- 8 ay önce
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Eğer ileriye bakıp 1919 için bir plan yapmasak gelecek yılda aynı şimdiki sıkıntılar içinde olacağız.
00:401919'da Almanları yenmenin bir yolunu bulabilecek miyiz?
00:45Bunun için irade gücümüz olacak mı?
01:00İzlediğiniz için teşekkürler.
01:29Türkiye'deki saldırılarıyla 1918 baharından beri müttefikleri hırpalamıştı.
01:37Ama müttefikler Ağustos ayında Kuzey Fransa'da gizlice bir vurucu kuvvet oluşturdu.
01:43Avustralya ve Kanada kol ordularından 100 bin asker, 400 tank, 1900 uçak, 2000 top ve 3 süvari bölüğüyle desteklenecekti.
01:561916'da SOM'da bulunan İngiliz kumandanı General Sir Henry Rowlands'ın yaşadıklarından ders almıştı.
02:09Yeni fikirleri kucakladı.
02:10İnsanlarla makinelerin yakın düzeni, ulaşılabilir hedefler seçmenin önemi.
02:15Benim için tek zorluk yeterince bülük toplamak ve bunu gizli tutmayı başarmak olacak.
02:26Rowlands'ın saldırısında Alman hattının Amiye'nin doğusundaki 20 kilometrelik zayıf bir bölümünü hedef aldı.
02:33Fransızlar da onlara güneyden destek olacaktı.
02:39Alman ordusu, eş başkumandanı General Ludendorff'ın ne saldırıdan haberi vardı ne de bir saldırı endişesi taşıyordu.
02:46Bizim için düşmanın bir saldırı düzenlemesinden daha iyi bir şey olamaz.
02:53200 bin piyade cesaretle ve sessizce bekliyor.
02:58Hepsi de süngülerinin sıkıca takıldığından emin olmak istiyor.
03:01Kıta subayları son saniyeleri sayıyor.
03:23Hızımız dehşet vericiydi.
03:26Almanların tanklarımızla piyadelerimizden kaçmasının ardından toplarımızı hemen ilerideki yeni pozisyonlara yerleştiriyorduk.
03:34Böylesine tempolu şekilde ilerlemek muhteşemdi.
03:43Müttefik saldırısı Almanları bozguna uğratmıştı.
03:47Roblinson'ın dördüncü ordusu gece yarısına kadar 13 kilometre ilerledi.
03:589 bin Alman'ı öldürdüler veya ağır yaraladılar.
04:0218 binden fazlasını da esir aldılar.
04:04Ludendorff 8 Ağustos'u Alman ordusunun kara günü ilan etti.
04:15General Paul von Hiddemburg onu yatıştırdı.
04:18Ama ikisi de Amiyen Savaşı'nın sonun başlangıcı olduğunun farkındaydı.
04:21Almanya haritada ne kadar görkemli görünse de Batı cephesindeki askerlerin artık dayanacak gücü kalmamıştı.
04:31Tükenmiş, aç ve bıkkındılar.
04:36Generalleri onlara ne kesin hedefler koyabilmiş ne de ihtiyaçlarını yeterince karşılayabilmişti.
04:42Almanlar Mart'tan bu yana neredeyse 1 milyon asker kaybetmişti.
04:44Ludendorff yenilgi duygusunu yaydıkları için Almanya'daki sivil halkı suçladı.
04:55Alman ordusunda mümkün olabileceğine açıkçası hiç ihtimal vermediğim davranışlar duydum.
05:01Gruplar halinde tek bir askere teslim olan adamlarımız varmış.
05:06Almanya'nın sorunları moral bozukluğunun çok ötesindeydi.
05:14Bir dizi çok önemli savaşı kaybetmişti.
05:19Fabrikalar savaşını ve teknoloji savaşını.
05:23Almanya sadece 20 tank üretebilmişti.
05:27Müttefikler ise 4 binden fazla.
05:32İnsan gücü savaşını da kaybetmişti.
05:35Fransa'ya her ay çeyrek milyon Amerikalı akın ediyordu.
05:40Komuta savaşı da kaybedilmişti.
05:42Müttefikler Maraşal Ferdinand Foch'un liderliğinde birlik içinde hareket ediyordu.
05:49Ama Ludendorff'un generalleri onun stratejik plansızlığından dolayı umutsuzluk içindeydi.
05:54Hatta bazıları onun akıl sağlığından şüphe ediyordu.
05:57Bu sabah sinir bozucu, büyük bir kriz oldu.
06:01Ludendorff çok öfkeliydi.
06:03Hiçbir konu da hatasını kabul etmiyor.
06:05Daima bir günah keçisi arıyor.
06:07Foch, Amien'den sonra Alman atlarına bir dizi saldırı düzenledi.
06:18Önce Fransızlar ardından İngilizler, son olarak da Amerikalılar.
06:22Almanlar aldıkları darbeler sonunda geri çekildiler.
06:31Müttefikler iş birliği yaparken ittifak devletleri parçalanıyordu.
06:36Avusturya, Macaristan'da 300 binden fazla asker firar etmişti.
