- 15 hours ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Category
📺
TVTranscript
00:04Müzik
00:23Merhaba sevgili izleyenler, özel bir programla sizlerle beraberiz.
00:28Kadın Zamanı Derneği'nin düzenlemiş olduğu kadın deneyimlerinden barışın inşasına, adalet, hafıza ve demokratik gelecek çalıştayımdayız.
00:37Bu çalıştayın örgütleyicileri ve pek çok farklı kesimden kadının görüşleriyle beraber sizlerin ekranlarınızdayız.
00:44Her zaman çok inandığım bir şeydir, birlikte şarkı söylemek.
00:49Ama bir arada şarkı söylemenin ortaya çıkardığı enerjiye %100 kefilim.
00:54Dön bakalım dön dünya, karşıma ne çıkacak?
01:01Dön bakalım dön dünya, karşıma ne çıkacak?
01:08Kuşkadacık canım var, o da bir gün çıkacak.
01:15Sıramadım içine, hep dolandım derdiyle.
01:30Sıramadım içine, hep dolandım derdiyle.
01:43Sıramadım içine, hep dolandım derdiyle.
02:05Sıramadım içine, hep dolandım derdiyle.
02:14Sıramadım içine, hep dolandım derdiyle.
02:20Sıramadım içine, hep dolandım derdiyle.
02:27Devamlıca dünya, senin yaştan derdine.
02:36Kadın Zamanı Derneği'nin hazırladığı çalıştaydayız.
02:39Daha çok barış, adalet ve demokrasi gelecek, demokratik gelecek kavramları tartışılıyor.
02:45Pek çok farklı kimlikten, etnik kökenden kadın da burada bir arada.
02:50Siz de geçtiğimiz hafta aslında Kadın Cinayetini Durduracağız platformu olarak veriler açıkladınız.
02:57Yani verilere aslında çok da gerek yok.
02:59Hepimiz biliyoruz günde en az 4-5 kadının katledildiği bir coğrafyadayız.
03:04Tüm bu kavramlar kadınların gündelik yaşamlarına nasıl yansıyor diyerek başlayayım.
03:10Belki şuradan başlayarak anlatabilirim.
03:13Şimdi ilk oturumu geride bıraktık ve aslında farklı etnik kökenlerden gelen kadınlar
03:19bu oturumda kendi yaşadıklarını, kendi hikayelerini bir yönüyle anlatmaya çalıştılar.
03:24Ve bence ortak nokta şu.
03:27Farklı coğrafyalarda, ülkenin farklı yerlerinde yaşayan kadınlar birbirlerine bir açıdan hiç benzemiyorlar.
03:34Fakat ortak olan nokta şu.
03:37Yani bu ayrımcılık, ötekileştirme ve birbirimizle tanışamama hali aslında.
03:44Yani bir derdi dinleyememe, uzak tutmaya çalışma aslında bütün bu şiddet ortamını körüklüyor diye düşünüyorum.
03:53Yani anlatılan hikayelerde çok fazla ortak yön var.
03:56Özellikle şimdi Türkiye'de barış sürecini de konuştuğumuz bir iki yılı sanıyorum geride bırakacağız.
04:02Ve şu çok gün yüzüne çıkıyor diye düşünüyorum.
04:06Böyle dönemlerde işte şiddetin yani toplumsal anlamda sadece kadına yönelik şiddetin değil,
04:12bütün toplumda yaşanan o gerilimin, barıştan, birlikte yaşama kültüründen uzaklaşma hali
04:19ve bunların arttığı dönemler aslında en çok kadınlarda bunların sonuçlarını gördüğümüz dönemler oluyor.
04:25Çünkü aslında bizim istediğimiz şey de kadınlar açısından da
04:29evet büyük bir toplumsal cinsiyet eşitsizliği var ve bu eşitsizlikte bir ezilen taraf var, bir de ezan taraf var.
04:37Kadın ve erkeği farklı konumlandırmak gerekir.
04:40Fakat bizim istediğimiz eşit bir şekilde bu toplumun içerisinde yaşayabilmek.
04:44Bugün de burada barışı konuşuyoruz ve böyle bir ayrımcılığa maruz kalan tüm kimlikler açısından durum böyle.
04:52Yani burada Kürt kadının anlattığı hikayede, Las kadının anlattığı hikayede, Ermeninin, Roma'nın anlattığı hikayede
05:00biz bu topraklarda birlikte yaşayabiliriz ve bunun yolları mümkün.
05:04Bu deneyimler anlatılıyor.
05:05Bu açıdan aslında barış mücadelesi ve kadın mücadelesinin çok iç içe geçtiği,
05:09birlikte yol yürümesinin mümkün olduğunu da görüyoruz.
05:13Geçmişte de zaten böyle dönemler var.
05:16Ve bugüne gelecek olursak niye bu kadar çok kadın cinayetini konuşuyoruz?
05:19Çünkü herkes kendisine benzemeyen, biraz farklı olanı o kadar hani iyice öbür uca, en uzak uca itiyor.
05:29Ve bu elbette ki bu iktidarın politikalarından kaynaklanıyor.
05:32Yani bu yalnızca halklara ya da toplumsal kesimlere ait kötü bir özellik olarak da atfedilemez.
05:40Fakat tam da bunun mümkün olduğu ve bu barış yoluna giden zeminin daha da güçlendirilebileceği bir dönemden de geçiyoruz.
05:48Eğer barışa gerçekten ulaşabilirsek, barışabilirsek o zaman kadınlar için de daha eşit ve özgür bir ülke mümkün olabilecek.
05:57Ve hep birlikte gerçekten daha demokratik bir topluma erişmek de mümkün olacak diye düşünüyorum.
06:03Bir hukukçu olarak peki yine burada tartışılacak yani önümüzdeki oturumda tartışılacak başlıklardan bir tanesi de adalet ve onarıcı adalet meselesi
06:13aslında.
06:13Buradan ne anlamalıyız?
06:15Onarıcı adalet nasıl olur?
06:18Burada tabi ki uluslararası alanda da çok önemli deneyimler var.
06:23Yalnızca biz barışmaya çalışmıyoruz dünyada.
