- 19 hours ago
Category
📺
TVTranscript
00:18Merhaba sevgili Fikir Durağı izleyicileri.
00:22Bu ülkede son 10 yılda çokça şey yaşandı.
00:25Bunlardan belki en önemlisi 20 Temmuz'da 33 çoğu üniversiteli gencin Suruç'ta bombalı bir saldırıyla katledilmesiydi.
00:3520 Temmuz'da tabii ki hem bunu anarak başlamak isteriz bugünkü yayınımıza ama aynı zamanda yine başka bir anlama olan başka
00:44bir gündemi de konuşacağız bugün programımızda.
00:4720 Temmuz 2016'da OHAL kararlarıyla da bu ülkede kanun hükmünde kararnamelerle bugüne kadar 6 bin civarında akademisyen ihraç edildi.
00:59Ve gelinen aşamada bu ihraçlar sadece kamusal üniversitelerle kalmadığı vakıf üniversitelerine de bugün çokça yansıyor.
01:08Özellikle son bir ay içerisinde 150 akademisyenin işten çıkartılması tekrar akademilerin, üniversitelerin ve burada yaşanan özellikle son 10 yıldaki dönüşümün
01:19tartışılmasına neden oldu.
01:22Elbette bu ülkede üniversiteler, eğitim alanları hiçbir zaman demokratik, özgün, özerk alanlar olamadı.
01:28Ama son 10 yılı özellikle toplumsal cinsiyet, feminist çalışmaların hedef alınmasıyla beraber bugün tekrar konuşmak, tartışmak istiyoruz.
01:37Ve bununla ilgili de çok değerli bir isim bizimle beraber Prof. Dr. Feryal Saygılıgir konuğumuz.
01:44Hoş geldiniz hocam.
01:45Hoş bulduk. Çok teşekkürler.
01:47Ne diyeyim? Geçmiş olsun mu diyeyim?
01:52Bilemedim.
01:53Geçmiş olsun demeyelim bence.
01:57Çünkü ben çok inanıyorum.
02:00Zaten benim için, bizler için hiçbir zaman akademik hayat süreç bitmeyecek.
02:06Bir şekilde öğrencilerimizle birlikte olmaya devam edeceğiz.
02:09Ama ben bulunduğum kuruma da, çünkü ihbar süresi var.
02:15Eylülden itibaren işsiz durumda olacağım.
02:19Ve geri döneceğime eminim diye bakıyorum.
02:25Çok haklı bir dava çünkü.
02:30Suruc'a değinmişken tabii bir iki bir şey söylemek isterim.
02:35Bugün tekrar düşündüm.
02:38Benim iki öğrencim vardı çünkü orada.
02:40Mimar Sinan Üniversitesi'nden Hatice Ezgi Sadet, o zaman Mimar Sinan'da emek, toplumsal cinsiyet ve toplumsal hareketler dersi verdim.
02:562014 ile 2021 yılları arasında.
03:02Ve şöyle diyeyim, aslında parantez açılmışken, parantez açayım bu konuya değinmişken.
03:08Mesela oradaki dersim de hiçbir şey denmeden Handan İnci geldikten sonra kaldırdı.
03:13Rektörlük kararı ile ilk kaldırılan ders oldu.
03:16İlginç bir şekilde.
03:18Bana kimse haber vermedi.
03:20Ve çok severek anlattığım, çok işte başta dediğim gibi yani Hatice Ezgi gibi öğrencilerin, politik öğrencilerinle birlikte üniversitenin ne olduğunu
03:37sürekli birbirimize hatırlattığımız bir alandı.
03:40Kamusal alanda, kamusal mecraydı o ders bizler için.
03:44Ve ben çok üzüldüm ders kaldırıldığı zaman.
03:47Hatice Ezgi'yi orada tanıdım.
03:49Murat Yurtgül'de Aral Üniversitesi'nde onların kulüp danış, insan hakları kulübünü kurmuşlardı.
03:56Ve ben onların danışman hocalarıydım.
03:58Ama Murat benim için psikoloji öğrencisiydi.
04:02Ben sosyolojideydim ama sosyoloji öğrencisi gibiydi.
04:06Derslerime girer, her yerde karşıma çıkar.
04:09Aynı zamanda böyle yoldaşım, arkadaşım çok güçlü bir ağımız vardı o dönemde.
04:17Ve tabii o kayıptan sonra Cizre Bodrumları, bütün o yaşananlar, onun üstüne başta Ankara katliamı olmak üzere durdurak bilmedi.
04:32Onun için bu 20 Temmuz bugün özellikle bütün bunları yaşadıktan sonra Murat olsa ne yapardı?
04:40Bu soruyu öğrencilerim de hocam yani Murat için kalmalısınız diyen de oldu örneğin.
04:49Çünkü 14 yıl bulunduğum bir yerden böylesine uzaklaştırılmak, öğrencilerinle o damarın kesilmesi çok insafsızca bir şey aslında.
05:09Kabul edilecek bir şey değil.
05:10Çünkü normal bir ülkede, biraz önce Aynur'la konuşuyorduk, ne yapar hocalar?
05:17Yani yüz kızartıcı bir suç olmadığı sürece bu da nedir?
05:22Tacizdir, işte hırsızlıktır.
05:24Ne bileyim yani başka bir şey gelmiyor aklıma.
05:28Emekli olurlar.