06:40Halk açlık çekiyordu.
06:46Çok uluslu imparatorluk dağılıyordu.
06:48Polonyalılar, Çekler ve Boşnaklar yenilgiyi kendi bağımsızlıklarına kavuşmak için bir fırsat olarak görmüşlerdi.
06:58Eylül ayının ortasında Avusturya İmparatorlu Karl, Alman Kaiser'ine müttefiklerle müzakere yapmak istediğini söyledi.
07:04Kaiser bunu yapmaması için yalvardı.
07:06Böyle bir şey yapmayı düşünmenizin dahi beni hem çok şaşırttığını hem de çok üzdüğünü ifade etmeden duramayacağım.
07:14Bu tavrınızın ne kadar yıkıcı olduğunu bilmelisiniz.
07:18Ama Karl, önerisini müttefiklere çoktan iletmişti.
07:22Ancak müttefikler Red yanıtı vermişti.
07:28Almanları müttefiki olan bir başka imparatorluk dağ çöküyordu.
07:32600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu'nun gücü tükenmişti.
07:36İngilizler Türkleri Mezopotamya, Filistin ve Suriye'den sürüyordu.
07:41Türkler artık Almanya için değil, kendi canları için savaşıyorlardı.
07:46Derken Almanya'nın ittifak zincirindeki üçüncü halka da çözülmeye başladı.
07:54Almanya'nın Balkan cephesinde Bulgaristan'a ihtiyacı vardı.
07:58Ama Eylül 1918'de dev bir müttefik gücü Makedonya'da toplanmıştı.
08:04Eğer Bulgarlar karşı koyamazsa, müttefiklere Avusturya-Macaristan yolu açılırdı.
08:09Bulgarlar siperlere çakılı kalmıştı ve moralleri çok bozuktu.
08:22Veliat Prens Boris cepheyi ziyaret ettiğinde neredeyse kendi askerlerinin saldırısına uğruyordu.
08:27Çıplı ağız, yalın ayağız ve açız.
08:34İçi boş bir sırt çantasıyla sınır korunmuyor.
08:37Birinci Dünya Savaşı Balkanlardaki barut fıçısı Sırbistan'da başlamıştı.
08:47Sırplar şimdi müttefik güçlerin bir parçası olarak saldırıya hazırdı.
08:51Onlar için durum kişiseldi.
08:53Bulgarlar 1915'te onların vatanlarından sürülmesinde rol oynamıştı.
08:59Bu, Sırpların Bulgarlardan intikam alma fırsatıydı.
09:07Ağır top ateşi Bulgarları sığınaklarının en dibine kaçırdı.
09:12Heyecandan tüylerim diken diken olmuştu.
09:15Nabzım hızlanmıştı.
09:25Müttefikler Bulgar hatlarını delip kuzeye ilerlediler.
09:29Bulgaristan 28 Eylül'de barış teklifinde bulundu.
09:32Ludendorff bunu duyduğunda bir nöbet geçirdi.
09:39Yere düştü ve ağzından köpükler geldi.
09:44Hemen ertesi gün müttefiklerin St. Quentin kanalı boyunca uzanan Hindenburg hattını geçtiklerini öğrendi.
09:52Bu, Almanya'nın batı cephesindeki son sabit savunma hattıydı.
09:55İki gün sonra, 1 Ekim'de, Ludendorff kıdemli subaylarını Sıpa'daki karargahında topladı.
10:12Albay Albert von Thayer de aralarındaydı.
10:16Ludendorff ayağa kalktı.
10:18Yüzü bembeyazdı ve derin bir endişe içindeydi.
10:21Bize askeri açıdan çok kötü durumda olduğumuzu bildirmenin kendi görevi olduğunu söyledi.
10:29Bulgaristan'ı zaten kaybettik.
10:32Avusturya ve Osmanlı'nın dayanacak gücü kalmadı.
10:36Batı cephemizde her an bir gedik açılabilir.
10:38Dolayısıyla ordu başkumandanlığı, hiç gecikmeksizin barışın sağlanmasını emrediyor.
10:52Ludendorff'ın ateşkes teklifi korkunç bir şok oldu.
10:56Generaller sessiz hıçkırıklara boğuldu.
10:59Ludendorff odadan çıktığında, Thayer de peşinden gitti.
11:04Sağ kolunu iki elimle tuttum.
11:08Ekselansları bu doğru mu?
11:10Son sözünüz bu mu?
11:12Uyanık mıyım yoksa rüya mı görüyorum?
11:16Çok üzgündüm.
11:16Sakinliğini ve nezaketini koruyarak,
11:22Kederli bir gülümsemeyle yanıt verdi.
11:24Ne yazık ki durum böyle.
11:26Başka bir çıkış yolu göremiyorum.
11:28Ateşkes olasılığı Ekim 1918'de Alman halkının başına gelebilecek en iyi şey gibi görünüyordu.
11:53Acı içindeki bir ulus sonunda rahat bir nefes aldı.
11:59Bu barış demek sözlerini bütün sokak köşelerinde duyabiliyordunuz.