06:26Farklı coğrafyalarda, farklı zaman dilimlerinde.
06:29Fakat burada bir adaleti yalnızca teknik bir kavram olarak ele almak, mahkemelerden çıkacak bir sonuç olarak ele almak yanlış olur
06:39elbette ki.
06:41Bunun da büyük bir önemi var.
06:42Hem Türkiye'de iç hukuk mekanizmalarında bunun uygulanması, hem de uluslararası adalet mekanizmalarına başvurulması ve buradan çıkacak kararlar önemlidir.
06:53Fakat adalet dediğimiz şey aslında bir eşitsizliğe maruz kalanın en sonunda ben evet bir haksızlığa uğramış olabilirim ama geldiğimiz aşamada
07:03bununla ilgili bir adım atıldı.
07:05Ve ben bir adalete ulaştım duygusuna da sahip olabilmesidir.
07:11Bu açıdan toplumsal anlamda atılacak adımlar da çok önemli.
07:15Başta bir sorun olduğu, yıllarca başka birinin yani sizden olmayan birinin, bunu elbette ki Kürt halkı için söylüyorum şu an
07:25çok büyük bir sorunu konuştuğumuz için,
07:28sizden olmayana bir eşitsizlik uyguladığınız, şiddet uyguladığınız ve bu nedenle çok büyük acıların yaşandığının kabul edilmesi ve bununla yüzleşilmesi de
07:37bu adalet duygusunun, onarıcı adalet duygusunun ortaya çıkması açısından çok önemlidir diye düşünüyorum.
07:44Peki son olarak yine konuşmacılardan Sevilay'ın sorduğu bir soru vardı.
07:49Ne bizi Barış'a götürür? Ben de size sormuş olayım. Ne bizi Barış'a götürür?
07:54Ya bu çok büyük bir soru aslında.
07:57Buna çok net bir cevap veremeyebilirim ama aslında Sevilay'ın fikrine yakınım.
08:01Gerçekten tanışmak bizi Barış'a götürür.
08:04Dertleri dinlemek ve bunu yaptığımızda zaten aslında o hikayelerin bir yerde kesiştiğini göreceğiz diye düşünüyorum.
08:14Çünkü yaşananlar her iki tarafta da aynı.
08:17Büyük acılar var ve herkes bu ülkenin evladı.
08:23Yani bunu yalnızca birini vatandaşlık bu açısından söylemiyorum.
08:27Herkes bu ülke için emek vermiş, bu topraklar için emek vermiş ve bütün hikayesini burada yaşamış.
08:33O yüzden Sevilay'ın tanışmakla başlar konusuna ben de çok katılıyorum.
08:39Kadın Zamanı'nın düzenlediği aslında barış ve demokratik gelecek daha çok ekseninde şekillenen çalıştaydayız.
08:46Siz de aslında uzun yıllar kestikte görev yapmış, bu alanda sendikal faaliyetler yürütmüş bir isimsiniz.
08:53Hem bu KYK'larla ihraç meselesi hem de bugün tartıştığımız barış, demokrasi kavramları kamu emekçilerinin gündelik hayatında nerelere değiyor, nerelerle
09:04örtüşüyor?
09:05Elbette ki öncelikle bu çalışmayı yürüten tüm arkadaşlara sonsuzluk teşekkürler.
09:11Gerçekten bugün bir kez daha bazı şeyler ben de bilince çıksın.
09:15Yani zaten şey farklı bir yere koyamayız.
09:19Yani emek mücadelesiyle barış mücadelesini farklı farklı değerlendiremayız.
09:24Yani bugün işte bu ülke eğer demokratik değilse, insanlar kendini ifade edemiyorsa, istedikleri gibi yaşayamıyorlarsa,
09:31burada hem ulusal kimlikler konusunda, sınıf kimliği konusunda mutlaka sorunlar yaşarız.
09:39Yani bugün içinde olduğumuz işte bu antidemokratik uygulamaların tamamının temel sebebi de yaşanan hukuksuzluk.
09:47Hukuksuzluk nereden besleniyor?
09:49Tabii ki çatışmadan, savaş ortamından besleniyor.
09:52Yani bugün işte bizler emeğimizle geçinmeye çalışırken ve haklarımız gasp edilirken en temel sebeplerden bir tanesi bütçenin olmadığı ifade edilebilir.
10:04Ama biliyoruz ki işte yakın zamanda ülkemizde gerçekleştiren NATO çalışmasında ne yazık ki dünyanın silaha daha fazla para ayırması gerektiği
10:16ifade edilmekte.
10:17Ve dolayısıyla buradan işte hakların gelişebilmesi için kesinlikle ve kesinlikle barışın örülmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
10:27Yani biz emekçiler olarak, kadınlar olarak, bu ülkenin farklı kimliklerine sahip bireyleri olarak barışı kesinlikle talep ediyoruz.
10:38Ve bugün burada tekrar arkadaşlardan birisinin ifade etmiş olduğu gibi halkların barışını, yani bize dayatılan bir barış anlayışını değil,
10:48halkların birlikte ilkelerini koyduğu, beraber örebildiği bir barışı kesinlikle talep ediyoruz.
10:55Şimdi bugünkü panelde de aslında özellikle ilk oturumda Roman, Ermeni, Kürt, Laz, kadınlar sunumlarını yaptılar.
11:05Siz dinlerken bu kadar çok kadın çeşitliliği, bu etnik kimlikler, farklı kimlikler, burada bir arada konuşmaları size ne hissettirdi?
11:14Bu kadınların ortak noktası ne?
11:15Kesinlikle bana yalnız olmadığımı hissettirdi.
11:19Ben de Kürt, Alevi bir ailenin bireyiyim.
11:24Ve dolayısıyla burada bana şunu da hissettirdi ama, bir araya gelip birlikte barışı da talep etmemiz elzem olduğunu,
11:33dolayısıyla sorunumuzun ortak olduğunu ve sürekli olarak ötekileştirilerek, halklar birbirine karşı karşıya getirilerek,
11:43burada sistemin beslenediğini zaten biliyorduk ama bugün bir kez daha özellikle Ayla Hanım'ın anlatımında,
11:51yedi tane Ermeni öldürürsen cennete gidersin, yedi tane Kürt öldürürsen cennete gidersin.