05:29Ya da başka bir üniversiteye, işte şehir değiştirdiyse geçebilir.
05:36Ama böyle özellikle değil, çünkü devlet üniversitelerinde KHK dışında çok yaşanan bir durum değil.
05:45Vakıf üniversitelerinde aslında her sene bizim sözleşmemiz yenilendiği için biz her sene bu korkuyu yaşıyoruz.
05:54Demoklasin kılıcı gibi bizim üzerimizde.
05:56Yani oradaki yöneticilerin, mütevelli heyet başkanı başta olmak üzere ve onun altındaki erkekler aslında.
06:05Yani ben tam da Erkek Kardeşler Birliği, çok patriyarkanın vücut bulduğu bir yer olarak görüyorum.
06:12Artık üniversite, üniversite böyle bir yer değil.
06:14Bilginin üretildiği bir yer.
06:16Ama neye dönmüş durumda?
06:19Bu son 10 senede olan bir şey değil.
06:22Daha uzun yıllardır tam bir şirket mantığıyla daha fazla nasıl para kazanabiliriz?
06:29Yani üniversitelerin içine proje üretme, proje üretme dayatması girdiğinden beri aslında başka şekil aldı.
06:38Sizden şeyler de öyle, performans beklentisi, ne kadar yayın yaptığınız değil ya da nasıl kalitesi, niteliği yayınların yaptığınız değil, ne
06:52kadar proje yaptığınız hiç önemli değil.
06:54Ne projesi oldu, ne bileyim ben hangi tür ayakkabılar beğeniliyor diye bir projede yapabilirsin sosyolojide mesela.
07:04Bunun ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok.
07:07Toplumsal yararı var mı? Böyle bir projenin yok.
07:09Ama mesele üniversiteye para kazandırma.
07:14Biz her yıl strateji toplantılarına giriyorduk.
07:18Her üniversitede bu yok, her vakıf üniversitesinde bu yok ama bizde böyle bir şey vardı.
07:22Mütevelli heyet başkanı direkt giriyor ve senin şeyini sormuyor orada, sorgulamıyor.
07:28Daha bölümü verimli hale, öğrenciler açısından aslında verimli, performanslı bunlar hep kapitalist sistemin dili.
07:39Bizim hiç sevmediğimiz dil ama onların dilinden söylersek yine hadi diyelim.
07:45Öğrenciler açısından nasıl daha iyi hale getirebiliriz?
07:51Nasıl sizleri rahat ettiririz ki çalışma koşullarınızı?
07:56Çünkü biz Arel Üniversitesi'ndeki odalarımız 5 metrekare ile 8 metrekare arasında.
08:04Bir masa zor sığıyor, üstü açık.
08:06Hiçbir şekilde çalışma ortamı mümkün değil.
08:10Kışın soğuk oluyor, yazın çok sıcak oluyor.
08:13Üretim yapman orada mümkün değil.
08:15Ve bu ben girdiğimden beri aslında YÖK geliyor işte senede bir ve denetim yapıyor.
08:21Bu fiziksel sıkıntılar dile getiriliyor.
08:26YÖK'e de söyleniyor bu.
08:28YÖK ihtar veriyor, bir şey veriyor ama bir şey buluyorlar ve o odalar hiç değişmedi.
08:35Mesela bunu söylediğin zaman o stratejik toplantıda zaten inanılmaz öfkeleniyor.
08:40Ne demek canım yani bu konuşulmayacak bir şey.
08:46Ya da çok uzak bizim üniversitenin yeri 2 saatlik, merkeze 2 saat mesafede en kısa şekilde gittiğinde.
08:57Servisler ücretsiz de uzun süre işte iyice bu şirketleşme haline girdikten sonra servisler ücretli oldu.
09:09Öğrenciler bunun için bayağı bir eylem yaptılar bununla ilgili.
09:15Hiçbir şekilde kabul görmedi.
09:17Biz de aynı şekilde.
09:19Ama yani bilmezsen sananın zararına gelip gitmen mümkün değil okula bu sefer.
09:24Filan yani mesele işte o proje mantı, kaç proje yaptın, okula ne kadar kazandırdın,
09:29niye bu kadar az öğrenci var mesela, niye bu kadar artık sosyolojiye az öğrenci.
09:37Bu benim meselem değil, bir hocanın meselesi olamaz.
09:40Bu sizin meseleniz.
09:42Ne bileyim ben o şatılları daha iyi hale getirebilirsin, daha merkeze taşıyabilirsin, sosyal bilimleri.
09:51Çünkü ben başından beri yani bizim aslında ekip olarak meselemiz de buydu.
09:57Mesela bilgi üniversitesi de keza öyledir.
10:00Bu tür sosyoloji, tarih, felsefe gibi bölümler prestij bölümleridir.
10:06Bir üniversitenin yüzüdür.
10:09Entelektüel yüzüdür.
10:11Pek çok şeyin tartışıldığı, üzerine düşünüldüğü, dışarıdan yani toplumdan insanların
10:20üniversiteye katıldığı, kamusal alan denebilecek bölümlerdir.
10:25Dışı açık olmalıdır.
10:27Ben hep şeyi söylerdim, söylerim.
10:30Herkes girebilir benim dersimi, isteyen girsin.
10:34Bu da çok mümkün değil tabii o kadar uzak mesafede kim gelip gidecek ama böyle olmalı aslında.
