00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün sofralarımızın baş tacı, o vazgeçilmezimiz olan ekmeği, yani günlük ekmeğimizi yatırıyoruz masaya.
00:09İncelediğimiz kaynak o masum gibi görünen dilimlerin ardındaki gizli genetik tarihi deşiyor ve ortaya çok iddialı bir başlık atıyor.
00:16Gözden düşüş, neden cüce buğday sağlığımızı bozdu?
00:19İşte bugün tam da bu sorunun peşine düşeceğiz, hazırsanız lafı hiç uzatmadan başlayalım.
00:25Kaynağımız işe gerçekten yüzümüze tokat gibi çarpan bir soruyla başlıyor.
00:28Düşünün, dünyada tam 195 ülke var, peki neden en çok ekmeği çöpe atan ülke biziz?
00:35Yani bir anda çok mu savurgan olduk?
00:37Yazar bu devasa israfın asıl nedeninin karakterimizle değil, gıda tedarik zincirimizde yaşanan çok büyük, tarihi bir kırılma ile ilgili olduğunu
00:45söylüyor.
00:46Olayı tam olarak kavrayabilmek için Türkiye'nin buğday serüvenine şöyle bir üstten bakmamız lazım.
00:51Hikaye aslında üçe ayrılıyor.
00:531948 öncesinin o mis gibi kokan, doğal, ekşi mayalı nostaljik günleri,
00:58sonra 1950'ler yani dış yardımlarla hayatımıza giren cüce buğday dönemi ve maalesef günümüz yani aşırı tüketimin ve kronik hastalıkların
01:07tavan yaptığı o son evre.
01:08Gelin önce o güzel günlere 1948 öncesine bir uzanalım.
01:13Kaynağımız o günleri üç kelimeye sığdırıyor.
01:15Organik, doğal ve doyurucu.
01:17Hani o büyüklerimizin anlattığı fırından yeni çıkmış esmer ekmeğin kokusunun sokağa sardığı zamanlar var ya, işte o.
01:25Evlerdeki gerçek ekşi mayayla pişen, bir iki dilim yediğinizde masadan gerçekten tok kalktığınız bir dönem bu.
01:31Peki ne oldu da bu doğallığı kaybettik?
01:33İşte burada yazar meselenin tam kalbine yani genetiğe iniyor.
01:37Bir tarafta Anadolu'nun binlerce yıllık yerel mirası, 14 kromozomlu siyez ve 28 kromozomlu kavılca var.
01:43Diğer taraftaysa laboratuvarlarda genleriyle oynanarak yaratılan 48 kromozomlu o meşhur cüce buğday.
01:50Kaynağımız bu yeni nesil ürünün aslında buğday bile olmadığını, sadece buğdayımsı laboratuvar üretimi bir şey olduğunu üstüne basa basa vurguluyor.
01:58Tabii bu genetik müdahalenin faturası hepimize çok ağır kesilmiş.
02:02Evet cüce buğday kısa sapı sayesinde tarlada rekor verimler sağladı sağlamasına ama beraberinde inanılmaz bir yıkım getirdi.
02:09İncelediğimiz rapora göre binlerce yıllık verimli topraklar bir yandaki miyasal gübrelerin ve zehirli tarım ilaçlarının bağımlısı haline geldi.
02:17Yani toprağın o kendi kendine yeten doğal bereketi kelimenin tam anlamıyla yok oldu.
02:23İşin tarihsel tarafına gelirsek.
02:241950'lerden sonra bu genetiği değiştirilmiş ürün bir anda Türkiye'nin kapısında bitiverdi.
02:30Kaynağımız burada dikkat çekici bir detay veriyor.
02:32Bu ürün ABD'nin elinde kalan ihtiyaç fazlasıydı ve yardım ambalajıyla ülkemize girdi.
02:37Özellikle o dönemdeki kuraklık yıllarında ucuz olduğu için ithal edilen bu GDO'lu cüce buğday başta ne kadar kurtarıcı görünse
02:44de aslında kapıdan içeri alınan bir Truva atıydı.