11:58Yani sürekli böyle bir araya gelmeme, halkların bir araya gelmemesi ve ötekileştirilmesi vadedilen işte nedir işte,
12:07tabu olarak gösterilen cennettir, oraya gidilmesi.
12:11Demek ki bizim tam tersini yapmamız gibi bir araya gelip o cenneti kendimizin yaratması gerektiğini düşünüyorum.
12:17Bana onu hissettirdi, çok iyi hissettirdi.
12:19Peki o zaman ne bizi barışa götürür diyeyim yine Sevilay'dan referansla?
12:24Bizi birlikte olmak, beraber birbirimizi anlamak, birbirimizin farklılıklarını zenginlik olarak kabul etmek ve ilkesel bir barış.
12:35Yani bahsettiğim gibi kalıcı barış ve halkların barışı bizi bir arada barışa götürür diye düşünüyorum.
12:44Kadın Zaman Derneği olarak bir çalıştay düzenliyorsunuz ve aslında bu çalıştayda daha çok barış, demokrasi, yüzleşme, hakikat bu kavramlar oldukça
12:54öne çıkıyor.
12:55Ama siz öncelikle neden böyle bir çalıştay ihtiyacı duydunuz, bu paleni niçin organize ettiniz?
13:01Yani aslında bunun sorusu böyle bir buçuk iki yıla yayılan süreçle tabii ki de oradan alakalı.
13:07Yani öncelikle hani belki şeyden de bahsetmek iyi olabilir, Kadın Zaman Derneği olarak İstanbul'da çalışma yürütüyoruz.
13:13İstanbul'da özellikle yaşayan Kürt kadınlarına yönelik de bir çalışma yürütüyoruz.
13:18Yani aslında Kürt kadınlarının kendilerinin kendi alanı olarak hissedebilecekleri bir alan yaratmak.
13:25Aslında kendi ana dil hakları, yaşam hakları, kültürel hakları ve şiddetle mücadeleye dair yani insani olarak, yurttaş olarak sahip oldukları
13:34birçok hakkın savunuculuğunu yapmak üzerinden bir çalışma yürütüyoruz.
13:37Aslında bu çalışmanın kendisi zaten doğrudan barışla alakalı bir çalışma.
13:41Yani işte bugün İstanbul'da yaşayan bir Kürt kadınının ana dilde kendini ifade edemiyor olması,
13:47işte ifade ettiğinde hiçbir mekanizmaya ulaşamıyor olması, bir karşılık görememesi, kültürel olarak kendi kültürüyle yaşadığı, kendi kültürüyle alanlara dahil olduğu
13:57noktada ötekileştirmeyle, ayrımcılıkla karşı karşıya kalması ve buna dair hiçbir ceza yaptırımın olmaması.
14:06Ama işte iki yıldır yürütülen bir barış sürecinin de söz konusu olmasıyla aslında bu çelişiyi biraz ortaya çıkarmak.
14:13Bu antidemokratik uygulamaları ortaya çıkarmak ve bir noktada aslında kadınların uzak tutulmaya çalışıldığı,
14:20yani hani hükümet tarafından işte erkek devlet tarafından kadınların bir türlü böyle sözünü kuramadığı,
14:27yani barışın inşasının bir parçası olmasına o fırsatın tanınmadığı, o alanın tanınmadığı bir noktada aslında İstanbul'da yaşayan birçok farklı kimlikten
14:38kadınlarla bir araya gelerek barışı tartışmak,
14:40barışa neden ihtiyacımız olduğunu, aslında barış meselesinin hayatımızın ne kadar kilit bir noktasında olduğunu ve
14:47bugünkü haliyle, bugünkü antidemokratik uygulamalarla bunun sağlanamayacağını bir de kadınların perspektifiyle dile getirmek,
14:55kadınların bunu tartışabileceği bir zemini yaratmak üzerinden aslında biz bu çalıştayı yapmak istedik.
15:00Günün sonunda aslında hani yürütülen tartışmalarda da, şimdiye kadar yürütülen tartışmalarda da birazcık o açığa çıktı yani.
15:06İşte barış belli aktörlerin sadece konuştuğu, tartıştığı ve özellikle erkekler tarafından tartışılan,
15:14erkekler tarafından işte sisteminin kurulmaya çalışıldığı bir sürece indirgenmeye çalışılıyor.
15:22Ama bunun karşısında biz kadınlar olarak işte bunu kabul etmediğimizi ve doğrudan öznesi olacağımızı,
15:28kurucu öznesi olacağımızı ve bunun içinde mücadele edeceğimizi söylüyoruz.
15:32Çünkü tam da böyle bir deneyimi aslında miras aldık.
15:35Yani bizim bizden önce yürütülen çalışmaların çalışmalara baktığımızda da aslında miras aldığımız gerçeklik buydu.
15:41Bizden önceki kadın arkadaşlarımızın, yol arkadaşlarımızın 93'ten bu yana 93'teki işte ateşkes süreci ve daha sonraki birçok ateşkes,
15:51ve işte müzakere süreçlerinde kadınların her seferinde dile getirdiği şey buydu ve mücadelesini verdiği şey buydu.
15:58Bu ülkede bir barış yürütülecekse, bir barış söz konusuysa bunun öznesi ve kurucu öznelerinden bir tanesi de kadınlar olacak.
16:07Yani taraflardan, aktörlerden bir tanesi kadınlar olacak.
16:10Kadınların kuracağı, kadınların sözünü tartışacağı, politika önerilerini sunacağı bir barış, gerçek bir barış ve kalıcı bir barış olacak üzerinden bir
16:18mirası devraldığımız için
16:19aslında bizi bu mirası devam ettirmek ve İstanbul'da böyle kısıtlı alanlarda işte tartışılan barış meselesinin,
16:26yani aslında bütün bir Türkiye, Kürdistan'da çok da böyle geniş zeminlere sunulmayan barış tartışmalarının biraz daha kadınların perspektifle tekrardan tartışmaya
16:34açılması
16:35ve kadınların somut önerilerinin, politika önerilerinin, beklentilerinin somut bir şekilde ortaya çıkması ve bununla birlikte kadın zamanı olarak aslında bizim
16:44bir savunuculuk çalışması yürütmemiz.