10:41Şey dedik mesela, Sabancı'nın yaptığı gibi başta bir enstitü açın, merkezi bir yere ve orada
10:48biz yerle bir ederiz.
10:50Yani bir sürü şey yapılabilir orada.
10:53Tabii yani bunların hiçbiri yerini bulmadı.
10:56Peki bu son süreciniz nasıl gelişti?
10:59En son gelinen noktada ne gerekçe olarak gösterildi size ve hangi haklarınızdan şu an mahrum bırakıldınız?
11:06Şöyle bana bildirilen 30 Haziran itibariyle bildiriliyor.
11:14Herkese aslında, bizim okuldan 7 kişi işten çıkarıldı.
11:19Sözleşmesi yenilenmeyecek.
11:23Nur Tuğçe Biga ile ben sanırım farklı nedenlerle.
11:30Neden şuydu bize söyledikleri, norm kadro fazlalığı ve bir de tabii şeye eklemem gerekiyor.
11:38Sosyoloji bölümüne öğrenci alımı durduruldu bu sene itibariyle.
11:44Neden?
11:45Çok güzel bir soru.
11:46Ben bölüm başkanıyım 3 yıldır.
11:48Senato üyesiyim ve bana hiçbir bilgi verilmedi bu konuda.
11:53Şimdi geçen sene sözleşmeyi imzaladığım zaman, işte dediğim gibi mesela giriyorsun ve
11:59seninle sözleşme imzalanacak mı imzalanmayacak mı aslında onu da bilemiyorsun.
12:04Orada bir şüphelenmiştim.
12:07Çünkü bana şey dendi yani böyle bir siz aslında bölüm başkanlığından çok memnun değilsiniz.
12:15Acaba bıraksanız mı?
12:17Sizin adınıza karar verdin.
12:20Ne münasibet dedim ben de.
12:22Lütfen bu konuyu kapatalım.
12:24Bu ben gayet hayatımdan memnunum falan.
12:30Ama orada bir şey hissettim.
12:33Yani bu bir şeyin habercisi mi acaba diye.
12:38Girdiğim bir senato toplantısında toplantı bitmek üzereyken ve şey dediler,
12:46sosyoloji, gazetecilik, Türk Dili Edebiyatı bölümüne artık öğrenci alınmayacak.
12:52Ne demek ya böyle bir kaldım.
12:54Bununla ilgili açıklama istiyorum dedim.
12:59Zar zor bir toplantı sözü aldım.
13:05O toplantı yapıldı.
13:08Bütün üniversitenin dekanları ve bölüm başkanlarının olduğu,
13:14rektör artı rektör danışmanlarının da olduğu.
13:18Ve ben aslında orada neden, işte burada konuştuğumuzun benzeri bir konuşma yaptım.
13:26Ama sadece sosyoloji değil.
13:28Yani bir fakültenin Türk Dili Edebiyatı bölümü olmaması da son derece vahim.
13:33Fen Edebiyat Fakültesi açılırken ilk kurulan bölüm...
13:37Ana bölümdür yani.
13:38Ana bölümdür.
13:39Yani o bizim için daha da hayret verici oldu.
13:42Yani sosyoloji prestij bölümdür ama Türk Dili Edebiyatı çekirdek ana bölümdür.
13:49Bunu da gazetecilik keza öyle.
13:51Yani buna şey diyorum artık zaten kimsenin umurunda değil.
13:55Gazete herkes gazeteci.
13:58Herkes sosyolog bir şeyler söylüyor, ahkam kesiyor.
14:03Edebiyat falan zaten kimsenin umurunda değil.
14:06Yani bu üç bölümün aslında ne kadar önemli olduğu bir üniversite için.
14:12Kadim bölümler olduğu, disiplinler olduğu, interdisiplinerliğin burada çok önemli olduğu,
14:18böyle bir şeye çevrilebileceğini, insan ve toplum bilimleri fakültesi olabilir mesela falan gibi.
14:26Orada aslında benim sanıyorum gazımı aldılar.
14:30Deyim yerindeyiz.
14:31Aa çok haklısınız hocam.
14:33Tabii bunu bir düşünelim.
14:35Bir de şey dedim yani peki biz ne olacağız?
14:39Öğrencilerin mezun olmasına üç yıl var.
14:42Ama hani üç yıl sonra işsiz mi kalacağız?
14:45Yok hayır dediler.
14:47Asla böyle bir şey olmayacak.
14:48Sizi başka bölümlere kaydıracağız.
14:51Şeyi de söyleyeyim.
14:52Benim şu anda dört tane yüksek istansı öğrencim var.
14:54Mesela onların akıbeti konusunda hiçbir bilgim yok.
14:57Onların da yok, benim de yok.
14:59Ne olacağı konusunda.
15:02Böyle dediler.
15:05Ertesi en azından erteleyebiliriz bölüm kapanması gibi bir şey söylendi.
15:09Ertesi hafta senato toplantı.
15:12Yine hep böyle sonunda toplantının son kapanışı bir dakika şeyinde.
15:16Biz düşündük ve para getirmiyor zaten.
15:21Yani bu kar getiren bölümler değil.
15:24Öğrenci alımını durduruyoruz.
15:27Dediler.
15:28Fakat öğrenci alımını durdurmak demek bölümü kapatmak anlamına gelmiyor.
15:35İki yıl öğrenci alımını durdurabilirsin.
15:38İki yıl sonra tekrar başlatabilirsin.
