Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 hafta önce
ARDAHAN RADYO-SESLİ HABER✍️ VE YORUMLARIIZ İÇİN ARDAHAN🎧RADYO'YU TIK👆🏾LA, DİNLE.🎧. https://www.facebook.com/530918079/videos/1424853099740255

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba ve bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün, hani bazen küçük, yerel bir olaydan yola çıkıp bütün bir ülkenin sistemini sorgulamaya başlarsınız ya,
00:08işte tam da böyle bir metni, gazeteci Fakir Yılmaz'ın o çok konuşulan
00:13Yazıyorsam Sebebi Var başlıklı yazısını masaya yatırıyoruz.
00:16Amacımız tamamen objektif bir şekilde,
00:19yazarın o çok katmanlığı, yerel serzenişlerden makro anayasa teorilerine uzanan zihin akışını deşifre etmek.
00:26Hazırsanız başlayalım.
00:27Hemen kısaca bir yol haritamıza bakalım.
00:30Metni dört ana durakta inceleyeceğiz.
00:32Önce namussular ve namussuzların çatışması diyeceğiz.
00:35Ardından cezasızlık ve torba yasa konusuna gireceğiz.
00:38Sonra oradan yeni anayasa hazırlıkları iddialarına geçip, finali sanal alemdeki çarpıtmalarla yapacağız.
00:44Bu yapıyla o yoğun felsefi eleştirileri çok daha net takip edeceğiz.
00:48O zaman ilk bölümümüzle başlıyoruz.
00:50Namuslular ve namussuzların çatışması.
00:52Şimdi, Fakir Yılmaz 36 yıllık bir gazeteci ve yazısına aslında hepimize çok tanıdık gelebilecek bir duyguyla,
00:59derin bir hayal kırıklığı ve toplumdaki iki yüzlülüğe duyduğu öfkeyle başlıyor.
01:04Peki fitili ne ateşliyor?
01:05Çok ilginçtir.
01:07Makro sorunlar değil, tamamen yerel olaylar.
01:09Örneğin, kırmızı taytlı beş aylık vali tartışması, domuz etinin haram statüsü üzerinden dönen o güncel gürültüler veya Ardahan Üniversitesi'ndeki
01:18son gelişmeler.
01:19Yazar, gerçekten namuslu olan kim sorusunu sormak için işte tam da bu güncel, yerel olayları birer sıçrama tahtası olarak kullanıyor.
01:27Ve bu yerel tartışmaları temellendirmek için öyle bir alıntı yapıyor ki, metnin bütün felsefi omurgası bir anda bunun üzerine kuruluyor.
01:36Kendi deyimiyle Malatyalı İnönü'nün o meşhur sözü.
01:39Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur.
01:45Yazar bu sözü öylesine araya sıkıştırmamış, aslında bugünün sözde namuslu vatandaşlarının cesaretini doğrudan bu teraziye koyup tartıyor.
01:54Bu noktada yazar, o sahte namus bekçilerini eleştirirken akıllarımıza çok tanıdık bir kült filmi getiriyor.
02:00Hani 1984 yapımı, Şener Şen'in o efsane namuslu filmi vardır ya hatırlarsınız.
02:06Yılmaz, çevresindeki kendi deyimiyle namuslu geçinen kitleye baktığında, gerçek dürüstlükle o ikiyüzlü davranışlar arasındaki uçurumu tam da bu trajikomik film
02:16üzerinden anlatıyor.
02:17Yani aslında hepimizin gözünde çok net ve tanıdık bir metafor canlandırıyor.
02:22Gelelim ikinci bölüme, cezasızlık ve torba yasa.
02:25Şimdi işin felsefesini bir kenara bırakıp, asıl ilginç kısma yazarın ulusal çaptaki somut yasama eleştirilerine adaklanıyoruz.
02:32Bakın, burası gerçekten çok çarpıcı.
02:34Yılmaz, son çıkan torba yasaları hedef alırken aslında üç çok net yapısal sorunun altını çiziyor.
02:401. Suç işleyen küçücük çocuklara yasalarda resmen yetişkinmiş gibi muamele edilmesi.
02:442. Bu çocuklar neden suça itiliyor diye sormak yerine kök nedenlerin veya eğitimin tamamen hasır altı edilmesi.
02:503. Ki bu yazara göre inanılmaz bir çelişki, hükümetin kurallara uyan bireyler yetiştirmek veya altyapı sorunlarını çözmek yerine astronomik şekilde
02:58arttırılan trafik cezalarından gelen geliri adeta bir başarı gibi kutlaması.
03:02Aynı yasa tasarısıyla ilgili bir başka detay daha var ki, yazarın gözünden kaçmamış.
03:07Tasarının isminin meclisteki evre mi?
03:09Düşünsenize, başlangıçta Kürt sorunu olarak tartışılan bir metin, halkın olası tepkisini minimize etmek için önce milli dayanışma oluyor,
03:18o da kesmeyince terörsüz Türkiye adıyla vitrine çıkıyor.
03:22Ve sonuç olarak, yazarın tabiriyle rekor bir oylar meclisten geçiveriyor.
03:27Peki bu rekor oy bizi nereye götürüyor?