12:05Her bakkaldaki, her fırındaki tezgahtar kızların gözleri barışla parlıyordu.
12:09Almanya'nın askerleri ard arda yaşanan askeri başarısızlıklar konusunda ülkedeki siyasetçileri bilgilendirmemişti.
12:21Bu yüzden de ateşkes haberi tam bir sürpriz olmuştu.
12:30Milletvekilleri büyük hüsrana uğradı.
12:33Ebert'in yüzü küreç gibi beyazdı ve ağzını bıçak açmıyor.
12:37Strezman sanki kaza geçirmiş gibiydi.
12:40Waldov artık yapılabilecek tek şeyin başımıza bir kurşun sıkmak olduğunu söyleyip odayı terk etti.
12:51Ama barış görüşmeleri hala çok uzaktı.
12:55Öncelikle ateşkesin koşullarının belirlenmesi gerekiyordu.
13:00Almanya silah bırakma konusunda müttefiklerle ara buluculuk yapması için
13:04Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Rudrov Wilson'a başvurdu.
13:09Wilson'ı seçtiler çünkü o zaten bir barış planı önermişti.
13:1214 ilke.
13:13Ama Fransa Başbakanı Clemenceau bunlara itibar etmemişti.
13:1614 ilke mi? Yüce Tanrı'nın bile sadece 10 ilkesi var.
13:21Wilson ilkeleri bir liberal prensipler paketiydi.
13:27Üçlerinde ulusların kendi kendini yönetme hakkı ve denetleyici bir milletler cemiyeti de vardı.
13:33Almanya, Wilson'ın bu temeller üzerinde kendileri için adil bir barış anlaşması sağlayacağına inanıyordu.
13:39Tıpkı diğerleri gibi Alman halkına ve Almanya'nın gücüne karşı adil olmaya hazırız.
13:48Almanya'ya adil olmayan bir teklifte bulunmak, kendi davamıza ihanet etmek olur.
13:55Wilson aynı zamanda Almanya'nın yenilgiyi kabul etmesi ve demokratikleşmesi konusunda da ısrarcıydı.
14:02İngiltere ve Fransa ise savaş bitmeden önce yeni bir dünya düzenini tartışmak istemiyordu.
14:12Politikacılar tartışırken savaş devam ediyordu.
14:16Almanya'nın U-Botları Atlantik'te müttefik gemilerini batırmaya devam ediyordu.
14:20Ve Alman orduları Fransa'dan geri çekilirken her yeri yıkıp yağmalıyordu.
14:3614 yaşındaki Yves Congar doğup büyüdüğü Sedan'ın Almanlar tarafından işgali boyunca bir günlük tutmuştu.
14:43Özgürlüğünü arzuluyordu ama Fransızların bunun için ödeyeceği bedelden çok korkuyordu.
15:01İşte geldi.
15:02Son dört yılımızı uğruna ümit etmekle, yalvarmakla, beklemekle geçirdiğimiz büyük an.
15:10Ama beraberinde bombardıman, gaz, yangın ve belki de ölüm dehşetini de getiriyor.
15:18Arkadaşlarımızı bir daha asla göremeyebiliriz.
15:20Çoğu ölebilir.
15:22Bütün şehir yıkılabilir.
15:25Tek umudumuz ateşkes.
15:29Birinci Dünya Savaşı sessizce bitmedi.
15:32Son ayları, önceki yıllara siper savaşlarından daha ölümcüldü.
15:44Askerler, siperlerin güvenliğinden çıkıp saklanacak çok az yer olan açık arazilerde makineli tüfek ateşi altında savaşıyordu.
15:52Ağustos 1918'deki İngiliz kayıpları, tam bir yıl önceki Korkunç Peşendale Savaşı'ndaki siper katliamından da fazlaydı.
16:07Barış'a yaklaşıldıkça kayıpları kabullenmek daha da güçleşiyordu.
16:21Aynı bir mezbaa gibiydi.
16:33Parçalanmış et ve kan yığını şeklindeydi.
16:37Bob'un bacı bir kenarda duruyordu.
16:39Hangisinin heris, hangisinin Campton olduğunu ayırt edemiyordunuz.
16:43Onlardan geriye kalanlar paramparçaydı.
16:45Düşmanın yenildiğini biliyorduk.
16:48Fransa'da geçen üç yılın ardından sonra bu kadar yaklaşmışken öldü Bob.
16:54Harris, ardında gencecik karısını bırakıp öldü.
17:00Eve dönmesine çok az kalmış Jimmy Fuchs öldü.
17:04Yakında ayrılacak olan Campton da öldü.
17:071916'da General Haidt son savaşındaki can kayıplarını umursamaz gibiydi.
17:17Şimdi ise Almanların nihai yenilgisini beklemeden savaşın bitirilmesini istiyordu.
17:24İngiltere bile düşmana tek başına diz çöktürebilir.
17:27Ama neden daha fazla İngiliz canını versin?
17:29Ve ne uğruna?
17:30Fransız General Charles Manjain, bunun gelecekte sorunlara neden olmaktan başka işe yaramayacağında ısrarlıydı.
