00:00Merhabalar, yeni incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün aslında sadece bir şehrin değil, taşranın genel kaderini özetleyen oldukça çarpıcı bir konuyu ele alacağız.
00:08Bölgesel potansiyeliyle uçuşa geçmesi beklenen, ancak sistematik bir ihmalin gölgesinde kalan bir sınır şehrimize Ardahan'a uzanıyoruz.
00:17Yerel raporlara şöyle bir baktığımızda o devasa potansiyel ile sahadaki acı gerçekler arasında devasa bir uçurum görüyoruz.
00:25Peki, gelin bu konunun derinliklerine dalalım ve neler olup bittiğine yakından bakalım.
00:30Bugünkü gündemimiz oldukça net. Bu incelememizde dört temel konuya odaklanacağız.
00:35Önce uzaktan siyaset kavramına bakacağız, sonra eriyen nüfus tablosunu, ardından altyapı ve kamu güvenliğindeki sıkıntıları ve son olarak kentin yaşadığı
00:45o izole sınır paradoksunu adım adım inceleyeceğiz.
00:48Birinci bölümümüz Ardahan'da uzaktan siyaset.
00:51Evet, düşünsenize bir şehri temsil ediyorsunuz, orayı yönetmeye adaysınız ama orada yaşamıyorsunuz bile.
00:58Yerel gazetecilerin raporlarında sürekli karşımıza çıkan çok ilginç bir tabir var.
01:03Çantacı il başkanı veya çantacı vekil.
01:06Yani Ardahan'ı temsil etmesi için atanan ama hayatını İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi büyük şehirlerde sürdüren ithal siyasetçiler.
01:14Kaynaklar bunu çok net örneklendiriyor, mesela Anahtar Parti'nin kurucu il başkanı olarak İzmir'de yaşayan birini ataması ya da Faruk
01:21Demir, Saffet Kaya gibi isimlerin uzun yıllardır bu şehirde yaşamadıkları halde siyasette belirleyici olmaya devam etmeleri gibi.
01:28İşin kötüsü, bu durum sadece bireylerle de sınırlı kalmıyor.
01:33Yerel medya sadece kağıt üzerinde var olan hayalet partilerden bahsediyor.
01:38Örneğin, Emek Partisi'nin neredeyse sadece sanal kongrelerle hayat bulduğu, iktidardaki AK Parti'nin dahi uzun süre aktif bir yerel
01:46başkandan yoksun kaldığı dönemler raporlanıyor.
01:49Haliyle yerelde liderlik olmayınca devasa bir boşluk oluşuyor ve halkın acil sorunları bürokratlar tarafından maalesef sahipsiz bırakılıyor.
01:58Gelelim ikinci bölümümüze, eriyen bir nüfus.
02:02Şimdi, TÜİK verilerine baktığımızda asıl ilginç olan şey şu, Ardahan'ın yeniden il statüsü kazandığı o meşhur 1992 yılında nüfusu
02:12174 bin seviyesindeydi.
02:14Ama bugün, inanılmaz bir şekilde bu sayı neredeyse yarı yarıya eriyerek 90 bin sınırına kadar gerilemiş.
02:21Hatta 2027 tahminlerine bakarsanız, bu sayının 89 binlerin bile altına ineceği öngörülüyor.
02:29Bu erimenin arkasındaki rakam tek kelimeyle sarsıcı, tam 87 bin.
02:33Yerel kaynaklara göre, son 34 yıl içinde yatırımsızlık ve işsizlik yüzünden yaklaşık 87 bin insan doğduğu bu toprakları terk etmek
02:41zorunda kalmış.
02:42Yani bu, kelimenin tam anlamıyla bir bölgenin geleceğinin içinin boşaltılması demek.
02:47Üçüncü bölümümüzle devam ediyoruz.
02:49Altyapı ve kamu güvenliği.
02:52Sağdaki idari kararlara baktığımızda akıl almaz bir ironiyle karşılaşıyoruz.
02:56Bir tarafta damal ve göle gibi ilçelerde okullar ard arda kapanıyor,
03:00diğer tarafta bakıyorsunuz bu kapalı okullar için 83 bahçe güvenlikçisi alınacağı duyuruluyor.
03:06İnanılmaz gerçekten.
03:07Öte yanda milyonlar harcanan millet bahçesi yıllardır aydınlatılamadığı için zifiri karanlıkta yatıyor.
03:14En çarpıcısı da bizzat şehri yöneten varilik binasının depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle apar topar boşaltılması.
03:21Tabii bu ihmallerin boyutu her zaman binalarla sınırlı kalmıyor, bazen çok daha trajik insan hikayelerine dönüşüyor.
03:28Yerel haberlere yansıyan çok acı bir olay var.
03:30Damal'da sigortasız çalışan Cengiz İlgaz adındaki bir çoban, Kura Nehri'nin bataklığa dönmüş kısmından atıyla geçmeye çalışırken maalesef boğularak can
03:39verdi.
03:39İşin daha da sarsıcı yanı, cansız bedenini sudan çıkarmak için komşu il Artvin'den polis dalgıç ekiplerinin gelmesini beklemek zorunda kalmalarıydı.
