rağmen hayat devam ediyor.
06:55Yaşıyorsak, o depremden sağ çıkmışsak bir mesaj var.
06:59Devam edeceksin.
07:00Yeniden başlamamız lazım.
07:02Ama nereden başlayacağız, nasıl başlayacağız?
07:04Köydeki ev gitti, atölye gitti, ekipman gitti, çarşıdaki dükkan gitti.
07:09Yapabileceğimiz hiçbir şey yok.
07:10Evet ev yok ama bahçeyi kullanabiliriz.
07:13Kadın isterse ne yapamaz ki?
07:15Yapar.
07:16Yeter ki istesin.
07:17Biri geldi benim makinem var dedi, salçanızı çekebilirsiniz.
07:20Bütün kadınlar birleşmişler, evlerinde bizim salça yapabileceğimiz bütün tepsileri bize getirmişler.
07:26Biz damlarda başkalarının tepsileriyle salça ve reçel yaparak yeniden bir başladık.
07:30Ve bir yılın sonunda vazgeçmediğimiz için anladık ki gayret eden bir şekilde hedefine ulaşıyor.
07:372024'ün mardında biz yeniden bu dükkanı kiraladık.
07:41Duvarlarını boyadık, raflarını yaptık, rafları ellerimizle boyadık.
07:45Böyle küçük küçük böyle detaylar, şirinlik katalım.
07:47Çünkü ciddi bir dizayn yapamayacağız.
07:50Bunun için maddi gücümüz yok.
07:51Ama ne yapalım?
07:51Bunu şirinleştirebilmek için bir şeyler katabiliriz.
07:54Salçalar yapıldı, paketlendi, raflar böyle takır takır dolmaya başladı.
07:58Duyanlar seviniyor, müşterilerimiz dualar ve dilekler, alışverişler.
08:03Akabinde bugünlere geldik.
08:05Başlamak da zaten başarmakmış aslında.
08:07Bir de hayaller gerçekmiş, onu anladık yani.
08:09Hayali kurduğumuz her şey aslında bizimmiş.
08:16Üretirken ben herhalde kendimden geçiyorum.
08:18Çok severek üretiyorum ürünlerimizi.
08:20Biz şimdi şehrimizin zahire dediğimiz, kış boyu insanların evlerinde tüketmek isteyeceği ürünleri yapıyoruz.
08:26Ürünlerimizi hem yurt dışına, hem ülke içindeki illerimize, hem de şehir içinde gelen müşterilerimize sunmaya devam ediyoruz.
08:34Kırsal'da bizi bekleyen dezavantajlı çok fazla kadın var.
08:37Onlarla beraber salça yapıyoruz, reçel yapıyoruz, buğday kaynatıyoruz, tarhana yapıyoruz.
08:42Geleneksel yöntemlerden asla vazgeçmiyoruz.
08:45Ürünlerimizi yeni nesile, eski usul olarak taşımaya devam ediyoruz.
08:50Tabi insanların tepkileri ne oldu?
08:55Köfte mi yapıp satacaksın?
08:57Salça yapıyormuş.
08:59Kuru mu yapacaksın?
09:00Evet.
09:01Maraş'ta herkes bunları yapıyor ki.
09:04Maraş derdimiz sadece Maraş değil ki.
09:07Yapamayanlar da var.
09:08Biz en iyi bildiğimiz işi yapıyoruz.
09:09Çünkü çocukluğumdan beri bu işin içindeyim.
09:12Şimdi şey diyorlar.
09:13Sizin yüzünüzden iş belledik.
09:15Kızlarımız sizin yüzünüzden işe giriyor.
09:17Evde oturmuyorlar.
09:20E oturmasın.
09:21Ne oluyor?
09:22Çalışıyor yani.
09:23Hepsi çalışıyorlar maşallah.
09:25Takır takır üretiyorlar.
09:26Ben asla hayal etmezdim ki kadınlar beni arayacaklar, yanıma gelecekler ve ben senin gibi olmayı hayal ediyorum diyecekler.
09:39Kadınlar bana geliyorlar ve biz senin gibi olmayı hayal ediyoruz diyorlar.
09:42Oysa ben köyde kendi halinde çocuk büyüten bir Rukiye'ydim.
09:46Şimdi platformlarda ilham veren kadınlar olarak konuşuyoruz.
09:50Ulusal kanallarda şiirimizin yöresellerini anlatıyoruz.
09:53İşletmemizde ürünlerimizi insanlara ulaştırıyoruz.
09:56Ve eşimin başladığımızda köfte mi yapacaksın?
09:59Ne gerek var?
10:00Sanki herkes evinde köfte yapamıyor mu?
10:02Derken şimdi aslında bana çok severek ve gururlanarak baktığını görüyorum.
10:06Ben anladım ki aslında toplumsal baskıyı biz kabul etmişiz.
10:09Biz kendimizi değiştirmeliymişiz ki yani eşimin bakışlarından anlıyorum o baskıya ben izin vermişim.
10:17Ben kendimi değiştirince aslında çevrem de değişmiş.
10:20Beni izleyen insanlara şunu söyleyebilirim.
10:22Eşimin parasıyla yapmadım bu işi.
10:24Herhangi bir teşvikle de yapmadım bu işi.
10:27Zengin bir ortakla da yapmadım bu işi.
10:29Tek başına bir kadın ne yapabilir?
10:30Her şeyi yapabilir.
10:31Yani beni izleyenler de kendilerine güvensinler.
10:34Her şeyi yapabilirsiniz.
10:35Yeter ki dürüstlüğünüzden ve gayretinizden taviz vermeyin.
10:38Ben nerede olmalıyım?
10:40Önce bir ona karar ver.
10:41Sonra emin ol ki sen orada olacaksın.
10:44Sadece iste.
Yorumlar