02:47Garip olan tarafı şu ki bu Truva atı bize çok ama çok şık bir ambalajda sunuldu.
02:52Yazar buna beyaz ekmek yanılsaması adını veriyor.
02:55Düşünün içinde ondan fazla katkı maddesi olan o bembeyaz pofuduk fabrika ekmeği dönemin medyası tarafından adeta zenginliğin, kalitenin ve modernleşmenin
03:04sembolü olarak pazarlandı.
03:06Tıpkı insanlara sağlıklı tereyağını bıraktırıp margarini mutfağa soktukları dönem gibi.
03:10Mis gibi doğal esmer ekmek gitti yerine bu sözde modern beyaz ekmek geldi.
03:15Bakın mefindeki şu alıntı bence meselenin özeti.
03:19Diyor ki halk beyaz ekmek yedikçe acıktı, acıktıkça beyaz ekmek yedi.
03:23Yazarın bahsettiği bu açlık paradoksu tam bir kısır döngü.
03:26Beyaz ekmek aslında sizi beslemiyor, vücutta yapay bir bağımlılık yaratıyor.
03:30İnsanların sürekli ekmeksiz doyamıyorum demesinin sebebi bu.
03:34Yedikçe daha çok acıktıran, adeta sizi içine çeken bir tuzak.
03:38Ve bu tuzağın bizi sürüklediği nokta neresi biliyor musunuz?
03:41Sıkı durun.
03:42Bugün Türkiye, dünya ekmek tüketim ortalamasının tam 5 katını tüketiyor.
03:46Evet, 5 kat. Dünyadaki herkesten 5 kat daha fazla ekmek yiyoruz.
03:51Çünkü incelediğimiz kaynağa göre yediğimiz şey hücrelerimizi beslemiyor, sadece ve sadece midemizi dolduruyor.
03:58O zaman en baştaki o yakıcı soruya geri dönüyoruz.
04:02Dünyada neden en çok ekmeği biz çöpe atıyoruz?
04:05Çünkü beyaz ekmek, rapora göre dünyada en çabuk bozulan, en hızlı küflenen ekmek türü.
04:09Doymuyoruz, doymadığımız için de eve poşet poşet fazladan alıyoruz.
04:14O ekmekler hemen bay atlıyor, taş gibi oluyor.
04:16Ve sonuç dağlar kadar çöpe giden milli servet.
04:20Kaynağımız meseleye küresel açıdan bakarken çok ironik bir zıtlık yakalamış.
04:24Yıllar önce Marshall yardımıyla bizim gibi beyaz ekmeğe geçen Avrupa ülkeleri zamanla uyanmış,
04:30işin tehlikesini fark edip beyaz ekmek tüketimini hızla terk etmişler.
04:33Ama biz?
04:34Yazar bizim ne yazık ki bu zararlı alışkanlıkta inatla direttiğimizi ve asıl bunu sorgulamamız gerektiğini söylüyor.
04:41Ve bu inanın bedelini maalesef sağlığımızla ödüyoruz.
04:44Kaynağımız bu cüce buğdayın sofralara yerleşmesiyle resmen bir hastalık patlaması yaşandığını belgeliyor.
04:50Listenin kabarıklığına bir bakar mısınız?
04:52Çölyak, diabet, obezite, bitmedi, Alzheimer, demans gibi beyin hastalıkları ve bir sürü otoimmün romatizmi aç sorun.
05:00Yazar açıkça midemize indirdiğimiz bu buğdayımsı yapının vücudumuzu içten içe sessizce çökerttiğini öne sürüyor.
05:08Hatta durum sadece bilindik kronik hastalıklarla bitmiyor, incelediğimiz metin meselenin insanın temel biyolojisini ve üremesini bile etkilediğini iddia ediyor.
05:17Alerji vakalarındaki o inanılmaz artış, erkeklerde hızla düşen sperm sayıları, hamile kalmada yaşanan zorluklar, sürekli artan sezaryen oranları.
05:26Kaynağımız tüm bu modern çağ krizlerinin faturasını doğrudan işte bu genetiğiyle oynanmış cüce buğdaya kesiyor.