16:46Bunun üzerinden işte aktörlere doğrudan işte somut politika önerileri, pratik öneriler sunabileceğimiz bir ortama ve bir alanı yaratmak için aslında
16:54biz bugün bu çalıştayı kurduk.
16:56Peki tüm bu hem sizin çalışmalarınız hem de burada tartışılan başlıklar, özellikle barışın ve demokratik toplumun kendisi,
17:04kadınların gündelik yaşamında neye değiyor ya da neleri değiştirir?
17:09Ya aslında biz çalıştayın ilk oturumunda da biraz bunu tartıştık.
17:13Özellikle farklı kimlikten kadınların yani işte Laz bir kadının, Roman bir kadının, Ermeni bir kadının, Kürt bir kadının,
17:20savaşın hayatına, savaşın ve katliamların, çatışmanın hayatlarına etkisinin ne olduğunu ve aslında bu olmasa, bu çatışma olmasa,
17:29bu savaşın kendi olmasa hayatlarından neleri değiştireceğini birazcık tartıştık.
17:34Ve aslında bunun açığa çıkan şey çok net yani ama şöyle bir çelişkiyi de içinde barındırıyor.
17:40Yani bizim bugün tasarladığımız, bugün böyle sözünü ettiğimiz barış meselesi tek başına çatışmanın durması meselesi de değil.
17:47Çünkü tek başına bugün çatışmalar durdu işte neredeyse bir, bir buçuk yıldır, hatta iki yıl olacak neredeyse hiçbir şekilde bir
17:53çatışma söz konusu değil.
17:55Ama kadınların hayatına çok da etki eden, çok da demokratikleştiren, çok da özgürleştiren, çok da eşitliği böyle sağlayan bir sistem
18:05de söz konusu değil aslında bir buçuk, iki yıldır.
18:07Çünkü bir taraf tarafından bu sürekli baskılanmaya çalışılıyor.
18:10İşte barışın sadece çatışmanın bitmesiyle tariflendiği ve bunun üzerinden tanımlandığı bir durum söz konusu iken,
18:18hani biz aslında barışın tek başına çatışmanın bitmesi, kadınların gündelik hayatının bir anda böyle çok özgürlükçü, çok böyle eşitlikçi bir
18:29yerden bir etki edeceğini düşünmediğimizde ifade ediyoruz aslında.
18:33Yani barışın mümkün olması, barışın sağlanması, kalıcı barışın sağlanması ve bunun kadınların yaşamına, gündelik yaşamlarına etkisi aslında doğrudan demokratik politikaların
18:43uygulanmasıyla alakalı olacak.
18:44Tam bu noktada aslında demokratik toplumun oluşturulması, demokratik toplumu gerçekten yaratabilmek,
18:50yani yerelden bir yerden bir demokratik toplumu oluşturabilmek bizim açımızdan aslında o barışın, kadınların gündelik yaşamına etkisini pozitif bir noktaya
19:00çekecek bir şey.
19:01Çünkü bugün işte evet iki yıldır bir süreç yürüyor, belli tartışmalar yürüyor, bir yıldır hala daha işte yasa ortada değil,
19:10yani ortaya çıkan bir yasa yok ve bu yasa çıkarsa da bu yasanın ne kadar demokratik olacağı ve ne kadar
19:16olmayacağına dair bir fikrimiz de yok.
19:18Ama bunun böyle toplumsal gerçekliği ve toplumun yapısını çok eşitlikçi bir yerden gören bir yasa olmayacağını öngörüyoruz.
19:27Bizim en azından bu noktada bu kadar gizli saklı yürütülen bir noktada bir işte çerçeve yasa taslandı.
19:33Bunun aslında böyle çok daha kadınlar için, çocuklar için, gençler için öteki olan birçok topluluk için,
19:41ötekileştirilen birçok topluluk için aslında çok da böyle eşitlikçi bir yerden, demokratik bir yerden bir perspektif sunmayacağını düşünüyoruz.
19:48Yani bunun nasıl mümkün olabileceğine gelirsek, ya gerçekten hani çerçeve yasanın bütün bu ötekilerin,
19:55bütün işte böyle antidemokratik uygulamalara maruz bırakılan ve bırakılma ihtimali olan bütün toplumda yer alan herkesin aslında ihtiyaçlarını tespit eden
20:06ve bu ihtiyaçlara da cevap veren bir noktada üretilmesi gerekiyor.
20:10Ama tabii bu tek başına çerçeve yasayla da mümkün olmayacak.
20:12Bu yani yasanın dışında bir de gerçekten yani aktörlerin genişletilmesi, aslında farklı kesimlerin süreci dahil olabilmesi
20:21ve gerçekten oradan gerekirse işte izleme çalışması, gerekirse işte politika sunma çalışması, komisyonların kurulması
20:28ve bu komisyonlara dahil olmasıyla aslında bu demokratikleşme ve demokratik toplum dediğimiz meselenin kendisi aslında ortaya çıkacak.
20:36Bizim bu noktada üzerimize düşen sorumluluk ne? Birazcık belki bunu da konuşabiliriz.
20:40Yani biz en azından kadın hareketi olarak, kadın mücadelesinin, kadın mücadelesinde yer alan kadınlar olarak aslında
20:48yani farklı bütün kadınların bu sürece dahil olabilmesi, farklı kimliklerden, farklı kültürlerden, farklı coğrafyalardan kadınların bu sürece dahil olabilmesi,
20:59buna dair gerçekten sözünü ve politikasını kurabilmesi, üretebilmesi ve bunu karar verici mekanizmaları da ulaştırabilmesi gerekiyor.
21:07Bunun da mümkün olacağı nokta aslında birazcık şey meselesi yani hani kadınların örgütlenmesi, kadınların barış zemininde örgütlenmesi
21:16ama barışı da tek başına bir barış olarak, negatif bir barış olarak tanımlanmaması.