15:41İki yıl sonra yok karar veriyor buna.
15:44Yani bir bakalım alınsın mı alınmasın mı.
15:47Dolayısıyla zaten üç yıl var.
15:49Şu anda o bana söylenen.
15:53Gerekçe.
15:54İbare evet gerekçe şey norm kadro fazlalığı ve bölümü öğrenci alınmaması hiç.
16:01Onun için davadan çok eminim.
16:03Biz şu anda asgari kadronun norm kadro değil asgari kadronun altına düşmüş durumdayız.
16:10Yani iki öğretimiyiz kaldı.
16:12Doktor öğretimiyiz onlar.
16:13İki kişiyle bölümün yürümesi mümkün değil.
16:18Ne düşünüyorlar?
16:19Bu da artık çok yaygınlaşmış durumda vakıf üniversitelerinde.
16:23Dışarıdan ders saat ücretli ocağı almak.
16:27Bu da ucuz iş gücü çalıştırmak anlamına geliyor.
16:30Yeni mezun doktorları 500 lira saat ücretiyle gelsin ders versin diyor.
16:36Online ders versinler.
16:38Yani tamamen bir süre sonra bir kişiyi tutup böyle bir sömürüye açık mekanizma yürütmek anlamına da gelebilir vakıf üniversiteleri.
16:49Yani korkunç bir tablo ile karşı karşıyayız.
16:51Tam gerçekten söylediğiniz gibi yani hiç bilgi üretilen merkezler değil.
16:55Bahsettiğiniz şey tamamen şirket politikaları, kar zarar ilişkileri böyle ilerliyor.
17:00Bilgi umurlarında bile değil.
17:02Ama şimdi burada iki kadın akademisyenden bahsettiniz.
17:05Burada biraz da işte siz sonuçta sosyologsunuz, feminist çalışmalarınız, toplumsal cinsiyet çalışmalarıyla aslında çok da yani en azından bu alanda
17:14bilinen popüler bir isimsiniz.
17:17Burada biraz bunun da hedef alındığını kadın kim?
17:19Ben de öyle düşünüyorum.
17:20Kesinlikle benimle ilgili bunun olduğunu düşünüyorum.
17:24İmza süreci sonrasında da soruşturma açıldı bana.
17:28Yani bu Arabi Anne çok uğraştı aslında.
17:32O bir şekilde işte kapandı.
17:36Yanımda olan çok fazlaydı o dönemde.
17:38İmza derken barış imza aslında.
17:40Evet bu suça ortak olmayacağız sonrasında.
17:43İlk atılan bizlerdik aslında üniversitede o dönemde.
17:47İlk bizi işten çıkardılar.
17:49Sonra biz ne hata yaptık falan diye geri aldılar.
17:53Böyle tuhaf bir şey yaşıyor.
17:54Yani bir hafta biz işten çıkarıldık.
17:56Sonra hemen geri alındık.
17:59Böyle bir süreç yaşandı.
18:01Sonra işte bana soruşturma açıldı falan.
18:05Şöyle yani ben hiç dediğiniz gibi feminist kimliğimden, alanımdan hiçbir şekilde taviz vermedim.
18:15Herkes biliyordu benim ne olduğumu.
18:17Son dönemde bir taciz iddiası söz konusuydu.
18:26Aslında belki de o ilk sözleşme imza meselesinde bunun siyallerini mi vermek istedik?
18:34Yani seni gönderelim yani bir kadın olarak senden hoşlanmıyoruz.
18:38Oraya erkekler götürsün bölümü gibi mi düşündüler artık bilemiyorum.
18:44Öğrenciler, yani ben sezinliyordum ama bunu tabii ispat edemiyordum.
18:49Öğrenciler...
18:50Taciz iddiası derken ama biraz açık kaldı burası.
18:53Yani size yönelik bir taciz mi sizin?
18:55Pardon hayır öğrenciler.
18:56Öğrenciler ve aslında öğrenciler, öğrenciler artı hocalarda var.
19:04Siz bunu gündeme aldınız.
19:06Tabii benim için çok zorlu bir süreçti.
19:10Öğrenciler bunu benimle paylaştılar çok yoğun bir şekilde.
19:16Ve ben peki dedim ne yapacağız arkadaşlar?
19:20Hemen savcılığa suç duyurusu ya da polise şikayet edilebilir.
19:24Ama isimlerinin açıklanmasını istemediler.
19:28Haklı olarak aileleri, ilerideki yaşamları, başlarına gelebilecek bilimun şeyler Türkiye'de.
19:36Ama ben ne yapabilirdim?
19:39Tabii hemen dekana gittim.
19:41Dedim böyle böyle.
19:42Onun cevabı şöyle oldu.
19:45Her yerde olabilir bu.
19:47Bu niye bu kadar üzerinde duruyorsunuz, büyütüyorsunuz dedi.
19:51Kıpkırmızı oldu.
19:52Siz ne hissettiniz?
19:54Çok kötü hissettim.
19:57Ne münasebet dedim.
20:01Durmayın bunun üzerinde dedi.
20:02Ben çıktım zaten.
20:04Neyse ki odada ben tek başıma değildim.
20:07Tanıklar var.
20:08Buna tanıklık edecek arkadaşlar.
20:12Bir iki gün geçti.
20:14O arada avukatlarla falan tabii konuşuldu, konuştuk.
20:20Rektörlükten randevu istedim.