03:303. Bölümümüz Yeni Anayasa Hazırlıkları
03:32Evet, gelelim o rekor oya.
03:34Sayı tam olarak 497.
03:36Yılmaz, az önce bahsettiğimiz yasa tasarısı için mecliste verilen bu devasa kabul oyunun öyle sıradan bir sayı olmadığını söylüyor.
03:44Hatta iddiasına göre bu, bizzat anayasayı değiştirmeyi kafasına koyan iktidar partisini bile şaşırtacak kadar büyük, sürpriz bir rakam.
03:52Ama hikaye 497'de bitmiyor.
03:55Hemen ardından şu 360 sayısına bakmamız lazım.
03:58Neden derseniz, bildiğiniz gibi 360 Türkiye'de anayasayı tamamen değiştirmek ve en azından referanduma götürmek için mecliste gereken o sihirli eşik.
04:09İşte bu iki sayı arasında kurulan bağ, yazarın asıl teorisinin kalbini oluşturuyor.
04:14Yazar, bu iki sayıyı yan yana koyup bize diyor ki, bu rekor oylama aslında basit bir torba yasa geçişi falan
04:21değildi, kelimenin tam anlamıyla bir hazırlık maçıydı.
04:25Evet, hazırlık maçı.
04:26Yılmaz'ın teorisine göre bu 497 oyluk sessiz mutabakat, aslında mevcut cumhurbaşkanının yeniden aday olabilmesi ve anayasanın baştan aşağı değiştirilebilmesi
04:36için o 360 koyun çok rahat bulunabileceğini kanıtlayan bir suları test etme operasyonuydu.
04:42Yani siyasetin asıl hedefi o torba yasa değil, düpedüz yeni anayasa.
04:46Peki yazar bu süreçte siyasi aktörlerin tavrını nasıl yorumluyor?
04:50Oldukça tarafsız bir şekilde tabloyu şöyle özetliyor.
04:54Bir tarafta, Türkiye yeni bir sabaha uyanacak diyerek coşkusunu gizlemeyen bir adalet bakanı var.
04:59Diğer tarafta, DEM Parti'nin kendi kırmazı çizgilerinde bile, mesela Demirtaş konusunda derin bir sessizliğe bürünüp serin durması var.
05:08Ve tabii eski yeni tüm CHP'li partililerin de bu tasarıya adeta bir gölge ortak gibi onay vermesi.
05:14Kısacası yazar, tüm bu fraksiyonların bu yasama test sürüşünü desteklemek için mecliste çok net bir sessiz işbirliği içinde olduğuna inanıyor.
05:23Geldik dördüncü ve son bölümümüze.
05:26Sanal alemdeki çarpıtmalar.
05:27Yazar, ulusal siyaseti ve anayasa teorilerini bir kenara bırakıp oklarını bu kez doğrudan bize, yani halka ve sosyal medya kullanıcılarına
05:36çeviriyor.
05:37Ve burada gerçekten çok çarpıcı, çok renkli bir ifade kullanıyor.
05:41Modern çeperdibi.
05:42Yılmaz'a göre sosyal medya denen bu sanal dünya, gerçek hayatta dürüstlük taslayıp aslında iki yüzde olan korkakların doğruları yazan
05:50gazetecilere fütursuzca saldırdığı karanlık bir modern çeperdibi.
05:54Klavye başında aslan kesilen bu kitlenin sırf kendi toplumsal suç ortaklıklarını maskelemek için bunu yaptığını iddia ediyor.
06:01Belki de hepimizin ekranlarımızı kaydırırken şöyle bir durup düşünmesi gereken bir nokta değil mi?
06:06Yazara göre bu çevrimsil iki yüzlülük yani o sanal linç kültürü üç basit adımla işliyor.
06:13Bir, okuduğunu kesinlikle anlamadan, içselleştirmeden sırf iş olsun diye okumak.
06:19İki, yazarın tabiriyle kör bir ön yargıyla her konuya maydanoz olmak.
06:24Ve üç, ki en vurucu olanı da bu, Yılmaz diyor ki bu insanlar aslında o çok duyarlı göründükleri korkuç çocuk
06:31istismarları gibi konularda sessiz kalmış olmanın getirdiği suçluluğu bastırmaya çalışıyorlar.
06:37Yani o kopartılan yaygara tamamen kendi içlerindeki toplumsal suçluluk duygusunu örtbas itme çabası.
06:44Ve yazar o uzun, yoğun yazısını son derece doğrudan hepimizi kendi kendimizle yüzleştirecek o provokatif soruyla bitiriyor.
06:52Neyi, kimi, kimleri anlatmaya çalıştığımızı anladınız mı?
06:56Biz de incelememizi tam olarak burada bu soruyla noktalıyoruz.
07:00Fakir Yılmaz'ın yerel bir serzinişten yola çıkıp devletin zirvesine, oradan da hepimizin içinde bulunduğu o dijital ikiyüzlülüğe uzanan bu
07:08katmanlı eleştirisinde okların aslında kime yöneldiğini düşünmeyi sizlere bırakıyoruz.
07:13Bugün de bu derin analizimizde bize katıldığınız için çok teşekkürler.
07:16Bir sonraki incelememizde yepyeni bir ufukla görüşmek üzere, hoşçakalın.

Önerilen