21:20Zaten kadınlar bunu böyle tanımlamıyor ama hani biraz erkek devletimizi sıkıştırmak istediği nokta burası oluyor.
21:26Tam bunun karşısında aslında daha gerçekten yapıcı olan eşitliği ve demokrasiyi örgütlenmesiyle ve mücadelesiyle tekrardan yaratabilecek
21:36ve bunu yaygınlaştırabilecek, bunun çerçevesinde bir örgütlenmeyi oluşturabilecek bir mücadelenin örülmesi gerekiyor.
21:43Bu dönemin bize bıraktığı sorumluluk da yani kadın hareketi açısından bize bıraktığı sorumluluk da bu.
21:47Yani bu çalıştayla da biz en azından hani bunun adımını atmış olacağız ve aslında bunun devam etmesi için de bundan
21:55sonra da çalışmalarımızda devam edeceğiz.
21:57Şimdi elbette burada çok fazla aktarım var, çok fazla katılımcı var.
22:01Siz de söylediniz yani Türk, Kürt, Ermeni, Laz, Roman kadınlar burada deneyimlerini aktarıyorlar.
22:08Bunların elbette bir çıktısı da olacak.
22:11Buradaki tartışmaların ışığında devamında Kadın Zamanlı Derneği olarak nasıl ilerleyeceksiniz?
22:16Yani aslında bizim bugünkü çalıştayla yapmak istediğimiz şey de birazcık kadınların perspektifle barışa dair bir bilgi üretimi oluşturmak.
22:25Yani bir bilgi oluşturmak, bir perspektif oluşturmak bunu politika önerisine, somut politika önerisine dönüştürmek aslında.
22:32Yani hem ilk iki oturumda ve forum bölümünde de tartışacağımız nokta birazcık bu bilginin üretileceği.
22:37Yani kadınların perspektifiyle işte barışın, katılımcı barışın, kapsayıcı barışın, eşitlikçi barışın ve demokratik toplumun nasıl kurulabileceği,
22:47nasıl oluşturulabileceği ve kadınların buradaki rolünün ne olacağı ve kadınların aslında doğrudan karar vericilere dair perspektiflerinin ve somut önerilerinin ne
22:56olacağına dair bir bilgi üretmek.
22:58Bu bilgi ışığında da aslında politika önerisinden oluşan bir rapor oluşturmak istiyoruz.
23:04Onun sonrasında da aslında onun sonrasında izleyen süreç birazcık savunuculuk çalışmasını oluşturacak bir süreç olacak.
23:10Yani biz aslında aktörlerin ama aktörler diye tanımladığımız şey elbette tek başına devlet değil yani.
23:16Aktörlere doğrudan bu işte burada çıkan tartışmaların sonucunu ulaştırmak,
23:20işte bu aktörlerin içerisinde siyasi partiler, siyasi partilerin genel merkezleri, komisyonda yer alan siyasi partiler ve onların temsilcileri,
23:28sivil toplum kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve aslında yani hani sürecin bir parçası olmak için çabalayan herkese bu raporu ulaştırmak
23:37ve aslında hani aktörlerin genişletilmesini sağlamak yani öznelerin süreci yürütecek,
23:44öznelerin süreci dahil olacak, öznelerin böyle daha geniş kapsamlı oluşturulmasını sağlayacak bir savunuculuk çalışması yürüteceğiz.
23:52Ama elbette sadece hani buraları ziyaret edip bunları yapmak değil.
23:55Bir noktada da aslında yine hani bugün bu çalıştaya gelemeyen kadınlarla da daha gerçekten hani yerelde barışa dair böyle bir
24:03duyumu olan
24:04ama aslında bir fikri, bir bilgisi henüz oluşamayan, belki bizim ulaşamamamızla işte o bilgiye ulaşamayan kadınlara da aslında bir noktada
24:15ulaşıp
24:15burada yürütülen tartışmaları, oraya uyarlayarak orada yeni bir tartışma yürütebilmek ve bu bundan sonraki süreçte yürüteceğimiz adımlardan bir tanesi olacak
24:27diyebilirim.
24:28Kadın Zamanı Derneği'nin düzenlediği çalıştaydayız. İlk oturumu da geride bıraktık.
24:33Aslında ilk oturumda en çok öne çıkan Laz, Ermeni, Kürt, Roman kadınların konuşmalarıydı.
24:40Bu çeşitlilik aslında bize bu coğrafya hakkında ne söylüyor diyeyim.
24:44Çok önemli şeyler söylüyor. Belki bizim gibi bizler biliyoruz ama bu toplumun büyük çoğunluğu yüzleşme diye bir kavramla çok tanışmıyor.
24:55Tanışmak da istemiyor. Şiddetli bir çünkü Kürt düşmanlığı atmosferinden geçti.
25:03Hala bile işte terörsüz Türkiye propagandası mesela bu konuda resmi ağızların yaptığı hem barış diyoruz hem demokratik toplum hem terörsüz
25:15Türkiye diyor.
25:15Artı birinci oturumun sergilediği şey esasen bu toprakların toplumsal yapıştığına ilişkin ne kadar derin yarılmalar olduğunu, ne kadar derin travmalar
25:29olduğunu ve bununla bir toplumsal barış hikayesinin öyle işte bizim burada düzenlediğimiz bir iki çalıştay panel şubu bundan gitmeyeceğine
25:43ve gösteriyor. Biz burada dinlediğimiz zaman bile çok derin etkilenebiliyoruz.
25:52Çünkü sorun sadece böyle teorik düzlemle konmuyor. Ekonomik rakamlarla konmuyor.
25:59Toplumun içindeki birebir komşuluk ilişkilerinden bir kırılma noktalarını özgün hikayeleriyle dile gelmiş olması çok önemli.
26:10Bana şunu düşündürdü, iki şeyi düşündü. Burada işte dört ulustan konuşmacı oldu ve bir bakıma yani o ulusal topluluğun hikayesini
26:25anlatmış oldu.
26:27Kadınlar cephesinden anlattılar elbet ama bir de Türk olmalıydı.
26:32Çünkü hepsinin derdi Türklerle, en çok Türklerle. Bir Türk de burada kendi deneyimlerini anlatmalıydı.