05:33İşin bir de cep yakan ekonomik boyutu var tabii.
05:36Yazar burada biraz da sitem öderek şu soruyu soruyor.
05:39Neden bize sağlıklı, esmeri ekmeğin aslında uzun vadede çok daha ucuz olduğunu kimse söylemedi?
05:45Argüman çok net.
05:47Üç kuruş daha ucuz diye beyaz ekmek alıp sonra yıllarca hastanelerde, eczanelerde avuç dolusu para harcamak mı mantıklı yoksa başta
05:55sağlıklı, doyurucu kara ekmeğe yatırım yapmak mı?
05:58Ömür boyu sağlık maliyetlerine bakınca ucuz sandığımız o beyaz ekmek aslında bize inanılmaz pahalıya patlıyor.
06:05Tabii metne göre tek suçlu cüce buğday da değil.
06:07Modern besleme dediğimiz o mayın tarlasında başka büyük tehlikeler de var.
06:11Yazar burada akıl almaz bir ironiye işaret ediyor.
06:14Düşünün bunu üreten Amerika bile kendi ülkesinde nişasta bazlı şeker yani N5'e kullanımını düşürürken Türkiye'de bu oran neden durmadan
06:22artıyor?
06:23Normal şekerden 600 bin kat daha tatlı olan endüstriyel tatlandırıcılar, gazlı içecekler, o süslü paketlerdeki abur cuburlar, bunların hepsi yeni
06:31neslin sağlığına kurulmuş saatli bombalar olarak tanımlanıyor.
06:34İyi de bu gidişata nasıl dur diyeceğiz.
06:36Yazar sadece sorunu anlatıp bırakmıyor, krizden çıkmak için 3 net adım sıralamış.
06:421. Abur cubur ve o şekerli, gazlı sularla vedalaşıyoruz.
06:462. Tüketici gücümüzü kullanıp raflarda inatla kimyasalsız, GDO'suz gıda talep edeceğiz.
06:52Ve 3. Bizi doyuran toprağa, yerel ata tohumuyla üretim yapan o cefakar çiftçilere sonuna kadar destek olacağız.
06:59Ve işte yazarın en büyük çözümü, asıl can simidimiz tam burada yatıyor.
07:05Ata tohumu.
07:05Yani laboratuvarda genetiğiyle oynanmamış, o binlerce yıllık atalarımızdan kalan kimyasalsız gerçek tohumlar.
07:12Kaynağımız bu tohumlarla ekim yapan çiftçilerin desteklenmesini ve yerel yönetimlerin bu tohumları bulup halka ulaştırmasını hayati bir görev, bir memleket
07:20meselesi olarak görüyor.
07:22Kaynaktaki şu inanılmaz güçlü alıntıyı sizinle kelimesi kelimesine paylaşmak istiyorum.
07:27Çünkü bütün bu anlattıklarımızın adeta bir özeti.
07:30Sağlıklı bir hayat, sağlıklı bir gelecek ve sağlıklı bir nesil için doğal, GDO'suz, organik gıdalar ve sağlıklı içecekler seçmek zorundayız.
07:39Bakın bu sadece bir beslenme tavsiyesi değil.
07:41İncelediğimiz metin bunu geleceğimiz için, çocuklarımız için çok acil bir imdat çağrısı olarak önümüze koyuyor.
07:47İşte bugün incelediğimiz bu metin bizi gerçekten durup düşünmemiz gereken çok nitik bir soruyla baş başa bırakıyor.
07:54Cüce Buğday'ın o sözde masum görünümünün arkasında yatan gerçekleri ve hepimize nelere mal olduğunu gördük.
08:00Artık gerçeği biliyoruz.
08:01Ve bilmek değişimin tam da kendisidir, ilk adımıdır.
08:04Peki şimdi sıra sizde.
08:06Sağlığınızı ve geleceğinizi geri kazanmak için o gerçek ata tohumlarına dönmeye hazır mısınız?
08:12Bu incelememizde bizi eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
08:15Bir sonraki konumuzda görüşmek üzere.
08:17Sağlıkla kalın.