Skip to playerSkip to main content
  • 2 weeks ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:10Müzik
00:22Merhaba sevgili izleyiciler.
00:24Bugünkü konuğum yönetmen, feminist, aktivist sevgili Gülis Sağlam.
00:28Hoş geldin Gülis.
00:29Hoş bulduk.
00:30Aslında yıllar içerisinde biz aynı dönemleri birlikte İstanbul'da bu sokaklarda yaşamışız.
00:36Kim bilir nerelerde ne çok karşılaştık.
00:38Hatta biraz önce sohbette söylemiştik.
00:39Kardeşlikler belgesel için sevgili Ayşe, Ayşe Çetinbaş'a 8 Mart görüntülerini.
00:45Ya şu anda duyuyorum ve çok hoşuma gitti.
00:47Aslında nerelerden ne...
00:48Yani çünkü biz arşivci değiliz.
00:51Arşivimiz çok fena bizim.
00:52Oysa bu 30-35 yılın yani Türkiye tarihi açısından kendimizi anlatmak için değil.
00:57Neler yaşamışız bir anda ve bunu belgeseli izlerken ne kadar az arşivle Ayşe'lerin toparlamaya çalıştığını gördüğümüzde anladık.
01:09Çok teşekkürler bir kere Ayşe'den önce.
01:11Yani 8 Mart'lar bizim için çok önemlidir.
01:13Oradaki söylediğimiz şarkılar, o eylemlerde bulunmak falan.
01:17Ve evet onların arşivini biz tutmamışız.
01:19Senden almış demek ki.
01:20Çok teşekkür ederiz.
01:22Yok ne demek ki.
01:22Biz teşekkür ederiz.
01:24Kardeş Türkilerin hani şimdi hala da çok büyük bir heyecanla izlediğimiz ve bizim bütün o 90'lardan itibaren gençliğimize tekabül
01:33eder.
01:33Çok sağolsun.
01:34Ve belgesel Ayşe'nin de çok eline sağlık.
01:36Belgeselde de görüyoruz Türkiye'nin işte politik süreciyle de tanıklık ediyoruz.
01:43Sadece hani sizin grubun müzikal yolculuğu değil, yakın tarih Türkiye'yi de görüyoruz.
01:50Ve benim açımdan çok anlamlıydı.
01:53O açıdan hepinizin eline sağlık.
01:55Ayşe'nin de eline sağlık.
01:57Sizce?
01:57Yani arşiv meselesi önemli hakikaten.
02:00Çünkü bizim yani ben mesela özel olarak artık özellikle feminist hareketin, Türkiye'deki kadın hareketinin belgelenmesi gerektiğini
02:12ve saklanması, belgelenmesi, paylaşılması gerektiğini uzun süredir işte düşünüyorum.
02:18Ve pratiğimde var bu.
02:20Çünkü ilk başladığımızda bir belgesel yapacağız, bir şeyle ilgili bir işte film yapacağız ya da birisi bir araştırma yapıyor.
02:29O kadar zorluklar çekiyoruz ki belli bir döneme ulaşmakta, belli bir dönemin tanıklığına, görsel, işitsel arşivine ulaşmakta.
02:37Çünkü hem Türkiye'nin yine bu baskıcı politikaları yüzünden o arşivlerin yok edildiğini biliyoruz.
02:45Çok kaybolan yok edildiğini.
02:45Kaybolduğunu biliyoruz, tutulamadığını biliyoruz.
02:48Bir taraftan da kadınlar açısından ya da feministler açısından görülmediğini de gördük.
02:53Aslında o yüzden biz hani feministler olarak, özneler olarak kendi tarihimizi kendimiz belgelememiz, korumamız, saklamamız ve paylaşmamız gerektiğini yıllardır tartıştığımız
03:07için
03:08hani biraz benim böyle biraz odaklandığım bir yer benim ve başka arkadaşlarımızın da.
03:12Ne güzel bir giriş oldu.
03:13Tabii ki.
03:14Ben sana ufacık bir laf attım.
03:15Sen zaten, sen neden burada oldun ya da kendi hayatı kendini çok güzel anlatın.
03:19Çünkü ben senin CV'ne baktım.
03:20Yani biyografi gerçekten çok çalışkan bir kadın olduğunu zaten onu gören hemen anlıyor.
03:26Neler yapmış?
03:26Aman Allah'ım ben nasıl bunun neresinden başlayıp nasıl anlatayım falan ama sen zaten çok güzel bir giriş yaptın.
03:32Aslında hayatı, yaşadıklarımızı çok hızlı geçiyor her şey ve gerçekten müthiş bir baskı altında.
03:37Yani en azından bizim dönemler öyle gelecek ne gösterir bilemeyiz.
03:41Ve bunların gerçekten belgelenmesi gerekiyor ya da sümen altı edilenlerin ortaya çıkarılması gerekiyor.
03:46Özellikle kadın ve feminist olmak değil mi?
03:48Bunu şey yapıyor zaten.
03:51Herhalde öyle bir belgeselci oldun.