26:40Türk olarak ne yaşadı, nasıl yaşıyor, nereden geliyor, öbür uluslarla nasıl tanıştı, nasıl tanışamadı, hangi travmalara sahip...
26:49Evet, bunu anlatmalı. Buna da çok ihtiyaç var aslında.
26:54Şimdi çünkü çok büyük bir öfke duyulan bir iktidarın altındayız.
27:00Ama iktidar hala öyle ince hesaplar yapabiliyor ki, işte toplumsal muhalefetin çok önemli bir kesimini 19 Mart operasyonlarıyla bastırıp,
27:13onları siyaseten etkisiz hale getirilmişken Kürt tarafıyla barış görüşmesi yapıyorum diyor ama terörle mücadele yasası içinde götürür ve birbiriyle yan
27:27yana gelmemesi için hesaplarım bini bir para.
27:30Şimdi bu ortamda örneğin şu konuşmayı, bu arkadaşları hani bir tane de Türk varsa başka Arnavut, bir Çerkez daha katıp
27:41gidip mahalle mahalle, sokaklarda, büyük cemevlerinde işte cami salonlarını almak lazım.
27:50Niye olmasın ki? Meydanlarda bu konuşmaları yaptırmak lazım.
27:55Herkes kendinden emin anlasın. Muazzam eğer kadınlar gerçekten barışa öncülük yapacaksa zaten buna ihtiyaç var.
28:03Ne sağlar peki bu?
28:05Bu çok derin şeyler sağlar. Hakikaten bir toplumsal, barışın sadece siyasal, yasal düzlemde kalmasını değil topluma yayılmasını.
28:15Mesela Ege bölgesine, Karadeniz bölgesine biz gidemiyoruz doğru dürüst.
28:21Evet, gitmeyi denemişti Halkların Demokratik Partisi. Vakti zamanında Karadeniz'de Samsun'dan geri dönmek zorunda kalmışlardı.
28:32Ama içeriden böyle ekipler, böyle çalışmalar, kendi kendisiyle barışık olmayan bir toplum aslında.
28:40Her ulusal toplumun içinde de bu özellikler var.
28:44Ama en fazla Karadeniz'de ve Ege'de var.
28:46Şimdi ona bakarsan İzmir derin bir Türkçülük merkezidir.
28:53Değil mi? Atatürk, Kurtuluş Savaşı bu.
28:56Ama arkasını dönen de der ki, Rum kalıntıları.
29:01Ben çocukluğumda ilk tanıştığım ulus Ermeniler oldu.
29:06Niye? Çünkü bizi çocukken azarlamak istedikleri zaman hadi oradan Ermeni dölü ile.
29:12Yani Türk-Kürtlerle tanışman bile daha sonraki süreçtedir.
29:17Yani bu toplumun hücrelerine inmek gerekiyor.
29:22Peki burada kadın öncülüğü neden kritik?
29:24Kadın öncülüğü çok gerekli.
29:26Çünkü bu hani dillerin ana dilden başlaması gibi bir şey.
29:31Bu kadar açık, net.
29:32Kadınlar ancak bu kadar duyarlılığı konuşturabiliyor.
29:36Anneanne, babaanne hikayesini bize anlatanlar da kadınlar oldu zaten.
29:43Evet öyle öğrendik.
29:44Yani ben bunca yaşı yaşamışım.
29:47Hiç unutmuyorum örneğin 5-6 yaşından sonraki bütün bu karşılaşmaların hepsinin anlamını bilmem 20 yaşına gelince çözmeye başladığımı unutmuyorum.
30:00Bir de özellikle aile akatını anlattığı hikayenin özü öznesi de kadın.
30:08Niye?
30:09Diğerleri de oradan anlatmaya çalıştı ama burada son savaş, son büyük çatışmanın, büyük kapışmanın her tarafında kadınlar vardı.
30:21Yani bir tek biz şeyi çözemedik.
30:25Asker, polis, işte ne bileyim korucu ailelerine dönük bir faaliyeti, bir şeyin o noktada bir kırılma yaratamadık mesela.
30:37E bu da bir problem yani.
30:40Ama ne kadar barış için, savaş için olduğu kadar barış için mücadelenin özellikle ana gövdesinin kadınlar olduğunu onun konuşması çok
30:52net gösteriyor ki en büyük kitlesel seferberlik oradaydı.
30:55Yoksa hayatın her arasında şu anda kadınlar önde.
30:58Ama biz kazın örgütlülüğü olarak o savaşın önündeki milyonları, yığınları toplayabilmiş, toplayabilecek bir çalışma düzeninde değiliz.
31:10Bunun başında da şu anda en fazla barış ve demokratik Türkiye.
31:15Peki bu kavramlar kadınların gündelik hayatında neye tekabül ediyor?
31:19Onların hayatına komşusuyla ilişkisini tekabül edecek, kendisiyle kocası arasındaki ilişkiyi sorgulatacak, iktidarla kendisi arasındaki çelişkiyi işsizliğiyle, koca parasına mahkumiyetiyle evde
31:38durmadan çalışıyor olmasının çelişkisini o kadınla konuşmaktan daha iyi ne anlatabilir?
31:46Bu da öyle, Kürt komşusuyla kendi arasındaki, yoksa ortalama laf kadın ya da erkek ortalama laf şudur.
31:57Benim Kürtlerle hiç sorunum yok ki, işte onu sorgulayacak, evet sorunum görünürde yok.
32:05Oysa ki tarihte var, siyasette var, her şeyde var.
32:10Bütün ayrı romanla komşu olmak, ne demektir bu toplum romanlara hırsız, işte pis, aman yanlarına fazla yaklaşılmasın, ama özgürce yaşamalarına
32:24da hayranlık besleriz bir yandan.
32:27E niye? İşte bu.
32:28Bunların hepsinin sorgulanması, bu kavramların oraya yedirilmesi gerekiyor.
32:34Zaten kulislerde, şurada, şeyde, mecliste ya da bu işin hani ana aktörlerinin ya da aktör kavramını kullanmak istemiyorum ama ana
32:47öznelerin, herkesin alanı farklı.