17:39Hayır, hayır, hayır.
17:41Almanya'ya girmeliyiz.
17:43Almanlar yenildiklerini kabul etmeyecekler.
17:47Bu ölümcül bir hata ve bedelini Fransa ödeyecek.
17:53Ama kış başladığından Almanya'nın işgali 1919 baharına kaldı.
17:58Almanya o zamana kadar gücünü toplayabilirdi.
18:05Mareşal Foch, Fransa'nın isteklerini müzakere yoluyla alabileceğine inanıyordu.
18:11Berlin'de çapışmaya gerek yoktu.
18:16Böylece müttefikler, ordularının savaş alanında başaramadığını kağıt üstünde başarmaya karar verdi.
18:21Almanya koşulsuz teslim olacaktı.
18:24Foch, Almanlarla Paris'in 72 kilometre kuzeyindeki Compiègne'de buluşmayı tercih etti.
18:34Burası içinden demir yolu geçen bir ormanın ortasındaydı.
18:37Foch, 8 Kasım'da trende yolculuk ederken, Alman delegasyonunun başkanı Matthias Erzberger'e ateşkes koşullarını iletti.
18:51Erzberger, ateşkes uğruna Almanya'nın kabullenmek zorunda kaldığı koşulları görünce sarsıldı.
19:02Almanya'nın Belçika ve Fransa'dan çekilmesi, filosunu teslim etmesi ve zararları ödemesi gerekiyordu.
19:08Müttefikler, ablukaya devam edecek, Almanları sidahsızlandıracak ve Ren'in sol yakasını işgal edecekti.
19:16Almanya, koşulsuz silah bırakmaya zorlanıyordu.
19:18Bu arada Erzberger'in temsil ettiği ülke çöküyor, şehirleri devrimle çalkalanıyordu.
19:35Savaş ve açlıktan tükenen Alman halkı, Kaiser'in gitmesini ve demokrasinin gelmesini istiyordu.
19:48Ama Kaiser'i tahttan indiren Alman ordusu oldu.
19:56Kaiser, generallerinden orduyla halkı karşı karşıya getirmelerini istediğinde generaller bunu reddetti.
20:05Ordu, siz majestelerinin değil, generallerinin emirleri altında vatanına dönecek.
20:13Artık ordunun desteğine sahip değilsiniz.
20:18Büyük Frederik'in Prusya hanedanlığı sona ermişti.
20:29Kaiser, ertesi gün Hollanda'ya sürgüne gönderildi.
20:351940'da Almanya'nın Fransa'yı yendiğini duyacak kadar uzun yaşayacaktı.
20:40Ordusunun 1918'de yenildiğini asla kabul etmedi.
20:45Ordu, 30 yıl boyunca benim gururumdu.
20:48Şimdi ise eşi benzeri görülmemiş zaferlerle dolu,
20:534,5 parlak yıldan sonra devrimciler tarafından sırtından bıçaklanıp çöktü.
20:58Hem de tam da barış elde edilmek üzereyken.
21:08Kaiser'in sürgüne gittiğini duymakça o Alman'ı sevince boğmuştu.
21:13Yüreğimden bir anda ağır bir yük kalkmış gibi hissettim.
21:16Bu kesinlikle ateşkesin imzalanacağı anlamına geliyor.
21:20Kompiyen'deki ormanda Erzberger kendini bir anda Alman Cumhuriyeti'ni temsil ederken bulmuştu.
21:3211 Kasım sabahı saat 5'te ateşkesi imzaladı.
21:39Saldırılar bugün 11 itibariyle geçici olarak durdurulacaktır.
21:56Mevcut hat korunacaktır ve keşif ya da çalışma amaçlı olmadıkça hiçbir asker hattın doğusuna geçmeyecektir.
22:06Düşmanla iletişime izin verilmeyecektir.
22:36Savaş bitmişti.
22:41Barış ve güvenlik yeni bir şeydi.
22:45Hemen kavramak kolay değildi.
22:52Korkunç bir darbe.
22:54Oysa keyfini çıkarmaya daha yeni başlamıştım.
23:06Artık öldürmek yok.
23:11Sakatlamak yok.
23:14Kan ve çamur yok.
23:17İnsan bedenlerinden arta kalanları kürekle kum torbalarına doldurmak yok.
23:22Ölenin yakınına o acı mektupları yazmak yok.
23:25Tuhaf ve gerçek dışı bir düşünce zihnimi sarıyor.
23:33Bir geleceğim var.
23:3411. ayın 11. gününün 11. saatiydi.
23:54Cephede büyük bir tezahürat koptu.
24:02Askerlerin bir kilometre ötemizde kıyameti koparttığını duyabiliyorduk.
24:07Bizim arkamızda kalan Fransızlar şarap şişelerini sallayarak dans edip çığlık atıyorlardı.
24:12Almanların ellerini sallayıp çığlıklar atarak mayın tarlasından koşarak bize doğru gelmesi karşısında şaşkına dönmüştük.
24:25Sigara ve çikolata için çıldırıyorlardı.