03:53Nasıl karar verdin?
03:54Yani ben sinema sektöründe asistanlıkla başladım.
03:5790'ların ortasında başladım.
03:59Nerede okuyordun yardımcıyla?
04:01Ben siyaset belimi okudum aslında.
04:03Çok güzel filmimiz farklı bölümler okuyor.
04:04Ama hep ilgilendiriyor değil mi?
04:05Ama bilerek.
04:06Çok bilinçli bir tercihti.
04:07Çok güzel.
04:08Yani o dönem, hani ben 90'larda üniversite öğrencisiydim ve sinema okulunu, sinema okulları da şimdiki gibi de değildi.
04:15Bir de böyle bir sinema için ben altyapının iyi olması gerektiğini düşünüyordum.
04:20Yani siyaset, bilim ya da politika, işte sosyoloji falan okuyup ondan sonra film yapmak.
04:26Çünkü film yapmak öğrenilebilen bir şey.
04:29Dolayısıyla o ikisini bir araya getirmek.
04:32Asıl arka plan değil mi?
04:33Tabii biraz naif bir bakış açısı da var.
04:35Yani bir film yapınca her şeyin değişeceğine inanç, umut falan vardı o dönemlerde.
04:41O hep almak yok mu hala vardır.
04:42O kadar kolay değilmiş.
04:44Ama böyle mikro mikro değil mi?
04:45Hepimizin yapmaya çalıştığı o arasında.
04:47Evet, ısrarla devam etmek.
04:49Sanırım o.
04:50Yani sabırla devam etmek.
04:52Evet, tabii ki değişim oluyor.
04:54Değişime etkisi olmaz olur mu?
04:56Ama öyle hani o zamanki hayalim bir anda değişecek falan.
05:00Onlar tabii ki o güzel yani onlarda.
05:02Şimdi böyle baktığımda ne güzelmiş diyorum.
05:04En azından hayal kurabiliyormuşuz.
05:06Öyle başladım ve sonra işte çeşitli yapımlarda çalıştım.
05:11Uluslararası yapımlarda da çalıştım.
05:13Sonra yavaş yavaş belgesele kaymaya başladım.
05:16Bunda da şeyin etkisi de vardı.
05:18Bir tanesi ben çalıştım yapım.
05:20Yani çok ekonomik olarak çok sömürünün olduğu bir alan zaten sinema sektörü.
05:24Çok ayrımcılığın da olduğu bir sektör.
05:28Diğer sektörler gibi tabii ki.
05:30Ama yani bütün o ayrımcılıkları, şiddete maruz kalmak, ekonomik olarak sömürmek vs.
05:35Yani ben neden bu işi yapıyorum, ne için yapıyorum, kimin için yapıyorumı sorgulattıktan sonra
05:41ben o zaman dedim ki ben kendi istediğim, kendi merak ettiğim şeylerin peşinden gideceğim.
05:46Tam o dönem benim feministleştiğim süreçti de zaten.
05:5090'ların başı değil mi?
05:51Tabii yani işte patriarkayı keşfettiğim, benim başıma gelenler sadece benim başıma gelmiyor.
05:57Bu yapısal bir sistematik bir şey, yapısal bir sorun var orada.
06:04Ve bunu tek başına değiştiremem kolektif bir mücadele.
06:07Yani tam öyle örtüştü ve ben böyle yavaş yavaş belgesele kaydım.
06:11Biraz da kendimden oldu.
06:13Çünkü belgeselin yani o merak, feminist merakın peşinden gitme meselesi bana belgeselde daha örtüşen bir şey gibi geldi.
06:21Dolayısıyla oradan devam etmeye çalıştım.
06:26Yani ilk evet, ilk film 2003-2004 ve hep bağımsız çalıştım.
06:34Ama bir taraftan belgeselde bir taraftan da işte o video aktivizmi de, o zaman ben video aktivizm dendiğini bile bilmiyordum
06:41yaptığımız şeyin.
06:42Kamera buldukça belgelemeye çalışıyordum.
06:46Güzel lafmış video aktivizmi.
06:47Yani kulağım, şöyle şuradan geçip gider ama insan kendisi içinde çalışınca iyice bir yerleşiyor.
06:52Ya o kahvamsal bir şey, 60'lardan çıkıyor falan da yani önemli değil.
06:56O şekilde tanımlamak da zorunda değiliz.
06:59Yani ben hem hareket içinde bir işte özneyim hem de elim kamera tutuyor.
07:04Ve ikisini birleştirdiğim zaman öyle bir pratik gelişti aslında.
07:09Bunu da işte tabii burada şey de önemli, onu söylemek lazım.
07:13Yani üretim araçlarına erişim kadınların o kadar kolay olmuyor.
07:16O dönemde yani benim zaten öyle bir ekipmanım şuyum buyum yoktu.
07:20Hep böyle ödünç alarak, birilerinden ödünç alarak, bularak, yani biraz böyle tesadüfler sonucunda.