32:49Ama toplumun nasıl ki işçi sınıfının, emekçi yığınların davasıyla işte ne bileyim şeydekinin daha iş şey yani daha başka, daha
33:04yukarıdaki toplumsal sınıflarla farklıysa burada da öyle.
33:08Sıradan kadınlar barışa sahip çıktığı zaman, barış kadınlar komşularına sahip çıktığı zaman çok başka atmosfer doğar.
33:17Ben hayatım gereği hep kendi toplumunun dışında bir göçmen gibi yaşamış bir kadınım.
33:23Bunun çok derin deneyimlerine sahip oldu mu?
33:28İşte politik, bilinçli politik faaliyet yapınca farkına varıyorum, farklılığa varıyorum.
33:34Ama o olan yaşanırken ne anlama geldiğini ancak şimdi değerlendirebiliyorum.
33:42Bu o anlama geliyor.
33:44Yani dediğim sıradan bilinçlere müdahale etmiş oluyorsun.
33:49Sıradan hayatlara müdahale, kendisi dışındakini düşünmeyi öğretmek.
33:55Yani bunu sunacak.
33:57Kendini düşünmek denir ya hep bencillik olarak da.
34:01Ama benim ben böyle düşünüyorum da öbürü ne düşünüyor?
34:05Onun duygusu ne?
34:06Tamam ben böyle yaşadım ama o nasıl yaşadı?
34:10Barış ve demokrasiyi diyorsan herkes şunu anladı ki artık daha fazla.
34:15Daha fazla.
34:16Bu barış ve demokrasi çok iç içe.
34:19Biri olmadan diğeri olmuyor.
34:23Demokratik çözüm diyoruz, doğru söylüyoruz.
34:26Çünkü o Kürt sorunu kök sorunlardan biri.
34:30Yani Türkiye'nin aslında son kırk yıllık savaşı bile bunun bilançosunu yeterince ortaya koyuyor.
34:36Yani şimdi bu ikisiyle birlikte, ikisini birlikte ele alacak.
34:43Ötekinin eylemine de koşacak.
34:45Yani Kadri'ye uğrayan kimse, onun yardımına koşmayan işçi nasıl sınıf bilinçli olmuyorsa,
34:53Kadri'ye uğrayan romansa onun yardımına koşmayan Türk de, Kürt de, en politik diyelim hemşinli de bilinçli olmayacak.
35:03Yani kendi durumunu da özgürleştiremeyecek.
35:06Birileri özgür değilse siz de özgür değilsiniz.
35:10Bunu her şeye uyarlayabilirsin.
35:12Şimdi o yüzden de zamanımız, gerçekten kadın zamanı dendiği gibi, stratejik bir çıkarsam o,
35:21aslında Jinjian Azad'ı sloganında topluşan bir kadın devrimi programı sayıyorum ben onu.
35:28Aynı zamanda sadece bir slogan değil, Rojova devriminde vücut bulmuş bir şey, çok şeyi değiştirdi.
35:36Şimdi şu zaman barış ve demokrasiyi inşa etme, kazanma, örgütleme, yaşama, deneme, ne dersen bir sürü kavramla birlikte açıklayabileceğim bir
35:53şey.
35:53Seferberlik zamanı, o da askeri bir kavram oldu ama yerine…
35:59Güzel söylediniz aslında.
36:00Kavramı inşa, yaşamak.
36:02Yaşamak, inşa etmek, yaşamak.
36:05Yani gerçekten barış içinde, demokratik.
36:07Yani çok düştülediğim sahneler olmuştur, çeşitli şeyler de anlatmışımdır ama…
36:14Bu da bu kadar kalsın.
36:17Çok teşekkürler, sağ olun.
36:19Ben de teşekkür ederim.
36:21Kadın Zamanlı Derneği olarak bir çalıştay organize ettiniz.
36:24Daha çok barış, adalet, yüzleşme ve demokratik gelecek kavramları tartışılıyor şu anda.
36:30Nereden bu başlığı seçtiniz?
36:32Hangi ihtiyaçtan böyle bir çalıştay düzenlemeyi düşündünüz?
36:36Bizim çalışma alanımız kadınlar.
36:39Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve şiddetle mücadele noktaları.
36:43Biz bu çalışmaları yürütürken aslında kadınların savaştan yürütülen müzakere süreçleri de dahil olarak
36:50ne kadar etkilendiğini ve hayatlarına ne kadar büyük tesir ettiğini her seferinde fark ediyoruz.
36:56Fakat bu genelde konuşulmayan, arka planda tutulan bir gerçeklik.
37:00Biz de bunu izledikçe aslında böyle bir şeye ihtiyaç olduğunu fark ettik.
37:05Farklı kimliklerden birçok kadın.
37:07Fakat hep hayatlarında ortaya çıkan şey neredeyse benzer ve aynı etkiler.
37:14Tabii bu yer yer farklılık da gösterebilir ama genel çerçevede gerçekten çok benzer deneyimler.
37:21Biz de farklı kimliklerden kadınların bir araya gelip bunu paylaşabileceği,
37:26savaşın, müzakere süreçlerinin kendi hayatlarına nasıl tekabül ettiğini,
37:30neyi değiştirip neyi etkilediğini konuşabileceği bir çalıştay düzenlemenin iyi olabileceği fikrine vardık.
37:37Ve bugün bunun için bir aradayız aslında.
37:40Peki bu kadınların ortak noktası ne?
37:41Yani aslında şöyle, farklı kimlikler, işte Roman, Ermeni, Kürt, Türk kadınlar bugün burada.
37:50Bu kadınların ortak noktası genelde işte demin de bahsettiğim gibi işte şiddeti aslında deneyimlediği yer çok kesişimsel.
37:58Yani doğrudan aslında işte sistemin dayattığı tek kimlik meselesinin karşısında kadınların kendi kimliğini yaşayamama
38:06ya da bunun yaşamaya yeltendiği yerde sürekli baskılanma, dışlanma, diğer bütün temel haklarını kullanamayacak konuma getirilmesi.
38:14Bu noktada hepsi kesişiyor aslında.
38:16İşte Lazlar'da, Romanlar'da, Kürtler'de bir şekilde o kesişimselliği yaşıyor ne yazık ki.
