- 9 dakika önce
BİRBİRİNDEN FARKLI KÜLTÜRLER VE İLGİNÇ KEŞİFLER DURMUŞ’UN ROTASI İLE KANAL 7’DE
Kanal 7 ekranları, izleyicileri dünyayı keşfe çıkaracak yepyeni bir programla buluşmaya hazırlanıyor. Durmuş Ünal’ın enerjik ve samimi sunumuyla ekrana gelecek Durmuş’un Rotası, dünyanın dört bir yanından çarpıcı görüntüleri ve ilgi çekici hikâyeleri izleyicinin beğenisine sunmaya geliyor.
Farklı ülkeler, farklı kültürler, birbirinden ilginç yaşam tarzları… Kanal 7 ekranlarının yepyeni programı Durmuş’un Rotası, Asya’nın kadim sokaklarından Avrupa’nın renkli şehirlerine, Afrika’nın sıcak atmosferinden Amerika’nın hareketli yaşamına uzanan bir yolculuğa çıkacak. Programda o coğrafyaların insanları, günlük yaşamları, gelenekleri, eğlence anlayışları ve özgün mutfak kültürleri de ekranlara taşınacak.
Durmuş Ünal’ın seyyahlığında gerçekleşen bu keyifli yolculukta; ülkelerin kılık kıyafetlerinden sokak lezzetlerine, yerel ritüellerden sosyal yaşama kadar pek çok detay keşfedilecek. Keşif, kültür ve eğlenceyi bir araya getiren Durmuş’un Rotası, dünyayı daha yakından tanımak isteyenler için dopdolu bir seyahat deneyimi sunmaya geliyor.
Dünya’nın dört bir yanından ilginç anlar ve unutulmaz deneyimler Durmuş’un Rotası ile her Cumartesi 23:20’de Kanal 7 ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.
Kanal 7 ekranları, izleyicileri dünyayı keşfe çıkaracak yepyeni bir programla buluşmaya hazırlanıyor. Durmuş Ünal’ın enerjik ve samimi sunumuyla ekrana gelecek Durmuş’un Rotası, dünyanın dört bir yanından çarpıcı görüntüleri ve ilgi çekici hikâyeleri izleyicinin beğenisine sunmaya geliyor.
Farklı ülkeler, farklı kültürler, birbirinden ilginç yaşam tarzları… Kanal 7 ekranlarının yepyeni programı Durmuş’un Rotası, Asya’nın kadim sokaklarından Avrupa’nın renkli şehirlerine, Afrika’nın sıcak atmosferinden Amerika’nın hareketli yaşamına uzanan bir yolculuğa çıkacak. Programda o coğrafyaların insanları, günlük yaşamları, gelenekleri, eğlence anlayışları ve özgün mutfak kültürleri de ekranlara taşınacak.
Durmuş Ünal’ın seyyahlığında gerçekleşen bu keyifli yolculukta; ülkelerin kılık kıyafetlerinden sokak lezzetlerine, yerel ritüellerden sosyal yaşama kadar pek çok detay keşfedilecek. Keşif, kültür ve eğlenceyi bir araya getiren Durmuş’un Rotası, dünyayı daha yakından tanımak isteyenler için dopdolu bir seyahat deneyimi sunmaya geliyor.
Dünya’nın dört bir yanından ilginç anlar ve unutulmaz deneyimler Durmuş’un Rotası ile her Cumartesi 23:20’de Kanal 7 ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:06İzlediğiniz için teşekkürler.
00:58İzlediğiniz için teşekkürler.
01:03İzlediğiniz için teşekkürler.
01:11İzlediğiniz için teşekkürler.
01:39İzlediğiniz için teşekkürler.
02:09İzlediğiniz için teşekkürler.
02:37İzlediğiniz için teşekkürler.
03:07İzlediğiniz için teşekkürler.
03:09Balkanların en büyük camisinin içerisindeyiz.
03:13Burada aynı anda 10 bin kişi ibadet edebiliyor.
03:17Tıranın tam merkezinde bir yerde.
03:21Camiye dışarıdan da içeriden de bakıldığında İstanbul'daki Ataşehir Camii'ne benziyor.
03:26Zaten oranın planı alınmış.
03:28Aşağı yukarı aynısı.
03:29Avizesinde kün feyekün ayeti var.
03:33Ol deyince olur.
03:34Halısı, avizesi, kenarları, boyası, Ataşehir Camii'nin kopyası.
03:402015 yılında temeli atılıyor ve 2024 yılında caminin inşaatı bitiyor ve Balkanların en büyük camisi açılıyor.
03:51Şimdi Türkiye'de bu tür camileri her yerde görebilirsiniz ama Avrupa'da, Balkanlar'da bu kadar büyük, bu kadar güzel mimarisi olan bir
03:59camiye rastlamak çok da fazla mümkün olmuyor.
04:02İçeriye girdiğinizde zaten böyle derin bir nefes alıyorsunuz, güzel bir haz alıyorsunuz.
04:08Buranın o manevi dokusunu hissedebiliyorsunuz.
04:12Caminin dışarıdan bakıldığında 55 metre minaresi, 34-35 metre kubbesi var.
04:18Şadırvanıyla, avlusuyla, içerisindeki düzeniyle çok güzel minyatür bir cami olmuş.
04:26Burada biraz önce cemaatle namaz kılındı ve cemaatin bir çoğu genç.
04:41İmam dedi ki bu cami herkese açık.
04:45Bu kırmızı bantları koyuyoruz, ziyarete gelmek isteyen camileri, merak eden turistler buralara geliyor.
04:52Kıyafetleri yoksa kıyafet veriyoruz, camiyi görüyor.
04:55Herkes gelsin Avrupa'dan, dünyadan, Çin'den, Rusya'dan, hangi ülke varsa gelsinler, camimizi görsünler saklamıyoruz diyor.
05:03Sadece ibadet alanına küçük bir bölüm koyduk.
05:07Burayı kapattık.
05:09Mevlana'nın dediği gibi Arnavut Cami imamımız da gel ne olursan ol gel diyor.