07:27Yani çok çok sonraları ben işte alabildik kamera, Feryal'le birlikte, Feryal Saygılı Gelin'le birlikte.
07:34İşte biraz böyle küçük bir bütçe bulduk.
07:36İlk yaptığımız şey kamera ve bilgisayar almaktı.
07:38Çünkü üretim araçları bizde olunca daha rahat olacaktık.
07:41Dolayısıyla biraz pratiğimiz öyle gelişti.
07:44Hani o 2-3 tane belgeseli arka arkaya yapabilmemizin nedeni biraz öyleydi.
07:49O 3-4 belgesel neydi başlarda adlarını ya da hikayelerini bir duysak.
07:54Tabii tabii o dönem işte 2007-2008-2009 bu kadın iş, yani aslında feminist hareketle kadın emeğinin,
08:04ücretli kadın emeğinin biraz da örtüştüğü, karşılaştığı, temas ettiği dönemlerdi.
08:10Ve biz Petrol İş Kadın Dergisi, o zaman genel yayın yönetmeni Necla Akgökçe sayesinde,
08:17Antalya Serbest Bölgesi'nde, Novamed Fabrikası'nda kadınların işte grev yaptığını duyduk, öğrendik, haberdar olduk.
08:26Ve tabii hemen ilgimiz oraya odaklandı.
08:29Neden, kim bunlar, serbest bölge ne demek bilmiyorduk.
08:32Nasıl bir farkı var diğer sanayi bölgelerinden, işte oradaki kadın emeği nasıl, hangi koşullarda çalışıyorlar.
08:41Bizim Feryal'le çok böyle ilgilendiğimiz bir şey oldu, bu konu oldu.
08:45Ve evet, kalktık gittik gerçekten de.
08:48Çok minicik bir şey yaptık.
08:50Sonra dedik ki bu burada olmaz, bunu açalım biz, devam ettirelim.
08:54Daha büyük bir şey yapalım.
08:56Büyük derken yani daha uzun derinlemesine.
08:58Ve o dönem biz hakikaten de yani onun da Feryal'in de doktora tezi oldu.
09:041-2 yıl bununla ilgili yani serbest bölgeler, kadın emeği, kadın işçilerin çalışma koşulları, örgütlenme hakkı üstüne 2-3 tane
09:16belgesel yaptık.
09:17Bunlar o dönemler, işte tabii ki yine Kadın Hareketi ve Feminist Hareketi'nin dediğim gibi örtüştüğü de,
09:24yani ne bileyim Novamed greviyle kadın dayanışma platformu oluşturuldu.
09:28Tüm Türkiye'den kadınlar bir araya geldiler.
09:31Grevin birinci yılında Antalya'ya gidildi.
09:37Yani çok büyük bir kampanya yaptık.
09:39Ve bu kampanyayı da işte o yaptığımız filmlerde anlatmış olduk.
09:44Yani oradaki kadınlar ne diyorlar, sözlerini, onların sözlerini aslında yaymış olduk, yaydık.
09:50Amacımız da buydu zaten.
09:52Çünkü işçi deyince herkesin kafasında bir erkek canlanıyor ya maalesef.
09:56Halbuki kadınlar var ve kadınların kadın olmaktan dolayı yaşadığı farklı koşullar da var.
10:02Maruz kaldığı ayrımcılıklar da var.
10:05Yani çünkü erkek usta başından da ayrımcılığa uğruyor.
10:11Patrondan da yani orada çift bir şey var.
10:14Dolayısıyla biraz bunları görünür kılmak, buraya bakmak yani bu emek meselesine bakmak, örgütlenme meselesine bakmak bizim açımızdan çok yani çok
10:24hem bilgilendik hem öğrendik hem bunları yaymak istedik bu bilgileri.
10:29Feminizin biraz öyle bir şey yani bilgi oluşturuyorsun, deneyim oluşturuyorsun, bunu aktarıyorsun.
10:34Ve yaymak asıl.
10:35Biraz böyle gelişti.
10:37İşte kadınlar grevde, bölge, bir de Emine Aslan'ın DESA direnişi vardı.
10:43Emine Aslan DESA fabrikasında çalışıyordu ve sendikalı olduğu için hemen işten atılmıştı.
10:50Ve bir yıl boyunca tek başına o fabrikanın önünde direndi.
10:54Ve biz yine DESA direnişiyle işte kadın platformu oluşturduk.
10:58Hiç unutmuyorum yani bu 2008-2009 falan herhalde tarihler İstiklal Caddesi'ndeki mağazanın önünde biz iki haftada bir eylem yapıyorduk.
11:07İşçi düşmanı DESA işte sendikalı düşmanı DESA.
11:11O zamanlar İstiklal Caddesi'nde eylemler yapılıyordu.
11:14Sadece çok iyi hatırlarsın.
11:15Şey gibi oldu değil mi?
11:17Eskiden İstiklal'e döpyeslerle çıkardık gibi oldu.
11:21Bizim kuşaklarda bize eylem yapardık diye.