24:28Bizimkilerin yemeyeceği yanık pirincimiz vardı.
24:30Kurtlar gibi saldırdılar.
24:42Askerlerimiz çok duygulanmıştı.
24:51Ailemi, Fransa'nın bütün kadınlarını düşündüm.
24:56Ama yalnız olup ağlayanlar dışındakileri.
24:59Dev bir sevinç dalgası bütün dünyaya yayıldı ve her köşeye ulaştı.
25:24Kimse tezahürattan sesleri kısılan Afrikalı askerlerimizden daha coşkulu olamazdı.
25:34Herkes sokaklara döküldü.
25:37Sakat ihtiyarlar, ayağında terliklerle yaşlı kadınlar, yemeğini ocakta bırakıp gelen ev kadınları.
25:44Mutluluktan ağladım.
25:46Beş bin Hint askeri meşalelerini yaktı.
25:49Tepeler bir anda şenlik ateşleriyle kaplandı.
25:54Kendimi hiç tanımadığım askerlerle kol kola buldum.
25:59Nereye gittiğimizi unuttum.
26:00Sokaklarda tur attık, şarkılar söyleyip durduk.
26:04Bunun anlamı çok büyüktü.
26:08Barış.
26:08Hayatları savaş tarafından şekillenen insanlar evlerine döndü.
26:22Dünyanın henüz tanımadığı insanlar.
26:24Ernest Hemingway, Bertol Brett, Harold Macmillan, Vera Britton, Charles Dugall, Joseph Tito, Benito Mussolini, David Ben Gurion ve Mustafa Kemal.
26:38Ve şimdilik içlerinden en önemsiz olanı Adolf Hitler.
26:46Fransa ve Belçika'daki Alman orduları eve döndü.
27:00Bu anı nasıl da beklemiştik.
27:05Bunu hayatımızın en görkemli olayı olarak hayal etmiştik.
27:09Ama şimdi boynumuz bükük, ruhlarımız paramparçaydı.
27:12Ama başarılarımızla gurur duyabiliriz.
27:18Daha önce hiçbir ulus ya da ordu bütün dünyaya karşı tek başına durmamış, topraklarını korumamıştı.
27:26Vatanımızı koruduk.
27:28Almanya'ya asla giremediler.
27:301918 Aralık ayının ortasında Alman askerleri Berlin'e vardı.
27:48Halk onları utanmak için bir nedeni olmayan bir ordu olarak kucakladı.
27:52Askerler çelik miğferlerine defne yaprakları taktılar.
27:57Mitral gözler yemyeşil dallarla süslendi.
28:01Birçok asker sevgilisini ya da çocuğunu çiçeklerle kaplı atına bindirdi.
28:07Askerlerle birlikte güven duygusu da geri döndü.
28:11Geleceğe umutla bakabiliyoruz.
28:13Almanya'nın yeni cumhuriyetçi şansölyesi Friedrich Ebert bu savaşta yenilmedikleri gibi tehlikeli bir yanılgıya düşmüştü.
28:27Savaştan yenilmeden dönen sizleri selamlıyorum.
28:31Müttefiklerin kimin kimi yendiği konusunda hiç şüphesi yoktu.
28:46Müttefik orduları Almanya'ya girdi ve Ren kıyısındaki nöbet başladı.
28:51Alman donanması İngiltere'ye teslim oldu.
28:54Müttefikler barış şartlarını dikte etmek üzere Paris'te bir araya geldi.
29:01Amerikan Başkanı Woodrow Wilson idealizmini sınamak için Atlantik'i geçti.
29:15Hak ve adalet gibi yüce kelimeler kullandık.
29:19Şimdi bu kelimeleri anlayıp anlamadığımızı ve nasıl uygulayacağımızı göreceğiz.
29:31Ama dünya savaşın bitişiyle barış görüşmelerinin başlangıcı arasındaki dönemde rahat durmadı.
29:40Belçika Kralı Albert 22 Kasım 1918'de Brüksel'e zaferle döndü.
29:46İşgal edilen topraklar geri kazanılmıştı.
29:56Fransızlar Alzaz-Lorraine'i geri almıştı.
30:09Ne kadar duygulu bir karşılama.
30:17İnsanlar o kadar mutlu ve güler yüzlü ki bazıları bizi karşılarken ağladı.
30:23Hepsi de çok temiz bir Fransızca ile konuşuyordu.
30:26Bu Belçikalıların hepsi de gerçekten Fransız.
30:29Bize kurtarıcıları gibi davrandılar.
30:31Bu sahneler Fransa ile Belçika'nın korkunç bir baskıdan kurtulduğunu,
30:49bunun müttefiklerin zaferi olduğunu gösteriyor.
31:01Ve Doğur Avrupa'da parçalanmış imparatorluklardan yeni uluslar doğdu.
31:09Özerkliklerini ilan etmek için barış konferansının bitmesini beklemediler.
31:14Yabancı egemenliğinin bütün işaretlerini yok edip kendilerine yeni ufuklar belirlediler.