05:27Sizi bir tanıyabilir miyiz?
05:29İsmim Ervin Metani.
05:32Ervin Metani.
05:33Bu ceminin müzinlerinin biriyim.
05:35Buraya geldiğimde ayaklarım titriyorlardı, heyecanlarım.
05:39Biz de Müslüman olarak veya tiran halkına olarak bu cemiyi çok tam bekliyorduk.
05:47Çok güzel oldu.
05:49Yani biz de bu kadar beklemedik.
05:52Buraya gelenler buranın halkı tabii.
05:54Bir de Kosova'dan geliyor.
05:56Orada elhamdülillah Arnavut Müslüman kardeşlerimiz var.
06:00Hatta turistler çok geliyorlar.
06:02Biz yaklaşık 30 sene bekledik bu cami için.
06:05Tiran halkı olarak.
06:06Elhamdülillah sonunda Türkiye'den Allah razı olsun Türkiye'den.
06:09Bu caminin cemaatinin yaş ortalaması aşağı yukarı kaç?
06:13Cemaatin çoğu genç yaşta.
06:1615-17 cuma namazlarına gelirseniz fark edebiliyorsunuz.
06:21Türkiye Cumhuriyeti'nden Allah razı olsun.
06:23Bu eser burada kalacak.
06:25Öncelikle hoş geldiniz, sefa getirdiniz.
06:27Ben Deniz Enes Başdur.
06:28Kendi görev yerim normalde Uşak'ta.
06:31Kendi mahzeden de Bursalı'yım.
06:32Aslında buranın tarihi 1990 yıllarına dayanıyor.
06:35Buraya namaz gel.
06:36Zaten 1990 yılında ilk karar verilmiş galiba değil mi?
06:40Evet, evet.
06:40Yani buraya bir cami yapıl.
06:42Büyük bir cami yapılacağına dair bir söz, bir karar verilmiş.
06:452024 Ekim'in 10'unda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la katılımıyla
06:50bu cami burada açılıyor.
06:51Ve biz de o zamandan bu zamana kadar bu camide hizmet etmeye devam ediyoruz.
06:56Nasıl bir duygu?
06:57Yani Türkiye dışında başka bir yerde imamlık yapıyorsunuz?
06:59Şimdi şöyle, Türkiye'de biliyorsunuz hemen hemen %99.9 Müslüman.
07:05Yani ezanlar sürekli açıktan okunan bir yer.
07:08Burada da ezanlar açıktan okunuyor ama burada bir layık bir ortam var.
07:11Hristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanlar.
07:14Burada da en ilginç olan ezanlar dışarı veriliyor.
07:18Çal sesleri dışarıda herkes duyuyor.
07:20Ama herkes iç içe birbirine saygı bir şekilde yaşamlarla devam ediyor.
07:24Burada önemli olan gayrimüslimlerin kalplerine okuduğumuz ezanlarla,
07:28kıldırdığımız namazlarla, okuduğumuz Kur'an-ı Kerimlerle kalplerine meşk edebilmeyi arzuluyoruz.
07:33Ki bunun da karşılığını görüyoruz elhamdülillah.
07:36Şu zamana kadar yüzü aşkın gayrimüslim Müslüman olduğunu biliyoruz.
07:40Hem camimizde hem de etrafta.
07:42Sırf bu ezanları duyarak, namaz kıraatlarını, Kur'an-ı Kerim kıraatlarını duyaraktan bunu Müslümanlığa mertebesine erdikleri oluyor.
07:49Ve geçen Cuma günü de bir gayrimüslim kardeşimiz de Müslümanlığa geçti.
07:53Tabi buraya böyle ezan gelince bir etki etti yani.
07:56Bir güzel şeyler oldu.
07:57Gelenler tebrik ettiler.
07:59Yıllardır hasretiz böyle şeylere.
08:02Çünkü biliyorsunuz burası çok ağır bir komünizmden geçti.
08:06Sadece İslam'a dayalı bir komünizm değil.
08:08Bütün dinlere karşı dayalı bir komünizmden geçtiği için insanlar çok hasret kaldı.
08:12Açıktan namaz kılmaya çok hasret kaldılar.
08:15Önceleri yani anlatıyorlar.
08:17İnsanlar bayramın geldiğini, Ramazan'ın geldiğini birbirlerine mektuplarla, şifrelerle bahsederlermiş.
08:25Yani Ramazan 15 gün sonra Ramazan arkadaşımız 15 gün sonra.
08:2740 yıllık zor bir dönem geçti.
08:29Evet.
08:29Sizi duygulandıran bir şey oldu mu?
08:32Kolay gözükse de görevinin çok ağır olduğu bir camide görev yapmak beni en çok duygulandıran, en büyük şeref veren bir
08:39durum oldu yani.
08:49Senin adın neydi?
08:51Benim adım Gazmen'di.
08:53Gazmen?
08:54Evet.
08:55Gazmen.
08:55Burada müezzin olmadığı zaman sen müezzinlik yapıyor musun?
08:59Ben müezzinlik yapıyorum evet.
09:01Kaç yaşındasın bu?
09:0216.
09:03Senin yaşlarında çok cemaat geliyor mu buraya?
09:05Evet.
09:06Evet çok geliyor.
09:07Hatta daha genç de var.
09:08Ramazan'da çok kalabalık oluyor mu canım?
09:11Ramazan'da evet çok kalabalık oluyor.
09:13Bu yıl burada gece namaz kılıyorlar.
09:15Son 10 gecelerde.
09:17Teheccüd namazı?
09:18Teheccüd namazı.
09:19Bu yıl 16 bin kişi saldı.
09:22Burada görüşsak avluda bütün doluyordu.
09:25Hatta dışarıda yer yoktu.
09:27Cami her zaman burada Ramazan'da doluydu.
09:31Hem teravih için hem de teheccüd namazı için.
09:34Sen genelde boş vakitlerin olduğunda sık sık geliyorsun anladın mı?
09:46Caminin alt katında Türk restorantı var.
09:49Arnavutluların işlettiği kahve var.
09:51Burada restorana gitmeden önce komünizm zamanındaki eski fotoğraflar var.