11:23Hani cumartesi günleri dört tane eylemin yapıldığı mekandı burası.
11:28Hala yapılıyor, hala devam ediyor ama o eski şeyi kalmadı tabii ki.
11:33Yani işte bütün o yaptığımız eylemlilikleri, işte o kadınların hikayelerini, bizim merakımızı hepsini katarak aslında biz yola çıkmıştık.
11:42Öyle de devam etmeye çalışıyoruz aslında.
11:45Sonra aslında feminist gece yürüyüşü, hani yeri gelmişken dört eylem yapılır falan.
11:50Aslında kala kala o zamanlardan biz hep böyle, benim programlarda bir şekilde kadınların hep moral verici olduğu,
11:57çünkü eylemlerine devam edebildiği itirazlarını hala işçi kadınlar, feminist kadınlar, yani şurada gece yürüyüşünü yapan kadınlar
12:05ya da 8 Mart ısrarla değil mi sokaklarda kutlayan kadınlar, kadınlara hep moral veren, hep önde olan eylemler yaptığı konuşulur.
12:15Benim konuklarım, 2-3 konukla bir buraya gelir söz ve sen şey, o muhabbeti de kıraathanenin o şeysinde izledim videosunu.
12:24Orada çok güzel anlatıyorsunuz feminist gece yürüyüşü nasıl başladı.
12:27İstersen biraz o da belgelendi değil mi?
12:31Epey.
12:31Tabii şimdi aslında yakıta açılacak feminist gece yürüyüşünün sözlü ve görsel tarih.
12:37Çok güzel, evet arşiv sitesi işte yakında açılacak.
12:43Heyecan, çok heyecan verici bir, çok büyük bir çalışma ve emek var orada Çatlak Zemin ekibinden arkadaşların.
12:52Ya şöyle feminist gece yürüyüşü tabii ki yani hani Türkiye'de feminist hareket, kadın hareket açısından önemli.
13:00İşte 25. senesi olacak önümüzdeki sene, az buz değil.
13:04Yani şöyle bir izlek tabii yani bizim hani 8 Mart gündüz mitingleri de yapılıyor.
13:10Hani onlar da var, onu da atlamamak lazım.
13:13Ama bunun ayrı bir şey şey.
13:14Tabii orada yani o işte tarihsel hale baktığımız zaman 8 Mart gündüz mitingleri yapılıyor.
13:20Ama ondan orada bir ayrışma oluyor.
13:22Yani feminist sözün öne çıkması, feminist işte öznelerin sözünü kurması açısından.
13:28Kadınlar işte özellikle de gece, o dönem tabii gece bu kadar rahat çıkamıyoruz falan.
13:33Hala da maalesef o kadar rahat çıkılamıyor.
13:35Hatta şiddet gittikçe de yoğunlaşıyor.
13:37Herhalde hep vardı o.
13:39Öyle mi diyorsun?
13:40Ben böyle şey etrafımız eğitim sardım.
13:41Yani gece olması, feminist sözün yayılması, duyulması, feminist hareketin gündeminin görünür olması açısından önemli.
13:52Feminist gece yürüyüşünün bir komisyonu var.
13:54Her yıl bir çağrı yapılır feministlere ve o şekilde örgütlenir.
13:59Yani belli bir komite, örgüt falan yapmaz onu.
14:02Kollektif bir biçimde.
14:03Bu da çok özel bir biçim.
14:04Örgütlerin kendini temsil ettiği şekilde yani örgütsel temsille olmuyor.
14:08Ve sözüne hep beraber karar vererek, bir iş bölümü yaparak, komisyonlar oluşturarak,
14:14işte yaklaşık bir ay, bir buçuk aydır onun hazırlık süreciyle.
14:17Yani çok uzun süreler değil onlar.
14:19Ama ısrarla yapmaya devam ediyoruz.
14:22İlk işte, ilk şey 2014'ü sanırım Fransız kültüründe polis barikat kurmuştu.
14:29Ondan sonra bir 2019'a kadar yine biz İstiklal Caddesi'nde yapmaya devam ettik.
14:34Ama 2019'da yine işte büyük bir kolduk şiddeti, devlet şiddetiyle karşılaştık.
14:40Ve ondan sonra 2020'den itibaren İstiklal'de değil, işte yan çeperde, işte sıra servilerdir.
14:47Şimdi Cihangir'e doğru kaydı.
14:48Ama ısrarla yapmaya devam ediyoruz.
14:50Çünkü bizim için önemli olan sokaklarda olmak.
14:53Meydanlarda olmak, sokaklarda olmak.
14:56Belki bir gün yine İstiklal'de yaparız.
14:59Ama önemli olan kamusal alanda olmak, görünür olmak ve sözümüzü yaymak.
15:04Dolayısıyla öyle bir, yani öyle bir heyecanı da var onun hepimizin hissettiği.
15:08Bütün baskılara rağmen de giderek kalabalıklaştığımız, o deneyimi aktarabildiğimiz.
15:14Pek çok kadının da ilk eylemi oluyor genellikle.