31:20Polonya, Almanya ve Rusya'dan çok büyük topraklar aldı.
31:26Çekoslavakya, Avusturya ve Macaristan'dan toprak aldı.
31:31Ve Sırbistan'da Büyük Slav Devleti'ni kurarak uğruna bu savaşı başlattığı hedefini gerçekleştirdi.
31:39Müttefikler bu yeni ulusları barış görüşmelerinde tanıyacaktı ama bunları onlar yaratmamıştı.
31:4927 ulus ganimeti paylaşmak ve barışı tanımlamak için Paris'te buluştu.
31:56Kaybedenlerse davetli değildi.
32:01Bu görüşmeleri ağzımızda kibar cümlelerle ve beynimizde karanlık düşüncelerle giriyoruz.
32:07İtalya'dan Orlando, İngiltere'den Lloyd George, Fransa'dan Clemenceau ve Amerika'dan Wilson'ın oluşturduğu Dörtler Konseyi büyük kararlar almıştı.
32:22Hepsi de liberaldi fakat çok farklı hedefleri ve güçlü kişilikleri vardı.
32:30Lord George'la aramızdaki tartışma o kadar şiddetlendi ki, Wilson aramıza girip kollarını açmak zorunda kaldı.
32:38Kibar bir şekilde, bu kadar mantıksız iki adama hiç rastlamamıştım dedi.
32:42Clemenceau, Fransa'nın güvenliği aldığına Almanya'ya kısıtlamalar getirilmesini istiyordu.
32:52Orlando, İtalya için daha fazla toprak istiyordu.
32:57Lloyd George, İngiliz İmparatorluğunu korumak için Avrupa'nın ötesine bakıyordu.
33:03Wilson, herkes için adalet ve demokrasi getirecek yeni bir dünya düzeni istiyordu.
33:07Ama önce, savaşın sonuca bağlanması gibi küçük bir mesele vardı ve bu da Wilson'ı ideallerinden taviz vermeye zorlayacaktı.
33:19Büyük dörtlüğü müzakerelere başlarken tüm suçu Almanya'nın üstüne atmak gibi bir planları yoktu.
33:26Ama savaşın ne kadar pahalıya patladığını görünce hesabı ödeyecek birinin arayışına girdiler.
33:32Fransa'nın savaşını finanse eden Amerika ve İngiltere'ye milyarlarca borcu vardı.
33:37İngiltere'nin bütçesi alacağından vazgeçmeyi kaldıramazdı.
33:41Amerika'nın ise vazgeçmeye niyeti yoktu.
33:44Dolayısıyla müttefikler gözlerini Almanya'ya dikti.
33:48Ama Almanya ancak savaşta suçlu olduğunu kabul ederse para ödemeye zorlanabilirdi.
33:56Madde 231
33:57Almanya, Almanya'nın ve ittifak devletlerinin müttefiklere verdiği bütün kayıf ve zararları üstlenir ve saldırganlığıyla uluslara dayattığı savaşın bütün sorumluluğunu kabul eder.
34:13Alman delegasyonu 7 Mayıs 1919'da anlaşma metnini almaya geldiğinde Wilson'ın dürüstlük anlayışıyla şekillenmiş adil bir anlaşma olmuyordu.
34:30Ama okudukları karşısında dehşete düştüler.
34:36Almanya'yı teslim olmaya zorlayan 440 madde.
34:39Almanlar özellikle savaşın suçunu üstlenmeye karşı öylesine şiddetli bir itirazda bulundu ki, Lloyd George, müttefiklerin çok ileri gittiğini düşündü.
34:53Kendi delegasyonunun bir üyesi, ünlü ekonomist John Maynard Keynes bunu açıkça eleştiriyordu.
35:00Almanya'yı tazminat ödemeye zorlamanın Avrupa'yı siyasi ve ekonomik açıdan yıkacağını hissediyordu.
35:05Almanya'yı bir nesil boyunca borç ödemeye mahkum etmek, milyonlarca insanın hayat kalitesini düşürmek, korkunç ve nefret uyandırıcı olmalı.
35:21Ama Clemenceau şartların tamamen adil olduğuna inanmıştı.
35:26Wilson'ın tutumu da sertleşmişti.
35:27Almanya'ya adil davranmak istemişti ama bir liberal olarak Almanların savaşı sürdürmedeki ısrarını korkunç buluyordu.
35:36Amerika Birleşik Devletleri'nin başkanı olarak da ülkesinin alacaklarının ödenmesini istiyordu.
35:42Şartların bu kadar ağır olması iyi bir şey.
35:45Almanya bu sayede adaletsiz bir savaşın ne demek olduğunu öğrenecektir.
35:48Eğer Almanlar anlaşmayı imzalamazsa yeniden savaşmaya mecburuz.
35:58Almanya 28 Haziran 1919'da Versay'ın Aynalı Galerisi'nde imzayı attı.
36:04Hem de savaşı başlatan Saraybosna suikastinden tam 5 yıl sonra.
36:09Anlaşma mükemmel olmaktan çok uzaktı.