20:23Rektörlüğün verdiği yanıt şu oldu.
20:26Dekanıyla gelsin.
20:27Benimle görüşmek istemedi.
20:30Randevu vermedi.
20:33Çok kötü günlerdi.
20:35Yani böyle kendini Sarah Ahmed'in 2016'da üniversiteden bu cinsel taciz meselesi yüzünden istifa etmesi hep aklıma geliyor bu dönemde.
20:48Şikayet eden kadın görülmüyor.
20:52Taciz iddiasını dile getiren kadın mırmırlanıyor, söyleniyor, sürekli şikayet ediyor, çekilmez gibi görülüyor.
21:02Evet.
21:03Ciddiye alınmıyor.
21:04Tam öyle hissettim.
21:05Benimle kimse muhatap olmak istemiyor.
21:07Sanki çok iyi bir düzen var ve siz o düzeni bozuyorsunuz gibi.
21:11Kuşum gibi.
21:12Böyle oradaki bir ses ve o sesi kapatmaya çalışıyorlarmış gibi.
21:17O yüzden de ama zaten kadınların genel olarak hep bunları gündeme getirmesi her alanda işte tam da bu sebeple çok
21:23zor.
21:23Kesinlikle.
21:24Kesinlikle.
21:25Ben de şeyi söyledim.
21:27Yani ben bunun üstüne gideceğim.
21:29Bu söylensin.
21:30Çünkü ortada bir cinsel taciz iddiası var dedim.
21:33Onun üzerine hemen aldılar.
21:35Hemen.
21:35Ve şey dendi işte bir şekilde öğrenciler bize dilekçelerini iletsinler biz istifasını isteyelim dendi.
21:45Tamam okey.
21:47Fakat iletildi bu dilekçeler.
21:50Şimdi ben çok tedirginim.
21:52Öğrenciler tedirgin.
21:54Bu maruz kalan diğer hocalar tedirgin.
21:59Şimdi bu adam okulda dolaşıyor mu?
22:01Buna öğrendi zarar verebilir mi?
22:04Ne olacak?
22:04Ve kesinlikle benimle muhatap olmamaya tekrar o dekana soruyorum.
22:10İlk olarak konuşmuyor benimle.
22:13Hiçbir yanıt yok.
22:15Bu arada şöyle süreçler devam ediyor.
22:18Dediğiniz gibi bu nasıl ders anlattığım bilgi meselesi değil bu sefer benimle ilgili şey başladı.
22:25İnanılmaz bir mobbing ve yıldırma işin içine girdi.
22:29Derse kaçta giriyorum?
22:30Kaçta çıkıyorum?
22:32Ne yapıyorum?
22:35O dekanı odaya çekiyor ve bana şunu söyledi.
22:39Rektörlük size taktı kancayı dedi.
22:41Bu da çok net.
22:42Bir sürü tanık var.
22:45Ne münasebet bana niye takıyor?
22:47Taktı dedi sizi gözetliyor.
22:49Bütün hareketleriniz gözetim altında dedi.
22:54Tabii bu da tuhaf bir durum.
22:57Yani insanı tedirgin eden bir durum.
23:00Nereye varacağı belli değil.
23:02değil. Siz dedi şeyi gözden kaçırıyorsunuz dedi. Yine bir sürü şey var bölüm başkanları
23:08var. Tabi hiç kimse sesini çıkarmıyor. Bu çok ağırdır aslında. Burası işte bir patron
23:16var, bir şirket var. Şirketin kuralları var. Siz ona uymuyorsunuz. Burası bir şirket
23:23değil. Burası bir üniversite. Sonuna kadar da ben bunu bunun böyle olduğu konusunda direteceğim,
23:30direneceğim, bundan vazgeçmeyeceğim. Ve onu hiç unutmuyorum. Kıpkırmızı oldu. İnanılmaz
23:35sinirlendi. Şimdi anlattığınız tabloda aslında çoklu birçok şey var. Yani sosyoloji bölümünün
23:41kapatılması da gündemde. İşte sizin gündeme getirdiğiniz bir taciz öğrencilerin size
23:47taşıdı ve sizin bunu paylaştığınız bir taciz iddiası var. Bir tarafıyla da işte
23:53üniversitenin artık ya da en başından beri böyle bir şirket gibi olma hali. Ama siz
23:58programın başında dediniz ki ben yüzde yüz inanıyorum. Ben geri döneceğim okuluma.
24:03şimdi nasıl yürüteceksiniz bu kadar çoklu, bilinmezliği?
24:07Bütün bunlar olurken meğerse arkadan işler çevriliyormuş. Bana meslekten benle dava açıldı.
24:14Ve bu çok ciddi bir davaydı. Dava deyip çok özür dilerim soruşturma.
24:20Dekan tam giderken süresi dolmuştu. Elime böyle bir şey bırakıldı.
24:27Biz tam kadın emeği alman anı çok iyi bilirsiniz siz. Necla Akgökçe ile yaptığımız. Onun
24:36hummalı çalışması sırasında şu kadar gün okula gitmemişim filan diye. Tabii benim elimde çok sağlam
24:45kanıtlar var bir filan filan. Bir de şöyle şeyler var. Derse girerken mesela bunları hep gündemleştirmek
24:53gerekiyor. QR kodu okutuluyor. Ders açtı. Bu seni fişleme aslında. Dersi açarken ve kapatırken. Kaç saat ders yaptın.