03:48Altyapı eksikliğinin ne kadar hayati olabileceğini en net kanıtı.
03:51Bürokrasi ile halkın gündelik ihtiyaçları arasındaki o uçurumu görmek için aslında tek bir diyalog yeterli.
03:56Possov ilçesinde çocuklar, stadyumun ışıklarının yanmadığını yeni atanan valiye söylüyorlar.
04:01Valinin verdiği cevap aynen şu, parmağın ışıklat gelir o, o kolay.
04:06Kaynaklar, bu cümlenin yerel basında nasıl büyük bir yankı ve tepki uyandırdığını aktarıyor.
04:11Üzerine yorum yapmaya bile gerek yok, bu diyaloğun kendisi sahada işlerin nasıl yürüdüğünü fazlasıyla özetliyor.
04:17İşin bir de doğrudan halk sağlığı boyutu var.
04:20Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıkladığı listeler, bölgedeki ciddi gıda güvenliği skandallarını gözler önüne serdi.
04:27Listede hijyenik olmayan yemekler nedeniyle ceza yiyen Bingöl Lokantası da var, bölgenin bilindik markalarından saffet et ürünleri de,
04:35saffet etin sucuklarında at ve eşek eti yani literatürdeki adıyla tek tırnaklı hayvan eti tespit edildiği resmi belgelerle ifşa edildi.
04:45Şehrin ekonomisindeki dengesizlik de çok belirgin.
04:48Bir yanda müşteri bulamadığı için iflasla boğuşan yerel restoranlar ve kafeler var,
04:54diğer yanda ise valilik başta olmak üzere devlet kurumlarının kendi binalarında açtığı indirimli, sübvansiyonlu yemekhaneler.
05:02Habere göre bu durum zaten krizde olan ve ayakta kalmaya çalışan yerel esnafın iş yapma şansını adeta sıfıra indiriyor.
05:10Sosyal hayatın ve sporun çöküşü de ayrı bir tablo sunuyor bize.
05:14Şehrin takımı Serhat Ardahan Spor, amatör lige giriş ücretini dahi bulamıyor.
05:1930 Ağustos için büyük bir hevesle düzenlenen Zafer Kupası,
05:22holiganların hakeme saldırması yüzünden tamamen iptal ediliyor.
05:26Tüm bunlar yaşanırken asıl büyük tezat ise şu.
05:29Sürekli göç verdiği için futbol oynayacak genci bile kalmayan köprülü beldesine milyonlarca liralık halı saha yapılıyor.
05:35Kaynaklar haklı olarak bunu paranın ne kadar verimsiz kullanıldığının bir kanıtı olarak sunuyor.
05:41Dördüncü ve son bölümümüze geldik.
05:43İzole Sınır Paradoksu
05:44İşte bu durum tam olarak şunu harika bir şekilde özetliyor.
05:48Kağıt üzerindeki o devasa potansiyel ile sahadaki yıkıcı gerçeğin savaşı.
05:55Bir yanda Possof Türk gözü, Çıldır Aktaş gibi sınır kapılarına ve uluslararası bir demir yoluna sahip,
06:01coğrafya olarak çok şanslı bir şehir var.
06:03Diğer yanda ise ithalat ve ihracatın kelimenin tam anlamıyla sıfır olduğu,
06:09bir gümrük müdürlüğünün bile kurulmadığı ve o çok övünülen trenlerin bir saniye bile durmadan geçip gittiği bir gerçeklik.
06:18Yıllardır gelecek denen ünlü Doğu Ekspresi bu yılda Ardahan'a uğramadı.
06:22Ama olayların en tuhaf, en ironik kısmı ne biliyor musunuz?
06:25Trenin geçtiği güzergahtaki Akçakale Köyü'nde 15 yıl önce arazileri kamulaştırılan köylülere,
06:31bugün devlet tarafından istimlak paralarının iadesi için haciz kağıtları gönderiliyor.
06:36Yani trenin ekonomik faydası şehre hiç uğramazken, icrası köylünün kapısına dayanmış durumda.
06:41Komşu illerde sınır kapılarının açılmasıyla turizm patlaması beklenirken,
06:45Ardahan'ın elindeki kapılardan hiçbir kazanç sağlayamaması bu bölgenin nasıl dışlandığını çok net bir şekilde perçinliyor.
06:52Tüm bu yerel raporları, verileri ve hikayeleri toparladığımızda insan şu can alıcı soruyu sormadan edemiyor.
06:59Trenlerin içinden öylece hızla geçip gittiği, yöneticilerinin ise içinde yaşamak yerine uzaktan yönetmeyi tercih ettiği bir sınır kenti gerçekten hayatta
07:09kalabilir mi?
07:09Vaatlerin büyüklüğü ile gerçeklerin o acımasız ağırlığı arasındaki bu uçurum,
07:14sadece Ardahan'ın değil, benzer durumdaki tüm taşra bölgelerimizin nasıl eridiğini gösteren çok kritik bir vaka çalışması aslında.
07:22Bu incelememizin bölgede yaşanan paradoksu biraz daha net görmenizi sağladığını umuyorum.
07:27Katıldığınız için teşekkürler, bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
07:31Kendinize iyi bakın.