36:18Halkların kendi kendini yönetmesi gibi o kadar yüceltilen bir ilke Avrupa dışında uygulanmadı.
36:24Ve emperyalizme göz yumuldu.
36:27Ama Wilson en büyük hedefine ulaştı.
36:29İlk küresel forumun milletler cemiyetinin kurulması.
36:33Sonuçta müttefikler her iki bakımdan da en kötüsünü elde etti.
36:41Almanlar çok az tazminat ödedi ve milletler cemiyeti onları ödemeye zorlayacak kadar güçlü çıkmadı.
36:47Ve Versay şartları geleceğin nazisi Rudolf Hess gibi bazı Almanları intikam duygularıyla bileyerek çok korkunç sonuçlara neden oldu.
36:56Yola devam etmemi sağlayan tek şey ne kadar uzakta olursa olsun bir gün intikam alacağımız umududur.
37:04Bunun ben hayattayken olup olmayacağını merak ediyorum.
37:10Mareşal Ferdinand Foch müttefiklerin yeterince sert olmadığını ve dünyanın bir kez daha savaşa gireceğini hissetmişti.
37:17Bu barış değil sadece 20 yıllık bir ateşkes.
37:21Sadece 65 gün farkla yanıldı.
37:40Savaşın son saatlerinde ölen askerlerin son mektupları ailelerine haftalarca ulaşamamıştı.
37:48Fas'taki babasına yazan Marcus Sokaz gibi askerler.
37:51Sevgili babacığım, eğer ileride bir saldırıda ölürsem sakın ağlama.
38:02Görevimi yerine getirmiş ve diğer birçok asker gibi asil bir neden, büyük bir ideal uğruna ölmüş olacağım.
38:10Oğlun olmakla gurur duyduğumu sana bugün söylemek istiyorum.
38:17Geleceği neler getireceğini kim bilebilir?
38:21Seni sana gösterebilmiş olduğumdan çok daha fazla seviyorum.
38:25Sevgilerimle Marius.
38:26Lloyd George, savaşta yaklaşık 10 milyon askerin ölmesini acı bir şekilde yorumladı.
38:41Korkunç kayıp listesine baktığımda bazen, keşke bunca büyük zafer kazanmak gerekli olmasaydı diyorum.
38:49Düzenlice dizilmiş haçlar ölümleri katlanır kılıyor.
39:01Haçlar genellikle bir askerden geriye kalan bir parçasının bulunup teşhis edildiği toplu mezarların üstüne konuluyor.
39:08Fransa'daki Verdun'da kemiklerle dolu dev bir yeraltı mezarı var.
39:15Bu kemikler savaşta kaybolan milyonlarca kişiden bazılarına ait.
39:21Nerede ve nasıl öldükleri bilinmiyor.
39:2520 milyon asker savaşta yaralandı.
39:28İçlerinden birkaç milyonu sakat kaldı.
39:30Fransızlar yeni bir kategori üretmek zorunda kaldı.
39:41Kırık yüzler.
39:46Bazılarına yaralarını saklamaları için maskeler takıldı.
39:50Yeni yüzler, yeni bacaklar, yeni kollar.
40:07Yeni zihinlerse çok daha zordu.
40:10Savaş sendromu kurbanlarına ne yapmak gerektiğini kimse bilmiyordu.
40:16Çeşitli rahatsızlıkları olan askerler filme alındı.
40:19Aralarında 19 yaşındaki Er Preston'da vardı.
40:23Hafızası tamamen silinmişti.
40:25Sadece bomba kelimesine tepki veriyordu.
40:33İzleyen on yıllarda savaş şiirlerinin ana temaları olan acı çekme,
40:38ölüm ve anlamsız yıkım algılarımıza hükmetmeye başladı.
40:44Geri dön, geri dön.
40:47Ölmek istemedin.
40:49Bu savaş sadece kokuşmuş bir yalan.
40:53Babalarımızın onca metiğe düzdüğü zafer.
40:56Cehennem acılarından kurtulmuş bir yığın ceset.
40:59Ama savaşın hemen sonrasında, dünyanın dört bir yanında anıtlar dikilirken,
41:15birinci dünya savaşı sadece anlamsız bir katliam olarak değerlendirilmiyordu.
41:20Anıtların tasarımları ve yazıtları savaşı olumlu yönleriyle tanımlıyordu.
41:27Saldırganlığa karşı savunma, vatan sevgisi, zafer.
41:33Bunca sıkıntı, bunca kahramanlık ve şimdi de büyük bir zafer.
41:43Bunların ardından gelecek hiçbir şey bu kadar etkileyici olamaz.
41:47Almanya'da kendince zafer kutluyordu.
41:531927'de Tanenberg'e, 1914'de Ruslara karşı elde edilen zaferin anısına dev bir anıt dikildi.
42:02Açılışı Mareşal Hindenburg tarafından yapıldı.
42:10Savaş kaybedilmiş olabilirdi ama ölülere kahramanlar olarak sahip çıkıldı.
42:16Mücadelenin kendisi onurlandırıldı.