15:17Mesela bu bana çok heyecan veriyor gerçekten.
15:19Bunu çok söyleyen arkadaşım var.
15:21Yani evet hepimiz belli örgütlenmeler içerisinden geliyoruz ama tek başına konu komşu, kurtuluşta yaşayan ya da işte yakın bölgelerde çok
15:28uzaktan gelen de oluyordur.
15:30Tek başıma geldim diye gece yürüyüşüne kazandım diye anlatan çok oluyor değil mi?
15:35Çünkü orada tek başına hissetmiyorsunuz.
15:37Orada herkes birbirine güveniyor.
15:38Birinin telefonu kayboluyor ve bulunuyor onun.
15:41Evet.
15:41Gecenin sonunda kimin olduğu bulunuyor yani.
15:43Bütün dediğim gibi baskıya, şiddete, bütün o kapatmaya rağmen kadınlar orada güvenli alanda.
15:50Bizim önceliğimiz de odur zaten.
15:52Herkesin güvenli bir şekilde oradan çıkabilmesi, o eylemi hani iyi bir şekilde bitirebilmek.
15:59Evet gözaltılar vesaire de oluyor tabii maalesef.
16:01Yani devlet böyle şu ara.
16:04Çünkü yıldırma bu kadar uzun süren bir şey değil mi?
16:08Evet.
16:08Ama ona rağmen hani o gözaltının takibiydi, kriz masasıydı vesaireydi.
16:13Hani bir bütün olarak oldukça yoğun emekle geçen bir süreç.
16:18Her seferinde o fotoğraf değil mi?
16:20Gecenin o şey.
16:21Hani böyle dalga dalga akan kadınların oldu falan.
16:24Hepimizi en çok etkileyen, en güçlendiren, hala umut var diyen.
16:30Ama ne zaman umut var bir araya geldiğimizde.
16:32Yani ben bunu zaten feminist olarak çok yaşıyor ve dile getiriyorum yıllardır feminist olduğundan beri de.
16:41Sanatı söyleyeceğim.
16:42Sanatın böyle bir şeyi derdimiz hep vardır.
16:45Umut vermek.
16:46Her şeye rağmen umut vermek.
16:48Buna en çok ama kadınların dilinden yaptığımda daha cesur oluyorum.
16:52Çünkü çok yüzyıllar öncesi de var bunun.
16:55Yakın geçmiş de var.
16:57Kadınlar hiç yılmıyor.
16:58Yani kadın olarak bunu çok rahatlıkla söylüyor olmamız lazım.
17:01Yani tabii varoluş mücadelesi veriyoruz ya bir taraftan.
17:04Yani kadın LGBT artılar olarak.
17:06Çünkü yani patriyarkal sistemde biz ikinci sınıfız.
17:10Yani böyle bir şey var.
17:11Ve bu yüzyıllardır devam eden bir sistem.
17:15Ve yüzyıllardır da bunun karşısında hep bir direnç olmuş.
17:18Bizim aslında şeyimiz biraz o.
17:21Yani o direnci, o direnişi aktarmak kuşaklar arasında.
17:26Her zaman olmuş.
17:28Orta çağda doğmuş.
17:29Şimdi de oluyor ve hep olacak.
17:30Yani olacak mümkün değil olmaması.
17:32Baskı varsa onun karşısında mutlaka direniş olacaktır.
17:35Ve bunu şey hem eylemlerde eylemlerle yani sana gelirsek.
17:40Hem aktivist olarak yapıyorsun sokaklardasın.
17:43Ama hem de bunu belgelemek lazım değil.
17:44Değil mi belgeselce kimliğin?
17:47Yani kayıt altına almak, belgelemek, bunların arşivini tutmak ilk başladığımızda.
17:53Bu önemli.
17:54Neyse ki ben tek başıma değilim.
17:55Bu zaten tek başına yapılabilecek bir şey değil.
17:58Kolektif yapılabilecek bir şey.
17:59Ve çok seviniyorum ki ben ilk mesela kamerayı elime aldığımda ve işte çekim yapmaya başladığımda
18:05çok fazla erkek vardı.
18:07Şimdi kadınlar daha fazla.
18:09Kadınlar daha çok belgeliyorlar.
18:10Yani daha çok demeyeyim de kadınların görünürlüğü arttı.
18:14Bu da çok güç veren bir şey.
18:16Evet aslında program açılışında senin feminist aktivist yönetmen kimliğinle burada olduğunu söyledim.
18:22Birkaç belgeselinden de bahsettin.
18:24Oradan feminist geceyi üçüne geçtik ama
18:27benim bir süredir dikkat ettiğim, dikkatimi çeken
18:31yani konuklarımın tek başına kendi telefon rehberimden buluyorum.
18:34Sağolsun işte Aynur televizyonda bulunanlar yardımcı oluyorlar.
18:39Belgeselce kadınlar artmaya başladı sanki.
18:42Ya da gerçekten şey varlardı da şimdi şimdi sözlerini söylüyorlar falan.