25:02Eskiden kart basılırdı böyle fabrikalara yine. Kartta basıyorsun. Bunu da yapıyorsun ve şöyle ben bunu bizzat yaşadım. Ben unutuyorum zaten
25:11açmayı da kapamayı da hiç umurumda değil. Biraz da bilinçli.
25:16Başka bir hoca geliyor senin dersine. Hocam diyor rica etsem QR kodu da okutabilir miyim? Buyurun hocam tabii diyorum. Ders
25:23yapmıyor.
25:23açıyor. Sonra kapatmaya geliyor. Şimdi bu buna bakılmıyor. Senin açıp kapatmadığına bakılıyor filan. Böyle saçma sapan bir sistem aslında. Neyse
25:36ben tabii çok iyi bir
25:37savunma yazdım. Ama bir ceza çıkartacaklardı tabii bana. Kınama cezası oradan çıktı. Benim bir de kınama cezası verdiler. Şimdi ben
25:47iki dava var sonuçta. Hem kınamanın
25:50kaldırılması. Hem işe iade davası. Şundan dolayı eminim. Çünkü ben kendimden eminim. Yani orası bir üniversite ise ve ben işimi
26:05düzgün yapıyorsam. Yani bir de ben başından beri aslında o son dedim ya on yılda da böyle ufak tefek tak
26:13bombingler oldu.
26:17Hep öğrencilerle konuşun. Öğrenciler memnun mu değil mi? Önemli olan onların ne aldıkları, ne hissettikleri filan. Tabii asla dediğimiz gibi
26:29böyle bir şey umurlarında bile değil.
26:31Dolayısıyla hem yürütmenin durdurulacağından eminim. Yani dediğim gibi zaten norm kadro diye bir şey söz konusu değil. Asgari kadroya inmiş
26:43durumda. Bölüm devam ediyor filan. Yani dönmem için hiçbir neden yok.
26:50Dolayısıyla o nedenle eminim. Yani döneceğimden.
26:54Şimdi sizin kişisel deneyiminiz aslında bu ülkedeki pek çok okulun, vakıf üniversitelerinin, kamu üniversitelerinin de yani bir haritasını da çıkartıyor.
27:05Pek çoğumuzun da bildiği gibi siz de zaten az önce de yine örnek olarak söylediniz.
27:10Okullardaki kulüplerin kapatılması, bilgiye erişimin işte bu kadar artık ya da eleştirel bilginin üretilmiyor oluşu.
27:17Yani bunları biraz siyasi baskı olarak da görebiliriz.
27:20Diğer taraftan da işte vakıf üniversitelerinin bu şekilde şirketleştirilmesi giderek bu iki durum yani bu siyasi hat ve bu şirket
27:28birbirini nasıl besliyor?
27:31İyi besliyor. Yani kimi durumlarda çatışabiliyorlardı. Yani şirketleşmeyle birlikte aslında bu siyasi aklında işine gelen bir şey oldu diye düşünüyorum.
27:46Yani yönetmesi daha kolay. Bir şekilde hem yönetmesi daha kolay hem hesap verebilirlik daha kolay.
27:55Tabii şöyle bir şey var bu şirketleşmenin uzantısında bilmiyorum bu yeni yok yasasını takip ettiniz mi?
28:04Maalesef komisyondan geçti. Şimdi meclise sunulacak. Şöyle ayrıntılar var.
28:11Artık vakıf üniversitelerinde çalışacak akademisyenlerin de yok tarafından atanması.
28:20Bu daha da işi kolaylaştırıcı bir şey aslında dediğiniz devlet açısından.
28:28Bir ikincisi de güvenlik soruşturmasına tabi tutulacak.
28:32Tamamen aslında o özgürlük alanlarını kendi denetimlerine almış oluyorlar.
28:36Böylelikle yani o kendi kadrolarını.
28:39KKK'lı olduğunu düşün.
28:41Zaten güvenlik soruşturması olmayan muhalif yok ülkede.
28:45Tam da öyle. Dolayısıyla bu işleri daha da kolaylaştırıyor.
28:49Ama bunlar yani bu vakıf üniversitelerinin de bütün bu yıllardır böyle bir sömürü mekanizması ve bu yöntemle çalışıyor olmaları bunu
29:04biraz kaşıdı.
29:06Yani o kadar göze batmaya başladı ki yüzlerce hoca sürekli atılıyor.
29:13Sürekli işinden ediliyor.
29:16Siz bunu yönetemiyorsunuz.
29:17Yönetemiyorsunuz falan yani dolayısıyla çok şey işlerine gelen bir durum söz konusu.
29:26Şimdi buradan biraz da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'na gelmek istiyorum.
29:32Ankara'da çok güçlü bir direniş, özellikle Ankara'da çok güçlü bir direniş eylem örgütlediler.
29:38Açlık grevleriyle de aynı zamanda eylemlerini güçlendirmeye çalıştılar.
29:44Ama çok yoğun polis baskısı, gözaltılarla karşılaştılar.
29:48Siz de zaman zaman aslında o direnişe katkıda bulundunuz.
29:54Özel sektör öğretmenlerinin yaşadıkları ve akademisyenlerin yaşadıkları böyle birlikte bir mücadele hattına dönüşebilir mi?
30:01Böyle bir gayeniz var mı?
30:03Oradaki taleplerinizi de öğrenmek isteriz.