38:21Bu ortak noktaları diyebiliriz.
38:23Siz aynı zamanda hafıza çalışmaları da çok fazla yürütüyorsunuz, yoğunlaştığınız alanlardan biri.
38:29Hafıza, yüzleşme, tüm bunlar peki kadınların gündelik yaşamında nereye değiyor?
38:35Ve buradaki onarım süreçleri kadınların yaşamında neleri değiştirir?
38:40Yani aslında sizin yaşadığınız hiçbir şey geride kalmıyor ya da yaşadığınız gün ya da anın içinde bir şekilde kalmıyor.
38:48Sizin süre giden bütün hayatınıza tesir eden, devam eden bir şeye dönüşmüş oluyor.
38:54Haliyle sizin orada deneyimlediğiniz şey sizin geleceğinizi de bir şekilde şekillendiriyor.
38:58Bugün bizim işte hafıza ve yüzleşme meselesine özellikle değinmemizin nedeni aslında bu noktalarla yüzleşmeden,
39:06burayı açığa çıkarmadan gerçekten neyi nasıl iyileştireceğine de odaklanamayacak oluşumuzun inancı.
39:13Çok fazla işte yüzyıllık süreçte aslında çok fazla şey yaşandı ve bunların her biri aslında yıkıcı etkiler.
39:20Haliyle bugün bunu artık en azından nesiller arası konuşulamayacak, aktarılamayacak derecede aslında bir iklimin yaratılması,
39:29bunun da kırılması gerekiyor diye düşünüyoruz.
39:32Haliyle aslında o yüzleşme alanı üzerinden gerçekten bizim aslında dilimizden düşürmediğimiz işte toplumsal barışın inşası,
39:40barışın yaygınlaşması, toplumda karşılığının oluş meselesini bir şekilde buradan karşılayabiliriz.
39:46Çünkü hepimizin aslında demin de bahsettiğim gibi ortak noktaları var savaş sonuçlarıyla ilgili.
39:54Bugün o yüzleşme alanını sağladığınızda bir yerde aslında iyileştirmeyi de başlatabilirsiniz.
40:00Ben de tam bunu soracaktım aslında.
40:02Yüzleşmenin peki bir sonraki adımı ne olur?
40:06Yani şöyle bu yüzleşme tabii ki de herkese iyi gelecek diye bir şey yok.
40:12Belki sadece gerçekten bir annenin işte gelip bize nasılsınız diye bile sormadılar meselesini.
40:19Artık en azından buradan kapatma meselesini dönüştürmek bu gerçekliğin içerisinde yer alıyor.
40:25Yüzleşmeyi sağladıktan sonra bence toplumun en azından daha fazla buluşma, bir araya gelme, konuşma, birbirini anlama noktalarını yaratma hali gelişir
40:35diye düşünüyoruz.
40:36Tabii dediğim gibi bu tamamen bir iyileşmeden ya da pozitif yere evrilmesinden yana yüzde yüz olacak inancını taşımıyor hiçbirimiz.
40:45Ama işte bir şekilde de yüzleşmeniz gerekiyor.
40:49Sonraki adım elbette tamamen iyi olmazsa bile çocuğun başı başına tamamen sizi iyileştirecek bir şeye dönüşmese bile bir yerde aslında
40:58bir arayı da kapatıyor olacak.
41:00Peki kadınlar neden burada kritik bir rolde ya da önemde?
41:05Şöyle aslında genelde işte çatışma süreçlerinde ve müzakere süreçlerinde en dışarıdan tutulan, olabildiğince dahil edilmemeye odaklı bir yerden kadınların varlığından
41:16bahsediyoruz.
41:17Kadınlar her anı ve her nefes alışın aslında birer öznesi.
41:22Şimdi birer özne olma hali zaten sizin oradaki bütün deneyim, aktarım, yaşama şekli başı başına sizin gerçekliğiniz oluyor.
41:30Haliyle sizin dışlandığınız yerden tabii ki de bizim beklediğimiz gerçek bir barış inşa edilemez.
41:37Sonuçta toplumun yarısı diyoruz.
41:39İşte kadınlar bu toplumun yarısıysa o zaman yarısıyla da gerçekten tamamen dahil ederek en başından en sonuna kadar onun dahiliyetine
41:48engel olmayacak bir yerden bu yolu yürütme meselesi.
41:52Biz de bugün aslında sadece kadınlarla bir araya gelişimizin nedeni çok az bunun imkanı var, çok az yan yana gelebiliyoruz.
42:01Bunu kırmak bir yerden de aslında kendi ortak sözümüzü üretebilmek.
42:05Gerçekten barıştan neyi bekliyoruz ve beklentilerimiz ne meselesini açığa çıkarmak.
42:10Sevilay'ın bugün çok güzel bir sorusu vardı.
42:13Ben de ondan referansa sormuş olayım.
42:15Birkaç cümleyle ne bizi barışa götürür?
42:18Yani şöyle aslında barış meselesi tabii ki de kolay değil.
42:22Sonuçta yüz yıldır birbirini bir şekilde ötekileştiren, birbirini aslında anlayamayacak konuma getirilen halklardan bahsediyoruz.
42:31Bizi bir barışa götürecek şey aslında en başından buradan bunun fark edilmesi ve bunun nasıl kırılacağına odaklanmak.
42:39Belki bu ilk adım olabilir.
42:41Yani işte bunun her alandan ve her kimlikten insanın gerçekten hayatının çok kıymetli olduğunu ve bu kıymetli hayatın orta yerine
42:52hiçbir şeyin dank diye düşmemesi gerektiği gerçekliğiyle hareket etmek ve bir arada bulunma hali bunu sağlayacak diye düşünüyorum.
43:01Ve en önemlisi bu yüzleşme ve bir araya gelişten sonra aslında hepimizin güçlü bir şekilde temel haklarını yaşayacak konuma erişmesi.
43:11İşte sosyal devlet anlayışı ve herkesin farklılıklarının baz alınarak gerçekten bu ihtiyaç halinin giderilmesi ve tanınma hali diyebilirim.
43:33İzlediğiniz için teşekkür ederim.