18:48Bu benim çok hoşuma gidiyor.
18:50Böyle bir şey var değil mi?
18:52Yani benim mi gözlemim acaba?
18:54Açıkçası yok.
18:55Sayı artıyor doğru.
18:57Bunun ama çeşitli nedenleri vardır.
19:00Bir tanesi hani belgesel sinema şey diye bilinir hep hani küçük bütçelerle de yapılıyor zaten falan diye bilinir.
19:07Aslında öyle değil yani orada da ciddi bütçeler lazım.
19:11Bir de daha kolektif bir yapı ve rekabetin daha az olduğu bir alan.
19:14Benim gözlemim de biraz öyle.
19:17Yani şimdi aynı zamanda Dokümanterist Belgesel Festivali'nin ekibinde de yer aldığım için
19:22yıllara baktığımda gelen başvurular, işte film seçkilerinde evet kadın yönetmenlerin daha görünür olduğunu gözlemleyebiliyorum.
19:36Yeni kuşakta da çok gelen arkadaşlar var.
19:40Ne güzel.
19:42Ama bu hani şey gibi de değil, oraya sıkışıp kalmak gibi de değil.
19:45Yani belgesel sinema olarak bakıyoruz yani hani belgesel türünde de üretirsiniz.
19:50Kurmaca da yaparsınız, kısa film de çekersiniz, deneysel de yaparsınız.
19:54Yani o türler arası geçişkenlik her zaman olasıdır.
19:58Biliyoruz ki hani bir sürü hani daha tanınmış ünlü kadın yönetmenler belgesel de yapıyorlar kurmacanın yanında.
20:07Çünkü ikisi hikayeye göre farklılaşan da bir taraftan.
20:11Birbirini besleyen alan.
20:12Bir durum besleyen de yani gerçek insanların gerçek hikayeleri.
20:15Orada belki hani feminist bakış açısıyla baktığımızda ne geliyor diye düşünürsek,
20:22hani kimin hikayesini kim anlatıyor?
20:24Çünkü benim açımdan biraz da şöyle bir şey, bir şeyi aramak aslında ve dinlemek de yani kamerayla dinliyoruz.
20:33Biz hiç sözünü duymadıklarımızın, sesini duymadıklarımızın da dinleme imkanı da yaratıyor.
20:39Ve bunu böyle daha kolektif bir şekilde yapıyoruz.
20:42Yani belki öyle bir bakış açısı farkı olabilir.
20:45Çünkü belgesel dediğinizde gerçek insanlar, gerçek hikayeler ve tabii ki siz belli bir bakış açısıyla onu yapıyorsunuz.
20:56Siz bir tarafsınız, yaratıcı.
20:58Bir film var, yine bir hikaye anlatılıyor.
21:01Ama nasıl anlatıyorsunuz?
21:02Hiçbir zaman belgesele başladığınız kişiyle bitirdiğiniz kişi aynı olmuyor.
21:07Karşılıklı bir öğrenme süreci aynı zamanda.
21:09Bunları ben hani biraz daha böyle feminist bakış açısıyla nasıl yapılıyor diye hani böyle düşündüğümüzde bunlar geliyor benim aklıma.
21:18Bir atölyeler yapıyorsunuz.
21:20Şimdi belgesel senaryo yazma atölyeleri de düzenliyoruz.
21:23Evet, şöyle bir yani yıllara baktıkça şöyle bir gözlemim de oluyor.
21:28Yani Türkiye'de belgesel sinemanın gelişmesi lazım.
21:32Çünkü hikaye olarak çok çok çok zengin bir bölgede ve coğrafyada yaşıyoruz.
21:37Çok fazla hikaye var.
21:38Anlatılması gereken çok şey var.
21:40Yani görünmeyen, duyulmayan, bilinmeyen o kadar çok hikaye var ki bunların peşinden gitmek.
21:47Bunları daha yani bir tık daha iyi koşullarda anlatmak, daha iyi bütçelerle, daha iyi ekipmanlarla anlatmak.
21:55Ve bakış açımız, oturup çalışmak gerekiyor.
21:58Bunun için de işte belli maddi koşullar lazım.
22:00Belgesel senaryo da, yani belgeselin senaryosu mu olur derlerdi eskiden.
22:05Tabii ki olur.
22:06Çünkü siz ne çekeceksiniz?
22:08Neden çekeceksiniz?
22:09İyi bir planlama lazım.
22:10Nasıl çekeceksiniz?
22:12Bütün bunları yazmanız gerekiyor.
22:14Biz de belgesel senaryo atölyelerinde bunu, buna yani bunu hep birlikte buna kafa yoruyoruz.
22:19Bunun yolunu açıyoruz.
22:21Yoksa birine bir şey öğretmek gibi değil.
22:24Ama deneyim aktarımı oluyor.
22:28Birlikte kafa yormak oluyor aslında.
22:30İşin şeyi, yani okul gibi değil.
22:32Bir hoca geliyor da bir şey anlatıyor gibi değil.
22:34Bir hikaye var.