30:05Aslında çok doğru bir soru ve biz biraz daha bunu gündemleştirmek istiyoruz.
30:13Şu anda öğretmenler, özel okul öğretmenleri tabii bu atanamama meselesi falan, ücretler bir felaket.
30:24Biraz daha gündemde sizin de dile getirdiğiniz gibi.
30:30Vakıf üniversiteleri işte Haziran'da bir görünür oluyor yaşanılanlar.
30:36Ondan sonra yokmuş gibi devam ediliyor.
30:41Umarım yani bunu bir araya getirip ortak bir oradan bir dil yaratılabilir.
30:49Çözüm demeyeceğim yani çözüm çok iddialı çünkü elbette de.
30:52Mücadele yolu.
30:53Mücadele yolu ya da ayrı ayrı da olabilir.
30:57Yani bizim aslında önümüzdeki dönem değil de önümüzdeki süreç.
31:01Aslında belki de birkaç hafta içinde sendika ile çünkü biz eğitimselli olamıyoruz maalesef biliyorsunuz.
31:11Sendika ile bunu gündemleştirip ne yapılabilir?
31:15Tekrar masaya yatırmak gerekiyor.
31:18Tabii şey var yani bu 150 işine son verilen akademisyeni biz tanımıyoruz.
31:25Bilmiyoruz.
31:25Bir yandan da haklılar.
31:31Kimisi tazminatını alıp ayrılmayı, başka bir şekilde yoluna devam etmeyi, başka üniversitelerde iş bakmayı.
31:40Mevsimlik işçi gibi aslında.
31:42Şimdi aklıma geldi bu benzetme ama böyle bir şey.
31:47Orası olmuyorsa acaba öbür tarafımı bakayım.
31:49Yani ulaşmaya çalıştık açıkçası ulaşamadık.
31:56şeye çok arkasındayız ya da olması gereken yani dava açmak gerekiyor.
32:05Kesinlikle dava açmak ama bizim bildiğimiz üç ya da dört akademisyen dava yoluna girdi.
32:13şey gibi düşünüyor zaten bir şey olmayacak bari tazminatımı alayım falan diye.
32:19Ya bir de bu şöyle bir şey, ya eğer politik değilsen gerçekten o kadar sana kötü davranılıyor ki, parya muamelesi
32:32yapılıyor aslında.
32:33Mesela bizim devlete göre ders yüklerimiz çok fazla.
32:37Profesörsen 12 saat ders vermekle yükümlüsün, doktor öğretim üyesiysen 18 saat.
32:4518 saat demek 6 ayrı derse girmek demek.
32:496 çeşit derse giriyorsun.
32:52Düşünebiliyor musunuz?
32:53Benim için de 4 ayrı derse girmek.
32:56Yani biz yıllarca bunu yapmaya çalıştık.
32:59Devlettekiler 2 ders alıyor en fazla.
33:02Tek dersle almıyor ya da tek ders veriyor.
33:06Çok yani eminim bundan.
33:08Çok iyi biliyorum.
33:11Dolayısıyla buna karşı çıkamıyorsun.
33:149-5 orada olman isteniyor.
33:16Ben 14 sene boyunca bir mücadelemde budur.
33:20Ben 9-5 orada olmam.
33:23Olamam.
33:24Yani sadece sosyo, evet bizim çalışma alanımız toplum dışarısı ama
33:29bu kesinlikle böyle.
33:31Mesela bu savunmamda da çok rahat yer alabilir.
33:33Yapacaksam eğer.
33:35Ama onun dışında da eğer üretim yapan bir akademisyen, matematikçi bile olsan
33:40diyorum ya üstü açık, her yer açık bu kadar ders yüküyle
33:45ne yapıyorsun orada?
33:47Bir de oradan nasıl bir işte memur zihniyetiyle nasıl bir bilgi üretimi veya güncel nasıl yakalanır?
33:54Kesinlikle yani benim bütün derdim en iyi şekilde dersimi bizim aslında.
33:59Diğer arkadaşlarım da dersimi vereyim, çıkayım eve ulaşayım ve çalışmaya başlayayım.
34:05Dinleneyim işte çalışmaya başlayayım falan.
34:07Yani bir de akademisyenlik şey de gerektiriyor, bir zihin gücü gerektiriyor.
34:13Yani oturman, bir rahatlaman, kitaplara ulaşabilmen, düşünebilmen, bir kendine konfor alanı yaratman.
34:23Makine değiliz ki oturayım ben işte montajda gibi tak tak tak tak bir şeyler yapayım bitsin.
34:29Yani nitelikli bir şeye çıkması mümkün değil ama işte buna bakılmıyor.
34:34İşte ben de tam onu diyecektim. Öyle bir dert var mı?
34:37Yani çok üzücü işte. Çok üzücü. Çok üzücü.
34:42Peki buradan yine de şimdiye kadar birazcık anlattıklarınız sadece aslında bu işten çıkarılma süreçleriyle ilgili değil.
34:51Genel olarak vakıf üniversitelerinde de aslında çok köklü sorunlar var.
34:54Ama bugüne kadar biraz bu örgütlenme konusunda biraz akademisyenler içerisinde de bir geç kalınmışlık da var mı?
35:00Var ve bizde mesela Tuğçe, Tunur Tuğçe Biga Yürütme Kurulu'nda sendikanın toplam yani 6-7 hocadır.