09:55Lokantaya girelim bakalım içeride bizi neler bekliyor.
09:59Selamun aleyküm.
10:00Kapıdan içeri girer girmez tanıdık kokular, tanıdık tatlar.
10:04İlk bakışta tiranda değil de Türkiye'deymiş gibi hissediyoruz.
10:14Bu kadar büyük bir camide özellikle yurt dışında lokanta, kafeterya gibi yerler oluyor.
10:22Buraların gelirleri de kiraları da camiye yardım olarak aktarılıyor.
10:25Türk lokantası değil mi burası?
10:28Türk lokantası doğrudur.
10:28Sizi bir tanıyabilir miyiz?
10:30İbrahim Berkun Coşkun ben.
10:32Turizmciyim.
10:33Yaklaşık 32 yıldan beri bu işle uğraşıyorum.
10:36Başarılı olmaya çalışıyoruz.
10:37Sizi de bir tanıyalım.
10:38Osman Nuraydin.
10:39Daha önce Darıca'da bu işi yapıyorduk beraber.
10:42Burada müşterileriniz genelde Türk mü, Arnavut mu, karışık mı?
10:46Burada şöyle oluyor.
10:48Yani genelde daha çok arayan arkadaşlar Türk lokantası olduğu için Türkçe konuşuyorlar.
10:53Tabi buraya geldiği zaman daha ne diyoruz ki bir Türk ekip.
10:56Ama ya Makadonya'dan çıkıyor, ya Kosovo'dan çıkıyor arkadaşlarımız.
10:59Ya da Türkiye'de daha önce kalmış rehber arkadaşlar oluyor.
11:03Turizm şirketi sahipleri oluyor.
11:05Tabi buraya gelince ancak burada tanışıyoruz onlarla beraber.
11:09Biz de mutlu oluyoruz.
11:10Onlar da mutlu oluyor.
11:11Mutlu etmeye çalışıyoruz.
11:12Arnavut yemekleriyle Türk yemekleri arasında benzerlik var mı?
11:17Yani farklar var.
11:18Burada çok baharatlı sevmiyorlar.
11:20Baharatlı yemek sevmediği için biz de biraz onlarla da oynadık.
11:25Özellikle eti baharatsız.
11:27Baharat sevmiyorlar evet.
11:28Baharat çok yemeyi sevmiyorlar.
11:30Ramazan'da özellikle bizi tercih ettiler.
11:32Çok teşekkür ederiz kendilerine.
11:33Biz onları ağırlamadık.
11:35Onlar bizi ağırladı burada daha doğrusu Ramazan'da.
11:37Mutlu da olduk.
11:38Yani kalabalık değil baya.
11:40Yemeklerimize alıştılar.
11:41Onlar ne istiyorsa biz ona göre çıkarmaya gayret ediyoruz.
11:44En çok hangi yemeği seviyorlar?
11:46Burada kızı tandırı seviyorlar daha çok.
11:48Kuru fasulyeyi alıştırdık onları.
11:50Burada künefeye hiç bilmiyorlardı.
11:53Künefeye alıştırdık.
11:54Tatmeri alıştırdık.
11:56Yani lahmacun alışkanlıkları pek yoktu.
11:59Şimdi sadece lahmacun için gelen müşterilerimiz var.
12:02Acı, acıyı seviyorlar mı?
12:04Acı istemiyorlar.
12:05Acı yok, baharat yok.
12:07Baharatı da hamacun yapıyoruz onlara.
12:09Antep usulü.
12:10Onu seviyorlar.
12:12Yine Adana, Urfa bunların şeyinde yoktu yani yemek kültüründe yoktu.
12:17Adana, Urfa'ya alıştılar.
12:19Yiyorlar onları, seviyorlar.
12:20Yine aşağıda bir dünya mutfağımız var.
12:22Genelde İtalyan usulü.
12:24Orada da makarna ağırlıklı yemeklerimiz.
12:27Ona da alıştılar yavaş yavaş.
12:29Bizim Türk yemeklerine alışmak zaten zor olmaz herhalde değil mi?
12:321-2 denemeden sonra daha fıkla yerler yani.
12:36Türkiye'de işlettiğimizde, burada işletme arasında ne gibi bir park?
12:40Biz buraya hiç yadırgamadık.
12:42Bize burası bir Bursa gibi geldi.
12:44Yani yabancılık çekmedik.
12:45Park'tır sadece dilde.
12:47Onun haricinde diğer her şeyle anlaştık.
12:49Sıkıntı yok.
12:50Sıkıntımız yok.
12:51Yani yemekte de yok, tatlıda da yok.
12:54Alıştırıyoruz.
12:55Herhangi bir şeyimiz yok.
12:56Peki burada caminin altında olmanızın bir farkı var mı?
13:01Tabii.
13:02Tabii değişikliği.
13:03Çok farkı var.
13:03Neticinde manevi bir ortam var.
13:06Evet.
13:06Çok farkı var.
13:07Genelde zaten ziyaretçilerimizin çoğu camiyi ziyarete geliyorlar.
13:11Yani burada ya İtembey camisini ya buradaki namazgat camisini.
13:14Evet.
13:15Haliyle oradaki güzergahın durak yeri de biz oluyoruz.
13:20O yönde bize çok tatlısın o.
13:22Eyvallah.
13:22Çok teşekkür ediyoruz.
13:23Biz teşekkür ediyoruz.
13:24Sağ olun.
13:24Sayanıza sağlık.
13:28Usta bir selamın aleyküm.
13:29Aleyküm selam.
13:30Nasılsınız?
13:31Sağ olun.
13:31Sizler nasılsınız?
13:32Evet şöyle bir ben tezgahın başına bir geçeyim.
13:34Evet.
13:34Şimdi bir bakacağım bakayım kıtır kıtır olmuş mu?
13:37Tabii tabii tabii.
13:38Ne demek?
13:38Senin ismin neydi?
13:39Cemal.
13:40Temel abi.
13:40Nerelisin sen?
13:41Urfa.
13:42Urfa.