22:35Zaten o kişi o hikayeyi yapmak istiyor.
22:38Ama işte neden yapmak istiyor?
22:39Nasıl yapacak?
22:41Neden?
22:42Ne?
22:42Ne?
22:42Hikaye ne?
22:43Çünkü yani siz de çok farkındasınızdır.
22:46Bir ilk filmlerde özellikle çok olur.
22:48Her şeyi doldurmaya çalışırız.
22:50Ve böyle o pür halini kaybedersin.
22:53Sonra kurguda kaybolursun.
22:55Sonra yani hikayeye başlarken zaten onu o saflıkla, o işte odakla başlarsak çalışmaya çıkan sonuç daha iyi oluyor.
23:05Ve ben yine gözlüyorum.
23:07Aynur da iyi bilir, gözlemliyorum.
23:09Yani giderek gelişiyor bu Türkiye'de.
23:11İşte ortak yapımlar.
23:12Ama işte kaynak çok az bizim ülkemizde.
23:15Ve sansür ve otosansür maalesef.
23:17Çok ciddi bir şey.
23:18Yani o risk ve onunla da çok uğraşmak durumundayız.
23:22O kadar uğraşıp izletemeyebiliyorsunuz.
23:25Tabii yani biliyorsunuz festivallerin sansür uygulamalarını, nasıl üstünün örtüldüğünü.
23:31Ama yine de mecra bulunuyor.
23:33Bence sansürden daha önemlisi otosansürle uğraşmak aslında.
23:38Tabii yani hep kendimize sormamız gerekiyor.
23:41Ve orayı açmamız gerekiyor.
23:43Yani hayal gücümüzü çalıştırmamız lazım, geliştirmemiz lazım.
23:49Ve çalışmak için de bir zaman lazım.
23:51Yani belgeselde zaman çok önemli.
23:53Zaman, sabır.
23:56Kurmacada da öyle, sinemada öyle.
23:59Ama işte yani yanmadan.
24:00Sizin işler gerçekten çok daha uzun.
24:01Sizin de öyle.
24:02Hepi herkesin de öyle yani.
24:04Eminim öyle değil ama bu şey işte iki sene sonra ya da bir sene sonra gösterime girecek falan derdi.
24:08İnanın biz bir şey çıkartırsak ertesi gün sahneleriz falan.
24:12Daha zor gerçekten.
24:15Yani karşılaştırma.
24:16Yani öyle benim bir söyleyesim geldi.
24:18Ama arka planında çok emek ve uzun yıllara dayanan bir emek olduğu kesin.
24:22Evet.
24:23Tabii.
24:23Hani rekabetle değil dayanışarak, kadınlar arasındaki dayanışmayı vurgulayarak belki farklı disiplinlerden gelen kadınların zaman zaman bir araya gelmesi,
24:35işte ne bileyim bu kadar baskının, sömürünün vesairenin devam ettiği hala ama bir taraftan mücadelenin de büyüdüğü ve yayıldığı bir
24:44yerde,
24:44hani bir araya gelmek, işte bu program bile önemli yani.
24:48Tabii tabii.
24:49Gözü altı aracında burçak tarlası söylendi.
24:51Hadi canım.
24:52Tabii canım mesela bu çok önemli bir şey.
24:53Tüylerim diken diken oluyor ve onlar daha yeni kuşak.
24:57Yani ben gerçekten burçak tarlası, sadece burçak tarlasıyla ilgili bir film mi yapılsa diye düşünmüyor değilim.
25:03Yani bu kuşaklar arası aktarım o kadar ilginç ki.
25:06Bunu ben de içinde konuşmak istedim çünkü ben Tülay German'dan öğrendim.
25:10Annem dedi ki kardeşlikler başladığında, bunu işte Ayşe'lerin belgesinde de söylüyorum.
25:14Ferhat dedi şöyle bir şarkı var, böyle soprano annem öyle söyler mutfakta falan ya da dikiş dikerken.
25:19Şöyle bir şarkı var, Allah Allah, o sırada bir kulak ardı ediyorsun.
25:23Ondan sonra işte biz şeye başladık projeyi, repertuar yapmaya, Türkçe ben de, Türkmen olduğum için.
25:29Tamam arkadaşlar ben topluyorum onu, Ruyus'u dinliyoruz falan, burçak tarlası.
25:32Aa dedim annemin şarkısı, yani annemin şarkısı oldu benim için.
25:36Oysa Tülay German'dan annem dinlemiş ve bana anlatıyor.
25:40Sonra biz evet söyledik, sonra FKÇ'e kurdu, FKÇ'e kurdu, biz sokaklarda, eylemlerde falan.
25:45Ama zaten biz yapmadan, playlist hazırlanırdı ya.
25:50Sizden çıktı o zaten, o sahiplenildi işte.
25:54Ve moral verici olması da, yani sözleri ne ki?
25:57Ufacık bir isyan aslında.
25:57Hayır, o şarkıda görünmeyen emek var.
26:00Tabii.
26:01Mülkiyet var.