35:16Ve şöyle ya bu şeyle ilgili, iklimiyle ilgili aslında Türkiye'nin iklimiyle, dünyanın iklimiyle çok yakından ilgili.
35:27Gitgide bu bağlar kopuyor, bir arada olmak.
35:31Yani hep biz kendi aramızda konuşuyoruz ya.
35:33Yani işte bir arada olmak, kolektif mücadele, bunun başka türlüsü olmaz.
35:38Tek başımıza hiçbir şeyle başa çıkamayız filan ama bu akademisyenlere başka türlü sirayet etmiş durumda.
35:50Yani inanılmaz bir vazgeçmişlik var.
35:55Kimse memnun değil.
35:57Yani böyle birebir konuşmanda zaten beni en çok yoran şey oydu.
36:02Arkadaşınla bir araya geliyorsun, kahve içiyorsun diyelim ders arasında ve sana sürekli şikayet ediyor.
36:10İşte 20 saatte ders veren var bu arada ek ücreti almak için ya da işte dayatma ile ilgili olarak.
36:20Şikayet ediyor işte orada çıktım berbat durumdayım, çekilmez bir üniversiteye canım çıkıyor.
36:26Ya sendikalı olmak çok zor bir şey değil.
36:31Bunları bir arada konuşmak önemli.
36:33Bir de güçlendiren bir durum.
36:36Aslında birlikte olacağız ve öyle mücadele edebiliriz ancak.
36:40Aa doğru aslında olmam lazım diyor ve hiçbir şekilde arkası gelmiyor.
36:47Dediğim gibi yani onun altını çizmek.
36:49Belki bunu da bir sosyolojik olarak araştırmak.
36:50O vazgeçmişliğin nedeni ne?
36:54Yani bir işçi gibi sabahtan akşama kadar derse girip çıkıp hiçbir şey düşünmemek.
37:00Hiçbir şey üretmemek.
37:03Çok korkunç bir şey aslında.
37:04Mesleğin aslında kendisine ters.
37:06Çok yabancı.
37:07Yani tam biz, ben Marks'a anlatıyorum klasik sosyolojide yabancılaşma.
37:12Şimdi öğrenciler bana şey demeye başladı.
37:15Yani aslında bütün bunları konuşuyoruz ama yani buradaki sizin yaşadığınız koşullar da hocam gördüğümüz kadarıyla çok yabancılaştıran bir şey değil
37:25mi?
37:26Öyle gerçekten de.
37:28Ya anlattığınla çok tezat bir şey aslında.
37:32Yaşadığın için.
37:35Feriyer Hocam program süremizin sonuna geliyoruz ama ben yine de biraz umutlu bitirelim istiyorum.
37:40Şimdi bugün tasviyelim.
37:41Ben umutluyum zaten.
37:42Ama buradan kitabınıza geleceğim.
37:46Arkadaşlık üzerine.
37:48Aslında burada da siz arkadaşlığı kitabınızda birazcık daha etik ve politik bir yerden ele aldığınız bir kitap.
37:55Ve şimdi de son süreçte özellikle son bir ayda yoğun olarak bir tasfiye süreci yaşadınız.
38:03Burada nasıl gördünüz o yazdıklarınız arkadaşlık, dayanışma, sizin kendi deneyiminizde ne söyledi?
38:10Çok iyi oldu bu soru.
38:14Bu vesileyle teşekkür de etmiş olayım buradan.
38:18Muhteşem bir dayanışma ve arkadaşlık duygusu.
38:28Her tarafımı sardı.
38:30Çok duygulanıyorum bunu söylerken bile.
38:35Başta çalıştığım yayın evleri, yazarı olduğum dipnot, iletişim, gül dünya, sanat kritik, çeşitli platformlar, demir leblebi, özgür üniversite atlamak istemiyorum.
38:51Kampüs çadıları elbette.
38:54Çok müthiş dayanışma metinleri yazdılar.
38:59Sağ olsun meslektaşlarım, arkadaşlarım benim yanımda olduklarına dair mail, whatsapp mesajı ya da telefon arayarak belirttiler.
39:11Herhangi bir şey olursa yanındayız diye.
39:13İşte arkadaşlık böyle bir şey herhalde.
39:17Sarıp sarmalandım ve şey çok özür dilerim.
39:22Tabii en çok da mezun öğrencilerim.
39:27O çok yani bu dedim ki artık sırtım yere gelmez.
39:33Yani atılsam da gam yemem mi bir şey kurguladım kendim için.
39:40O çok muhteşem bir şeydi zaten.
39:44Onun için ben borçluyum.
39:46Yani geri döneceğim kampüse ve daha güçlü döneceğim.
39:52Bir arada olmaya devam edeceğim.
39:553-5 kişi de olsa.
39:57Biz de o gücü ve dayanışmayı şimdi sizin gözlerinizde gördük.
40:02Bir sonraki programımızda siz de söyleyişi yaptığımızda umarım kazanımlarınızı daha derin ele alıyor oluruz.
40:09Ve yeni projelerinizi çok teşekkürler bugün de konuğumuz olduğunuz için.
40:14Çok teşekkür ederim.
40:15Sağ olun.
40:16Sevgili Fikir Durağı izleyicileri bu haftalık da programımızın sonuna geldik.
40:21Haftaya görüşmek üzere.
40:22Hoşçakalın.
40:23Sevgiyle kalın.
Comments