13:43Bu Urfa usulü mü, Antep usulü mü?
13:45Antep usulü.
13:46Şöyle bir göstereyim.
13:49Arnavutları alıştırabildin mi?
13:50Tabii yiyorlar.
13:51Onlar da yiyorlar.
13:52Seviyorlar mı?
13:53Tabii canım.
13:53Bideyi mi daha çok seviyorlar, lahmacununu daha çok seviyorlar.
13:56Türkiye'nin herhangi bir yerinde çalışır gibi mi çalışır?
13:58Aynen öyle.
13:59Ustam teşekkür ediyoruz.
14:00Şeyize laf.
14:01Eyvallah.
14:01Var mı söylemek istediğin bir şey?
14:02Çok teşekkür ederim.
14:24Şu anda müze olarak açılan Bunkart 1'in önündeyiz.
14:29Zaten Bunkart'a girmeden önce 200 metrelik bir tünel sizi karşılıyor.
14:35Bakalım içeride bizi neler bekliyor.
14:44Dışarıdan bakıldığında burasının bir sığınak olduğu belli olmuyor.
14:48Tamamen dağın üzerinde kaplı gibi gözüküyor.
14:51Şöyle baktığınız zaman her taraf orman, her taraf ağaç.
15:07Demirkapı'dan giriyoruz.
15:09Aşağı yukarı burası 1 metre 10 santim civarında.
15:12Burada uyarılar var, şemalar var.
15:14Biz de bu haritayı, bu yolu takip edeceğiz.
15:181972 yılında yapımına başlanmış.
15:211975 yılında tünelin yapımı bitmiş.
15:24Ve burası toplam 2685 metrekare.
15:311964'te Arnavutluk Kuzey Kore'yi ziyaret ediyor.
15:35Ve ondan sonra bu sığınak fikri ortaya çıkıyor.
15:38Ve kararı 1965 yılında alınıyor.
15:44Deşkat'a yayılan yapıda 106 odayla büyük bir toplantı salonu bulunuyor.
15:50Koridorlarda ilerledikçe güvenlik için alınan önlemler de daha belirgin hale geliyor.
15:59Şu betondan büyük bir kapı şöyle bir kapatmaya çalışalım.
16:04Evet, evet.
16:06Yavaş yavaş buranın kasvetli havasını hissedebiliyorsunuz.
16:10Tabii ki bu tür yerlerde rutubet çok olur.
16:13Bu büyük kapıdan içeri giriyoruz ve ikinci büyük bir kapı daha var.
16:17Labirent gibi.
16:22Şu anda herhalde Hapöre'den ses veriyorlar.
16:26Yani tam buranın ortamına uygun bir şey yapmışlar.
16:30Görüyor musunuz?
16:30Bunların hepsi bak o bütün kapıları geçtikten sonra yine çelik kapılar var.
16:34Buradan ileriye doğru gideceğiz.
16:36Ben de karşıda ne çıkacağını çok da fazla bilmiyorum.
16:44Bu sığınak hiçbir zaman gerçek bir saldırı sırasında kullanılmadı.
16:49Yine de her ayrıntı ülke yönetiminin günün birinde haftalarca yerin altında yaşamak zorunda kalacağı düşünülerek hazırlanmıştı.
16:58Burası Ember Hoca'nın ofisi.
17:00Gördüğünüz bu telefon 1972 yılına kadar Ember Hoca tarafından kullanılmış.
17:07Burası aynen orijinal haliyle tutuluyor.
17:11Burada misafirlerin odası var.
17:13Eski haliyle duruyor.
17:14Hatta şu anda radyodan eski orijinal sesler geliyor.
17:18Bugünün takvimleri.
17:20Diğer paşaların odaları var, bekleme salonları var.
17:23Yine içeriye giriyoruz.
17:25Burası da Ember Hoca'nın yatak odası.
17:27Buralara dokunmak yasak.
17:29Her tarafta kamera var.
17:31Orijinal eşyalarla beraber o günden bugüne tutuluyor.
17:34Burası da banyosu, tuvaleti, lavabosu.
17:441941-1985 yılları arasında Ember Hoca burada komünizm adı altında ülkeyi yönetti.
17:53Ama ülkeyi çok sert yönetti.
17:55Burayı normal şartlarda ülkesinin nükleer silahlardan ve savaşlardan korumak için, halk için yaptı.
18:03Ama kendi rejimine karşı çıkan insanlara burada hapsettiği söyleniyor.
18:17Tüm dünyadan izole ettiği ülkesini 40 yıldan uzun süre demir yumrukla yöneten Ember Hoca,
18:23inşa ettirdiği bu sığınaklara sığınmak zorunda kalmadan 1985 yılında geçirdiği kalk krizi sonucu hayatını kaybetti.
18:32Geride ise yüzbinlerce sığınak ve dış dünyaya tamamen kapalı, yorgun bir Arnavutluk bıraktı.
18:40Sığınağın içerisinde hiçbir şekilde pencere, cam yok, havalandırma yok.
18:45Burası tamamen kapandığında bu gri kutulardan oksijen yayılıyor.
18:50Böylece burada rahatça nefes alabiliyorlar.
18:53Acil durumlar için Çin'de yapılmış bir gri kutu.
19:02Sığınak çok korunaklı ama Ember Hoca'nın odası ekstra korunaklı, kenarları ekstra yalıtımlı.
19:10Çünkü burada dışarıdan hiçbir şekilde sinyal alınmaması gerektiği için özel yalıtım olduğu söyleniyor.
19:17Tabii ki sığınan diğer tarafları da öyle.
19:31Her odada ayrı bir ortam, ayrı bir ameliyans var.
19:35Tamamen burası tarif kokuyor.
19:38Seni biraz geçmişe götürüyor.
19:40O günden kalan eşyaları buralara koymuşlar.
19:44Gaz maskesi o günden bugüne kalmış.
19:52Sığınağın bu bölümünde Ember Hoca'nın askerlerini gösteriyor.
19:57O günkü savaşa hazırlanışları, Ember Hoca'nın konuşması burada sergileniyor.
20:03Oturup burada merdivenden izleyebiliyorsunuz.
20:14Duvarlarda canlanan bu görüntüler yalnızca düşman bekleyen bir ülkenin ruh halini fısıldıyor.
20:20Bir yanda coşkulu geçit törenleri ve savaş naraları, diğer yanda ise hiç gelmeyen bir tehdit uğruna yelin altına hapsedilmiş koca
20:31bir toplumun sessiz hatırası.
20:34Sığınaklarda cam yok, çerçeve yok, pencere yok.
20:38Buraya sembolik bir pencere yapmışlar.
20:41En azından dalga olsun diye insanları psikolojik olarak burada rahat etsinler diye.
21:01Bu adada 1943 yılında 30 tane Amerikan askerini Arnavutların kurtarmasını anlatıyor.
21:13İkinci Dünya Savaşı'nın en çetin günlerinde İtalya'dan kalkan bir Amerikan askeri uçağı acil iniş yaparak Arnavutluk topraklarına düşer.
21:2230 Amerikalı için hayatta kalma mücadelesi tam burada başlar.
21:27Nazilerin adım adım aradığı bu yabancıları Arnavutköylüler kendi canlarını hiçe sayarak evlerinde saklar, çetin kış şartlarında dağ yollarından güvenli bölgelere
21:39ulaştırırlar.
21:40Bu oda ideolojiden ve sınır çizgilerinden bağımsız sadece dayanışmayla yazılmış o sıra dışı kurtuluşun hikayesini anlatıyor.
21:54Burası da sığınağın iletişim sağladıkları bölüm.
21:58O aynı orijinaliyle buraya da koymuşlar.
22:12Buradaki sığınak bir tarak şeklinde şu anda tarakların ucundayız.
22:17Hemen burası gaz odası. Gaz maskesinden de belli oluyor. İçeride sisler var. Sanki gaz odası hissi veriliyor.
22:25Şu anda ben maskeye ne kadar ihtiyaç olduğunu hissedebiliyorum.
22:30Atlara gaz maskesi takmışlar. Yani filmlerde falan görüyoruz ama burada gerçeğini görmek tabii ayrı bir his veriyor.
22:39Burada sedye ile askerler sağlık görevleri insanları taşıyor.
22:50Enver Hoca rejimi ülkenin kimyasal ve nükleer silahlarla hedef alınabileceğine inanıyordu.
22:57O nedenle askerden sivil halka ve hatta okul çağındaki çocuklara kadar herkes gaz maskeleriyle eğitiliyordu.
23:13Burada küçük bir seyir salonu var. Buradaki video Tıra'nın gelişmesini anlatıyor.
23:23Evet sol tarafta da yine bir sanki revir gibi bir yer var. Buraya girmek yasak.
23:37Elmer Hoca zamanında buralarda birçok muhalife işkence yapıldı.
23:44Burada ne diyor? Beni hapsedebilirsiniz, beni aç bırakabilirsiniz, bana zulmedebilirsiniz ama benim düşüncelerimi, benim kafa yapımı değiştiremezsiniz diye buraya da
23:58Gandhi'nin sözünü yazmışlar.
24:09Sandıkların üzerine eski bir televizyon koymuşlar ve bugünün görüntülerini burada yansıtıyorlar.
24:20Sığınağın bu gri bölümü, gri oda askeri projelerin yapıldığı özel bir bölüm.
24:27Biraz önce bahsetmiş olduğumuz tarak şeklindeki sığınağın krokisi burada.
24:36Enver Hoca zamanında 221.143 adet sığınak planlanıyor ve bunların 173.371 tanesi yapılıyor.
24:49Sol tarafa baktığımızda burada irili ufaklığı birçok bu kartlar var.
25:081973 yılına gitmek istiyorsanız burada bir zaman yolculuğu da yapabiliyorsunuz aslında.
25:18Ziyaretçiler burada yalnızca askeri bir yapıyı değil, 1970'lerin komünist Arnavutluğundaki gündelik hayatı da yakından görüyor.
25:28Ev yaşamından eğitime, alışverişten sokak kültürüne uzanan bu canlandırmalar o yılların dünyasını yerin metrelerce altında yeniden vuruyor.
25:38Bu sığınağın içerisine adeta bir yaşam alanı koymuşlar, bir mahalle olmuş burası.
25:46Yemek salonu, oyun salonu, spor salonu, hatta marketi bile var.
26:05Sığınağın yavaş yavaş sonlarına doğru geliyoruz, çıkışa doğru yaklaştık.
26:10Yani biz içeride belki bir saat falan takıldık ama ister istemez nefesimiz daralmaya başladı yavaş yavaş ne kadar havalandırma da
26:19olsa.
26:23Enver Hoca ülkenin dört bir yanına sığınaklar yaptırdı.
26:28Kimilerini camilerin avlusuna, kimilerini okulların altına, kimilerini evlerin bahçesine.
26:34Şu anda bunlardan bir çoğu atıl durumda. Bizse müze olanını gezdik.
26:43Yerin metrelerce altındaki soğuk sığınaklardan, şehrin sokaklarına uzanan yoğun bir günün ardından tiranda hava yavaş yavaş kararıyor.
27:06Tiran'da yeni bir gün. Şehrin modern ritmini geride bırakıp yerel halkın günlük telaşına karışmak için sabah rotamızı ilk tezgahların kurulduğu
27:16pazar yerine çeviriyoruz.
27:17Arkadaşlar burada bir köy pazarı. Köylüler geliyor. Burada tezgahlarında ürünlerini satıyorlar. Tabi buradan gelenler de var.
27:25Şöyle bir gezelim. Çok büyük bir yer değil. Şimdi yeni öğrendim. Perşendediye merhaba demek. Perşendediye nasılsın?
27:34Burada Türklere karşı bir sempati var. Türkleri çok seviyorlar. Sabahleyin otelde kahvaltı sorduk.
27:40Hemen resepsyondaki adam gitti. Börekleri aldı geldi. Biz de o börekleri afiyetle yedik.
27:46Merhaba. Perşendediye.
27:49Ablamın tezgahında tamamen meyve sebze ağırlıklı ürün var. Normal müşteri olmadığında da buradaki taze fasulyeleri tane tane kırıyor.
27:58İçlerini alıyor. Bakayım bir ne yapıyorsun? Bakayım bir içine. İçini verir misin bir?
28:02Fasulye mi bu?
28:04Yok. Bizele.
28:08Bizele.
28:11Ben sadece perşendeyi biliyorum.
28:15Ben de niye perşendeyi?
28:16Başka bilmiyorum.
28:18Siyani, siyani.
28:19Niye, niye?
28:20Siyani de nasılsın demek?
28:23Karnabaharın fiyatı 180.
28:28Brokola, brokola. Brokolünün fiyatı 180.
28:301.8 Euro.
28:34Patlıcan ne kadar?
28:36Fiyat yok.
28:37Patlıcanın fiyatını koymayı unutmuş. Ama biberinki burada.
28:40Biberinki 140.
28:42Yani 1.40 Euro.
28:45Patlıcanın fiyatı 200.
28:48Perşendet ye.
28:49Sigalove.
28:50Sigalove.
28:51Perşendet ye.
28:53Çabone.
28:54Çabone.
28:54Çabone.
28:55Burada korçe.
28:5780 cent kilosu.
28:58Bu amcamız da patates ve soğan satıyor.
29:02Aa, kuru fasulye var.
29:033 çeşit fasulye var.
29:05Albanya fasulyesi.
29:06Şöyle birisi büyük, birisi orta, birisi de küçük.
29:10Bunların fiyatları ne kadar?
29:11Bu en büyük fasulyenin fiyatı 800 Lenin.
29:15Yani 8 Euro.
29:16Bu ne kadardı?
29:1760 mı?
29:1970.
29:20Bu bir ortası.
29:2170 Lenin.
29:227 Euro.
29:23Bu 30.
29:27Arada çok fark var ya.
29:28Birisi 3 Euro, birisi 7 Euro, birisi 8 Euro.
29:32Evet, gezelim bakalım daha neler var pazarda.
29:43Selamun Aleyküm.
29:44Bu zeytinler nereye?
29:45Arnavut mu bu?
29:46Çok güzel.
29:46Arnavut, Türkiye.
29:47Türkiye zeytin var mı?
29:49Hepsi Arnavut mu bunları?
29:51Hepsi.
29:51Şöyle 300, 350, 400.
29:54En pahalısı zaten 400.
29:56Yani 4 Euro, 3,5 Euro civarlarında.
29:59Zeytinyağı var burada.
30:01Ooo, zeytinyağı.
30:025 kilo kaç para bu?
30:04Aha, çok güzel, çok güzel.
30:06Bu arada da fırsatını bulmuşken Lenin'leri göstereyim.
30:09Bu 2000 Lenin.
30:11Bu 500 Lenin.
30:13Bu da 1000 Lenin.
30:155 litre zeytinyağının fiyatı 2, 3, 4 bin Lek.
30:20Evet, televizyon Türkiye, Ertuğrul Osman.
30:24Ooo, Ertuğrul Osman mı?
30:27Süleyman.
30:28Süleyman.
30:29Ertuğrul Osman.
30:31Buralarda Türk dizileri çok izlendiği için oralardan esintiler kalmış.
30:35Arnavut, Türkiye kardeş.
30:38Kardeş.
30:38Teşekkür ederiz.
30:40Eyvallah.
30:41Fasulyesi, fındığı, cevizi.
30:43Cevizi ben merak ediyorum.
30:44Cevizin kilosu 600 Lek.
30:46Yani 6 Euro yapıyor.
30:48Fındığın fiyatı 2200.
30:49Pahalı.
30:51Tamam, şan fıstığını anlarım.
30:5340 Euro kilosu.
30:55Altın, altın.
30:56Resmen altın değerinde.
30:58Fiyatları çok yüksek.
31:00Çok güzel ama fiyatlar çok pahalı.
31:02Kabak çekirdeği içeri 900.
31:05O biraz ucuz geldi.
31:07Kuru yemişlerin çok fazla yanına yaklaşmamak lazım.
31:10Yine burada da hemen pazarın çıkışında küçük bir kıyafet satan yer var.
31:16Arkadaşlar şöyle küçücük bir pazarı gezdik.
31:19Sizlere burada gördüğümüz izlenimleri aktarmaya çalıştık.
31:34Abimiz de tavuk ve bal satıyor.
31:37Balın fiyatı ne kadar bunun fiyatı?
31:39Balın fiyatı 1500.
31:41Yani 15 Euro.
31:43Ben anlaşma yöntemini de buldum burada ya.
31:46Parayı gösteriyorsun ne kadarsa miktarını.
31:48Direkt burada anlaşabiliyorsunuz.
31:50Pazar ola.
31:55Arnavutça bilmeseniz de burada yabancılık çekmek pek mümkün değil.
31:59Çünkü sıcak bir tebessüm ve birkaç el kol hareketi dünyanın her yerinde olduğu gibi
32:05Tiran sokaklarında da anlaşmanın en kestirme yolu.
32:09Hakimin tezgahındayız.
32:11Hakimin tezgahında bezelye var.
32:13Bezelye Türkçede de Arnavutça da aynı.
32:16Zaten birçok kelime özellikle sebze meyveler de aynı.
32:19Papatya var, maydanoz var, dereotu var, taze soğan var.
32:24Köyünden getirdiği bu malzemeleri burada kaldırımın üzerinde satıyor.
32:29Maydanozun fiyatı 20 lek cent.
32:32Papatyanın fiyatı da bu.
32:3450 cent.
32:3550 lek cent.
32:37Buyur.
32:38Bu da tamam.
32:39Dereotunun fiyatı da 20 lek.
32:46Ayağım uğurlu geldi.
32:48Bak müşteri geldi.
32:49Bezelye gitti.
32:50Bakalım kaça gidecek bezelye.
32:55Hakim diyor ki olmaz bu fiyata veremem diyor.
32:58Abla da diyor ki ya diyor ne olacak zaten son kalmış diyor.
33:01Aha abla almadı valla.
33:04Öbür tarafta daha ucuz diyor.
33:06Valla abla almaz bu.
33:08Abla bekle bekle bekle.
33:10Bekle.
33:11Abla ben ödeyeceğim.
33:13Sana hediye ediyorum lütfen.
33:15Hediye okey.
33:17Valla hakikaten ablam çok kızdı ama sonunda kabul etti.
33:22Türk Türk.
33:24Ben Türkiye Türkiye Türkiye.
33:27Teşekkür ederim.
33:28Bir göstersen abi bisikletle durdu.
33:30Şimdi bana ahiret sorusu soruyor.
33:32Tamam anladım anladım.
33:34Türk'üm burada yaşamıyorum.
33:36Televizyon televizyon.
33:38Çok çok cebap.
33:42Teşekkür ederim.
33:44Biz devam edelim.
33:46Hakim çok teşekkür ediyorum.
33:48Çok teşekkür ediyorum.
33:50Sağ ol.
33:51Eyvallah.
33:52Arnavutlar çok gururlu insanlar.
33:54Çok sıkı pazarlık ediyorlar.
33:55Ama hiçbir şekilde bedava bir şey kabul etmiyorlar.
33:58Tabii ki benim ikna kabiliyetim sayesinde
34:02ve samimi olduğumu gösterdiğim için beden diliyle bu hediyeyi kabul ettirdim.
34:23Tiran sokaklarında sokak lezzetlerindeyiz.
34:26Burada küçük bir fırın var.
34:27Hamura tabak şeklinde şekil veriyorlar ve içerisine makarna koyuyorlarmış.
34:32Biz müsaade istedik çekim için ama patronlara müsaade etmedi.
34:36Sadece dışarıdan çekebilirsiniz dedi.
34:38Küçük minyatür bir fırını var.
34:40Otantik çok hoşuma gitti.
34:42Burada hemen gördüğünüz bu ekmeklerin içerisine salam, sosis, peynir, zeytin, sebze
34:50hepsini koyuyorlar, fırına veriyorlar ve daha sonra buradan hemen alıp atıştırmalı diyebiliyorsunuz.
34:56Arkadaşımızın ismi de Deniz.
34:58Ekmeği gördünüz mü? Böyle oval şekilde koyuyorlar.
35:01Makarna koyuyorlar, sos koyuyorlar ve böylece bir tane yapar mısın bana Deniz?
35:08Ooo!
35:12Harika bir şey. Şöyle bir kaldırın bakayım bir.
35:15Arkadaşlar şöyle sunuluyormuş. Ben pasta dedim de içerisine kebap koydu.
35:19Köfte koydu. Üzerine de istediğiniz sosu koyuyorsun ve böylece sıcak sıcak afiyetle yiyorsun.
35:27Ben biraz önce atıştırmalık dedim ama sanki bu atıştırmalık diyeyim yiyor yığından fazla.
35:33Deniz teşekkür ederim.
35:36Thank you. Bye bye.
35:38Arkadaşlar önce itiraz ediyorlar.
35:41Tepki koyuyorlar. Daha sonra yumuşuyorlar ve daha sonra gönderirken de gözlerinden şunu okuyorum.
35:47Keşke biraz daha kalsaydınız hissiyatını aldım.
35:49Ama tabi ki patroların müsaade ettiği kadar bu çekimi yapmış olduk.
36:01Tiran'da hamur kokusunun peşini bırakmak pek de kolay değil.
36:05Bu kez rotamızı Balkanların olmazsa olmazına gerçek bir mahalle börekçisine çeviriyoruz.
36:11Bu küçük mekanda ablamız ev börekleri yapıyor.
36:16Küçük iki tane fırını var.
36:17Bize de gösterdiği ıspanaklı peynirli.
36:20Bosna'da, Kuzey Makedonya'da, Hırvatistan'da, Sırbistan'da, Bulgaristan'da,
36:26Balkanların tamamında un mamulleri çok lezzetli oluyor ve unu çok güzel işliyorlar.
36:32Gerçekten börek gibi börek oluyor.
36:45Genelde Arnavutlar sabah kahvaltısında börek yiyorlar.
36:51Gündüzde atıştırmalık olarak börek yiyorlar.
36:53Bu da ıspanaklısı, ıspanaklı peynirli.
36:56Börek her tarafta aynı börek.
36:58En lezzetli, ıspanaklı oluyor genelde.
37:03Burada da bir tereyağı görüyorum.
37:05Çok güzel gözüküyor.
37:07Köy tereyağına benziyor.
37:13Patates mi bu? Soğan mı?
37:15Yok, domates.
37:16Tomates, evet.
37:17Bu da domatesli olanı.
37:26Tiran'da börekçi de olduk.
37:27Şimdi bunu bir açabilir miyiz Allah?
37:30Şöyle bir müsaade isteyeyim.
37:32Sizler için ben kendim bir açayım.
37:38Of, of, of, of, of, of.
37:41Yani her ne kadar görüntüsünü size göstersem de
37:45maalesef kokusunu size hissettiremiyorum.
37:48Belki de hissediyorsunuzdur.
37:50Şöyle bir sök edin.
37:53Tabii bunlar tamamen kızarmış.
37:56Of, of, of, of, of, of, of.
38:00Of, of, of.
38:01Arkadaşlar şuna da...
38:02Bu tamam, bu olmuş.
38:03Bunu buraya koyalım.
38:07Evet, bir de burada farklı bir börek var.
38:11Bu pide.
38:13Pide.
38:13Pide.
38:14Pide.
38:21Pide.
38:25Mahalle arasındaki bu lezzetli molanın ardından
38:29tiranın bambaşka bir yüzüne doğru ilerliyoruz.
38:32Daşdi Dağı'nın eteklerinde gördüğümüz o yeraltı tarihinin ikinci perdesi
38:38bu kez şehrin tam kalbinde bu kart 2'de bizi bekliyor.
38:42Büyük meydanın tam ortasındayız.
38:45Burada da bun kart 2 var.
38:48Sığınaklardan bir tanesi.
38:50Ülke genelinde 170 bin sığınak yaptırmış Enver Hoca ve bunlardan iki tanesi müze olarak kaldı.
38:57Birisi bun kart 1 çok büyük olan, ikincisi şehir merkezinde.
39:01Yer altında olan bun kart 2.
39:03Burası bun kart 2'nin hemen önü.
39:05Sol tarafta hemen arabayı göstereceğim.
39:0730 yıl boyunca bu Rus yapımlı araba Enver Hoca tarafından, onun bakanları tarafından kullanılmış ve burada sergilenmiş.
39:35Burada gördüğünüz yaklaşık 180-200 tane fotoğraf var.
39:39Şu anda burada konuşmalar geliyor.
39:41Burada muhalif olan, öldürülen insanların isimlerini banta almışlar.
39:47Enver Hoca, Arnavutluk hükümetinin 10 yıllık bütçesini bu bun kartlara ayırmış ve bun kartları yaptırdığı mühendisleri sağlamlığını ölçmek için içerisine
40:00koyup dışarısından bomba atıyormuş ki sağlam mı değil mi?
40:04Eğer mühendisler yaşıyorsa bun kartlar sağlam.
40:07Dilden dile dolaşan bu hikaye, resmi kayıtlarda doğrulanmasa da halkın hafızasında rejimin akıl almaz baskısını anlatan en çarpıcı anlatıya dönüştü.
40:19İşin kesin olan tarafı ise, betona gömülen bu devasa kaynakların, ülkenin 10 yıllarca sürecek ekonomik tükenişine ve yalnızlığına mal olduğuydu.
40:30Bu kart 2'nin en büyük özelliği küçük hükümetin burada kurulması, ani toplantıların burada yapılması için tasarlanmış.
40:39İçeriye girdiğimizde bakanların ayrı ayrı odaları var.
40:43Dünyayla tüm bağlarını koparan Enver Hoca'nın saçma kibrini ve ülkenin yalnızlığını halk gizlice fısıldaştığı acı fıkralarla anlatıyordu.
40:52Enver Hoca bir gün telaşlı bir şekilde evine geliyor.
40:57Hanımı bakıyor, hayırdır diyor neyim var?
41:00Enver Hoca diyor ki biliyorsunuz etrafındaki ülkelerle hep araları bozuktu.
41:06Diyor ki Çin'le sorunumuz var, savaşa girebiliriz.
41:09Hanımı sakin bir şekilde diyor ki neden korkuyorsun ki?
41:13Çin kim? Yener gideriz.
41:14Enver Hoca Çin'den korkmuyorum da, yenmekten korkmuyorum da bir milyar insanı biz nerede tutacağız, onlara nasıl bakacağız onu düşünüyorum diyor.
41:33Meydanın tam ortasında atının üzerinde gururla yükselen İskender Bey'in heykeli duruyor.
41:39Arnavutların bağımsızlık mücadelesiyle özdeşleşen bu anıt, milli kahramanın ölümünün 500. yılında 1968'de buraya yerleştirildi.
41:51İskender Bey meydanındayım.
41:53Arnavutların milli kahramanına adanmış bu koca meydan şehrin kalbi.
41:57Hemen sağ tarafımda 18. yüzyıldan kalma Ethempaşa Camii ve onun arkasında saat kulesi sanki bir Osmanlı köşesi gibi orada bu
42:09büyük meydanda duruyor.
42:33Büyük meydanın hemen sağ tarafında Ethembey Camii var.
42:37Ethembey Camii 1790 yıllarında Molla Bey zamanında inşaatı başlatılıyor ve 1820'li yıllarda Ethembey tarafından inşaatı bitiliyor ve Ethembey camisi
42:50olarak isimlendiriliyor.
42:52Bu cami 40 yıl boyunca sessiz kaldı ve 40 yıl sonra tekrar ibadete açıldı.
42:58Şimdi caminin içerisine gireceğiz.
43:01İnce süslemelerini ve caminin içerisini sizlere göstereceğiz.
43:32Duvarlarda ağaçlar, şelaleler, köprüler ve dönemin İstanbul manzaraları adeta bir tablo gibi işlenmiş,
43:40cani süslemelerinde pek alışık olmadığımız bu resimler yapıya kendine özgü bir hava katıyor.
43:46Dönemin ustaları Osmanlı sanatını Arnavutluğa özgü renkler ve çizgilerle bir araya getirmiş.
44:05Ethembey Camii önceki eski çarşı ile birlikte bir zamanlar Tirandaki gündelik hayatının merkezindeydi.
44:13Çevresindeki pek çok tarihi yapı zamanla kaybolsa da bu cami iki asrı aşan geçmişiyle şehrin ortasında ışıldamaya devam ediyor.
44:28Tiran bir Arnavut Beyliği tarafından değil bir Osmanlı Paşası tarafından kuruldu.
44:341614 yılında Süleyman Paşa buraya geldiğinde kafasında 3 tane mekan vardı.
44:40Bir cami, bir hamam ve bir pazar.
44:44Rivayete göre temel kazılmaya başlandığında buradan 3 tane sikke çıktı.
44:49Bunların üzerinde hiçbir yazı yoktu.
44:51Bir tanesinde kılıç işareti, bir tanesinde anahtar işareti ve bir tanesinde ekmek işareti vardı.
44:59Süleyman Paşa bunu bir işaret olarak algıladı ve caminin temeline anahtarı gömdü ve dedi ki burası ilmin ve ibadetin kapısı
45:10olsun.
45:11Hamamın temelinin altına ekmek sembolü olan sikkeyi gömdü.
45:16Burası bereketlensin ve temizlensin diye.
45:19Pazarın temeline ise kılıcı gömdü, burada alışveriş yapılsın ve buranın asayişi sağlansın diye.
45:28Ve yıllar sonra Tiran'da bu izleri biz hala görebiliyoruz.
45:53Durmuş'un rotasında bir bölümün daha sonuna geldik.
45:57Yeni yollarda, yeni hikayelerde, yeni maceralarda görüşmek üzere.
46:02Hoşçakalın.