26:02Doğru, anlığa başka bir şey var.
26:04Patriyarkat, pazarlık var.
26:06Her şey var o şarkıda.
26:08Hayır şöyle aslında, dün onu konuşuyorduk işte.
26:11Çok basit ama.
26:12Aracından.
26:13Gerçekten mi?
26:13Tabii arkadakiler başladı, onlar 20'li yaşlarında.
26:17Çok güzel.
26:18Yavaşlıdır onu söylemeye.
26:19Allah Allah dedim, hala bu şarkı söyleniyor.
26:21Sorsan kardeş Türkleri bilmiyor olabilir ama işte filmist hareket edilirler.
26:25Şöyle, yeni kuşaklardan emin değilim.
26:27Hani herkes dinlemiş olmak zorunda değil, o anlamda söylüyorum.
26:30Kardeş Türkler hep biliniyor diye düşünmüyorum ama bence sokaklardan öğrenmişlerdir.
26:35Belki de.
26:368 Martlardan.
26:378 Martlardan.
26:38Yani bütün yıldır sokaklarda hep söylüyor.
26:40Benim çok hoşuma gidiyor.
26:40Tabii ki.
26:41Bu çok önemli bir şey.
26:42Doğru.
26:42Şey de öyle, Ayca Pekka'nın işte kime ne.
26:45Tabii canım.
26:45O şarkı da, o şarkının hikayesini size anlatayım mı ama çek yani bu programın içini söylemiyorum.
26:50O programda işte olsun.
26:51Meşeleli yürüyüş yapılıyor.
26:53Kumkapı'da bir cinayet oluyor 90'larda.
26:55Bir şeyde anlatıyorsun bunu, gece yürüyüş.
26:57Evet orada bahsediyorum.
26:58Çorlu Halipaşa Medresesi'nden başlıyor.
27:01Yenikapı'da gece kadınlar meşelelerle yürüyorlar.
27:04Daha şeyler başlamamış, 8 Mart gece yürüyüşleri yok.
27:07O zaten bir fikir veriyor.
27:09Ve orada işte köle miyim sana ben kime ne işte o şarkıyı ilk kez söylüyorlar ve şey deniyor.
27:17Hiç politik bir şarkı değil bu.
27:19Niye bunu söylediniz?
27:20Değil mi?
27:21Bazıları diyor ki ne güzel oldu bunu hep beraber söyledik.
27:23Çünkü dışarıdan katılanlar da olmuş.
27:25Bazıları diyor ki bizi bozar bu şarkı hiç politik değil falan.
27:29Ve sonra onu kadın hareketinin sahiplenmesi ve hala o şarkıda 8 Mart.
27:34Bir burçak tarlasıdır bir de diğeridir.
27:36Kimene, Sanane, Kimene.
27:38Biz de kampüste hep söylerdik Kimene'yi.
27:40Yani bizim bir meydan konserimiz olurdu.
27:44İçeride yapmazdık.
27:46Öyle feykaçı yeni kurulmuş, heyecanlı genç kızlar, genç kadınlar.
27:50Konser verdik, mini konser.
27:52Hani burçak tarlası zaten repertuar var mı?
27:54Kimene bizim çok acayip.
27:55Tabii.
27:56Hep beraber bağıra bağıra söylediğimiz bence de.
27:58Tabii.
27:58Hala çok anlamlı.
28:00Hala bir sürü şey ifade ediyor hepimiz için.
28:02Burçak tarlası da öyle.
28:03Kesinlikle.
28:04Yani sadece bir kırsal şey, kadın hikayesi değil o.
28:08Evet.
28:08Hepimiz kendimize göre uyarladık güncel.
28:10Görünmeyen emeği çok güzel anlatacağım.
28:12Tabii, tabii, tabii.
28:13Ya Gülsü çok güzel muhabbet oldu.
28:14Yani belgesel hakkında nasıl konuşacağım derken böyle bağlamış olmak.
28:17Yani belgesel hakkında da şey gerçekten yeni yeni artık benimle çok ilgimi çeken bir şey oldu.
28:22konuştukça, öğrendikçe, bugün bir öğrenci gibi dinledim ve çok güzel anlatın her şeyi.
28:27Estağfurullah.
28:27Yani bence işte bu farklı disiplinlerin birbirini beslemesi ve daha çok araya gelmek, bir araya gelmek önemli sanırım.
28:34Değil mi?
28:34Birbirimizden çok şey öğreniyoruz, duyuyoruz.
28:36Buradan da belki ilham vermiş de oluruz.
28:39Belki bir arkadaşımız diyecek ki, ben bu şarkının peşine takılacağım ve onun belgeselini yapacağım.
28:44Ne güzel olur.
28:45Ne güzel olur.
28:46İyi ki geldin.
28:47Teşekkürler davet ettin.
28:47Çok teşekkürler Gülsü.
28:50Sevgili izleyiciler, gelecek hafta başka bir konukla karşınızda olacağım.
28:53Görüşmek üzere.
29:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Comments

Recommended