42:19Uğruna çarpıştığım hedefe ulaşılamasa da,
42:22bir dava için savaşmayı ve gerekirse onurumuzla ölmeyi öğrendik.
42:32Çoğu müttefik anıtı, savaşta tehlikeye girdiğine inanılan değerleri vurguluyordu.
42:42Yeni Zelanda'daki Kentenbury Üniversitesi'nin vitrayında,
42:46merkezi iktidar, vahşetin ve cehaletin ejderhası olarak tasvir edildi.
42:52İnsanlık ve adalet doğal olarak zaferi kazanacak müttefik askerlerinin yanındaydı.
43:02Savaştan sonraki yıllar can kayıplarında anlam arayışlarıyla geçti.
43:13Senotaf ve meçhul savaşçı gibi ulusal semboller,
43:16insanların aklını kurcalayan soruya yanıt bulmalarına yardımcı oldu.
43:20Bütün bu acıların anlamı neydi?
43:221920'de meçhul bir İngiliz askerinin naaşı Fransa'da çıkarılıp vatanına götürüldü.
43:31Meçhul asker 11 Kasım'da Whitehall'a getirildi.
43:45O kadar da meçhul bir asker gibi durmuyordu.
43:54Onu hepimiz tanıyorduk.
43:57Bizim çocuklardan biriydi.
44:00Bazı kadınlar için kayıp oğullarıydı.
44:03Nişanlar ve madalyalar taşıyan birçok erkek için silah arkadaşlarından biriydi.
44:12Onu hemen tanımamıza sağlayan kırmızı bayrağın altında yatan çelik miğferi
44:32ya da o eski teneke şapkasıydı.
44:35Herbert Thompson savaşta gözlerini kaybetmişti.
44:44Töreni göremiyordu ama hissedebiliyordu.
44:49Tarifsiz bir hüzün ve acı içindeydik.
44:53Ama bir ilham ve umut mesajı da vardı.
44:56Meçhul askerin ruhu cesaret kardeşim ümidini kaybetme diye bize fısıldıyordu.
45:01Orada yatan asker verebileceği her şeyi vermişken ben ve arkadaşlarım yeterince fedakarlıkta bulunamadığımız için utanç duyuyorduk.
45:21Vera Burton savaş boyunca Fransa'da hemşirelik yaptı.
45:26Nişanlısını, iki yakını arkadaşını ve tek kardeşini kaybetti.
45:311921'de geri döndüm.
45:41Amiyen'de bir zamanlar tehdit altındaki katedralin loşluğunda oturduk.
45:46Alman şarap nellerinin parçaladığı vitraylara kederle baktık.
45:51İçimdeki öfkeyle nefretin uzun zaman önce öldüğünü hayretle fark ettim.
45:57Bunlardan geriye sadece hiç geçmeyecek bir hüzün ve şefkat dolu bir acıma duygusu kalmıştı.
46:05Birinci Dünya Savaşı temel hedefine ulaşmıştı.
46:14Almanya ve Avusturya militarizmini en azından bir süreliğine sınırlamak.
46:19Savaş, Avrupa'nın imparatorluklar çağından ulus devletler dönemine geçişini sağladı.
46:25Doğu Avrupa halklarına bağımsızlıklarını kazandırdı.
46:30Avusturya, Yeni Zelanda ve Kanada'ya ulusal bir kimlik duygusu verdi.
46:35Rusya'nın dünyanın ilk komünist devleti olmasına yardım etti ve Amerika'yı bir dünya gücüne dönüştürdü.
46:42Tarafların uğruna savaştığı idealler kalıcı oldu.
46:48Demokrasi ve liberalizm, dini inanç ve milliyetçilik.
46:58Ama Birinci Dünya Savaşı doğurduğu sorunlardan çok azını çözebildi.
47:04Orta Doğu, Balkanlar ve İrlanda'da hala savaşın çözülememiz sonuçlarıyla yaşıyoruz.
47:09Bütün savaşları bitiren savaş olamaması, sadece hedeflerine ulaşamaması yüzünden değildi.
47:17Dünyaya korkunç bir mesaj verdi.
47:19Savaş değişim sağlayabilir.
47:22Savaş arzuları gerçekleştirebilir.
47:25Savaş işe yarayabilir.
47:32Savaş alanları ya temizlenip düzenlendi, ya tarlalara dönüştürüldü, ya da öylece terk edildi.
47:38Ama oralara dönmeye cesaret edebilen, üzerinde savaşmış askerleri derinden etkilemeye devam etti.
47:45Artık su ve çamur dolu siperleri büyük bir acı içinde tekrar gördüm.
47:52Onların içinde dört yıl nasıl yaşadığıma şaşırdım.
47:56Sonsuz sessizlik içinde, kasvetli, bomboş, terk edilmiş görüntüsüyle çok dokunaklıydı.
48:03Derinmiş, parçalanmış, yarısı yıkılmış eski kiliseler ve her yerde dikenli teller.
48:12Hayat devam ediyor.
48:19Her şey aynı kalıyor.
48:23Tek değişen bizleriz.
48:24İzlediğiniz için teşekkür ederim.
48:54İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar